Riyad’da Dünya Tıp Teknoloji Zirvesi başladı

Zirveye 50 konuşmacı ve 100 bin izleyici katıldı. Riyad ortaya çıkan salgınlar ve mücadele konusunu tartışmak için küresel bir zirveye ev sahipliği yapıyor

Prens Abdullah bin Bandar dün Ulusal Muhafız Bakanlığı, Yatırım Bakanlığı ve AstraZeneca Grubu arasında bir anlaşmanın imzalanmasına tanıklık ederken (SPA)
Prens Abdullah bin Bandar dün Ulusal Muhafız Bakanlığı, Yatırım Bakanlığı ve AstraZeneca Grubu arasında bir anlaşmanın imzalanmasına tanıklık ederken (SPA)
TT

Riyad’da Dünya Tıp Teknoloji Zirvesi başladı

Prens Abdullah bin Bandar dün Ulusal Muhafız Bakanlığı, Yatırım Bakanlığı ve AstraZeneca Grubu arasında bir anlaşmanın imzalanmasına tanıklık ederken (SPA)
Prens Abdullah bin Bandar dün Ulusal Muhafız Bakanlığı, Yatırım Bakanlığı ve AstraZeneca Grubu arasında bir anlaşmanın imzalanmasına tanıklık ederken (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın himayesinde başkent Riyad’da düzenlenen Dünya Tıp Teknoloji Zirvesi, dünya çapında en büyük biyoteknoloji şirketlerinin önde gelen isimleri ve liderlerinden 50’den fazla konuşmacının katılımıyla başladı.
Suudi Arabistan Ulusal Muhafız Bakanı Abdullah bin Bandar bin Abdülaziz, dün (Salı) başlayan ve yarına (Perşembe) kadar devam edecek olan zirvenin açılışını yaptı. Zirvede salgın dönemini sona erdirmek ve normal hayata dönmek için koronavirüs karşıtı aşılar, aşıların üretimleri ve tüm dünya nüfusu için yeterli şekilde dağıtım için olası yollar ile ilgili son gelişmelerin ele alınması planlandı.
Suudi Arabistan Sağlık Bakanı Dr. Tevfik er-Rabia, zirveye katılımı sırasında, biyoteknolojinin küresel piyasa değerinin 2025 yılına kadar 700 milyar doların aşmasını beklediğini belirtti. Bakan ayrıca, biyoteknolojik ürünlerin küresel satışlarının bu yıl 351 milyar dolara ulaşacağı tahmininde bulundu.
Diğer yandan, Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih zirvede şunları söyledi:
“Suudi Arabistan’a biyoteknolojik ürünler geliştirme ve üretmeye yönelik tıbbi yatırımlar yapılması için ayrıcalıklı ve tercih edilen bir yön katmak ve sağlık ve yaşam bilimleri için küresel bir merkez haline getirmeye yönelik iddialı yolculuğumuza birlikte devam edeceğiz.”
Prens Abdullah bin Bandar açılış sırasında, Suudi Arabistan Krallığı'ndaki tıbbi biyoteknoloji sisteminin girişimlerinden biri olarak Kral Abdullah Uluslararası Tıbbi Araştırma Merkezi’ndeki (KAIMRC) Biyomedikal Teknoloji Vahası’nın açılışını yaptı. Biyomedikal Teknoloji Vahası, tıbbi bilgilere dayalı olarak ekonomik kalkınmaya olanak sağlanmasına katkı sağlayacak aynı zamanda, çeşitlenen gelir kaynaklarından birini temsil ederek Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu’nun hedeflerinden biri olacak.
KAIMRC’daki Biyomedikal Teknoloji Vahası, birçok küresel ortaklığın yanı sıra Riyad Kraliyet Komisyonu, Ulusal Endüstriyel Gelişme ve Lojistik Programı (NIDLP) gibi birçok yerel şirketle birlikte stratejik ortaklıkların bir parçası olarak, ulusal bir sistem içinde faaliyet gösterecek.
Söz konusu zirve dün Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanlığı, Kral Abdullah Uluslararası Tıbbi Araştırma Merkezi (KAIMRC) ve Fayez Bilim Kurumu arasında bir anlaşmanın imzalanmasına tanık oldu. Aynı şekilde Ulusal Muhafızlar Bakanlığı, Yatırım Bakanlığı ve AstraZeneca Grubu arasında da üçlü bir anlaşma imzalandı. Bunun yanı sıra, Ulusal Muhafızlar Bakanlığı, Riyad Kraliyet Komisyonu ve KAIMRC arasında da üçlü bir anlaşma imzalandı. Zirvede ayrıca Ulusal Muhafız Bakanlığı ile Suudi Arabistan Veri ve Yapay Zeka Otoritesi (SDAIA) arasında ikili bir anlaşma da imzalandı.
Zirve ile ilgili olarak yapılan bir basın açıklamasına göre, büyük uluslararası şirketler ile devlet kurumları arasındaki bu ortaklıkların ve anlaşmaların biyomedikal teknoloji endüstrisinin geleceğinin yanı sıra Suudi Arabistan’daki ve dünyadaki yatırımlar üzerinde olumlu yansımalarının olması bekleniyor.
Zirve ilk gününde dünyanın dört bir yanından video konferans yoluyla 100 binden fazla izleyicinin katılımına tanık oldu.
Suudi Arabistan Basın Ajansı’nın (SPA) aktardığına göre, Saudi Biobank projesi direktörü Dr. Salih Ehaydib “Dünyanın her bir yanından 50’den fazla konuşmacı tarafından ele alınacak olan biyoteknoloji, canlı organizmaların kullanılmasıdır. Söz konusu organizmalar çoğu durumda, insanların yararına olan ürünlerin üretimi için kullanılan bakteri, virüs ve biyolojik materyallerdir.” dedi. Ehaydib konuşmasında, tarihin en büyük petrol sızıntısının meydana geldiği ve büyük bir çevre kirliliğine neden olan Meksika Körfezi’ndeki olayın çözümlerinden biri olarak yağlarla beslenen ve onları çevreye zararsız maddelerden ayıran bir tür bakterinin kullanılması gibi bazı bilindik örnekler verdi.
Ehaydib, bu teknolojinin diğer teknolojilere göre yeni olduğunu ancak yakın gelecekte, bu tip durumlarda söz konusu teknolojilerin tarımda genetik modifikasyon denilen bir teknik kullanılarak sözde “genetik” çıktı için uygulanabileceğini sözlerine ekledi. Söz konusu teknik, hastalıklara, kuraklığa, tuzlu suya ve böceklere dayanıklı, ekonomik getirisi olan, üretimi artıran ve pestisit kullanımını azaltan ürünler üretilmesini sağlıyor.
Söz konusu zirvenin 9 odağı olduğu açıkladı. Bunlar arasında Suudi Arabistan’daki biyoteknoloji konusundaki zorluklar ve fırsatlar, biyoteknoloji için en iyi uygulamalar ve geleceğe yönelik yönlendirmeler, biyoteknoloji konusunda klinik çalışmalar, biyoteknolojik tedavilerin geliştirilmesi ve üretimi, aşı üretimleri yer alıyor. Zirveye sektörde teknoloji alanında öncü ve araştırmacı ilaç firmalarından 50’yi aşkın katılımcı katılım gösterdi.
Dr. Salih Ehaydib, Suudi Arabistan’ın biyoteknoloji sektörünü yerelleştirmek için çalışması sebebiyle, Riyad’da biyoteknoloji konusunda uzmanlaşmış bir şehrin kurulmasına katkıda bulunacak konferansın çıktılarının önemini vurguladı. Ehaydib, söz konusu sektörün gelecekte ekonomik getirisi olacağını, istihdam sayısında artış sağlayacağını ve en önemlisi ilaç güvenliği olacağını zira Kovid-19 pandemisinin ülkelerin toplumlarını korumak için ilaç üretimini ikiye katlama ihtiyacını net bir şekilde gösterdiğini belirtti.



İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
TT

Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)

Kuveyt’te terörle mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ile ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Yedinci Bölümü Kapsamındaki Kararların Uygulanması Komitesi, sekiz Lübnan hastanesini terör listesine ekledi.

Şarku’l Avsat’ın Kuveyt basınından aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı komite, söz konusu hastaneleri terörle bağlantılı kuruluşlar listesine dahil etti.

Komite, kendi inisiyatifiyle veya yabancı yetkili bir makam ya da yerel bir talep doğrultusunda, makul gerekçelerle terör eylemi gerçekleştirdiği, gerçekleştirmeye çalıştığı veya bu eylemleri kolaylaştırdığı şüphesi olan kişileri veya kurumları listeye alabiliyor.

Listeye eklenen hastaneler şunlar: Nebatiye’deki eş-Şeyh Ragıb Harb el-Camii Hastanesi, Bint Cubeyl’deki Salah Gandur Hastanesi, Baalbek’teki el-Emel Hastanesi, Hadath’taki Saint George Hastanesi, Baalbek’teki Daru’l Hikme Hastanesi, Hermel’deki el-Betul Hastanesi, Khalde’deki eş-Şifa Hastanesi ve Beyrut Havalimanı yolu üzerindeki er-Resulü’l Azam Hastanesi.

Komite, listeye ekleme kararının uygulanmasını, kendi yürütme yönetmeliğinin 21, 22 ve 23. maddelerine uygun olarak istedi.

Madde 21’e göre, herkesin söz konusu kişilere ait tüm mal ve ekonomik kaynakları, doğrudan veya dolaylı olarak, tamamen veya kısmen, gecikmeksizin ve önceden bildirim yapmaksızın dondurması gerekiyor.

Madde 23 ise Kuveyt sınırları içinde veya yurt dışında herhangi bir Kuveyt vatandaşının, listeye alınan kişi veya kuruluşlara para, ekonomik kaynak veya finansal hizmet sağlamasını yasaklıyor. Bu yasak, doğrudan veya dolaylı, kısmen veya tamamen sağlanan hizmetleri ve listeye alınan kişi tarafından kontrol edilen ya da yönlendirilen varlıkları kapsıyor. Ancak dondurulan hesaplara faiz eklenmesi bu yasak kapsamına girmiyor.


Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.