Hayatı tepe taklak eden hastalık: Meniere

Hayatı tepe taklak eden hastalık: Meniere
TT

Hayatı tepe taklak eden hastalık: Meniere

Hayatı tepe taklak eden hastalık: Meniere

Ataklar halinde gelen yoğun çınlama, baş dönmesi, işitme kaybı ve kulakta doygunluk hissi… Dünyada her geçen gün daha fazla insan bu ve benzer şikâyetlerle doktora gidiyor ve maalesef çok azı derdine çare bulabiliyor. Adı Meniere, bir iç kulak hastalığı olarak tanımlanıyor. Şu an için belirlenmiş, kesin sonuç veren bir tedavisi ne yazık ki bulunmuyor. Ancak yaşattıkları ile sağlam bir insanın bile hayatını kâbusa çevirebiliyor…
Çoğu kez hastaları tarafından “Başına gelmeyen bilemez” şeklinde tarif edilen Meniere hastalığı dünyada ve Türkiye’de sinsi bir şekilde yayılıyor. Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre, dünya genelinde her bin kişiden on ikisi Meniere hastası oluyor. Amerika’da 600 bin ila 750 bin Meniere hastası olduğu ve bu rakama her yıl 45 bin ila 60 bin yeni hasta eklendiği tahmin ediliyor.
Türkiye’de ise Meniere hastalığı için henüz bilinen bir istatistikî veri bulunmuyor. Ancak sosyal medyada binlerce üyesi olan Meniere gruplarındaki artış bu hastalığın sinsi biçimde yayıldığı sinyalini veriyor. Öte yandan Kovid 19 pandemisiyle artan psikolojik sıkıntıların da kulak çınlamasını artırdığını yönünde araştırmalar bulunuyor. Uzmanlar ise her çınlamanın Meniere olmadığına vurgu yapıyor.
Tarihte ilk kez 1861’de Prosper Merine tarafından tanımlanan Meniere hastalığını Türkiye’deki farkındağının artması 11. Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül vesilesiyle oldu. Hatırlatmak gerekirse, 2012’de Cumhurbaşkanı olarak Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te katıldığı bir etkinlikte kulağından rahatsızlanan Gül, gezisini yarıda kesip Türkiye’ye dönmüştü. Ankara’da hastaneye yatırılan Gül’ün Meniere hastası olduğu açıklanmıştı.

Van Gogh'a kulağını kestiren hastalık
Bilmeyenlerin tanışmak dahi istemeyeceği bir rahatsılık Meniere’nin hayatını kâbusa çevirdiği kişiler arasında tarih sayfalarına geçmiş ünlü isimler de var. Bunlar arasında ilk sırada Batı dünyasının en etkili şahsiyetlerinden biri görülen Hollandalı ressam Vincent Willem Van Gogh yer alıyor.
Ünlü ressamın Meniere hastalığından müzdarip olduğu, şiddetli baş dönmelerinden yakındığı ve hatta kulağını da tinnitus (çınlama) ve kulağındaki dolgunluk hissi nedeniyle kestiğini sanılıyor. Sadece Van Gogh da değil, çeşitli kaynaklar Protestan Devrimi’nin esin kaynağı Martin Luther’in, Güliver’in Seyahatleri eseriyle tanıdığımız ünlü İngiliz yazar Jonathan Swift’in de Meniere olduğu ileri sürüyor. Yine 1961’de uzaya giden ilk Amerikalı, Ay’a ayak basan beşinci astronot Alan Shepard’ın 1964’te Meniere teşhisi konmasından sonra parlak kariyerine uzayda değil, yeryüzünde devam etmek zorunda kaldığı da biliniyor. Günümüz internet dünyasının yakından tanıdığı Apple firmasının eski direktörlerinden Guy Kawasaki de Meniere ile mücadele eden isimlerden. Meniere’den yakınan Kawasaki’nin, “Meniere hastalığının aşırı tuz, kafein ya da alkol tüketimi, aşırı stres ve alerjiler olarak açıklasa da bence yüzlerce yatırımcı ile birlikte çalıştığım stresli ve gürültülü ortamdan kaynaklanıyor” dediği biliniyor.
Türkiye’deki hastalarının “illet”, “bela”, “kör talih” olarak tanımladığı Meniere ile ilgili deneyimlerinden bahsetmeden önce; bu kulak rahatsızlığının ne olduğu, neden olduğu, şu an için kesin tedavisi olmasa bile rahatsızlığı hafifletmenin yolları üzerine uzmanların bilgisine yer vermekte fayda var... Bakın konunun uzmanlar Meniere hakkında neler anlatıyor…

Yorucu bir hastalık
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Zeynep Alkan, nedeni tam olarak bilinmeyen Meniere hastalığının, nöbetler halinde gelen dalgalı işitme kaybı, kulakta basınç hissi, dolgunluk, çınlama ve şiddetli baş dönmesiyle kendisini belli ettiğini belirtiyor. Şiddetli ve zamansız ataklarıyla Meniere’nin hastayı çok hırpaladığını belirten Prof. Dr. Alkan:
“Hasta için çok yorucu bir hastalıktır. Özellikle atak sırasında tablo çok gürültülüdür. Baş dönmesine şiddetli kusma, mide bulantısı eşlik eder. Hasta kulağında işitme kaybının olduğunu algılayamayabilir. Şiddetli baş dönmesi atağı saatler içinde geçer ama dengesizlik hissi uzun süre sürer. Hasta bir süre sonra toparlanır ve normal hayatına geri döner. İşitme kaybı düzelir. Bir sonraki atağın ise ne zaman geleceği belli olmaz. Bazen atak araları çok uzundur. Bazen haftada bir - iki kez görülebilir. Ataklar sıklaştıkça işitme kaybı kalıcı hale gelir. Genelde tek kulağı tutar. Zaman içinde karşı kulağı da etkileyebilir” şeklinde konuşuyor.

Prof. Dr. Zeynep Alkan
Özellikle 40 yaş civarında kadınlarda daha sık görülen Meniere hastalığının sebebi tam olarak saptanamasa da oluşum mekanizmasının bilindiğini vurgulayan Prof. Dr. Alkan, “İç kulakta denge ve işitme organını çevreleyen bir kemik kapsül mevcuttur. Bunun içindeyse zar bir yapıdan oluşan membranöz iç kulak vardır. Kemik kanal ve zarımsı kulak içinde birbirinden farklı içeriklere sahip sıvılar bulunur. Membranöz iç kulağın içindeki sıvı miktarının artmasıyla zarımsı iç kulak şişer, bombeleşir ve baş dönmesi başlar. Bir süre sonra çeperde yırtılmalar başlar, sıvı dışarı doğru kaçar ve baş dönmesi düzelir. İç kulak duvarındaki yırtılmalar herhangi hasar bırakmadan iyileşir ama ataklar sıklaştıkça kalıcı hasarlar oluşur. Yani işitme kaybı kalıcı hale gelmeye başlar. Son yıllarda Meniere hastalığının oluşmasında otoimmün hastalıkların da rol oynadığı düşünülüyor” şeklinde konuşuyor.

Kulağa tüp takılıyor
Meniere hastalarında şiddetli atakların yatıştırıp daha sonra atak yaşamaması için içkulak yatıştırıcıları uygulandığını belirten Prof. Dr. Alkan, Meniere hastalığının kesin bir tedavisi olmasa da sebep olduğu ağır problemlerin azaltılmasına yönelik uygulanan tıbbi müdahaleyi şöyle anlatıyor:
“İnatçı olan Meniere hastalığının tedavisinde güncel olarak son yıllarda uyguladığımız yöntemler; sistemik kortikosteroid tedavisi veya kulağa tüp takılması veya da iğne ile kulak zarını geçip orta kulağa kortizon veya işitme kaybının olduğu hastalarda iç kulaktaki denge organına kimyasal hasar veren gentamisin gibi ilaç enjeksiyonları. Bu tedavilere rağmen düzelmeyen hastalarda ise iç kulak sinirinin cerrahi olarak kesilmesi veya iç kulak kesesine tüp takılması gibi cerrahi operasyonlar yapılıyor.”
Meniere hastalarının beslenmelerine dikkat etmesi gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Alkan, “Hastanın günlük tuz alımı 2 gramın altına indirilmeli. Ayrıca şarküteri ürünleri, salamura yiyecekler, kuruyemişler ve ekmek gibi çok tuz içeren gıdalardan kaçınmalı. Kafeinli içeceklerden özellikle artmış kahve tüketiminin azaltılması önemli. Meniere hastalarına veriler idrar söktürücüler de tuz atılımını sağlamak amacıyla verilir. Baş dönmesini azaltan antivertijinöz ilaçlar en sık idame tedavisinde kullanılır.”

Prof. Dr. Zeynep Alkan
Her çınlama Meniere değildir
Her kronik çınlamanın Meniere’den kaynaklanmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Alkan, yaşın ilerlemesiyle ortaya çıkan işitme kayıplarında,  patlama veya silah sesi gibi akustik travmaya maruz kalanlarda, iş ortamında uzun süre gürültüye maruz kalanlarda, kulağın beslenmesini bozan çeşitli ilaç kullanımında, kulak kemikçiklerindeki kireçlenmeler olduğunda, vitamin ve eser element eksikliklerinde, metabolik ve sistemik bozukluklarda (Hipotiroidizm, diabetesmellitus, hipertansiyon, kalp - damar hastalıkları), stres ve bazı beyin ve kulak tümörlerinde de çınlama görülebileceğini belirtiyor.

Ataklar kişiye göre değişilr
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Salih Aydın da sebebi tam olarak bilinmese de Meniere’nin stresli yaşam tarzı ve genetik özelliklerden kaynaklanabileceğine dikkat çekiyor.
 “Bu hastalıkta genellikle tek kulağın içindeki kulak sıvısının basıcı artar. Hastanın ani başlayan vertgio ve çınlaması olur. Sıvı basıncı iki-üç gün içinde kendiliğinden düşer. Hastanın şikâyetleri tama yakın düzelir. Bir sonra ki atak gelene kadar hastalık bulgu vermez. Atakların sıklığı kişiye göre değişkendir” diye konuşan Prof. Dr. Aydın, Meniere ameliyatlarının zor ve tehlikeli olduğuna dikkat çekerek şöyle konuşuyor:
“Meniere’nin ilaç tedavisinin sadece atak sırasında rahatlamak için kullanıyoruz. İlaçlarla hastalığın kalıcı tedavisi günümüzde için mümkün değildir. Kalıcı tedavi sadece ameliyat ile mümkün. Ancak ameliyatı zor ve tehlikeli olduğu için sadece çok az hastada tercih ediyoruz. O da çok atak geçiren, sosyal ve iş hayatı çok etkilenen kişiler için, ancak dediğim gibi bu ameliyat çok çok az hasta için gereklidir.“

Prof. Dr. Salih Aydın
"Hacamat ve sülük tedavisi işe yaramaz"
Meniere hastaları arasında konuşulan tavsiye edilen; çeşitli vitaminlerin yanı sıra sülük, hacamat gibi yöntemlerin uygulanabilirliğini sorduğumuzda, Prof. Dr. Aydın şu yanıtı veriyor:
 “Bu hastalığında direkt tedavisinde vitamin takviyelerini vermiyoruz. Ancak toplumda sık gördüğümüz, sizin de söylediğiniz çinko, demir, magnezyum, B12 vitamini, D vitamini eksikliği hastanın genel sağlığını bozduğu için bu saydıklarımız da eksik olan takviye edilmesi iyi olacaktır. Yine ginkgo biloba destek amaçlı kullanılabilir. Ancak aspirin kulakta çınlama yapabildiği için Meniere hastalarına aspirin vermek doğru olmaz. Son 5 yılda alternatif tedaviler dediğimiz hacamat, kupa, sülük tedavileri de yaygın uygulanıyor. Ancak bu tedavilerin Meniere hastalığında yeri yok! Bu tedaviler ile benim hiçbir hastamda faydalı bir sonuç oluşmadı. Kesin konuşmak için bilimsel çalışmalar yapmak ve sonuçlarını görmek lazım.”
Cep telefonlarının yaygın kullanımının çınlama ve işitme kaybına yol açtığına dikkat çeken Prof. Dr. Aydın, “Ancak cep telefonu kullanımının günümüzde Meniere hastalığına sebep olduklarına dair elimizde güçlü kanıtlar yok. Yine de Meniere hastalığı toplumda ikinci en sık sebebidir. Tanı yöntemleri ilerledikçe daha fazla Meniere hastası ortaya çıkmaktadır” diye konuşuyor.
Meniere hastalarının yaşam kalitesini artırması için Prof. Dr. Aydın’ın tavsiyeleri ise şöyle, “Ben kendi hastalarıma sıfır tuzu, düzenli uykuyu (aynı saatte uyuyup uyanmak), stres ve yorgunluktan uzak durmayı, kaygı bozuklukları da hastalığı tetiklediği için genel sağlıklarına dikkat etmelerini, sigara ve alkolden uzak durmayı tavsiye ediyorum. “

Önemli bir ruhsal sıkıntı
Yaşadıkları sıkıntılar sebebiyle Meniere hastalarına psikolojik destek tavsiye edilebiliyor. Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Sercan da kulak çınlamasının birçok ruhsal bozuklukta görülebilen bir belirti olarak değerlendirerek şunları söyledi:
“Kulak çınlaması psikiyatride doğrudan bir bozukluk tanısı değildir. Psikiyatride kulak çınlaması olduğunda çoğunlukla bedensel bir nedeni olmadığı ortaya konduktan sonra eşlik eden ruhsal bozukluğun tedavisine odaklanılır. Kulak çınlaması ile ruhsal sorunlar arasındaki ilişki karşılıklıdır. Kulak çınlaması çoğunlukla uyku bozuklukları ve zihinde yoğunlaşma güçlüğü başta olmak üzere, kaygı bozuklukları ve depresyon gibi ruhsal bozukluklara yol açar. Kulak çınlaması bedendeki hastalıklardan kaynaklanıyorsa nedenin ortadan kaldırılması temel çözüm olacaktır ancak tümüyle geçirilemezse, şiddetli kulak çınlaması önemli bir ruhsal sıkıntı kaynağıdır. Şiddetli depresyona yol açmışsa bu ikisi intihar olasılığını kuvvetlendirebilir. Öte yandan kulak çınlaması belli başlı ruhsal bozuklukların belirtilerinden biri olabilir!”

Prof. Dr. Mustafa Sercan
Depresyon ve panik bozukluğu başta olmak üzere çeşitli anksiyete bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu (özellikle savaş gazisi ve işkence görmüşlerde daha çok olmak üzere) kulak çınlaması yakınması belirtilerden biri olabileceğini belirten Prof. Dr. Sercan, “Ruhsal bozuklukların doğrudan kulak çınlamasına yol açtığı kanıtlanmamıştır. Yani ne depresyon kulak çınlaması nedenidir, ne de kaygı bozukluğu... Kişinin ruhsal bozukluk öncesi kişilik özellikleri, yaşam alışkanlıkları ruhsal tepki modelini biçimler. Kişide depresyon geliştiğinde ruhsal tepki biçimi bazı bedensel belirtilerin ortaya çıkmasına yol açabilir. Kulak çınlaması da bu olası belirtilerden biridir. Kulak çınlaması belirtili ruhsal bozukluklarda kulak çınlamasına özgü bir tedavi gerekmez. Ruhsal bozukluğun özgül tedavisine odaklanılır. Kulak çınlaması tedaviye ek bir stres kaynağı olabilir. Bu stresin azaltılması için kişiye özgü yöntemler geliştirilmelidir.

Sessiz ortamdan kaçabilir
Kulak çınlaması hastalarının Bilişsel Davranışçı Tedavi'den de yararlandığını belirten Prof. Dr. Sercan, “Bedensel nedenli kulak çınlaması olup da rahatsızlığın tümüyle geçirilemediği durumlarda hastaların ruhsal bir bozukluğa yol açmaması önemli bir tıbbi hedeftir. Bu tür kulak çınlamaları sessizlik ortamlarında şiddetlenir ve olumsuz ruhsal etkileri de öne geçer. Kronik, inatçı kulak çınlamalarında sessiz ortamlardan kaçınılması ya da bu gibi durumlarda hafif gürültü üreten bazı aygıtlardan yararlanılması işe yarayabilir. Örneğin işitme cihazları, cihazsız işitilmeyen seslerin işitilmesini sağlayarak çınlamayı maskeleyebilir. Bunun dışında kişinin dikkatini yoğunlaştırma konusundaki becerisini artırmak da yaptığı işe dikkatini vererek çınlama sesini hafifletebilir.”

Yardımcı tedavi: Akapunktur
Yaklaşık 3 bin yıl önce Çin’de geliştirilen, günümüz tıbbi tedaviye ek olarak kullanılan Akapuktur’un Meniere tedavisinde etkili olabileceği söyleniyor.  Akapunktur Uzmanı Dr. Berna Şadiye Egemen de, Meniere hastalığı tedavisinde Akapunktur’un bir şifa yöntemlerinden biri olduğunu ileri sürüyor. Dr. Egemen şunları söylüyor:
“Kendiliğinden başlayan ve nöbetler halinde tekrarlayan baş dönmesi, kulak çınlaması, işitme kaybı, kulakta basınç hissi gibi belirtileri olan bir iç kulak hastalığı olan Meniere hastalığı Akupunktur ile tedavisinde güzel neticeler veriyor. Bunun için 10 seanslık kür yapıyorum. Hasta ilk başta daha sık gelerek bu kürü tamamlıyor, yedi gün ara verdikten sonra üç hafta boyunca haftada iki seans tedaviye devam ediyorum. Takip eden bir ay sürede haftada bir seans yaptıktan sonra tedavisi tamamlanıyor. Kulak çınlamasını ve baş dönmesini Akupunktur kesiyor çünkü iç kulaktaki kan akışını ve lenf akışını düzenliyor. Tedavide yöntem olarak vücut akupunkturu uyguluyorum. Her seans 20 - 30 dakika sürüyor.”

Beslenme tavsiyeleri
Beslenme Danışmanı Diyetisyen Bahar Sezer Aksoy da Meniere hastalığını kontrol altına almak ve atak sıklığını azaltmak için kişinin beslenmesine çok dikkat etmesi gerektiğini belirtiyor. Diyetisyen Aksoy’un Meniere hastaları için beslenme tavsiyeleri şöyle:

Diyetisyen Bahar Sezer Aksoy
Tuzu kısıtlayın
Vücutta fazla su tutulumu Meniere hastalığını kötüleştirebilir. Ancak bu, su içmeyi bırakmanız anlamına gelmiyor. Soda, enerji içecekleri, kola, gazoz gibi gazlı içecekler veya soğuk çay, hazır ya da taze sıkma meyve suyu gibi şeker ve tuzu yoğun sıvılardan kaçının. Susadığınızda su için ve gün içine yayarak, dengeli bir şekilde tüketin. Yemeklerdeki tuzu kısıtlamak gerek. Monosodyumglutamat (MSG) içeren hazır çorbalar, hazır köfte, sucuk, pastırma, sosis gibi işlenmiş et ürünleri, et suyu, tavuk suyu bulyonları, soslar, konserve ve salamuraları kesinlikle mutfağınıza sokmayın.

"Doktor kontrolünde Diüretik kullanın"
Diüretikler, Meniere hastalığını yönetmenin önemli parçaları, böbreklerin daha fazla idrar üretmesini sağlayan ilaçlardır. Vücuttaki sıvı hacmi, tuz seviyesi ve kan basıncını dengeler. Meniere hastalığında, artan endolenf miktarı diüretikler sayesinde azaltılabilir. Bu sayede atakların ve belirtilerin önüne geçilebilir. Diüretiklerin kesinlikle doktor kontrolünde kullanılması gerekir.

İdeal kilonuza düşün
Kilo her hastalıkta olduğu gibi bu hastalıkta da durumu kötüleştiren bir faktördür. Bir diyet uzmanı kontrolünde, sağlıklı ve dengeli şekilde ideal kilonuza ulaşın ve onu korumaya çalışın.

Alerjik ya da gıda intoleransı olan besinlere çok dikkat edin
Besin alerjisi ya da gıda intolerans testi yaptırabilirsiniz. Bazı besinlere karşı intoleransınız varsa hastalığınızı tetikliyor olabilir.

Stresten uzak durun
Stres her hastalığı tetikleyen temel sorun. Meditasyon yapabilir ayrıca psikolog desteği alabilirsiniz. Hareketli bir yaşam benimseyin, düzenli egzersizler yapın, yürüyebildiğiniz her yere yürüyün, haftada iki gün pilates, reformer gibi kas gücüne yönelik egzersizler yapın. Sporu bırakmayın…

Manganezden zengin besinleri tüketin
Avokado, fındık, tam tahıllar, deniz börülcesi, yaban mersini, yumurta sarısı, kurubaklagiller, ananas, koyu yeşil yapraklı sebzeler manganezden en zengin besinlerdir. Manganez kaynağı besinleri kalsiyum ile beraber almamaya özen gösterin.

Kafeini azaltın
Kafein içeriği yüksek demli çay, kahve, kola, çikolatayı azaltın. Kafeinsiz kahve, açık limonlu çay tüketebilirsiniz.

Alkol ve sigaradan uzak durun
Alkolün her türü hastalığınızı tetikler. Aynısı sigara için de geçerli. Elektronik sigara, nargile, puro vs, hepsinden uzak durun.

Aç kalmayın
Aç kalmadan 3 saat aralıklarla az, sık, liften zengin, sağlıklı yağlarla  beslenin.

Ginko Blola
Tedavinize yardımcı olacak ek beslenme desteğidir.

Meniere hastaları anlatıyor
Sosyal medyada binlerce üyesi olan grupların yanı sıra Ekşi Sözlük’te de Meniere hastaları yaşadıklarını şöyle anlatıyor;
 “Önce tavan dönmeye başladı, sonra 100 kiloluk bünyemi bir saniye içinde yere yıktı. Kalkmaya çalıştım, 20 dakika içinde dört kere düşürdü… Sonuç acil… Benimkisi bir yolculuk hali, sanki hep otobüsteyim ve hep bir şeyler okumaya çalışıyorum… İşitme kaybı, ataklar halinde vertigo, tinnitus, kulakta dolgunluk ve basınç hissi ile karakterize edilen bir iç kulak hastalığı… İnsanda çaresizlik hissi yaratıyor.”
“Bu bir bela! Yani gerçekten hastalık değil bir bela. Günlerdir hiç bitmeyen kulak uğultusu yakın zamanda delirtecek beni. Hayat enerjimi sömürdü. Yani çok fazla olduğu söylenemezdi ama iş görüyordu. Gerçekten bol sabırlar ve şifalar diliyorum. İlaçların pek bir faydası olduğunu düşünmüyorum ama tuzdan uzak durun. Cafein, nikotin ve stresten de elinizden geldiğince uzak kalın…”
“Sapasağlam bir haldeyken maruz kaldığım sebebi ve tedavisi belirsiz bu hastalık, psikolojimi ve yaşam kalitemi alt üst etmiş durumda.”
“Eğer hayatınıza bir şekilde girmişse hiç sinirlenmeyeceğiniz şekilde sakin bir hayat sürmeniz gerek. Ataklar geldiğinde öldürmez ama süründürür.”
“Genç yaşta (29) yakama yapışan illet. Uykumda yakaladı beni ve uyandığımda, hayatımda daha önce deneyimlemediğim bir baş dönmesi ve kulak çınlamasıyla karşılaştım. Sonrasında hiç dinmeyen bir kulak çınlaması ve ayda 6 - 7 defayı bulan, kendiyle beraber baş dönmesi ve kusmayı getiren ataklar...”
“Hastalıkla cebelleşmemin ikinci ayını geride bırakmış durumdayım. Yaşam tarzımı bütünüyle değiştirip tuz, alkol, kahve, hazır gıda vb tüm ürünlerden uzak durdum ancak en ufak bir ilerleme kaydedemedim. Gün içinde bir saniye bile kesilmeyen kulak uğultusu, haftada en az bir defa geçirdiğim ataklarla beraber yerini çınlamaya ve ıslık sesine bırakıyor.”
Independent Türkçe



Coldplay skandalındaki kadın, dudak uçuklatan ücretle tavsiye veriyor

Kristin Cabot ve patronu Andy Byron, Coldplay konserinde sarmaş dolaş halde yakalanmıştı (@calebu2/TMX)
Kristin Cabot ve patronu Andy Byron, Coldplay konserinde sarmaş dolaş halde yakalanmıştı (@calebu2/TMX)
TT

Coldplay skandalındaki kadın, dudak uçuklatan ücretle tavsiye veriyor

Kristin Cabot ve patronu Andy Byron, Coldplay konserinde sarmaş dolaş halde yakalanmıştı (@calebu2/TMX)
Kristin Cabot ve patronu Andy Byron, Coldplay konserinde sarmaş dolaş halde yakalanmıştı (@calebu2/TMX)

Owen Scott ABD Muhabiri 

Coldplay konseri sırasında öpücük kamerasına yakalanarak kötü bir ün kazanan insan kaynakları yöneticisi, "hikayesini geri kazanma" konuşmasının biletleri için 875 dolar talep ediyor.

53 yaşındaki Kristin Cabot, evli patronu Andy Byron'la sarmaş dolaş görüntülerinin stadyum ekranlarında canlı yayımlanması üzerine aniden eğildikten sonra Nisan 2025'te internet mimine dönüşmüştü.

Artık viral olan videoda Coldplay'in solisti Chris Martin stadyum hoparlörlerinden "Ya gizli ilişki yaşıyorlar ya da çok utangaçlar" demişti.

Olayın ardından Cabot ve Byron dünya çapında manşetlere taşınmış, birçok kişi ilişkileri hakkında spekülasyonlar yürütmüştü.

Artık Cabot, "hikayesini" nasıl geri kazandığını anlatan konuşmalar yapıyor ancak onun söylediklerini dinlemek isteyen katılımcıların 875 dolar gibi dudak uçuklatan bir ücret ödemesi gerekiyor.

Etkinliğin açıklamasında, "Medyanın olumsuz merceği altındaki kadınların uzun süredir maruz kaldığı toplumsal ayıplamanın şiddetini Cabot ilk elden deneyimledi; aynı durumdaki erkekler genellikle bundan paçayı sıyırıyor gibi görünüyor" ifadeleri yer alıyor.

Cabot, Byron'la birlikte Jumbotron'da yakalandığında eşinden ayrılmıştı ancak patronu evliydi.

İki çocuk annesi Cabot skandalın ardından verdiği bir dizi röportajda, bu mim yüzünden "iş bulamadığını" söylemişti.

New York Times'a verdiği röportajda skandaldan "birkaç High Noons"u (alkollü içki markası -çn.) sorumlu tutan Cabot, daha sonra Britanya gazetesi The Times'a kendisini "kızıl harfle" (Scarlet Letter; zina yaptığı için boynuna kızıl bir "A" harfi asılarak toplumdan uzaklaştırılan bir kadını konu alan Nathaniel Hawthorne romanı -çn.) damgalanmış gibi hissettiğini açıklamıştı.

PRWeek'in 2026 Kriz İletişimi Konferansı’nda yapacağı konuşmasının ana konusu, bu mecazi "kızıl harfi" nasıl üstünden attığını açıklamak olacak gibi görünüyor.

Cabot'ın internette yükselen eleştirilere karşı koymak için hizmetlerinden yararlandığı halkla ilişkiler uzmanı Dini von Mueffling, kendisine sahnede eşlik edecek.
 

Görsel kaldırıldı.Öpücük kamerası videosunun ardından işe aldığı halkla ilişkiler uzmanı Dini von Mueffling, Cabot'a sahnede eşlik edecek (PRWeek)


Etkinliğin açıklaması şöyle devam ediyor:

Bu oturumda Astronomer'ın eski insan kaynakları direktörü Cabot ve onun halkla ilişkiler temsilcisi, sektörün efsane ismi Dini von Mueffling, Cabot'ın kendi hikayesini kontrol altına alıp yeniden yazmasını sağlayan (hem kısa hem de uzun vadeli) stratejileri paylaşacak.

16 Nisan'da Washington D.C.'de düzenlenecek konferansta başka şirketler ve hayır kurumları da etkinlikte konuşma yapma hazırlıklarını sürdürüyor.

Bu oluşumlardan biri, LGBTQ+ bireylerin intiharını önlemeye odaklanan, kâr amacı gütmeyen Trevor Project.

ABD'nin başkentinin göz alıcı halkla ilişkiler etkinliğine katılan bir diğer şirket Blackbird.AI ise yapay zekanın krizleri büyütme tehlikesi üzerine bir konuşma yapacak.

Independent Türkçe, independent.co.uk/arts-entertainment


Okyanus tabanının altında tatlı su kaynağı olduğu doğrulandı

Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
TT

Okyanus tabanının altında tatlı su kaynağı olduğu doğrulandı

Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Uluslararası bir keşif gezisi, okyanus tabanının altındaki gizli tatlı su rezervlerini ilk kez kapsamlı bir şekilde belgeleyerek, çok az anlaşılan bir sisteme dair yeni bilgiler sundu.

Su, gezegenimizin yüzeyinin yaklaşık yüzde 70'ini oluştursa da aynı zamanda yeraltı su kaynaklarında da depolanıyor.

Birçok kıyı topluluğu, tatlı su ihtiyaçları için bu su kaynaklarına bağımlı.

Yeraltındaki su kaynaklarının, deniz tabanının altında tatlı, hafif tuzlu su bölgelerine doğru açık denize gittiği biliniyordu ancak bunlar şimdiye kadar neredeyse hiç keşfedilmemişti.

Uluslararası Okyanus Keşif Programı 501 Seferi, deniz tabanının yaklaşık 200 metre altındaki bir bölgede tatlılaşmış suyu belgeledi ve örnekledi. New England kıyılarının açıklarında okyanus tabanının altından alınan çökelti örnekleri, ilk kez açık deniz tatlı su sistemlerinin varlığını doğruladı.

Araştırmacılar, bulguların dünyanın dört bir yanındaki benzer gizli su kaynaklarına daha fazla ışık tutabileceğini söyledi.

Devam eden çalışmalarda, bilim insanları, su kaynaklarını yerinde tutan ve su geçirmez tabakalar diye bilinen kumlu katmanlar da dahil olmak üzere, tortularda depolanan suyu örneklemeyi umuyorlar.

grthy
Uluslararası Okyanus Keşif Programı 501 Seferi, New England kıyılarının açıklarında okyanus tabanının altından tortu örnekleri aldı (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Colorado Maden Okulu'ndan jeolog Brandon Dugan, "Tatlılaşmış suyun hem denizel hem karasal tortularda, birden fazla tortu türünde bulunduğunu görmek bizi heyecanlandırdı" dedi.

Bu kadar farklı malzemelerdeki tatlı su, suyun hangi koşullarda buraya yerleştiğini anlamamıza yardımcı olacak.

Araştırmacılar, birçok kıyı bölgesinin tatlı su kaynakları için yeraltı suyuna bağımlı olması nedeniyle, bulguların toplum için büyük önem taşıdığını söylüyor.

ABD'nin kuzeydoğu kıyıları, açık deniz tatlı su rezervlerine sahip olduğu düşünülen en çok incelenen alanlardan biri. Tahminler, New Jersey ve Maine arasındaki Atlantik kıta kenarı boyunca yaklaşık 1300 kilometreküp depolanmış tatlı su olabileceğini gösteriyor.

ds67ı
Bilim insanları, tortu örneklerini renk ve yapı bakımından tanımlamak için Toprak Renk Şeması'nı kullanıyor (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Bunu daha iyi anlamak için, araştırmacılar New York'un her yıl 1,5 kilometreküp tatlı su, yani yaklaşık 1,5 trilyon litre kullandığını söylüyor.

Leicester Üniversitesi'nden sedimentolog Sarah Davies, "501 Seferi, başından beri yenilikçi oldu; okyanus sondaj topluluğu genelinde yeni araçlar, yeni yöntemler ve yeni işbirlikleri getirdi" dedi.

13 ülkeden yaklaşık 40 araştırmacının devam eden çalışmaları, besin maddelerinin dünyanın kıta sahanlığı tortularında nasıl döngüye girdiğini ve bu süreçlerin okyanus ekosistemlerini nasıl şekillendirdiğini ortaya çıkarabilir.

Dr. Davies, "Karadaki çalışmalar bu ivmeyi sürdürüyor ve örnekler şimdiden heyecan verici bir hikaye ortaya koyuyor" dedi.

Independent Türkçe


NASA, Jüpiter'in gerçek boyutunu ortaya çıkardı: "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek"

Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
TT

NASA, Jüpiter'in gerçek boyutunu ortaya çıkardı: "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek"

Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)

NASA'nın Juno uzay aracı, Güneş Sistemi'nin en büyük gezegeni Jüpiter'in sanılandan biraz daha küçük ve basık olduğunu tespit etti.

Bir gaz devi olan Jüpiter büyük ölçüde hidrojen ve helyumdan oluşuyor. 

Daha önce NASA'nın Pioneer ve Voyager görevlerinden elde edilen veriler, devasa gezegenin ekvatordaki çapının 142 bin 984 kilometre, bir kutbundan ötekine olan uzunluğunun da 133 bin 708 kilometre olduğunu gösteriyordu.

Ancak İsrail'deki Weizmann Bilim Enstitüsü'nden araştırmacılar bu ölçümlerin tam isabetli olmadığını belirledi.

NASA'nın aracı Juno, 2016'dan beri Jüpiter'in yörüngesinde. Görev süresi 2021'de uzatılınca rotası değiştirilen Juno, Dünya'dan bakıldığında Jüpiter'in arkasından geçişler yapmaya başladı.

Bu sayede gezegenin büyüklüğünü daha net bir şekilde hesaplamak mümkün oldu. Aracın, Jüpiter'in arkasından Dünya'ya gönderdiği radyo sinyallerinin Jüpiter'in arkasından geçerken bükülmesi ya da zayıflaması, gezegenin boyutunu ölçmeye yarıyor.

Juno'nun ham verilerini işlemek için gereken teknikleri geliştiren Maria Smirnova "Radyo sinyallerinin, Jüpiter'in atmosferinden geçerken nasıl büküldüğünü izledik. Böylece bu bilgileri Jüpiter'in sıcaklık ve yoğunluğuna ilişkin ayrıntılı haritalara dönüştürdük ve dev gezegenin şekli ve boyutuna ilişkin şimdiye kadarki en net resmi elde ettik" diye açıklıyor.

Bulguları hakemli dergi Nature Astronomy'de 2 Şubat Pazartesi yayımlanan çalışmaya göre Jüpiter'in ekvatordaki çapı sanılandan 8 kilometre, kutupları arasındaki uzunluk da 24 kilometre daha küçük.

Çalışmanın yazarlarından Yohai Kaspi "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek" diyor. 

Jüpiter'in boyutu elbette değişmedi; değişen, onu ölçme yöntemimiz.

Devasa bir gezegen için birkaç kilometrelik bir farkın önem taşımayacağı düşünülebilir ancak bilim insanları durumun böyle olmadığını söylüyor.

Araştırmayı yöneten Eli Galanti, "Bu birkaç kilometre çok önemli" diyor. 

Yarıçaptaki küçük değişimle, Jüpiter'in iç yapısını gösteren modellerimiz hem kütleçekim verileriyle hem de atmosferik ölçümlerle çok daha iyi uyum sağladı.

Jüpiter, gaz devi gezegenleri anlamada bir standart sunduğu için bu veriler Güneş Sistemi'nin ötesindeki gaz devleri hakkında daha iyi bir fikir sahibi olmaya katkı sağlıyor.

Independent Türkçe, Reuters, Space.com, NatureAstronomy