Mısır hükümeti vatandaşların Kovid-19 aşısı yaptırmaları için yeni bir kampanya başlattı

Vatandaşları yeni tip koronavirüse karşı aşı yaptırmaya teşvik etme kampanyası sırasında bulunan Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli ve Mısır Sağlık Bakanı Hale Zayed (Mısır Bakanlar Kurulu Facebook sayfasından)
Vatandaşları yeni tip koronavirüse karşı aşı yaptırmaya teşvik etme kampanyası sırasında bulunan Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli ve Mısır Sağlık Bakanı Hale Zayed (Mısır Bakanlar Kurulu Facebook sayfasından)
TT

Mısır hükümeti vatandaşların Kovid-19 aşısı yaptırmaları için yeni bir kampanya başlattı

Vatandaşları yeni tip koronavirüse karşı aşı yaptırmaya teşvik etme kampanyası sırasında bulunan Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli ve Mısır Sağlık Bakanı Hale Zayed (Mısır Bakanlar Kurulu Facebook sayfasından)
Vatandaşları yeni tip koronavirüse karşı aşı yaptırmaya teşvik etme kampanyası sırasında bulunan Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli ve Mısır Sağlık Bakanı Hale Zayed (Mısır Bakanlar Kurulu Facebook sayfasından)

Mısır hükümeti, vatandaşlarına tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı aşılarını yaptırmaları yönündeki çağrısını yinelerken, Sağlık Bakanlığı ise çocukları koronavirüsten korumanın önemine vurgu yaptı.
Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli yaptığı açıklamada, “Koronavirüsten kaçınmak ya da virüsün yayılmasını azaltmak için herkesi, aşının büyük katkı sağladığına inanarak, aşı olmaya çağırıyorum” dedi.
Kovid-19 aşısı olmaya teşvik etmek için ‘Birlikte güvenliyiz… Şimdi kaydolun’ sloganıyla başlatılan aşı kampanyası kapsamında düzenlenen toplantıda konuşma yapan Medbuli, “Vatandaşlardan büyük bir yanıt geleceğini umuyorum” dedi.
Sağlık Bakanlığı, son 24 saatte 503 kişide daha koronavirüs tespit edildiğini ve 10 kişinin daha hayatını kaybettiğini açıkladı.
Bakanlık verilerine göre, Mısır’da dün akşam itibariyle kaydedilen toplam vaka sayısı 293 bin 951’e ulaşırken, bunların 247 bin 450’sinin iyileştiği ve 16 bin 895’inin ise hayatını kaybettiği belirtildi.
Başbakan Mustafa Medbuli, Sağlık Bakanı Hale Zayed’in huzurunda dün koronavirüs kapsamında ‘Birlikte güvenliyiz… Şimdi kaydolun’ kampanyasını başlattı.
Aşı kampanyası kapsamında tasarlanan ve bir dizi şehri gezecek olan sağlık otobüsünü denetleyen Sağlık Bakanı, kampanyanın, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin aşı çalışmalarını genişletmeye yönelik direktifleri doğrultusunda geldiğini vurguladı.
Zayed, kampanyanın ilk olarak dün başkent Kahire, Gize ve İskenderiye şehirlerinde başladığını ve 10 gün sonra tüm ülkeye yayılacağını duyurdu.
Ayrıca Bakan Zayed, vatandaşların soru ve taleplerine cevap verecek nitelikli iletişim ekiplerine sahip 6 araca ek olarak her bölgeye 3 sağlık otobüsü tahsis edildiğini ve aşılama sürecinin tamamlanmasının önündeki her engelin üstesinden gelmek için çalıştıklarını belirtti.
Sağlık Bakanı, bu araçların çeşitli kamusal alanlarda, toplanma yerlerinde ve metro istasyonlarının önünde tur atmasının planlandığını ve vatandaşların kayıt işlemi yaptırdıktan sonra, kendilerine aşı için ayrılmış en yakın aşı merkezine yönlendirileceklerine dair kısa mesajla bilgilendirileceğini ifade ederek önceden kayıt yaptırmış ancak aşıyı nerede yaptıracaklarına ilişkin bilgilendirilmemiş olanların da bu sistem üzerinden aşı olabileceklerini açıkladı.
Bakan ayrıca, kampanya ile bu yıl sonuna kadar aşılanması gereken nüfusun %40'ını aşılayarak aşılara erişimi kolaylaştırmak için en fazla sayıda vatandaşa mümkün olan en kısa sürede ulaşmayı hedeflediklerine işaret etti.
Kampanya aynı zamanda vatandaşların kendilerini, ailelerini ve toplumu pandemiden korumak için aşının önemi konusunda bilinçlendirilmesinin yanı sıra aşı karşıtlarının tutumlarını değiştirmeyi amaçlıyor.
Ayrıca Sağlık Bakanlığı, 18 yaş ve altındaki çocukları koronavirüse yakalanma riskinden korumak için bir kılavuz hazırlarken, beslenmeye dikkat edilmesi ve çocuklara sürekli el yıkama, kişisel hijyen ve sosyal mesafeye bağlı kalarak maske takmalarının öğretilmesi çağrısında bulundu.
Bakanlar Kurulu’nun dün gerçekleştirilen toplantısında son koronavirüs raporlarına değinen Sağlık Bakanı, Mısır’da üretilen 5 milyon doz aşının kullanıma hazır durumda olduğunu belirtti.
Sağlık Bakanı, bu ay Mısır’a tedarik edilen toplam aşı dozunun 17 milyon olduğunu ve bu aşıların, AstraZeneca, Sinovac, Sinopharm, Johnson & Johnson, Moderna, Sputnik ve Pfizer olduğunu bildirdi.
Öte yandan Mısır Yükseköğretim ve Bilimsel Araştırma Bakanı Dr. Halid Abdülgaffar, Bakanlığa bağlı aşı dağıtım merkezlerinin sayısının 28 devlet üniversitesi, 22 özel üniversite ve 6 toplum üniversitesi olmak üzere toplam 60 üniversitede 290’a ulaştığını söyledi.
Öte yandan dün gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu toplantısında, son verilere göre, öğrenci ve öğretim üyeleri başta olmak üzere tüm üniversite personeline 304 bin 432 aşı dozu sağlandığı belirtildi.



Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
TT

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, halk ve siyasi partiler tarafından sıcak bir şekilde karşılanan iki günlük bölge gezisi sırasında, İsrail sınırındaki köylerdeki altyapının ‘birkaç hafta içinde’ yeniden inşa edilmesi ve güneydeki devlet otoritesinin yeniden tesis edilmesi için çalışacağına söz verdi.

Başbakan Selam şunları söyledi:

“Bu bölgenin devlete geri dönmesini istiyoruz ve ordunun güneyde sorumluluklarını yerine getirmeye devam etmesinden memnunuz. Ancak egemenlik sadece orduyla değil, aynı zamanda hukuk ve kurumlarla, halka sosyal koruma ve hizmetlerin sağlanmasıyla da tesis edilir.”

Bu ziyaret, Hizbullah ile Başbakan arasındaki siyasi farklılıkların önemli ölçüde aşıldığını gösterdi, zira Başbakan, birden fazla durakta Hizbullah, Emel Hareketi, Değişim bloğundan diğer milletvekilleri ve hatta etkinliklere katılan Hizbullah muhalifleri tarafından karşılandı.

Öte yandan Kuveyt Dışişleri Bakanlığı'nın Güvenlik Konseyi'nin VII. Bölüm Kapsamındaki Kararlarının Uygulanması Komitesi, terör listesine Lübnan’daki sekiz hastaneyi ekledi. Bu hastanelerin en az dördü Hizbullah tarafından işletiliyor.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, ‘bu konuda Kuveytli yetkililerden herhangi bir inceleme veya bildirim almadığını’ açıklarken ‘konuyu açıklığa kavuşturmak, karışıklığı önlemek için doğru bilgileri sunmak ve Lübnan sağlık sistemini korumak için gerekli temasları kuracağını’ bildirdi.


İran'ın pazarlık hamleleri, Gazze anlaşmasının durgun sularını hareketlendiriyor

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
TT

İran'ın pazarlık hamleleri, Gazze anlaşmasının durgun sularını hareketlendiriyor

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)

İran ile yaşanan gerilimler ve Gazze ateşkes anlaşmasındaki çıkmaz ortamında, ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında, önümüzdeki çarşamba gününe ertelenen ve büyük bir merakla beklenen bir görüşme planlanıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, yapılması planlanan görüşmenin, Gazze ateşkes anlaşmasındaki çıkmazın aşılması karşılığında İran'a yönelik baskının artırılması konusunda pazarlık içerebileceği ihtimalini göz ardı etmiyorlar.

Amerikan haber sitesi Axios'a göre 19 Şubat'ta yapılması planlanan ve ikinci aşamayı ilerletmesi beklenen Gazze "Barış Konseyi" toplantısı öncesinde, Netanyahu'nun ofisi, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelmesinin beklendiğini belirtti. Açıklamada ayrıca, "İran ile yapılacak herhangi bir müzakerenin, balistik füzelerin sınırlandırılmasını ve bölgedeki İran'ın vekillerine verilen desteğin durdurulmasını içermesi gerektiğine inanılıyor" denildi.

Çarşamba günü yapılacak görüşme, ABD Başkanı Trump'ın Ocak 2025'te göreve dönmesinden bu yana Netanyahu ve Trump arasında gerçekleşecek yedinci görüşme olacak.

Mısır Dışişleri Konseyi üyesi ve eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Rakha Ahmed Hassan, Netanyahu'nun "Barış Konseyi" toplantısından önce Washington'a yaptığı ziyaretin zamanlamasının, "özellikle İran ve Gazze konularında, Washington ve Tel Aviv arasında çoğu noktada varılan anlaşma çerçevesinde" pozisyonların koordinasyonunu yansıttığına inanıyor.

Hassan, özellikle Washington'un "İran'a yapılacak bir saldırının kendi çıkarlarına daha büyük zarar vereceğinin farkına vardığı ve bunun Netanyahu için kabul edilemez göründüğü" göz önüne alındığında, iki konunun geleceğiyle ilgili "uzlaşma" olasılığına işaret etti.  

Filistinli siyasi analist Ayman al-Raqab, "uzlaşmanın mümkün olduğunu" ve Trump'ın "İran ve Gazze'nin birbirine bağlı meseleleri konusunda bir koordinasyon sağlamak isteyebileceğini ve birçok Amerikalı elçiyle, en son Steve Wittkoff ile görüşen ve başta uluslararası istikrar gücü, Hamas'ın silahsızlandırılması, yeniden yapılanma ve İsrail'in çekilmesi olmak üzere çetrefilli konuları ele alan Netanyahu ile meseleleri sonuçlandırmak isteyebileceğini" değerlendiriyor.

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında yıkılmış evler (AFP)Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında yıkılmış evler (AFP)

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ise dün Yunanistan Dışişleri Bakanı Giorgos Gerapetritis ile yaptığı telefon görüşmesinde, "ABD başkanının planının ikinci aşamasının gereklerini yerine getirmek için çalışmanın gerekliliğini" vurgulayarak, "Mısır'ın Barış Konseyi'ne desteğini" belirtti.

Abdulati, "Mısır'ın Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi'nin çalışmalarına tam desteğini" yineleyerek, bunun nüfusun günlük işlerini yönetmeyi amaçlayan ve Filistin Yönetimi'nin Şeritteki tüm sorumluluklarını yeniden üstlenmesinin yolunu açan geçici bir çerçeve olduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı, "ateşkesi izlemek, Gazze Şeridi'ne insani yardım ve kurtarma desteği sağlamaya devam etmek ve erken toparlanma ile yeniden yapılanmanın yolunu açmak için uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasının acil gerekliliğini" vurguladı.

Hassan, "Mısır, Gazze anlaşmasının tam olarak uygulanmasına bağlıdır ve gerek Barış Konseyi ve ona katılımı yoluyla gerekse uluslararası ortaklarla yapılan görüşmeler ve toplantılar yoluyla bu sürecin tamamlanmasını desteklemek için her cephede çalışmaktadır" dedi. Al-Raqab, Gazze anlaşmasının kalan konularının "barış sürecinin ilerlemesi için son derece önemli" olduğunu belirterek, İsrail'in "anlaşmada ilerlemenin önüne çok sayıda engel koyduğunu ve Trump ile Netanyahu arasındaki görüşmenin bu konuda çok önemli olacağını" ifade etti.


Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.