Libya’da siyasi yol haritası mayın tarlasına dönüştü

Libya’da siyasi yol haritası mayın tarlasına dönüştü
TT

Libya’da siyasi yol haritası mayın tarlasına dönüştü

Libya’da siyasi yol haritası mayın tarlasına dönüştü

Zayed Hediyye
Trablus’taki Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Halid el-Mişri, Tobruk’taki Temsilciler Meclisi tarafından onaylanan cumhurbaşkanlığı seçim yasasına karşı itirazlarını sürdürüyor.
45 milletvekilinin geçen haftaki sorgulama oturumunda hükümetin sorulara verdiği yanıtlardan memnuniyetsizliklerini dile getirmeleri sonrasında Libya’daki Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) ve ona destek veren ülkelerin tamamı, hükümetin kaderi için belirleyici olan önümüzdeki haftaya kilitlendi. Bu bağlamda parlamentonun ya güvenoyunu tazeleyeceği ya da güvenoyunu geri çekme kararını beklemeye koyuldular.
Başkent Trablus merkezli Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Halid el-Mişri, Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi (TM) tarafından onaylanan ve Trablus’ta paralel bir yasama konseyi kurarak siyasi kurumları yeniden bölmekle tehdit eden cumhurbaşkanlığı seçim yasasına karşı eleştirilerini sürdürdü.
Aynı yasa, Misrata kentini de yandaşlar ve muhalifler arasında bölerken, TM Başkanı Akile Salih tarafından onaylandıktan hemen sonra, şehirdeki liderler ve siyasal İslamcılar arasındaki dün (15 Eylül) bir çatlağa neden oldu.

8 kritik gün
Herkes iki taraf arasındaki anlaşmazlık fırtınasının barışa dönüştüğüne inanıyordu. Ancak UBH’nin TM tarafından sorgulanması sonrasında TM’nin UBH’den güvenoyunu geri çekme ihtimali yeniden gündeme geldi. TM Sözcüsü Abdullah Bilehik, UBH’nin devrilme olasılığını yeniden gündeme getirdi. Sözcü, “Parlamento, pazartesi günü, 45 milletvekilinin UBH’den güvenoyunu geri çekme talebini görüşmek amacıyla ‘hükümetin parlamentonun sorularına verdiği yanıtları görüşme oturumunu’ gelecek haftaya ertelemeye karar verdi” dedi.
Bilehik, yaptığı basın toplantısında “Temsilciler Meclisi, geçen haftaki sorgulama oturumunda hükümetin verdiği tepkileri ve cevapları görüştü. 2014 tarihli 4 sayılı yasanın 194. maddesi uyarınca, hükümetten güveni geri çekme talebi, talebin sunulmasından sekiz gün sonra görüşülecek” şeklinde konuştu.

TM de kendi içinde bölündü
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre UBH’den güvenoyunun geri çekilmesini talep eden milletvekillerinin sayısı fazla olmasına rağmen, (bu yıl sonunda yapılması planlanan genel seçimlerin yaklaşmasıyla doğabilecek sonuçlar göz önüne alınarak) bir başka milletvekili grubunun, güvenoyunun geri alınmasına itiraz etmesi mümkün.
Bu bağlamda TM üyesi Salim Kanan, hükümetin sorgu maddelerine verdiği yanıtları görüşmek üzere geçen pazartesi günü düzenlenen Temsilciler Meclisi oturumunda yaptığı konuşmada “Denetleme kurumlarının birleştirilmemesi nedeniyle, geçici Ulusal Birlik Hükümeti’nden hesap sorulamaz” dedi.
TM üyesi Ebu Bekir Said ise “Hükümetteki herhangi bir istikrarsızlık, 24 Aralık’ta yapılması planlanan seçimlerin ertelenmesi anlamına gelir. Seçimleri zamanında yapmaya çalışan Libyalılar ve Konsey üyeleri, bunu kabul etmemektedirler” dedi.

Ebu Bekir Said, “Belki de ‘performansını iyileştirmesi, güven oylamasının ertelenmesi ve yasama seçim kanununun bir an önce onaylanması’ için direktifler verilmelidir” ifadelerini kullandı. Temsilciler Meclisi üyesi Farac Abdulmalik ise “Seçim tarihine sadece dört ay kala vakit, Ulusal Birlik Hükümeti’nden güvenoyunu geri çekmek için uygun değil” dedi.
“Hükümet, ülkenin dörtte üçünün kontrolüne sahip değil” diyen Abdulmalik, yol haritasını engelleyen tüm sorunları çözmek için toprakları fiilen kontrol eden taraflar ve gruplar arasında diyalog kurma çağrısında bulundu.

Cumhurbaşkanlığı yasası tartışması
Öte yandan birkaç gün önce TM tarafından onaylanan cumhurbaşkanlığı seçim yasası hala tartışmalara neden oluyor.
Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Halid el-Mişri’nin siyasi anlaşmanın uygulanmaması durumunda konseyin, Ordu Yüksek Komutanı statüsüne ek olarak, tüm yasama ve denetleme yetkilerine sahip ulusal bir konferansa dönüştürülmesi iması sonrasında Libya siyaset sahnesinde yeni çatlaklar ve anlaşmazlıklar baş gösterdi.
Mişri, “Bu durumda seçilmiş TM siyasi taraf dönüşecek ve üyeleri hiçbir meşruiyeti olmayan bir grup olacaktır” dedi. Devlet Yüksek Konseyi Başkanı ayrıca, “TM tarafından yayınlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin yasayı tebrik etmesini” kınayarak, Birleşmiş Milletler (BM) misyonuna yönelik eleştirisini de sürdürdü.
Halid el-Mişri, “Seçim yasaları ve anayasal kural üzerinde anlaşmaya varılmamışsa, siyasi taraflar arasındaki anlaşmada tek taraflı olarak herhangi bir yasa çıkaran kişi, onu uygulayacak bir yer aramalıdır” dedi.
Mişri, “Başkanlığını yürüttüğüm konsey, cumhurbaşkanlığı seçimlerine paralel bir taslak ve milletvekili seçimleri ve anayasal kurak için ayrı birer taslak hazırladı” ifadelerini kullandı.
Halid el-Mişri ayrıca, “Devlet Yüksek Konseyi, parlamentonun yasa çıkarma yetkisine değil, parlamentonun yasaları hazırlama yetkisine itiraz eder. TM, Yüksek Konsey ile mutabakata varmadan yasa çıkaramaz” şeklinde konuştu.

Misrata, hukuk konusunda bölündü
Libya’daki çoğu siyasi blok, parti ve sivil kurumlar tarafından onaylanan ve BM, Avrupa Birliği (AB), ABD ve İngiltere’den uluslararası destek alan cumhurbaşkanlığı seçimleri yasası, şehirde yeni bir çatlağa neden oldu. Misrata, her zaman birbirine bağlı ve tüm benzer konularda birleşik bir yönde oldu.
Misrata anlaşmazlığı, şehirdeki bazı ileri gelenlerin Temsilciler Meclisi tarafından yayınlanan cumhurbaşkanlığı seçimleri yasasını reddeden bir bildiri yayınlamasıyla başladı. İleri gelenler, yasayı ‘anayasaya aykırı ve uygulanamaz’ olarak nitelendirdi.
Misrata’daki ileri gelenler “Biz, seçimlerin gerçekleştirilmesine uzanan demokratik yolu sabırsızlıkla beklerken, parlamento başkanlığının siyasi anlaşmanın maddelerini ve ‘uzlaşma ve güvenliğe geçişi’ gerektiren sürecin niteliğini ihlal etmeye yönelik sürekli bir girişime tanık oluyoruz. Bu girişim, tüm siyasi tarafların cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimleri yasa tasarısı hazırlığına katılımı yoluyla ortaya koyuluyor” şeklinde konuştu.
Bildiride ayrıca, bir tarafın sunduğu cumhurbaşkanlığı seçimleri yasası, mecliste oylanmadan ve diğer siyasi taraflara danışılmadan reddedildiği belirtilirken, anayasaya aykırılığına ve uygulanabilir olmadığına dikkat çekildi.
Misrata ileri gelenleri, ‘istifasının üzerinden en az beş yıl geçmediği sürece, başka bir vatandaşlığa sahipse, aleyhinde bir mahkeme kararı yayınlanmışsa, Libya veya uluslararası mahkemelerce aranıyorsa ordu mensubu herhangi birinin cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılmasına kesinlikle izin vermediklerini’ vurguladı.
Bu açıklamanın yayınlanmasından birkaç saat sonra şehirdeki bazı ileri gelenler, sivil toplum aktivistleri ve bazı siyasi bloklar adıyla, Temsilciler Meclisi tarafından yayınlanan cumhurbaşkanlığı seçim yasasına destek veren bir açıklama daha geldi.
Açıklamada, kendi şehirlerindeki ve tüm ülkedeki tüm taraflara cumhurbaşkanlığı seçim yasasına olumlu şekilde yaklaşma çağrısı yapıldı. Ayrıca cumhurbaşkanı ve parlamento seçimlerinin eş zamanlı olarak yapılması için 24 Aralık tarihinin ‘tartışmasız’ olduğu vurgulandı.



Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.