Putin çevresindeki onlarca kişinin Kovid-19’a yakalandığını belirtti

TT

Putin çevresindeki onlarca kişinin Kovid-19’a yakalandığını belirtti

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, dün (Perşembe) ülkenin salgının yayılmasına engel olmada karşılaştığı zorlukları göz önüne seren bir duyuruda, çevresindeki onlarca kişinin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) testinin pozitif çıktığını ve bu durumun kendisini karantinaya tabi olmaya zorladığını açıkladı. Kremlin, enfekte olan söz konusu kişilerin, Rusya Devlet Başkanı’nın korumalarından olduğunu açıkladı.
Putin Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü’nün (KGAÖ) Tacikistan’ın başkentinde düzenlenen toplantısına video konferans ile katılarak yaptığı açıklamalarda “Çevremde sadece bir veya iki kişi değil, onlarca kişi Kovid-19’a yakalandı.  Duşanbe’ye ziyaretimi son anda iptal etmek zorunda kaldım ve bunun için gerçekten çok üzgünüm” dedi.
68 yaşındaki Putin, Mart ayında Kovid-19 aşısı olurken, Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov ise, Rusya Devlet Başkanı’nın salgının başlangıcından bu yana yakın çevresinde görülmemiş vaka oranı nedeniyle en az bir hafta daha karantinada kalması gerektiğini söyledi. Peskov, Putin’in çevresinde enfekte olan kişilerden bazılarının korumaları olduğunu, bazılarının ise ayrıntı verimeden çeşitli şekillerde görevlendirilmiş yetkili kişiler olduğunu belirtti.
Putin’in çevresinde olan “ciddi bir vakadan” haberdar olmadığını vurgulayarak, çalışanların hemen hemen hepsinin aşılı olduğunu belirten Dmitry Peskov, Kremlin’in işlerinin etkilenmediğini ve Putin’in Moskova banliyölerindeki evinden her zaman olduğu gibi çalışmaya devam ettiğini söyledi.
Putin salı günü yaptığı açıklamada, aşı olmasına rağmen enfekte olan bir çalışanla ‘çok yakın’ temas halinde olması sebebiyle karantinaya girdiğini duyurmuştu.
Yaklaşık altı ay önce virüse karşı Sputnik-V aşısını alan Putin, her şeyin olması gerektiği gibi gitmesini umduğunu ve bu aşının yüksek koruma seviyesini kanıtlayacağını söylemişti.
Rusya Devlet Başkanı’nın yakın çevresinde vakaların görülmesi, Moskova’nın salgını ortadan kaldırmada, aşılama çalışmalarının durağan olması ile sosyal izolasyon ve maske kullanma kurallarına sıkı sıkıya bağlı kalmama gibi nedenlerle karşılaşılan zorlukları kanıtlıyor.
Rusya, salgının dünyada en fazla ölüme neden olduğu ülkelerden biri sayılıyor. Diğer yandan yetkililere karşı güvensizlik sebebiyle ülkede üretilen aşıları yaptırmama olgusu giderek artıyor. 
Ülkede özellikle Haziran ayından itibaren mutasyona uğramış delta varyantı baskın hale geldi. İstatistik ajansı Rosstat’a göre, Temmuz 2021’in sonu itibariyle yaklaşık 350 bin Rus Kovid-19 sebebiyle hayatını kaybetti. Gogov internet sitesi tarafından hazırlanan bir istatistik, Aralık 2020’den bu yana Rusların yalnızca yüzde 27,3’ünün tam aşı olduğunu gösterdi. Yerel olarak geliştirilen 4 aşıya sahip olan Kremlin, Eylül ayına kadar nüfusun yüzde 60’ını aşılamayı hedeflemişti.
Teşvik edici çalışmalara rağmen, Sputnik V aşısı, etkinliğini doğrulayan çalışmalar bulunsa da ihracatta zorluklarla karşı karşıya kalıyor. Zira aşı henüz Dünya Sağlık Örgütü (WHO) veya Avrupa Birliği’nden ruhsat almadı.
Rusya’nın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia Çarşamba günü, 21-27 Eylül tarihlerinde yapılacak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na katılım için Sputnik V aşısı hariç olmak üzere onaylı aşılarından biri ile aşı zorunluluğunu kınadı ve bunu ‘açık bir şekilde ayrımcılık’ olarak tanımladı. 
Putin karantinaya alındığını açıklamadan önce Pazartesi günü Moskova'da Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed ve Tokyo’dan dönen birkaç Paralimpik sporcuyu ağırlamıştı.
Putin birkaç hafta önce, toplantılarının çoğunu video bağlantısı üzerinden gerçekleştirdi ve görüştüğü herkes 14 günlük bir karantina sürecinden geçmek zorunda kaldı.
Salgının ilk dalgası sırasında yani Nisan ve Mayıs 2020’de katı kapanma önlemlerinin uygulanmasından bu yana, Rus makamları kırılgan ekonomiyi korumak için yeni, geniş kapsamlı önlemler ve kısıtlamalar uygulamayı reddediyor.
Putin’in karantinası, Rusya’da sandıklarda koronavirüs bulaşma riskini azaltmak için üç gün (Cumadan pazara) boyunca yapılması planlanan seçimlerle aynı zamana denk geliyor.
Seçmenler, popülaritesi giderek düşen iktidardaki Birleşik Rusya Partisi ile çeşitli adaylar veya partiler arasında Devlet Duması milletvekillerinin seçimini yapacak. Ancak bu seçimler seçmenlerde herhangi bir heyecan yaratmıyor. Diğer yandan Kremlin sözcüsü, Rusya Devlet Başkanı’nın elektronik olarak oy kullanmak için kayıt yaptırdığını duyurdu.



Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
TT

Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)

Bir anarşist grup dün yaptığı açıklamada, cumartesi günü Kuzey İtalya'daki demiryolu altyapısına zarar vererek Kış Olimpiyatları'nın ilk gününde tren seferlerini aksattığını iddia etti.

Polis, cumartesi sabahı erken saatlerde farklı noktalarda üç ayrı olay yaşandığını ve özellikle Bologna çevresinde yüksek hızlı ve diğer tren seferlerinde iki buçuk saate varan gecikmelere neden olduğunu bildirdi. Olaylarda kimse yaralanmadı ve trenlerde hasar meydana gelmedi.

Anarşist grup, internette dolaşan açıklamada, Başbakan Georgia Meloni hükümetinin gösterilere yönelik baskısının sokak çatışmalarını "boşa" çıkardığını, bu nedenle başka protesto biçimleri bulmak zorunda kaldıklarını belirtti.

İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)

Açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Bu nedenle, sonraki aşamalarda hayatta kalabilmek için gizli ve merkezi olmayan çatışma yöntemleri benimsemek, cepheleri genişletmek ve öz savunma ile sabotaja başvurmak gerekli görünmektedir."

Polis henüz açıklamayla ilgili bir yorum yapmadı. Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini, anarşist grubun peşine düşeceğine söz verdi. Aynı zamanda ulaştırma bakanı olan Salvini, X platformunda şunları yazdı: "Bu suçluları yakalamak ve nerede olurlarsa olsunlar ortadan kaldırmak, hapse atmak ve onları savunanlarla yüzleşmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız."

Anarşist grup, Olimpiyatları "milliyetçiliğin yüceltilmesi" olarak kınadı ve etkinliğin kalabalık kontrolü ve gözetim yöntemleri için bir "test alanı" sağladığını belirtti. Meloni, pazar günü protestocuları ve vandalları kınayarak, onları "İtalya'nın düşmanları" olarak nitelendirdi.


Hamaney: Protestolar, Amerika ve İsrail tarafından planlanan bir darbe girişimidir

Hamaney, devrimin yıldönümü vesilesiyle dün ayakta durarak televizyondan yaptığı konuşmada İran halkına hitap etti (Yüksek Liderin internet sitesi)
Hamaney, devrimin yıldönümü vesilesiyle dün ayakta durarak televizyondan yaptığı konuşmada İran halkına hitap etti (Yüksek Liderin internet sitesi)
TT

Hamaney: Protestolar, Amerika ve İsrail tarafından planlanan bir darbe girişimidir

Hamaney, devrimin yıldönümü vesilesiyle dün ayakta durarak televizyondan yaptığı konuşmada İran halkına hitap etti (Yüksek Liderin internet sitesi)
Hamaney, devrimin yıldönümü vesilesiyle dün ayakta durarak televizyondan yaptığı konuşmada İran halkına hitap etti (Yüksek Liderin internet sitesi)

İran'ın dini lideri Ali Hamaney, ülkedeki son protestoların Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail tarafından düzenlenen bir darbe girişimi olduğunu söyledi.

Televizyonda yayınlanan konuşmasında Hamaney, yaşananların "kendiliğinden gelişen protestolar değil, ülkenin yönetimindeki hassas noktaları hedef almak amacıyla yapılmış bir Amerikan-Siyonist komplosu" olduğunu ifade etti.

Hamaney'in konuşması, ocak ayındaki protestolar hakkındaki tutumları nedeniyle "Reform Cephesi" lideri Azer Mansuri'nin yanı sıra parlamenterler ve eski yetkililer de dahil olmak üzere önde gelen reformcu isimleri hedef alan bir gözaltı dalgasıyla eş zamanlı olarak geldi.

Diğer yandan, Ermenistan'ın başkenti Erivan'da konuşan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran'la yapılacak herhangi bir müzakerede "kırmızı çizgileri" belirleyecek "tek kişinin" Başkan Donald Trump olduğunu söyledi.


Çekya Başbakanı Babis: Ukrayna'da barışı Boris Johnson engelledi

Ateşkes görüşmelerine rağmen Ukrayna'nın güneyindeki cephe hattında çatışmalar sürüyor (AFP)
Ateşkes görüşmelerine rağmen Ukrayna'nın güneyindeki cephe hattında çatışmalar sürüyor (AFP)
TT

Çekya Başbakanı Babis: Ukrayna'da barışı Boris Johnson engelledi

Ateşkes görüşmelerine rağmen Ukrayna'nın güneyindeki cephe hattında çatışmalar sürüyor (AFP)
Ateşkes görüşmelerine rağmen Ukrayna'nın güneyindeki cephe hattında çatışmalar sürüyor (AFP)

Çekya Başbakanı Andrej Babis, Ukrayna savaşının daha ilk aylarda bitirilmemesinden eski Birleşik Krallık Başbakanı Boris Johnson'ı sorumlu tuttu. 

Ülkesinin TN.cz adlı internet sitesine cumartesi günü konuşan 71 yaşındaki politikacı, Mart 2022'de İstanbul'da başlatılan müzakereleri işaret etti. 

2019-2022'de Birleşik Krallık Başbakanı olan Boris Johnson'ın meseleye karışmasından önce Rusya ve Ukrayna'nın nihai anlaşmaya varmaya çok yaklaştığını savunarak şöyle dedi:

Aslında Nisan 2022'de anlaşma tamamlanmak üzereydi ama sonra Boris Johnson belirdi. Bu çatışmanın sürmesinden çıkarları vardı.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da önceki aylarda verdiği bir röportajda "Dönemin Birleşik Krallık Başbakanı Boris Johnson'ın talebi ve Avrupa'nın buna itirazsız bir şekilde rıza göstermesiyle, ki suç ortaklığı da yapmış olabilirler, İstanbul anlaşmaları bozuldu" ifadesini kullanmıştı. 

Babis, Donald Trump yönetiminin arabuluculuk çalışmalarından umutlu olduğunu belirtti:

Müzakereler yoğun. Savaşı bitirip Ukrayna için istikrarlı güvenlik güvenceleri yaratacakları uzun vadeli bir çözüme yaklaşıyorlar gibi görünüyor. Avrupa bunu Donald Trump olmadan beceremez.

2026, Washington, Kremlin ve Kiev arasındaki üçlü görüşmelerin hız kazandığı bir yıl oldu. 

Taraflar, Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) başkenti Abu Dabi'de iki tur müzakere gerçekleştirdi. 

Kapalı kapılar ardından gerçekleşen görüşmelere dair ayrıntı vermekten kaçınılıyor. 

İkinci turu perşembe günü düzenlenen görüşmelerde Kiev ve Kremlin, toplamda 314 savaş esirinin takası için anlaşmıştı. Ayrıca Washington ve Moskova arasında "acil askeri iletişim hattının" tekrar açılacağı bildirilmişti. 

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla Reuters'a konuşan güvenlik yetkilileri, ABD'nin martta ateşkes imzalanmasını hedeflediğini aktarıyor. 

ABD ve Ukrayna arasında yürütülen temaslarla belirlenen bu takvimin "fazla iddialı" olduğunu vurgulayan kaynaklar özellikle toprak tavizi ve güvenlik garantisi konularında henüz uzlaşı sağlanamadığına dikkat çekiyor. 

Rusya halihazırda Ukrayna topraklarının yaklaşık yüzde 20'sini kontrol ediyor. Bu topraklar arasında Donbas'ın sanayi merkezi Luhansk ve Donetsk'in büyük bir kısmıyla Zaporijya ve Herson'un bazı bölgeleri ve Kırım yer alıyor.

Independent Türkçe, RT, Reuters