Molla Birader, Taliban saflarında çatışma yaşandığını yalanladı

Abdulgani Birader geçtiğimiz çarşamba günü bir televizyon kanalın röportaj verdi. (Reuters)
Abdulgani Birader geçtiğimiz çarşamba günü bir televizyon kanalın röportaj verdi. (Reuters)
TT

Molla Birader, Taliban saflarında çatışma yaşandığını yalanladı

Abdulgani Birader geçtiğimiz çarşamba günü bir televizyon kanalın röportaj verdi. (Reuters)
Abdulgani Birader geçtiğimiz çarşamba günü bir televizyon kanalın röportaj verdi. (Reuters)

Afganistan’daki Taliban Hareketi’nin ilan ettiği hükümetteki Başbakan Yardımcısı Molla Abdulgani Birader geçtiğimiz çarşamba günü, Taliban içerisinde yaşanan çatışma sırasında yaralandığı ya da öldürüldüğü yönündeki söylentileri yalanlamak için televizyona çıktı. Resmi bir televizyon kanalına röportaj verdi.
DPA’nın haberine göre Molla Birader verdiği kısa röportajda, söz konusu iddialar sırasında Kabil dışında bir seyahatte olduğunu ve iletişim kurarak iyi olduğunu bildirmek içine elinde herhangi bir iletişim aracı bulunmadığını söyledi. Birader sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bazı medya kuruluşlarında, iç çatışmalar olduğuna yönelik bazı haberler var. Bu haberler doğru değil. Aramızda herhangi bir ailede dahi olmayan bir merhamet ve şefkat var. Taliban güç veya konum için birbirleriyle savaşmıyor. Sadece Afganistan işgalini sona erdirmek için savaşıyor.”
Yakın zamanda çıkan haberlerde, Taliban liderliğinin kabinenin oluşumundan memnun olmadığına işaret ediliyor. Hakkani ağına daha fazla yetki verildiği, bunun da iç çatışmaların patlak vermesine neden olduğu öne sürülüyor. Çıkan haberlerde ayrıca Molla Birader’in öldürüldüğü veya yaralandığı yönünde de iddialar vardı.  

Rus saflarından Afganistan açıklaması
Rusya tarafından yönetilen bir askeri örgüt tarafından dün yapılan açıklamada komşu Afganistan'daki kötüleşen durumun ışığında gelecek ay Tacikistan'da büyük tatbikatlar düzenlemeyi planlandığı bildirildi.
Moskova, ABD'nin Afganistan'dan aceleyle çekilmesi ve Taliban'ın ülkeyi ele geçirmesinin ardından bölgedeki önemli bir oyuncu olarak konumunu sağlamlaştırmaya çalışıyor. AFP’nin haberine göre Moskova liderliğindeki Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütüne (KGAÖ) Genel Sekreteri Stanislav Zas, örgütün eski Sovyet ülkesinde birkaç ‘büyük ölçekli tatbikat’ yapılacağını bildirdi.
 KGAÖ’nün altı üyesi arasında Afganistan ile sınır paylaşan tek ülke Tacikistan. Eğitimlerin ‘yılın en büyük tatbikatlarını kapsayacağını söyleyen Zas, KGAÖ’nün Afganistan sınırındaki ‘durumun kötüleşmesi’ halinde Tacikistan'ın güvenliğini sağlamak için ‘toplu önlemler’ aldığını da sözlerine ekledi. KGAÖ tarafından yayınlanan ortak bildiride, Afganistan'daki kötüleşen güvenlik durumundan endişe duyulduğu vurgulandı.
Zas, tatbikat açıklamasını Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov tarafından geçtiğimiz çarşamba günü yapılan ve Moskova’nın Taliban’ın aşırılık yanlısı grupların Afganistan'ın komşularına saldırı başlatmasını önlemeye yönelik vaatlerini yerine getirip getirmediğini izlediği uyarsının ardından yaptı.
Rusya ve Çin ile müttefik ülkeler bu hafta Tacikistan'da Afganistan konulu çok sayıda toplantı gerçekleştiriyor. Rusya, Taliban'ın geçtiğimiz ay Kabil'i ele geçirmesiyle sonuçlanan çok sayıda saldırı başlatmasından bu yana, son aylarda Orta Asya'daki askeri tatbikatları yoğunlaştırdı.
Moskova yönetimi KGAÖ üyesi Kırgızistan ve Tacikistan’dakilerin yanı sıra Afganistan ile 144 km sınır paylaşan, bloğun eski üyesi Özbekistan ile de ortak tatbikatlar gerçekleştirdi.

 


Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.