ABD, 22 yaşındaki YouTuber Gabby Petito'yu arıyor

Sosyal medya kullanıcılarının, Gabby Petito'nun Insatgram hesabından paylaşılan bu son fotoğrafta diğer gönderilerin aksine yer bilgisi bulunmadığına dikkat çekmesi üzerine paylaşımı başkasının yapmış olabileceği şüphesi gündeme geldi (Instagram/gabspetito)
Sosyal medya kullanıcılarının, Gabby Petito'nun Insatgram hesabından paylaşılan bu son fotoğrafta diğer gönderilerin aksine yer bilgisi bulunmadığına dikkat çekmesi üzerine paylaşımı başkasının yapmış olabileceği şüphesi gündeme geldi (Instagram/gabspetito)
TT

ABD, 22 yaşındaki YouTuber Gabby Petito'yu arıyor

Sosyal medya kullanıcılarının, Gabby Petito'nun Insatgram hesabından paylaşılan bu son fotoğrafta diğer gönderilerin aksine yer bilgisi bulunmadığına dikkat çekmesi üzerine paylaşımı başkasının yapmış olabileceği şüphesi gündeme geldi (Instagram/gabspetito)
Sosyal medya kullanıcılarının, Gabby Petito'nun Insatgram hesabından paylaşılan bu son fotoğrafta diğer gönderilerin aksine yer bilgisi bulunmadığına dikkat çekmesi üzerine paylaşımı başkasının yapmış olabileceği şüphesi gündeme geldi (Instagram/gabspetito)

ABD'de hem yerel hem de federal güvenlik güçleri, nişanlısıyla çıktığı geziden sonra haftalardır kendisinden haber alınamayan genç kadını arıyor.
New York eyaletinin Long Island bölgesinde yaşayan Gabby Petito, nişanlısı Brian Laundrie'yle birlikte haziran sonuna doğru ülkeyi gezmek için yola çıkmıştı. İkili arabayla ülkenin Batı Kıyıları'ndaki ulusal parkları gezmeyi planlıyordu.
North Port Polisi Emniyet Müdürü Todd Garrison, perşembe günkü açıklamasında 22 yaşındaki genç kadının gezisi sırasında ailesiyle düzenli olarak konuştuğunu fakat iletişimin ağustos sonunda aniden kesildiğini belirtti.
İkili, gezilerinin fotoğraflarını Instagram'dan da paylaşıyordu. Petito, sosyal medya hesabından 10 Temmuz, 16 Temmuz ve 26 Temmuz'da farklı fotoğrafların bulunduğu gönderiler paylaşmıştı.
12 Ağustos'taysa Utah eyaletinin Moab bölgesinde bir polis devriyesi, Petito ve Laundrie'yle karşılaşmıştı.
Ekipler çiftin arasında bir tartışma yaşandığını, bunun da kavgaya dönüşmüş gibi göründüğünü belirtmişti.
Görevliler, çiftin aracını durdurarak Petito ve Laundrie'yle konuşmuşlardı.
Polis memuru Eric Pratt'in raporunda "İki kişi de birbirlerini sevdiğini, evlenmek üzere nişanlandığını ve kimse hakkında resmi bir soruşturma açılmasını istemediğini söyledi" ifadeleri yer almıştı.
Ekipler, güvenlikleri için Petito ve Laundrie'ye bir geceliğine ayrı kalmalarını, acil bir durum olduğunda birbirlerine cep telefonundan ulaşmalarını söylemişti.
Polis memuru Daniel Robbins'in raporunda da tartışmanın çiftler arasında ciddi bir saldırıyla sonuçlanmadığını fakat Petito'nun "kafasının karışmış ve duygusal bir halde olduğu" belirtilmişti.
19 Ağustos'ta çift, "Nomadic Statik" adlı YouTube kanalları üzerinden geziye çıktıkları aracın bulunduğu bir video yayımlamıştı.
Fakat ağustos sonunda Petito'nun ailesiyle düzenli kurduğu iletişim aniden sonlandı. Genç kadının annesi Nicole Schmidt, en son kızının Wyoming eyaletindeki Grand Teton Ulusal Parkı'nda olduğunu haber ettiğini belirtti.
Schmidt, kızının numarasından kendisine en son 27 ve 30 Ağustos'ta mesaj gönderildiğini fakat kızıyla telefon üzerinden doğrudan konuşamadığını söyledi. Ayrıca anne, bu mesajların "sahte olduğunu ve Petito tarafından gönderilmediğini" de söyledi.
Perşembe günkü basın toplantısında Petito'nun ailesinin avukatı Richard Stafford, ailenin genç kadınla en son 30 Ağustos'ta haberleştiğini fakat kendilerine gelen cep telefonu mesajlarının Petito tarafından yazıldığından emin olmadıklarını belirtti. Avukat, mesajın içeriğine ya da ailenin söz konusu şüphelerine dair detayları paylaşmadı.
Petito'nun son Instagram paylaşımı da 25 Ağustos'taydı.
Öte yandan, polis Laundrie'nin 1 Eylül'de North Port'taki aile evine döndüğünü bildirdi. Çiftin birlikte geziye çıktığı araca el koyan polis, arabanın içinde birtakım şeyler bulunduğunu ve bunların FBI tarafından detaylı bir incelemeden geçirileceğini açıkladı. Araçta neler bulunduğuna dair detaylı bilgi verilmedi.
Bu sırada hâlâ kendisinden haber alınamadığı için Petito'nun ailesi 11 Eylül'de kayıp ihbarında bulundu.
Bunun üzerine ekipler Laundrie'nin evine gitti. North Port Polisi Sözcüsü Josh Taylor'ın açıklamasına göre ekipler Laundrie ve ailesiyle konuşmaya çalıştığında, aile iletişim kurmayı reddetti ve polislere avukatlarıyla konuşmalarını söyledi.
Perşembe günkü basın toplantısında Petito'nun ailesinin avukatı Stafford, ailenin yazdığı bir mektubu okudu. Mektupta, Laundrie'nin ailesinin soruşturmaya destek vermesi isteniyordu:
"Lütfen, eğer senin ya da ailenin biraz olsun haysiyeti varsa, lütfen, Gabby'nin nerede olduğunu bize söyleyin. Onu doğru yerlerde mi arıyoruz, söyleyin. Tek istediğimiz Gabby'nin eve gelmesi. Lütfen bunun gerçekleşmesi için bize yardım edin"
Ayrıca avukat, Petito'nun ailesinin Laundrie'nin ailesiyle eylül başında doğrudan iletişime geçip Petito'nun nerede olduğuna dair bilgi istediğini fakat ailenin cevap vermeyi reddettiğini de söyledi.
Ailenin mektubunda, "Ne yemek yiyebiliyoruz ne de uyuyabiliyoruz. Hayatlarımız paramparça halde" ifadelerine de yer verildi.
Öte yandan, perşembe günü gece saatlerinde Laundrie'nin evinin önünde toplanan bir grup, ailenin soruşturmaya destek vermemesini eleştirerek "Gabbie nerede?" sloganlarıyla protesto düzenledi.

Independent Türkçe, CNN, FOX, Daily Mail

 


Manchester United taraftarı saçını yine kesemedi

Manchester United taraftarı Frank Ilett, meydan okumasına başlamadan önce ve 500 güne yaklaşırken (@TheUnitedStand/Instagram)
Manchester United taraftarı Frank Ilett, meydan okumasına başlamadan önce ve 500 güne yaklaşırken (@TheUnitedStand/Instagram)
TT

Manchester United taraftarı saçını yine kesemedi

Manchester United taraftarı Frank Ilett, meydan okumasına başlamadan önce ve 500 güne yaklaşırken (@TheUnitedStand/Instagram)
Manchester United taraftarı Frank Ilett, meydan okumasına başlamadan önce ve 500 güne yaklaşırken (@TheUnitedStand/Instagram)

Bir Manchester United taraftarı, takımı üst üste 5. galibiyetini alma şansını değerlendiremeyince 500 gün sonra saçını ilk defa kestirme fırsatını kaçırdı.

29 yaşındaki Frank Ilett, Ekim 2024'te kulüp üst üste 5 maç kazanana kadar saçını kestirmeyeceğine yemin etmişti. Ancak United'ın geçen sezon yaşadığı zorluklar, beklediğinden daha uzun bir bekleme süresine yol açtı ve artık saçları komik derecede fazla uzamış durumda.

The United Strand adlı Instagram hesabındaki günlük video güncellemeleri milyonlarca görüntülenme alan Ilett, saçını, tedavi sonucu saçları dökülen genç kanser hastalarına peruk sağlayan hayır kurumu The Princess Trust'a bağışlamayı planlıyordu.

Ilett yemin ettiğinde United'ın teknik direktörü Erik ten Hag'dı ve Hollandalı çalıştırıcının görevden alınmasının ardından halefi Ruben Amorim geçen yılki sıkıntılı sezonda sadece üç kez üst üste kazanabildi.

Amorim'in ayrılmasının ardından Michael Carrick, Manchester City, Arsenal, Fulham ve Tottenham Hotspur'a karşı üst üste 4 galibiyet elde ederek, salı günü West Ham United deplasmanında 5. galibiyeti alma şansını yakaladı.

Ancak formdaki Çekiçler'e karşı United, Londra Stadyumu'nda sadece 1-1'lik bir beraberlik elde edebildi; Casemiro'nun golü iptal edildikten sonra Tomas Soucek'in perdeyi açan golünü Benjamin Sesko'nun 96. dakikada attığı golle eşitledi.

Ilett içinse, sosyal medyada milyonlarca takipçisiyle paylaşmayı planladığı, sonunda devasa saçlarından kurtulma fırsatı da suya düştü.

Ocak ayı başında görevden alınan Amorim'in yerine geçen eski United orta sahası Carrick, çocuklarının West Ham'ı yenmenin ek önemini kendisine anlattığını ve Ilett'in meydan okumasının onu gülümsettiğini söyledi.

Carrick, "Çocuklarım bu durumdan haberdar olmamı sağladı ama bu kesinlikle profesyonel düzeyde takım konuşmalarına girmeyecek" dedi.

Olan biteni anlayabiliyorum ve bu beni gülümsetiyor ama sonuçta bir etkisi olmayacak.

Independent Türkçe


İzlanda, Washington'da neden lobici tuttu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

İzlanda, Washington'da neden lobici tuttu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Yeni bir habere göre ABD Başkanı Donald Trump, Grönland ve İzlanda'yı o kadar çok birbirine karıştırdı ki Reykjavík tavsiye almak için Washington D.C.'de bir lobici tuttu.

Trump, ocak ayında Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda yaptığı konuşmasında Grönland ve İzlanda'yı defalarca karıştırdı.

Başkan, Beyaz Saray'a dönmeden önce bile, Danimarka'nın yarı özerk bölgesi Grönland'ın ABD tarafından satın alınması için baskı yapıyordu. Trump, ülkenin "ulusal güvenlik" amacıyla Grönland'a ihtiyacı olduğunu öne sürerek, Rusya ve Çin gibi hasım ülkeler tarafından tehdit edildiği uyarısında bulunuyor.

Davos konuşmasında Trump, Avrupa ülkelerine atıfta bulunarak, "İzlanda konusunda bizim yanımızda değiller, bunu size söyleyebilirim" dedi. Ancak Avrupa liderleri Trump'ı Grönland konusunda eleştirmiş ve bir açıklamada, mineral bakımından zengin Arktik adasının "halkına ait olduğunu" yazmıştı.

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, Trump'ın konuşmasında Grönland'a yanlışlıkla İzlanda demediğini asılsız bir şekilde iddia etti.

The Bulwark'ın salı günü yayımladığı bülten, İzlanda'nın ABD Büyükelçisi Svanhildur Hólm Valsdóttir'in, "Birleşik Devletler yönetimiyle ilişkilerde stratejik danışmanlık sağlaması" için Brownstein Hyatt Farber Schreck adlı lobi şirketini görevlendirdiğini ortaya koydu.

The Bulwark, Adalet Bakanlığı'nın geçen çarşamba tarihli dosyasında yer alan ve lobi şirketinin avukatlarından Jason Buckner'ın büyükelçiye yazdığı, anlaşmayı detaylandıran mektubu kaynak gösterdi. Anlaşma, gelecek 6 ay için aylık 25 bin dolarlık danışmanlık ücretini içeriyordu.

Dosyada Brownstein'in İzlanda hükümetine yardımcı olmak için yapacakları, yetkilileri ABD yönetimi paydaşlarıyla tanıştırmak ve İzlanda için "ortaya çıkan öncelikler konusunda yapıcı geri bildirim" vermek de dahil ayrıntılı olarak ele alınmıştı.

cfvgbhy
Trump, geçen ay Davos'taki konuşmasında ABD'nin Danimarka topraklarını satın alması için baskı yaparken Grönland ve İzlanda'yı defalarca karıştırmış gibi görünüyordu (Jonathan Nackstrand/AFP)​​​​​

Bu yeni ilişkinin Trump'ın son yorumlarıyla doğrudan ilgisi açık olmasa da The Bulwark, zamanlamasının ilginçliğine dikkat çekti.

Bültende şöyle dendi:

[Anlaşma] sadece Trump'ın kavgacı Davos konuşmasında Grönland yerine tekrar tekrar İzlanda demesinden bir hafta sonra gerçekleşmekle kalmadı, aynı zamanda ocak ayında Trump'ın İzlanda büyükelçisi adayı Billy Long, Temsilciler Meclisi'nden eski çalışma arkadaşlarına ülkenin kendisinin vali olarak atanmasıyla Amerika'nın 52. eyaleti olacağı konusunda şaka yapmıştı.

Long daha sonra yaptığı yorumlar için özür dileyerek, kâr amacı gütmeyen haber sitesi Arctic Today'e şunları söylemişti:

Ciddi bir şey yoktu, üç yıldır görüşmediğim bazı kişilerle birlikteydim ve [Louisiana Valisi'yle Grönland Özel Elçisi] Jeff Landry'nin Grönland valisi olmasıyla ilgili şakalaşıyorlardı ve benimle ilgili de şaka yapmaya başladılar. Eğer birileri bundan rahatsız olduysa özür dilerim.

Independent, yorum için Washington'daki İzlanda Büyükelçiliği'yle iletişime geçti.

Independent Türkçe


Muhteşem Marty, masa tenisi turizmini patlattı

1950'lerde geçen Muhteşem Marty'de Timothée Chalamet, Marty Mauser rolünde. Film, masa tenisi turizmine yeni bir ilgi uyandırdı (A24)
1950'lerde geçen Muhteşem Marty'de Timothée Chalamet, Marty Mauser rolünde. Film, masa tenisi turizmine yeni bir ilgi uyandırdı (A24)
TT

Muhteşem Marty, masa tenisi turizmini patlattı

1950'lerde geçen Muhteşem Marty'de Timothée Chalamet, Marty Mauser rolünde. Film, masa tenisi turizmine yeni bir ilgi uyandırdı (A24)
1950'lerde geçen Muhteşem Marty'de Timothée Chalamet, Marty Mauser rolünde. Film, masa tenisi turizmine yeni bir ilgi uyandırdı (A24)

Muhteşem Marty (Marty Supreme) gösterime girdiği günden bu yana 147 milyon doların üzerinde hasılat elde ederek muazzam bir başarı yakaladı ve şimdi de yeni bir turizm ilgisine yol açıyor.

New York'ta geçen ve Marty Mauser'ın (Timothée Chalamet) para kazanmak için masa tenisi becerilerini kullandığı film, artık insanların seyahat etme biçimlerinde de kendini gösteriyor. Seyahat rezervasyon platformu Bokun'a göre, "masa tenisi şampiyonaları" ve "yakınımdaki masa tenisi maçları" için yapılan Google aramaları son bir ayda yüzde 5000 arttı. Filmin setlerinden birine benzeyen masa tenisi barı "Space Ping Pong NYC" için yapılan aramalarsa yüzde 2600 arttı.

1950'lerde geçen film, Bokun'a göre masa tenisi turizmi üzerinde de küresel bir etki yarattı.

Bokun'a göre, mayısta Londra'da OVO Arena Wembley ve Copper Box Arena'da düzenlenecek "2026 Dünya Takım Masa Tenisi Şampiyonası" aramaları, Google'da son 30 günde yüzde 5000 artarak fırladı.

Öte yandan "Amsterdam'da masa tenisi barı" aramaları yüzde 250, "Danimarka'da masa tenisi barları" aramalarıysa yüzde 79 arttı.

Bokun ayrıca, "masa tenisi brunch deneyimleri" aramalarının da yüzde 250 arttığını keşfetti.

Bokun'da Kıdemli Büyüme Pazarlama Müdürü Samuel Jefferies, verilerin seyahat sektörü için bir fırsata işaret etmesinin nedenini açıkladı.

Muhteşem Marty'nin vizyona girmesinin ardından canlı etkinlikler ve ilgili deneyimlere yönelik aramaların hızla artmasıyla birlikte, film ve televizyonun kültürel hızlandırıcılar işlevi görmeye devam ettiği açık. Niş ilgi alanlarını ana akıma taşıyor ve turistik mekanlara, etkinliklere ve deneyimlere yeni bir soluk getiriyor. Filmin vizyona girmesinden bu yana 'Dünya takımlar masa tenisi şampiyonası 2026' aramalarının yüzde 5000'den fazla artmasıyla, film canlı etkinlik turizmi üzerinde doğrudan bir etkiye sahip. Londra'da düzenlenen bu etkinlik, güçlü kültürel anların küresel turizmi nasıl artırabileceğini yansıtıyor. Daha da ilginci, Muhteşem Marty'nin yükselen sosyal spor deneyimleri trendi üzerindeki etkisi. Google arama trafiğinde küresel olarak masa tenisi barları ve masa tenisi mekanlarına yönelik aramalarda artış görülmesiyle, filmin 2026'daki seyahat deneyimleri ve seçimleri üzerinde önemli bir etkiye sahip olacağını tahmin ediyoruz.

Independent Türkçe