Mısır ve Sudan’dan Nahda Barajı müzakerelerine devam talebi

Mısır ve Sudan’dan BMGK’nın açıklamasına dayanarak Nahda Barajı müzakerelerine devam etme talebi

Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri ve Kongolu mevkidaşı Christophe Lutundula ile birlikte (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri ve Kongolu mevkidaşı Christophe Lutundula ile birlikte (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır ve Sudan’dan Nahda Barajı müzakerelerine devam talebi

Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri ve Kongolu mevkidaşı Christophe Lutundula ile birlikte (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri ve Kongolu mevkidaşı Christophe Lutundula ile birlikte (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır ve Sudan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) Afrika Birliği (AfB) Başkanı’nı destek amacıyla uluslararası gözlemcileri sürece aktif olarak katılmaya çağıran açıklamasına dayanarak Kahire, Hartum ve Addis Ababa arasındaki Nahda (Hedasi/Rönesans) Barajı müzakerelerini en kısa zamanda yeniden başlatma isteklerini dile getirdiler. Etiyopya hükümeti ise, BMGK’nın su haklarıyla ilgili bir konuda tutumunu açıklamasından duyduğu üzüntüyü dile getirerek, bunun yetkisinin ötesinde olduğunu vurguladı.
BM Güvenlik Konseyi, Çarşamba günü Mısır, Etiyopya ve Sudan'ı, bölgesel gerilimi artıran Nil Nehri üzerindeki Rönesans Barajı konusunda bir anlaşmaya varmak için Mısır, Sudan ve Etiyopya’ya AfB gözetiminde müzakerelere yeniden dönme çağrısı yaptı. BMGK, projesi Tunus tarafından sunulan başkanlık açıklamasında, anlaşmanın herkes için kabul edilebilir olması ve barajın makul bir sürede doldurulması ve işletilmesi konusunda bağlayıcı olması gerektiğini belirtti.
Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, geçtiğimiz Nisan ayından bu yana askıya alınan müzakere sürecinin yeniden başlatılmasına yönelik hazırlık gibi görünen bir adımla, Afrika Birliği'ne başkanlık eden Kongo Demokratik Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Christophe Lutundula ile dün Kahire’de bir araya geldi. Söz konusu ziyaret, Bakan Lutundula’nın Hartum ve Addis Ababa'yı kapsayan üçlü turunun bir parçası olarak geldi.
Bakan Şukri, Lutundula ile düzenlediği basın toplantısında, Mısır'ın Kongo Cumhuriyeti'nin Rönesans Barajı’na yönelik müzakere sürecindeki liderliğine duyduğu güveni ve müzakereleri yeniden başladığına dair en yakın zamanda davet alma arzusunu dile getirdi.
Mısırlı Bakan, BM Güvenlik Konseyi'nin açıklamasında belirtilenlerin uygulanması çerçevesinde müzakerelerin yeniden başlatılması için AfB Başkanı'nı destekleyen uluslararası gözlemcilerin aktif katılımını ve  barajın doldurulması ve işletilmesine ilişkin bağlayıcı bir anlaşma metninin makul bir sürede hızlıca sonuçlandırılmasını şart koştu. 
Bakan Şukri’ye göre Güvenlik Konseyi tarafından yayınlanan açıklama, AfB’ye, Afrika sorunlarına Afrika'nın çözüm getirmesi ilkesini uygulayarak Rönesans Barajı müzakerelerinde arabuluculuk sürecinin lideri olarak misyonunu yerine getirmesi için önemli ve gerekli desteği sağlıyor. Ayrıca AfB Başkanı'na üç ülke tarafından üzerinde anlaşmaya varılan uluslararası gözlemcilerin uzmanlığından yardım alma fırsatı vererek rolünü güçlendiriyor.
Bakan açıklamasında, Mısır'ın, AfB Başkanı'nı destekleyen uluslararası gözlemcilerin aktif katılımıyla ve barajın doldurulması ve işletilmesine ilişkin bağlayıcı bir bağlayıcı bir anlaşma metninin makul bir sürede hızlıca sonuçlandırılması amacıyla müzakereleri yeniden başlatmak için en erken fırsatta davet almayı dört gözle beklediğini ifade etti.
Şukri, Güvenlik Konseyi tarafından yayınlanan açıklamanın avantajlarını sıralayarak, müzakerelerin hızlı bir şekilde yeniden başlatılması ve belirli bir süre içinde bağlayıcı bir yasal anlaşmaya varılması çağrısında bulunduğunu belirtti.
Mısır, Kongo Dışişleri Bakanı'na müzakereleri sürdürme konusundaki tutumunu açıkladı. Ülkesinin teklif edilenlere yanıt vermek için tamamen hazır ve esnek olduğunu vurgulayan Şukri, teklifin dikkatli bir çalışmanın konusu olacağını ve Kongo başkanlığını destekleyeceğini ifade etti. 
Kongo Dışişleri Bakanı ile görüşmeyi “güvenilir ve olumlu" olarak nitelendirdi. Aynı zamanda, Kongo cumhurbaşkanının kendisine ve beraberindeki heyete üç ülkeyi ziyaret etme, yetkilileriyle görüşme ve üç ülke arasındaki diyaloğu sürdürme mesajı taşıma talimatı verdiğini vurguladı.
Şukri, Etiyopya tarafının anlaşma şartlarını yerine getirmesi için müzakereler ve garantilere ilişkin süre sınırı hakkındaki bir soruya cevaben, “Kongo Dışişleri Bakanı, müzakerelerin yeniden başlatılması noktasına ulaşmak için bir eylem planı ve zaman çerçevesi sundu. Ancak müzakerelerin kendisi belirleyici ve askıya alındı. Yeniden  başlatıldığında bununla ilişkili zaman çerçevesinin belirleneceğini umuyoruz” dedi. Kongolu Bakan ise, müzakerelerin bir çözüm bulmak ve tüm tarafların buna yönelik yükümlülüklerini yerine getirmesini sağlamak için bir belge veya protokolün imzalanmasıyla sona ermesi gerektiğini bildirdi. Diğer taraftan Sudan hükümeti de BM Güvenlik Konseyi'nin açıklamasını dengeli ve üç ülkenin çıkarlarını dikkate alan bir açıklama olarak nitelendirdi.
Sudan Dışişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, "Konseyin açıklaması, bölgede güvenlik ve barış üzerinde herhangi bir etkisi olmayacak bir çözüm bulmanın önemine olan hassasiyetini teyit ediyor" dedi. Demokratik Kongo Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı dün Hartum'a gelerek Sudan Dışişleri Bakanı Meryem el-Mehdi ile görüştü. Bakan Mehdi yaptığı açıklamada, ülkesinin, Afrika Birliği gözetiminde, müzakereleri yeniden başlatmaya istekli olduğunu, ancak baraj ile ilgili önceki müzakerelerde uygulanan ve etkisi olmayan yöntemleri değiştirme gereğini vurguladı. Mehdi ayrıca, tarafların müzakere sürecinin üç tarafını tatmin edecek bir anlaşmaya varmalarına yardımcı olmak için Afrika Birliği liderliğindeki gelişmiş arabuluculuk sürecini kabul etmeye çağırdı.
Sudan, Konsey'in açıklamasında, gözlemcilere müzakere sürecinde kolaylaştırıcı bir rol veren beşinci paragrafı uyarınca müzakerelerin yeniden başlamasına yol açacak her türlü sürece katılmaya hazır olduğunu vurguladı.
Mehdi açıklamasında, Etiyopya'nın barajı anlaşma olmadan doldurma sürecine devam etmesini, ‘komşularının egemenliğine saygı duyan ve çıkarlarını koruyan bir ülkeye yakışmayan bir uzlaşmazlık ve Sudan'ın çıkarlarına doğrudan bir tehdit oluşturduğunu ifade etti.
Mehdi, Kongo Cumhurbaşkanlığı ve Afrika Birliği Komisyonu'ndan ortak bir uzmanlar ekibi tarafından hazırlanan, üç ülke arasında üzerinde anlaşmaya varılan noktaların ve çekişme noktalarının bir özetini ve tüm tarafları tatmin eden bir anlaşmaya varmak için tutumların yakınlaştırılmasını içeren bir belge teslim aldı. 
Buna karşılık Etiyopya ise Güvenlik Konseyi'nin açıklaması temelinde ileri sürülebilecek hiçbir iddiayı tanımayacağını açıkladı. Etiyopya'nın Birleşmiş Milletler Temsilcisi, konseyin açıklamasını yasal olarak bağlayıcı olmayan bir biçimde yayınladığını belirterek, konunun Afrika Birliği'ne havale edilerek doğru pozisyon alındığını ifade etti.
Etiyopyalı temsilci, Konsey’in uluslararası sularla ilgili anlaşmazlıkları ele almak için uygun bir yer olmadığını vurguladığını aktardı.
Etiyopya, sonunda Güvenlik Konseyi açıklamasının yayınlanmasına yol açan Tunus'un tutumunu eleştirdi. Etiyopya Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, "Tunus, Güvenlik Konseyi'ni bir tavır almaya zorlayarak tarihi bir hata yaptı" dedi.
Mısır, Sudan ve Etiyopya, Afrika'nın en büyük hidroelektrik enerji kaynağı olması planlanan 6 bin 500 megavat kapasiteli Rönesans Barajı'nın doldurulması ve işletilmesi konusunda 2011 yılından bu yana anlaşmaya varmak için müzakerelerde bulunuyor.
Etiyopya, barajı ekonomik kalkınma için gerekli görürken, Mısır ise Nil'in sulama ve içme suyunun yaklaşık yüzde 97'sini sağladığı için barajı kendisi için hayati bir tehdit olarak görüyor.



Koalisyon, Suudi Arabistan’a yönelik İHA ve seyir füzesi tehdidine müdahale ediyor

Koalisyon, Suudi Arabistan’a yönelik İHA ve seyir füzesi tehdidine müdahale ediyor
TT

Koalisyon, Suudi Arabistan’a yönelik İHA ve seyir füzesi tehdidine müdahale ediyor

Koalisyon, Suudi Arabistan’a yönelik İHA ve seyir füzesi tehdidine müdahale ediyor

Yemen’deki meşru hükümeti destekleyen koalisyon, pazartesi günü Suudi Arabistan’a yönelik insansız hava araçları (İHA) ve seyir füzelerinden kaynaklanan bir tehdidin tespit edilerek takip edildiğini ve tehdide müdahalenin sürdüğünü açıkladı.

Husiler, Suudi Arabistan’daki sivil tesislere yönelik saldırılarını sürdürürken koalisyon sözcüsü Türki el-Maliki dün yaptığı açıklamada, bir mühimmatın Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nın 4 numaralı yolcu terminaline isabet ettiğini bildirdi. Maliki, hava savunma sistemlerinin havalimanı çevresinde bir başka seyir füzesini de önlediğini belirtti.

Maliki ayrıca Hamis Muşayt’ı hedef alan bir balistik füzenin önlenerek imha edildiğini, Doğu Bölgesi’nde ise bir İHA’nın etkisiz hale getirildiğini kaydetti.

Suudi Arabistan Sivil Havacılık Genel Otoritesi ise Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na yönelik saldırıda bir kişinin hayatını kaybettiğini, 11 kişinin yaralandığını açıkladı.

Husilerin Suudi Arabistan’daki havalimanlarını ve sivil tesisleri hedef alan saldırıları, Arap dünyasında ve uluslararası alanda geniş çaplı kınamalara yol açarken Suudi Arabistan’la güçlü bir dayanışma mesajı verildi.


Saddam Hafter, Şeybani’ye “Genel Komutanlık”ın Suriye halkına destek vermeye hazır olduğunu teyit etti

Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Saddam Hafter, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani’yi pazar günü Bingazi’deki komutanlık karargâhında kabul etti. (Genel Komutanlık)
Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Saddam Hafter, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani’yi pazar günü Bingazi’deki komutanlık karargâhında kabul etti. (Genel Komutanlık)
TT

Saddam Hafter, Şeybani’ye “Genel Komutanlık”ın Suriye halkına destek vermeye hazır olduğunu teyit etti

Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Saddam Hafter, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani’yi pazar günü Bingazi’deki komutanlık karargâhında kabul etti. (Genel Komutanlık)
Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Saddam Hafter, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani’yi pazar günü Bingazi’deki komutanlık karargâhında kabul etti. (Genel Komutanlık)

Libya’daki “Ulusal Ordu”nun Genel Komutan Yardımcısı Korgeneral Saddam Hafter, Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani ile Bingazi’ye gerçekleştirdiği ilk ziyaret kapsamında bir araya gelerek çeşitli güvenlik meselelerini ele aldı. Hafter, iki halk arasındaki köklü kardeşlik ve tarihî bağlara dikkat çekti.

Suriye diplomasisi, eş-Şeybani’nin ağustos ayının sonunda başkent Trablus’ta gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından yaklaşık 14 yıllık Libya yokluğunu sona erdirmişti. Görüşmelerde iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin güçlendirilmesi ve ortak iş birliği alanlarının geliştirilmesi hedeflenirken, Suriye’nin Libya Büyükelçiliği de yeniden açılmıştı.

Genel Komutanlık tarafından dün yapılan açıklamada, Saddam Hafter’in Bingazi’deki merkezde gerçekleşen görüşmede Suriye yönetiminin “ülkede güvenlik ve istikrarın sağlanması, geçiş sürecinde karşılaşılan zorlukların aşılması, hayatın normale döndürülmesi ve uluslararası topluma açılım” konularındaki rolünü takdir ettiği belirtildi.

Hafter, Genel Komutanlığın Suriye yönetiminin yanında olduğunu vurgulayarak, “Kardeş Suriye halkına destek olmak ve Suriye’nin Arap ve uluslararası arenadaki konumunu yeniden kazanmasını sağlamak için elimizden gelen her türlü yardımı sunmaya hazırız” ifadelerini kullandı.

scdfb
Saddam Hafter, Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani ve beraberindeki heyetle dün Bingazi’deki Genel Komutanlık merkezinde görüştü. (Genel Komutanlık)

Suriye Dışişleri Bakanı eş-Şeybani ise Suriye yönetiminin Libya’da her düzeyde kalıcı istikrarın sağlanmasına katkıda bulunacak girişimleri desteklemeye önem verdiğini belirtti. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Eş-Şeybani, görüşmede Suriye’deki son gelişmelere ilişkin de bilgi verdi.

Toplantıya Suriye tarafından Genel İstihbarat Teşkilatı Başkanı Tümgeneral Abdülkadir Tahan da katıldı.

Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığına göre görüşmede, ortak ilgi alanlarına giren konularda iş birliğinin geliştirilmesi yolları ele alındı. Bu kapsamda, Bingazi’de Suriye Başkonsolosluğu açılması, iki taraf arasındaki ortak güvenlik meseleleri ve Libya’da kayıp olan Suriye vatandaşlarının durumunun takibi konuları ele alındı.

Suriye’nin Trablus Büyükelçiliği, Libya’nın devrik lideri Muammer Kaddafi’nin Ağustos 2011’de devrilmesinden aylar sonra, 2012 yılında kapatılmıştı. Bu karar, o dönemde Libya’da oluşturulan Ulusal Geçiş Konseyi’nin Suriye devrimini tanımasının ardından alındı. İki ülke arasındaki ilişkiler, devrik Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed döneminde bu tarihten sonra kesildi.

Eş-Şeybani, daha önce 4 Ağustos’ta Libya’nın Şam Büyükelçiliği maslahatgüzarı Velid Hasan Ammar ile de görüşmüştü. Görüşmede iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin geliştirilmesi yolları ele alınmış, karşılıklı ilgi alanına giren çeşitli meseleler hakkında görüş alışverişinde bulunulmuştu.

cvgr
Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani, dün Bingazi’deki Genel Komutanlık merkezine gelişinde (Genel Komutanlık)

 


Libya’da öğretmen hareketi, eğitimi aksatmayı sürdürmekle tehdit ediyor

Libya’nın batısındaki Cenzur’da öğretmenlerin dün düzenlediği protestodan, (Genel Öğretmenler Sendikası)
Libya’nın batısındaki Cenzur’da öğretmenlerin dün düzenlediği protestodan, (Genel Öğretmenler Sendikası)
TT

Libya’da öğretmen hareketi, eğitimi aksatmayı sürdürmekle tehdit ediyor

Libya’nın batısındaki Cenzur’da öğretmenlerin dün düzenlediği protestodan, (Genel Öğretmenler Sendikası)
Libya’nın batısındaki Cenzur’da öğretmenlerin dün düzenlediği protestodan, (Genel Öğretmenler Sendikası)

Libya’da öğretmenlerin grevi, özellikle ülkenin batısındaki bazı bölgelerde eğitimi aksatmayı sürdürdü. Öğretmen Hareketi’nin başkanı, bütün talepleri karşılanana kadar protestoların devam edeceğini açıkladı. Bu tutum, geçici Ulusal Birlik Hükümeti’nin okullarda eğitimin yeniden başlaması yönündeki çağrılarına ve Genel Öğretmenler Sendikası’nın oturma eylemini sona erdirme kararına rağmen değişmedi.

Öğretmen Hareketi Başkanı Eşref el-Hadi, dün basına yaptığı açıklamada, “Öğretmenlerin talepleri resmî olarak karşılanmadan oturma eyleminden ve grevden vazgeçmeyeceğiz. Taleplerimizin başında maaş artışı ve geçmiş dönemlerden kaynaklanan mali farkların ödenmesi geliyor” dedi. El-Hadi, okullara dönüşün, resmî, bağlayıcı ve uygulanabilir kararlarla desteklenmeyen yeni vaatlere dayandırılamayacağını vurguladı.

Anlaşmazlık, eğitim-öğretim yılının 13 Eylül’de başlaması planlanan tarihin üzerinden dört haftadan fazla zaman geçmesine rağmen okullarda eğitimin ne zaman normale döneceği belirsizliğini koruyor. Grev, söz konusu tarihte başlamış ve farklı bölgelerdeki devlet okullarına yayılarak kamu kurumlarının önünde düzenlenen protestolarla devam etmişti.

Buna karşılık Ulusal Birlik Hükümeti Eğitim Bakanı Muhammed el-Karyu, dün ülkenin kuzeybatısındaki Tacura Belediyesi’ne bağlı bazı okulları ziyaret ederken, bakanlığın ve yürütme makamlarının öğretmenlerin haklarını korumaya ve talepleriyle ilgilenmeye önem verdiğini belirtti. El-Karyu, bu yaklaşımın öğretmenlerin eğitim görevlerini yerine getirirken gösterdikleri çabaların takdir edilmesinin bir gereği olduğunu ifade etti.

x
Ulusal Birlik Hükümeti Eğitim Bakanı, dün Tacura’daki okulları ziyaret etti (Bakanlık)

El-Karyu, eğitim kurumlarının istikrarlı biçimde faaliyet göstermesinin ve derslerin düzenli yürütülmesinin, öğrencilerin kapsamlı ve sürdürülebilir eğitim hakkını güvence altına alan temel unsur olduğunu belirterek, bunun öğrencilerin geleceğini ve akademik gelişimini korumak açısından önemine dikkat çekti.

Başbakan Abdülhamid Dibeybe liderliğindeki Ulusal Birlik Hükümeti, Libya Genel Öğretmenler Sendikası ile varılan uzlaşının ardından eğitimin yeniden düzenli biçimde başlamasını sağlamaya çalışıyor. Ancak Öğretmen Hareketi, söz konusu uzlaşmayı nihai bir çözüm olarak kabul etmiyor ve yeterli güvencelerden yoksun olduğunu belirtiyor.

Cumartesi akşamı Trablus’ta Maliye, Yerel Yönetimler, Eğitim, Sağlık, Gençlik, Kültür ve Sanayi ve Madenler bakanlarının yanı sıra Bakanlar Kurulu Genel Sekreteri, belediye başkanları ve eğitim denetim birimlerinin yöneticilerinin katılımıyla geniş kapsamlı bir toplantı düzenlendi. Toplantıda derslerin pazar gününden (dün) itibaren yeniden başlaması çağrısı yapıldı.

Katılımcılar, öğrencilerin eğitim hakkını “ulusal bir öncelik” olarak nitelendirdi. Genel Öğretmenler Sendikası’nın oturma eylemini sona erdirme kararını memnuniyetle karşılayan yetkililer, öğretmenleri okullara dönmeye çağırdı. Açıklamada, “Eğitimin aksamasının sürmesi, öğrenciler ve velileri üzerindeki olumsuz etkileri artırıyor” uyarısında bulunuldu.

Eğitim krizine güvenlik boyutu da eklendi

Eğitim krizine bir güvenlik kurumunun da müdahil olduğunu gösteren dikkat çekici bir gelişme yaşandı. İç Güvenlik Kurumu, cumartesi akşamı yayımladığı açıklamada, eğitim kurumlarının ve eğitim denetim birimlerine ait binaların demir zincirlerle kapatılması ve çeşitli bölgelerde derslerin engellenmesi konusunda uyarıda bulundu.

Kurum, açıklamasında söz konusu düzensizlikler karşısında “seyirci kalmayacağını” belirterek eğitim güvenliğinin ulusal güvenliğin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı. Eğitim kurumlarının baskı aracı olarak kullanılmasının açık bir hukuk ihlali teşkil ettiğini kaydetti.

İç Güvenlik Kurumu, protestoları kışkırtmakla, uygulamakla veya siyasi amaçlarla istismar etmekle suçlanan kişilerin “hukuki ve ahlaki sorumluluk taşıdığını” belirtti. Kurum ayrıca, olaya karıştığı tespit edilen kişiler hakkında kararlı hukuki ve güvenlik tedbirleri alınması amacıyla yargı makamlarıyla koordinasyon yürütüleceğini duyurdu.

Yerel gözlemciler, bu açıklamayı okulların kapalı tutulmasının sürmesine yönelik doğrudan bir tepki olarak değerlendirdi. Gelişmenin, krize yaklaşımın sendikal ve idari çerçevenin ötesine geçerek güvenlik boyutuna taşındığına işaret ettiği belirtildi.

Şarku’l Avsat’ın Libya Haber Ajansı’dan aktardığıma göre ajansa açıklamalarda bulunan Teknik ve Mesleki Eğitim Bakanlığı Teknik ve Ortaöğretim Enstitülerinden Sorumlu Müsteşarı Abdülkadir ez-Zuruk Gani, öğretmenlerin taleplerinin resmî olarak ilgili bakana iletildiğini ve inceleme aşamasında olduğunu belirtti.

Taleplerin “meşru ve yasalarla güvence altına alınmış” olduğunu belirten Gani, öğretmenlerin haklarının korunması ve eğitimin en kısa sürede yeniden başlaması için diyaloğun sürdürülmesi çağrısında bulundu. Gani, gerekli işlemler tamamlanıp resmî karara varılmadan, eğitim takvimine ilişkin herhangi bir tarih açıklamayacaklarını da ifade etti.

Ülkenin doğusundaki Bingazi’de Eğitim Denetim Birimi Başkanı Cuma Halife de cumartesi günü kentteki öğretmen sendikası başkanı, okul yöneticileri ve sendika temsilcileriyle yaptığı toplantıda öğretmenlerin haklarına destek verdi. Halife, öğretmenlere hak ettiklerinin verilmesinin ve mesleki ve ekonomik koşullarının istikrara kavuşturulmasının önemini vurguladı.

Öğretmen Hareketi’nin talepleri arasında maaş cetvelinin birleştirilmesi, geçmiş dönemlerden kalan ücret farklarının ödenmesi, sağlık sigortasının uygulamaya konulması ve Öğretmeni Koruma Kanunu’nun yürürlüğe geçirilmesi bulunuyor.

Hükümet daha önce ekim ayı maaşından itibaren birleşik maaş cetvelini uygulamaya koymayı, ders saati ek ödeneğini düzenli ödemeyi, geçmiş dönemlere ait ücret farklarını belirlemeyi ve eğitim çalışanlarını sağlık sigortası sistemine dâhil etmek için çalışma yürütmeyi taahhüt etmişti.

Ancak hükümetin ve sendikanın açıklamalarına rağmen, Öğretmen Hareketi’nin protestoları sürdürme konusundaki ısrarı nedeniyle okullarda eğitimin ülke genelinde ne ölçüde normale döneceği belirsizliğini koruyor.