Avrupa'da normalleşme enerji krizinin kapısını araladı, fiyatlar öngörülebilir olmaktan çıktı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Avrupa'da normalleşme enerji krizinin kapısını araladı, fiyatlar öngörülebilir olmaktan çıktı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Avrupa ekonomisinin yaklaşık 2 yıldır süren yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının etkilerini atlatarak normalleşme sürecine girme çabası kıtada enerji talebinin hızla artmasına yol açıyor.
Talepteki artış, kıtada rüzgardan elektrik üretiminin düşmesi, yer altı doğal gaz depolama tesislerindeki doluluk oranının yüzde 30'a gerilemesi ve Rusya'dan tedarik edilen doğal gaz miktarının azalmasıyla rekor kıran gaz fiyatları, öngörülebilir olmaktan çıktı.
Rus enerji şirketi Gazprom Başkanı Aleksey Miller, Avrupa'daki yer altı depolama tesislerindeki doğal gaz açığının 22,9 milyar metreküp seviyesine ulaştığını belirtti.
Ayrıca kuraklık nedeniyle hidroelektrik santrallerinde üretimin düşmesi ve bu açığın kapatılması amacıyla artan elektrik talebini karşılamak için daha fazla gaz kullanılması da kıta genelinde doğal gaz tüketiminin yüzde 20'nin üzerinde artmasına yol açtı.
Brüksel merkezli düşünce kuruluşu Bruegel verilerine göre, Avrupa piyasalarında ocak ayında megavatsaati 20 avro seviyesinde olan doğal gaz fiyatları geçen hafta megavatsaat başına 77 avroya kadar yükselerek rekor kırdı.
Avrupa'da doğal gaz fiyatlarının geleceğine ilişkin öngörüde bulunmanın imkansız olduğunu söyleyen uzmanlara göre, hükümetler ekonomik büyümeyi devam ettirebilmek için fiyat artışlarına karşı çözüm geliştirmek zorunda kalacak.
Enerji Ekonomisi ve Finansal Analiz Enstitüsü (IEEFA) Analisti Ana Maria Jaller-Makarewicz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, doğal gaz arz ve talebindeki uyumsuzluğun giderek arttığını belirterek, "Geçen yıl Kovid-19 nedeniyle görülen düşük talebin ardından, bu yıl daha fazla insanın tatile gitmesi, restoran, iş yerleri ve okulların açılmasıyla yaşanan normalleşme Avrupa'da doğal gaz talebinin neredeyse kış döneminde görülen seviyeye kadar çıkmasına yol açtı. Bu yüksek talep, yer altı depolarının doluluk oranının düşük olması ve Rusya'dan ithal edilen gaz miktarının düşmesiyle birleşince spot piyasadaki gaz fiyatları öngörülebilir olmaktan çıktı" diye konuştu.
Jaller-Makarewicz, küresel bir emtia olan doğal gaz fiyatlarının tüm piyasalarda oynaklık gösterdiğini fakat Avrupa'nın doğal gaz ithalatçısı olmasından dolayı daha fazla etkilendiğini aktardı.

"İngiltere'de bazı fabrikalar yüksek fiyat nedeniyle üretimi durdurdu"
Bu kapsamda kaynak çeşitliliğinin öneminin bir kez daha ortaya çıktığını dile getiren Jaller-Makarewicz, şöyle devam etti:
"Avrupa'da elektrik üretiminde yenilenebilir kaynaklar da önemli bir yol oynuyor ama son dönemde rüzgardan üretim de hava şartları nedeniyle düştü ve doğal gaz elektrik üretiminde daha fazla kullanılmaya başlandı. Aynı şekilde kömürden elektrik üretiminde de artış görüyoruz. Konu yüksek fiyatlar olunca, emisyonlar unutuldu. Şu an enerjide talep ve fiyatlar yüksek, tedarik sıkıntısı var, emisyonlar da artıyor. Buna kısa vadede bir çözüm bulmak gerekiyor. Avrupa arzı sürdürebilmek için ya en pahalı sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) kargosunu bile alacak ya da enerji tüketimini olabildiğince azaltmaya çalışacak."
Jaller-Makarewicz doğal gaz fiyatlarındaki artışın elektrik fiyatlarına da yansıdığını anımsatarak, İngiltere'de bazı fabrikaların yüksek fiyatlar nedeniyle üretimi durdurduğunu kaydetti.
İspanya hükümetinin ise elektrikte vergileri düşürmeyi planladığını dile getiren Jaller-Makarewicz, "Diğer ülkelerin de bir şekilde fiyatlara karşı çeşitli çözümler geliştirmeleri gerekiyor yoksa ekonomileri alt üst olacak" dedi.

"Rusya, Asya'ya gazı daha yüksek fiyattan satmak istiyor"
Orta Doğu Araştırmaları Merkezi (ORSAM) Enerji Çalışmaları Direktörü Prof. Dr. Hakan Berument de Avrupa'da Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) içinde enerjinin payının Türkiye'ye göre daha düşük olduğunu ifade ederek, "Fakat ekonomilerinin yüksek fiyatlardan etkilenmemesi mümkün değil. Özellikle spot piyasadan alım yapanlar kötü etkilenecektir" diye konuştu.
Rusya'nın Asya'da daha yüksek fiyattan doğal gaz satmak istediğini dile getiren Berument, "Dolayısıyla Avrupa'nın işi bu noktada zor. Bir de Kuzey Akım 2'nin çalışma ruhsatı henüz alınmadı. Kuzey Akım 2 gazı gelmezse, Avrupa için durum daha da zorlaşabilir. Bu fiyat artışlarından Türkiye de etkileniyor ve etkilenmeye de devam edecek" değerlendirmesinde bulundu.



Suudi Arabistan, hayati öneme sahip sektörleri geliştirmek için Suriye ile stratejik anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Şam'da Suriye ile stratejik anlaşmaların imzalandığını duyururken (X)
Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Şam'da Suriye ile stratejik anlaşmaların imzalandığını duyururken (X)
TT

Suudi Arabistan, hayati öneme sahip sektörleri geliştirmek için Suriye ile stratejik anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Şam'da Suriye ile stratejik anlaşmaların imzalandığını duyururken (X)
Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Şam'da Suriye ile stratejik anlaşmaların imzalandığını duyururken (X)

Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih bugün yaptığı açıklamada, krallığın Suriye'nin Halep kentindeki iki havaalanının geliştirilmesi için çeşitli aşamalarda 7,5 milyar riyal (2 milyar dolar) yatırım yapacağını söyledi.

Yatırım Bakanı Halid bin Abdulaziz el-Falih başkanlığındaki üst düzey Suudi heyeti, Suudi Arabistan Krallığı ile Suriye Arap Cumhuriyeti arasındaki ekonomik ve yatırım iş birliğini güçlendirmeyi ve ortak projelerin pratik uygulamasına yönelik ikili ortaklıkları ilerletmeyi amaçlayan resmi bir ziyaretin başlangıcı olarak bu sabah Suriye'nin başkenti Şam'a geldi.

El-Falih, "Nas" şirketinin ülke dışındaki ilk yatırımı olan "Nas Syria" adlı bir havayolu şirketinin kurulduğunu duyurdu.

El-Falih ayrıca, Suriye'deki büyük projelere yatırım yapmaya adanacak olan Elaf Yatırım Fonu'nu da başlattı.

Suriye Yatırım Otoritesi Başkanı Talal el-Hilali ise ülkesinin telekomünikasyon altyapısını geliştirmek, iletişim ağlarını ve internet kalitesini modernize etmek için Suudi Arabistan ile bir anlaşma imzalayacağını duyurdu.

Açıklamada, Suudi Arabistan ile vatandaşların yaşamlarını doğrudan etkileyen hayati sektörleri hedefleyen bir dizi stratejik anlaşmanın imzalanacağı da belirtildi.

Suudi Arabistan Yatırım Bakanlığı tarafından yayınlanan basın açıklamasında, Suudi heyetinin ziyaretinin "iki kardeş ülke arasındaki stratejik ortaklığı destekleme, kalkınma projelerini desteklemede özel sektörün rolünü güçlendirme ve ortak çıkarlara hizmet eden ve gelecek dönemdeki kalkınma eğilimlerine ayak uyduran sürdürülebilir bir ekonomik entegrasyon yolu oluşturma çerçevesinde gerçekleştiği" ifade edildi.

Açıklamada, bu ziyaretin "Krallık ile Suriye arasındaki ekonomik ortaklıkta ileri bir aşamayı temsil ettiği, geçen yıl düzenlenen bir dizi toplantı ve forumun devamı niteliğinde olduğu ve bu toplantılar ve forumlar sonucunda karşılıklı yatırımı teşvik etmek ve bir dizi hayati sektörde ortak çalışma mekanizmalarını etkinleştirmek amacıyla bir dizi anlaşmanın imzalandığı" belirtildi. Açıklamada ayrıca, "Bu sürekli çabalar, iki ülke arasındaki stratejik uyumu teyit ederek hem Suudi hem de Suriye özel sektörleri için ekonomik kalkınmayı destekleme ve yatırım fırsatlarını genişletme konusunda büyük bir hedef çerçevesinde ortak ekonomik entegrasyonu derinleştirme amacını ortaya koymaktadır." ifadelerine yer verildi.


Altın ve gümüş fiyatları niçin çok değişiyor?

Altın ve gümüş, ekonomik ve jeopolitik krizlere karşı yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülüyor (Reuters)
Altın ve gümüş, ekonomik ve jeopolitik krizlere karşı yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülüyor (Reuters)
TT

Altın ve gümüş fiyatları niçin çok değişiyor?

Altın ve gümüş, ekonomik ve jeopolitik krizlere karşı yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülüyor (Reuters)
Altın ve gümüş, ekonomik ve jeopolitik krizlere karşı yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülüyor (Reuters)

Altın ve gümüşte üst üste kırılan rekorların ardından gelen düşüş mercek altına alındı. 

Wall Street Journal'ın (WSJ) analizinde, ABD Başkanı Donald Trump'ın ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanlığı'na Kevin Warsh'u aday göstermesinin ardından değerli metallerde sert düşüş yaşandığına dikkat çekiliyor. 

Analize göre yatırımcılar, Warsh'un enflasyona karşı "şahin bir politika" izleyeceğini ve Fed'in başına atanmasının doların güçlenmesini sağlayacağını düşünüyor. Financial Times'ın analizinde de benzer bir noktaya işaret ediliyor. 

Fed'in bağımsızlığıyla ilgili endişeler, mayıstan bu yana doların değerinin düşmesinde önemli rol oynadı. 

Trump ise doların seyrinde olumsuz bir durum olmadığını savunarak "Bence harika gidiyor" demişti. 

Analizde, Warsh'un adaylığının duyurulmasıyla altın ve gümüşte hızlı satışlar başladığı vurgulanıyor. Diğer yandan değerli metallerdeki düşüşün, "piyasa temellerinin öngördüğünün çok ötesine çıkan çılgın alımların sonucu olduğuna" da dikkat çekiliyor. 

Trump'ın cuma günkü açıklamasında "çok zeki, çok iyi ve güçlü" diye nitelediği Warsh'un adaylığını duyurmasıyla dolarda da toparlanma görüldü. 

Değerli metallerin değişken seyrinde spekülasyonların da önemli rol oynadığına işaret ediliyor. 

En uç spekülasyonların, "vatandaşların külçe gümüş almak için sıraya girdiği" Çin'den geldiği belirtiliyor. Çin sınır polisinin, Hong Kong'dan ülkeye yaklaşık 227 kilogram gümüş kaçırmaya çalışan iki kişiyi geçen hafta yakalaması da gündem olmuştu. 

Çin yönetimi, yatırım çılgınlığının risklerini azaltmak için UBS gümüş vadeli işlem fonu da dahil 5 emtia fonunun ticaretini cuma günü askıya almıştı. 

Öte yandan sert satışlara rağmen WSJ analistleri, özellikle altın ve bakırda yükselişin sürebileceği tahminini paylaşıyor. 

Fed-Beyaz Saray çekişmesi

Fed Başkanı Jerome Powell'la Trump arasındaki çekişme, ABD Merkez Bankası'nın bağımsızlığıyla ilgili endişeleri artırıyor. 

Tartışma Fed ofis binalarının yenilenmesini kapsayan çok yıllı projeyle ilgili. Beyaz Saray'ın proje için öngördüğü bütçe 1,9 milyar dolardı. Ancak işçilik ve malzeme fiyatlarındaki artış, tasarım değişiklikleri ve asbestle kurşun kirliliği gibi öngörülemeyen sorunlar nedeniyle maliyet 2,5 milyar dolara çıkmıştı.

ABD Başkanı, Powell'ın dolandırıcılık yaptığını ima ederek süreci kötü yönettiğini öne sürmüştü. Fed başkanı ise hakkındaki iddiaları reddederek, binaların renovasyon masraflarının uzun vadede kendini amorti edeceğini belirtmişti.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Financial Times


Altın, 2008’den bu yana en büyük günlük kazancını kaydetti: Tarihi kayıpların ardından dengelendi

Hong Kong’da bir altın mağazasının önünden geçen bir kadın (AFP)
Hong Kong’da bir altın mağazasının önünden geçen bir kadın (AFP)
TT

Altın, 2008’den bu yana en büyük günlük kazancını kaydetti: Tarihi kayıpların ardından dengelendi

Hong Kong’da bir altın mağazasının önünden geçen bir kadın (AFP)
Hong Kong’da bir altın mağazasının önünden geçen bir kadın (AFP)

Altın fiyatları, salı günü işlemlerinde yüzde 5’i aşan sert bir yükseliş kaydederek, Kasım 2008’den bu yana en büyük günlük kazancına yöneldi. Gümüşte de güçlü bir toparlanma görülürken, kıymetli metaller son on yılların en sert iki günlük düşüşünün ardından yeniden denge kazandı. Analistler, mevcut yükseliş eğiliminin sürebileceğini ve yılın ilerleyen dönemlerinde yeni rekor seviyelerin görülebileceğini belirtiyor.

Spot piyasada altının ons fiyatı yüzde 5,8 artışla 4.935,56 dolara yükseldi. Altın, pazartesi günü, yalnızca iki seans önce ulaştığı 5.594,82 dolarlık tarihi zirvenin ardından 4.403,24 dolara kadar gerilemişti. ABD vadeli altın kontratları ise yüzde 6,6 artarak 4.958,50 dolara çıktı.

Gümüş piyasasında da güçlü bir toparlanma yaşandı. Ons gümüş yüzde 10 yükselerek 87,40 dolara ulaştı. Gümüş, geçen cuma günü yüzde 27 ile tarihindeki en büyük günlük düşüşü yaşamış, bunu pazartesi günü yüzde 6’lık bir gerileme izlemişti.

Sert dalgalanmaların nedenleri

Capital.com Kıdemli Piyasa Analisti Kyle Rodda, mevcut fiyatların altın ve gümüşü Ocak ayının ikinci yarısının başındaki seviyelere geri taşıdığını belirterek, son haftalardaki piyasa davranışını “irrasyonel” olarak nitelendirdi.

Kıymetli metaller, ABD Başkanı Donald Trump’ın Kevin Warsh’ı ABD Merkez Bankası (Fed) başkanlığına aday göstermesinin ardından yoğun satış baskısıyla karşı karşıya kalmıştı. Piyasaların bu adaylığı yüksek olasılıklı görmesi, doların güçlenmesine ve kıymetli metallerdeki “balonun” geçici olarak patlamasına yol açtı. Ayrıca CME Group’un metal vadeli işlemlerinde teminat gerekliliklerini artırma kararı da geçen hafta düşüşü hızlandıran etkenler arasında yer aldı.

ABD verilerinde belirsizlik

Öte yandan ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu, pazartesi günü yaptığı açıklamada, federal hükümetteki kısmi kapanma nedeniyle ocak ayına ilişkin istihdam raporunun cuma günü planlanan tarihte yayımlanmayacağını duyurdu. Bu durum, makroekonomik görünümdeki belirsizliği artırdı.

Diğer metallerin performansı

Diğer kıymetli metaller de yükselişe eşlik etti. Platin yüzde 5,7 artışla ons başına 2.242,55 dolara yükseldi. Platin, ocak ayının sonlarında 2.918,80 dolar ile rekor seviyeye ulaşmıştı. Paladyum da yükseldi…