Biden'dan İsrail ve Filistin için ‘iki devletli çözüm’ vurgusu

ABD Başkanı Biden, BM 76. Genel Kurul toplantılarında yaptığı konuşmada, uluslararası topluma iş birliği mesajı vererek, "Katı bloklara bölünmüş yeni bir Soğuk Savaş veya dünya peşinde değiliz, bir kez daha söylüyorum bunun peşinde değiliz." dedi.

AP
AP
TT

Biden'dan İsrail ve Filistin için ‘iki devletli çözüm’ vurgusu

AP
AP

20 Ocak 2021'de ABD Başkanlığı koltuğuna oturan ABD Başkanı Joe Biden, bu sıfat ile bugün ilk kez Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'na hitap etti.
Biden, konuşmasında ABD'nin artık sonu gelmeyen savaşlara bir son vermeye başladığını ve silahın hiçbir zaman çözüm olmayacağını vurgulayarak, "ABD'nin askeri gücü bizim son çare aracımız olmalı, dünyada gördüğümüz her soruna bir cevap olarak kullanılmamalı." dedi.
ABD'nin kendi değerleri ve stratejisini savunmaya devam edeceğinin altını çizerek, "Müttefiklerimizi ve dostlarımızı savunmaya devam edeceğiz. Güçlü ülkelerin daha zayıf ülkeleri ezme ve zorla topraklarını ele geçirme çabalarına karşı çıkacağız." ifadesini kullandı.
Biden, "Katı bloklara bölünmüş yeni bir Soğuk Savaş veya dünya peşinde değiliz, bir kez daha söylüyorum bunun peşinde değiliz." diye konuştu.

Biden'dan İsrail ve Filistin için "iki devletli çözüm" vurgusu
Nükleer silahlardan arınma konusuna da öncelik vereceklerini kaydeden Biden, "ABD, İran'ın nükleer silah sahibi olmasını önlemek için verdiği sözü tutacaktır. İran'ın nükleer anlaşma şartlarına dönmesini sağlamak için konuda P5+1 (Çin, Fransa, Rusya, İngiltere, ABD, Almanya) ülkeleri ile diplomatik çabalarımızı sürdürüyoruz. İran nükleer anlaşma şartlarına dönerse, biz de aynısını yapmaya hazırız." mesajını verdi.
Orta Doğu'da anlaşmazlıkların çözümü için şiddetin ilk çözüm olmaması adına çabalarını sürdürdüklerini belirten Biden, "Bağımsız bir Yahudi devletine desteğimiz açıktır. Ancak, İsrail'in demokratik bir Yahudi devleti olarak geleceğinin oluşturulması ve demokratik bir Filistin devleti için en iyi yol, iki devletli çözümdür. Şu anda bu çözüm için alacağımız uzun bir yol var ancak hiçbir zaman pes etmemeliyiz." görüşünü paylaştı.

"Küresel bir topluluk olarak geleceğimizi tam anlamıyla belirleyecek bir on yıl olacak"
ABD başkanlık koltuğuna 20 Ocak'ta oturan Biden, bu sıfatla ilk kez Birleşmiş Milletler (BM) 76. Genel Kurul toplantısında konuştu.
Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının yol açtığı sorunlara değinen Biden, bu salgının ancak iş birliği ile üstesinden gelinebileceğine dikkati çekti.
Biden, "Ortak kederimiz, ortak geleceğimizin, ortak insanlığımızın birlikte hareket etme yeteneğimize bağlı olacağını bize hatırlatıyor. Dünyamız için belirleyici bir on yılın, küresel topluluk olarak geleceğimizi tam anlamıyla belirleyecek on yılın başındayken bununla yüzleşip yüzleşmeyeceğimiz konusunda açık ve acil seçim yapmak durumundayız. Acil ve yaklaşmakta olan bir krizle karşı karşıyayız. Burada büyük fırsatlar var. Biz bu fırsatları yakalamaya kararlı mıyız? Daha fazla insanın hayatını kurtarmak, Kovid-19’u her yerde yenmek için birlikte çalışacak ve bir sonraki pandemi için gerekli adımları atacak mıyız? Yoksa, daha bulaşıcı ve tehlikeli varyantları yayılırken elimizdeki araçları kullanmakta başarısız mı olacağız?" ifadelerini kullandı.
ABD'nin dünyada yeniden ittifaklarını güçlendireceğini anlatan Biden, ülkesinin Dünya Sağlık Örgütü, İnsan Hakları Konseyi ve Paris İklim Antlaşmasına geri döndüğünü ifade etti.
Biden, küresel iklim değişikliği konusunda ABD'nin karbon emisyon miktarını 2030'larda yüzde 50-52 bandına indirmek için nisanda çalışma başlattıklarını söyledi.
Yeni teknolojilerin de dünya için yeni potansiyeli beraberinde getirdiğini aktaran Biden, şöyle devam etti:
"Bu teknolojilerin insanları güçlendirmeye mi yoksa baskıyı derinleştirmeye mi zorladığını belirlemek hepimize bağlı. Çünkü yeni teknolojiler gelişmeye devam ediyor. Biyo-teknolojiden kuantum hesaplamalara, 5G'den yapay zekaya ve daha fazlasına kadarki alanlarda yeni ilerlemelerin, hedef alınan muhalif azınlık toplulukları bastırmaktan ziyade insan özgürlüğüne yönelik sorunları çözmek için demokratik ortaklarımızla çalışacağız."
ABD'nin yakın zamanda siber saldırılara karşı kritik yapıları korumak için yeni strateji ortaya koyduğuna işaret eden Biden, bu stratejinin BM anlaşması ile uyumlu olduğunu ve dünyanın karşı karşıya kaldığı sorunlarla mücadele edilmesine olanak tanıdığını kaydetti.
Biden, "Önümüze baktığımızda iklimi, barışı ve güvenliği, insan onuru ve insan hakları gibi zamanımızın en büyük zorluklarıyla karşı karşıya kaldığımıza inanıyoruz, ancak bunlara karşı iş birliği konusunda bizim inandığımız gibi inananlar, müttefiklerimiz ve ortaklarımız olmadan uzun yol kat edemeyeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe