Beyrut Limanı patlaması: Hizbullah adli müfettişi tehdit etti

Hizbullah Güvenlik ve İrtibat Birimi Başkanı Vefik Safa Beyrut Limanı patlamasını soruşturan yargıç Tarık el-Bitar’ı tehdit etti

Büyük patlamanın ardından Beyrut Limanı’ndan bir görüntü (AFP)
Büyük patlamanın ardından Beyrut Limanı’ndan bir görüntü (AFP)
TT

Beyrut Limanı patlaması: Hizbullah adli müfettişi tehdit etti

Büyük patlamanın ardından Beyrut Limanı’ndan bir görüntü (AFP)
Büyük patlamanın ardından Beyrut Limanı’ndan bir görüntü (AFP)

Beyrut Limanı’ndaki patlamaya ilişkin soruşturma, adli müfettiş Yargıç Tarık el-Bitar’ın ‘kırmızı çizgilere’ dokunup başta eski Başbakan Hassan Diyab, güvenlik yetkilileri ve askerler olmak üzere bürokrasiyi soruşturması kamuoyunda gündem oldu.
Bitar’ın Hizbullah tarafından “görevden alınmasına yol açabilecek uygulamalar ortaya koymaması için” tehdit edildiği iddia ediliyor.
Tehdit iddiasını önce bir süredir yolsuzluk meselelerini takip eden gazeteci Edmond Sasin dillendirdi. Sasin, Twitter hesabı aracılığıyla yaptığı açıklamada, “Hizbullah, (Güvenlik ve İrtibat Birimi Başkanı) Vefik Safa aracılığıyla Yargıç Tarık el-Bitar’a tehdit mesajı gönderdi ve şunları söyledi: Sabrımızı taşırdın. Tüm hukuki süreci yürüteceğiz. Bu da işe yaramazsa seni ortadan kaldıracağız’” ifadelerine yer verdi.
Bu tehdit, siyasi ve hukuk çevrelerinde merak konusu olmaya devam ederken, doğruluğunun kanıtlanıp kanıtlanmadığına ve 21 Eylül’de Adalet Sarayı’ndaki makamına gelmeyen adli müfettişin izlediği yolu değiştirip değiştirmeyeceğine dair soru işaretleri gündeme geldi. Ancak ilgili taraflar, bu tehdidi inkâr etmez veya onaylamazken, sessizliklerini korudu. Bu bağlamda Cumhuriyet Başsavcısı Yargıç Gassan Uveydat, Yargıç Bitar’a hızla bir mektup göndererek, Hizbullah’ın Vefik Safa aracılığıyla gönderdiği tehdit mesajı hakkında medyada dolaşan bilgilerin incelenmesi ve bu hususta rapor hazırlanması çağrısında bulundu.
Bu haberin yol açtığı kargaşa karşısında ilgili kaynaklar, mesajın Safa’nın geçen pazartesi günü Beyrut’taki Adalet Sarayı’nı ziyareti sırasında geldiğini söyledi. Kaynaklar, Safa’nın, ziyaretinde Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Suheyl Abbud ve daha sonra da Yargıç Gassan Uveydat ile görüştüğünü belirtirken, Hizbullah’a mensup güvenlik yetkilisinin, mesajın içeriğini Abbud ve Uveydat’a sözlü olarak ilettiğini bildirdi. Ancak Cumhuriyet Savcılığı kaynakları, Şarku’l Avsat’a Uveydat ve Safa arasındaki görüşmenin limandaki patlamaya dair soruşturmaları ele almadığını ve Hizbullah yetkilisinin Yargıç el-Bitar’ın Hizbullah’ın müttefiki olan politikacılara karşı aldığı önlemlere değinmediğini söyledi. Kaynaklar, “Safa ile yapılan görüşmede, Bekaa kasabasında 20 tondan fazla amonyum nitrat yüklü bir kamyonun ele geçirilmesi konusu ele alındı. Bu tartışma, meseleye ilişkin ön soruşturmaları denetleyen askeri mahkemenin hükümet komiseri Yargıç Fadi Akiki’nin huzurunda gerçekleşti. Yargıç Bitar’ın tehdit edildiği haberi, limandaki patlamanın kurbanlarının ailelerini öfkelendirdi. Aileler, Vefik Safa ve diğer tarafların karşısında, Yargıç Bitar’ın evinin önünde nöbet tutacaklarını açıklarken, bu meselede yargıya ve kararlarına saygı gösterilmesi çağrısı yaptılar.
Bitar, eski İçişleri Bakanı Nihad el-Meşnuk, eski Maliye Bakanı Ali Hasan Halil, eski Çalışma Bakanı Gazi Zuayter’i (söz konusu isimler şu an milletvekili), ‘cinayete yol açan ihmal suçu’ nedeniyle sanık olarak sorgulamak üzere çağırma kararı almıştı.
Bitar, Meşnuk’un sorgu tarihi olarak 30 Eylül Perşembe ve Halil ve Zuayter’in sorgu tarihi olarak da 1 Ekim Cuma’yı belirledi. Yargı kaynakları, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, Bitar’ın üç milletvekilinin tebligatlarını Temyiz Başsavcılığı aracılığıyla Temsilciler Meclisi Genel Sekreterliği’ne gönderme kararı aldığını ifade etti. Söz konusu milletvekillerinin çağrılması kararı, Necib Mikati hükümetinin meclisten güvenoyu almasından birkaç saat sonra, yani 13 süren bir meclis boşluğu döneminin ardından gelişti.
Öte yandan Bitar’ın geçen hafta kendisi hakkında gıyaben tutuklama emri çıkardığı eski Çalışma Bakanı Yusuf Fenyanus’a yakın bir kaynak, hukuk ekibinin ‘soruşturma hakiminin müvekkillerine karşı attığı adıma ikna olmadığını’ dile getirdi. Şarku’l Avsat’a konuşan kaynak, Fenyanus’un savunma avukatlarının, müvekkillerini kovuşturma sürecini durdurmak için başvurulabilecek üç seçenek üzerinde çalıştığını ve hedefe ulaşacak doğru seçimi yapacaklarını söyledi. Kaynak, şüpheler nedeniyle Bitar’ın elini liman meselesinden uzaklaştırmak için dava açılabileceğini de belirtti.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.