‘Evlilik yardımı’ tartışması Libya’nın gündeminde

Yüksek Yargı Konseyi karara karşı uyardı ve kararın, boşanma davalarının birikmesine neden olacağını söyledi.(AFP)
Yüksek Yargı Konseyi karara karşı uyardı ve kararın, boşanma davalarının birikmesine neden olacağını söyledi.(AFP)
TT

‘Evlilik yardımı’ tartışması Libya’nın gündeminde

Yüksek Yargı Konseyi karara karşı uyardı ve kararın, boşanma davalarının birikmesine neden olacağını söyledi.(AFP)
Yüksek Yargı Konseyi karara karşı uyardı ve kararın, boşanma davalarının birikmesine neden olacağını söyledi.(AFP)

Zayed Hediyye
Adımı övenler ve gerekçeleri ‘devlet lehine seçim propagandası olarak’ görenler arasında görüş farklılıkları var
Bugünlerde Libya’daki ana gündem maddesi hiç şüphesiz seçimler ve siyaset. Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe’nin evlenme yaşı geçmiş olan gençlere verme kararı aldığı evlilik yardımı ise bu ana gündem maddesinin bile önüne geçti. Bazı taraflar kararı överken, bazı taraflar da ‘devlet lehine seçim propagandası olarak’ nitelendirerek, karara dair şüphelerini dile getirdi.
Hükümetin evlilik yardımı konusundaki tartışma, yüksek yargının kapılarına kadar ulaştı. Bu bağlamda Yüksek Yargı Konseyi, bu ‘kötü düşünülmemiş’ hareketin sonuçları konusunda uyarırken, toplumda boşanma oranını artıracağını ifade etti.

Evlilik yardımı ve ev kredisi
Dibeybe, gençlerin evlenme konusundaki isteksizliğine karşı ve onlara iş imkanları sağlamak ve işsizlik oranlarını düşürmek amacıyla yeni bir karar aldı. Bu bağlamda Dibeybe, evlenmek üzere olan gençleri desteklemek için bir milyar Libya dinarı (yaklaşık 223 milyon dolar) ve gençlere konut kredisi sağlamak için de 1 milyar 700 milyon dinar (yaklaşık 379 milyon dolar) tahsis edildiğini açıkladı.
Başbakan, Trablus’un doğusundaki Hums şehrinde Uluslararası Gençlik Günü kutlamalarına katıldığı sırada, 50 bin genç kadın ve erkeğe peşinat olarak evlilik yardımı yapılacağını söyledi. Dibeybe, belirtilen desteği elde etmek için gençlerin, evlenmeye istekli olduklarını kanıtlamalarını şart koştu.
Gençlerin genel hayata katılımlarını artırmak için yerel konseylerin kurulduğunu da belirten Dibeybe, “Gençler, politikaları şekillendirmede, geleceği tahmin etmede ve Libya’daki sosyal değişimi yönlendirmede temel ortaklardır” diyerek, hükümetin gençlerin yenilikçi girişimlerini ve projelerini benimsemeye hazır olduğunu vurguladı.
Yardım, 12 Ağustos- 31 Aralık 2021 tarihleri ​​arasında evlenen 50 bin genç erkek ve kadını hedefliyor. Ayrıca genç erkek ve kadın arasında eşit olarak her evlilik için 40 bin dinar (yaklaşık 9 bin dolar) sağlamayı öngörüyor.

İlk yardım belgelerinin teslimi
Pek çok kişi, hükümetin evlenmek üzere olanlara yardım sağlama vaadini yerine getirme ciddiyetinden şüphe duyuyor. Ancak Dibeybe, açıklamasından birkaç gün sonra kendisine başvuran bir grup gence evlilik yardımı belgesini teslim ederek, kararı uygulama hızıyla herkesi şaşırttı.
Abdulhamid Dibeybe, birçok kişiyi şaşırtan kararı hızlı bir şekilde uygulamakla yetinmedi. Aksine Evlilik Yardım Fonu’nu desteklemek için yarım milyar dinar (yaklaşık 111 milyon dolar) daha tahsis edildiğini açıkladı.

Yardım alma şartları
Evlilik Destekleme Fonu Başkanı Halid Bucanah, “Fon, kayıtlı olanlara ilişkin bir sistem uyarınca evlilik yardımı belgelerini teslim etmeye başladı” dedi.
Bir basın açıklaması yapan Bucanah, “Evlilik desteği girişimine tahsis edilen değer, 25 bin genç erkek ve 25 bin genç kadın için yeterlidir” şeklinde konuştu.
Bucanah, “Girişim, yalnızca Libyalıları hedefliyor ve bir yabancıyla evli bir Libyalı erkeğe veya bir yabancıyla evli bir Libyalı kadına fayda sağlamaz” dedi.
Evlilik Destekleme Fonu Başkanı, Medeni Durum Dairesi sistemine göre yıllık evlilik yaşı geçmeyen 20 bin kişinin hedeflendiğini söyledi.

Yüksek Konsey’den uyarı
Birlik hükümetinin evlilik yardımı kararını açıklamasından ve kararı dikkat çekici bir hızla uygulamasından bu yana Libya’da bu ani adımın zamanlaması ve bununla ilgili tüm detaylar hakkında tartışmalar bitmiyor.
Tartışma, Libya’daki en yüksek yargı dairesi olan Yüksek Yargı Konseyi’ne kadar ulaştı. Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Muhammed el-Hafi, Ulusal Birlik Hükümeti’nin Evlilik Destekleme Fonu’na bir milyar dinar ayırma kararının ve ardından bunu uygulamak için yapılacak işlemlerin, boşanma davalarının birikmesine neden olacağını söyledi.
Hafi, bu beklentisinin nedenlerine ilişkin Dibeybe’ye hitaben yaptığı açıklamada, “Gençler, İslam hukukunun amaçlarına ve ulaşmak istedikleri durumlara ulaşmak için değil, aksine her bir tarafa tahsis edilen 20 bin dinarlık yardımı elde etmek için evlilik sözleşmesi imzalayacaklar. Yardım almak için çok geç olmadan aceleyle evlenme kararının doğuracağı olumsuz etkilere yol açacaktır” dedi.
Hafi, hükümete ‘kararının verilmesinin ardındaki amaçları içeren bir yasa taslağı hazırlamasını, böylece evlilik sözleşmesi yapan gençlerin evlilik sözleşmesini yaparken sabit bir hakka sahip olmasını’ önerdi.

Yaşam seçimi ve savaşlardan feragat
Temsilciler Meclisi Birinci Başkan Yardımcısı Fevzi en-Nuveyri, evlilik yardımı ödeneğinin hak edenlere dağıtılmaya başlamasını memnuniyetle karşıladı. Nuveyri, “Bu adımın, gençleri savaş tüccarlarından uzak tutarak, ülkenin inşasında ve ilerlemesinde büyük enerjilerinden yararlanarak arzu ettiğimiz şeyi başarmasını umuyoruz” şeklinde konuştu.

Uygulama mekanizmasına karşı eleştiri
Temsilciler Meclisi üyesi Usame el-Hoca, Başbakanın kararı uygulama mekanizmasına itirazını dile getirdi. Hoca, “Evlenmek üzere olan, evi olmayan ve sabit bir gelir kaynağı bulunmayan bir gence böyle bir meblağın verilmesi, özellikle büyük şehirlerdeki yüksek konut kiralarının ortasında aileyi büyük zorluklara sokar” dedi.
Usame el-Hoca, “Bu meblağları, gençlerin insana yakışır bir yaşam sürmeleri için küçük projelere harcamak ya da komşu ülkelerde olduğu gibi Libya şehirlerindeki konut projelerine peşinat olarak harcamak daha iyi olurdu” derken, savaşlardan yorgun düşen Libyalı gençlerin bundan daha fazlasını hak ettiğini vurguladı.
Dibeybe’nin kararının ‘erken seçim propagandası ve gençlerin oylarını kazanma’ kokusu taşıdığına dikkat çeken Hoca, “Karar, asla incelenmiş değil. Amacı, gençlerin oylarını ve sempatilerini kazanmaktır. Karar, örneğin Planlama Bakanlığı gibi devlet kurumları tarafından incelenmemiştir” dedi.
Rüşvet ve seçim propagandası
Yazar ve siyaset araştırmacısı Muhammed el-Carih’in belirttiğine göre hükümet tarafından başlatılan Evlilik Destek Fonu, yolsuzluğun bir başka giriş noktası. Carih, “Bu fonlar, genel bütçenin dışında ve üzerinde herhangi bir gözetim olmaksızın harcanacak” değerlendirmesinde bulundu. Muhammed el-Carih, hükümetin, kendisine emanet edilen ana dosyaları ele almada başarısız olmasından sonra bu rüşvetin, iktidar koltuğunu korumayı amaçladığını vurguladı.
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre gazeteci Muhammed Arabi, ani kararın uygulanma hızına ilişkin olarak, “Tüm ülkenin elektrik kesintisi gibi daha eski ve daha önemli sorunlara çözüm beklediği bir dönemde evlenmek üzere olan gençleri desteklemek için fon ayırmak, devlet hazinesinden ödenen seçim propagandasından başka bir şey değildir” dedi.



Hamas heyeti Kahire’de... Silahsızlanma ve ikinci aşamanın ilerletilmesi üzerine görüşmeler

Gazze şehrinde yıkılmış binaların enkazı arasında tel örgülere tutunmuş Filistinli bir çocuk (AFP)
Gazze şehrinde yıkılmış binaların enkazı arasında tel örgülere tutunmuş Filistinli bir çocuk (AFP)
TT

Hamas heyeti Kahire’de... Silahsızlanma ve ikinci aşamanın ilerletilmesi üzerine görüşmeler

Gazze şehrinde yıkılmış binaların enkazı arasında tel örgülere tutunmuş Filistinli bir çocuk (AFP)
Gazze şehrinde yıkılmış binaların enkazı arasında tel örgülere tutunmuş Filistinli bir çocuk (AFP)

Gazze Şeridi’nde ateşkes anlaşmasının uygulanmasına ilişkin ikili temaslar hız kazandı. ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile gerçekleştirdiği görüşmeden, Hamas heyetinin Kahire’ye yaptığı ziyarete kadar uzanan diplomasi trafiğinde, anlaşmanın ikinci aşamasının ilerletilmesi ve hareketin silahsızlandırılmasına ilişkin olası mutabakat arayışları ele alınıyor.

İsrail’in ısrarla gündemde tuttuğu, Hamas’ın ise çekinceyle yaklaştığı ve yeni bir yaklaşım talep ettiği bu kritik dosyada Kahire’nin, bölgenin ve Filistin davasının çıkarlarını gözeten bir çıkış yolu bulmaya çalışacağı belirtiliyor. Uzmanlar, ABD tarafından gündeme getirilen ve söz konusu başlıkta kademeli ilerlemeyi öngören önerinin, 19 Şubat’ta yapılması planlanan ilk Barış Konseyi toplantısı öncesinde masada olduğuna dikkat çekti.

Hamas’ın öncelikleri

Hamas’a yakın bir Filistinli kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, hareketten bir heyetin Halil el-Hayye başkanlığında Kahire’de bulunduğunu ve ateşkes anlaşmasının maddelerinin uygulanması ile İsrail tarafından sürdürülen ihlallerin ele alındığını söyledi. Kaynak, heyetin gündeminde silahsızlanma dosyasının da yer aldığını, ancak hareketin mevcut önceliğinin Filistin halkının toparlanmasının desteklenmesi ve özellikle Ramazan ayı yaklaşırken insani yardımların artırılması olduğunu belirtti. Aynı kaynak, Hamas’ın ön şart ileri sürmediğini vurgulayarak, Filistin Ulusal Kurtuluş Hareketi’nin (El-Fetih) irade göstermesi halinde Kahire’de Hamas ile El-Fetih arasında bir görüşmenin gerçekleşebileceğini de dışlamadı.

fevffev
Filistinli gruplara mensup silahlı kişiler, 17 Ocak 2024’te Gazze’de yardım konvoylarını koruyor. (Reuters)

İsrail’in Yedioth Ahronoth gazetesi dün yayımladığı haberde, 19 Şubat’ta ilk toplantısını yapacak olan Barış Konseyi’nden üst düzey bir yetkiliye dayandırdığı bilgide, Hamas’ın silahsızlanmayı kabul ettiğini ve sürecin gelecek ay başlayacağını öne sürdü. Yetkili, “Son olarak hafif silahlar tasfiye edilecek; çünkü Hamas Gazze’deki diğer gruplardan endişe ediyor” ifadesini kullandı.

Bu İsrail kaynaklı sızıntılar, ABD’nin The New York Times gazetesinin Washington yönetiminin Hamas’a yönelik yeni bir teklif hazırladığını yazmasının ardından geldi. Gazeteye göre teklif, İsrail’i vurma kapasitesine sahip ağır silahların teslim edilmesini ve ilk aşamada bazı hafif silahların tutulmasına izin verilmesini öngörüyor.

Söz konusu öneri, Hamas’ın önde gelen isimlerinden Halid Meşal’in pazar günü Doha’da düzenlenen bir forumda silahsızlanmayı tamamen reddetmesinden iki gün sonra gündeme geldi. Meşal, “Halkımız hâlâ işgal altında. Bu nedenle silahsızlanma çağrısı, halkımızı kolayca ortadan kaldırılabilecek ve yok edilebilecek bir kurban haline getirme girişimidir. İsrail ise uluslararası silahlarla donatılmış durumda” dedi.

Meşal ayrıca, başkanlığını Donald Trump’ın yaptığı Barış Konseyi’ne, yaklaşan toplantı öncesinde ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. İsrail Başbakanlık Ofisi ise Başbakan Binyamin Netanyahu’nun, çarşamba günü ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüşmesi sırasında, Trump’la yapacağı buluşma öncesinde Barış Konseyi üyeliğine katılım belgesini imzaladığını açıkladı.

Hamas heyetinin Kahire’ye ulaştığının duyurulması, El-Fetih hareketinden bir heyetin salı günü Kahire’de Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından geldi.

Filistinli siyasi analist İbrahim el-Medhun, Hamas ve bazı Filistinli gruplardan oluşan bir heyetin Kahire’de bulunmasının, Gazze Şeridi’nde ‘ertesi gün’ düzenlemelerine yönelik yürütülen çabalardan ve Filistin tarafının onay verdiği ‘barış planının’ hayata geçirilmesi girişimlerinden ayrı değerlendirilemeyeceğini söyledi. El-Medhun, Filistinli taraflar arasında istişarelerin yapılabileceğini, bunun Mısır yönetimiyle sürdürülen koordinasyona paralel ilerleyebileceğini belirterek, El-Fetih hareketi ve Filistin Yönetimi’yle bir diyalog kanalı açılmasının da gündeme gelebileceğini ifade etti.

Silah meselesine ilişkin değerlendirmesinde ise Hamas’ın bu başlıkta erken bir tartışmaya sürüklenme konusunda temkinli davranacağını öne süren el-Medhun, hareketin mevcut aşamada önceliği “saldırıların durdurulması, İsrail’in ‘kırmızı hat’ olarak bilinen sınırlara çekilmesi ve ateşkesin kalıcı hale getirilmesi” dedi. El-Medhun’a göre Hamas ayrıca, ateşkesin korunması ve çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesi için uluslararası ya da bölgesel güçlerin sahada rol üstlenmesini, Filistin halkının korunmasını ve insani yardımın artırılmasını, bununla eş zamanlı olarak yeniden imar için uygun koşulların oluşturulmasını öncelikli görüyor.

vedfvr
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Meğazi Mülteci Kampı’nda bir duvardaki boşluktan geçen Filistinli çocuklar (AFP)

Filistinli siyasi analist Husam ed-Decni, Hamas’ın tutumunun ‘işgalin sona ermesi karşılığında silahların bırakılması’ yaklaşımına dayandığını belirterek, Washington’un ağır silahlar ve kademeli silahsızlanmaya ilişkin önerisinin ise yeterli güvencelerin sağlanması halinde ilerleyen aşamalarda hareket tarafından tartışılabileceğini söyledi. Ed-Decni, İsrail’in bu dosyayı büyütmeye çalışacağını savunarak, Hamas’ın elindeki roketlerin yaklaşık altı aydır kullanılmadığını ve tükenmiş olabileceğini ifade etti.

Hamas heyetinin Kahire ziyaretine ilişkin açıklama, İsrail ordusunun çarşamba günü Gazze Şeridi’nin kuzeyinde düzenlenen bir operasyon sırasında Hamas’a bağlı Beyt Hanun Taburu Komutanı Ahmed Hasan’ın öldürüldüğünü duyurmasının ardından geldi.

El-Medhun, yaşanan ihlaller ışığında Hamas’ın silah meselesini dış baskı ya da İsrail şartlarıyla değil, kapsamlı bir Filistin uzlaşısı çerçevesinde ve gelecekteki herhangi bir siyasi formülün parçası olarak ele alınması gereken ulusal bir konu olarak gördüğünü belirtti. El-Medhun’a göre İsrail’in bu aşamada silah konusunu gündeme taşıması, özellikle ikinci aşamanın temelini oluşturan çekilme, sınır kapılarının açılması ve yeniden imarın başlatılması maddelerini sekteye uğratma ya da içini boşaltma girişimi niteliği taşıyor.

Ed-Decni, ABD Başkanı Donald Trump’ın kademeli silahsızlanma önerisiyle bu açmazı aşmaya çalışacağını savunarak, Gazze Şeridi’nde konuşlandırılacak istikrar güçlerinin tarafsız olması halinde kabul edilebilir olacağını ve bunun hem Gazze Şeridi’nin hem de bölgenin istikrarı için güvence teşkil edebileceğini dile getirdi.


UNRWA Komiseri: Gazze'nin çektiği acılar dayanılmaz

Gazze şehrinin Zeytun mahallesinde, dün enkazın ortasında ailesinin çadırının önünden geçen yerinden edilmiş bir kız çocuğu (EPA)
Gazze şehrinin Zeytun mahallesinde, dün enkazın ortasında ailesinin çadırının önünden geçen yerinden edilmiş bir kız çocuğu (EPA)
TT

UNRWA Komiseri: Gazze'nin çektiği acılar dayanılmaz

Gazze şehrinin Zeytun mahallesinde, dün enkazın ortasında ailesinin çadırının önünden geçen yerinden edilmiş bir kız çocuğu (EPA)
Gazze şehrinin Zeytun mahallesinde, dün enkazın ortasında ailesinin çadırının önünden geçen yerinden edilmiş bir kız çocuğu (EPA)

Birleşmiş Milletler Filistinli Mülteciler Yardım ve Çalışma Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Philippe Lazzarini, İsrail savaşı sırasında Gazze Şeridi'nde yaşananları "tarif edilemez" olarak nitelendirerek, halkın çektiği acıların "dayanılmaz" olduğunu ifade etti.

Şarku’l Avsat'a verdiği röportajda, önümüzdeki ay görevinden ayrılmaya hazırlanan Lazzarini, Gazze'de yaşayan ve yarısı çocuk olan yaklaşık iki milyon insanı, derin bir şok içinde ve geleceğe dair net bir umutları olmadan görmezden gelmenin “yeni nesillerin öfkesinin tohumlarını ekmeye” yol açacağı uyarısında bulundu.

UNRWA Genel Komiseri, Suudi Arabistan Krallığı ile Ajans arasındaki iş birliğinin “özellikle mali ve siyasi olmak üzere çeşitli düzeylerde güçlü ve samimi” olduğunu vurguladı. Riyad'ın derin siyasi katılımına ve ortaya koyduğu girişimlere, özellikle de “iki devletli çözüm” için yaptığı baskıya ve Ajans'ın Filistin kurumlarının geleceği hakkındaki tartışmalara katılımına işaret etti.


Suriye ordusu, el-Tanf askeri üssünü ABD güçlerinden devraldı

Suriye'nin Kamışlı kentindeki ABD askeri araçları (Reuters)
Suriye'nin Kamışlı kentindeki ABD askeri araçları (Reuters)
TT

Suriye ordusu, el-Tanf askeri üssünü ABD güçlerinden devraldı

Suriye'nin Kamışlı kentindeki ABD askeri araçları (Reuters)
Suriye'nin Kamışlı kentindeki ABD askeri araçları (Reuters)

Suriye Savunma Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, ABD güçlerinin ayrılmasının ardından ordu birliklerinin El-Tanf askeri üssünün kontrolünü ele geçirdiğini belirtti.

Bakanlık, “Suriye ve Amerika tarafları arasındaki koordinasyon sayesinde, Suriye Arap Ordusu birlikleri el-Tanf üssünü ele geçirdi, üssü ve çevresini güvenli hale getirdi ve el-Tanf çölündeki Suriye-Irak-Ürdün sınırına konuşlanmaya başladı” ifadelerini kullandı. Bakanlık ayrıca şunları ekledi: “Bakanlığın sınır muhafız güçleri önümüzdeki günlerde görevlerini devralmaya ve bölgeye konuşlanmaya başlayacak.”

ABD'nin el-Tanf üssü, Suriye-Irak sınırı ile başkent Şam arasındaki yolu kesmek için Humus'un doğu kırsalında bulunan en önemli ABD üslerinden biridir.

Area 55 olarak bilinen Amerikan üssünün yakınında, Amerikan güçleri tarafından denetlenen ve finanse edilen Komandolar olarak bilinen Özgür Suriye Ordusu'na ait bir tesisin yanı sıra, Humus, Hama ve Şam kırsalından gelen mülteciler için Rukban kampı da bulunmaktadır.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre 8 Aralık 2024'te Beşşar Esed rejiminin düşmesinden önce, üs birkaç kez insansız hava araçlarıyla saldırıya uğradı ve Irak'taki gruplar bu saldırıların sorumluluğunu üstlendi.