Suudi Arabistan Kralı, kitle imha silahlarından arındırılmış bir Ortadoğu ve 1967 sınırlarında bir Filistin devleti çağrısında bulundu

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz, telekonferans aracılığıyla Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda konuşma yaparken (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz, telekonferans aracılığıyla Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda konuşma yaparken (SPA)
TT

Suudi Arabistan Kralı, kitle imha silahlarından arındırılmış bir Ortadoğu ve 1967 sınırlarında bir Filistin devleti çağrısında bulundu

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz, telekonferans aracılığıyla Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda konuşma yaparken (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz, telekonferans aracılığıyla Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda konuşma yaparken (SPA)

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz, Birleşmiş Milletler (BM) 76. Genel Kurulu'nda telekonferans aracılığıyla bir konuşma yaptı. Uluslararası toplantılar, koronavirüs (Kovid-19) salgınının yayılmasının getirdiği sağlık koşulları nedeniyle bu yıl bireysel ve sanal katılımla gerçekleştirildi. Kral Selman, bu konuşmada uluslararası toplumu Ortadoğu'yu kitle imha silahlarından arındırılmış bir bölge yapmaya çağırdı. İran'ın nükleer programının barışçıl doğasına ilişkin ‘taahhütlerine aykırı’ adımları nedeniyle ‘ciddi endişe’ duyulduğunu ifade etti.
İran’la ilk görüşmelerin güven inşa etmek ve işbirliği ilişkilerinin önünü açmak için ‘somut sonuçlara’ yol açmasını arzu ettiklerini ifade eden Kral Selman, ayrıca bu görüşmelerin egemenliğe saygı, içişlerine karışmama ve terörist gruplara ve milislere her türlü desteğin kesilmesi ve uluslararası meşruiyet kararlarına bağlılık üzerine inşa edilmiş bir işbirliği ilişkileri kurma yolunu açacağını umduğunu belirtti.
Ülkesinin balistik füzeler, insansız hava araçları ve bubi tuzaklı teknelerin saldırılarına karşı meşru savunma hakkını saklı tuttuğuna dikkati çeken Suudi Arabistan Kralı, başkenti Doğu Kudüs olan 1967 sınırlarında bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını garanti eden ‘adil ve kalıcı bir çözüm’ bulma ihtiyacını vurguladı.
Suudi Arabistan'ın Birleşmiş Milletler'in kurucu üyelerinden biri olduğunu hatırlatan Kral Selman, ülkesinin San Francisco Sözleşmesini imzaladığından beri, uluslararası barış ve güvenliği korumayı, çatışmaları barışçıl bir şekilde çözmeyi, egemenlik ve bağımsızlığa saygı duymayı ve devletlerin iç işlerine karışmamayı hedefleyen amaç ve ilkelerine bağlı olduğunun altını çizdi. Suudi Arabistan Kralı, “Bugün uluslararası toplumun karşı karşıya olduğu zorluklar, çok taraflı uluslararası işbirliğinin güçlendirilmesini gerektiriyor. Kovid-19 salgını, sürdürülebilir iyileşmeye giden yolun, hepimizin ortak bir çerçevede birlikte çalışmasına bağlı olduğunu kanıtladı” dedi. Suudi Arabistan’ın geçtiğimiz yıl G-20 Başkanlığı aracılığıyla bu salgınla küresel mücadeleye liderlik etmede oynadığı ‘hayati role’ işaret ederek, Riyad’ın salgın sürecinde küresel çabaları 500 milyon dolarlık bir ödenekle desteklediğini ayrıca salgınla mücadele eden ülkelere 300 milyon dolar yardımda bulunduğunu bildirdi.
Kral Selman, "Ekonomik zorluklara rağmen, Suudi Arabistan Krallığı, en muhtaç ülkelere ve doğal afetlerden ve insani krizlerden etkilenen ülkelere yardım etmedeki büyük insani ve kalkınma rolüne bağlı kalmaya devam ediyor" dedi. Ülkesinin aynı zamanda 2021 boyunca Arap ve İslami düzeylerde en büyük insani ve kalkınma yardımı bağışçısı ve uluslararası düzeyde en büyük üç bağışçıdan biri olduğuna dikkati çeken Kral Selman, Krallığın küresel ekonomiyi kurtarma konusuna önem verdiğini vurguladı. Bunun, üretici ve tüketicilerin çıkarlarını koruyacak şekilde küresel petrol piyasalarının istikrarını, dengesini ve arzını güçlendirmek amacıyla OPEC + ittifakındaki ortaklarıyla işbirliği içinde G-20 çerçevesinde Kovid-19 salgınından kaynaklanan ciddi etkilerle mücadele etmek için yaptığı öncü çabalarda kendini gösterdiğine işaret etti. Kral Selman, ülkesinin iklim değişikliği ve olumsuz etkilerinin yol açtığı ortak zorlukla mücadele etmek için uyumlu çabaların öneminin farkında olduğunu belirtti.
Krallık tarafından benimsenen 2030 Vizyonu’nun özünün, refaha ulaşmak ve daha iyi bir gelecek yaratmak olduğunu, böylece ülke ekonomisinin öncü olduğunu ve toplumunun tüm dünya ile etkileşime girdiğini vurguladı. Suudi Arabistan Kralı “Bu iddialı vizyonun lansmanından bu yana geçen beş yıl içinde kadınları ve gençleri güçlendirmenin ve herkes için yaşam kalitesini iyileştirmenin yanı sıra yerel endüstrileri desteklemek, altyapı, iletişim teknolojileri, enerji çözümleri geliştirmek ve çeşitli sektörlere yatırım yapmak konusunda büyük adımlar attık. Krallığın dış politikası, güvenlik ve istikrarı sağlamlaştırmaya, diyalogu ve barışçıl çözümleri desteklemeye, kalkınmayı destekleyen ve Ortadoğu'da, genel olarak dünyanın daha iyi bir yarın için insanların beklentilerini gerçekleştiren koşulları sağlamaya büyük önem veriyor” ifadelerini kullandı. Kral Selman, "Bu, Suudi Arabistan’ın, Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi üyeleri arasında bir anlaşmaya destek olma çabaları, Sudan Dostları Grubuna aktif katkımızda ve Irak'ın sağlığını ve prestijini geri kazanma çabalarında verdiğimiz destekte kendini gösteriyor" dedi.
Suudi Arabistan’ın ayrıca Nahda Barajı sorununa Mısır ve Sudan'ın su haklarını koruyacak şekilde bağlayıcı, ayrıca BM himayesinde Libya ve Suriye'deki krizlere barışçıl çözümlere ve Afganistan'da barış ve istikrarın sağlanmasına, Afgan halkının tüm kesimlerinin haklarının garanti edilmesi ve beklentilerinin gerçekleştirilmesine yönelik tüm çabaları güçlü bir şekilde desteklediğinin altını çizdi. Barışa bağlılığın ‘Ortadoğu için stratejik bir seçim’ olduğunu yineleyerek, ‘Filistin sorununa uluslararası meşruiyet kararları ve Arap Barış Girişimi temelinde adil ve kalıcı bir çözüm bulunması ayrıca Filistin halkının 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız devletlerini kurma hakkını garanti altına alma’ çağrısında bulundu.
Suudi Arabistan’ın geçtiğimiz Mart ayında sunduğu Yemen'deki barış girişiminin çatışma ve kan dökülmesini sona erdirmeye, kardeş Yemen halkının acılarına son vermeye muktedir olduğuna işaret ederek, terörist Husi milislerinin hala barışçıl çözümleri reddettiğini ve Yemen’de daha fazla toprağa egemen olmak için askeri seçeneklere bağlı kalmasından, ülke içindeki sivil nesnelere günlük olarak saldırmasından ve uluslararası enerji kaynaklarını tehdit etmesinden ‘üzüntü’ duyduğunu belirtti. Husi milislerin Yemen halkının acılarını, acil insani yardım ihtiyacını ve Safer isimli petrol tankerinden kaynaklanan riskleri pazarlık ve şantaj olarak kullandığı konusunda uyardı.
Kral Selman bin Abdulaziz, “Suudi Arabistan, her zaman uluslararası meşruiyet ilkelerine ve kararlarına bağlı kalmıştır. Tüm ülkelerin ulusal egemenliğine saygı duymaktadır. Devletlerin iç işlerine karışılmaması gerektiğini vurgular” şeklinde konuştu. Riyad’ın balistik füzeler, insansız hava araçları ve bubi tuzaklı teknelerle maruz kaldığı saldırılar karşısında meşru savunma hakkını saklı tuttuğunu da sözlerine ekledi. İçişlerine müdahale etme girişimlerini kesin olarak reddettiklerini ifade eden Kral Selman, “İran komşu bir ülke. Onunla ilk görüşmelerin güven artırıcı somut sonuçlara yol açmasını ayrıca bu görüşmelerin egemenliğe saygı, içişlerine karışmama ve terörist gruplara ve milislere her türlü desteğin kesilmesi üzerine inşa edilmiş bir işbirliği ilişkileri kurma yolunu açmasını umuyoruz” şeklinde konuştu.
Ortadoğu bölgesini tüm kitle imha silahlarından arındırmanın önemini vurgulayan Suudi Arabistan Kralı, “Bu açıdan Riyad, İran'ın nükleer silah geliştirmesini önlemeye yönelik uluslararası çabaları destekliyor" dedi. Kral Selman, ülkesinin ‘taahhütleriyle çelişen ve İran'ın her zaman nükleer programının barışçıl olduğunu iddia ettiği İran adımları’ konusundaki ‘ciddi endişesini’ dile getirdi. Kral Selman, “Suudi Arabistan, nefret ve dışlamaya dayalı aşırılık yanlısı ideolojiyle, insanları ve ulusları yok eden terörist grupların ve mezhepçi milislerin uygulamalarıyla mücadele etmeye devam ediyor” dedi. Ayrıca uluslararası toplumun, terörist grupları ve mezhepçi milisleri destekleyen, finanse eden ve barındıran ya da onları kaos ve yıkımı yaymak, hegemonya ve nüfuzu genişletmek için bir araç olarak kullanan herkesin önünde dimdik durmasının önemini vurguladı.



İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
TT

Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)

Kuveyt’te terörle mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ile ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Yedinci Bölümü Kapsamındaki Kararların Uygulanması Komitesi, sekiz Lübnan hastanesini terör listesine ekledi.

Şarku’l Avsat’ın Kuveyt basınından aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı komite, söz konusu hastaneleri terörle bağlantılı kuruluşlar listesine dahil etti.

Komite, kendi inisiyatifiyle veya yabancı yetkili bir makam ya da yerel bir talep doğrultusunda, makul gerekçelerle terör eylemi gerçekleştirdiği, gerçekleştirmeye çalıştığı veya bu eylemleri kolaylaştırdığı şüphesi olan kişileri veya kurumları listeye alabiliyor.

Listeye eklenen hastaneler şunlar: Nebatiye’deki eş-Şeyh Ragıb Harb el-Camii Hastanesi, Bint Cubeyl’deki Salah Gandur Hastanesi, Baalbek’teki el-Emel Hastanesi, Hadath’taki Saint George Hastanesi, Baalbek’teki Daru’l Hikme Hastanesi, Hermel’deki el-Betul Hastanesi, Khalde’deki eş-Şifa Hastanesi ve Beyrut Havalimanı yolu üzerindeki er-Resulü’l Azam Hastanesi.

Komite, listeye ekleme kararının uygulanmasını, kendi yürütme yönetmeliğinin 21, 22 ve 23. maddelerine uygun olarak istedi.

Madde 21’e göre, herkesin söz konusu kişilere ait tüm mal ve ekonomik kaynakları, doğrudan veya dolaylı olarak, tamamen veya kısmen, gecikmeksizin ve önceden bildirim yapmaksızın dondurması gerekiyor.

Madde 23 ise Kuveyt sınırları içinde veya yurt dışında herhangi bir Kuveyt vatandaşının, listeye alınan kişi veya kuruluşlara para, ekonomik kaynak veya finansal hizmet sağlamasını yasaklıyor. Bu yasak, doğrudan veya dolaylı, kısmen veya tamamen sağlanan hizmetleri ve listeye alınan kişi tarafından kontrol edilen ya da yönlendirilen varlıkları kapsıyor. Ancak dondurulan hesaplara faiz eklenmesi bu yasak kapsamına girmiyor.


Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.