Suudi Arabistan Kralı, kitle imha silahlarından arındırılmış bir Ortadoğu ve 1967 sınırlarında bir Filistin devleti çağrısında bulundu

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz, telekonferans aracılığıyla Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda konuşma yaparken (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz, telekonferans aracılığıyla Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda konuşma yaparken (SPA)
TT

Suudi Arabistan Kralı, kitle imha silahlarından arındırılmış bir Ortadoğu ve 1967 sınırlarında bir Filistin devleti çağrısında bulundu

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz, telekonferans aracılığıyla Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda konuşma yaparken (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz, telekonferans aracılığıyla Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda konuşma yaparken (SPA)

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz, Birleşmiş Milletler (BM) 76. Genel Kurulu'nda telekonferans aracılığıyla bir konuşma yaptı. Uluslararası toplantılar, koronavirüs (Kovid-19) salgınının yayılmasının getirdiği sağlık koşulları nedeniyle bu yıl bireysel ve sanal katılımla gerçekleştirildi. Kral Selman, bu konuşmada uluslararası toplumu Ortadoğu'yu kitle imha silahlarından arındırılmış bir bölge yapmaya çağırdı. İran'ın nükleer programının barışçıl doğasına ilişkin ‘taahhütlerine aykırı’ adımları nedeniyle ‘ciddi endişe’ duyulduğunu ifade etti.
İran’la ilk görüşmelerin güven inşa etmek ve işbirliği ilişkilerinin önünü açmak için ‘somut sonuçlara’ yol açmasını arzu ettiklerini ifade eden Kral Selman, ayrıca bu görüşmelerin egemenliğe saygı, içişlerine karışmama ve terörist gruplara ve milislere her türlü desteğin kesilmesi ve uluslararası meşruiyet kararlarına bağlılık üzerine inşa edilmiş bir işbirliği ilişkileri kurma yolunu açacağını umduğunu belirtti.
Ülkesinin balistik füzeler, insansız hava araçları ve bubi tuzaklı teknelerin saldırılarına karşı meşru savunma hakkını saklı tuttuğuna dikkati çeken Suudi Arabistan Kralı, başkenti Doğu Kudüs olan 1967 sınırlarında bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını garanti eden ‘adil ve kalıcı bir çözüm’ bulma ihtiyacını vurguladı.
Suudi Arabistan'ın Birleşmiş Milletler'in kurucu üyelerinden biri olduğunu hatırlatan Kral Selman, ülkesinin San Francisco Sözleşmesini imzaladığından beri, uluslararası barış ve güvenliği korumayı, çatışmaları barışçıl bir şekilde çözmeyi, egemenlik ve bağımsızlığa saygı duymayı ve devletlerin iç işlerine karışmamayı hedefleyen amaç ve ilkelerine bağlı olduğunun altını çizdi. Suudi Arabistan Kralı, “Bugün uluslararası toplumun karşı karşıya olduğu zorluklar, çok taraflı uluslararası işbirliğinin güçlendirilmesini gerektiriyor. Kovid-19 salgını, sürdürülebilir iyileşmeye giden yolun, hepimizin ortak bir çerçevede birlikte çalışmasına bağlı olduğunu kanıtladı” dedi. Suudi Arabistan’ın geçtiğimiz yıl G-20 Başkanlığı aracılığıyla bu salgınla küresel mücadeleye liderlik etmede oynadığı ‘hayati role’ işaret ederek, Riyad’ın salgın sürecinde küresel çabaları 500 milyon dolarlık bir ödenekle desteklediğini ayrıca salgınla mücadele eden ülkelere 300 milyon dolar yardımda bulunduğunu bildirdi.
Kral Selman, "Ekonomik zorluklara rağmen, Suudi Arabistan Krallığı, en muhtaç ülkelere ve doğal afetlerden ve insani krizlerden etkilenen ülkelere yardım etmedeki büyük insani ve kalkınma rolüne bağlı kalmaya devam ediyor" dedi. Ülkesinin aynı zamanda 2021 boyunca Arap ve İslami düzeylerde en büyük insani ve kalkınma yardımı bağışçısı ve uluslararası düzeyde en büyük üç bağışçıdan biri olduğuna dikkati çeken Kral Selman, Krallığın küresel ekonomiyi kurtarma konusuna önem verdiğini vurguladı. Bunun, üretici ve tüketicilerin çıkarlarını koruyacak şekilde küresel petrol piyasalarının istikrarını, dengesini ve arzını güçlendirmek amacıyla OPEC + ittifakındaki ortaklarıyla işbirliği içinde G-20 çerçevesinde Kovid-19 salgınından kaynaklanan ciddi etkilerle mücadele etmek için yaptığı öncü çabalarda kendini gösterdiğine işaret etti. Kral Selman, ülkesinin iklim değişikliği ve olumsuz etkilerinin yol açtığı ortak zorlukla mücadele etmek için uyumlu çabaların öneminin farkında olduğunu belirtti.
Krallık tarafından benimsenen 2030 Vizyonu’nun özünün, refaha ulaşmak ve daha iyi bir gelecek yaratmak olduğunu, böylece ülke ekonomisinin öncü olduğunu ve toplumunun tüm dünya ile etkileşime girdiğini vurguladı. Suudi Arabistan Kralı “Bu iddialı vizyonun lansmanından bu yana geçen beş yıl içinde kadınları ve gençleri güçlendirmenin ve herkes için yaşam kalitesini iyileştirmenin yanı sıra yerel endüstrileri desteklemek, altyapı, iletişim teknolojileri, enerji çözümleri geliştirmek ve çeşitli sektörlere yatırım yapmak konusunda büyük adımlar attık. Krallığın dış politikası, güvenlik ve istikrarı sağlamlaştırmaya, diyalogu ve barışçıl çözümleri desteklemeye, kalkınmayı destekleyen ve Ortadoğu'da, genel olarak dünyanın daha iyi bir yarın için insanların beklentilerini gerçekleştiren koşulları sağlamaya büyük önem veriyor” ifadelerini kullandı. Kral Selman, "Bu, Suudi Arabistan’ın, Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi üyeleri arasında bir anlaşmaya destek olma çabaları, Sudan Dostları Grubuna aktif katkımızda ve Irak'ın sağlığını ve prestijini geri kazanma çabalarında verdiğimiz destekte kendini gösteriyor" dedi.
Suudi Arabistan’ın ayrıca Nahda Barajı sorununa Mısır ve Sudan'ın su haklarını koruyacak şekilde bağlayıcı, ayrıca BM himayesinde Libya ve Suriye'deki krizlere barışçıl çözümlere ve Afganistan'da barış ve istikrarın sağlanmasına, Afgan halkının tüm kesimlerinin haklarının garanti edilmesi ve beklentilerinin gerçekleştirilmesine yönelik tüm çabaları güçlü bir şekilde desteklediğinin altını çizdi. Barışa bağlılığın ‘Ortadoğu için stratejik bir seçim’ olduğunu yineleyerek, ‘Filistin sorununa uluslararası meşruiyet kararları ve Arap Barış Girişimi temelinde adil ve kalıcı bir çözüm bulunması ayrıca Filistin halkının 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız devletlerini kurma hakkını garanti altına alma’ çağrısında bulundu.
Suudi Arabistan’ın geçtiğimiz Mart ayında sunduğu Yemen'deki barış girişiminin çatışma ve kan dökülmesini sona erdirmeye, kardeş Yemen halkının acılarına son vermeye muktedir olduğuna işaret ederek, terörist Husi milislerinin hala barışçıl çözümleri reddettiğini ve Yemen’de daha fazla toprağa egemen olmak için askeri seçeneklere bağlı kalmasından, ülke içindeki sivil nesnelere günlük olarak saldırmasından ve uluslararası enerji kaynaklarını tehdit etmesinden ‘üzüntü’ duyduğunu belirtti. Husi milislerin Yemen halkının acılarını, acil insani yardım ihtiyacını ve Safer isimli petrol tankerinden kaynaklanan riskleri pazarlık ve şantaj olarak kullandığı konusunda uyardı.
Kral Selman bin Abdulaziz, “Suudi Arabistan, her zaman uluslararası meşruiyet ilkelerine ve kararlarına bağlı kalmıştır. Tüm ülkelerin ulusal egemenliğine saygı duymaktadır. Devletlerin iç işlerine karışılmaması gerektiğini vurgular” şeklinde konuştu. Riyad’ın balistik füzeler, insansız hava araçları ve bubi tuzaklı teknelerle maruz kaldığı saldırılar karşısında meşru savunma hakkını saklı tuttuğunu da sözlerine ekledi. İçişlerine müdahale etme girişimlerini kesin olarak reddettiklerini ifade eden Kral Selman, “İran komşu bir ülke. Onunla ilk görüşmelerin güven artırıcı somut sonuçlara yol açmasını ayrıca bu görüşmelerin egemenliğe saygı, içişlerine karışmama ve terörist gruplara ve milislere her türlü desteğin kesilmesi üzerine inşa edilmiş bir işbirliği ilişkileri kurma yolunu açmasını umuyoruz” şeklinde konuştu.
Ortadoğu bölgesini tüm kitle imha silahlarından arındırmanın önemini vurgulayan Suudi Arabistan Kralı, “Bu açıdan Riyad, İran'ın nükleer silah geliştirmesini önlemeye yönelik uluslararası çabaları destekliyor" dedi. Kral Selman, ülkesinin ‘taahhütleriyle çelişen ve İran'ın her zaman nükleer programının barışçıl olduğunu iddia ettiği İran adımları’ konusundaki ‘ciddi endişesini’ dile getirdi. Kral Selman, “Suudi Arabistan, nefret ve dışlamaya dayalı aşırılık yanlısı ideolojiyle, insanları ve ulusları yok eden terörist grupların ve mezhepçi milislerin uygulamalarıyla mücadele etmeye devam ediyor” dedi. Ayrıca uluslararası toplumun, terörist grupları ve mezhepçi milisleri destekleyen, finanse eden ve barındıran ya da onları kaos ve yıkımı yaymak, hegemonya ve nüfuzu genişletmek için bir araç olarak kullanan herkesin önünde dimdik durmasının önemini vurguladı.



Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Prens William ile birlikte Diriyye turuna çıktı

TT

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Prens William ile birlikte Diriyye turuna çıktı

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Prens William ile birlikte Diriyye turuna çıktı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz, pazartesi akşamı Birleşik Krallık Veliaht Prensi William’ı kabul ederek onu, “Suudi devletinin doğduğu yer ve Birinci Suudi Devleti’nin başkenti” olarak anılan Diriyye’de gezdirdi.

Ziyaret kapsamında, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan tarihî Tureyf semtindeki Nejdî mimari incelendi. Galler Prensi, Birinci Suudi Devleti’nin imam ve emirlerine ait sarayları gezdi; dönemin yönetim merkezi olan tarihî Salva Sarayı önünde hatıra fotoğrafı çektirildi. Tur ayrıca Diriyye Projesinin ana planına ilişkin bir sunumu da içerdi.

sdvfg
Prens Muhammed bin Selman ile Prens William, tarihî Tureyf semtindeki Salva Sarayı önünde (SPA)

Galler Prensi William, pazartesi akşamı Riyad’a ulaşarak Suudi Arabistan’a ilk resmî ziyaretini başlattı. Ziyaretin, iki ülke arasında 80 yılı aşkın süredir devam eden ve çeşitli alanları kapsayan ikili ilişkilerin güçlendirilmesini hedeflediği belirtildi.

Prens William’ı Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman bin Abdülaziz, Suudi Arabistan’ın Londra Büyükelçisi Prens Abdullah bin Halid bin Sultan bin Abdülaziz, Birleşik Krallık’ın Riyad Büyükelçisi Stephen Charles Hitchen ve Kraliyet Protokolü Başkan Yardımcısı Fahd es-Suhayl karşıladı.

dfvbfg
Prens Muhammed bin Abdurrahman, pazartesi akşamı Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Prens William’ı karşılarken (Riyad Emirliği)

Birleşik Krallık Büyükelçisi Hitchen, ziyaret öncesinde X platformundaki resmî hesabından paylaştığı kısa videoda duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Büyükelçilikte Veliaht Prens’in gelişini büyük bir heyecanla bekliyorduk. Sabırsızız” dedi. Hitchen, ziyaret programının sanat, kültür ve spor gibi birçok alanı kapsayacağını belirterek, “En önemlisi misafirperverliğinizi deneyimleyecek ve Krallık’taki ilham verici değişimleri görecek. Önümüzdeki günlerde bizimle kalın” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan ile Birleşik Krallık arasındaki ilişkiler, Kral Abdülaziz bin Abdurrahman ile dönemin İngiltere Başbakanı Winston Churchill’in 17 Şubat 1945’teki tarihî görüşmesiyle temelleri atılan bir süreçte, karşılıklı çıkarlar doğrultusunda tüm alanlarda istikrarlı biçimde gelişti.

dvfd
Prens Muhammed bin Selman, tarihî Diriyye’de Prens William ile gerçekleştirdiği ziyaret sırasında (SPA)

İki ülke; siyaset, güvenlik ve askerî alanların yanı sıra ticaret, yatırım ve finansal hizmetler, sağlık, eğitim, enerji, sanayi, çevre, kültür, spor ve turizm gibi birçok başlıkta köklü ve özel ilişkilere sahip. Bu ziyaretin de söz konusu iş birliğini daha da güçlendirmesi bekleniyor.

İkili ilişkiler, Prens Muhammed bin Selman’ın 7 Mart 2018’de Londra’ya yaptığı ziyaret sırasında ilk toplantısını gerçekleştiren Suudi-İngiliz Stratejik Ortaklık Konseyinin kurulmasıyla yeni bir aşamaya taşındı. Konsey, tarafların daha derin bir stratejik ortaklığa bağlılığını yansıttı.

 dfv df
Ziyaret kapsamında Diriyye Projesi’nin ana planına ilişkin bir sunum yapıldı (SPA)

Üç gün sürmesi öngörülen Prens William’ın Suudi Arabistan ziyareti, Londra’nın Riyad’la ekonomik iş birliğini derinleştirme arayışlarının hız kazandığı bir döneme denk geliyor. Kensington Sarayı’na göre ziyaret, ticaret, enerji ve yatırım başta olmak üzere gelişen ikili ilişkilerin öne çıkarılmasını amaçlıyor. Programda, kadın sporları, e-spor ve çevre koruma projelerinin yanı sıra Prens William’ın El-Ula’da yaban hayatı ve doğal mirasın korunmasına yönelik çalışmaları yerinde incelemesi bulunuyor.


BM: Suudi Arabistan’ın Yemen’deki kalkınmayı desteklemek için attığı son adım güçlü ve hızlı

Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki kalkınmayı desteklemek için attığı son adımı güçlü ve hızlı olarak nitelendirdi. (BM)
Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki kalkınmayı desteklemek için attığı son adımı güçlü ve hızlı olarak nitelendirdi. (BM)
TT

BM: Suudi Arabistan’ın Yemen’deki kalkınmayı desteklemek için attığı son adım güçlü ve hızlı

Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki kalkınmayı desteklemek için attığı son adımı güçlü ve hızlı olarak nitelendirdi. (BM)
Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki kalkınmayı desteklemek için attığı son adımı güçlü ve hızlı olarak nitelendirdi. (BM)

Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis, geçici başkent Aden’deki durumu “Artık jeneratör seslerini duymuyorum; çünkü elektrik şebekesi geri dönmeye başladı. Bu, Suudi Arabistan’ın hızlı müdahalesi sayesinde gerçekleşti. Ayrıca dün Aden Havalimanı’ndan ayrıldım ve pistin yeniden inşasını gördüm; bu da çok olumlu bir gelişme” sözleriyle değerlendirdi.

Şarku’l Avsat ile yaptığı röportajda, Suudi Arabistan’ın kalkınma müdahalelerinin insani yardımlar kadar önemli olduğunu vurgulayan Harneis, “Suudi Arabistan’ın Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Programı kapsamında ülke genelinde pek çok proje yürütülüyor. Son günlerde ve haftalarda Suudi Arabistan, Yemen hükümetini destekleme konusunda hızlı ve etkili bir şekilde hareket etti” dedi.

yu7
Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis (Şarku’l Avsat)

Harneis, Husi güvenlik güçlerinin yaklaşık 73 BM çalışanını gözaltında tutmaya devam ettiğini ve BM’ye ait birçok ofisi kontrol altında bulundurduğunu açıkladı. Harneis, Husilerin yüzlerce iletişim cihazı ve gerekli ekipmana da el koyduğunu belirterek, durumun değişeceğine dair hiçbir işaret olmadığını ve bunun ‘son derece moral bozucu’ olduğunu ifade etti.

Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi

Harneis, Riyad ziyaretinin, küresel insani durumu ele almak üzere Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi (KSRelief) ile yapılan bir toplantıya katılmak amacıyla gerçekleştiğini açıkladı. Harneis, “Son on yılda KSRelief büyük bir gelişim kaydetti ve bugün insani yardım alanında küresel ölçekte önemli bir aktör konumunda” dedi.

Harneis, merkezin Yemen’de insani yardıma büyük önem verdiğini belirterek, “Bu ziyarette Yemen’deki insani durum üzerinde yoğunlaştım. Yaptığımız görüş alışverişi çok faydalı oldu. KSRelief ile ilişki ve iş birliği her zaman mükemmel oldu. BM ve insani yardıma güçlü bir şekilde destek verdiler. Bugün amacımız, teknik ve liderlik boyutlarını da kapsayan daha derin tartışmalarla bu ilişkiyi bir üst seviyeye taşımak. İnsani yardımın nasıl organize edileceği konusu son derece kritik” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan en büyük bağışçılardan biri

Yemen’deki kalkınma çalışmalarına da değinen Harneis sözlerini şöyle sürdürdü: “KSRelief, son on yılda olağanüstü destek sağladı ve her zaman en büyük bağışçılardan biri oldu. Bu yıl muhtemelen en büyük bağışçı olacak. Rolü yalnızca finansmanla sınırlı değil; Yemen’deki durumu derinlemesine anlamaları, bu çalışmaları son derece önemli kılıyor.”

hyju
Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki insani yardım faaliyetlerine en büyük bağışçılardan biri olduğunu doğruladı. (BM)

Harneis, Suudi Arabistan’ın kalkınma alanındaki katkılarını da vurgulayarak, “Kalkınma çabaları insani yardımlar kadar, hatta belki daha da önemli. Suudi Arabistan’ın Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Programı, ülke genelinde çeşitli projeler yürütüyor. Son günlerde ve haftalarda Suudi Arabistan, Yemen hükümetini destekleme konusunda hızlı ve güçlü bir şekilde harekete geçti; bu oldukça belirgindi” dedi.

Elektrik altyapısını örnek gösteren Harneis sözlerine şöyle devam etti: “Bu sorun en az 15-20 yıldır var ve Yemenlilerin hayatında sürekli bir gerilim kaynağıydı. İnsanlar neredeyse tamamen jeneratörlere bağımlıydı. Ancak son bir hafta veya on gün içinde jeneratör seslerini artık duymuyorum; çünkü elektrik şebekesi geri dönmeye başladı. Bu da Suudi Arabistan’ın hızlı müdahalesi sayesinde gerçekleşti. Dün Aden Havalimanı’ndan ayrıldım ve pistin yeniden inşasını gördüm; bu çok olumlu bir gelişme.”

Harneis ayrıca, “Hükümet kontrolündeki bölgelerde güçlü bir devletin kalkınmanın faydalarını, hukukun üstünlüğünü ve iyi idareyi vatandaşlara gösterebilmesi gerekiyor” dedi.

BM personelinin gözaltına alınması

Harneis, “Anlam veremediğimiz bir şekilde, fiili otorite olan Husiler Sana’da 73 meslektaşımızı gözaltına aldı; bunlardan biri gözaltı sırasında hayatını kaybetti. Ayrıca BM’nin eski çalışanları da gözaltına alındı. Bu tek seferlik bir olay değil; Aralık 2021, 2023 ve 2024’te ve 2025’te üç kez daha yaşandı; en son olay sadece üç hafta önce gerçekleşti” şeklinde konuştu.

cvfghy
2026 Yemen İnsani Yardım Planı için yaklaşık 2,16 milyar dolarlık bir kaynak gerekli. Bunun 1,6 milyar doları en acil ihtiyaçlar için ayrılmış durumda. (BM)

BM Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Harneis, “Ofislerimize ve varlıklarımıza el konuldu; birçok ofis ya Husi güvenlik güçlerinin kontrolü altında ya da kapalı durumda. Yüzlerce iletişim cihazı ve gerekli ekipman da alınmış durumda. Sana’dan bu durumun değişeceğine dair hiçbir işaret yok; bu özellikle Yemen halkı için kritik bir dönemde son derece moral bozucu” ifadelerini kullandı.

Saada ziyaretleri

Harneis, Husilerin kalesi sayılan Saada vilayetine son yıllarda yaklaşık altı kez ziyaret gerçekleştirdiğini ve Yemen’in diğer bölgelerinde de insani yardım çalışmalarını güvence altına almak için diyalog yürüttüğünü belirtti. Harneis, “İlk kez 2013’te Saada’yı ziyaret ettim; 2014, 2015 ve 2016’da da oradaydım, ardından iki yıl önce ve geçen yıl tekrar ziyaret ettim. Yemen’in çoğu bölgesini gezdim; birçok bölgede yönetim silahlı grupların elinde. İnsani yardımın devam etmesi için bu gruplarla diyalog kurmak gerekiyor” dedi. Son ziyaretinde vilayet valisiyle görüştüğünü de bildirdi.

Husilere yönelik eleştiriler

Harneis, BM’nin Husilere yönelik eleştirilerini operasyonel kolaylıklar veya başka gerekçelerle yumuşatmadığını kesin bir dille vurguladı. Harneis, “Genel Sekreter bile personelimizin gözaltına alınması konusunda defalarca konuştu, ajans başkanları da konuştu, yüzlerce açıklama yapıldı; hiçbir zaman susmadık… Üzücü olan, yüzlerce, belki de binlerce Yemenlinin gözaltında olmasına rağmen seslerinin duyulmaması” ifadelerini kullandı.

İnsani yardım harcamalarının denetimi

Harneis, BM fonlarının Yemen’de nasıl kullanıldığına dair yöneltilen sorulara şöyle yanıt verdi: “Yaptığımız her şey şeffaftır ve halka açıktır; bunu ‘fts.un.org’ üzerinden takip edebilirsiniz. Burada finansman kaynakları ve yıllardır yürütülen projeler görülebilir. Ayrıca tüm BM ajansları, yıllık iç ve dış denetimlere tabidir; bunun yanında bağışçılar tarafından da gözden geçirilmektedir.”

BM Yemen İnsani Yardım Koordinatörlüğü Ofisi’nin Aden’e taşınması

Harneis, BM Yemen İnsani Yardım Koordinatörlüğü Ofisi’nin Sana’dan Aden’e taşınması kararının BM Genel Sekreteri tarafından alındığını belirtti. Bu kararda etkili olan faktörlerden birinin ‘Yemen hükümetinin BM nezdinde resmi temsilci olması’ olduğunu söyleyen Harneis, diğer faktörün ise ‘Sana’daki yetkililerin BM’ye yönelik kötü muamelesi’ olduğunu vurguladı.

Hükümetle iyi ilişkiler

Uluslararası alanda tanınan Yemen hükümetiyle ilişkilerin ‘iyi’ olduğunu vurgulayan Harneis, “Tüm düzeylerde sürekli koordinasyon halindeyiz” dedi. Harneis, BM’nin hedefini ise şöyle açıkladı: “Amacımız her zaman hükümetle yakın çalışmak; çıkarlarımız ortak. Bunu güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Bunun için net bir hükümet liderliği ve istikrarlı bir plan şart. Son iki yılda hükümeti bağışçılarla koordinasyon mekanizmalarına dahil etmeye çalıştık, kalkınma önceliklerini hükümetin öncelikleriyle ilişkilendirdik ve bu alanda somut ilerleme kaydettik.”

2026 için öncelikler

Harneis’e göre BM bu yıl Yemen’de, hükümetin kalkınma liderliğini ulusal öncelikler doğrultusunda desteklemeye odaklanıyor. İnsani alanda özellikle Husilerin kontrolündeki bölgelerde krizin etkilerini en aza indirmeye çalışacaklarını belirten Harneis, bu görevleri uluslararası sivil toplum kuruluşları aracılığıyla yürüteceklerini ve öncelikli alanların gıda güvenliği, sağlık ve beslenme olacağını vurguladı.

Harneis, 2026 Yemen İnsani Yardım Planı için gerekli bütçenin yaklaşık 2,16 milyar dolar olduğunu, bunun 1,6 milyar dolarının acil öncelikler için ayrıldığını açıkladı.


Suudi Arabistan Savunma Bakanı, Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
TT

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Riyad'daki Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzalarken dost ve kardeş ülkelerin savunma bakanları ve üst düzey yetkilileriyle savunma ve güvenlik endüstrisinin geleceğini görüştü.

Prens Halid bin Selman, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda şunları yazdı:

“Kral Selman bin Abdulaziz’in himayesinde ve onun adına, kardeş ve dost ülkelerden gelen sayın konukların huzurunda Dünya Savunma Fuarı'nın açılışını yapmaktan büyük mutluluk duydum. Bu etkinlik, Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed Bin Selaman’ın savunma ve güvenlik sektöründeki küresel gelişmelere ayak uydurma vizyonunu somutlaştırıyor.”

Prens Halid bin Selman, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dünya Savunma Fuarı'nda kardeş ve dost ülkelerin savunma bakanları ve üst düzey yetkilileriyle bir araya gelmekten büyük mutluluk duydum. Savunma ve güvenlik endüstrisinin geleceği ile ilgili bir dizi konu hakkında görüş alışverişinde bulunduk. Fuarda sunulan fırsatları vurguladık. Ayrıca bir dizi mutabakat zaptı ve anlaşmanın imzalanmasına şahitlik ettim ve bunları imzaladım.”

Prens Halid bin Selman ve Güney Kore Savunma Bakanı Ahn Gyu-Back, Suudi Arabisatan Savunma Geliştirme Genel Müdürlüğü ile Güney Kore Savunma Geliştirme Ajansı (ADD) arasında savunma araştırma ve geliştirme ile savunma ve askeri teknolojiler ve sistemler için inovasyon alanında bir mutabakat zaptının imzalanmasına şahitlik ettiler.

Prens Halid bin Selman, Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ile Slovakya Savunma Bakanlığı arasında savunma alanında iş birliği için bir mutabakat zaptı imzaladı. Ayrıca, Malezya Savunma Bakanı Muhammed Halid Nurdin ile Suudi Arabistan hükümeti ile Malezya hükümeti arasında savunma alanında iş birliği için bir anlaşma imzaladı. Prens Halid bin Selman ayrıca Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ile Somalı Federal Cumhuriyeti Savunma Bakanlığı arasında askeri alanda iş birliği için Somali Federal Cumhuriyeti Savunma Bakanı Ahmed Maalim Faki ile bir mutabakat zaptı imzaladı.