Irak Başbakanı Kazimi: Hükümet, seçimlerin düzenlenmesi için altyapıyı hazırladı

ABD, Irak ile olan ortaklığına bağlı kaldığını vurguladı. Zikar vilayetinde uluslararası koalisyon güçlerine ait konvoy hedef alındı.

Irak Cumhurbaşkanı Salih ve ABD Başkanı Biden önceki gün Birleşmiş Milletler Genel Kurul toplantıları marjında bir araya geldi (ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği)
Irak Cumhurbaşkanı Salih ve ABD Başkanı Biden önceki gün Birleşmiş Milletler Genel Kurul toplantıları marjında bir araya geldi (ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği)
TT

Irak Başbakanı Kazimi: Hükümet, seçimlerin düzenlenmesi için altyapıyı hazırladı

Irak Cumhurbaşkanı Salih ve ABD Başkanı Biden önceki gün Birleşmiş Milletler Genel Kurul toplantıları marjında bir araya geldi (ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği)
Irak Cumhurbaşkanı Salih ve ABD Başkanı Biden önceki gün Birleşmiş Milletler Genel Kurul toplantıları marjında bir araya geldi (ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği)

ABD Başkanı Joe Biden’ın New York’ta Iraklı mevkidaşı Berhem Salih ile görüştüğü sırada ABD, Irak’ın uzun dönem istikrarına desteğine ve ortaklıklarına bağlı olduğunu vurguladı. Irak Başbakanı Mustafa el-Kazimi ise dün (çarşamba) hükümet organının, ister güvenlik ister lojistik destek ister Bağımsız Yüksek Seçim Komiserliği’nin talep ettiği diğer hususlar olsun, erken parlamento seçimlerini başarıya ulaştıracak tüm gereksinimleri karşıladığını bildirdi.
Kazimi, Bağımsız Yüksek Seçim Komisyonu merkezinde seçim sürecinin üçüncü ve son simülasyonunun uygulanmasındaki ilerlemeye ilişkin bugün gerçekleşen brifingte, “Bu simülasyonun amacı, Iraklıların daha iyi bir gelecek arzusu ve iradesini yansıtan adil seçimler yapmayı sağlamaktır” dedi.
Başarılı ve güven verici düzeyde ortaya çıkan simülasyon sürecine övgüde bulunan Kazimi, “Bu başarı, ne kadar küçük olursa olsun herhangi bir hata oranını önleme konusundaki kararlılığımızla vatandaşlara ve politikacılara önemli bir mesaj olacaktır” diye konuştu.
Simülasyon sürecinde, 10 Ekim’de yapılacak seçim sürecinin uygulanmasına ilişkin tüm çalışmaların Başbakan’a detaylı sunumu ve açıklaması yapıldı.
Öte yandan, ABD, Irak’ın uzun dönem istikrarına desteklemeye bağlı kaldığını ilan ederken, Bağdat ise Washington ile güçlü ilişkiler kurmayı istediğini vurguladı. ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği’nden yapılan açıklamada, ABD Başkanı Joe Biden’ın New York’ta Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurul çalışmaları marjında Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih ile bir araya geldiği bildirildi. Açıklamada, Biden ve Salih’in “ikili ilişkilerin güçlendirilmesini ve bölgesel diplomatik girişimlerle ilgili işbirliğinin derinleştirilmesini” görüştüğü belirtildi.
Açıklamada, “Başkan Biden, ABD’nin Irak’ın uzun dönem istikrarına bağlı kaldığının altını çizdi. Liderler Irak’taki demokrasiye, hukukun egemenliğine ve Ekim ayı içerisinde güvenilir ve şeffaf bir seçimin düzenlenmesi için gösterilen çabalara duydukları saygıyı tekrar vurguladı. (Biden) Bağdat Bölgesel Bağdat Zirvesi ve bu yıl daha önce Papa Francis’in tarihi Irak ziyareti gibi Irak’ın bölgesel istikrarı ve dinler arası hoşgörüyü sağlamasına katılarda bulunması açısından önemli bir sembol olan son girişimlerden övgüyle söz etti” denildi.
Irak Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan benzer bir açıklamada, Salih ve ABD’li mevkidaşı Biden’ı bir araya getiren görüşmede “iki ülke arasındaki ilişkilerin ve bu ilişkilerin iki ülke arasındaki stratejik diyalog bağlamında ve ortak çıkarlara göre çeşitli alanlarda geliştirme yolları ve adil ve şeffaf seçimlerin desteklenmesi ele alındı. Aynı zamanda terörle mücadele ve terörün köklerini tüm bölgelerden söküp atmak için çalışmayı sürdürmenin önemi vurgulandı”. Açıklamanın devamında şunlar kaydedildi:
(Salih) Irak’ın ABD ile ortak çıkarlar temelinde ve iki ülke arasındaki Stratejik Diyalog Mutabakatı kapsamında siyasi, güvenlik, çevre, ekonomi ve kültürel alanlarda güçlü ilişkiler kurmak istediğini dile getirdi. Aynı zamanda son bölgesel ve uluslararası gelişmeler görüşüldü. Zira Cumhurbaşkanı Berhem Salih, Irak’ın, diplomatik çözümleri, gerginliği azaltan süreçleri, Irak’ın bölgenin güvenlik ve barışını pekiştiren merkezi rolünü, çevre sorunları ve iklim değişikliğiyle mücadeleyi ve çevrenin korunmasını destekleyen dengeli bir politikadan hareket ettiğini. ABD Başkanı Joe Biden, Irak’ın istikrarı sağlamak için kaydettiği ilerleme ve bölgedeki gerilimleri düşürüme çabalarından övgüyle söz ederek, Washington’un Irak’ın güvenliğini, egemenliğinin güvence altına alınmasını, terörle mücadelesini, ekonomisini güçlendirmesini ve iki ülke ile haklarının çıkarına olacak şekilde Stratejik Diyalog kapsamında çeşitli alanlarda ortak koordinasyonu sürdürmeyi desteklediğini vurguladı.”
Biden ve Salih arasındaki bu görüşme, Irak Başbakanı Kazimi ile Biden arasındaki görüşmeden yaklaşık bir ay sonra geldi. Kazimi, bu görüşme kapsamında Bağdat ve Washington arasındaki Stratejik Diyalog Görüşmeleri’nin 4’üncü turuna başkanlık etti. 4’üncü tur görüşmelerde ABD muharip güçlerinin yıl sonuna kadar Irak’tan çekilmesi ve Irak’taki ABD askerlerinin misyonunun savaş yerine eğitim ve donatım misyonu olarak değiştirilmesi kararı alındı. ABD ile Irak arasındaki anlaşmanın ardından Irak hükümeti, ülkedeki ABD askerlerinin konuşlandığı noktalara saldırılar düzenlememesi için silahlı gruplarla ateşkes imzaladı. Ancak uluslararası koalisyon güçlerine ait konvoylar bu ateşkesin dışında tutuldu. Irak bir taraftan da silah envanterini çeşitlendirme sürecinin bir parçası olarak Fransa’dan uçak satın almak için yönünü Batı’ya çevirdi.
Irak’ın güneyindeki Zikar vilayetinde bir emniyet kaynağı, uluslararası koalisyon güçlerine ait bir konvoyun Zikar’dan geçişi sırasında yola tuzaklanan el yapımı patlayıcı infilak etti. Kaynak, dün basına yaptığı açıklamada, “Konvoyun vilayete bağlı Nasıriye kentinde geçişi sırasında el yapımı patlayıcı ana yola döşenmişti. Konvoydaki tırlar koalisyon güçlerine lojistik malzeme taşıyordu. Saldırı konvoydaki bir araçta maddi hasara yol açtı” dedi.
ABD’nin uzun vadeli ortaklık taahhüdüne rağmen Irak’ın silah envanterini çeşitlendirme çabasını Şarku’l Avsat’a değerlendiren strateji uzmanı emekli Tümgeneral İmad Uluv, “Irak-Fransa ilişkilerinin tarihi olduğu söylenebilir. Zira Irak Fransız yapımı silahları Irak-İran Savaşı’nda kullandı. Fransız yapımı silahlar, herkesin satın almayı istediği gelişmiş silahlardır. Bundan da önemlisi, Irak silah konusunda tek tarafa yani ABD’ye bağımlı kalmak istemiyor. Washington silah satın alma süreçlerinde daima şartlar koyuyor. Irak’a verdiği silahlar da İsrail’e verdiği silahlarla aynı kalitede olmuyor. ABD aynı şekilde eski silahlar için ön şartlar koşuyor. Dolayısıyla silah kaynağının çeşitlendirilmesi başarılı bir politikadır. Özellikle Irak Hava Kuvvetleri’nin ABD uçaklarına bağımlı olduğu bu dönemde.” dedi.



Şarku’l Avsat’a konuşan bir kaynak: Gazze'de yeni bir savaşı önlemek için Mısır-İsrail görüşmesi yapıldı

Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta, yerinden edilmiş insanlar için sığınak haline getirilen bir caminin çatısında temizlik yapan Filistinli bir kadın, 10 Temmuz 2026 (AP)
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta, yerinden edilmiş insanlar için sığınak haline getirilen bir caminin çatısında temizlik yapan Filistinli bir kadın, 10 Temmuz 2026 (AP)
TT

Şarku’l Avsat’a konuşan bir kaynak: Gazze'de yeni bir savaşı önlemek için Mısır-İsrail görüşmesi yapıldı

Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta, yerinden edilmiş insanlar için sığınak haline getirilen bir caminin çatısında temizlik yapan Filistinli bir kadın, 10 Temmuz 2026 (AP)
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta, yerinden edilmiş insanlar için sığınak haline getirilen bir caminin çatısında temizlik yapan Filistinli bir kadın, 10 Temmuz 2026 (AP)

Muhammed er-Reyyis

Gazze anlaşması müzakerelerine ilişkin süreci yakından takip eden bilgi sahibi bir kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Kahire’de son saatlerde Mısırlı ve İsrailli heyetler arasında gerçekleştirilen görüşmenin ayrıntılarını paylaştı. Kaynağa göre görüşme, Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasını tehdit edebilecek olası sorunların önüne geçmek amacıyla yoğun diplomatik çabalar kapsamında yapıldı.

İsrail Kamu Yayın Kurumu, perşembe akşamı yaptığı açıklamada, İsrail ordusundan üst düzey subaylardan oluşan bir heyetin Kahire’ye giderek son iki gün içinde Mısır ordusunun üst düzey yetkilileriyle Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına geçiş sürecini ele aldığını duyurdu.

Mısır ile İsrail arasındaki görüşme, Hamas liderlerinden Halil el-Hayye başkanlığındaki bir heyetin, geçen yıl ekim ayında imzalanan Gazze anlaşmasının uygulanmasının güvence altına alınmasına ilişkin arabulucularla temaslarda bulunmak üzere Kahire’de bulunduğu sırada gerçekleşti.

Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde savaş nedeniyle yerinden edilmiş kişilerin kaldığı bir kampta, omzunda eşyalarını taşıyan bir Filistinli, enkazların yanından geçiyor. (AFP)Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde savaş nedeniyle yerinden edilmiş kişilerin kaldığı bir kampta, omzunda eşyalarını taşıyan bir Filistinli, enkazların yanından geçiyor. (AFP)

Mısırlı kaynak, Gazze konusunda istişarelerde bulunmak ve Hamas ile yürütülen temasları sürdürerek arabuluculuk çabalarını kurtarmak amacıyla ABD’li bir heyetin de bölgeye gelmesinin beklendiğini belirtti. Kaynak ayrıca, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun seçim hesapları doğrultusunda savaşı yeniden başlatmaya hazırlandığına ilişkin bilgiler bulunduğunu aktardı.

Aynı kaynak, Kahire’deki görüşmelerin, geçen hafta ateşkes anlaşmasına ilişkin gündeme getirilen ve Hamas’ın itiraz ettiği öneriler üzerinde yoğunlaştığını ifade etti. Kaynağa göre İsrail heyeti, Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov’a iletilmek üzere bir mesaj sundu. Mesajda, Mladenov’un hazırladığı belgeye ilişkin yeni formülasyonlar temelinde yürütülen mevcut girişimlerin sonuç vermemesi halinde İsrail’in askeri seçeneğe yöneleceği ve Gazze Şeridi’nde askeri operasyon başlatacağı belirtildi.

Son üç ay boyunca Mladenov tarafından sunulan öneriler, yeniden imar sürecinin ilerleyebilmesi için öncelikle Gazze Şeridi’nin silahsızlandırılmasına odaklanırken, Hamas ise bu önerilere çekince koyarak anlaşmanın ilk aşamasında yerine getirilmeyen maddelerin uygulanmasını ve İsrail’in bölgeden çekilmesini talep etti.

Kaynağın aktardığına göre İsrail heyeti mesajında, Hamas’ın özellikle önerilen formüller çerçevesinde silahsızlanma maddesi başta olmak üzere anlaşmanın hükümlerine bağlı kalmasının zorunlu olduğunu vurguladı. Arabulucuların ise Hamas’la, Mladenov’a iletilecek açık ve net bir metin üzerinde uzlaşılması için temaslarını sürdürdüğü, böylece sürecin ilerlemesinin ve İsrail’in askeri operasyonlarını yeniden başlatmasının önüne geçilmesinin hedeflendiği belirtildi.

Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta bulunan Nasır Tıp Kompleksi’nde, bir çadırı hedef alan İsrail saldırısında hayatını kaybeden yakınının ardından göz yaşı döken Filistinli bir kadın (AFP)Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta bulunan Nasır Tıp Kompleksi’nde, bir çadırı hedef alan İsrail saldırısında hayatını kaybeden yakınının ardından göz yaşı döken Filistinli bir kadın (AFP)

Mısırlı kaynak, Netanyahu’nun önümüzdeki aylarda yapılması beklenen seçimler öncesinde seçim hesaplarıyla yeni bir askeri operasyona girişebileceğine ilişkin bilgilerin giderek arttığı uyarısında bulundu. Kaynak, kamuoyu yoklamalarının Gadi Eisenkot, Naftali Bennett ve diğer rakip isimlerin şansını artırdığını, bu nedenle Netanyahu’nun siyasi desteğini ve kamuoyu nezdindeki konumunu yeniden güçlendirmeye çalıştığını ifade etti. Kaynağa göre bu süreci, Mladenov’un mevcut metinlerde herhangi bir değişikliği kesin biçimde reddetmesi ve Hamas’ın mevcut önerileri ciddiyetle ele alması yönündeki ısrarı da destekliyor.

Kaynağın aktardığına göre İsrail heyeti, ‘Mısır2ın sorumlu girişimlerine olumlu karşılık verme isteğini’ dile getirirken, Hamas’ın uzlaşmaz tutumunu sürdürmesi halinde hareketle kaçınılmaz bir çatışmanın yaşanacağını da vurguladı.

Mısırlı kaynak, Kahire’nin gerilim iddialarına rağmen İsrail heyetine ev sahipliği yapmasının, Mısır’ın tüm taraflara açık olduğunu ve taraflar arasındaki görüş ayrılıklarını gidermek için yoğun çaba gösterdiğini ortaya koyduğunu belirtti. Kaynak, mevcut süreçte herhangi bir görüşmenin yapılmasının önünde de hiçbir engel bulunmadığını söyledi.

Kaynak, “Kahire, mevcut tablonun son derece tehlikeli olduğunun farkında olduğu için tüm taraflarla sorumlu bir şekilde temas kurmaya çalışıyor. Mısır, kötüleşen insani durumu kurtarmak, çatışmaların yeniden tırmanmasını, daha fazla saha komutanının hedef alınmasını ve koşulların daha da ağırlaşmasını önlemek amacıyla yoğun diplomatik girişimlerde bulunuyor” ifadelerini kullandı. Kaynak ayrıca, Gazze’deki gelişmeleri ele almak üzere ABD’li bir heyetin Mısır’a gelme ihtimalinin bulunduğunu da sözlerine ekledi.

Kaynağa göre Mısır, İsrail hükümeti üzerinde mümkün olan en yüksek baskının kurulabilmesi amacıyla Türkiye ve Katar ile yakın koordinasyon yürütüyor. Önümüzdeki günlerde Mısır’ın ABD tarafıyla da temaslarda bulunmasının beklendiğini belirten kaynak, bu girişimlerin ABD yönetiminin barış planının temel maddelerine bağlı kalmasını sağlamak, plandan sapılmasını veya alternatif süreçlerin gündeme gelmesini önlemek ve Mladenov’un krizi daha da karmaşık hale getirebilecek yeni taslaklar hazırlamasının önüne geçmek amacı taşıdığını ifade etti.

Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta kaplarına su dolduran iki çocuk (AP)Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta kaplarına su dolduran iki çocuk (AP)

Mısırlı kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, Hamas’ın arabulucu taraflarla yürüttüğü temaslarda zaman faktörünü kullanmayı sürdürebileceğini söyledi. Kaynağa göre hareket, ABD ile İran arasındaki müzakereler ve olası gerilimlerin seyrini bekleyerek ilerleyen süreçte müzakere pozisyonunu güçlendirmeyi hedefleyebilir. Ayrıca Hamas’ın, hareket içindeki seçim sürecinin henüz tamamlanmadığını gerekçe göstererek nihai kararlar alamayacağını ve kapsamlı mutabakat metinleri oluşturamayacağını öne sürmesinin de ihtimaller arasında yer aldığı belirtildi. Bu durumun ise sürecin ya askıya alınmasına ya da değerlendirme amacıyla bir süre belirsizlik içinde bırakılmasına yol açabileceği ifade edildi.

Buna karşın aynı kaynak, Mısır’ın, İsrail’de yaklaşan seçimler ve ABD Kongresi ara seçimleri öncesinde Gazze Şeridi’nde askeri gerilimin yeniden tırmanmasını önlemek için zamana karşı yarışacağını dile getirdi. Kaynak, birbirine bağlı bu siyasi gelişmelerin diplomatik ve siyasi süreçleri tamamen sekteye uğratabilecek nitelikte olduğuna dikkat çekti.

Kaynak ayrıca, mevcut belirsizliklere Mladenov’un ABD’nin desteğiyle üst düzey bir uluslararası göreve aday gösterilmesi ihtimalinin de eklendiğini belirtti. Bunun tüm taraflar açısından zaman baskısını artıracağını ve yerine yeni bir isim atanana kadar söz konusu görevde uzun süre boşluk yaşanabileceğini ifade eden kaynak, buna rağmen Mladenov’un yerine geçebilecek isimlerin de hazır olduğuna dair bilgiler bulunduğunu söyledi. Kaynağa göre bu isimler, eski Birleşik Krallık Başbakanı Tony Blair ile ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff olarak öne çıkıyor.

İsrail saldırısında hedef alınan bir aracı inceleyen Filistinliler, Gazze, 9 Temmuz 2026 (Reuters)İsrail saldırısında hedef alınan bir aracı inceleyen Filistinliler, Gazze, 9 Temmuz 2026 (Reuters)

İsrail Kamu Yayın Kurumu, perşembe akşamı yaptığı açıklamada, İsrail ordusundan üst düzey subaylardan oluşan bir heyetin Kahire’ye giderek son iki gün içinde Mısır ordusunun üst düzey yetkilileriyle Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına geçiş sürecini ele aldığını duyurdu.

ABD Başkanı Donald Trump, 29 Eylül 2025’te İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşını sona erdirmeyi amaçlayan bir plan açıkladı. Planın ilk aşamasında ateşkes ilan edilmesi, İsrail’in kısmi çekilmesi, İsrailli esirlerin serbest bırakılması ve Gazze’ye günlük 600 yardım tırının girişine izin verilmesi öngörüldü.

Hamas, ilk aşamadaki yükümlülüklerini yerine getirerek İsrailli esirleri serbest bırakırken, İsrail ise insani yükümlülüklerini yerine getirmedi ve askeri operasyonlarını sürdürdü. Bu süreçte bin 92 Filistinlinin hayatını kaybettiği, 3 bin 507 kişinin de yaralandığı belirtildi.

Anlaşmanın ikinci aşaması ise İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nin yüzde 70'ten fazlasını kapsayan işgal alanlarından daha geniş çaplı çekilmesini, yeniden imar sürecinin başlamasını ve buna karşılık Filistinli grupların silahsızlandırılması sürecinin başlatılmasını öngörüyor. Ancak İsrail bu aşamayı uygulamaya koymadı ve önceliğin silahsızlanma olması gerektiği yönündeki tutumunu sürdürdü.

Ekim 2023’ten bu yana devam eden savaş nedeniyle Gazze Şeridi büyük bir yıkımla karşı karşıya bulunuyor. Haberde yer alan verilere göre çatışmalarda 73 binden fazla Filistinli yaşamını yitirirken, 173 binden fazla kişi yaralandı. Ayrıca Gazze’deki altyapının yaklaşık yüzde 91’inin tahrip olduğu ifade edildi.


Avn'dan Hizbullah'a Lübnan'a olan bağlılığınızı kanıtlayın çağrısı

Lübnan'ın güneyindeki Kfar Rumman’da dün İsrail'in düzenlediği saldırıda tahrip olmuş bir araba (AFP)
Lübnan'ın güneyindeki Kfar Rumman’da dün İsrail'in düzenlediği saldırıda tahrip olmuş bir araba (AFP)
TT

Avn'dan Hizbullah'a Lübnan'a olan bağlılığınızı kanıtlayın çağrısı

Lübnan'ın güneyindeki Kfar Rumman’da dün İsrail'in düzenlediği saldırıda tahrip olmuş bir araba (AFP)
Lübnan'ın güneyindeki Kfar Rumman’da dün İsrail'in düzenlediği saldırıda tahrip olmuş bir araba (AFP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Hizbullah’a "Lübnanlılığını kanıtlaması" çağrısında bulunarak, "(Hizbullah), güneydeki savaşı sona erdirmek için harcanan çabalara yanıt vermezse, kendi kararının sorumluluğunu üstlenmiş olacak ve tercihinin Lübnan değil, İran olduğunu kanıtlayacaktır" dedi.

Bu açıklamalar, Beyrut yönetiminin İsrail ile yürüttüğü müzakere sürecini, Washington ile Tahran arasındaki gerilimden ayırmaya çalıştığı kritik bir dönemde yapıldı. Lübnan, ABD gözetiminde, İsrail ordusunun çekilmesini sağlamak ve ardından Lübnan ordusunun bu bölgelere konuşlanmasına imkân tanımak amacıyla "pilot bölgeler" üzerinde yoğun bir çalışma yürütüyor. Cumhurbaşkanı Avn, bu stratejik konuyu dün Ordu Komutanı General Rudolf Heykel ile görüştü.

Roma Zirvesi kritik dönemeç

14-15 Temmuz tarihlerinde Roma'da gerçekleştirilecek olan 6. tur müzakereler, "Çerçeve Anlaşması"nın hayata geçirilmesindeki ilk somut uygulama adımı olarak görülüyor. Anlaşma uyarınca, Lübnan ordusunun belirlenen iki pilot bölgeye konuşlanması süreci de dahil olmak üzere, uygulama aşamasını denetleyecek komitelerin oluşturulması bekleniyor.

Cumhurbaşkanı Avn, gelinen noktayı "Artık İran'daki durumdan ve İslamabad Anlaşması'ndan (Tahran-Washington hattındaki süreçten) ayrı bir rotadayız" ifadeleriyle değerlendirdi. Ancak Avn, bölgeyi çevreleyen hassas koşullara dikkat çekerek, yaşanabilecek herhangi bir çatışmanın Lübnan'ın iç dengeleri üzerinde olumsuz etki yaratabileceğine dair endişelerini de dile getirdi.


Irak: Yolsuzluk davası, fonların geri alınması şartıyla çözülüyor

Irak Başbakanı Ali el-Zeydi, Bağdat'ta  Yüksek Yargı Konseyi Başkanı  Faik Zeydan'ı kabul etti (Hükümet Medyası)
Irak Başbakanı Ali el-Zeydi, Bağdat'ta Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Faik Zeydan'ı kabul etti (Hükümet Medyası)
TT

Irak: Yolsuzluk davası, fonların geri alınması şartıyla çözülüyor

Irak Başbakanı Ali el-Zeydi, Bağdat'ta  Yüksek Yargı Konseyi Başkanı  Faik Zeydan'ı kabul etti (Hükümet Medyası)
Irak Başbakanı Ali el-Zeydi, Bağdat'ta Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Faik Zeydan'ı kabul etti (Hükümet Medyası)

Irak Yargı Konseyi dün, yolsuzluk davalarında sanıkların hesap vermesini sağlarken kamu kaynaklarının da geri kazanılmasına imkân tanıyacak hukuki mekanizmaları hükümetle birlikte değerlendirdiğini açıkladı. Konsey, Genel Af Yasası'nda yapılan değişiklik kapsamında, kamuya ait paraları gönüllü olarak iade eden kişiler hakkında cezaların hafifletilmesi ihtimalinin de ele alındığını bildirdi.

Konsey basın açıklamasında, söz konusu yaklaşımın anayasal esaslara dayandığını belirterek, yasanın yürürlüğe girmesinden sonra işlenen suçların hiçbir şekilde af kapsamına alınmayacağını vurguladı.

Yargı Konseyi, adaletin sağlanması ile kamu malının korunmasını uzlaştırmayı hedefleyen bir "yol haritası" üzerinde çalışıldığını ifade etti. Açıklamada, kamuya ait alacakların tahsil sürecini tamamlamaya yönelik uygulamalarla birlikte yargı süreçlerinin de devam edeceği, böylece hem hesap verebilirliğin sağlanacağı hem de kamu yararının korunacağı kaydedildi.

Buna karşılık, bir yargı uzmanı Şarku'l Avsat’a yaptığı açıklamada, "Yolsuzluk suçları ya da herhangi bir başka suç için uzlaşmaya imkân tanıyan bir yasal düzenleme bulunmuyor" dedi. Uzman, Genel Af Yasası'nın, zimmet ve kamu malını zarara uğratma suçlarından hüküm giyenlere ilişkin belirli süreler ve yasal koşullar çerçevesinde uygulanacak hükümler içerdiğini ifade etti.