Pakistan'dan Afganistan'a yaklaşım konusunda 'daha gerçekçi olunmalı' vurgusu

Pakistan Dışişleri Bakanı Şah Mahmud Kureyşi, ülkesinin uluslararası topluma Taliban’ın diplomatik olarak tanınması için bir yol haritası geliştirmesi ve ardından yüz yüze Taliban liderleriyle görüşmesini önerdiğini bildirdi.

AA
AA
TT

Pakistan'dan Afganistan'a yaklaşım konusunda 'daha gerçekçi olunmalı' vurgusu

AA
AA

Pakistan Dışişleri Bakanı Şah Mahmud Kureyşi, ülkesinin barışçıl, istikrarlı ve terör unsurlarının olmadığı Afganistan noktasında uluslararası toplumla birlikte hareket ettiğini ifade ederek İslamabad'ın dünyaya bu ülkeye yaklaşımları konusunda daha gerçekçi olmasını söylediğini belirtti.
Birleşmiş Milletler (BM) 76. Genel Kurulu dolayısıyla ABD'de bulunan Kureyşi, Associated Press haber ajansına verdiği mülakatta, Pakistan'ın uluslararası topluma Taliban'ın diplomatik olarak tanınması için bir yol haritası geliştirmesi ve ardından yüz yüze Taliban liderleriyle görüşmesini önerdiğini aktardı.
Kureyşi, Taliban'ın gerekli beklentileri karşılaması halinde kendileri için işleri kolaylaştıracağına dikkati çekerek "(Taliban) Onlar tanınmak için gerekli olan kabul edilebilirliği elde edecekler. Aynı zamanda uluslararası toplum şunu anlamalı: Alternatif ne? Seçenekler neler? Gerçeklik bu. Onlar bu gerçekliğe yüz çevirebilirler mi?" diye konuştu.
Ülkesinin barışçıl, istikrarlı ve terör unsurlarının olmadığı Afganistan noktasında uluslararası toplumla birlikte hareket ettiğini belirten Kureyşi, İslamabad'ın dünyaya bu ülkeye yaklaşımları konusunda daha gerçekçi olmasını söylediğini kaydetti.
Kureyşi, uluslararası topluma, Taliban ile etkileşim için yenilikçi yollar denemesi çağrısında bulunarak daha önce denenen yolların işe yaramadığını anımsattı.
Pakistan'ın Taliban ile başa çıkmada temel ilkelerine vurgu yapan Kureyşi, bunların "gerçekçilik, sabır, etkileşim ve tüm bunların ötesinde Afganistan'ın izole edilmemesi" olduğunu söyledi.

Ekonomik yardım vurgusu
Taliban'dan aralarında kapsayıcı hükümet, insan haklarının ve özellikle kadın ve kızların haklarının güvence altına alınmasının beklenebileceğini vurgulayan Kureyşi, karşılığında Afganistan hükümetinin onlarca yıllık savaşın ardından toparlanmaya yardımcı olmak için kalkınma, ekonomik ve yeniden inşaya ilişkin yardımlar alarak motive olabileceğini ifade etti.
Kureyşi, ABD, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve diğer ülkelere, Afganistan'ın normale dönmesi için bu ülkenin dondurulan paralarının serbest bırakılması konusunda çağrıda bulunarak, Pakistan'ın Taliban ile iletişim kanalları açmak için yapıcı ve pozitif rol oynamaya hazır olduğunu ve bunun barış ve istikrarın faydasına olacağını kaydetti.
Taliban’ın tanınması konusunda gerçekçi bir değerlendirme ve pragmatik bir bakış açısı olması gerektiğine işaret eden Kureyşi, Taliban'ın komşuları ve uluslararası toplum tarafından söylenenlere duyarsız olmadığını ve bunun iyi bir işaret anlamına geldiğini söyledi.
Kureyşi, Taliban’ın açıkladığı geçici hükümete 21 Eylül'de Tacik, Özbek ve Hazara toplumundan temsilcilerin eklendiğini belirterek, bu gelişmeyi Taliban'ın uluslararası toplumdan gelen taleplere cevap verdiği şeklinde yorumladı.
Hükümette henüz kadın bulunmadığına atıfta bulunan Kureyşi, "Fakat durumun gelişmesine izin verelim." dedi.

Taliban'a "kabul edilebilirlik" için adım atması çağrısı
Kureyşi, Taliban'ın gelecek günlerde kabul edilebilirliğini artıracak adımlar atması gerektiğine dikkati çekerek "Bana göre uluslararası toplum birlikte oturabilir ve yol haritası çıkarabilir. Önümüzdeki bu yol haritasıyla uluslararası etkileşimin daha verimli olabileceğini düşünüyorum." diye konuştu.
Taliban'ın 15 Ağustos'ta iktidarı ele geçirmesinin ardından Afganistan'daki asayiş durumunun düzeldiği, savaşın durduğu ve ülke içinde yerinden edilmiş çok sayıda Afgan vatandaşının evlerine döndüğüne dair bilgi aldığını belirten Kureyşi, ülkede işlerin yolunda göründüğü ve bunun olumlu bir işaret olduğu değerlendirmesinde bulundu.
Bakan Kureyşi ayrıca 15 Ağustos'tan sonra Pakistan’ın yeni bir Afgan mülteci akını görmediğini ifade etti.
Kureyşi, Afganistan'ı istikrara kavuşturmak için daha önceki girişimlerin başarısız olduğuna atıfta bulunarak Taliban ile yeni çabaların hızlı başarı getireceğine dair beklenti içinde olunmaması gerektiğini kaydetti.

 


Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
TT

Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden dün yapılan açıklamada, Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya gelerek İran ile müzakereleri görüşeceği bildirildi.

Reuters'ın aktardığı açıklamada, Netanyahu'nun ‘(İran ile) yapılacak herhangi bir müzakerede balistik füzelerin sınırlandırılması ve İran'ın bölgedeki vekillerine verilen desteğin durdurulmasının yer alması gerektiğine inandığı’ belirtildi.

Reuters'a göre çarşamba gün  yapılacak görüşme, ABD Başkanı Trump’ın geçtiğimiz yıl ocak ayında göreve dönmesinden bu yana Netanyahu ile Trump arasında yapılacak yedinci görüşme olacak. Öt yandan İsrail basınına göre Netanyahu, Trump'a İsrail'in İran'ın nükleer programını tamamen yok etme kararlılığını vurgulayacak.

İran ile ABD arasında geçtiğimiz cuma günü Umman'da nükleer dosyasına ilişkin görüşmeler gerçekleştirdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bu önemli müzakerelerin başarısızlığının Ortadoğu'da yeni bir savaşı tetikleyebileceği yönündeki endişelerin artması üzerine, görüşmelerin iyi bir başlangıç olduğunu ve devam edeceğini söyledi. Ancak Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan görüşmelerin ardından, ‘tehditlerin ve baskının kaldırılması herhangi bir diyalogun başlaması için şart’ olduğunu vurgulayan Arakçi, “(Tahran) sadece nükleer meselesini görüşecek... ABD ile başka hiçbir konuyu görüşmeyeceğiz” dedi.

Öte yandan her iki taraf da Tahran ile Batı arasında uzun süredir devam eden nükleer anlaşmazlığı çözmek için diplomasiye yeni bir şans vermeyi kabul ettiklerini belirtti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, geçtiğimiz çarşamba günü yaptığı açıklamada, Washington'ın müzakerelerin İran'ın nükleer programı, balistik füze programı ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteğin yanı sıra ‘kendi halkına davranış biçimini’ de kapsaması istediğini söyledi.

İranlı yetkililer, bölgedeki en büyük füze programlarından biri olan İran'ın füze programını tartışmayacaklarını defalarca kez belirtmiş ve Tahran'ın uranyum zenginleştirme hakkının tanınmasını istediğini söylemişlerdi.

Diğer taraftan Washington’a göre nükleer bombaya giden potansiyel bir yol olan İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri kırmızı çizgiyi oluşturuyor. Tahran ise uzun süredir nükleer yakıtı silah amaçlı kullanma niyetinde olmadığını vurguluyor.


Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
TT

Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)

İsrail haber sitesi Ynet dün, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'a İsrail'in İran nükleer projesini tamamen ortadan kaldırma kararlılığını teyit edeceğini bildirdi.

İnternet sitesi, iyi bilgilendirilmiş bir kaynağa atıfta bulunarak, "İsrail'in tutumu, İran nükleer programının tamamen ortadan kaldırılması, uranyum zenginleştirmenin durdurulması, zenginleştirme kapasitesinin durdurulması ve zenginleştirilmiş uranyumun İran topraklarından çıkarılması konusunda ısrar etmek olacaktır" dedi.

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre kaynak, "İsrail, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerinin İran'a geri dönmesini ve şüpheli bölgelere sürpriz ziyaretler yapılmasını talep ediyor" ifadelerini kullandı.

Ynet haber sitesi, kaynağın şu sözlerini aktardı: "İran ile yapılacak herhangi bir anlaşma, İsrail'i tehdit edemeyeceklerinden emin olmak için füze menziline 300 kilometrelik bir sınır getirmelidir."

Ofisi dün yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun önümüzdeki çarşamba günü Washington'da Trump ile görüşeceğini duyurdu.


Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
TT

Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)

Maskat'ta Washington ve Tahran arasında yapılan ilk dolaylı müzakerelerin ertesi günü, ikinci turun kaderi uranyum zenginleştirme meselesinin çözülmesine bağlı gibi görünüyordu. ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yeni bir müzakere turunun ‘önümüzdeki hafta’ yeniden başlayacağını duyurdu.

ABD yönetimi ‘sıfır zenginleştirme’ talep ederken, Tahran uranyum zenginleştirmeyi ‘egemenlik hakkı’ olarak nitelendirerek buna karşı çıkarak bunun yerine ‘güven verici’ bir zenginleştirme seviyesi önerdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakerelerde ele alınan konuların genişletilmesine karşı çıktı. Füze programının ‘şimdi ve gelecekte müzakere edilemez’ olduğunu vurgulayan Arakçi, programı ‘tamamen savunma amaçlı’ olarak nitelendirdi.

İran’ın saldırıya uğraması halinde bölgedeki ABD üslerine saldıracağı yönünde yeni bir uyarıda bulunan İranlı bakan, ülkesinin ‘savaşı önlemeye olduğu kadar savaşa da hazır’ olduğunu vurguladı.

Öte yandan ABD'nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Arap (Umman) Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisini ziyaret etti.

Diğer taraftan İsrail'de müzakerelerin sonuçlarına şüpheyle yaklaşılıyor. İsrailli yetkililer ‘anlaşmaya varılamayacağını’ söylerken Tel Aviv dün akşam, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da Trump ile İran meselesini görüşmek üzere bir araya geleceğini duyurdu.