ABD basını: Oğul Biden Libya varlıklarının iadesi için yıllık 2 milyon dolar istedi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

ABD basını: Oğul Biden Libya varlıklarının iadesi için yıllık 2 milyon dolar istedi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

ABD Başkanı Joe Biden'ın oğlu Hunter Biden'ın, eski ABD Başkanı Barack Obama yönetimi tarafından dondurulan Libya varlıklarının serbest bırakılması karşılığında yılda 2 milyon dolar ile ek olarak "başarı ücreti" talep ettiği iddia edildi.
Demokrat Parti bağışçıları ve Hunter Biden'ın iş ortakları Sam Jauhari ve Muhammed Rahbani'ye ait olduğu belirtilen iki e-postaya ulaşan "Business Insider" sitesi, oğul Biden'ın Libya varlıklarının teslimi karşılığında sunduğu şartların ayrıntılarını yayımladı.
Buna göre Hunter Biden'ın, hizmeti karşılığında yılda 2 milyon dolar talep ettiği ve gizliliği korumak için de kendisine yakın personeli işe almak istediği ileri sürüldü.
Hunter Biden'ın iş ortaklarından Jauhari, 28 Ocak 2015 tarihli ilk e-postada, oğul Biden'ın niteliklerini sıralayarak, onun ABD Dünya Gıda Programı Başkanı, dönemin Başkan Yardımcısı'nın oğlu ve dönemin Dışişleri Bakanı John Kerry ile ilişkisi olan biri olduğunu dolayısıyla Obama'nın Libya dosyasına erişim sağlayabileceğini iletti.
Hunter Biden'ın babasıyla birlikte, Libya'nın devrik lideri Muammer Kaddafi ve Libya Yatırım Otoritesi'ne ait paraların dondurulduğu Avrupa ve Asya ülkelerine seyahat ettiğine dikkati çeken Jauhari, ayrıca Hunter'ın Çin'de üst düzey bağlantılara sahip olduğunu ve "orada yardım edebileceğini" aktardı.
Jauhari, söz konusu e-postada Hunter'ın "yıllık 2$ hizmet ücreti +++ başarı ücreti istediğini" yazarken, Business Insider'ın konuya yakın kaynaklardan edindiği bilgiye göre "2$" ifadesiyle 2 milyon dolar kastediliyor.
Öte yandan Hunter Biden'ın "olumsuz yanlarına" da değinerek bunun yaratacağı problemler olabileceğini belirten Jauhari, Hunter'ın alkol ve uyuşturucu bağımlısı olduğunu, kokain nedeniyle ABD ordusundan atıldığını ve sürekli nakit sıkıntısı yaşadığını aktardı.
Ardından Jauhari, Muhammed Rahbani'ye "sonraki adımlara karar vermek için buluşmaları gerektiğini" iletti.
Business Insider'a göre, 26 Şubat 2016 tarihli ikinci e-postada ise, Obama yönetiminde Göç ve Gümrük Muhafaza Dairesi Başkan Vekili olarak görev yapan Avukat John Sandweg, Jauhari ve Rahbani'ye Hunter ile yaptığı görüşmeler hakkında bir rapor gönderdi.
Sandweg'in, Hunter'ın gizliliğe önem verdiğinden söz ettiği e-postada, "Dün HB (Hunter Biden) takımıyla konuştum. Projeyle ilgileniyorlar ancak dahil olmaları için ekibin (lobiciler, avukatlar ve halkla ilişkiler) yakın ilişkilere sahip küçük bir grup insan olması gerektiğini vurguladı" ifadelerini kullandığı kaydedildi.
Son olarak Jauhari'nin, varlıkları serbest bırakma çabalarına yardımcı olması için ne Sandweg ne de Hunter'dan iş aldığı, ancak Sandweg'in Business Insider'a "Hunter Biden'ın bir ortağıyla temas halinde olduğunu doğruladığı" belirtildi.
Libya'nın yurt dışında dondurulmuş varlıkları, hisse senetleri, mevduatlar ve banka hesaplarının 200 milyar doları aştığı tahmin edilirken, bu varlıkların geri alınması 10 yıldır iç savaş ve krizlerle boğuşan Libya'nın ekonomisi için büyük önem taşıyor.​​​​​​​



Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
TT

Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden dün yapılan açıklamada, Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya gelerek İran ile müzakereleri görüşeceği bildirildi.

Reuters'ın aktardığı açıklamada, Netanyahu'nun ‘(İran ile) yapılacak herhangi bir müzakerede balistik füzelerin sınırlandırılması ve İran'ın bölgedeki vekillerine verilen desteğin durdurulmasının yer alması gerektiğine inandığı’ belirtildi.

Reuters'a göre çarşamba gün  yapılacak görüşme, ABD Başkanı Trump’ın geçtiğimiz yıl ocak ayında göreve dönmesinden bu yana Netanyahu ile Trump arasında yapılacak yedinci görüşme olacak. Öt yandan İsrail basınına göre Netanyahu, Trump'a İsrail'in İran'ın nükleer programını tamamen yok etme kararlılığını vurgulayacak.

İran ile ABD arasında geçtiğimiz cuma günü Umman'da nükleer dosyasına ilişkin görüşmeler gerçekleştirdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bu önemli müzakerelerin başarısızlığının Ortadoğu'da yeni bir savaşı tetikleyebileceği yönündeki endişelerin artması üzerine, görüşmelerin iyi bir başlangıç olduğunu ve devam edeceğini söyledi. Ancak Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan görüşmelerin ardından, ‘tehditlerin ve baskının kaldırılması herhangi bir diyalogun başlaması için şart’ olduğunu vurgulayan Arakçi, “(Tahran) sadece nükleer meselesini görüşecek... ABD ile başka hiçbir konuyu görüşmeyeceğiz” dedi.

Öte yandan her iki taraf da Tahran ile Batı arasında uzun süredir devam eden nükleer anlaşmazlığı çözmek için diplomasiye yeni bir şans vermeyi kabul ettiklerini belirtti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, geçtiğimiz çarşamba günü yaptığı açıklamada, Washington'ın müzakerelerin İran'ın nükleer programı, balistik füze programı ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteğin yanı sıra ‘kendi halkına davranış biçimini’ de kapsaması istediğini söyledi.

İranlı yetkililer, bölgedeki en büyük füze programlarından biri olan İran'ın füze programını tartışmayacaklarını defalarca kez belirtmiş ve Tahran'ın uranyum zenginleştirme hakkının tanınmasını istediğini söylemişlerdi.

Diğer taraftan Washington’a göre nükleer bombaya giden potansiyel bir yol olan İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri kırmızı çizgiyi oluşturuyor. Tahran ise uzun süredir nükleer yakıtı silah amaçlı kullanma niyetinde olmadığını vurguluyor.


Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
TT

Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)

İsrail haber sitesi Ynet dün, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'a İsrail'in İran nükleer projesini tamamen ortadan kaldırma kararlılığını teyit edeceğini bildirdi.

İnternet sitesi, iyi bilgilendirilmiş bir kaynağa atıfta bulunarak, "İsrail'in tutumu, İran nükleer programının tamamen ortadan kaldırılması, uranyum zenginleştirmenin durdurulması, zenginleştirme kapasitesinin durdurulması ve zenginleştirilmiş uranyumun İran topraklarından çıkarılması konusunda ısrar etmek olacaktır" dedi.

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre kaynak, "İsrail, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerinin İran'a geri dönmesini ve şüpheli bölgelere sürpriz ziyaretler yapılmasını talep ediyor" ifadelerini kullandı.

Ynet haber sitesi, kaynağın şu sözlerini aktardı: "İran ile yapılacak herhangi bir anlaşma, İsrail'i tehdit edemeyeceklerinden emin olmak için füze menziline 300 kilometrelik bir sınır getirmelidir."

Ofisi dün yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun önümüzdeki çarşamba günü Washington'da Trump ile görüşeceğini duyurdu.


Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
TT

Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)

Maskat'ta Washington ve Tahran arasında yapılan ilk dolaylı müzakerelerin ertesi günü, ikinci turun kaderi uranyum zenginleştirme meselesinin çözülmesine bağlı gibi görünüyordu. ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yeni bir müzakere turunun ‘önümüzdeki hafta’ yeniden başlayacağını duyurdu.

ABD yönetimi ‘sıfır zenginleştirme’ talep ederken, Tahran uranyum zenginleştirmeyi ‘egemenlik hakkı’ olarak nitelendirerek buna karşı çıkarak bunun yerine ‘güven verici’ bir zenginleştirme seviyesi önerdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakerelerde ele alınan konuların genişletilmesine karşı çıktı. Füze programının ‘şimdi ve gelecekte müzakere edilemez’ olduğunu vurgulayan Arakçi, programı ‘tamamen savunma amaçlı’ olarak nitelendirdi.

İran’ın saldırıya uğraması halinde bölgedeki ABD üslerine saldıracağı yönünde yeni bir uyarıda bulunan İranlı bakan, ülkesinin ‘savaşı önlemeye olduğu kadar savaşa da hazır’ olduğunu vurguladı.

Öte yandan ABD'nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Arap (Umman) Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisini ziyaret etti.

Diğer taraftan İsrail'de müzakerelerin sonuçlarına şüpheyle yaklaşılıyor. İsrailli yetkililer ‘anlaşmaya varılamayacağını’ söylerken Tel Aviv dün akşam, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da Trump ile İran meselesini görüşmek üzere bir araya geleceğini duyurdu.