Cilt bandı şeklinde uygulanan potansiyel Kovid-19 aşısı

Cilt bandı, aşı bileşenlerini taşıyan mikroiğneler içeriyor.
Cilt bandı, aşı bileşenlerini taşıyan mikroiğneler içeriyor.
TT

Cilt bandı şeklinde uygulanan potansiyel Kovid-19 aşısı

Cilt bandı, aşı bileşenlerini taşıyan mikroiğneler içeriyor.
Cilt bandı, aşı bileşenlerini taşıyan mikroiğneler içeriyor.

Dünya genelinde iki milyardan fazla kişi yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı aşılandı. Ancak kaynakları sınırlı olan ülkelerde yaşayan insanların çoğu hala aşılanamadı. Bunun nedeni kısmen de olsa söz konusu ülkelerde soğutma sistemli nakliye araçlarının ve depolama tesislerinin bulunmamasına bağlanıyor.
Pekin’de bulunan Çin Bilimler Akademisi Üniversitesi’ne bağlı Nanomalzemelerin Biyomedikal Etkileri Laboratuvarı’ndan araştırmacılar bu sorunun üstesinden gelmek için DNA’ya dayalı Kovid-19 aşısını mikroiğneler aracılığıyla dağıtan bir cilt bandı geliştirdiler. Söz konusu bant laboratuvar çalışmaları sırasında hücrelerde ve farelerde güçlü bir bağışıklık tepkisi oluşturulmasını sağladı. En önemlisi ise bu aşı bantları oda sıcaklığında 30 günden fazla saklanabiliyor.
Şu ana kadar, ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) Kovid-19 pandemisine karşı 3 aşının kullanımına izin verdi. Söz konusu 3 aşıdan, biri proteine ikisi ise RNA teknolojisine dayanıyor. Aşıların hepsinin özel buzdolaplarında ve dondurucularda korunması gerekiyor ve bu durum aşıların uzak veya kaynakları sınırlı olan bölgelere yönelik dağıtımlarının sınırlı olmasına neden oluyor. Bunların yanı sıra, söz konusu aşıların, bir sağlık çalışanı tarafından kasa enjeksiyon yolu ile uygulanması gerekiyor.
Bağışıklık hücreleri tipik olarak kaslarda bulunmadığını göz önüne alarak, bilim adamları aşıları, büyük bir miktarda antijen sağlayan hücreler (APC’ler) içeren dolayısıyla da daha güçlü bir bağışıklık tepkisi üretebilen cilde uygulanmasının çeşitli yollarını araştırdılar.  Çinli araştırmacılar Hui Li, Guangjun Nie ve Hai Wang Kovid-19 aşısını cildin altına verimli bir şekilde dağıtan mikro iğneli bir bant geliştirerek, soğuk zincirle sevkiyat veya ağrıların yaşandığı kas içi enjeksiyonlara gerek kalmaksızın güçlü ve kalıcı bir bağışıklık sağlamayı başardılar. Araştırmacılar bu başarılarını The American Chemical Society’ye ait ACS Nano dergisinin son sayısında duyurdular.
The American Chemical Society’nin internet sitesinde Cuma günü yayınlanan bir raporda “Araştırmacılar aşılarını, üretimi RNA veya proteinden daha kolay olan DNA’ya dayandırdılar. DNA aynı zamanda, RNA’ya göre daha istikrarlı kalıyor” ifadelerine yer verildi.
Diğer yandan, klinik denemelerde kasa uygulanan RNA veya proteine dayalı aşılardan farklı olarak DNA aşılarının etkili olabilmesi için hücre çekirdeğine girmenin bir yolunu bulması gerektiği için etkileri sınırlıydı. Araştırmacılar, aşıyı kaslara uygulamak yerine APC’ler açısından zengin olan cilde uygulanmasının, DNA’nın APC’lerin çekirdeğine girme şansını artırabilecekleri çıkarımında bulundular.
The American Chemical Society tarafından yayınlanan raporda araştırmacılar bant üzerinde kendilerine ait aşı dağıtım sistemini oluşturmak için, toksik olmayan nanopartiküllerin yüzeyine SARS-CoV-2 spike proteinini veya nükleokapsid proteini kodlanan DNA dizileri eklediklerini açıkladı. Nanopartiküllerin içinde bir bağışıklık tepkisini uyarmaya yardımcı olan bir molekül olduğu belirtildi. Araştırmalar bu çalışmalarının ardından bir mikroiğne bandını aşı bileşeni ile kapladılar.
Küçük bir dikdörtgen şeklindeki bant, her biri bir arının iğnesinin çapının 1/10’undan daha küçük olan ve cilde acısız bir şekilde yapıştırılan, biyolojik olarak çözülebilen 100 mikroiğne içeriyor. Araştırmacılar bandı fareler üzerinde de test ettiler. Yaptıkları deneyler, spike proteininin eklendiği mikroiğneli bandın, gözlemlenebilir herhangi bir yan etki olmaksızın, güçlü bir antikor ve T-hücresi tepkisi sağladığını gösterdi. Aşı bandının etkinliğini kaybetmeden en az 30 gün oda sıcaklığında saklanabildiği göz önüne alındığında, bu yöntem geniş çapta dağıtılma imkanı olan Kovid-19 aşıları geliştirmek için önemli bir araç olabilir.



Afrika'da "hamile bluzu" tartışması

Popüler Ganalı YouTuber Wode Maya, ülkesinin liderinin yerel kıyafetleri yurtdışında da tanıtmasının önemli olduğunu söyledi (Gana Cumhurbaşkanlığı)
Popüler Ganalı YouTuber Wode Maya, ülkesinin liderinin yerel kıyafetleri yurtdışında da tanıtmasının önemli olduğunu söyledi (Gana Cumhurbaşkanlığı)
TT

Afrika'da "hamile bluzu" tartışması

Popüler Ganalı YouTuber Wode Maya, ülkesinin liderinin yerel kıyafetleri yurtdışında da tanıtmasının önemli olduğunu söyledi (Gana Cumhurbaşkanlığı)
Popüler Ganalı YouTuber Wode Maya, ülkesinin liderinin yerel kıyafetleri yurtdışında da tanıtmasının önemli olduğunu söyledi (Gana Cumhurbaşkanlığı)

Bu hafta Lusaka'da düzenlenen Gana-Zambiya İş Forumu'na Batı Afrika ülkesinin lideri John Dramani Mahama da katıldı. 

67 yaşındaki Gana Cumhurbaşkanı, Afrika'nın güneyindeki Zambiya'nın başkentine çarşamba günü ulaştığında üstünde "fugu" diye bilinen geleneksel bir kıyafet vardı. 

Üç günlük devlet ziyaretine panço benzeri bu kıyafetle başlayan Mahama'yı, Zambiya Devlet Başkanı Hakainde Hichilema ve beraberindeki yetkililer takım elbiseleriyle karşıladı.

Gana Cumhurbaşkanı, Zambiya'da yaşayan yurttaşlarıyla bir araya geldiğinde de üzerinde aynı kıyafet vardı

Haftanın bir gününü "Fugu Cuması" ilan ederek geleneksel kıyafetlerin giyilmesini teşvik eden Mahama, sosyal medyada alaycı yorumlara konu oldu. 

BBC'nin yorumunu aktardığı Zambiyalılardan Malama Mulenga, "hamile bluzu" derken Master G, meşhur Cazcı Kardeşler (Blues Brothers) filmine gönderme yaparak "Bluz kardeşlerimizi seviyoruz" ifadesini kullandı.

Gana Dışişleri Bakanı Samuel Okudzeto Ablakwa bu kıyafetin sosyal medyada ses getirmesinin gençlerin kültürel miraslarına sahip çıkmaya niyetli olduğunun göstergesi olduğunu savundu. 

45 yaşındaki siyasetçi, fuguyu bir kıyafetten ibaret görmediklerini, Afrika kimliği, onuru ve mirasının bir sembolü olarak saydıklarını söyledi:

Sosyal medyada bu elbiseyi merak eden gençlere: Bu kıyafeti 6 Mart 1957'de ülkenin bağımsızlığını ilan eden, Gana'nın kurucusu Osagyefo Kwame Nkrumah giyiyordu.

63 yaşındaki Zambiya lideri de mevkidaşının kıyafet tercihini destekledi. Hichilema cuma günü yaptığı açıklamada Mahama'nın kendisine bir adet fugu hediye ettiğini hatırlattı. Ancak daha fazlasını almaya niyetli olduğunu da sözlerine ekledi: 

Sosyal medyadaki yorumlardan sonra Gana'dan daha fazla fugu isteyeceğiz.

Independent Türkçe, BBC, News Ghana


David Beckham'dan arasının açık olduğu oğlu Brooklyn'e gönderme

Brooklyn, Victoria ve David Beckham (Reuters)
Brooklyn, Victoria ve David Beckham (Reuters)
TT

David Beckham'dan arasının açık olduğu oğlu Brooklyn'e gönderme

Brooklyn, Victoria ve David Beckham (Reuters)
Brooklyn, Victoria ve David Beckham (Reuters)

David Beckham, Brooklyn'in ailesiyle barışma planı olmadığını açıklamasından sadece birkaç hafta sonra, en büyük oğlu hakkında düşük profilli bir gönderme paylaşmış gibi görünüyor.

26 yaşındaki Brooklyn, ocak ayında Instagram'da yayımladığı bomba etkisi yaratan açıklamada, babası David ve annesi Victoria'yı, oyuncu ve mirasyedi eşi Nicola Peltz Beckham'la ilişkisini "durmaksızın sabote etmeye" çalışmakla suçlamıştı.

"Tüm hayatım boyunca, ebeveynlerim basında ailemiz hakkındaki anlatıları kontrol etti" iddiasında bulunmuştu.

Yapmacık sosyal medya paylaşımları, aile etkinlikleri ve sahte ilişkiler, içine doğduğum hayatın değişmez bir parçası oldu.

Beckham ailesi henüz Brooklyn'in açıklamasına doğrudan yorumda bulunmadı ancak 50 yaşındaki eski futbolcu, son sosyal medya paylaşımında oğluna ince bir gönderme yaptı.

İngiltere milli takımının eski kaptanı, kariyeri boyunca kullandığı kramponların "arşivinin" fotoğrafını paylaştı; bazılarının üzerinde Brooklyn'in adı yazılmıştı.

Kramponların çoğunda Brooklyn'in küçük kardeşleri 23 yaşındaki Romeo, 20 yaşındaki Cruz ve 14 yaşındaki Harper'ın da adları yazıyordu.

sdfv
David Beckham, kişiselleştirilmiş krampon "arşivinin" fotoğrafını paylaştı (Instagram/Davidbeckham)

David, futbol kariyerine 1992'de Manchester United'da başlamış, 2003'te Real Madrid'e transfer olmuş ve daha sonra LA Galaxy'de oynamak için Atlantik'in ötesine geçmişti.

Bu hafta, Brooklyn'in babasına adanmış bir dövmesini kapattırdığı iddia edildi.

Gelecek vaat eden aşçı Brooklyn'in kolunda daha önce "Baba" kelimesi yazılmış bir çapa dövmesi vardı.

Ancak Brooklyn'in yakın zamanda çekilen bir fotoğrafında, yazının soyut şekillerle kapatıldığı anlaşılıyordu.

Brooklyn'in kayınpederi milyarder Nelson Peltz, yakın zamanda bir soru-cevap etkinliğinde aile dramasına değinerek, izleyicilere "uzun ve mutlu bir evlilikleri olmasını" umduğunu söyledi.

"Kızım ve Beckham ailesi bambaşka bir konu ve bugün burada bunun hakkında konuşmayacağız" dedi.

Şunu söyleyeyim, kızım harika, damadım Brooklyn harika ve onların uzun ve mutlu bir evlilik geçirmesini çok istiyorum.

Independent Türkçe


Netflix rekortmen Fransız filminin devamı için düğmeye bastı

49 yaşındaki Arjantin asıllı Fransız aktris Bérénice Bejo, Paris'in Altında'da cesur bir okyanus bilimciyi oynuyor (Netflix)
49 yaşındaki Arjantin asıllı Fransız aktris Bérénice Bejo, Paris'in Altında'da cesur bir okyanus bilimciyi oynuyor (Netflix)
TT

Netflix rekortmen Fransız filminin devamı için düğmeye bastı

49 yaşındaki Arjantin asıllı Fransız aktris Bérénice Bejo, Paris'in Altında'da cesur bir okyanus bilimciyi oynuyor (Netflix)
49 yaşındaki Arjantin asıllı Fransız aktris Bérénice Bejo, Paris'in Altında'da cesur bir okyanus bilimciyi oynuyor (Netflix)

Netflix, 2024'ün hit Fransız filmi Paris'in Altında'nın (Sous la Seine) devam projesi için nihayet harekete geçti. Platform, yeni filmi yönetmesi için korku türünün tanınmış isimlerinden Fransız yönetmen Alexandre Aja'yla anlaştı.

İlk filmin yönetmen koltuğunda Xavier Gens oturuyordu.

Mutant köpekbalığı dehşeti

Bérénice Bejo'nun bir deniz araştırmacısını canlandırdığı filmde karakter, hem travmatik geçmişiyle yüzleşmek hem de Paris'i, tatlı suda yaşayabilen "mutant" bir köpekbalığı ve yavrularından kurtarmak zorunda kalıyordu. Üstelik şehir, belediye başkanının iptal etmeyi reddettiği bir triatlona hazırlanan vatandaşlarla birlikte paniğe sürükleniyordu. 

Gens'in yönettiği ilk film, Netflix'te İngilizce olmayan filmler arasında 102,3 milyondan fazla izlenmeyle platformun rekor kıran yapımlarından biri olmuştu. Köpekbalığı saldırısı temalı bu korku filminin şoke edici finali de devam hikayesi için merak uyandıran bir kapı aralamıştı.

Film, absürt eğlence dozuyla kısa sürede viral hale gelip o yıl platformda dünya genelinde en çok izlenen yapımlardan biri haline gelmişti.

Bejo'nun devam filminde de rolünü yeniden canlandırması bekleniyor. Yapımcı Vincent Roget de projeye yeniden dönüyor.

İlk filmin ortak senaristlerinden biri olan Gens'in ise neden geri dönmediği net değil. Devam filminin senaryosunu kimin kaleme aldığı şu aşamada bilinmiyor. 

Korku türünün tecrübeli ismi

2003 tarihli Fransız yapımı korku filmi Yüksek Tansiyon'la (Haute Tension) çıkış yapan yönetmen, ardından ABD'de Wes Craven klasiği Tepenin Gözleri'nin (The Hills Have Eyes) yeniden çevrimine imza atmıştı.

Aja ayrıca, 2010'da kana susamış tropik balıkların Arizona'daki küçük bir kasabayı dehşete düşürdüğü Piranha 3D'yi çekmişti. 2019 yapımı Ölümcül Sular'da (Crawl) ise Kategori 5 kasırga sırasında su altında kalan Florida'daki evlerinde kapana kısılan bir baba-kızın, aç timsahlardan kaçma mücadelesini anlatmıştı. Eleştirmenlerden büyük ölçüde olumlu yorumlar alan filmde Kaya Scodelario ve Barry Pepper rol almıştı.

Aja'nın son yönetmenlik çalışması ise Oscarlı yıldız Halle Berry'nin başrolünde yer aldığı, hayatta kalma temalı Asla Bırakma (Never Let Go) olmuştu.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Bloody Disgusting