Norveç tepkilere rağmen mink balinası avlamaktan vazgeçmiyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Norveç tepkilere rağmen mink balinası avlamaktan vazgeçmiyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Norveç halkının "tabaklarında balina eti görmek istedikleri" savunularak sürdürülen balina avcılığı, bilim insanları, çevreciler ve hayvan hakları savunucuları tarafından etik dışı bulunuyor.
Norveç, birçok kesimden gelen tepkilere rağmen mink balinası avlamaktan vazgeçmiyor.
Norveç halkının "tabaklarında balina eti görmek istedikleri" savunularak sürdürülen balina avcılığı, bilim insanları, çevreciler ve hayvan hakları savunucuları tarafından etik dışı bulunuyor ve Kuzey Avrupa ülkesinin çevreyi koruma hedeflerine aykırı olduğu belirtiliyor.
Norveç Balıkçılar Satış Organizasyonu raporlarına göre, bu yıl av sezonunda 575 balina öldürülerek son 5 yılda en yüksek sayıya ulaşıldı.
AA muhabirinin ulaştığı Whale and Dolphin Conservation (WDC) örgütü, Norveç'te mink balinası avcılığıyla ilgili açıklama yaptı.
WDC Politika Yöneticisi Vanessa Williams-Grey, balina avcılığını "çevre katliamı" olarak nitelendirerek yüzlerce mink balinasının katledilmesinin "affedilemez" olduğunu belirtti.
Grey, "Faroe Adaları'nda en yüksek sayıda yunus ve balinanın katledilmesinden birkaç gün sonra Norveçli balina avcılarının, bu sezon son 5 yılın en fazla mink balinasını öldürmesi utanç verici." değerlendirmesinde bulundu.
WDC, Norveç'in en büyük hayvan hakları örgütü NOAH ve Animal Welfare Institute (AWI) ile ortaklaşa yürüttüğü bir anketin sonuçlarını da AA ile paylaştı.
Anket, bu sene öldürülen balina sayısının artmasının, balina endüstrisine kar sağlamayacağını gösterdi.
Çalışma ayrıca sık sık balina eti tükettiği söylenen Norveçlilerin oranının 2019'da sadece yüzde 4 olduğunu, bu oranın 2021'de yüzde 2'ye düştüğünü ortaya koydu.
AWI Deniz Hayvanları Program Direktörü Susan Millward, son 20 yılda pazarlama programlarının Norveç hükümeti tarafından kısmen finanse edilmesine rağmen, anket sonuçlarının hayal kırıklığı olabileceğini ifade etti.
Tepkilere ve eleştirilere rağmen Norveçli hükümet yetkilileri, balina avını "normal bir şey" olarak nitelendiriyor.
Norveç Balıkçılık ve Deniz Ürünleri Bakanı Odd Emil Ingebrigtsen, balina avcılığını doğal kaynakların kullanımıyla ilişkilendirerek balinaların iyi bir besin kaynağı olduğunu savunuyor.

İnsanlık dışı avcılık yöntemleri
Norveç, balina avcılığında kullanılan vahşi yöntemler ve bu yöntemleri her geçen gün daha fazla saklaması nedeniyle de ciddi biçimde eleştiriliyor.
Ülkede balinalar hala vahşi şekilde zıpkınla avlanıyor. Patlayıcılarla donatılmış zıpkınlar, balinanın yaklaşık 30 santimetre içine nüfuz ediyor ve deniz memelisinin içinde patlıyor.
Etine saplanan zıpkınlarla balinanın tekneye sürüklenmesi kolaylaşırken, bu avlama yöntemi nedeniyle balinaların yüzde 18'i, 15 dakika kadar can çekişerek ölüyor.

1993 yılından bu yana 9 bin 500'den fazla balina katledildi
Norveç'te 1993 yılından bugüne kadar öldürülen mink balinası sayısının 9 bin 500'den fazla olduğu ifade ediliyor.
Dünyada balina avcılığını 1946'da "balina sayısının doğru şekilde korunması ve balina avcılığı endüstrisinin düzenli gelişiminin sağlanması" amacıyla kurulan Uluslararası Balina Avcılığı Komisyonu (IWC) düzenliyor.
IWC'nin 1986'da yayımladığı ticari balina avcılığını yasaklayan bir moratoryumu bulunsa da Norveç ve İzlanda, resmi itiraz beyan edip kotalarını kendileri belirleyerek balina avlamayı sürdürdü.

Bu yıl avlanma kotası: 1278
Norveç Balıkçılık Bakanlığından yapılan açıklamada, ülkede bu yıl öldürülecek balina sayısı 1278 olarak belirlendi.
Bu kotanın 2019-2020 için duyurulanla aynı olduğu belirtiliyor.
Ülkede, 2019'da 429, 2020'de ise 503 balina katledildi.

Bu yıl Danimarka'daki "Grindadrap" avı da dünya çapında tepkiyle karşılanmıştı
Bu yıl Danimarka'ya bağlı Faroe Adaları'nda "Grindadrap" avında 1428 balina ve yunusun avlandığı duyurulmuştu.
Faroe Adaları'nda bu yıl öldürülen deniz memelilerinin sayısının, av geleneğinin başladığı günden bu yana en yüksek rakam olduğu tahmin ediliyordu. Yerel basında çıkan haberler, çevre aktivistlerinin sosyal medya hesaplarında paylaşmasıyla tüm dünyada duyulmuş ve tepkiye neden olmuştu.
Sivil toplum kuruluşu Greenpeace'in öncü isimlerinden Paul Watson'ın kurduğu "Sea Shepherd" (Deniz Çobanı) derneğinde gönüllü çalışan hayvan hakları aktivisti Samuel Rostol, konuyla ilgili AA muhabirine açıklama yapmış, 1500'lü yıllara dayanan yunus ve balina avlama geleneği ve bu geleneğe karşı kamuoyu oluşturma çalışmalarını AA muhabirine anlatmıştı.



Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
TT

Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden dün yapılan açıklamada, Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya gelerek İran ile müzakereleri görüşeceği bildirildi.

Reuters'ın aktardığı açıklamada, Netanyahu'nun ‘(İran ile) yapılacak herhangi bir müzakerede balistik füzelerin sınırlandırılması ve İran'ın bölgedeki vekillerine verilen desteğin durdurulmasının yer alması gerektiğine inandığı’ belirtildi.

Reuters'a göre çarşamba gün  yapılacak görüşme, ABD Başkanı Trump’ın geçtiğimiz yıl ocak ayında göreve dönmesinden bu yana Netanyahu ile Trump arasında yapılacak yedinci görüşme olacak. Öt yandan İsrail basınına göre Netanyahu, Trump'a İsrail'in İran'ın nükleer programını tamamen yok etme kararlılığını vurgulayacak.

İran ile ABD arasında geçtiğimiz cuma günü Umman'da nükleer dosyasına ilişkin görüşmeler gerçekleştirdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bu önemli müzakerelerin başarısızlığının Ortadoğu'da yeni bir savaşı tetikleyebileceği yönündeki endişelerin artması üzerine, görüşmelerin iyi bir başlangıç olduğunu ve devam edeceğini söyledi. Ancak Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan görüşmelerin ardından, ‘tehditlerin ve baskının kaldırılması herhangi bir diyalogun başlaması için şart’ olduğunu vurgulayan Arakçi, “(Tahran) sadece nükleer meselesini görüşecek... ABD ile başka hiçbir konuyu görüşmeyeceğiz” dedi.

Öte yandan her iki taraf da Tahran ile Batı arasında uzun süredir devam eden nükleer anlaşmazlığı çözmek için diplomasiye yeni bir şans vermeyi kabul ettiklerini belirtti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, geçtiğimiz çarşamba günü yaptığı açıklamada, Washington'ın müzakerelerin İran'ın nükleer programı, balistik füze programı ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteğin yanı sıra ‘kendi halkına davranış biçimini’ de kapsaması istediğini söyledi.

İranlı yetkililer, bölgedeki en büyük füze programlarından biri olan İran'ın füze programını tartışmayacaklarını defalarca kez belirtmiş ve Tahran'ın uranyum zenginleştirme hakkının tanınmasını istediğini söylemişlerdi.

Diğer taraftan Washington’a göre nükleer bombaya giden potansiyel bir yol olan İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri kırmızı çizgiyi oluşturuyor. Tahran ise uzun süredir nükleer yakıtı silah amaçlı kullanma niyetinde olmadığını vurguluyor.


Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
TT

Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)

İsrail haber sitesi Ynet dün, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'a İsrail'in İran nükleer projesini tamamen ortadan kaldırma kararlılığını teyit edeceğini bildirdi.

İnternet sitesi, iyi bilgilendirilmiş bir kaynağa atıfta bulunarak, "İsrail'in tutumu, İran nükleer programının tamamen ortadan kaldırılması, uranyum zenginleştirmenin durdurulması, zenginleştirme kapasitesinin durdurulması ve zenginleştirilmiş uranyumun İran topraklarından çıkarılması konusunda ısrar etmek olacaktır" dedi.

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre kaynak, "İsrail, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerinin İran'a geri dönmesini ve şüpheli bölgelere sürpriz ziyaretler yapılmasını talep ediyor" ifadelerini kullandı.

Ynet haber sitesi, kaynağın şu sözlerini aktardı: "İran ile yapılacak herhangi bir anlaşma, İsrail'i tehdit edemeyeceklerinden emin olmak için füze menziline 300 kilometrelik bir sınır getirmelidir."

Ofisi dün yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun önümüzdeki çarşamba günü Washington'da Trump ile görüşeceğini duyurdu.


Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
TT

Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)

Maskat'ta Washington ve Tahran arasında yapılan ilk dolaylı müzakerelerin ertesi günü, ikinci turun kaderi uranyum zenginleştirme meselesinin çözülmesine bağlı gibi görünüyordu. ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yeni bir müzakere turunun ‘önümüzdeki hafta’ yeniden başlayacağını duyurdu.

ABD yönetimi ‘sıfır zenginleştirme’ talep ederken, Tahran uranyum zenginleştirmeyi ‘egemenlik hakkı’ olarak nitelendirerek buna karşı çıkarak bunun yerine ‘güven verici’ bir zenginleştirme seviyesi önerdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakerelerde ele alınan konuların genişletilmesine karşı çıktı. Füze programının ‘şimdi ve gelecekte müzakere edilemez’ olduğunu vurgulayan Arakçi, programı ‘tamamen savunma amaçlı’ olarak nitelendirdi.

İran’ın saldırıya uğraması halinde bölgedeki ABD üslerine saldıracağı yönünde yeni bir uyarıda bulunan İranlı bakan, ülkesinin ‘savaşı önlemeye olduğu kadar savaşa da hazır’ olduğunu vurguladı.

Öte yandan ABD'nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Arap (Umman) Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisini ziyaret etti.

Diğer taraftan İsrail'de müzakerelerin sonuçlarına şüpheyle yaklaşılıyor. İsrailli yetkililer ‘anlaşmaya varılamayacağını’ söylerken Tel Aviv dün akşam, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da Trump ile İran meselesini görüşmek üzere bir araya geleceğini duyurdu.