Dera’da bir belde daha ‘Rus haritasına’ dahil oldu

Yermuk Havzası'nda yer alan Şecera beldesindeki uzlaşı merkezinin önünde duran Rus askeri polisi (Daraa 24)
Yermuk Havzası'nda yer alan Şecera beldesindeki uzlaşı merkezinin önünde duran Rus askeri polisi (Daraa 24)
TT

Dera’da bir belde daha ‘Rus haritasına’ dahil oldu

Yermuk Havzası'nda yer alan Şecera beldesindeki uzlaşı merkezinin önünde duran Rus askeri polisi (Daraa 24)
Yermuk Havzası'nda yer alan Şecera beldesindeki uzlaşı merkezinin önünde duran Rus askeri polisi (Daraa 24)

Rus askeri polisi ve Suriye rejim güçleri, Suriye'nin güneyindeki Dera ilinin batısında yer alan Şecera beldesine girdiler. Rus askeri polisi, bir güvenlik gücü, Suriye ordusundan 16. Tugay unsurları ve subayları ile Dera’nın ileri gelenlerinin katılımıyla beldenin çevresindeki bazı evlerde, bölgelerde ve çiftliklerde arama yapıldı.
Şecera beldesi, Dera'nın batı kırsalındaki Yermuk Havzası bölgelerinin ikinci bölümü olarak görülüyor. Rus polisi ve Suriye rejimi güçleri, birkaç gün önce bölgenin ileri gelenleri, Merkezi Müzakere Komitesi, Suriye Rejimi Güvenlik Komitesi ve Rus tarafı ile yapılan anlaşma çerçevesinde bölgeye girdiler. Ardından Pazar günü, Şecera’da aranan sivillerin ve askeri personelin durumunun belirlenmesi amacıyla bir merkez kuruldu. Anlaşma süreci tamamlandı ve Pazartesi günü Şecera, Abdeyn, Beyt Ara, Nafi'a, el-Kusayr, Cemle ve Kuya beldelerinde aranan bazı kişiler silahlarını teslim ettiler.
Böylece taraflar arasındaki anlaşma çerçevesinde Hayt, Celin, Mesakin Celin ve Sahamü'l-Cevlan alanlarını kapsayan Yermuk Havzası'nın ilk bölümünde son birkaç gün içinde benzer adımların atılmasının ardından Rus askeri polisi ve Suriye rejimi güçleri, yeni uzlaşı anlaşmasını ve Rus haritasını, Dera'nın batı kırsalındaki Yermuk Havzası'nın tüm bölgelerinde hayata geçirmiş oldular.
Dera'nın batı kırsalındaki Merkezi Müzakere Komitesi’nin bir üyesi Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, Pazar günü, Dera'daki Suriye rejimine bağlı Güvenlik Komitesi’nin, Merkezi Müzakere Komitesi'ne ve Hayt ve Sahamü'l-Cevlan beldelerinin ileri gelenlerine daha fazla hafif ve orta menzilli silah teslim edilmesini gerektiğini bildirdiğini söyledi. Kaynak, Sahamü'l-Cevlan beldesinde uzlaşı merkezinin kurulduğu ilk gün olan Pazar günü teslim edilen silah sayısının da yetersiz olduğunun belirtildiğini kaydetti. Bazı medya kuruluşlarına göre Pazartesi günü daha fazla hafif ve orta menzilli silah teslim edildi. Pazar ve Pazartesi günü 16. Tugay'dan bir güvenlik gücü ve ordu güçleri, Rus askeri polisi eşliğinde Celin, Saham ve Hayt beldelerini gezdi ve ardından geri çekildi.
Gelişmeleri yakından takip eden kaynaklar, Dera'nın batı kırsalının en büyük bölgelerinden biri olan Tasil beldesi ve Neva şehrinin ileri gelenleri ile yeni uzlaşı anlaşmasının uygulanması ve silahların teslim edilmesiyle ilgili görüşmeler olduğunu söylediler. Kaynaklar, söz konusu bölgelerden ülkenin kuzeyine gitmek isteyen kişilerin bir listesinin de sunulduğunu aktardılar. Bu gelişmeler, Rus askeri polisi ve Suriye rejimi güçlerinin, söz konusu bölgelerde uzlaşı merkezleri kurması ve silahların barışçıl yollarla teslim edilmesi ve zorunlu askerlik görevinden kaçanlara askere alınmayacaklarına dair garantilerin verilmesinin ardından gerçekleşti.
Kaynaklardan biri, yeni uzlaşı anlaşmasının Yermuk Havzası'nın tüm bölgelerinde uygulanmasının ardından önümüzdeki günlerde Tasil beldesinde, sonrasında ise Neva şehrinde uygulanacağını ve böylece yeni uzlaşı anlaşmasının Dera'nın batı kırsalının tamamında uygulanmış olacağını iddia etti. Kaynak, yeni uzlaşı anlaşmasının kapsamının daha sonra, Dera'nın batı ve kuzeybatı kırsalındaki bölgelere, yani batı kırsalı bölgelerine doğrudan bitişik olan Casim, el-Hara ve İnhil bölgelerine ve oradan da Nemr, Simlin, Zemrin, Akraba, et-Tayha ve Dera'nın kuzey kırsalındaki Kefernasic ve Kuneytra kırsalına kadar uzanacağını öne sürdü.
Öte yandan Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) rejim güçlerinin Dera el-Beled ile Dera’nın batı ve orta kesimindeki kırsal bölgelerine girdiğini ve Dera’daki yeni uzlaşı anlaşmalarının yapılmaya başlamasının üzerinden 21 gün geçtikten sonra, bu bölgelerin tamamında uzlaşı anlaşmasını uygulamaya koyduğunu bildirdi. SOHR, bu 21 gün içinde uzlaşı anlaşmaları çerçevesinde zorunlu ve yedek askerlik hizmetinden kaçtıkları için arananlardan, silahlı gruplara katılan bölge sakinlerinden ve bazı sivillerden 3 bin 200 kişi hakkında işlem yapıldığını kaydetti.
Suriye rejimine bağlı Uzlaşı Komitesi Başkanı Hüseyin er-Rifai, Şam’a yakın basın kuruluşlarına yaptığı açıklamalarda, Dera'da uzlaşı anlaşmasının açıklanmasından bu yana suikast oranlarının önemli ölçüde azaldığını, Dera el-Beled'den sonra el-Yadude, el-Muzeyrib, Tafas, Dail, Abta, Sahamü’l-Cevlan, al-Muzayri'a ve Celin’de anlaşmaya varıldığını belirtti. Bu hafta Dera’nın batı kırsalının tamamında uzlaşı anlaşmasının uygulanmasıyla ilgili işlemelerin tamamlanacağını tahmin eden Rifai, 2018 yılından bu yana bazı yerlerde silahlarını teslim etmeden saklanan militanlar olduğunu söyledi.
Dera Kampı ve Sed Yolu mahallelerinde uzlaşıyı reddeden çok sayıda silahlı adam olduğunu söyleyen Rifai, bu bölgelerin uzlaşıya hazır olduklarını, aynı şekilde Ürdün ve işgal altındaki Golan Tepeleri sınırlarındaki küçük köylerde silahlı adamların bulunduğunu ve Uzlaşı Komitesi’nin iki gün içinde bu dosyayı tamamlayacağını ifade etti.



Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.