Expo 2020 Dubai Direktörü Rim el-Haşimi, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘BAE, uluslararası alandaki en kapsamlı sergiye ev sahipliği yapmak için tüm imkanları seferber etti’

Rim el-Haşimi, etkinliğin şirketleri ve işletmeleri yenilik yapmaya ve ekonomik fırsatlar sunmaya teşvik edecek bir platform olduğunu söyledi.

BAE, rekor düzeyde bir uluslararası katılımla Expo 2020 ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.  / BAE Uluslararası İşbirliği Bakanı Rim el-Haşimi (sağ üst köşe)
BAE, rekor düzeyde bir uluslararası katılımla Expo 2020 ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. / BAE Uluslararası İşbirliği Bakanı Rim el-Haşimi (sağ üst köşe)
TT

Expo 2020 Dubai Direktörü Rim el-Haşimi, Şarku’l Avsat’a konuştu: ‘BAE, uluslararası alandaki en kapsamlı sergiye ev sahipliği yapmak için tüm imkanları seferber etti’

BAE, rekor düzeyde bir uluslararası katılımla Expo 2020 ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.  / BAE Uluslararası İşbirliği Bakanı Rim el-Haşimi (sağ üst köşe)
BAE, rekor düzeyde bir uluslararası katılımla Expo 2020 ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. / BAE Uluslararası İşbirliği Bakanı Rim el-Haşimi (sağ üst köşe)

Dubai, 26 Kasım 2013'te yapılan oylamayla, 164 ülkenin 116’sının desteğini alarak  Expo 2020 etkinliğine ev sahipliği yapacak şehir olmuştu. Dubai Veliaht Prensi ve Yürütme Konseyi Başkanı Şeyh Muhammed ise fuar tarihindeki en iyi oturumun düzenleneceğini vurguladı.
192 katılımcı ülke ile 25 milyon ziyaretçinin katılması beklenen, en az 182 gün boyunca günde 60 canlı etkinliğin düzenleneceği Expo 2020 Dubai, 438 hektar (613 futbol sahası büyüklüğünde) alan üzerine kurulu.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Uluslararası İşbirliği Bakanı ve Expo 2020 Dubai Genel Müdürü Rim el-Haşimi, söz konusu etkinlik için tüm kaynakları ve enerjileriyle hazır olduklarını vurguladı. Fuar tarihinde ilk kez katılımcı her ülkenin kendi standı olacağına dikkat çeken Haşimi, etkinlikte ‘Fırsatlar’, ‘Devinim’ ve ‘Sürdürülebilirlik’ olmak üzere üç farklı temanın işleneceği bilgisini verdi.
Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte Expo 2020 Dubai’nin dünya için daha iyi bir gelecek yaratmak yolunda önemli olduğunu belirten Haşimi, hazırlanan programların ve etkinliklerin fuar deneyimini zenginleştireceğini vurguladı. Şarku’l Avsat’a etkinliğin mevcut koşullarda düzenlenebilmesinin önemi hakkında bilgi veren Haşimi, BAE'ninki ardından en büyük ikinci standa sahip Suudi Arabistan'ın katılımına ve bölgedeki ekonomik yansımalara ilişkin de birçok açıklamada bulundu:

Expo 2020 Dubai yarın başlıyor. Bu uluslararası çaptaki etkinlik için hazırlıklarınız neler?
Bu uluslararası etkinliğin yaklaşık 170 yıl önceki kuruluşundan bu yana ilk kez bir Arap ve bir İslam ülkesi tarafından düzenlendiği göz önüne alındığında BAE liderliği tüm standartlar doğrultusunda, seçkin bir uluslararası fuar düzenleme sözü verdi. Expo 2020 Dubai'ye ev sahipliği yapma hakkını kazandığımızdan bu yana olağanüstü ve ilham verici bu deneyimi gerçekleştirmek için çalışıyoruz. BAE, bu amaç için gerekli tüm kaynağı ve enerjiyi kullandı. Bu uluslararası etkinliğe ev sahipliği yapmak için dünyanın en yüksek sürdürülebilir standartlarına sahip bir alan inşa ettik. Dünya halkları arasında iletişim kurabilmesi, ‘Fikirleri Buluşturmak, Geleceği Yaratmak’ sloganıyla gelecek nesillere daha iyi bir yarın yaratabilmesi için bu alanı son teknoloji araçlar ve ilham verici mimari yeniliklerle donattık. Böylesine uluslararası çapta bir etkinlik bölgede ilk kez düzenleniyor. Geleneksel dağıtım modelinden uzakta, fuar tarihinde ilk kez katılımcı her ülkenin kendi standı olacak. Ülkelerin katılımı, Expo 2020 Dubai'nin temel aldığı üç temadan biri çerçevesinde gerçekleşecek. Bunlar ‘Fırsatlar’, ‘Devinim’ ve ‘Sürdürülebilirlik’. Bu konular dünyadaki birçok temel meselenin de merkezinde yer alıyor. Bu nedenle bu özel etkinlik, dünyanın hepimizin karşı karşıya olduğu sorunlara çözümler aramak ve iş birliği yapmak için, böyle bir küresel platforma şiddetle ihtiyaç duyduğu bir zamanda, önde gelen modern zorlukları ele alacak. Bu deneyimi zenginleştirme, herkes için daha iyi bir gelecek yaratma yönündeki nihai hedefimize ulaşmak için herkese uygun, gerek ciddiyet, gerek eğlence, gerek ise sporun yer aldığı, iş dünyası, ülkeler ve şirketlerin ilgisini çekecek çeşitli programlar ve etkinlikler hazırladık. Sanatçıları, akademisyenleri, müzik yıldızlarını, düşünce liderleri ve yarının öncülerini ağırlayacak olan Expo 2020 Dubai, bilgi, eğlence ve gerilimi bir araya getiren ilham verici bir deneyimle 182 gün boyunca günde sayısı 60'a varan canlı etkinlik sunacak. Başta Arap dünyası ve Körfez ülkeleri olmak üzere her coğrafyadan gelecek ziyaretçiler, etkinlik süresince hem yeniliklerle karşı karşıya kalacak hem de eğlenecek. Diğer halkların kültürleri ve gelenekleri hakkında bilgi edinecek olan ziyaretçiler, kendi kimliği, özgünlüğü ve isteklerini öne çıkaran etkinliklere de şahit olacaklar.”

Mevcut veriler ışığında, Expo 2020 Dubai lansmanı için koşulların uygun olmasını bekliyor musunuz?
Dünyanın zorlukları ele alıp tartışmak ve çözümler geliştirmek için bu uluslararası foruma her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğundan eminiz. Küresel Expo fikri, dünya halklarını ve ülkelerini ortak hedefler ve zorluklar etrafında bir araya getirerek bunları tartışmak ve mümkün olan en iyi çözümleri bulmak üzerine kurulu. Küresel gerçeklik, yeni zorlukları, dolayısıyla yeni hedefleri ortaya koydu. Bu nedenle insanlığın bunların üstesinden gelme yönünde birleşmesi gerekiyor. Salgın, bilhassa teknoloji, eğitim, sağlık, lojistik ve çevresel altyapıda az gelişmiş ülkelerde küresel sağlık ve eğitim sistemi veya diğerlerinde yenilikçi modern düşünce gerektiren birçok zayıflığı ortaya çıkardı. Dolayısıyla dünyanın bu zorlukları ve salgının maruz bıraktığı dengesizlikleri bir an önce ele almak için bu önemli fırsattan faydalanması gerektiğini söylüyoruz.
Hava trafiği, seyahat ve turizmin geri dönüşüne de olumlu ve iyimser bakıyoruz. Bu, salgın ile mücadelede çevremizdeki olumlu gelişmelerin göstergesidir. BAE vatandaşları ve sakinleri aşılamada inanılmaz ilerleme kaydederken Dubai, dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilere kapılarını yeniden açmayı başardı. Bu uluslararası etkinliğe dahil olan tüm Expo 2020 Dubai çalışanlarının, katılımcılarının ve ziyaretçilerinin sağlık ve güvenliği bizim için önceliktir. Tüm ziyaretçiler için güvenli bir deneyim sağlamak amacıyla Expo 2020 Dubai'de bu hedefe ulaşma yolunda çeşitli önlemler aldık. BAE Sağlık ve Önleme Bakanlığı ve Dubai Sağlık Otoritesi ile yakın iş birliği içinde hayata geçirilen bu prosedürler, Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) en son veri ve yönergeleri doğrultusunda hazırlandı. Gelişmeleri takip ediyor, prosedürlerimizi ve yönetmeliklerimizi yurt içi ve dünyadaki gelişmelere göre güncellemek için çalışıyoruz. Tedbirler kapsamında, 18 yaş üzeri ziyaretçilerin Kovid-19 aşısı olmuş olmaları ya da en fazla 72 saat öncesinde test yaptırmış ve negatif sonuç almaları gerekiyor. Maske takma zorunluluğu, dezenfekte istasyonları ve sosyal mesafe kuralları da bu kapsamda uygulanıyor. Expo alanında tıbbi bakım, Kovid-19 testi ve ücretsiz aşı stantları da bulunuyor.

Suudi Arabistan'ın katılımını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu katılımdan beklentileriniz neler?
Expo 2020 Dubai kapsamındaki ikinci en büyük stand sayılan Suudi pavyonu, Fırsatlar başlığı altındaki BAE’ninkinin bitişiğinde 13 bin 69 metrelik bir alanda bulunuyor. Bu, kardeş Suudi Arabistan Krallığı'nın güçlü bir varlığa sahip olma, vizyonu ve arzularını dünyaya sunma, medeniyet, kültür ve mirasını, insani ve coğrafi zenginliğini tanıtma, bölge ve dünya düzeyindeki aktif rolüne katkıda bulunma isteğini gözler önüne seriyor. Aynı zamanda bu katılım, söz konusu istisnai etkinliğin başarısına kuşkusuz katkı sağlayacak. Bu,entegrasyon ve iş birliğini derinleştirmeye ve Körfez’in mesajını dünyaya iletmeye katkısı nedeniyle tüm Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin başarısıdır. Nitekim Krallığın Expo 2020 Dubai’ye katılımı, tüm dünyanın Suudi Arabistan gibi önemli, bölgesel ve uluslararası ağırlığa sahip bir ülkenin aktif katılımına ihtiyaç duyduğu bu istisnai uluslararası etkinliğe daha fazla ivme sağlıyor. Suudi Arabistan halkının, ikinci ülkeleri konumundaki BAE’de seçkin varlığını göstereceği beklentisindeyiz. Böylece yeni ufuklar keşfedebilir, yarının fırsatlarını kucaklayabilir, hayatımızı değiştirecek, anlamlı olumlu etkileri olacak yenilikleri keşfederek yeni bir dünya kurabiliriz. Expo 2020 Dubai herkes için, Krallık’tan her yaş ve ilgi alanından gelenler için var. Keşif, macera, yemek ve kültür tutkunlarını, çocuklar ve yetişkinler, girişimciler, düşünce liderleri, şirketler ve hükümetler ile geleceği şimdi yaşamak isteyen turistleri ve meraklıları çeşitli etkinlikler bekliyor.

Etkinlikte Dubai'ye ziyaretçi çekebilecek ne gibi faktörler var?
Kovid-19 salgını ardından tüm dünyada gerçekleştirilen ilk büyük etkinliklerden biri olan Expo 2020 Dubai, tek bir yerde buluşmak, en son yenilikleri öğrenmek, birçok yenilikçi kültür ve fikir hakkında bilgi edinmek, eğlenceli, göz kamaştırıcı ve ilham verici bilgi deneyimi sağlayan çok sayıda çeşitli kültürel ve sanatsal etkinliğin keyfini çıkarmak için dünyanın beklediği bir fırsat.
Ziyaretçilerin tüm duyularıyla hissettiği, yaşamı boyunca kalıcı bir etki bırakan benzersiz tecrübeler edinmesi için özenle tasarlanmış ve uygulanmış programlarıyla tekrarı olmayan bir deneyim sunan Expo 2020 Dubai aynı zamanda konuklarına çok sayıda etkileyici mimari yapıyı ziyaret etme imkanı da verecek. Dubai’deki modern mimariyi temsil eden, dev kubbesi ile Al Wasl Plaza, BAE ve dünyada sürdürülebilir inşanın temsili Sürdürülebilirlik Pavyonu, Fırsatlar ve Devinim Pavyonları, çeşitli ülkelere ait pavyonlar da bu mimari eserlerden bazıları. Mehşur uluslararası mimarlar tarafından tasarlanan tüm büyük pavyonlar, modern mimari şaheserleri ve geleceğin şehirlerini temsil ediyor. Ayrıca alan genelinde görsel sanatlar programları, uluslararası sanatçıların elinden çıkan birçok benzersiz sanat eserleri de olacak. Herkesin daha iyi bir gelecek inşasına katılmasına olanak sağlayan, birey ve toplumların geleceği şekillendirme potansiyelini açığa çıkaran ilham verici deneyimler yoluyla dünyanın çeşitli bölgelerinde kalıcı ve olumlu bir etki bırakmaya çalışıyoruz. Expo 2020 Dubai kapsamındaki ilham verici sanat ve kültür programı kapsamında BAE’li sanatçıların çağdaş tasarım ve eserlerinin yanısıra Al Wasl Opera ve kadınlardan oluşan Firdaus Orchestra (Firdevs Orkestrası) da performans gösterecek.

Son olarak; bu uluslararası etkinlik başta Dubai ekonomisi olmak üzere genel olarak BAE’yi ve bölgeyi nasıl etkileyecek?
BAE, bölge ve dünyadan çeşitli büyüklükteki şirket ve girişimcilerin iletişim kurduğu, etkileşimde bulunduğu, verimli fırsatlarlar karşılaştığı bir platform olacak olan Expo 2020 Dubai, yeniliğe ve ekonomik fırsatların kilidini açmaya dayalı şirket ve işletmeleri teşvik edecek. Diğer yandan elbette ki bu büyüklükte bir proje, şirketlerin işleyişine ve iş olanaklarının yaratılmasına katkı sağlayan büyük yatırımlar gerektiriyor. Nitekim Expo 2020 Dubai’nin sürdürülebilirlik, yenilenebilir enerji, aynı zamanda BAE ve bölgenin geleceği için önemli diğer sektörleri desteklemede de ciddi bir etkisi oldu. Gelecekteki büyümeyi sağlama ve iş fırsatları yaratmada temel şirketlerin önemi konusundaki farkındalıktan yola çıkarak özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelere odaklanan Expo 2020 Dubai, BAE ve bölgenin gelecekteki refahının temeli olarak gördüğü küçük ve orta ölçekli şirketlere doğrudan ve dolaylı harcamalarının yüzde 20'sini tahsis etti. Her türden işletme, gençler ve yeni iş liderlerine yönelik etkileşime sahip gündemimiz tarafından sağlanacak birçok ortaklık fırsatı sunulacak. Böylece ekonomik büyüme teşvik edilecek, dünyanın en genç ve en hızlı büyüyen nüfusunun potansiyeli açığa çıkarılacak. Suudi iş sektörünün ve Suudi girişimcilerin bu kapsamdaki katkısı da bu etkinliklerin başarısında ve sonuçlarından yararlanılmasında önemli bir etkiye sahip olacak.



Lübnan ordusunun ihtiyaçlarına yanıt vermek, Litani Nehri’nin kuzeyinde ‘silahları devletin elinde toplama’ planına bağlı

Lübnan’ın güneyindeki Alma eş-Şaab köyünde, İsrail sınırındaki bir askeri karakolda görev yapan iki Lübnan askeri (Arşiv – AP)
Lübnan’ın güneyindeki Alma eş-Şaab köyünde, İsrail sınırındaki bir askeri karakolda görev yapan iki Lübnan askeri (Arşiv – AP)
TT

Lübnan ordusunun ihtiyaçlarına yanıt vermek, Litani Nehri’nin kuzeyinde ‘silahları devletin elinde toplama’ planına bağlı

Lübnan’ın güneyindeki Alma eş-Şaab köyünde, İsrail sınırındaki bir askeri karakolda görev yapan iki Lübnan askeri (Arşiv – AP)
Lübnan’ın güneyindeki Alma eş-Şaab köyünde, İsrail sınırındaki bir askeri karakolda görev yapan iki Lübnan askeri (Arşiv – AP)

Katar’ın başkenti Doha, Lübnan ordusu ve İç Güvenlik Güçleri için düzenlenecek destek konferansının hazırlık toplantısına ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Toplantı, bu ayın 15’inde gerçekleştirilecek ve beş sponsor ülke -Fransa, ABD, Suudi Arabistan, Katar ve Mısır- ile diğer ülkeler ve uluslararası kuruluşların katılımıyla yapılacak. Toplantının amacı, konferans öncesi zemin hazırlığı yapmak, ülkelerin tutumlarını koordine etmek, Lübnan ordusunun ihtiyaçlarını yakından incelemek ve askeri destek mekanizmalarını geliştirmek olarak açıklandı. Konferansın 5 Mart’ta Paris’te düzenlenmesi planlanıyor; Fransız yetkililer yaklaşık 50 ülke ve 10 kuruluşun katılımını bekliyor. Fransa kaynaklarına göre, Lübnan ordusunun mevcut görevleri ve ülkenin egemenliğinin korunmasındaki rolü göz önüne alındığında, hem hazırlık toplantısı hem de konferans, orduya önemli bir siyasi destek sağlayacak. Toplantı, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn tarafından açılacak ve tüm oturumlar tek bir gün içinde gerçekleştirilecek.

Doha toplantısından neler bekleniyor?

Paris, hazırlık toplantısı ve konferansın düzenlenmesinde merkezi bir rol oynuyor. Bu iki etkinliğe ilişkin hazırlıklar, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian’ın geçen hafta sonu iki gün süren Beyrut ziyaretinde ele alınan başlıca konulardan biriydi. Ziyaret, Lübnan ordusunun uluslararası toplumun beklediği silah envanteri çalışmasının ikinci aşamasına hazırlanmasına denk geldi. Bu aşama, Sayda’nın kuzeyinde, Litani Nehri’nden Avali Nehri’ne uzanan bölgeyi kapsıyor. Paris’te konuyla ilgilenen birkaç Batılı kaynak, ordunun ihtiyaçlarına yanıt verilmesinin büyük ölçüde ordunun önümüzdeki haftalarda sunması beklenen planına bağlı olduğunu belirtti. Planın, konferans öncesinde Lübnan Bakanlar Kurulu’na sunularak onaylanması öngörülüyor. Fransız yetkililer iki temel noktaya odaklanıyor: Birincisi, 1701 sayılı Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi kararı uyarınca ordunun yürüttüğü silah envanteri sürecinin devam etmesi gerekliliği. İkincisi ise, konferansa katılacak ülkelerin Lübnan ordusunun ihtiyaçlarını tam olarak anlaması ve bu ihtiyaçların, destek vermek isteyen uluslararası aktörler arasında koordinasyon sağlanarak ve bunun için bir ‘uluslararası mekanizma’ oluşturularak karşılanması gerekliliği.

gthy
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron başkanlığındaki haftalık kabine toplantısının ardından Kültür Bakanı Rachida Dati ile birlikte Elysee Sarayı’ndan ayrılıyor. (AFP)

Paris, konferansta açıklanacak yardım miktarını belirlemeye yönelik tartışmalara girmeyi reddediyor. Fransız yetkililer, desteğin yalnızca mali yardım ile sınırlı olmayacağını, aynı zamanda askeri kapasitenin güçlendirilmesi (silah sistemleri), lojistik imkanlar ve eğitim gibi alanları da kapsayacağını vurguluyor. Paris, Lübnan ordusunun yıllık ihtiyaçlarını 1 milyar doların üzerinde olarak değerlendiriyor, ancak bu desteğin sadece dış yardımlarla sağlanamayacağını, bir kısmının Lübnan devlet bütçesine de yansıtılması gerektiğini belirtiyor. Fransa, Lübnan Ordu Komutanı Rudolf Heykel’in Washington’da aldığı güvenceyle de rahat bir tablo çiziyor. Bu güvenceye göre ABD, Heykel ile Senatör Lindsey Graham arasındaki sert görüşmeye rağmen Lübnan ordusuna desteğini sürdürecek.

Paris ve diğer dört sponsor ülke, Doha’daki toplantıdan ordunun ihtiyaçlarını ayrıntılı şekilde sunmasını bekliyor. Daha önce de Lübnan ordusuna destek amaçlı toplantılar yapılmış olsa da, bu kez sürecin belirli bir hedefe -silah envanteri- bağlı olması öne çıkıyor.

Sınırlar ve Suriyeli mülteciler

Paris, Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian’ın Beyrut ziyaretinden dönerken elde ettiği sonuçlardan memnuniyetini gizlemiyor. Özellikle Lübnan’ın komşusu Suriye ile ilişkilerine dair sağlanan ilerlemeler Fransız yetkililer tarafından olumlu karşılanıyor. Fransa, Lübnan’daki bazı Suriyeli tutukluların ülkelerine geri gönderilmesi anlaşmasının iki önemli alanda etkili olacağını düşünüyor. Birincisi, iki ülke arasındaki kara sınırının belirlenmesi ve sınır bölgelerinde güvenliğin sağlanması. Fransa, manda dönemine ait haritaları kullanarak sınır çiziminde destek sunmayı teklif ediyor. İkincisi, Suriyeli mültecilerin ülkelerine dönüşü, Lübnan için stratejik açıdan birçok düzeyde önem taşıyor. Buna karşılık Paris, Lübnan’ın İsrail ile yaşadığı zorlukların farkında. Fransız kaynaklar, bunun gerek İsrail’in neredeyse günlük devam eden askeri operasyonları gerekse halen Lübnan topraklarında işgal ettiği beş bölgeden çekilmeyi reddetmesi nedeniyle ciddi bir sorun teşkil ettiğini vurguluyor.

dsecd
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, 6 Şubat'ta Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri ile bir araya geldi. (EPA)

Paris, başka bir bağlamda ise Ateşkesi Denetleme Komitesi (Mekanizma) çerçevesinde siviller arasında yürütülen dolaylı görüşmeleri memnuniyetle karşılıyor ve Le Drian’ın bu görüşmeleri teşvik ettiğini vurguluyor. Paris, sahadaki etkisi sınırlı olsa da, Lübnan’ın bu mekanizmaya bağlılığını desteklemeye devam ediyor. Fransız yetkililer, İsrail’in Lübnan ordusu hakkında yaptığı açık açıklamalar ile kapalı kapılar ardında söylediklerinin farklı olduğunu belirtiyor. Paris’e göre Tel Aviv’in amacı, Lübnan’daki askeri hareket özgürlüğünü sürdürmek ve bunu meşrulaştırmak. İsrail tarafı, Hizbullah tehdidinin Litani Nehri güneyinde önemli ölçüde azaldığını söylerken, kuzeydeki durumu halen sorunlu görüyor. Fransız kaynaklar, Lübnan’a iletilen tavsiyelerin iki temel noktaya odaklandığını belirtiyor: Silah envanteri sürecinin devam ettirilmesi ve bölgedeki olası bir savaşta, ister ABD-İran ikili çatışması, ister İsrail’in katılımı olsun, Lübnan’ın uzak durması gerektiği.

Görüşmelerin bir diğer önemli başlığı ise mali ve ekonomik konular oldu. Paris, Le Drian’ın görüşmelerinde yasanın Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası’nın bahar toplantıları öncesinde Meclis’te oylanmasının önemini vurguladığını belirtiyor. Fransız yetkililere göre, yasanın kabulü, Lübnan makamlarının konuyu ciddiyetle ele aldığını gösterecek ve iç tartışmalara rağmen olumlu bir sinyal sağlayacak. Paris ayrıca, yasanın parlamentodan geçmesinin, Fransa’nın ev sahipliğini üstleneceğini açıkladığı Lübnan ekonomisine destek konferansı üzerinde doğrudan etkisi olacağını vurguluyor.


Suudi Arabistan: Kraliyet kararnameleriyle bazı prensler ve yetkililer görevden alındı, yenileri atandı

İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz (SPA)
İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz (SPA)
TT

Suudi Arabistan: Kraliyet kararnameleriyle bazı prensler ve yetkililer görevden alındı, yenileri atandı

İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz (SPA)
İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz (SPA)

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz bugün bir dizi kraliyet emri yayımlayarak, bazı prenslerin ve üst düzey yetkililerin görevden alınmasını, bazılarının ise atanmasını ve terfi ettirilmesini kararlaştırdı.

Emirler arasında, Taif Valisi Prens Suud bin Nehar bin Suud’un görevden alınarak Medine Bölgesi Vali Yardımcısı olarak atanması, yerine Prens Favaz bin Sultan bin Abdulaziz’in getirilmesi ve Kuzey Sınırları Bölgesi Vali Yardımcısı olarak Prens Muhammed bin Abdullah bin Abdulaziz’in atanması yer aldı.

Ayrıca, Diriye Valisi Prens Fahd bin Saad bin Abdullah bin Turki’nin görevden alınması ve el-Baha Bölgesi Vali Yardımcısı olarak atanması, yerine Prens Rakan bin Selman bin Abdulaziz’in getirilmesi kararlaştırıldı. Turizm Bakan Yardımcısı Prenses Hayfa bint Muhammed bin Suud bin Halid görevinden alınarak Başbakanlık Genel Sekreterliği’nde danışman olarak atandı, yerine Abdulmuhsin el-Mezid getirildi. Bunun yanı sıra, Prens Dr. Saad bin Suud bin Muhammed bin Abdulaziz Şura Meclisi üyeliğine atanırken, İçişleri Bakanlığı Teknoloji İşleri Yardımcısı Prens Dr. Bendar bin Abdullah el-Mişari görevden alınarak Bakan Danışmanı olarak atandı; yerine Mühendis Samir el-Harbi getirildi.

Emirlere göre, Yatırım Bakanı Halid el-Falih görevden alınarak Devlet Bakanı olarak atandı; yerine Fahd Al Seyf getirildi. Başsavcı eş-Şeyh Suud el-Muceb görevden alınarak Kraliyet Divanı’nda danışman oldu. Adalet Divanı Başkanı Dr. Halid el-Yusuf görevden alınarak Başsavcı olarak atandı; yerine Şeyh Dr. Ali el-Ehaydib getirildi. Adalet Bakanı Yardımcısı Dr. Necm ez-Zeyd görevden alınarak Kraliyet Divanı’nda danışman oldu. İçişleri Bakanlığı Güvenlik İşleri Müsteşarı Muhammed el-Muhanna görevden alınarak İçişleri Bakan Yardımcısı olarak atandı; yerine Abdullah bin Faris getirildi.

Bakanlar Kurulu Genel Sekreterliği Danışmanı Abdulaziz el-Arifi görevden alınarak Ulusal Kalkınma Fonu Başkanı olarak atandı. İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakan Yardımcısı Mühendis Heysem el-Avheli Telekomünikasyon ve Uzay Teknolojileri Kurumu Başkanı olarak atandı. Genel Soruşturma Müdürü Ahmed el-İsa, sağlık gerekçesiyle görevden alındı; yerine Fayhan es-Sehli atandı.

Kraliyet Divanı’na Süleyman el-Gannas ve İsaf Ebu Senin danışman olarak atandı. Genel Ulaştırma Kurumu Başkanı Fevvaz es-Sehli, İnsan Kaynakları ve Sosyal Kalkınma Bakanı Yardımcısı Bedr es-Suveylem, Eğitim Bakanı Yardımcısı Dr. Saad el-Harbi, Devlet Güvenliği Ofisi danışmanı Saad el-Luheydan oldı. Kraliyet Muhafızları Başkan Yardımcılığı’na Tümgeneral Halid ez-Zuveybi terfi ettirilirken, Tümgeneral Süleyman el-Miman da terfi aldı.


Kral Selman ve Veliaht Prens, okulda yaşanan silahlı saldırının ardından Kanada Genel Valisi'ne başsağlığı dileklerini ilettiler

Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman (SPA)
Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman (SPA)
TT

Kral Selman ve Veliaht Prens, okulda yaşanan silahlı saldırının ardından Kanada Genel Valisi'ne başsağlığı dileklerini ilettiler

Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman (SPA)
Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman (SPA)

Kutsal Caminin Koruyucusu Kral Selman bin Abdulaziz, Kanada'nın batısındaki bir okulda meydana gelen, ölü ve yaralıların olduğu silahlı saldırının ardından Kanada Genel Valisi Mary May Simon'a taziye ve başsağlığı telgrafı gönderdi.

Kral Selman mesajında, “Kanada'nın batısındaki bir okulda meydana gelen silahlı saldırı ve bunun sonucunda meydana gelen ölüm ve yaralanmaları öğrendik. Bu iğrenç suç eylemini kınıyor ve Ekselansları, ölenlerin aileleri ve dost Kanada halkına en derin taziyelerimizi ve içten başsağlığı dileklerimizi sunuyoruz. Yaralıların bir an önce iyileşmesini diliyoruz.”

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman da benzer bir taziye ve başsağlığı mesajı göndererek şunları söyledi: “Kanada'nın batısındaki bir okulda meydana gelen silahlı saldırı ve bunun sonucunda meydana gelen ölüm ve yaralanmalar hakkında bilgilendirildim. Ekselanslarına bu suç eylemini kınadığımı belirtirken, Ekselanslarına ve dost halkına en derin taziyelerimi ve içten başsağlığı dileklerimi sunuyor, yaralılara acil şifalar diliyorum.”