ABD, Çin’in İran’dan petrol alımını azaltması için diplomasi yürütüyor

ABD’li yetkili Tahran yaptırımlarından kaçma girişimlerini izlediklerini söyledi.

Endonezya makamlarının ocak ayında yasadışı petrol taşıdıklarından şüphelenilen İran ve Panama bandıralı iki gemiyi durdurdu (Reuters)
Endonezya makamlarının ocak ayında yasadışı petrol taşıdıklarından şüphelenilen İran ve Panama bandıralı iki gemiyi durdurdu (Reuters)
TT

ABD, Çin’in İran’dan petrol alımını azaltması için diplomasi yürütüyor

Endonezya makamlarının ocak ayında yasadışı petrol taşıdıklarından şüphelenilen İran ve Panama bandıralı iki gemiyi durdurdu (Reuters)
Endonezya makamlarının ocak ayında yasadışı petrol taşıdıklarından şüphelenilen İran ve Panama bandıralı iki gemiyi durdurdu (Reuters)

Fransa’nın dolaylı yoldan Çin’i uyarmasının ardından dün bilgi veren batılı kaynaklar ABD’nin, Çin’in İran ham petrol alımını azaltması amacıyla diplomasi yürüttüğünü bildirdi. Öte yandan büyük devletler, 2015’te imzalanan nükleer anlaşmayı canlandırmayı amaçlayan müzakereleri yeniden başlatılması konusunda İran’ı ikna etmeye çalışıyor.
ABD uyguladığı yaptırımlarla İran'ın petrol gelirlerini azaltarak nükleer programında değişiklik yapması için baskı kurmaya çalışıyor. Bu nedenle batılı ülkeler Çinli şirketlerin İran'dan petrol almaya devam etmesinin İran'ın ekonomisini ayakta tutmaya yardım ettiğine inanıyor.
Konunun hassasiyeti nedeniyle adının açıklanmasını istemeyen üst düzey ABD'li bir yetkili, Reuters’a yaptığı açıklamada, “Çinli şirketlerin yaptığı İran petrol alımlarından haberdarız” dedi.
Yetkili, “Çin ile iş yapan şirketler de dahil olmak üzere İran'a uygulanan yaptırımlardan kaçanları caydırmak için yaptırımlarımızı kullanıyoruz. Gerekirse bunu yapmaya devam ederiz" dedi.
Aynı yetkili, "Ancak İran’la ilgili politika konusunda yürüttüğümüz diyaloğun kapsamında diplomatik kanallar üzerinden Çinlilerle temas halindeyiz ve genel olarak bu yolun endişelerimizi aktarmak için daha verimli olduğunu düşünüyorum” dedi.
Nükleer faaliyetler hakkında yürütülen diplomasinin hassasiyeti nedeniyle adının açıklanmasını istemeyen Avrupalı yetkili, Reuters’a yaptığı açıklamada, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Wendy Sherman'ın Temmuz ayında Çin'e düzenlediği ziyaret sırasında gündeme getirdiği konular arasında bu meselenin de olduğunu söyledi.
Avrupalı yetkili, Çin'in İran'ı korumaya devam ettiğini ve Batı ülkeleri için önemli konulardan birinin Çin'in İran'dan ne kadar petrol aldığı olduğunu söyledi.
Emtia analiz firması Kpler, Çin’in yıl başından Ağustos ayına kadar İran’dan günde ortalama 553 bin varil petrol ithal ettiğini tahmin ediyor.
İran ve ABD, 2015 anlaşmasını canlandırmak için dolaylı yoldan yürüttüğü ve özellikle İran petrol satışlarına yönelik yaptırımların kaldırılmasının beklendiği müzakerelere başlamadan önce gemi seferlerini takip eden güvenilir kaynaklar İran gemilerinin Mart ayı boyunca Çin’e 30 milyona yakın varil petrol taşıdığını bildirdi.
İran ve ABD arasında Nisan’da başlayan ve 6 tur düzenlenen dolaylı müzakereler, Hasan Ruhani’den sonra aşır muhafazakar İbrahim Reisi’nin İran’ın yeni cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından donduruldu. Müzakereleri daha önce Ruhani hükümeti yürütüyordu.
İran, nükleer anlaşma uyarınca, bölgede nükleer silah üretiminin yaygınlaşmasına yol açması muhtemel uranyum zenginleştirme programını sınırlandırdı. Eski ABD Başkanı Donald Trump 2018’de nükleer anlaşmadan çekildi ve İran’a yönelik ekonomik yaptırımları tekrardan yürürlüğe koydu. Ancak buna rağmen İran, Çinli şirketlerin de aralarında bulunduğu müşterilerine yasaklı petrol satışına devam etti.
İran yaklaşık bir yıl bekledikten sonra Trump’ın anlaşmadan çekilme kararına misilleme kapsamında, o günlerde “nükleer anlaşmadan kademeli çekilme süreci” diye isimlendirdiği süreci başlattı ve anlaşma uyarınca durdurduğu nükleer faaliyetlerine yeniden geri döndü.
Trump’ın ardından gelen Joe Biden, İran ile “diplomasiyi öncelediğini” söyledi. Bununla birlikte Biden, müzakerelerin başarısız olması halinde başka seçeneklere dönmeye hazır olduğunu vurguladı fakat bu seçenekler hakkında detay vermedi.
Fransa Cumhurbaşkanlığı’ndan bir yetkili salı günü yaptığı açıklamada İran'ın, müzakereleri baltalayabilecek diplomatik bir gerilimi önlemek için Washington ve Tahran'ın anlaşmaya geri dönmesi amacıyla Viyana düzenlenen görüşmelere geri dönmesi gerektiğini ifade etti. Yetkili, “Bu süreçte Rusya ve Çin dahil olmak üzere Kapsamlı Ortak Eylem Planı’nın (nükleer anlaşmanın) tüm taraflarıyla yakın temasta kalmamız gerek. Özellikle Çinlilerin kendilerini ifade etmelerini ve daha kararlı davranmalarını bekliyoruz. İran’a baskı uygulamalıyız. ABD Dışişleri Bakanlığı henüz Avrupalı ve ABD'li yetkililerin açıklamaları hakkında bir yorumda bulunmadı. Bu vazgeçilemez bir şey” dedi. İran Dışişleri Bakanı Emir Abdullahiyan, ülkesinin nükleer anlaşmaya yeniden bağlı kalınması amacıyla yürütülen müzakereler “çok yakında” döneceğini söyledi fakat bununla ilgili açık bir tarih vermedi.
ABD’nin İran petrolüyle ilgili yürüttüğü diplomasiye Çin’den henüz bir yanıt gelmedi. ABD ve Çin arasında insan hakları ve koronavirüsün kaynağıyla ilgili şeffaflık gibi konularda somut bir ilerleme kaydedilememesi nedeniyle iki ülke ilişkileri bu yıl en alt seviyede seyrediyor.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü 24 Eylül’de düzenlediği basın toplantısında, nükleer anlaşma konusunda sorumluluğu İran yerine ABD’ye yükledi. Sözcü, “İran nükleer anlaşma meselesiyle ilgili gerilimde yeni bir dönem başlatan taraf olması nedeniyle ABD, İran üzerindeki maksimum baskı şeklindeki hatalı politikalarını düzeltmeli, Tahran’a yönelik tüm yasadışı yaptırımları ve üçüncü şahıslar üzerindeki uzun vadeli yargı tedbirlerini kaldırmalı ve müzakereleri yeniden başlatmak ve hızlı sonuç almak için çalışmalıdır” ifadelerini kullandı.
ABD yaptırımları kapsamındaki Çin ve İran, Nisan ayında müzakereler başlamadan önce aralarında uzun zamandır var olan ekonomik ve siyasi ortaklıklarını güçlendirmek için 25 yıllığına işbirliği anlaşması imzaladı.
Çin Dışişleri Bakanlığı’ndan o dönem yapılan açıklamada, Pekin’in, “ABD’nin tek taraflı yaptırımlarına ve yargı yetkisi kapsamını genişletmesine” karşı çıkmaya devam edeceği vurgulandı. Bakanlık Washington’a “yasadışı yaptırımları” en kısa zamanda kaldırma çağrısı yaptı.
İran petrol tankerleri takip edilmemek için genellikle navigasyon cihazlarını kapatıyor. Ancak uydular aracılığıyla Umman Sultanlığı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Irak limanlarını yakından izlemek mümkün. Bu tankerlerden bazıları Çin’e gitmeden önce yüklerinin bir kısmını Singapur veya Malezya yakınlarındaki diğer gemilere aktarıyor.
Rusya ve Çin’in öncülük ettiği Şangay İşbirliği Teşkilatına bu ay İran’a tam üyelik verilmesini onayladı.
İran kamuoyu Çin ile işbirliği anlaşmasının ve Şangay İşbirliği Teşkilatına kabulün, ülkenin yüzünü doğuya daha çok çevirmesine neden olabileceği görüşünde. Nitekim İran’ın dini lideri Ali Hamaney de Batı yaptırımlarıyla mücadelede Rusya ve Çin’in BM Güvenlik Konseyi’ndeki veto hakkını güvence altına almak için bu seçenekte ısrar ediyor.
İran merkezli Cihan-i Sanat (Jahanesanat) Gazetesi, cumartesi günü yayınladığı bir haberde, İran’ın Şangay İşbirliği Teşkilatı ve Rusya’nın liderliğindeki Avrasya Ekonomik Birliği gibi ekonomi ittifaklarına katılması ve Irak ile ticaret hacmini artırması sayesinde petrol satışını artırdığını yazdı. Habere göre Tahran’ın Viyana müzakerelerinde talep çıtasını yükseltmesinin sebepleri arasında İran’ın komşu ülkelerle ilişkileri geliştirme çabası bulunuyor.



FBI'ı hacklemekle suçlanan genç, Ürdün'de gözaltına alındı

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP
TT

FBI'ı hacklemekle suçlanan genç, Ürdün'de gözaltına alındı

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP

Federal Soruşturma Bürosu'na (FBI) yönelik büyük bir siber saldırının beyinlerinden biri olduğu iddia edilen bir kişinin Ürdün'de gözaltına alındığı bildirildi.

Henüz genç yaşta olduğu anlaşılan Saif al-Din Khader, kötü şöhretli hacker grubu ShinyHunters'ın önde gelen üyelerinden biri olma şüphesiyle gözaltına alındı.

Grup, ABD kolluk kuvveti kurumunun iş başvuru sitesine sızarak kurum çalışanlarına ait 2 terabayttan fazla veriyi çaldığını iddia ediyor.

ShinyHunters'a göre çalınan veriler arasında tüm büro personelinin telefon numaraları, ev adresleri ve tıbbi bilgileri gibi hassas veriler yer alıyordu.

FBI, ilk olarak Reuters'ın duyurduğu bu son gözaltı haberini henüz resmen doğrulamadı.

FBI yaptığı açıklamada, "ShinyHunters'ın dahil olduğu iddia edilen son siber saldırı olayını kararlılıkla soruşturmaya devam ettiklerini, ortaklarıyla birlikte çalışarak birden fazla şüpheliyi halihazırda gözaltına aldıklarını ve sorumluların her birini adalete teslim etmek için hiçbir kaynağı esirgemeyeceklerini" belirtti.

cdfgthy
FBI Direktörü Kash Patel, 1 Temmuz 2026'da Washington DC'de düzenlenen basın toplantısına katılıyor (Reuters)

Kaynaklar Reuters'a, Khader'in ShinyHunters'ın diğer üyelerinin yerini tespit etmek amacıyla FBI ve küresel kolluk kuvvetleriyle işbirliği yaptığını söyledi.

Siber güvenlik firması CATO Networks'ün tehdit istihbaratından sorumlu başkan yardımcısı Etay Maor, FBI'a yönelik saldırının, kolluk kuvvetleriyle siber suç grupları arasında süregelen mücadelede "alışılmadık derecede kışkırtıcı bir hamle" olduğunu ifade etti.

Maor, The Independent'a, "ShinyHunters, sabit bir kadrodan veya altyapıdan ibaret olmadığını defalarca kanıtladı." dedi.

Grup, yöntemlerini değiştirip yeni hacker'ları bünyesine katarak çökertme operasyonlarına, tutuklamalara ve forumlarının ele geçirilmesine rağmen ayakta kalmayı başaran dirençli bir suç markası.

Diğer güvenlik araştırmacıları, ShinyHunters hacker'larının sağlık ve finans sektörlerinin yanı sıra kolluk kuvvetlerine bağlı çeşitli kuruluşları da hedef aldığına dikkat çekti.

Siber güvenlik firması Bitdefender'da araştırmacı olan Jade Brown, yakın tarihli bir tehdit raporunda grubu "hiçbir kural tanımayan bir suç girişimi" diye tanımladı.

Geçen hafta Hollanda polisi, ShinyHunters üyesi olduğundan şüphelenilen bir başka kişinin daha Amsterdam'da gözaltına alındığını açıklamıştı.

Polise göre 24 yaşındaki şüpheli, iki farklı cinayete teşvik girişiminden dolayı da soruşturuluyor.

Hollanda'daki siber suç soruşturmalarını yürüten Stan Duijf, "ShinyHunters grubu, çok sayıda ulusal ve uluslararası mağduriyetten sorumlu" dedi.

Bu gruba yönelik soruşturmada bir şüpheliyi gözaltına almış olmamız sevindirici.

Independent Türkçe


Trump: Boş koltuk haberi yapan gazeteciler tutuklanmalı

Haberlerde ABD Başkanı Donald Trump'ın 3 Ekim'de miting düzenlediği Ohio'daki 4 bin 500 kişilik lise spor salonunda boş alanlar olduğu belirtildi. Bu durum, Trump'ın binlerce kişinin geri çevrildiği yönündeki iddialarıyla doğrudan çelişiyordu (Reuters)
Haberlerde ABD Başkanı Donald Trump'ın 3 Ekim'de miting düzenlediği Ohio'daki 4 bin 500 kişilik lise spor salonunda boş alanlar olduğu belirtildi. Bu durum, Trump'ın binlerce kişinin geri çevrildiği yönündeki iddialarıyla doğrudan çelişiyordu (Reuters)
TT

Trump: Boş koltuk haberi yapan gazeteciler tutuklanmalı

Haberlerde ABD Başkanı Donald Trump'ın 3 Ekim'de miting düzenlediği Ohio'daki 4 bin 500 kişilik lise spor salonunda boş alanlar olduğu belirtildi. Bu durum, Trump'ın binlerce kişinin geri çevrildiği yönündeki iddialarıyla doğrudan çelişiyordu (Reuters)
Haberlerde ABD Başkanı Donald Trump'ın 3 Ekim'de miting düzenlediği Ohio'daki 4 bin 500 kişilik lise spor salonunda boş alanlar olduğu belirtildi. Bu durum, Trump'ın binlerce kişinin geri çevrildiği yönündeki iddialarıyla doğrudan çelişiyordu (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump pazartesi günü, hafta sonu Ohio'daki seçim kampanyası etkinliğine dair haberleri nedeniyle The New York Times ve diğer medya kuruluşlarından muhabirlerin "tutuklanması" gerektiğini öne sürdü.

Bu sert tepki, New York Times muhabiri Katie Rogers'ın, Trump'ın cumartesi günü Ohio'nun Vandalia kentindeki Butler Lisesi'nde konuşmasını bitirdiğinde "üst tribünlerin bazı bölümlerinin boş olduğunu" bildirmesinin ardından geldi. Rogers, etkinliğe ev sahipliği yapan okulun öğrenci merkezinin 4 bin 500 kişilik olduğunu belirtti.

Trump, Truth Social'daki bir dizi paylaşımda bu ayrıntılara itiraz ederek mekanın dolu olduğunu iddia etti ve boş görünen üst bölümlerin sadece izleyici hareketliliğinden kaynaklandığını savundu.

Trump, "Yalan Haberci New York Times, Ohio'daki o muhteşem ve tıklım tıklım mitingim hakkında 'mekan dolu değildi, bazı üst bölümler neredeyse tamamen boştu' diye 'haber yaptı'" ifadelerini kullandı.

Oysa gerçekte binlerce kişi içeri giremedi. Arena, tüm üst bölümler de dahil tamamen doluydu. Biletleri tamamen tükenen tüm mitinglerimde yaşanan durum şu: Üst bölümlerdekiler genellikle ana zemine doğru iner, bu 'yer değiştirme' süreci her zaman gerçekleşir!

Bir başka paylaşımında Trump, diğer siyasi figürlerle kıyaslandığında kendi mitinglerindeki kalabalıklara ilişkin medyada çıkan haberleri eleştirdi ve gazeteciler hakkında yasal işlem başlatılması çağrısında bulundu.

Trump, "Ohio'daki Arena zaten ağzına kadar doluydu. Buna rağmen hâlâ içeri girmeye çalışanlar vardı" diye yazdı.

New York Times 'Boş koltuklar vardı' diye yazdı. Oysa gerçekte hiç boş koltuk yoktu ve binlerce kişi geri çevrilmek zorunda kalmıştı. New York Times ve diğer pek çok Yapay Medya Kuruluşu, dürüst olmayan tutumları ve ülkemize verdikleri zarar nedeniyle tutuklanmalı. Bernie Sanders'ın mitingine 500 ila 1000 kişi katıldığında, bunu sanki gelmiş geçmiş en büyük etkinlikmiş gibi yansıtıyorlar. BAŞKAN DONALD J. TRUMP'ın mitingine ise 50 bin kişi geldiğinde, sanki hiç kimse gelmemiş gibi gösteriyorlar!

dfvghyju
Trump, Truth Social'daki paylaşımlarda medya kuruluşlarını çifte standart uygulamakla suçluyor ve ABD Senatörü Bernie Sanders'ın daha küçük kalabalıklara hitap ettiği etkinliklerin çok daha olumlu bir şekilde haberleştirildiğini öne sürüyor (AFP)

Trump ayrıca, etkinlikleriyle ilgili medya haberlerine karşı koymak amacıyla video kayıtlarından yararlandığını iddia etti.

Trump, "Konuşma yaptığım çeşitli arenaları görüntüleyen çekim ekiplerim var çünkü bazı Yalan Haber kaynakları, dürüstlükten uzak bir şekilde yalanlar ve gerçek dışı bilgiler yaymayı seviyor" diye yazdı.

Etkinliklerinin her zamankinden daha "büyük ilgi gördüğünü" savunan Trump, bunları "bir daha asla eşi benzeri görülmeyecek" türden "önemli olaylar" diye niteledi.

Cumhuriyetçi aday Jon Husted'ın, eski Demokrat Senatör Sherrod Brown'a karşı yürüttüğü Senato seçim kampanyasına destek amacıyla düzenlenen miting sırasında Trump, kalabalığın büyüklüğüne bizzat sahneden değinmişti.

Trump, "Dışarıda içeri giremeyen binlerce kişi var" demişti.

Eğer yerinizi bırakmak isterseniz, lütfen söyleyin, bir yolunu buluruz, buradan çıkabilirsiniz.

Independent Türkçe


İran’da ‘füze üreticisi’ Savunma Bakanlığına aday gösterildi

İran Savunma Bakanlığına aday gösterilen Mehrdad Ahlaki Kitapçi (Mehr)
İran Savunma Bakanlığına aday gösterilen Mehrdad Ahlaki Kitapçi (Mehr)
TT

İran’da ‘füze üreticisi’ Savunma Bakanlığına aday gösterildi

İran Savunma Bakanlığına aday gösterilen Mehrdad Ahlaki Kitapçi (Mehr)
İran Savunma Bakanlığına aday gösterilen Mehrdad Ahlaki Kitapçi (Mehr)

İranlı bir yetkili, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın ülkenin füze sanayisiyle yakın ilişkileriyle bilinen Mehrdad Ahlaki Kitapçi’yi Savunma Bakanlığı görevine aday gösterdiğini açıkladı.

Cumhurbaşkanlığı Yardımcısının Parlamento İşlerinden Sorumlu Danışmanı Sasan Veli Zade, Pezeşkiyan’ın Ahlaki Kitapçi’nin adaylığını Anayasa’nın bakanların Meclis’ten güvenoyu almasını öngören 133. maddesi uyarınca Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’a ilettiğini belirtti. İran’ın Mehr ajansının haberine göre Veli Zade, adaylığın resmen sunulduğunu doğruladı.

Milletvekillerinin, güvenoyu için yapılacak oylamanın tarihini belirlemeden önce Ahlaki Kitapçi’nin programını ve politikalarını incelemesi bekleniyor. Ancak İran’da güvenlik açısından hassas görevler için aday gösterilen isimlerin Meclis tarafından onaylanması çoğunlukla rutin bir prosedür olarak değerlendiriliyor. Zira bir ismin aday gösterilmesi ve kamuoyuna duyurulması, söz konusu kişinin dini liderin onayını aldığı anlamına geliyor.

Bununla birlikte İran medyasında yer alan haberlerde, dini liderin kamuoyunun karşısına çıkmamasının sürdüğü bir dönemde Ahlaki Kitapçi’nin adaylığının, atamanın siyasi sistemin en üst kademelerinde nasıl onaylandığı konusunda soru işaretlerine yol açtığı belirtildi.

Ahlaki Kitapçi’nin adaylığı, eski Savunma Bakanı Aziz Nasırzade’nin şubat ayında savaşın başında düzenlenen ABD-İsrail saldırılarında öldürülmesinin ardından boş kalan Savunma Bakanlığı makamı için geldi.

Mecid İbnürrıza, Nasırzade’nin öldürülmesinin ardından 2 Mart’ta Pezeşkiyan tarafından vekaleten Savunma Bakanlığı görevine atanmıştı ve o tarihten bu yana bakanlığı yönetiyordu.

Savunma Bakanlığında deneyimli isim

Ahlaki Kitapçi, İran Savunma Bakanlığında uzun yıllara dayanan deneyime sahip bir yetkili olarak biliniyor. İran’ın füze ve uzay sanayisiyle yakın bağlantıları bulunan Ahlaki Kitapçi, 2007 yılında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından Savunma Bakanlığına bağlı ve balistik füze programıyla bağlantılı Şehit Bakri Sanayi Grubu’nun başkanı olarak tanımlanmıştı.

Eski Savunma Bakanı Hüseyin Dehkan, Kasım 2014’te Ahlaki Kitapçi’yi Havacılık ve Uzay Sanayileri Teşkilatı Başkanı olarak atamıştı. ABD ise 2020 yılında Ahlaki Kitapçi’ye yaptırım uygulayarak kendisini Savunma Sanayii Teşkilatı yöneticisi olarak tanımlamış ve konvansiyonel silahlarla bağlantılı faaliyetlerine işaret etmişti.

Ahlaki Kitapçi’nin adı, İran’a yönelik önceki yaptırımların Eylül 2025’te yeniden uygulanmasının ardından Birleşmiş Milletler yaptırım listesine tekrar dahil edildi.

Adı ayrıca Avrupa Birliği’nin yaptırım belgelerinde de yer aldı. Bu belgelerde Ahlaki Kitapçi, İran Savunma Sanayii Teşkilatı ile Havacılık ve Uzay Sanayileri Teşkilatındaki yetkililerden biri olarak tanımlandı.

fergthyu
Pezeşkiyan, askeri yetkililerle görüşmesi sırasında (İran Cumhurbaşkanlığı)

Ahlaki Kitapçi’nin adaylığının önemini artıran unsurlardan biri de Havacılık ve Uzay Sanayileri Teşkilatının Savunma Bakanlığı bünyesindeki kritik rolü. Teşkilatın faaliyetleri füze sanayisinin yanı sıra havacılık ve uzay sanayileri ile bu alanlarla bağlantılı bazı ekipman ve sistemleri kapsıyor.

Ordunun üst kademelerinde değişim

Dini lider Mücteba Hamaney, 10 Ağustos’ta son savaşta öldürülen komutanların yerlerini doldurmak üzere altı üst düzey askeri komutanı görevlendirmişti.

Atamalarda öne çıkan isimler arasında Silahlı Kuvvetler Genelkurmay Başkanı olarak görevlendirilen Ali Abdullahî ile daha önce Kara Kuvvetleri Komutanlığı yapan ve yardımcılığına getirilen Keyumers Haydari bulunuyordu. Ahmed Vahidi ise tümgeneralliğe terfi ettirilmesinin ardından Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanlığına atanmıştı.

Bununla birlikte istihbarat alanındaki en hassas üst düzey görevlerin bir bölümü hâlâ kalıcı yöneticilerden yoksun bulunuyor.