Çipten gıdaya küresel arz dar boğazları enflasyonu körüklüyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Çipten gıdaya küresel arz dar boğazları enflasyonu körüklüyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Çipten gıdaya birçok üründe yaşanan arz dar boğazları çoğu ülkede enflasyonu körüklerken, devam eden lojistik sıkıntılar, iş gücü eksikliği ve yüksek enerji fiyatları gibi küresel fiyat baskıları enflasyonun geçici olacağı görüşüne meydan okuyor.
Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında Delta varyantı ve tedarik zinciri dar boğazları küresel ekonomiyi olumsuz etkilemeye devam ediyor.
Lojistik sıkıntılar, iş gücü eksikliği ve yüksek enerji fiyatları gibi küresel fiyat baskıları beklenenden daha hızlı artıyor.
Birçok yerde gemiler yüklerini boşaltamadan kıyılarda beklerken, kara yolu ve demir yolu taşımacılığında tıkanmalar yaşanıyor.

Arz dar boğazlarının 2022'ye kadar sürmesi bekleniyor
Lojistik sıkıntılar nakliye maliyetlerini artırırken, aynı zamanda sektörde Kovid-19 salgınının da etkisiyle çalışacak eleman bulmak zorlaşıyor.
Küresel tedarik zincirlerinin parçası olan çalışanlar, gerekli önlemlerin alınmaması halinde küresel ulaşım sisteminin çökebileceği uyarısında bulunuyor. Son olarak, küresel kara, hava ve deniz yolu taşımacılığı örgütlerinin Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'na gönderdikleri mektupta, tüm taşımacılık sektörlerinde işçi sıkıntısı yaşandığına dikkati çekildi.
Tedarik zincirindeki kırılma, enerji arzından navlun fiyatlarına neredeyse bütün ekonomik işleyişi olumsuz etkiliyor.
Kovid-19 salgının başlangıcında geçici olarak görülen arz dar boğazlarının 2022'ye kadar sürmesi bekleniyor.

Gelişmiş ülkelerde enflasyonunu 2022'de yüzde 2'nin üzerinde kalması bekleniyor
Küresel ticarette yaşanan arz dar boğazları ve yüksek emtia fiyatları, üretici ile tüketici fiyatlarını yukarı yönlü baskılıyor.
Çipten gıdaya birçok ürünün tedarikinde yaşanan sıkıntı, ABD ve Almanya gibi gelişmiş ülkelerde dahi enflasyonu körüklüyor.
Gelecek yılın başında salgın döneminde devreye alınan KDV indirimleri gibi bazı "bir kereye mahsus önlemlerin" ortadan kalkması beklenirken, başta doğal gaz olmak üzere enerji fiyatlarındaki son dalgalanma, devam eden tedarik zinciri sorunları ve ekonominin kademeli olarak normalleşmesiyle artan talebe bağlı olarak yaşanan fiyat artışlarının sürmesi bekleniyor.
Bu kapsamda, gelişmiş ülkelerde enflasyonunu 2022'nin büyük bölümünde yüzde 2'nin üzerinde kalacağı öngörülüyor.
AA muhabirinin son açıklanan verilerden derlediği bilgilere göre, ABD'de yıllık enflasyon ağustosta yüzde 5,3 seviyesinde gerçekleşirken, Avro Bölgesi'nde de eylülde yüzde 3,4 ile son 13 yılın en yüksek seviyesinde bulunuyor.

Yüksek enflasyonda enerji ve gıda fiyatlarındaki artışlar öne çıkıyor
Dünya genelinde yaşanan yüksek enflasyonda, enerji ve gıda fiyatlarındaki yükselişler öne çıkıyor.
Son açıklanan TÜFE verileri, ABD'de enerji fiyatlarının ağustosta geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25 arttığını ortaya koyuyor.
Son 13 yılın en yüksek enflasyonunun kaydedildiği Avro Bölgesi'nde de enerji fiyatlarındaki yıllık artışın eylülde yüzde 17,4'ü bulması dikkati çekiyor.
Avrupa ve ABD'de enerji kalemi altında doğal gaz fiyatlarındaki artışlar yakından takip edilirken, gaz fiyatlarının bu yıl Avrupa'da yüzde 350'den, ABD'de ise yüzde 120'den fazla arttığı hesaplanıyor.
Kovid-19 salgınına yönelik kısıtlamaların gevşetilmeye başlanması, aşırı sıcak ve soğuk hava nedeniyle elektrik ile doğal gaz tüketiminin artması karşısında arzın yetersiz kalmasının doğal gaz fiyatlarının artmasına neden olduğu belirtiliyor.
Avrupa'da doğal gaz vadelileri eylülde yüzde 90,2 artışla 97,8 avroya çıkarken, söz konusu gelişmelerin halihazırda yüksek seyreden küresel enflasyon baskılarını desteklemesi ve dünya ekonomilerini daha zorlu bir pozisyona sürüklemesinden endişe ediliyor.

Küresel gıda fiyatlarında yüzde 30'un üzerinde artış
Lojistik aksaklıklar ve nakliye maliyetlerinin artması tarımsal emtia fiyatlarında da artışa yol açıyor. Bu doğrultuda artan fiyat baskıları gıda fiyatlarındaki artışı da beraberinde getiriyor.
BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verileri, küresel gıda fiyat endeksinin ağustosta geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 32,9 arttığına işaret ediyor.
TÜFE verileri ise gıda enflasyonunun ağustosta ABD'de yıllık yüzde 3,7 ve Avro Bölgesi'nde eylülde yüzde 2,1 arttığını gösteriyor.

Çip krizi otomobil ve elektronik fiyatlarını etkiliyor
Dünya genelinde çip arzında yaşanan sıkıntılar da elektronikten otomobil ve beyaz eşyaya kadar fiyatlarda dalgalanmaya neden oluyor.
Birçok otomobil firması çip sıkıntısı nedeniyle üretimlerinin düştüğünü belirtirken, düşen otomobil üretimi ikinci el araçlarda dahi fiyatların artmasına neden oluyor.
Çip sıkıntısının 2023'e kadar otomobil fiyatlarını yüksek seviyelerde tutması bekleniyor.

Merkez bankalarının yetkilileri enflasyonun geçici olduğu görüşünde
Gelişmiş ülkelerdeki yüksek enflasyon endişe kaynağı oluştururken, ekonomistler iki farklı görüş ortaya koyuyor.
Bazı ekonomistler, enflasyonun arkasındaki itici faktörlerin geçici olduğunu, baz etkilerinin 2022'nin ilk yarısında ortadan kalkacağını savunuyor. Bazıları ise Kovid-19 sonrası uygun zemin olduğu için enflasyonun hızlanma riskinin geniş olduğunu belirtiyor. İş gücü piyasasındaki gevşekliğin enflasyonu frenleyeceği görüşü de son zamanlarda ivme kazanıyor.
Merkez bankalarının yetkilileri, enflasyonun geçici olduğu görüşünü savunurken, artan fiyat baskıları bu görüşe meydan okuyor.
ABD Merkez Bankası Başkanı (Fed) Jerome Powell ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, enflasyonun kalıcı olmayacağını belirtiyor. Ancak Powell, son açıklamalarında, enflasyonun temelinde yatan arz yönlü kısıtlamaların daha da kötüleştiğine işaret ederek, enflasyonun düşürülebilmesi için önce arz dar boğazlarının çözülmesi gerektiğinin altını çiziyor.

"Enflasyon süreci yeniden açılmayla bağlantılı"
19 ülkeli Avro Bölgesi'nin para politikasını belirleyen ve uzun bir süredir yüzde 2'ye yakın enflasyon hedefine ulaşmada sıkıntılar yaşayan ECB'nin başkanı Lagarde da son açıklamalarında, Kovid-19 sonrası ekonomilerde güçlü toparlanmanın enflasyon eğilimlerini desteklediğini belirtiyor. Lagarde, "Şu anda yeniden açılmayla bağlantılı geçici bir enflasyon süreci görüyoruz." değerlendirmesinde bulunuyor.
Salgından güvenli biçimde çıkmak ve enflasyonu sürdürülebilir yüzde 2 seviyesine çekmek için uyumlu para politikası izlenmesi gerektiğini ifade eden Lagarde, salgın öncesindeki 10 yılda gelişmiş ülke ekonomilerinde enflasyonun düşük seyrettiğini anımsatıyor.
Avro Bölgesi'nde enflasyonun ağustos ayında yüzde 3'e ulaştığını hatırlatan Lagarde, bu oranın gelecek aylarda daha da yükselmesini bekliyor.
Avro Bölgesi'ndeki toplam enflasyonun yarısının enerji fiyatlarından kaynaklandığını belirten Lagarde, bazı sektörlerde arz ve talep arasındaki dengesizliklerin fiyatları yukarı ittiğine işaret ediyor.
Lagarde, hizmetler sektöründe de enflasyonun yükseldiğini anımsatarak, salgın kaynaklı etkiler geçtikten sonra enflasyonun düşeceğini öngörüyor.

ABD'de 1960'lı yılların sonları ile kıyaslanıyor
ABD'de yıllık enflasyonun ağustosta yüzde 5,3 seviyesinde gerçekleşmesi gelecek aylarda fiyatların yükseleceği korkusunun artmasına sebep oluyor. ABD basınında, mevcut ekonomik durum ile 1960'lı yılların sonları arasında kıyaslamalar yapılarak "enflasyon bir kez yükselmeye başladığında suni resesyon oluşturmadan enflasyonu dizginlemenin çok zor olacağına" yönelik yorumlara yer veriliyor.
Ülkede 1960'ların sonlarında ekonominin aşırı ısınmasına göz yumulmuş ve enflasyonun kontrolü kaybedilmişti. Bu da 1970'li yılların başından itibaren 10 yıllık bir süreçte fiyatların yükselmesine sebep olmuştu.
Eski ABD Hazine Bakanı ve Dünya Bankası Başekonomisti Larry Summer, Alman Handelsblatt gazetesine yaptığı açıklamada, enflasyon konusunda gelişmelerin 1960'lı yılların sonralarıyla benzerlik gösterdiğini ifade ederek, ABD'deki tehlikenin Avrupa'dakinden daha büyük olduğuna dikkati çekti.
Summer, "Fiyat gelişmeleri konusunda ciddi endişelerim var. ABD'deki ve dünyadaki enflasyon risklerinin hafife alındığına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

"Enflasyonun etkisi azalmaya başlayacak"
Moody's Analytics Kıdemli Ekonomisti Ryan Sweet, AA muhabirine yaptığı açıklamada, birçok ülkede görülen enflasyon artışının geçici olduğunu söyledi.
Ekonominin yeniden normalleşmesi, küresel tedarik zinciri sorunları ve çok sayıda emtia eksikliğinin tüketici fiyatlarındaki hızlanmanın arkasındaki nedenler olarak sıralayan Sweet, "Ekonominin yeniden açılması tek seferlik bir olay ve emtia kıtlığı önümüzdeki yıl içinde çözülecektir. Tedarik zinciri sorunları gelecek yıla kadar sorunlu olmaya devam edecek ancak enflasyonun etkisi azalmaya başlayacak" dedi.
Sweet, artan ücretlerin harcanabilir gelirleri artırdığı, mal talebini yükselttiği ve fiyatların artmasına neden olan bir ücret-fiyat sarmalının gelişmesi halinde ABD'deki enflasyonun mevcut krizi daha kötü bir şeye dönüştürebileceğini, bunun genellikle geçici olmadığını söyledi. Sweet, uzun vadeli enflasyon beklentilerinin Fed'in yüzde 2 hedefinin üzerine çıkmasına neden olabileceği için Fed'i endişelendirecek bir tür talep yönlü enflasyon olduğunu kaydetti.

"Enflasyon sorunu daha kalıcı hale gelme sinyali verirse merkez bankaları sıkılaşacak"
Gelecek birkaç yıl içinde enflasyonun önemli bir sorun olmaktan çıkacağına işaret eden Sweet, artan kamu borcu, demografi, siber güvenlik ve jeopolitik gerilimlerin daha büyük zorluklar yaratacağını kaydetti.
Sweet, enflasyonun hanehalkının satın alma gücünü azalttığını ancak Kovid-19 pandemisinde küresel çapta artan tasarruf miktarı nedeniyle etkisiz kaldığını ifade etti.
Merkez bankalarının enflasyonu ehlileştirmek için stratejileri olduğunu vurgulayan Sweet, "Birincil araç, politika faizlerini yükselterek para politikasını sıkılaştırmaktır. Enflasyon sorunu daha kalıcı hale gelme sinyali verirse merkez bankaları sıkılaşacak" dedi.



Suudi Arabistan, hayati öneme sahip sektörleri geliştirmek için Suriye ile stratejik anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Şam'da Suriye ile stratejik anlaşmaların imzalandığını duyururken (X)
Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Şam'da Suriye ile stratejik anlaşmaların imzalandığını duyururken (X)
TT

Suudi Arabistan, hayati öneme sahip sektörleri geliştirmek için Suriye ile stratejik anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Şam'da Suriye ile stratejik anlaşmaların imzalandığını duyururken (X)
Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Şam'da Suriye ile stratejik anlaşmaların imzalandığını duyururken (X)

Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih bugün yaptığı açıklamada, krallığın Suriye'nin Halep kentindeki iki havaalanının geliştirilmesi için çeşitli aşamalarda 7,5 milyar riyal (2 milyar dolar) yatırım yapacağını söyledi.

Yatırım Bakanı Halid bin Abdulaziz el-Falih başkanlığındaki üst düzey Suudi heyeti, Suudi Arabistan Krallığı ile Suriye Arap Cumhuriyeti arasındaki ekonomik ve yatırım iş birliğini güçlendirmeyi ve ortak projelerin pratik uygulamasına yönelik ikili ortaklıkları ilerletmeyi amaçlayan resmi bir ziyaretin başlangıcı olarak bu sabah Suriye'nin başkenti Şam'a geldi.

El-Falih, "Nas" şirketinin ülke dışındaki ilk yatırımı olan "Nas Syria" adlı bir havayolu şirketinin kurulduğunu duyurdu.

El-Falih ayrıca, Suriye'deki büyük projelere yatırım yapmaya adanacak olan Elaf Yatırım Fonu'nu da başlattı.

Suriye Yatırım Otoritesi Başkanı Talal el-Hilali ise ülkesinin telekomünikasyon altyapısını geliştirmek, iletişim ağlarını ve internet kalitesini modernize etmek için Suudi Arabistan ile bir anlaşma imzalayacağını duyurdu.

Açıklamada, Suudi Arabistan ile vatandaşların yaşamlarını doğrudan etkileyen hayati sektörleri hedefleyen bir dizi stratejik anlaşmanın imzalanacağı da belirtildi.

Suudi Arabistan Yatırım Bakanlığı tarafından yayınlanan basın açıklamasında, Suudi heyetinin ziyaretinin "iki kardeş ülke arasındaki stratejik ortaklığı destekleme, kalkınma projelerini desteklemede özel sektörün rolünü güçlendirme ve ortak çıkarlara hizmet eden ve gelecek dönemdeki kalkınma eğilimlerine ayak uyduran sürdürülebilir bir ekonomik entegrasyon yolu oluşturma çerçevesinde gerçekleştiği" ifade edildi.

Açıklamada, bu ziyaretin "Krallık ile Suriye arasındaki ekonomik ortaklıkta ileri bir aşamayı temsil ettiği, geçen yıl düzenlenen bir dizi toplantı ve forumun devamı niteliğinde olduğu ve bu toplantılar ve forumlar sonucunda karşılıklı yatırımı teşvik etmek ve bir dizi hayati sektörde ortak çalışma mekanizmalarını etkinleştirmek amacıyla bir dizi anlaşmanın imzalandığı" belirtildi. Açıklamada ayrıca, "Bu sürekli çabalar, iki ülke arasındaki stratejik uyumu teyit ederek hem Suudi hem de Suriye özel sektörleri için ekonomik kalkınmayı destekleme ve yatırım fırsatlarını genişletme konusunda büyük bir hedef çerçevesinde ortak ekonomik entegrasyonu derinleştirme amacını ortaya koymaktadır." ifadelerine yer verildi.


Altın ve gümüş fiyatları niçin çok değişiyor?

Altın ve gümüş, ekonomik ve jeopolitik krizlere karşı yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülüyor (Reuters)
Altın ve gümüş, ekonomik ve jeopolitik krizlere karşı yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülüyor (Reuters)
TT

Altın ve gümüş fiyatları niçin çok değişiyor?

Altın ve gümüş, ekonomik ve jeopolitik krizlere karşı yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülüyor (Reuters)
Altın ve gümüş, ekonomik ve jeopolitik krizlere karşı yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülüyor (Reuters)

Altın ve gümüşte üst üste kırılan rekorların ardından gelen düşüş mercek altına alındı. 

Wall Street Journal'ın (WSJ) analizinde, ABD Başkanı Donald Trump'ın ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanlığı'na Kevin Warsh'u aday göstermesinin ardından değerli metallerde sert düşüş yaşandığına dikkat çekiliyor. 

Analize göre yatırımcılar, Warsh'un enflasyona karşı "şahin bir politika" izleyeceğini ve Fed'in başına atanmasının doların güçlenmesini sağlayacağını düşünüyor. Financial Times'ın analizinde de benzer bir noktaya işaret ediliyor. 

Fed'in bağımsızlığıyla ilgili endişeler, mayıstan bu yana doların değerinin düşmesinde önemli rol oynadı. 

Trump ise doların seyrinde olumsuz bir durum olmadığını savunarak "Bence harika gidiyor" demişti. 

Analizde, Warsh'un adaylığının duyurulmasıyla altın ve gümüşte hızlı satışlar başladığı vurgulanıyor. Diğer yandan değerli metallerdeki düşüşün, "piyasa temellerinin öngördüğünün çok ötesine çıkan çılgın alımların sonucu olduğuna" da dikkat çekiliyor. 

Trump'ın cuma günkü açıklamasında "çok zeki, çok iyi ve güçlü" diye nitelediği Warsh'un adaylığını duyurmasıyla dolarda da toparlanma görüldü. 

Değerli metallerin değişken seyrinde spekülasyonların da önemli rol oynadığına işaret ediliyor. 

En uç spekülasyonların, "vatandaşların külçe gümüş almak için sıraya girdiği" Çin'den geldiği belirtiliyor. Çin sınır polisinin, Hong Kong'dan ülkeye yaklaşık 227 kilogram gümüş kaçırmaya çalışan iki kişiyi geçen hafta yakalaması da gündem olmuştu. 

Çin yönetimi, yatırım çılgınlığının risklerini azaltmak için UBS gümüş vadeli işlem fonu da dahil 5 emtia fonunun ticaretini cuma günü askıya almıştı. 

Öte yandan sert satışlara rağmen WSJ analistleri, özellikle altın ve bakırda yükselişin sürebileceği tahminini paylaşıyor. 

Fed-Beyaz Saray çekişmesi

Fed Başkanı Jerome Powell'la Trump arasındaki çekişme, ABD Merkez Bankası'nın bağımsızlığıyla ilgili endişeleri artırıyor. 

Tartışma Fed ofis binalarının yenilenmesini kapsayan çok yıllı projeyle ilgili. Beyaz Saray'ın proje için öngördüğü bütçe 1,9 milyar dolardı. Ancak işçilik ve malzeme fiyatlarındaki artış, tasarım değişiklikleri ve asbestle kurşun kirliliği gibi öngörülemeyen sorunlar nedeniyle maliyet 2,5 milyar dolara çıkmıştı.

ABD Başkanı, Powell'ın dolandırıcılık yaptığını ima ederek süreci kötü yönettiğini öne sürmüştü. Fed başkanı ise hakkındaki iddiaları reddederek, binaların renovasyon masraflarının uzun vadede kendini amorti edeceğini belirtmişti.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Financial Times


Altın, 2008’den bu yana en büyük günlük kazancını kaydetti: Tarihi kayıpların ardından dengelendi

Hong Kong’da bir altın mağazasının önünden geçen bir kadın (AFP)
Hong Kong’da bir altın mağazasının önünden geçen bir kadın (AFP)
TT

Altın, 2008’den bu yana en büyük günlük kazancını kaydetti: Tarihi kayıpların ardından dengelendi

Hong Kong’da bir altın mağazasının önünden geçen bir kadın (AFP)
Hong Kong’da bir altın mağazasının önünden geçen bir kadın (AFP)

Altın fiyatları, salı günü işlemlerinde yüzde 5’i aşan sert bir yükseliş kaydederek, Kasım 2008’den bu yana en büyük günlük kazancına yöneldi. Gümüşte de güçlü bir toparlanma görülürken, kıymetli metaller son on yılların en sert iki günlük düşüşünün ardından yeniden denge kazandı. Analistler, mevcut yükseliş eğiliminin sürebileceğini ve yılın ilerleyen dönemlerinde yeni rekor seviyelerin görülebileceğini belirtiyor.

Spot piyasada altının ons fiyatı yüzde 5,8 artışla 4.935,56 dolara yükseldi. Altın, pazartesi günü, yalnızca iki seans önce ulaştığı 5.594,82 dolarlık tarihi zirvenin ardından 4.403,24 dolara kadar gerilemişti. ABD vadeli altın kontratları ise yüzde 6,6 artarak 4.958,50 dolara çıktı.

Gümüş piyasasında da güçlü bir toparlanma yaşandı. Ons gümüş yüzde 10 yükselerek 87,40 dolara ulaştı. Gümüş, geçen cuma günü yüzde 27 ile tarihindeki en büyük günlük düşüşü yaşamış, bunu pazartesi günü yüzde 6’lık bir gerileme izlemişti.

Sert dalgalanmaların nedenleri

Capital.com Kıdemli Piyasa Analisti Kyle Rodda, mevcut fiyatların altın ve gümüşü Ocak ayının ikinci yarısının başındaki seviyelere geri taşıdığını belirterek, son haftalardaki piyasa davranışını “irrasyonel” olarak nitelendirdi.

Kıymetli metaller, ABD Başkanı Donald Trump’ın Kevin Warsh’ı ABD Merkez Bankası (Fed) başkanlığına aday göstermesinin ardından yoğun satış baskısıyla karşı karşıya kalmıştı. Piyasaların bu adaylığı yüksek olasılıklı görmesi, doların güçlenmesine ve kıymetli metallerdeki “balonun” geçici olarak patlamasına yol açtı. Ayrıca CME Group’un metal vadeli işlemlerinde teminat gerekliliklerini artırma kararı da geçen hafta düşüşü hızlandıran etkenler arasında yer aldı.

ABD verilerinde belirsizlik

Öte yandan ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu, pazartesi günü yaptığı açıklamada, federal hükümetteki kısmi kapanma nedeniyle ocak ayına ilişkin istihdam raporunun cuma günü planlanan tarihte yayımlanmayacağını duyurdu. Bu durum, makroekonomik görünümdeki belirsizliği artırdı.

Diğer metallerin performansı

Diğer kıymetli metaller de yükselişe eşlik etti. Platin yüzde 5,7 artışla ons başına 2.242,55 dolara yükseldi. Platin, ocak ayının sonlarında 2.918,80 dolar ile rekor seviyeye ulaşmıştı. Paladyum da yükseldi…