Sahel'de Wagner dönemi: Rus paralı askerler Mali'ye ulaştı

Rus basınında, güvenlik şirketi Wagner Grubu'na bağlı paralı askerlerin, 1 Ekim'den bu yana Mali'de bulunduğu öne sürüldü.

AA
AA
TT

Sahel'de Wagner dönemi: Rus paralı askerler Mali'ye ulaştı

AA
AA

Rus haber sitesi Avia.pro'ya göre, 1 Ekim'de Rusya'dan gönderilen silah ve 4 helikopterle beraber Rus paralı askerler de Mali'ye ulaştı.
Rusya'dan havalanan ve Bamako Havalimanı'na ulaşan 2 uçaktan birinde bulunan Wagner askerleri, Rusya'nın gönderdiği helikopter, silah ve mühimmatla ülkeye giriş yaptı.
Teslimata ilişkin 1 Ekim'de Mali tarafından açıklama yapılmış, ancak Wagner askerlerine dair bilgi paylaşılmamıştı.
MI-171 tipi 4 helikopter, silah ve mühimmatı Mali Savunma Bakanı Sadio Camara teslim almıştı.
Camara, silah ve mühimmatların, Rusya'nın armağanı olduğunun altını çizerek, MI-171 tipi 4 helikopterin ise satın alındığını söylemişti.
Rus güvenlik şirketi Wagner'in paralı askerlerinin, Mali'de konuşlanacağına dair iddialar, Fransa ve AB ülkelerini harekete geçirmişti.
Halihazırda 2012'den bu yana Sahel'de askeri operasyonlar yürüten Fransa, Rusya'nın bölgedeki varlığına şiddetle karşı çıkarken, İngiltere ve AB de Wagner'in varlığından endişe duyduğunu açıklamıştı.

Barkhane sonrası Avrupa Görev Gücü'nün sorumluluğu artacak
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Sahel'de yürüttükleri Barkhane Operasyonu'nu, gelecek yılın ilk çeyreğinde sonlandıracaklarını ancak bölgeden çekilmeyeceklerini duyurmuştu.
Mali'de Barkhane sonrası Avrupa ülkelerinden oluşan Takuba Görev Gücü'nün daha etkin olması hedefleniyor.
Adını Sahel'deki Touareg etnik grubunun kullandığı "Takoba" kılıcından alan Takuba Görev Gücü'nde Fransa, İsveç, Estonya, İtalya, Belçika, Hollanda, Portekiz ve Çekya'dan 500'e yakın asker görev yapıyor.
Fransa, 2013'ün başında Mali'deki "Serval" isimli askeri harekatın ardından 1 Ağustos 2014'te Sahel'de Barkhane Operasyonu'nu başlatmıştı.

Sahel'de Wagner dönemi başlayabilir
Yaklaşık 5 bin askerin görev yaptığı Barkhane Operasyonu'nun sonlandırılmasıyla Sahel'deki güvenlik krizinin çözümünde ana aktörün Wagner olabileceği belirtiliyor.
Wagner paralı askerleri, konuşlandıkları ülkelerde, yerel orduları eğitiyor, önemli isimleri koruyor, isyancı veya terörist gruplarla savaşıyor ve sıcak noktalarda altın, elmas ve uranyum madenlerinin güvenliğini sağlıyor.
Rus paralı askerlerin, Libya, Orta Afrika Cumhuriyeti, Sudan, Mozambik, Gine, Gine Bissau, Madagaskar, Zimbabve ve Angola'da faaliyetlerde bulunduğuna inanılıyor.

İddialar yalanlanmadı
Mali'de darbenin ardından kurulan asker ağırlıklı geçiş hükümeti ile Rus Wagner grubunun, Mali ordusunun eğitimi ve üst düzey yetkililerin korunmasını öngören anlaşmayı imzalamak üzere olduğu iddia edilmişti.
Yaklaşık 1000 paralı askerin Mali'ye gidebileceği ve buna karşılık aylık 10,8 milyon dolar ödeme yapılacağı öne sürülmüştü.
Malili yetkililer ise iddiaları yalanlamamış ve güvenlik konusunda her türlü iş birliğine açık olduklarını söylemişti.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Malili yetkililerin, Wagner ile görüştüğünü doğrulamış, Mali'nin "Rus özel şirketlerini" ülkeye çağırma hakkı olduğunu vurgulamıştı.



Irak'ta hükümet kurma çalışmaları durma noktasına geldi

El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
TT

Irak'ta hükümet kurma çalışmaları durma noktasına geldi

El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)

Irak hükümetinin kurulması çabaları durma noktasına geldi; cumhurbaşkanı seçimi ve hükümetin başına geçecek kişi konusunda siyasi güçler arasındaki anlaşmazlığın karmaşıklığı nedeniyle siyasi çıkmazın aylarca süreceği tahmin ediliyor.

“Koordinasyon Çerçevesi” güçlerinden önde gelen bir kaynak, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, hükümetin kurulmasındaki gecikmenin muhtemelen bölgesel gerilimlerin sona erme biçimi ve Washington ile Tahran arasında bir çatışma olasılığıyla ilgili olduğunu belirterek, siyasi güçlerin, özellikle Şii güçlerin, hükümet kurma sürecinde Amerikan ve İran'ın rolünün etki boyutunun farkında olduklarını kaydetti.

Siyasi değerlendirmelere göre, hükümet kurma süreci beklenenden daha uzun sürebilir.


Birleşmiş Milletler: İsrail'in Batı Şeria ile ilgili kararı "yasa dışı" ve iki devletli çözüm şansını baltalıyor

Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
TT

Birleşmiş Milletler: İsrail'in Batı Şeria ile ilgili kararı "yasa dışı" ve iki devletli çözüm şansını baltalıyor

Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, dün İsrail Güvenlik Kabinesi'nin işgal altındaki Batı Şeria'nın A ve B bölgelerinde bir dizi idari ve yürütme tedbirini onaylama kararına ilişkin ciddi endişelerini dile getirerek, bu kararın iki devletli çözüm olasılığını baltaladığı uyarısında bulundu.

Genel Sekreter yaptığı açıklamada, İsrail'in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki varlığını sürdürmesi de dahil olmak üzere bu tür eylemlerin, Uluslararası Adalet Divanı'na göre yalnızca istikrarsızlaştırıcı değil, aynı zamanda yasadışı olduğunu belirtti.

Açıklamada ayrıca, "Doğu Kudüs de dahil olmak üzere işgal altındaki Batı Şeria'daki tüm İsrail yerleşimlerinin ve bunlarla ilişkili yerleşim sistemi ve altyapısının hiçbir yasal meşruiyeti olmadığı ve ilgili Birleşmiş Milletler kararları da dahil olmak üzere uluslararası hukukun açık bir ihlalini oluşturduğu" yinelendi.

Guterres, İsrail'i bu önlemleri geri almaya çağırdı ve tüm taraflara, Güvenlik Konseyi kararları ve uluslararası hukuka uygun olarak iki devletli çözüm olan kalıcı barışın tek yolunu savunmaları çağrısında bulundu.

Guterres, İsrail'i bu önlemleri geri almaya çağırdı ve tüm taraflara, Güvenlik Konseyi kararları ve uluslararası hukuka uygun olarak iki devletli çözüm olan kalıcı barışın tek yolunu savunmaları çağrısında bulundu.

Şarku’l Avsat’ın İsrail haber sitesi Ynet’ten aktardığına göre İsrail hükümeti, Batı Şeria'daki arazi kayıt ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladı ve Filistinlilere ait evlerin yıkılmasına izin verdi.

İnternet sitesi, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'nın A Bölgesi'ndeki Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini, ayrıca Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını vurguladı.

Ramallah'ta Filistin başkanlığı, İsrail hükümetinin Batı Şeria ile ilgili kararlarını "tehlikeli ve Filistin varlığını hedef alan" kararlar olarak nitelendirdi.

Filistin haber ajansı, cumhurbaşkanlığının bu kararları "Filistin halkına karşı yürütülen kapsamlı savaş ve ilhak ile yerinden etme planlarının uygulanması" çerçevesinde atılan adım olarak nitelendirdiği ifade edildi.


Arap ve İslam dünyası "Batı Şeria'yı ilhak etme" girişimlerini reddetti

Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası "Batı Şeria'yı ilhak etme" girişimlerini reddetti

Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)

Arap ve İslam ülkelerinin dışişleri bakanları, Batı Şeria'da yeni bir yasal ve idari gerçeklik dayatmayı ve böylece ilhakı hızlandırmayı amaçlayan son İsrail kararları ve önlemlerini kınadı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan açıklamada, Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde egemenliğinin olmadığını teyit ederek, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da yayılmacı politikalarının ve yasadışı önlemlerinin devam etmemesi konusunda uyardı.

Ürdün Kralı II. Abdullah ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Amman'da yaptıkları açıklamada, "Batı Şeria'da yerleşim yerlerini güçlendirmeyi ve İsrail egemenliğini dayatmayı amaçlayan" yasadışı önlemleri reddettiklerini ve kınadıklarını yinelediler.