Dera’nın kuzeyinde uzlaşı çabaları sürüyor

Suriye’nin güneyindeki anlaşma Rusya tarafından yürütülüyor.

Dera’nın kuzeyindeki bir uzlaşı merkezi. (Dera 24)
Dera’nın kuzeyindeki bir uzlaşı merkezi. (Dera 24)
TT

Dera’nın kuzeyinde uzlaşı çabaları sürüyor

Dera’nın kuzeyindeki bir uzlaşı merkezi. (Dera 24)
Dera’nın kuzeyindeki bir uzlaşı merkezi. (Dera 24)

Rus askeri polisi, Suriye rejim güçleri ve uzlaşı komitesi ile Dera’nın kuzey kırsalındaki şehirlere ve kasabalara girdi. Rus güçleri geçen ay Dera’nın batı kırsalının tüm bölgeleri için hazırlanan yeni uzlaşı anlaşmasının uygulanmasına Casem şehrinden başladı. Şehirde bir kültür merkezi inşa edilmesi talepleri doğrultusunda bir merkez kurdu.
Casem şehrinden yerel kaynaklara göre uzlaşı sürecinden sorumlu Suriye rejimine bağlı Güvenlik Komitesi, şehrin ileri gelenlerine 180 kişilik bir liste sundu ve ellerindeki silahları teslim etmelerini istedi. Listede yer alan isimler arasında Suriye dışında yaşayanlar ve Suriye ordusunda askerlik yaparken yaşamını kaybedenler de olduğu belirtiliyor.
Söz konusu gelişme, Rusya’nın denetimindeki Dera şehrinden merkezi komiteler ve güvenlik komiteleri arasında yapılan anlaşma sonrasında yaşandı.
Güvenlik komitesi ayrıca şehirde bulunan 200 hafif ve orta ölçekli silahın teslim edilmesini istedi. Komite, belirtilen sayıda silahın mevcut olmaması nedeniyle şehrin ileri gelenleriyle ‘100’den fazla silahı teslim etmek’ veya ‘birkaç gün önce Neva şehrinde yaşananlara benzer şekilde mevcut olmayan her silah için bir miktar para ödemek’ konusunda anlaştı. Ardından Neva halkından toplanan 100 milyon Suriye lirasının ödemesi gerçekleştirildi.
Casem şehri, yeni uzlaşı anlaşması kabul edilmeden önce Suriye rejim güçlerinin gerçekleştirdiği askeri takviyelere sahne oldu. Söz konusu takviyeler ilan edilen askeri seferberlik doğrultusunda şehrin batı eteklerinde ve Ulusal Hastane’de yoğunlaştı. Ayrıca şehir sakinlerine ve ileri gelenlerine yeni uzlaşının uygulanmasını kabul etmeleri için de baskı yapıldı.
Casem şehri, bölgenin 2018 yılında uzlaşı anlaşmasına dahil olmasından bu yana en fazla operasyona tanık olan bölgelerin başında geliyor. Ayrıca şehirde Suriye rejimine bağlı isimleri, eski muhalifleri ve Merkezi Müzakere Komitesi üyelerini hedef alan cinayetler ve suikastlar düzenleniyor.
Neva şehrinden bir kaynak, ödenen miktarın müzakere komiteleri ile Suriye rejim komitesi arasında yapılan anlaşma sonucu teslim edildiğini aktardı. Kaynağa göre ‘şehirde aranan sayıda silahın bulunmaması ve Güvenlik Komitesi’nin yeni uzlaşı talep edenlerin ellerindeki silahları teslim etmeleri konusunda ısrar etmesi sonucu’ rejim komitesi, geçen perşembe günü şehre girdi ilk günden bu yana Neva şehrinden daha fazla silah teslim edilmesini talep ediyor. Neva şehrinde uzlaşı için aranan isimlerin sayısı, ölenler ve yurt dışındakiler de dahil olmak üzere yaklaşık 200’e ulaştı. Tüm taraflar, Dera’nın batı kırsalında yaşanan askeri gerilim ve yeni uzlaşı anlaşmasının çökmesini önlemek amacıyla talep edilen silahları içinödeme yapmayı kabul ettiler.
Kaynak, uzlaşının yürütülmesi için gerek ailelere verilen sözler gerekse komiteye sunulan aranan isimler konularında yaşananların 2018 yılından farklı olmadığını belirtti. Kaynak, söz konusu kişilerin fotoğraflarının ve bilgilerinin talep edildiğini ve devlete ve Suriye ordusuna karşı eylemlere geri dönmeyeceğine ve silaha sarılmayacağına dair bir kâğıt imzalatıldığını aktardı.
Rejim komitesi ve Rus tarafının verdiği sözler doğrultusunda halihazırda yürütülen davalarda isimleri yer alanlar hariç herkesin normal hayatına dönmesi için tüm güvenlik kovuşturmalarının feshedileceği belirtildi. Ayrıca Suriye ordusundan ayrılanların, haklarındaki kovuşturmaların sona ermesinden 15 gün sonra birliklerine katılacağı kaydedildi. Zorunlu hizmete tabi olmayanların seyahat edebileceği ancak yedek hizmet kapsamına girenlere bu yönde izin verilmeyeceği bildirildi. Yapılan açıklamalar aynı başlıklara 2018 anlaşmasında da yer verildiği yönünde.
Süveyda 24 Ağı Yazı İşleri Sorumlusu Reyyan Maruf, Şarku'l Avsat’a yaptığı açıklamada özellikle kış mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte kötüleşen yaşam koşulları nedeniyle onlarca vatandaşın Pazar günü valilik önünde toplandığını, hizmetlerin iyileştirilmesini ve akaryakıt alacaklarının verilmesini talep ettiklerini aktardı.  Maruf’a göre bir grup eylemci, Suveyda Valisi Hammam Debiyat’ın kendileriyle makamında görüşmeyi kabul etmemesi sonrasında toplantının valilik binası önündeki bir sokakta gerçekleştiğini kaydetti.
Eylemciler, kış mevsiminde vatandaşlara akaryakıt ve her aileye 400 litre mazot verilmesini talep ettiler. Ayrıca bunların sağlanması gereken haklar olduğunu vurguladılar.



Cezayir’de seçimleri eleştiren aktivistin tutuklanması geniş tartışma yarattı

Amazig dili öğretmeni Nadia Moussaoui’nin 7 Eylül 2026’da Facebook hesabında paylaştığı fotoğrafı.
Amazig dili öğretmeni Nadia Moussaoui’nin 7 Eylül 2026’da Facebook hesabında paylaştığı fotoğrafı.
TT

Cezayir’de seçimleri eleştiren aktivistin tutuklanması geniş tartışma yarattı

Amazig dili öğretmeni Nadia Moussaoui’nin 7 Eylül 2026’da Facebook hesabında paylaştığı fotoğrafı.
Amazig dili öğretmeni Nadia Moussaoui’nin 7 Eylül 2026’da Facebook hesabında paylaştığı fotoğrafı.

Cezayir’de bir aktivist ve Amazig dili öğretmeninin tutuklanması, seçimlerle bağlantılı  paylaşımı nedeniyle gözaltına alınmasının ardından geniş çaplı siyasi ve insan hakları tartışmasına yol açtı. Bu gelişme, çok sayıda aktivistin sosyal medya platformlarındaki paylaşımları ve siyasi tutumları nedeniyle adli takibata uğradığı bir dönemde yaşandı.

Konu, muhalif sol çizgideki İşçi Partisi’nin lideri ve önceki cumhurbaşkanlığı seçimlerinin adayı Louisa Hanoune’un cumartesi günü başkentte düzenlediği basın toplantısında, Kabiliye bölgesinde tanınan ve milyonlarca Cezayirlinin konuştuğu Amazig dilinin yaygınlaştırılması için çalışmalar yürüten Nadia Moussaoui’nin serbest bırakılması çağrısında bulunmasıyla siyasi boyut kazandı.

Hanoune, aktivistin yaklaşık iki haftadır Facebook hesabındaki bir paylaşım nedeniyle tutuklu bulunmasını kınadı. Davada seçim yasasının kullanılmasını eleştiren Hanoune, “bir kişinin seçimlerle bağlantılı suçtan kovuşturulmasının hukuki mantığının anlaşılır olmadığını” ifade etti.

hyjukı
İşçi Partisi Genel Sekreteri Louisa Hanoune. (Parti medyası)

Hanoune ayrıca Amazig dili ve kültürünün yaygınlaştırılması alanındaki eğitim çalışmalarına dikkat çekerek, hakkında verilen tutuklama kararının yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulunan geniş dayanışma kampanyasına destek verdi.

Seçim sürecini engelleme

Sosyal medyada “Tamazight Moussaoui” adıyla tanınan aktivist, başkentin yaklaşık 100 kilometre doğusundaki Bouira vilayetinin Chorfa kentinde bir lisede öğretmenlik yapıyor. Davası ise bölgesel olarak yetkili M'chedallah Mahkemesi’nde görülüyor.

Nadia Moussaoui’nin tanınırlığı yıllar içinde görev yaptığı okulun sınırlarını aşarak özellikle Kabiliye dilinde içerik üreten bir isim haline geldi. Moussaoui, Amazig dilini basitleştirerek hem Amazigce hem de Arapça konuşanlara öğretmek ve yaygınlaştırmak amacıyla YouTube’da ücretsiz bir eğitim kanalı açtı. Kendisine yakın kişiler, Moussaoui’nin okulların bu konuda yeterli çalışma yapmadığını düşündüğünü belirtti.

Aktivist, 9 Eylül’de yerel polis tarafından ifadeye çağrıldı. Ardından Bouira vilayetindeki M'chedallah Mahkemesi savcılığına sevk edildi ve aynı mahkemenin soruşturma hâkimi tarafından tutuklu yargılanmasına karar verildi. Karara, geçen 2 Temmuz’da yapılan ve özellikle Kabiliye bölgesinde yüksek katılım boykotu yaşanan parlamento seçimlerinde oy kullanmaya ilişkin kişisel görüşünü paylaştığı bir sosyal medya gönderisi gerekçe gösterildi.

Savunmasına göre soruşturma hâkimi Moussaoui’yi “seçim sürecini engellemekle” suçladı. Bu suçlama siyasi ve insan hakları çevrelerinde şaşkınlıkla karşılandı.

16 Eylül’deki duruşmada savcılık makamı iki yıl hapis cezası talep etti. Moussaoui’nin, 22 Eylül’de açıklanması beklenen karar tarihine kadar tutuklu kalması istendi.

Seçim yasasının 295. maddesi

Yargı kaynaklarına göre Nadia Moussaoui hakkında, seçim sistemine ilişkin organik yasanın 295. maddesi kapsamında işlem yapıldı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre söz konusu madde, seçim sürecini engelleyen veya işleyişini bozan kişilerin 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını öngörüyor. Ayrıca kişinin 3 ila 5 yıl süreyle seçme ve seçilme hakkından mahrum bırakılması gibi ek yaptırımlar da uygulanabiliyor.

jukı
2019’daki halk hareketinden bu yana onlarca aktivist hapse atıldı. (Siyasi aktivistler)

Bu madde kapsamında suç sayılan fiiller arasında “oy verme işlemlerinin işleyişini bozmak”, “sandık kurullarının veya oy verme merkezlerinin çalışmalarını engellemek” ve “bir adayın veya yasal temsilcisinin seçim sürecinde kanunla tanınan haklarını kullanmasını engellemek” bulunuyor.

Avukatlar ve insan hakları savunucuları ise bu hükümlerin Moussaoui’ye isnat edilen fiillerle örtüşmediğini savunuyor. Moussaoui’nin tutuklanmasına neden olanın seçimlere ilişkin görüşlerini paylaştığı bir sosyal medya gönderisi olduğunu ve seçimlerin üzerinden de görece uzun bir süre geçtiğini belirtiyorlar.

Moussaoui’nin Facebook hesabı incelendiğinde, tutuklanmasına yol açan paylaşımın silindiği görülüyor.

İfade özgürlüğü tartışması

Chorfa bölgesinde ve Moussaoui’yi internet üzerinden takip edenler arasında kararın açıklanmasını bekleyen bir endişe ve tedirginlik havası hâkim. Moussaoui, ağırlıklı olarak sosyal ve eğitim içerikleri hazırlıyor, zaman zaman da yerel esnaf ve zanaatkârların tanıtımını yapıyordu. Bu durum, hakkında oluşan geniş dayanışmanın nedenlerinden biri olarak gösteriliyor.

Kendisini tanıyan ve adının açıklanmasını istemeyen bir bölge sakini, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Nadia Hanım her zaman kültür ve eğitim alanında faaliyet gösteriyor. Muhalif bir siyasi çizgide değil. Zaman zaman yerel zanaatkârları, küçük esnafı ve bölgedeki restoranları tanıtıyor. Onu, kimseye zarar vermeyecek, örnek bir aile kadını profiline sahip biri olarak tanımlayabiliriz” dedi.

dfvghyju
Amazig dili öğretmeni Nadia Moussaoui’nin serbest bırakılmasını isteyen milletvekili Yasin Aisouan. (Kişisel hesabı)

Cezayir’in Kabiliye bölgesinin en büyük kenti Tizi Vuzu’yu temsil eden Milletvekili Yasin Aisouan da Moussaoui’nin derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu. Aisouan, medya açıklamalarında “İfade özgürlüğü temel bir haktır; bir görüş suç haline getirilemez” dedi.

Moussaoui’nin avukatı Nabila İsmail de benzer şekilde, ifade özgürlüğünün suç kapsamında değerlendirilemeyeceğini savundu.

Amazig dili öğretmeninin tutuklanması, insan hakları kuruluşlarının uzun süredir belgelediği bir tabloyu yeniden gündeme getirdi. 2019’da eski Cumhurbaşkanı Abdülaziz Buteflika’yı görevden ayrılmaya zorlayan halk hareketinin başlamasından bu yana yüzlerce aktivist, dijital platformlarda siyasi görüşlerini ifade etmeleri nedeniyle hukuki süreçlerle karşı karşıya kaldı. Bu durum, cezai hükümler ile ifade özgürlüğü ilkeleri arasındaki tartışmanın Cezayir’de sürmesine yol açıyor.


Lübnan, güneyde oluşabilecek boşluğu önlemek için Rubio görüşmesine bel bağlıyor

Lübnan’ın güneyinde Birleşmiş Milletler misyonuna bağlı devriyede görev yapan UNIFIL askeri. (UNIFIL)
Lübnan’ın güneyinde Birleşmiş Milletler misyonuna bağlı devriyede görev yapan UNIFIL askeri. (UNIFIL)
TT

Lübnan, güneyde oluşabilecek boşluğu önlemek için Rubio görüşmesine bel bağlıyor

Lübnan’ın güneyinde Birleşmiş Milletler misyonuna bağlı devriyede görev yapan UNIFIL askeri. (UNIFIL)
Lübnan’ın güneyinde Birleşmiş Milletler misyonuna bağlı devriyede görev yapan UNIFIL askeri. (UNIFIL)

Lübnan, Başbakan Nevvaf Selam ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio arasında Washington’da yapılması beklenen görüşmeye, UNIFIL güçlerinin çekilmesiyle güneyde oluşabilecek boşluğun önlenmesi açısından önem atfediyor. Bu beklenti, bölgedeki mevcut uluslararası misyonun yerini alacak alternatif bir uluslararası mekanizma konusunda henüz uzlaşma sağlanamaması nedeniyle öne çıkıyor.

Bu kapsamda bir bakanlık kaynağı Şarku’l Avsat’a, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn’ın Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Ürdün Kralı II. Abdullah ile yaptığı görüşmelerde güneyde bir boşluk oluşabileceğine ilişkin endişelerini dile getirdiğini açıkladı. Kaynak, Macron ve Kral Abdullah’ın Avn’ın endişelerini anlayışla karşıladığını ifade etti.


Taiz’deki ilerleme Husilerin planlarını bozdu

Savaş bölgelerinden kaçan yerinden edilmiş kişiler, dün Aden yakınlarındaki bir yerinden edilmişler kampında yürürken. (Reuters)
Savaş bölgelerinden kaçan yerinden edilmiş kişiler, dün Aden yakınlarındaki bir yerinden edilmişler kampında yürürken. (Reuters)
TT

Taiz’deki ilerleme Husilerin planlarını bozdu

Savaş bölgelerinden kaçan yerinden edilmiş kişiler, dün Aden yakınlarındaki bir yerinden edilmişler kampında yürürken. (Reuters)
Savaş bölgelerinden kaçan yerinden edilmiş kişiler, dün Aden yakınlarındaki bir yerinden edilmişler kampında yürürken. (Reuters)

Yemen hükümet güçleri, dün Husilerle yaşanan çatışmaların ardından Taiz vilayetinin batısındaki stratejik Numan Dağı’nı geri aldı.

Askeri kaynaklar, ordunun dağın kontrolünü ele geçirmesinin Beni Bekari cephesini el-Kedha cephesine yeniden bağladığını ve Beni Bekari–el-Eşruh–el-Birin yolunun güvenliğini sağladığını belirtti. Şarku’l Avsat’ın kaynaklardan aldığı bilgiye göre bu gelişmeler Husilerin planlarını sekteye uğratarak, Şiraca bölgesinde Husilerin elinde kalan mevzilerin ateş altında kalmasını sağladı.

Hükümet güçleri ayrıca el-Demdum, Şerire, el-Vaziye, Rasin ve Beni Ömer bölgelerinde Husi saldırılarını püskürttü. Cerdad ve çevresindeki yüksek kesimlerde ise kontrol hatlarında herhangi bir değişiklik yaşanmadı.