Dera’nın kuzeyinde Rusya’nın aracılık ettiği ‘uzlaşı çabaları’ devam ediyor

Suriye’nin güneyindeki Süveyda’da güvenlik gerilimi

Dera'nın kuzeyindeki Casem kentindeki yerleşim merkezindeki Rus askeri polisi üyeleri (Daraa24)
Dera'nın kuzeyindeki Casem kentindeki yerleşim merkezindeki Rus askeri polisi üyeleri (Daraa24)
TT

Dera’nın kuzeyinde Rusya’nın aracılık ettiği ‘uzlaşı çabaları’ devam ediyor

Dera'nın kuzeyindeki Casem kentindeki yerleşim merkezindeki Rus askeri polisi üyeleri (Daraa24)
Dera'nın kuzeyindeki Casem kentindeki yerleşim merkezindeki Rus askeri polisi üyeleri (Daraa24)

Dera’nın kuzey kırsalında, geçtiğimiz Pazartesi akşamından bu yana Casem ve İnhil kentlerinde askıya alınan ‘uzlaşı çabaları’ bu bölgelerde eşraf ile Suriye rejimine bağlı Güvenlik Komitesi arasında çıkan anlaşmazlığın sona ermesinin ardından dün yeniden başladı. Gelişmeler, Güvenlik Komitesi ile şehrin ileri gelenlerinden oluşturulan heyet arasında çıkan tartışmanın ardından, rejim komitesinin yaptığı talep ile 250 adet orta ve hafif silahın teslim edilmesinin ardından yaşandı. Güvenlik Komitesi, kentin ileri gelenlerine ya silahları teslim etmeleri ya da şehre yönelik askeri harekata hız verileceği tehdidinde bulundu.
Casem şehrindeki özel bir kaynak Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, İnhil, Casem şehri ve Dera’nın batı kırsalının ileri gelenlerinin geçtiğimiz Salı günü Dera el-Mahatta bölgesinde bir Rus subayının huzurunda rejimin güvenlik komitesi ile bir araya geldi. İleri gelenler, şehirlerin bombalanması tehdidine rejimin güvenlik hizmetlerinde gönüllü oldukları gerekçesiyle uzlaşı için ölenler ve yurt dışındakiler de dahil olmak üzere aranan isimlerin ve yüzlerce hafif ve orta silahın teslim edilmesi talebine itiraz etti. Toplantı, tarafların aranan kişilerin isim listelerinde değişiklik yapılması, Casem şehrindeki hafif ve orta silah sayısının azaltılması konusunda anlaşmaya varmasıyla sona erdi. İnhil, şehrine gelince; teslim edilmesi gereken silahların sayısı belirtilmezken, aranan kişilerin isimleri değiştirildi.
Kaynak, Güvenlik Komitesi ile anlaşmazlığı sona erdiren ve Casem şehrindeki uzlaşma prosedürlerini tamamlayan bir anlaşmaya varılmasına rağmen, şehirde tüm giriş ve çıkışlar hatta Casem şehrine giden yolun kapanmasına tanık oluyor. Kentin dış kesimlerinde halkın tarım arazilerine erişimi engellendi. Şehirde yeni uzlaşının tüm hükümleri uygulanıncaya kadar bu işlem devam etti. Rus askeri polisi ve Suriye rejimine bağlı bir Güvenlik Gücü, dün, Dera'nın kuzeyindeki İnhil şehrine girerek, kentin aranan veya gönüllü sakinleri herhangi bir silah teslim etmeden uzlaşı sürecini tamamladı. 
Yakın zamanda yeni bir uzlaşı anlaşmasına tabi olan Deraa'nın batı kırsalındaki Neva şehri, iki gündür şehrin sokaklarında ve yerleşim bölgelerinde yoğun güvenlik konuşlandırılmasına tanık oluyor. Çok sayıdaki silahlı asker, gece saat 22.00-00.00 arasında yoldan geçenleri arayıp, kimliklerini kontrol ediyor. Şehir geçtiğimiz Salı günü Ahmed es-Safedi ve Abdo el Cehmani isimli iki genç adamının gözaltına alınmasına sahne oldu.
Öte yandan Dürzilerin çoğunlukta olduğu ve geçtiğimiz iki gün içinde bir cinayet ve bir suikasta sahne olan Süveyda kentinde güvensizlik sürüyor. Süveyda’nın doğu kırsalındaki Melh kasabasında bir kişi namus meselesi gerekçesiyle Melh ilçesi meydanında Şam'a yolcu taşıyan halk otobüsündeki sürücüyü hedef alan silahlı bir saldırı gerçekleştirdi. Otobüs şoförü olay yerinde can verirken otobüsteki yolculardan üçü yaralandı. Katil kaçtıktan sonra kasabadaki durumu sakinleştirmek için din adamları ve sosyal şahsiyetler tarafından çok sayıda müdahalenin ortasında, olay sonucunda kasaba bir gerilim durumuna tanık oldu. Maktulün ailesi örfi hükmün uygulanmasını talep ederek, katil ve ailesinin kasabadan tahliye edilmesini istedi.
Bunun yanısıra geçtiğimiz Salı günü genç bir adam, Kanawat Yolu üzerindeki Atış Kulübü yakınında bir arabada başından vurulmuş halde bulundu. Cinayetteki şüphelinin Süveyda'daki bir Dördüncü Tümen üyesi olduğu ve teslim olup geçen pazartesi günü kendisi ile kurban arasında çıkan tartışmanın ardından suçu işlediğini itiraf ettiği bildirildi.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.