Rusya ve İran’ın Suriye’deki nüfuz rekabeti ordu üzerinden devam ediyor

Moskova, Tahran'ın Suriye’deki etkisini azaltmak için orduda reform kartını kullanıyor. Esed rejiminin ise hem Rusya’ya hem İran’a bağımlılığı devam ediyor

Suriye ordusunun dış tehditlere karşı oluşturulan eski yapısına kavuşması artık zor (AFP)
Suriye ordusunun dış tehditlere karşı oluşturulan eski yapısına kavuşması artık zor (AFP)
TT

Rusya ve İran’ın Suriye’deki nüfuz rekabeti ordu üzerinden devam ediyor

Suriye ordusunun dış tehditlere karşı oluşturulan eski yapısına kavuşması artık zor (AFP)
Suriye ordusunun dış tehditlere karşı oluşturulan eski yapısına kavuşması artık zor (AFP)

Hüda Rauf
Suriye'de 2011 Martında başlayan barışçıl gösteriler Şam rejiminin devlet terörüyle karşılaşmış Ağustos 2011’de iç savaşa evrilen olaylardaki güç dengesi 2013’e kadar muhaliflerin lehine ilerlemişti. 2013’te DEAŞ’ın muhaliflere ağır darbe indirmesinin ardından güç dengesi Şam rejimi lehine değişmeye başladı. Bu süreçte İran ve Hizbullah güçlerinin Suriye’ye yerleşmesi ve Rusya’nın İran’ın çağrısı üzerine 2015’te Suriye’ye müdahale etmesi sonrası Esed rejimi ülkedeki konumunu tekrar güçlendirdi.  
Rus müdahalesi, 2015 yılında İran'ın daveti üzerine gelmesine rağmen Suriye'de Moskova ile Tahran arasındaki ilişkinin niteliği pek çok soru işaretini beraberinde getiriyor: İttifak ile ortaklık mı yoksa rekabet mi?
Suriye ordusunun yeniden inşası, iki taraf arasındaki rekabetin en önemli yönlerinden biri.
Bu durum iki faktörden kaynaklanıyor: Birincisi Rusya ve İran'ın Suriye ordusunun yapısına dair farklılaşan bakış açıları, ikincisi ise bu bakış açılarının her bir tarafın Suriye'den ne istediği ile ilgili olması.

İç düşmana karşı ortak hedefler
İki taraf sadece Suriye rejimine destek verme konusundaki ortak paydada birleşiyor. Moskova, bombardıman için uçaklarını kullanmaya devam ederken, Tahran, aynı amaç için milislerini sahaya sürüyordu. Ancak genel olarak, Suriye'de Rusya ve İran arasındaki ilişki stratejik değil, taktiksel.
Rusya, Suriye ordusunda oluşum ve operasyon düzeyinde reform yapmayı, yeni büyük ölçekli ve yarı düzenli birimlerin oluşturulmasını ayrıca düzensiz gruplar ve çeşitli toplulukların bu birimlere dahil edilmesini hedefliyor.
Suriye ordusunun, yabancı düşmanlara karşı gerçekleştirilen geniş çaplı ve konvansiyonel nitelik taşıyan bu savaş öncesindeki haline dönmesini beklemek ise zor.
Son 10 yılda Suriye'de yaşanan olaylar iç sebeplerden kaynaklıydı. Bu nedenle, Suriye ordusunun yeniden yapılandırılması, iç düşman hedeflerine yönlendirilecek yeni düşman kavramıyla uyumlu hale getirilecek. Çünkü dış tehditler şu anda Şam için bir öncelik değil.
Rusya’nın hedefi İran'ın etkisini azaltmak
Şam güçlerini modernize etmeye yönelik ilk Rus girişimi, Dördüncü Kolordu'nun kurulmasıydı. Düzensiz Ulusal Savunma Kuvvetleri ve Lazkiye'den silah altına alınanlarla yeni birimler oluşturuldu. Düzenli ordunun her taburu, tugayı ve tümeninde Rus ordusunun en yüksek rütbeli danışmanları atandı. Bunun ardından Moskova, Beşinci Kolordu'yu kurmak ve onu Ulusal Savunma Kuvvetleri güçlerine bağlamak için daha fazla kaynak harcamaya karar verdi.
Rusya, Suriye ordusunda üst düzey liderlerin atanmasında nüfuz için Rus-İran rekabetini artıran Rus subayları ve danışmanlarına dayanan bir yapı inşa etti.
Öte yandan İran ve Hizbullah, ordunun yeniden inşasını etkilemek için özellikle de karadan karaya füzeler ve insansız hava araçları gibi uçak ve taarruz kabiliyetlerinin konuşlandırılması gibi adımlar attı. Ayrıca, Beşşar Esed’in kardeşi Mahir Esed liderliğindeki Dördüncü Tümen, iç güvenlik birimleri ve Suriye rejimine sadık yerel paramiliter milisler de dahil olmak üzere Suriye ordusunda özel kuvvetler inşa etmek, eğitmek ve işletmek için çalıştı.
Rusya'nın Suriye ordusunun kontrol ve egemenliğini genişletme ve teslim olan bir dizi grubu absorbe etme çabaları ışığında, İran'a bağlı milisler hala ordunun komutası altında değil. Moskova, İran'ın etkisini azaltmak ve Suriye'deki askeri ve deniz üsleriyle daha uzun süre varlık gösterme hedefine ulaşmak için orduyu reforme etmeye büyük önem veriyor.

Rejim nerede duruyor?
Rusya ve İran'ın farklı bakış açılara sahip olması, Esed rejiminin onlara ihtiyacı olmadığı anlamına gelmiyor. Rusya'nın çabaları, herhangi bir iç gösteri veya karışıklıkla başa çıkmak yani iç tehditleri ortadan kaldırmak için hızla konuşlandırılan yüksek kaliteli muharebe birimlerinin oluşturulmasına bağlı olsa da rejim lideri Beşşar Esed’in kendisine, İsrail saldırılarıyla herhangi bir çatışmaya girmeye yarayacak alışılmadık saldırı yeteneklerini aktarmak için İran'a ihtiyacı var. Bunun yanı sıra İran’ın ulaşmaya çalıştığı bir hedef söz konusu: İran ve Hizbullah'ın İsrail ile herhangi bir çatışmada kullanabileceği Suriye topraklarında kalıcı üsler inşa etmek.
Esed rejiminin Rusya ve İran'a bağımlılığına rağmen, karşı karşıya kalacağı en önemli zorluk, ordunun milislere göre zayıf olduğu Irak modelinde yansıdığı gibi, İran etkisi altındaki ordu ile milisler arasındaki sadakat ve güç dengesinde bulunuyor.
Ayrıca Suriye ordusunun yeniden inşası, Ortadoğu'daki Rus-İran ortaklığının karşı karşıya olduğu bir dizi zorluk ve fırsatın bir parçası. Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı analize göre Rusya'nın güçleri tek komuta altında birleştirme planları İran'ın çıkarlarıyla doğrudan çelişiyor. Öte yandan bu birimler Tahran tarafından finanse ediliyor ve bu nedenle İran'a Suriye'den daha sadık.



Cezayir’de seçimleri eleştiren aktivistin tutuklanması geniş tartışma yarattı

Amazig dili öğretmeni Nadia Moussaoui’nin 7 Eylül 2026’da Facebook hesabında paylaştığı fotoğrafı.
Amazig dili öğretmeni Nadia Moussaoui’nin 7 Eylül 2026’da Facebook hesabında paylaştığı fotoğrafı.
TT

Cezayir’de seçimleri eleştiren aktivistin tutuklanması geniş tartışma yarattı

Amazig dili öğretmeni Nadia Moussaoui’nin 7 Eylül 2026’da Facebook hesabında paylaştığı fotoğrafı.
Amazig dili öğretmeni Nadia Moussaoui’nin 7 Eylül 2026’da Facebook hesabında paylaştığı fotoğrafı.

Cezayir’de bir aktivist ve Amazig dili öğretmeninin tutuklanması, seçimlerle bağlantılı  paylaşımı nedeniyle gözaltına alınmasının ardından geniş çaplı siyasi ve insan hakları tartışmasına yol açtı. Bu gelişme, çok sayıda aktivistin sosyal medya platformlarındaki paylaşımları ve siyasi tutumları nedeniyle adli takibata uğradığı bir dönemde yaşandı.

Konu, muhalif sol çizgideki İşçi Partisi’nin lideri ve önceki cumhurbaşkanlığı seçimlerinin adayı Louisa Hanoune’un cumartesi günü başkentte düzenlediği basın toplantısında, Kabiliye bölgesinde tanınan ve milyonlarca Cezayirlinin konuştuğu Amazig dilinin yaygınlaştırılması için çalışmalar yürüten Nadia Moussaoui’nin serbest bırakılması çağrısında bulunmasıyla siyasi boyut kazandı.

Hanoune, aktivistin yaklaşık iki haftadır Facebook hesabındaki bir paylaşım nedeniyle tutuklu bulunmasını kınadı. Davada seçim yasasının kullanılmasını eleştiren Hanoune, “bir kişinin seçimlerle bağlantılı suçtan kovuşturulmasının hukuki mantığının anlaşılır olmadığını” ifade etti.

hyjukı
İşçi Partisi Genel Sekreteri Louisa Hanoune. (Parti medyası)

Hanoune ayrıca Amazig dili ve kültürünün yaygınlaştırılması alanındaki eğitim çalışmalarına dikkat çekerek, hakkında verilen tutuklama kararının yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulunan geniş dayanışma kampanyasına destek verdi.

Seçim sürecini engelleme

Sosyal medyada “Tamazight Moussaoui” adıyla tanınan aktivist, başkentin yaklaşık 100 kilometre doğusundaki Bouira vilayetinin Chorfa kentinde bir lisede öğretmenlik yapıyor. Davası ise bölgesel olarak yetkili M'chedallah Mahkemesi’nde görülüyor.

Nadia Moussaoui’nin tanınırlığı yıllar içinde görev yaptığı okulun sınırlarını aşarak özellikle Kabiliye dilinde içerik üreten bir isim haline geldi. Moussaoui, Amazig dilini basitleştirerek hem Amazigce hem de Arapça konuşanlara öğretmek ve yaygınlaştırmak amacıyla YouTube’da ücretsiz bir eğitim kanalı açtı. Kendisine yakın kişiler, Moussaoui’nin okulların bu konuda yeterli çalışma yapmadığını düşündüğünü belirtti.

Aktivist, 9 Eylül’de yerel polis tarafından ifadeye çağrıldı. Ardından Bouira vilayetindeki M'chedallah Mahkemesi savcılığına sevk edildi ve aynı mahkemenin soruşturma hâkimi tarafından tutuklu yargılanmasına karar verildi. Karara, geçen 2 Temmuz’da yapılan ve özellikle Kabiliye bölgesinde yüksek katılım boykotu yaşanan parlamento seçimlerinde oy kullanmaya ilişkin kişisel görüşünü paylaştığı bir sosyal medya gönderisi gerekçe gösterildi.

Savunmasına göre soruşturma hâkimi Moussaoui’yi “seçim sürecini engellemekle” suçladı. Bu suçlama siyasi ve insan hakları çevrelerinde şaşkınlıkla karşılandı.

16 Eylül’deki duruşmada savcılık makamı iki yıl hapis cezası talep etti. Moussaoui’nin, 22 Eylül’de açıklanması beklenen karar tarihine kadar tutuklu kalması istendi.

Seçim yasasının 295. maddesi

Yargı kaynaklarına göre Nadia Moussaoui hakkında, seçim sistemine ilişkin organik yasanın 295. maddesi kapsamında işlem yapıldı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre söz konusu madde, seçim sürecini engelleyen veya işleyişini bozan kişilerin 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını öngörüyor. Ayrıca kişinin 3 ila 5 yıl süreyle seçme ve seçilme hakkından mahrum bırakılması gibi ek yaptırımlar da uygulanabiliyor.

jukı
2019’daki halk hareketinden bu yana onlarca aktivist hapse atıldı. (Siyasi aktivistler)

Bu madde kapsamında suç sayılan fiiller arasında “oy verme işlemlerinin işleyişini bozmak”, “sandık kurullarının veya oy verme merkezlerinin çalışmalarını engellemek” ve “bir adayın veya yasal temsilcisinin seçim sürecinde kanunla tanınan haklarını kullanmasını engellemek” bulunuyor.

Avukatlar ve insan hakları savunucuları ise bu hükümlerin Moussaoui’ye isnat edilen fiillerle örtüşmediğini savunuyor. Moussaoui’nin tutuklanmasına neden olanın seçimlere ilişkin görüşlerini paylaştığı bir sosyal medya gönderisi olduğunu ve seçimlerin üzerinden de görece uzun bir süre geçtiğini belirtiyorlar.

Moussaoui’nin Facebook hesabı incelendiğinde, tutuklanmasına yol açan paylaşımın silindiği görülüyor.

İfade özgürlüğü tartışması

Chorfa bölgesinde ve Moussaoui’yi internet üzerinden takip edenler arasında kararın açıklanmasını bekleyen bir endişe ve tedirginlik havası hâkim. Moussaoui, ağırlıklı olarak sosyal ve eğitim içerikleri hazırlıyor, zaman zaman da yerel esnaf ve zanaatkârların tanıtımını yapıyordu. Bu durum, hakkında oluşan geniş dayanışmanın nedenlerinden biri olarak gösteriliyor.

Kendisini tanıyan ve adının açıklanmasını istemeyen bir bölge sakini, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Nadia Hanım her zaman kültür ve eğitim alanında faaliyet gösteriyor. Muhalif bir siyasi çizgide değil. Zaman zaman yerel zanaatkârları, küçük esnafı ve bölgedeki restoranları tanıtıyor. Onu, kimseye zarar vermeyecek, örnek bir aile kadını profiline sahip biri olarak tanımlayabiliriz” dedi.

dfvghyju
Amazig dili öğretmeni Nadia Moussaoui’nin serbest bırakılmasını isteyen milletvekili Yasin Aisouan. (Kişisel hesabı)

Cezayir’in Kabiliye bölgesinin en büyük kenti Tizi Vuzu’yu temsil eden Milletvekili Yasin Aisouan da Moussaoui’nin derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu. Aisouan, medya açıklamalarında “İfade özgürlüğü temel bir haktır; bir görüş suç haline getirilemez” dedi.

Moussaoui’nin avukatı Nabila İsmail de benzer şekilde, ifade özgürlüğünün suç kapsamında değerlendirilemeyeceğini savundu.

Amazig dili öğretmeninin tutuklanması, insan hakları kuruluşlarının uzun süredir belgelediği bir tabloyu yeniden gündeme getirdi. 2019’da eski Cumhurbaşkanı Abdülaziz Buteflika’yı görevden ayrılmaya zorlayan halk hareketinin başlamasından bu yana yüzlerce aktivist, dijital platformlarda siyasi görüşlerini ifade etmeleri nedeniyle hukuki süreçlerle karşı karşıya kaldı. Bu durum, cezai hükümler ile ifade özgürlüğü ilkeleri arasındaki tartışmanın Cezayir’de sürmesine yol açıyor.


Lübnan, güneyde oluşabilecek boşluğu önlemek için Rubio görüşmesine bel bağlıyor

Lübnan’ın güneyinde Birleşmiş Milletler misyonuna bağlı devriyede görev yapan UNIFIL askeri. (UNIFIL)
Lübnan’ın güneyinde Birleşmiş Milletler misyonuna bağlı devriyede görev yapan UNIFIL askeri. (UNIFIL)
TT

Lübnan, güneyde oluşabilecek boşluğu önlemek için Rubio görüşmesine bel bağlıyor

Lübnan’ın güneyinde Birleşmiş Milletler misyonuna bağlı devriyede görev yapan UNIFIL askeri. (UNIFIL)
Lübnan’ın güneyinde Birleşmiş Milletler misyonuna bağlı devriyede görev yapan UNIFIL askeri. (UNIFIL)

Lübnan, Başbakan Nevvaf Selam ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio arasında Washington’da yapılması beklenen görüşmeye, UNIFIL güçlerinin çekilmesiyle güneyde oluşabilecek boşluğun önlenmesi açısından önem atfediyor. Bu beklenti, bölgedeki mevcut uluslararası misyonun yerini alacak alternatif bir uluslararası mekanizma konusunda henüz uzlaşma sağlanamaması nedeniyle öne çıkıyor.

Bu kapsamda bir bakanlık kaynağı Şarku’l Avsat’a, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn’ın Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Ürdün Kralı II. Abdullah ile yaptığı görüşmelerde güneyde bir boşluk oluşabileceğine ilişkin endişelerini dile getirdiğini açıkladı. Kaynak, Macron ve Kral Abdullah’ın Avn’ın endişelerini anlayışla karşıladığını ifade etti.


Taiz’deki ilerleme Husilerin planlarını bozdu

Savaş bölgelerinden kaçan yerinden edilmiş kişiler, dün Aden yakınlarındaki bir yerinden edilmişler kampında yürürken. (Reuters)
Savaş bölgelerinden kaçan yerinden edilmiş kişiler, dün Aden yakınlarındaki bir yerinden edilmişler kampında yürürken. (Reuters)
TT

Taiz’deki ilerleme Husilerin planlarını bozdu

Savaş bölgelerinden kaçan yerinden edilmiş kişiler, dün Aden yakınlarındaki bir yerinden edilmişler kampında yürürken. (Reuters)
Savaş bölgelerinden kaçan yerinden edilmiş kişiler, dün Aden yakınlarındaki bir yerinden edilmişler kampında yürürken. (Reuters)

Yemen hükümet güçleri, dün Husilerle yaşanan çatışmaların ardından Taiz vilayetinin batısındaki stratejik Numan Dağı’nı geri aldı.

Askeri kaynaklar, ordunun dağın kontrolünü ele geçirmesinin Beni Bekari cephesini el-Kedha cephesine yeniden bağladığını ve Beni Bekari–el-Eşruh–el-Birin yolunun güvenliğini sağladığını belirtti. Şarku’l Avsat’ın kaynaklardan aldığı bilgiye göre bu gelişmeler Husilerin planlarını sekteye uğratarak, Şiraca bölgesinde Husilerin elinde kalan mevzilerin ateş altında kalmasını sağladı.

Hükümet güçleri ayrıca el-Demdum, Şerire, el-Vaziye, Rasin ve Beni Ömer bölgelerinde Husi saldırılarını püskürttü. Cerdad ve çevresindeki yüksek kesimlerde ise kontrol hatlarında herhangi bir değişiklik yaşanmadı.