Togo Dışişleri Bakanı: Suudi Arabistan ile iş birliğini geliştiriyoruz

Togo Dışişleri Bakanı Robert Dussey (Fotoğraf: Mişel el-Aziz)
Togo Dışişleri Bakanı Robert Dussey (Fotoğraf: Mişel el-Aziz)
TT

Togo Dışişleri Bakanı: Suudi Arabistan ile iş birliğini geliştiriyoruz

Togo Dışişleri Bakanı Robert Dussey (Fotoğraf: Mişel el-Aziz)
Togo Dışişleri Bakanı Robert Dussey (Fotoğraf: Mişel el-Aziz)

Afrika kıtasının yüksek yaşam standartlarına sahip ülkelerinden Togo’nun Dışişleri Bakanı Robert Dussey, ülkesinin Suudi Arabistan ile Batı Afrika'da güvenliği artırmanın yanı sıra hem ülkeler hem de genel olarak bölge için gıda sağlayacak kapsamlı bir stratejik ortaklık kurmaya yakın olduğunu söyledi.
Geçtiğimiz günlerde Riyad’ı ziyaret eden Bakan Dussey Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, Suudi Arabistan ve Togo liderlerinin iki ülke arasındaki iş birliğini geliştirmek için siyasi iradeye sahip olduğunu ifade etti.
Dussey, ziyaretinin kakao çekirdekleri, kahve, yer fıstığı, yasemin pirinci, mısır ve darı gibi tarımsal ürünlerle gıda güvenliği konuları dahil iki ülke arasındaki iş birliğini geliştirmenin yollarını araştırmak için hali hazırda çeşitli alanlarda sürmekte olan fikirleri ve tartışmaları ortaya koymak adına bazı Suudi yetkili ve bakanlarla görüştüğünü söyledi.
Togolu bakan, Riyad’da ülkesi için büyükelçilik açılması için çaba sarf edildiğini belirterek, belki de yıl sonundan önce bunun gerçekleşeceğini aktardı.

Riyad'daki görüşmeler
Dussey, Suudi mevkidaşı Prens Faysal bin Ferhan ile gerçekleştirdiği görüşmelerde, iki ülke arasındaki dostluk, ortak işbirliğini gözden geçirmek, çeşitli alanlardaki işbirliğini geliştirmenin yollarının yanı sıra bölgesel ve uluslararası gelişmeler ve bunlarla ilgili çabalar, iki ülkenin çıkarlarına hizmet edecek ortak koordinasyonu yoğunlaştırmanın yollarını masaya yatırdı. Dussey, Suudi mevkidaşıyla Batı Afrika, Sahel ve Sahra’daki siyasi ve güvenlik alanındaki işbirliği ile Togo hükümetinin, Mali'nin güvenliğini ve istikrarını geri kazanmasına, Çad'ın ise güvenlik ve barışı teşvik etmek ve terörle mücadeleye yardımcı olmak için gösterdiği çabaları ele aldığını kaydetti. Bu endişeyi Benin, Burkina Faso ve Nijerya da dahil olmak üzere bir dizi komşu ülke ile paylaştıklarını söyleyen Dussey,  Prens Faysal ile paylaştığı şeylerin bu konular olduğunu aktardı. Togolu bakan açıklamasında, “Togo ve Suudi Arabistan 2017'den bu yana terörle mücadele işbirliği konusunda anlaşmaya vardı ve iki ülke güvenlik sektöründe işbirliğini en üst düzeye çıkarmak için birlikte çalışacak” ifadelerini kullanarak, Riyad'ın hala çeşitli alanlarda ve çeşitli uluslararası forumlarda ülkesine yardım ettiğini de sözlerine ekledi.
Afrikalı gençlerin Avrupa'ya göçü konusuna da değinen Dussey, Afrika'daki hükümetlerin, liderlerin, halkların ve gençlerin katılımına duyulan ihtiyacı vurgulayarak, ulusal ekonomik, politik ve güvenlik inşası için gençleri ülkelerinde tutan nedenleri yaratmanın önemine işaret etti. Gençlerin göç etmesinin genellikle kötü bir fikir olduğuna vurgu yapan Dussey, zihinlerin ve insanların yer değiştirmesinin sonuçların garanti edilmediğini aktardı. Kendi ülkelerinde gençlere eğitim ve uygun iş imkanının tanınması gerektiğine de atıfta bulunan bakan, Afrikalı gençlerin Avrupa’ya göç etmelerine gerek olmadığını güçlü ülkelerinin doğal kaynaklar açısından zengin akıllara ihtiyaç duyulduğunu, ülkelerinin inşa ve sorumluluğunun bir kısmını üstlenmeleri gerektiğini ifade etti.

Yemen Krizi
Yemen’deki barış süreciyle ilgili soruya da cevap veren Togolu bakan, Yemenli tarafların güvenlik, istikrar ve barış için çaba sarf etmesi gerektiğine inandığını söyleyerek, Suudi Arabistan’ın Yemen krizine siyasi bir çözüm için Riyad girişimi de dahil olmak üzere başlattığı girişimlere atıfta bulundu. Dussey, bu yönde ilerleme ve meşruiyeti desteklemek adına Arap Koalisyonu aracılığıyla çabala kaydedildiğini aktardı.
Suudi girişimin Yemen’deki mevcut krizden uygun çıkış yolu olduğuna değinen Dussey, bu yöndeki çabalara katkı sağlamak ve Yemen’de barışa ulaşmanın bir yolunu aramak adına diğer tarafların ciddi adımlar atması gerektiğini vurguladı. Dussey,  ülkesinin barışı teşvik etmeyi ve Yemen krizine bir çözüm bulmayı amaçlayan Suudi çabalarını desteklemeye devam edeceğine atıfta bulundu.

Afrika Ticaret Anlaşması
Togolu bakan, Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğunu başlatma fikrinin ‘genel olarak bölge ve özel olarak Togo üzerindeki olumlu etkisi nedeniyle’ önemli olduğuna inanıyor.
Dussey, ülkesinin Nijerya gibi Afrika ülkeleriyle yüzde 9 ila 11 arasında değişen düşük ticaret oranlarına atıfta bulunarak Afrika grubunun önemine değindi. Fransa gibi ülkelerle ticaretin oranı yüzde 60 iken, Çin gibi ülkelerle bu oran yüzde 20.
Dussey, ekonomik topluluğun, komşu ülkelerin bölge içi ticaret hareketinin büyümesini artıracağını ve bunun Avrupa Birliği ile iş birliğini teşvik etmek için yararlanma olasılığı olduğunu söylüyor.



Suudi Arabistan, 2025'te G20 ülkeleri arasında en güvenli ülke oldu

Suudi Arabistan, G20 ülkeleri arasında güvenlikte ilk sırada yer aldı (SPA)
Suudi Arabistan, G20 ülkeleri arasında güvenlikte ilk sırada yer aldı (SPA)
TT

Suudi Arabistan, 2025'te G20 ülkeleri arasında en güvenli ülke oldu

Suudi Arabistan, G20 ülkeleri arasında güvenlikte ilk sırada yer aldı (SPA)
Suudi Arabistan, G20 ülkeleri arasında güvenlikte ilk sırada yer aldı (SPA)

Suudi Arabistan, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları Göstergeleri Veri Tabanı'ndaki ülke verileri ile Genel İstatistik Kurumu'nun (GASTAT) pazartesi günü yayımladığı 2025 Güvenlik Endeksi sonuçlarına göre G20 ülkeleri arasında güvenlik açısından ilk sırada yer aldı.

Açıklanan sonuçlara göre, gece saatlerinde yaşadıkları bölgelerde tek başına yürürken kendilerini güvende hissettiğini belirtenlerin oranı, toplam nüfusun yüzde 97,7'sine ulaştı.

Genel İstatistik Kurumu, elde edilen sonuçların Suudi Arabistan'ın tüm bölgeleri ve vilayetlerinde sağlanan güvenlik ortamının, ilgili kamu kurumlarının koordineli çalışmaları sayesinde mümkün olduğunu ortaya koyduğunu belirtti.

Açıklamada, bu başarının ülkede ekonomik, gıda, çevre, sağlık, sosyal, siyasi, fikrî, teknolojik ve siber güvenlik başta olmak üzere birçok alanda güvenliğin ve yaşam kalitesinin artırılmasına yönelik sürdürülen çalışmalarla uyumlu olduğu ifade edildi. Ayrıca vatandaşlara sunulan hizmetlerin geliştirilmesinin de bu sonuca katkı sağladığı, bunun da Suudi Arabistan Vizyonu 2030 hedefleri doğrultusunda gerçekleştirildiği kaydedildi.

Genel İstatistik Kurumu'nun tüm istatistik çalışmalarını, her istatistiksel ürünün niteliğine uygun, uluslararası istatistik kuruluşlarının benimsediği iş süreçleriyle uyumlu standart bir metodoloji çerçevesinde yürüttüğü belirtildi. Kişisel Yaşam Kalitesi Araştırması'nın da kurumun istatistiksel ürünlerinden biri olduğu ifade edildi.


Suudi Arabistan, İsrail'in Suriye topraklarına yönelik ihlallerini kınadı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku'l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, İsrail'in Suriye topraklarına yönelik ihlallerini kınadı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku'l Avsat)

Suudi Arabistan, İsrail'in bölgedeki uluslararası hukuku açıkça ihlal eden eylemlerini sürdürmesini ve son olarak Suriye topraklarına yönelik kara operasyonları düzenleyerek Kuneytra ve Dera illerini topçu atışlarıyla hedef almasını kınadı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan açıklamada, "Krallık, İsrail işgal güçlerinin sivilleri korkuya sevk eden ve uluslararası hukuk ile uluslararası teamülleri ihlal eden uygulamalarını kesin bir dille reddetmektedir" ifadelerine yer verildi.

Açıklamada ayrıca, İsrail'in Suriye'nin egemenliğine yönelik ihlallerine son vermesinin ve bölgenin güvenliği ile istikrarının korunması amacıyla 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrılması Anlaşması'na uymasının önemine dikkat çekildi.

Suudi Arabistan, açıklamasında Suriye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğüne verdiği desteği bir kez daha yineledi.


Güvenlik geriliminin artmasına rağmen Körfez’den petrol ve doğalgaz sevkiyatları devam ediyor

Umman’ın kuzeyindeki Musandam Yarımadası açıklarında demirlemiş tekneler (AFP)
Umman’ın kuzeyindeki Musandam Yarımadası açıklarında demirlemiş tekneler (AFP)
TT

Güvenlik geriliminin artmasına rağmen Körfez’den petrol ve doğalgaz sevkiyatları devam ediyor

Umman’ın kuzeyindeki Musandam Yarımadası açıklarında demirlemiş tekneler (AFP)
Umman’ın kuzeyindeki Musandam Yarımadası açıklarında demirlemiş tekneler (AFP)

Ortadoğu’daki petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üreticileri, Umman Körfezi’ndeki Hürmüz Boğazı’nda gemileri hedef alan son saldırılara ve son günlerde ABD ile İran arasında yeniden tırmanan gerilime rağmen sevkiyatlarını yüklemeye ve ihracata devam ediyor. Söz konusu durum, gemi trafiği izleme verilerine yansıdı.

Perşembe günü bir konteyner gemisine, cumartesi günü ise bir petrol tankerine düzenlenen saldırıların ardından boğaz üzerinden geçen enerji taşımacılığı trafiğinde yavaşlama yaşandı. Saldırılar, Washington ile Tahran arasındaki gerilimi yeniden tırmandırırken taraflar arasındaki geçici ateşkes sürecini de gölgelemişti. Ancak ABD’li bir yetkili dün yaptığı açıklamada, iki ülkenin son çatışmaları durdurma ve stratejik su yolunun güvenliğine ilişkin müzakereleri yeniden başlatma konusunda anlaştığını bildirdi.

Londra Menkul Kıymetler Borsası Grubu’na (LSEG) ait verilere göre, yaklaşık 2 milyon varil taşıma kapasitesine sahip dördüncü bir dev tanker bugün Suudi Arabistan’ın Ras Tanura limanından ham petrol yüklemesi yaptı. Bu gelişme, dün işletmeci şirkete ait bir helikopterin düşmesi ve 14 kişinin hayatını kaybetmesinin ardından yaşandı.

Ayrıca hafta sonu boyunca Ras Tanura’dan petrol yüklü üç büyük tanker daha ayrıldı. Söz konusu gemilerin, Körfez’den geçişleri sırasında takip sistemlerini kapattıkları ve bunun bazı gemilerin saldırı riskini azaltmak için başvurduğu bir yöntem olduğu belirtildi.

Verilere göre bu tankerlerden birinin, Hürmüz Boğazı’nı geçtikten sonra takip sistemlerinde yeniden görünerek Japonya’ya doğru yol aldığı tespit edildi.

Öte yandan iki dev petrol tankeri dün boğazdan geçerek Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki (BAE) bir limana yanaştı ve ham petrol yükledi.

İran petrol sevkiyatlarını hızlandırıyor

Buna karşılık İran, ABD’nin petrol ihracatına yönelik yaptırımları 60 gün süreyle askıya alma kararının ardından ham petrol yükleme faaliyetlerini artırdı.

Deniz istihbaratı alanında faaliyet gösteren Windward şirketi, Tahran’ın cumartesi günü, yaklaşık bir haftalık aranın ardından ilk kez Hürmüz Boğazı’ndaki ihracat terminalleriyle eş zamanlı olarak Hark Adası’nda petrol yüklemesi gerçekleştirdiğini bildirdi.

Kpler şirketine ait verilere göre İran’a ait iki dev petrol tankeri cumartesi günü Hürmüz Boğazı’na giriş yaptı. Öte yandan hafta sonu boyunca dört büyük tanker, BAE ve Katar’dan yaklaşık 8 milyon varil petrol yükleyerek bölgeden ayrıldı.

Petrol fiyatları üzerinde baskı

Körfez bölgesinden yapılan petrol ihracatındaki artışın, küresel arzın yaklaşık üçte birini sağlayan bu bölgeden gelen ek hacim nedeniyle petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturduğu belirtiliyor.

Brent petrol geçen hafta yüzde 10,6 gerileyerek üst üste üçüncü haftalık kaybını kaydetmişti. Ancak hafta sonu yaşanan saldırılar, bugün işlemlerde fiyatların yeniden yükselmesine yol açtı.

IG Markets analisti Tony Sycamore, Hürmüz Boğazı’nın kademeli olarak yeniden açılmasının önümüzdeki haftalar ve aylarda devam etmesi halinde petrol fiyatlarının düşüş eğilimine girebileceğini belirtti. Ancak Sycamore, yeni bir gerilim durumunda mevcut fiyat seviyelerinin, jeopolitik risklerin büyüklüğünü yansıtmaktan uzak kalabileceği uyarısında bulundu.

Doğalgaz ihracatı devam ediyor

LNG piyasasında ise gemi takip verileri, Hürmüz Boğazı’nın batısında 26 Haziran’da iki ek tankerin daha ortaya çıktığını gösterdi. Söz konusu gemilerin, daha önce takip sistemlerini kapattıkları belirtilirken, hafta sonu boyunca iki LNG yüklü tanker boğazdan ayrıldı.

Al Kharaitiyat adlı tanker, Katar’ın Ras Laffan limanından yükünü aldıktan sonra Kuveyt’e doğru ilerliyor. QatarEnergy’ye ait Al Kharsaah adlı bir diğer tanker ise Katar açıklarında beklemede bulunuyor.

Ayrıca QatarEnergy’ye ait Al Hamla adlı tankerin de 18 Haziran’da Ras Laffan’dan yüklediği LNG kargosuyla Çin’e 3 Temmuz’da varmasının beklendiği aktarıldı.