Görülmemiş bir Fransa-Afrika ‘zirvesi’

Toplantı ‘zirve’ olarak nitelenmesine rağmen herhangi bir ülke liderine davet gönderilmedi. Afrikalı devlet başkanlarının katılım sağlamadığı görüşmelerin ardından herhangi bir açıklama yapılmadı veya karar alınmadı. (EPA)
Toplantı ‘zirve’ olarak nitelenmesine rağmen herhangi bir ülke liderine davet gönderilmedi. Afrikalı devlet başkanlarının katılım sağlamadığı görüşmelerin ardından herhangi bir açıklama yapılmadı veya karar alınmadı. (EPA)
TT

Görülmemiş bir Fransa-Afrika ‘zirvesi’

Toplantı ‘zirve’ olarak nitelenmesine rağmen herhangi bir ülke liderine davet gönderilmedi. Afrikalı devlet başkanlarının katılım sağlamadığı görüşmelerin ardından herhangi bir açıklama yapılmadı veya karar alınmadı. (EPA)
Toplantı ‘zirve’ olarak nitelenmesine rağmen herhangi bir ülke liderine davet gönderilmedi. Afrikalı devlet başkanlarının katılım sağlamadığı görüşmelerin ardından herhangi bir açıklama yapılmadı veya karar alınmadı. (EPA)

Fransız diplomasisinin gizemli yönlerini yakından takip eden gözlemciler, Paris’in sömürge imparatorluğuna sahip olduğu Afrika Kıtası’na yönelik politikasının Cumhurbaşkanı’nın tekelinde olduğu görüşündeler. Gözlemcilere göre Fransa’nın Afrika politikasını Cumhurbaşkanı planlıyor, karar veriyor ve uyguluyor.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, yılda bir kez düzenlenen ve 2020'de Bordeaux'da yapılması planlanan 28. Fransa-Afrika Zirvesi'ne 54 Afrikalı devlet başkanının katılmasına karar verdi. Ancak yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle zirve ertelendi. Bu yılki zirve ise öncekilerden farklı oldu.
Adı "zirve" olmasına rağmen, bu sefer hiçbir ülke liderine davet gönderilmedi, Afrikalı devlet başkanları katılım sağlamadı, herhangi bir açıklama yapılmadı veya karar alınmadı.
Zirve Afrikalı gençler, diaspora ve Fransa'daki muadillerinin katıldığı bir diyalog forumuna dönüştürüldü. Görüşmelerin hedefinde eski sömürgeci ile Afrika ülkeleri arasında kurulacak yeni ilişkilerin çerçevesini çizmek vardı.
Fransa'nın güneyindeki sahil kenti Montpellier'de bugün başlaması planlanan zirveye katılacak tek cumhurbaşkanı, katılımcı Afrika ülkelerinden seçilen gençlerle diyaloga girecek olan Macron.
Söz konusu Afrika ülkeleri ise şöyle sıralandı:
Tunus, Mali, Fildişi Sahili, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Güney Afrika, Kenya, Nijerya, Senegal, Angola, Burkina Faso ve Kamerun.
Kurumlar, başkanlar, geleneksel tartışmalar, nihai açıklamalar ve tüm geleneksel aşamaların izlendiği katı bir protokolden sonra artık söz söyleme zamanı sanatçılar, yazarlar, girişimciler ve sivil toplum temsilcilerine geldi. Ancak bu grubun açıklamaları genellikle resmi anlatıya karşılık gelmiyor.
Elysee Sarayı kaynaklarının aktardığına göre Paris, zirveyi sunarken Montpellier Forumu'nun iki taraf arasındaki ilişkinin ‘yeniden kurulması’ için bir dönüm noktası olmasını arzuluyor. Toplantıya Afrika'nın dört bir yanından Akdeniz kıyı kentine katılımcıların akın etmesi beklenirken, katılımcı sayısının 3 bin olacağı tahmin ediliyor.
Ancak bu toplantı tesadüfi değil. Kamerunlu yazar ve düşünür Achille Mbembe aylarca süren çalışmalarının ardından geçtiğimiz salı günü Cumhurbaşkanı Macron'a ayrıntılı bir rapor sunmasının sonucu olarak düzenlendi.
Belki de Paris'in birçok Afrika ülkesiyle gergin ilişkilerinin ve iktidarda kalmak için anayasayı kullanan bir dizi "darbeci" Afrikalı lider ile yapacağı geleneksel zirveyi önemsizleştireceğini belirtmekte fayda var. Fransız tarafı, bugün Montpellier'deki forumun Macron'un 2017'de Burkina Faso'nun başkenti Ouagadougou'da yaptığı konuşmanın ‘yansıması’ olduğunu iddia ediyor. Macron konuşmasında, Afrika ile ilişkileri yenilemek ve harekete geçmek için gençlerin önemini açıkça vurgulamıştı.
Kamerunlu düşünürün raporu, Fransa’nın Afrika'daki politikasına yönelik katı hükümler içeriyor. Rapor, Fransız politikasını ‘Afrika gençliğinin içinde bulunduğu yeni hareketlerin ve siyasi ve kültürel deneyimlerin gerçekliğinden kopmuş’ olarak niteliyor. Mbembe, “Fransa'nın Afrika Kıtası’ndaki tiranlığa verdiği sözde destekten daha büyük bir zarar yoktur” diyerek Paris’in politikasını açıkça kınadı. Paris’in Fransız askeri müdahalelerinden egemenlik, yönetişim ve demokrasiye kadar ‘öfkeyi kışkırtan tüm meselelerin masaya yatırılacağını’ söyleyen Kamerunlu yazar, mevcut siyasi atmosferin tartışmaları hassas hale getirdiğini ifade etti.
Resmi olarak sabah düzenlenecek çalıştayların beş ana teması bulunuyor. Öğleden sonraki bölüm iki genel çalışma oturumuna ayrılacak ve ikincisine Macron da katılacak.
İlk çalıştay “Vatandaşlık ve demokrasi” başlığı altında düzenleniyor. Egemenlik, ifade özgürlüğü, vatandaşlık, göçler ve demokrasi dosyaları ele alınıyor. Hepsi hassas konular olarak niteleniyor. Paris için önemli olan Afrikalı gençlerin bu konudaki isteklerini dinlemek. Ancak en önemli nokta, Afrika gençliğinin taleplerinin sonuçlarını ve tüm bunların mevcut ve sürdürülebilir rejimlerle ilgilenen resmi Fransız politikasına nasıl yansıyacağını bilmek. Herhangi bir olumsuz veya açık Fransız resmi söylemi, Macron'un son açıklamaları nedeniyle şu an Paris ve Cezayir arasında olduğu gibi bir krize yol açabilir.
İkinci çalıştaya dijital, tarım, kültür endüstrisi, yaratıcılık ve spor sektörlerinde başarılı deneyimler hakkında, her iki taraftan 500 kişinin katılacağı genişletilmiş bir diyalog kapsamında gerçekleştiriliyor. İş sektörü ve inovasyon başlığı altında yapılıyor. Çalıştayın hedefinde deneyim alışverişinde bulunmak ve gelecek için iletişim ağları örmek var.
Üçüncü çalıştayda, yüksek öğretim sektörüne ve iki taraf arasında ortaklık ilişkilerinin yeniden kurulmasına yönelik araştırmalara odaklanılacak. Dördüncü ve beşinci çalıştayda ise bir yanda kültür ve yaratıcı sektör, diğer yanda spor ile ilgili çalışmalar yürütülecek. Ancak zirve herkesi tatmin etmiyor. Bu nedenle sosyal adaleti savunan ve çevrenin korunması ve uluslararası şirketlere adil vergilerin getirilmesi çağrısında bulunan “Atak” derneği ve Afrika'daki Fransız politikası muhalifi “Survey” derneğinin çağrısı üzerine Montpellier şehrinde aynı anda paralel bir zirveye daha tanık olunacak.
Söz konusu derneklerin ortak açıklamasında, ‘yapılan açıklamalara rağmen halen mevcut olan sömürgeci ruh’ kınandı. Açıklamada, Paris'in ‘Afrika'da mali, ekonomik, diplomatik ve kültürel hegemonyasını sürdürdüğü, bunun yanı sıra askeri müdahalelerini devam ettirdiği ve insan haklarını ihlal eden ve halkların kurtuluşunu engelleyen rejimleri desteklediği’ vurgulandı.
Achille Mbembe’nin raporunda da konuya dir de değerlendirmeler yer aldı. Cumhurbaşkanı Macron'a Afrika ile yeni ilişkiler kurması ve Fransa'nın ‘Afrikalı köklerini’ tanıması önerisinde bulundu. Bu durumun, cumhurbaşkanlığı kampanyası ve yaklaşan bahar seçimleri nedeniyle kuşkusuz Fransa'da güçlü bir muhalefete yol açması bekleniyor. Mbembe, iki taraf arasındaki ilişkinin yeni bir tarihini Afrikalıların gözünden yeniden yazmak için Fransız ve Afrikalı tarihçilerden oluşan bir komite oluşturulması çağrısında bulundu. Raporda ayrıca Fransa'ya ‘(Fransız) sömürgeciliğinin tahrif edici yönünü, zararlarını ve insanlığa karşı suçlar da dahil olmak üzere işlediği suçları’ tanıması çağrısında bulunuldu.
Macron, 2017 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adaylığı sırasında gerçekleştirdiği Cezayir ziyaretinde bu konuya (Fransız sömürgeciliğini tanıma) değinmiş ancak daha sonra vazgeçmişti.



ABD ordusu, cumartesi günü Başkan Trump'a İran'a saldırı hazırlığında olduğunu bildirdi

ABD uçak gemisi USS Gerald Ford'da personel tarafından yapılan hazırlıkları gösteren bir fotoğraf (ABD Donanması)
ABD uçak gemisi USS Gerald Ford'da personel tarafından yapılan hazırlıkları gösteren bir fotoğraf (ABD Donanması)
TT

ABD ordusu, cumartesi günü Başkan Trump'a İran'a saldırı hazırlığında olduğunu bildirdi

ABD uçak gemisi USS Gerald Ford'da personel tarafından yapılan hazırlıkları gösteren bir fotoğraf (ABD Donanması)
ABD uçak gemisi USS Gerald Ford'da personel tarafından yapılan hazırlıkları gösteren bir fotoğraf (ABD Donanması)

ABD televizyonu CBS News’e konuşan kaynaklar, ABD’li üst düzey ulusal güvenlik yetkililerinin, cumartesi günü Başkan Donald Trump'a ordunun İran'a olası saldırıları gerçekleştirmeye hazır olduğunu ve herhangi bir eylemin takviminin hafta sonunu aşabileceğini bildirdiklerini söyledi.

Ulusal güvenlik konularının hassasiyeti nedeniyle kimliklerinin gizli tutulmasını isteyen yetkililer, Trump'ın saldırı konusunda henüz nihai bir karar vermediğini belirterek, istişarelerin devam ettiğini ve çeşitli olasılıklara açık olduğunu vurguladı.

Kaynaklardan bazıları, ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) Washington’ın operasyona devam etmesi halinde İran'ın başlatabileceği olası eylemler veya karşı saldırılara hazırlık olarak bazı personeli geçici olarak Ortadoğu'dan Avrupa'ya veya ABD içindeki başka yerlere naklettiğini de sözlerine ekledi.

Kaynaklardan biri, varlıkların ve personelin yeniden konuşlandırılmasının, olası bir ABD askeri harekâtı öncesinde rutin bir prosedür olduğunu ve İran'a bir saldırının yakın olduğu anlamına gelmediğini açıkladı.

Pentagon’un bir sözcüsü ise çarşamba öğleden sonra CBS News'e yaptığı açıklamada, paylaşacak herhangi bir bilgisi olmadığını söyledi.

CNN'e konuşan bazı kaynaklar da ABD ordusunun bu hafta sonu İran'a saldırı düzenlemeye hazır olduğunu, ancak Başkan Trump'ın böyle bir harekatı onaylayıp onaylamayacağına dair henüz nihai bir karar vermediğini söyledi.

Kaynaklar, Beyaz Saray’ın, Ortadoğu'daki ABD hava ve deniz kuvvetleri de dahil olmak üzere son günlerde önemli takviye güçlerin gönderilmesinin ardından, ordunun hafta sonu itibarıyla saldırıya hazır olabileceği konusunda bilgilendirildiğini belirtti. Ancak bir kaynak, Trump'ın özel olarak gerçekleştirilen toplantılarda askeri harekatın lehine ve aleyhine olan argümanları tartıştığını ve en iyi hareket tarzı konusunda danışmanlarının ve müttefiklerinin görüşlerini aldığını belirterek, hafta sonuna kadar bir karar verip vermeyeceğinin belirsiz olduğunu ekledi. Kaynak, “Bu konuyu düşünmek için çok zaman harcıyor” ifadelerini kullandı.

ABD merkezli haber sitesi Axios daha önce bazı kaynaklara dayanarak, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin İran ile büyük bir savaşa daha yakın olduğunu ve devam eden diplomatik çabaların başarısız olması halinde bunun yakında gerçekleşebileceğini öne sürmüştü.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran ve ABD'nin dün Cenevre'de yapılan ikinci tur müzakerelerde temel ‘kılavuz ilkeler’ üzerinde anlaşmaya vardığını, ancak iki tarafın hala üzerinde çalışması gereken konular olduğunu açıkladı.

Öte yandan ABD'li bir yetkili, İran'ın nükleer müzakerelerdeki uçurumları kapatmak için önümüzdeki iki hafta içinde ayrıntılı öneriler sunacağını söyledi. Kimliğini açıklamak istemeyen yetkili, “İlerleme kaydedildi, ancak hala tartışılması gereken birçok ayrıntı var” diye ekledi.

Trump, müzakerelerin öncesinde yaptığı bir açıklamada, Cenevre’deki görüşmelere ‘dolaylı olarak’ katılacağını söylemiş ve Tahran'ın bir anlaşmaya varmak istediğine inandığını ifade etmişti.


Ukrayna, Moskova'ya verdiği destek nedeniyle Belarus Cumhurbaşkanına yaptırımlar uyguladı

Putin, Moskova'da Belaruslu mevkidaşı Alexander Lukashenko ile bir araya geldi, (Arşiv-AP)
Putin, Moskova'da Belaruslu mevkidaşı Alexander Lukashenko ile bir araya geldi, (Arşiv-AP)
TT

Ukrayna, Moskova'ya verdiği destek nedeniyle Belarus Cumhurbaşkanına yaptırımlar uyguladı

Putin, Moskova'da Belaruslu mevkidaşı Alexander Lukashenko ile bir araya geldi, (Arşiv-AP)
Putin, Moskova'da Belaruslu mevkidaşı Alexander Lukashenko ile bir araya geldi, (Arşiv-AP)

Ukrayna, Belarus Cumhurbaşkanı Alexander Lukashenko'ya yaptırımlar uyguladı ve savaş sırasında Rusya'ya verdiği destek nedeniyle Minsk'e karşı "karşı önlemleri yoğunlaştıracağını" belirtti.

Rusya'nın en yakın müttefiklerinden biri olan Belarus, Moskova'nın 2022'deki işgaline bir sıçrama tahtası görevi görmüş ve Rus güçlerinin geri püskürtülmeden önce Ukrayna başkentine yaklaşmasına imkan sağlamıştı.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy dün sosyal medyada yaptığı paylaşımda, "Ukraynalıların öldürülmesinde (Lukashenko tarafından sağlanan) her türlü yardıma karşı önlemleri önemli ölçüde yoğunlaştıracağız" ifadelerini kullandı.

Belarus cumhurbaşkanlığı basın ofisi henüz yorum talebine yanıt vermedi.

Zelenskiy, Ukrayna ile 1.000 kilometreden fazla sınırı paylaşan Belarus'un, Moskova'nın ülkesine yönelik büyük ölçekli insansız hava aracı (İHA) saldırıları düzenlemesine yardımcı olduğunu belirtti.

Ukrayna ve Belarus arasındaki sınırda fiili bir çatışma olmamasına rağmen, Zelenskiy, Minsk'in Rusya'ya 2025'in ikinci yarısında Ukrayna'ya yönelik saldırılarda kullanılan İHA’ları kontrol etmek için kendi topraklarında sistemler konuşlandırma izni verdiğini ifade etti.

Lukaşenko zaten ABD ve Avrupa yaptırımlarına tabi. Ukrayna'nın bu adımı büyük ölçüde sembolik olsa da Zelenskiy ülkesinin yeni önlemlerin "küresel bir etkiye" sahip olmasını sağlamak için ortaklarıyla birlikte çalışacağını belirtti.


ABD Dışişleri Bakanlığı, 18 İranlı yetkiliye vize kısıtlaması getiriyor

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 16 Şubat 2026'da Macaristan'ın Budapeşte kentinde düzenlenen ortak basın toplantısında (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 16 Şubat 2026'da Macaristan'ın Budapeşte kentinde düzenlenen ortak basın toplantısında (AFP)
TT

ABD Dışişleri Bakanlığı, 18 İranlı yetkiliye vize kısıtlaması getiriyor

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 16 Şubat 2026'da Macaristan'ın Budapeşte kentinde düzenlenen ortak basın toplantısında (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 16 Şubat 2026'da Macaristan'ın Budapeşte kentinde düzenlenen ortak basın toplantısında (AFP)

ABD Dışişleri Bakanlığı dün, Washington'un Tahran'a karşı attığı son adımlar kapsamında, 18 İranlı yetkili ve  telekomünikasyon sektörü liderine vize kısıtlaması getireceğini duyurdu.

İran nükleer programı konusunda Cenevre'de Tahran ve Washington arasında yapılan ikinci tur görüşmelerin ardından İranlılar "ilerleme" kaydedildiğini ve olası bir anlaşmaya hazırlık olarak yazılı çalışma belgeleri sunmaya hazır olduklarını belirtirken, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Tahran'ın ABD Başkanı Donald Trump tarafından belirlenen "kırmızı çizgileri" aşmayı henüz kabul etmediğini teyit ederek, denklemde bir değişiklik olmazsa diplomasinin "doğal sonuna" ulaşabileceğini ima etti.

Uzmanlar, uydu görüntülerinin, İran'ın yakın zamanda hassas askeri bölgedeki yeni bir tesisin üzerine beton kalkan inşa ettiğini ve bunu toprakla örttüğünü gösterdiğini, bunun da ABD ile artan gerilimler arasında İsrail'in geçen yıl bombaladığı bildirilen bölgede çalışmaların ilerlediğini gösterdiğini ifade etti.