Brezilya’da can kayıpları 600 bine yaklaşırken salgında gerileme işaretleri

Fransa, Pfizer aşısının çocuklara uygulanması için lisans alacak… Hindistan turistler için kapılarını yeniden açıyor

Brezilya’da koronavirüs salgını kurbanları için beyaz mendil taşıyan insanlar (DPA)
Brezilya’da koronavirüs salgını kurbanları için beyaz mendil taşıyan insanlar (DPA)
TT

Brezilya’da can kayıpları 600 bine yaklaşırken salgında gerileme işaretleri

Brezilya’da koronavirüs salgını kurbanları için beyaz mendil taşıyan insanlar (DPA)
Brezilya’da koronavirüs salgını kurbanları için beyaz mendil taşıyan insanlar (DPA)

Brezilya, ABD’nin ardından yeni tip koronavirüse (Kovid-19) bağlı can kayıpları bilançosunun 600 bini aştığı ikinci ülke olma yolunda ilerlerken, sağlık uzmanları tarafından pandemi krizini yanlış yönettiğine ilişkin eleştirilere maruz kalan Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’nun hükümeti üzerindeki baskı iki katına çıktı.
Reuters haber ajansına göre, ülkenin yavaş bir başlangıçtan sonra aşılama kampanyasını yoğunlaştırması ile enfeksiyon oranlarında düşüş işaretleri görülmeye başlandı. Brezilyalıların yüzde 70’inden fazlası Kovid-19 karşıtı aşının ilk dozunu aldı. Buna karşılık, Haziran ayında 600 bin can kaybını geçmiş olan ABD’de ise nüfusun yüzde 65’i aşılandı.
Brezilya şu ana kadar Delta varyantı salgınının en kötüsünden kaçınmış gibi görünüyor. Zira son derece bulaşıcı olan varyantın yayılmasına rağmen kaydedilen ölüm ve enfeksiyon sayısında azalma görüldü. Kovid-19’a bağlı ölüm oranında Nisan ayında ulaşılan zirvede günlük 3 bin ölümün ardından yüzde 80 oranında düşüş yaşandı. Brezilya artık dünya çapında Kovid-19’a bağlı en fazla günlük can kaybının kaydedildiği ülkeler arasında yer almıyor.
Brezilya Sağlık Bakanlığı Perşembe günü yaptığı açıklamada, 451 kişinin daha Kovid-19 sebebiyle hayatını kaybetmesi ile ülkede kaydedilen toplam can kaybının 599 bin 810’a ulaştığını bildirdi.
Koronavirüs enfeksiyon sayıları dünyanın çeşitli bölgelerinde nispeten bir düşüş kaydederken, ekonominin normal durumuna dönmesi için kullanılan politikalar değişiklik gösteriyor.
Bu bağlamda, Hindistan Perşembe akşamı yaptığı açıklamada, pandemi nedeniyle bir yıldan uzun bir süredir yabancı turistlerin kabul edilmemesinin ardından 15 Ekim itibariyle yabancı turistler için ülkenin kapılarının yeniden açılacağını duyurdu. Açıklamada, Hindistan İçişleri Bakanlığının, 15 Ekim 2021’den itibariyle Hindistan’a gelmek isteyen yabancıların çeşitli bilgilerinin incelenmesinin ardından turist vizesi verilmeye başlanmasına karar verdiği belirtildi. Küresel Aşı İttifakı (GAVI) Başkanı Jose Manuel Barroso dün yaptığı açıklamada, uluslararası COVAX mekanizmasının hala, Ekim ayında Yeni Delhi tarafından söz verildiği üzere Hindistan’ın Kovid-19 karşıtı aşı ihracatına yeniden başlamasını beklediğini söyledi.

Avrupa’da farklılıklar
Avrupa Birliği’nde en düşük aşılama oranına sahip olan Romanya, Avrupa’nın başka bölgelerinde tanık olunan enfeksiyon sayısındaki belirgin düşüşün aksine, Kovid-19 salgınının dördüncü dalgasıyla yüzleşiyor. Ülkede Çarşamba günü rekor bir sayı olarak 331 can kaybının kaydedilmesinin ardından Perşembe günü 24 saat içinde 14 bin 457 yeni vaka ve 263 can kaybı kaydedildi.
Fransa’da ise koronavirüs enfeksiyonları sebebiyle kapatılan sınıfların daha fazlası açıldı. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayınlanan güncel rakamlara göre, önceki hafta bin 692 sınıf kapalıyken, bu hafta bin 254 sınıf kapalı kaldı.
Ayrıca Pazartesi gününden itibaren ülkenin çoğu bölgesinde ilköğretim öğrencileri için maske kullanımı zorunlu olmamasına karar verildi.
Bununla birlikte, Pasteur Enstitüsü dün (Cuma) yaptığı açıklamada, önümüzdeki aylarda Fransa’daki epidemiyolojik durumun gidişatı ile ilgili olarak temkinli bir iyimserlik gösterdi.
Pfizer’in Kovid-19’a karşı geliştirdiği aşının, 5 ile 11 yaş arasındaki çocuklara uygulanmasına izin verilmesi için ABD’de başvuruda bulunulmasının ardından yaklaşık 28 milyon çocuğun yakında Pfizer aşısı olması mümkün olabilir. Bu adım, birçok ebeveynin sabırsızlıkla beklediği aşı kampanyası için yeni bir adım oldu.
Sağlık yetkilileri, verileri inceledikten sonra birkaç hafta içinde söz konusu yaş grubuna ilk dozların uygulanmasına yeşil ışık verebilir.

Rekor bilanço
Papua Yeni Gine’deki Kovid-19 krizi, resmi makamların bildirdiğinden çok daha kötü olabilir. Ülkedeki hastaneler hızla kötüleşen durumla başa çıkmak için mücadele ederken, dün yayınlanan yeni veriler enfeksiyon sayısında keskin bir artış olduğunu gösterdi. 9 milyonluk bir nüfusa sahip olan Papua Yeni Gine, salgının başlangıcından bu yana Kovid-19’a bağlı olarak 245 ölüm ve 23 binin biraz altında vaka kaydedildiğini bildirdi.
Ancak Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verileri, vaka sayısının 60 bin 918 civarında olduğunu yani resmi makamlar tarafından yayınlanan rakamlarının neredeyse üç katı olduğunu gösteriyor.

Adil bir aşı dağıtımı çağrısı yineleniyor
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres Perşembe günü, zengin ülkelerin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşıları üzerindeki kontrolünü ‘ahlak dışı’ ve ‘aptalca’ olarak nitelendirerek, bu durumun tehlikeli olabilecek mutasyonların ortaya çıkmasına zemin hazırladığını belirtti.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus ile düzenlediği ortak basın toplantısında, aşılara erişimdeki eşitsizliğin, Kovid-19 salgınının en iyi müttefiki olduğunu belirten Guterres, aşıların adil bir şekilde dağıtılmamasının sadece ahlak dışı değil, aynı zamanda ‘aptalca’ olduğunu vurguladı. Ayrıca, Guterres, bu durumun mutasyona uğramış varyantların özgürce evrimleşmesine izin verdiğini dolayısı ile milyonlarca kişinin ölümüne ve ekonomik gerilemenin devam etmesine yol açtığını belirtti.
WHO, içerisinde yaptığı bu açıklamalarda, tüm ülkelere Eylül ayı sonuna kadar nüfusunun yüzde 10’unun aşılanmasının sağlanması çağrısında bulunmuştu. Tedros, basın toplantısında bu hedefi 56 ülkenin başaramadığını ancak bunun kendi hatalarından değil, aşı eksikliğinden kaynaklandığını söyledi.
WHO şimdi ise tüm ülkelere nüfuslarının yüzde 40’ını yıl sonuna kadar, yüzde 70’ini ise 2022’nin ortalarına kadar aşılamaları çağrısında bulunuyor. Tedros bu hedeflere ulaşmak için en az 11 milyar doz aşı gerektiğini belirtti. Bunun bir tedarik sorunu değil, uygulama sorunu olduğunu vurguladı. WHO yetkilisi, Eylül sonuna kadar dünya çapında yaklaşık 6,5 milyar doz uygulandığını bildirerek, “Küresel üretimin ayda 1,5 milyar doza ulaşması göz önüne alındığında, aşıların adil bir şekilde dağıtılması şartıyla küresel aşılama hedeflerini gerçekleştirmeye yetecek kadar tedarik olacak gibi görünüyor” dedi.
Guterres ise, “Adil bir dağıtımı sağlamak için yaklaşık 8 milyar dolar tahsis edebilirsek, yıl sonuna kadar aşılamada tüm ülkelerin nüfusun yüzde 40’ına ulaşabiliriz” ifadelerini kullandı. Paranın nasıl kullanılacağı ile ilgili detay verilmedi.
WHO, en az 11 milyar doz aşıya ulaşılması için, aşı üreticilerine teknolojilerini diğer ülkelere aktarmalarını isterken uluslararası COVAX sisteminin ve Afrika Birliği tarafından kurulan Afrika Aşı Edinme Fonu’nun (AFAT) desteklenmesi çağrısında bulundu.
WHO ayrıca zengin ülkelere, yetişkinlerin ve ergenlerin tamamını aşılamadan önce, sağlık çalışanları, enfeksiyona karşı savunmasız kişiler ve yaşlıların aşılanması için aşı dozları paylaşma çağrısında bulundu.
Tedros ayrıca, WHO’nun en yaygın semptomları yorgunluk, nefes darlığı ve bilişsel bozulma olarak bilinen Uzun Kovid tanımını benimsediğini belirtti. Tanıma göre, bu semptomların en az iki ay görülmesi ve alternatif bir tanı ile açıklanamıyor olmasını gerektirdiğini açıkladı.
Çeşitli istatistik kurumlarının verilerine göre salgın yaklaşık 5 milyon kişinin ölümüne neden oldu. Salgına bağlı en fazla ölüm ABD’de (710 bin 180) kaydedildi. ABD’yi Brezilya (599 bin 810), Hindistan (450 bin 127) ve Meksika (281 bin 121) takip ediyor.
WHO, Kovid-19 ile doğrudan veya dolaylı olarak kaydedilen ölüm oranlarını dikkate alarak, salgın bilançosunun resmi olarak duyurulan bilançodan iki veya üç kat daha fazla olabileceğini düşünüyor.



İran'da reformist harekete yönelik tutuklamalar sürüyor

Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)
Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)
TT

İran'da reformist harekete yönelik tutuklamalar sürüyor

Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)
Tahran'da düzenlenen hükümet karşıtı protestolardan bir kare (AP)

İran’da reform yanlısı medya kuruluşları dün akşam, ülke çapında haftalardır süren yaygın protesto gösterilerinin ardından, reformist hareketin önde gelen isimlerini hedef alan tutuklama kampanyası kapsamında Reform Cephesi Başkanı ve İran Birlik Partisi Genel Sekreteri Azer Mansuri'nin tutuklandığını bildirdi.

Reform Cephesi’ne yakınlığıyla bilinen ‘İmtidad’ adlı haber sitesi, Mansuri'nin Tahran'ın yaklaşık 20 kilometre güneydoğusundaki Karçak ve Ramin semtindeki evine yapılan baskın sırasında Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) istihbarat servisi üyeleri tarafından adli emirle tutuklandığını aktardı.

Bu haberin ardından DMO'ya yakınlığıyla bilinen haber ajansı Fars, güvenlik ve adli kaynaklara dayandırdığı haberinde Mansuri'nin, eski milletvekili, önde gelen reformist figür ve Reform Cephesi Siyasi Komite Başkanı İbrahim Asgerzade ve asli üye eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi hükümetinde Dışişleri Bakan Yardımcısı olan Muhsin Eminzade ile birlikte tutuklandığını doğruladı.

drvgf
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, 2025 yılının ağustos ayında İsrail ile savaşın sona ermesinden birkaç gün sonra cumhurbaşkanlığı görevine geldikten sonra Reform Cephesi üyeleriyle üçüncü kez bir araya geldiğinde (İran Cumhurbaşkanlığı)

Aynı kaynaklara göre tutuklulara yöneltilen suçlamalar arasında ‘ulusal uyumu bozmak, anayasaya aykırı tutumlar sergilemek, düşman propagandasıyla iş birliği yapmak, teslimiyet politikasını teşvik etmek, grupların siyasi yollarını saptırmak ve yıkıcı nitelikte gizli mekanizmalar kurmak’ yer alıyordu.

Konuya hakim bir yetkili, yetkililerin ‘önceki eleştirel tutumlarını hoş görmesine rağmen, güvenlik karşıtı faaliyetlerini sürdürmeleri nedeniyle bu gruba yasaya uygun şekilde müdahale ettiğini’ söyledi.

İran'daki reformist partiler için en geniş koordinasyon çerçevesini oluşturan Reform Cephesi, son seçimlerde Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın en önde gelen destekçilerinden biri oldu.

Yine DMO'ya yakınlığıyla bilinen bir diğer haber ajansı Tesnim, kısa ve belirsiz bir açıklamayla yayınladığı haberde Tahran Savcılığı'nın bazı önde gelen siyasi isimleri ‘Siyonist İsrail rejimini ve ABD'yi desteklemekle’ suçladığını bildirdi. Ocak ayındaki olaylarla ilgili soruşturmalar çerçevesinde ilgili kişilerin isimleri, parti bağlantıları veya tutuklanma koşullarına dair herhangi bir bilgi ise verilmedi.

Tesnim’in haberine göre bu ‘terör olayları’, şiddet eylemlerini meşrulaştırmak ve iç güvenliği etkilemek için perde arkasında ve siber uzayda çalışan bir organizasyon ve medya ağı aracılığıyla ‘İsrail’ ve ‘kibirli’ taraflarla pratik ve operasyonel bir bağlantı olduğunu gösterdi.

Ajans, ABD ve İsrail’in tehditlerinin doruk noktasına ulaştığı bir dönemde reformist hareketin önde gelen politikacılarının davranışlarını izlemenin, savcının onları ‘siyasi ve sosyal durumu bozmak ve saha terörizmi olarak nitelendirdiği eylemleri meşrulaştırmak için faaliyetler düzenlemek ve yönetmekle’ suçladıktan sonra dosyalarını açmasına neden olduğunu da ekledi.

Tesnim, prosedürlerin tamamlanmasının ardından, bir siyasi partiye bağlı dört kişiye suçlamada bulunulduğunu, bunlardan bazılarının İsrail ve ABD için çalıştıkları gerekçesiyle tutuklandığını, diğerlerinin ise ulusal uyumu bozmak ve kışkırtmakla suçlandıkları bir davada soruşturma için çağrıldıklarını bildirdi.

dfghyju
Aktivist Azer Mansuri ve Eminzade solda, Asgerzade sağda (Jamaran News)

İran Yargı Erki’nin haber ajansı Mizan, kimliklerini açıklamadığı bazı siyasi isimlerin tutuklandığını ve haklarında dava açıldığını doğruladı.

Mansuri (60), daha önce reformist çizgiden eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi'nin danışmanlığını yapmıştı. Aralık ayı sonlarında İran'da protestolar patlak verdikten sonra, Instagram hesabında “Sesinizi duyurmanın tüm yolları kapandığında, protesto sokaklara taşınır” diye yazmıştı.

Fransız Haber Ajansı AFP’ye göre Mansuri, ‘baskının, protestocularla başa çıkmanın en kötü yolu’ olduğunu belirtirken, protestolar sırasında binlerce kişinin hayatını kaybetmesine atıfla, “Medyaya ulaşamıyoruz, ancak yaslı ailelere ‘Yalnız değilsiniz’ diyoruz” mesajına “Hiçbir güç, hiçbir gerekçe, hiçbir zaman bu büyük felaketi telafi edemez” diye ekledi.

Mansuri, 2009 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrası düzenlenen protestoların ardından tutuklanmış ve ‘kamu düzenini bozmak ve devlete karşı propaganda yapmak’ gibi suçlamalarla üç yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Aynı şekilde 2022'de ‘başkalarına zarar vermek ve çevrimiçi kamuoyunu kışkırtmak amacıyla yalan yaymak’ suçlamasıyla yargılanan Mansuri, bir yıl iki ay hapis cezasına çarptırıldı. Mansuri, 2023 yılının haziran ayından bu yana, daha fazla sosyal özgürlük ve sivil toplumun daha güçlü bir rol oynamasını talep eden reformist partiler ve grupların çatı koalisyonu olan Reform Cephesi'nin başkanlığını yapıyor.

Yargı uyarıları

Bu tutuklamalar, 28 Aralık'ta İran genelinde yaşam koşulları nedeniyle başlayan ve kısa sürede yaygın bir hükümet karşıtı protesto hareketine dönüşen ve 8-9 Ocak'ta zirveye ulaşan protestoların ardından gerçekleşti.

Protestoların barışçıl bir şekilde başladığını, ancak daha sonra cinayet ve vandalizmin de dahil olduğu ‘ayaklanmalara’ dönüştüğünü belirten İranlı yetkililer, ABD ve İsrail'i ‘terör eylemi’ olarak nitelendirdikleri olayların arkasında olmakla suçladı. Ardından gelen baskılar, 1979'dan bu yana rejime yönelik en büyük siyasi meydan okuma olarak kabul edilen protestoları sona erdirdi.

Tutuklamalardan önce, Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, protestolar sırasında reformlar ve gerçekleri araştırma komitelerinin kurulması çağrısında bulunan yerli şahsiyetleri sert bir şekilde eleştirdi. Ejei, Velayet-i Fakih’in yanında yer almayanların, ‘savaş sırasında Saddam Hüseyin'e sığınan ve bugün suçlu Siyonistlere sığınanlarla’ aynı kaderi paylaşacakları uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir zamanlar devrimde yer alan ve şimdi açıklamalar yapanlar, zavallı ve sefil insanlardır.”

ABD merkezli insan hakları örgütü HRANA’ya göre protestolar sırasında 6 bin 971 kişinin öldürüldüğü belgelendi, bunların çoğu göstericiydi, ayrıca 51 binden fazla kişi gözaltına alındı.

Reformistlere yönelik parlamento tehdidi

Tutuklama kampanyası, Reform Cephesi'nin eski başkanı ve eski Milletvekili Ali Şakuri-rad'ın, güvenlik güçlerini protestolar sırasında ‘kendi saflarında cinayetler uydurmak’ ve ‘camileri yakmakla’ suçladığı açıklamalarıyla tırmanan tartışmalarla eş zamanlı gerçekleşti.

Şakuri-rad ne demişti?

Geçtiğimiz hafta Şakuri-rad’ın bir ses kaydı sızdırıldı. Bu kayıtta, 8-9 Ocak olaylarını ayrıntılı olarak anlatan Şakuri-rad, üyelerinin gerçekleştirdiği cinayetlerin ayaklanmayı bastırmak için yapılan bir proje olduğunu söyledi. Cami, türbe ve Kuran'ların yakılması ile Besic üyeleri ve güvenlik güçlerinin öldürülmesinin baskı için bahane olarak kullanıldığını da ekleyen Şakuri-rad, Mossad ve dış operasyon ekiplerini bu olayların arkasında olmakla suçlayan resmi açıklamayı reddettiğini ifade etti. Diğer açıklamalarında Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın protestocuları ‘sorun çıkaranlar’ olarak nitelendirmesini eleştiren Şakuri-rad, bunun ‘merkezci bir güç olarak rolünü yaktığını’ ve merkezci gücün ‘krizlerde temel sosyal sermayeyi temsil ettiğini’ söyledi.

rgthy
İran'ın Meşhed kentinde hükümet karşıtı protestocular toplanırken duman yükseliyor, 10 Ocak 2026'da (Reuters)

Aynı bağlamda Şakuri-rad, Birlik Partisi'nin kısa bir süre önce düzenlenen konferansına atıfla, konferansın oturumlarından birinde İran'ın Dini Lideri Ali Hamaney'in mevcut durumu ele almak için bazı yetkilerini Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’a devretmesi önerisinin gündeme getirildiğini ve bu önerinin parti içinde tartışıldığını, ancak kamuoyuna açıklanmadığını söyledi.

“Geçiş konseyi”

Iran International adlı televizyon kanalı, 20 Ocak'ta Reform Cephesi Merkez Konseyi'nin, Hamaney'in istifasını ve bir ‘geçiş konseyi’ kurulmasını talep eden bir taslak bildiriyi görüşmek üzere acil ve gizli bir toplantı düzenlediğini bildirdi.

Ancak kanalın aktardığına göre güvenlik güçleri müdahale ederek Reform Cephesi liderlerini tehdit etti ve bu da bildirinin yayınlanmasının askıya alınmasına ve herhangi bir kamuoyu çağrısının geri çekilmesine yol açtı.

Habere göre görüşmelerde ‘toplu istifalar’ ve ‘ülkenin dört bir yanında protesto gösterileri düzenlenmesi çağrısı’ önerileri de gündeme geldi, ancak yaygın tutuklamalarla ilgili uyarılar da dahil olmak üzere güvenlik güçlerinin baskısı, bu adımların atılmasını engelledi.

Kanalın aktardığı reformist harekete yakın kaynaklara göre, güvenlik güçlerinin tepkisi, yetkililerin en üst düzeylerdeki siyasi bölünme belirtilerine karşı duyarlılığını ve İran siyasi sahnesinde herhangi bir fikir birliği hali veya kamuoyu eyleminin oluşmasını önleme çabalarını yansıttı.


ABD Başkanı Trump, Japonya Başbakanı Takaiçi’yi seçim zaferinden dolayı tebrik etti

Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, zaferinin ardından basın toplantısı düzenledi (AFP)
Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, zaferinin ardından basın toplantısı düzenledi (AFP)
TT

ABD Başkanı Trump, Japonya Başbakanı Takaiçi’yi seçim zaferinden dolayı tebrik etti

Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, zaferinin ardından basın toplantısı düzenledi (AFP)
Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, zaferinin ardından basın toplantısı düzenledi (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, pazar günü sosyal medyada yaptığı bir paylaşımda, Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae'yi koalisyonunun seçim zaferinden dolayı tebrik etti ve ‘iktidar yoluyla barışa dayalı muhafazakar programını uygulamada büyük başarılar’ diledi.

Japonya'nın ilk kadın başbakanı olan Takaiçi, pazar günü yapılan seçimlerde ezici bir zafer elde ederek, finansal piyasaları tedirgin eden vergi indirimleri ve Çin'e karşı askeri harcamaları artırma vaatlerini yerine getirmesinin önünü açtı.

Gönderisinde “Sizi desteklemekten onur duyuyorum” diye yazan Trump, cuma günü Takaiçi’ye desteğini açıklamıştı.

ABD Başkanı, söz konusu paylaşımda şunları da yazdı:

“O (Takaiçi) çok saygın ve popüler bir lider ve seçim çağrısı yapma konusundaki cesur ve akıllıca kararı büyük bir başarıya ulaştı.”


Trump: Çin Devlet Başkanı "yılın sonunda" Amerika Birleşik Devletleri'ni ziyaret edecek

ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl Güney Kore'nin Busan kentinde Çinli mevkidaşı Şi Cinping ile görüşmeleri öncesinde tokalaşıyor (DPA)
ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl Güney Kore'nin Busan kentinde Çinli mevkidaşı Şi Cinping ile görüşmeleri öncesinde tokalaşıyor (DPA)
TT

Trump: Çin Devlet Başkanı "yılın sonunda" Amerika Birleşik Devletleri'ni ziyaret edecek

ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl Güney Kore'nin Busan kentinde Çinli mevkidaşı Şi Cinping ile görüşmeleri öncesinde tokalaşıyor (DPA)
ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl Güney Kore'nin Busan kentinde Çinli mevkidaşı Şi Cinping ile görüşmeleri öncesinde tokalaşıyor (DPA)

ABD Başkanı Donald Trump, dün yayınlanan bir röportajda, yıl sonuna doğru Çinli mevkidaşı Şi Cinping'i Beyaz Saray'da ağırlayacağını ve başta ticaret olmak üzere çeşitli konuları görüşeceğini söyledi.

NBC ile yaptığı ve dün yayımlanan röportajda Trump, "(Şi) yıl sonuna doğru Beyaz Saray'a gelecek (...) Bu iki ülke (Amerika Birleşik Devletleri ve Çin) dünyanın en güçlüleri ve çok iyi bir ilişkimiz var" diyerek nisan ayında Çin'i ziyaret edeceğini doğruladı.