Libya TM Başkanı Akile Salih'in Cezayir ziyaretinin arka planındaki neden ne?

Ziyaret, ilk etapta Libya kamuoyu önünde görüşleri yakınlaştırılma ve gözleri kamaştırma girişimi olmak dışında mevcut durumu değiştirmez.

Cezayir Halk Meclisi Başkanı İbrahim Buğali, Libyalı mevkidaşı Akile Salih'i kabul etti (Cezayir Televizyonu)
Cezayir Halk Meclisi Başkanı İbrahim Buğali, Libyalı mevkidaşı Akile Salih'i kabul etti (Cezayir Televizyonu)
TT

Libya TM Başkanı Akile Salih'in Cezayir ziyaretinin arka planındaki neden ne?

Cezayir Halk Meclisi Başkanı İbrahim Buğali, Libyalı mevkidaşı Akile Salih'i kabul etti (Cezayir Televizyonu)
Cezayir Halk Meclisi Başkanı İbrahim Buğali, Libyalı mevkidaşı Akile Salih'i kabul etti (Cezayir Televizyonu)

Ali Yahi
Libya Temsilciler Meclisi (TM) Başkanı Akile Salih, Cezayir'e daha önce duyurusu yapılmayan bir ziyaret gerçekleştirdi. Daha önce de birkaç kez Cezayir’i ziyaret eden Salih’in bu kez ziyaretini üç gün süreceği bildirildi. Ancak özellikle Halife Hafter'in Cezayir'le ilişkilerinde çok uzun zaman önce başlayan bir gerginlik yaşanıyor olmasından ötürü ziyaret büyük şaşkınlık yarattı.
Sıradan olmayan bir durum karşısında yapılan rutin açıklamalarda, Libyalı çatışan taraflar arasındaki ulusal uzlaşı dosyasının, paralı askerlerin ve yabancı güçlerin ülkeden çıkarılması ve seçimler gibi konuların tartışıldığına işaret edilse de Libya'nın başkenti Trablus'taki gerginlik ile İsviçre ve Fas görüşmeleri, Libya'da ‘tarafsız’ ya da ‘en azından tüm taraflarla aynı mesafede olan’ tarafların müdahalesini gerektiren yarı istikrarlı durum üzerinde belirsizliğin hüküm sürdüğünü vurguluyordu.
Cezayir Halk Meclisi Başkanı İbrahim Buğali, Libyalı mevkidaşı ile yaptığı görüşmede, Cezayir'in krizden diyalog ve ulusal uzlaşı yoluyla çıkış için barışçıl bir çözüm bulunması ve Libya'da yeni bir dönemi, istikrarı ve refahı tesis edecek seçimlerin düzenlenmesi konusunda Libya ile dayanışma içinde olduğunu vurguladı.
Öte yandan Cezayir Halk Meclisi tarafından yapılan açıklamaya göre Libya TM Başkanı Salih, Cezayir’in ülkesinin içinden geçtiği bu süreçte yanında olmasını dört gözle beklediğini belirtti. Salih, Cezayir’in, kilit rolü ve konumu ile Libya'da siyasi bir çözüm için her zaman destekleyici bir tutum sergilemesi bakımından Libya halkına gerekli yardımı sağlayabileceğini de sözlerine ekledi. Cezayir'in çabaları ve tüm taraflarla iyi ilişkilere sahip olması göz önüne alındığında, Libyalılar arasında ulusal uzlaşıyı ilerletebileceği konusundaki iyimserliğini dile getiren Salih, Libya’daki krizi tek seferde ve herkesin tatmin olacağı şekilde sona erdirmek için ülkede bir cumhurbaşkanının seçilmesi gerektiğini vurguladı. Libya TM Başkanı, ülkesinin, sona ermek üzere olan krizinden çıkmak için Cezayir Cumhurbaşkanı Abulmecid Tebbun ve Cezayir halkına güvendiğini söyledi. Salih son olarak, “Komşumuz Cezayir'e her koşulda ihtiyacımız var. Cezayir ile temas halindeyiz. Libya'nın içinden geçtiği koşullarda yanımıza olmasını unutmadık ve unutmayacağız” ifadelerini kullandı.
Yakınlaşma girişimi ve görüşleri yakınlaştırma çabaları
Salih’in Cezayir ziyareti ve sonrasında yapılan yorumlar çerçevesinde Independent Arabia’ya değerlendirmelerde bulunan Modern ve çağdaş tarih profesörü Osman Munadi, Cezayir'in dış politikasının, ülkede sık sık hükümet değişse de aynı çizgide devam ettiğini ve bunun da Libyalı tarafları, Cezayir'in savunduğu diyalog ve barışçıl çözüm çağrılarına yanıt vermeye zorladığını söyledi.
Dosyayı takip eden bir kişinin Libyalı taraflar arasındaki anlaşmazlıkların ne kadar büyük olduğunu görbileceğini ifade eden Prof. Munadi, Libyalı çeşitli tarafların Cezayir'le yaklaşmaya çalıştıklarını ve Cezayir'in çıkarlarının Libyalı tarafların çıkarlarıyla kesiştiğini vurguladı. Prof. Munadi’ye göre bu yüzden yaklaşan seçimlerin başarılı olması ve güvenin yeniden tesis edilmesi, Cezayir için herkesin güvendiği dost bir komşu ülke rolünü sağlamlaştırmasına yönelik bir fırsat olabilir ve eğer Libya topraklarında fiilen var olan çatışmanın tarafları müdahale etmezlerse bunun olmaması için bir sebep yok.

Prof. Munadi, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Halen Halife Hafter'in yanında olmaya devam eden Akile Salih, Cezayir'i daha önce 4 kez ve farklı koşullarda ziyaret etti.  Salih ve Cezayir arasındaki görüş alanının ne kadar geniş olduğu herkes tarafından bilinse de Cezayir'in desteğine ihtiyacı var.”
Ziyaretin, Ziyaret, ilk etapta Libya kamuoyu önünde görüşleri yakınlaştırılma ve gözleri kamaştırma girişimi olmak dışında mevcut durumu değiştirmeyeceğini vurgulayan Prof. Munadi, “Bence bu bir çalışma ziyareti değil, nezaket ziyaretiydi” dedi.
Cezayir diplomasisinin, paralı askerlerin sahada olduğu askeri bir aşamaya girene kadar Libya sahnesini terk etmediğinin altını çizen Prof. Munadi, “Cezayir, Şubat 2011'den bu yana mermilerin sesi diplomasinin sesinden daha yüksek hale gelene kadar oradan ayrılmadı. Cezayir’in Libya'da farklı amaçlara ve varlığa sahip birçok ülkenin savaş ortamından bıktığını ve krizin nihai çözüme ulaştırılmasını istedi” şeklinde konuştu.

Konum değişikliği ile entegrasyon arasında
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre, Libya TM Başkanı Salih, Cezayir Havaalanı’na gelişinde, amacı Libya için kurulan uluslararası çabanın konumunu değiştirmek veya erken entegrasyon olabilecek bir takım ‘yakınlık’ mesajları gönderdi. Salih, ‘Libya ile Fransız sömürgeciliğine karşı mücadeleye kadar uzanan eski ilişkilere sahip olan Cezayir’den kendisine yapılan davetten duyduğu gururu’ dile getirdi. Cezayirlilerin kanının Libyalıların kanıyla karıştığı Fransız sömürgeciliğine karşı verilen savaşın zafer yıl dönümünde iki ülkenin birkaç gün önce gerçekleştirdiği kutlamalarını hatırlatan Salih, “Arap dünyasının önemli bir merkezi olan Cezayir ile gurur duyuyoruz” ifadelerini kullandı.

TM kararlarının gerekçeleri
Libya'daki Ulusal Güçler İttifakı Genel Başkan Yardımcısı Abdulhamid el-Katruni, Independent Arabia’ya yaptığı açıklamada, “Akile Salih, TM kararlarıyla Libya sahnesini karıştırıyor. Eylemlerini gerekçelendirmeye ve haklı çıkarmaya çalışıyor. Cezayir'in Libya'da istikrar istediğini ve seçimleri desteklediğini biliyoruz. Bu nedenle Libya halkı, Cezayir'deki siyasi yönetimin yanlarında olmasını bekliyor ve 24 Aralık'ta seçim yapılmasını istiyorlar. Cezayir’in seçimleri izlemek ve paralı askerlerin çıkışını denetlemek gibi güçlü ve etkili bir rol üstlenmesini istiyoruz” diye konuştu.
Independent Arabia, TM sözcüsü Abdullah Buleyhık ile TM Başkanı Akile Salih'ten bir açıklama yapılması veya ziyaretle ilgili açıklama yapılmada bulunulması için temasa geçmeye çalıştıysa da yanıt alamadı.

Paralı askerlerin ve yabancı savaşçıların Libya’dan çıkarılması planı
Diğer taraftan Libya Başkanlık Konseyi, 5+5 Ortak Askeri Komitesi’nin ilgili İsviçre'nin Cenevre kentinde paralı askerlerin ve yabancı savaşçıların Libya topraklarından kademeli ve eşzamanlı olarak çıkarılmasına ilişkin bir eylem planını imzalanmasını memnuniyetle karşıladı. Başkanlık Konseyi, açıklamada, başta Libya'nın komşusu olan ülkeler olmak üzere uluslararası ortaklarını, Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu (UNSMIL) himayesinde 5+5 Ortak Askeri Komite tarafından kabul edilen eylem planını desteklemeye, yardım etmeye ve iş birliği yapmaya çağırdı. Başkanlık Konseyi, geçtiğimiz yıl Ekim ayında imzalanan ateşkes anlaşmasını güçlendirmek ve BM Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) ilgili tüm kararlarını ve Berlin Konferanslarının çıktılarını uygulamak için tüm taraflarla birlikte çalışma taahhüdünü de bir kez daha teyit etti.

Diyaloga ve uzlaşıya destek
Bu arada Cezayir Dışişleri Bakanı Ramtane Lamamra, Cezayir'in Libya diyalogunu destekleyerek ve komşu ülkelerin diyalog mekanizmasını harekete geçirerek Libya'da güvenlik ve istikrarı yeniden tesis edilmesi için çaba sarf ettiğini belirtti. 8 Ekim'de Cezayir Diplomasi Günü kutlamaları vesilesiyle yaptığı konuşmada Lamamra, şunları söyledi:
“Cezayir, halen, kardeş ülke Libya’daki mevcut siyasi süreci başarılı kılmak için koordinasyon ve iş birliğini yoğunlaştırmaya istekli. Cezayir, kardeş ülkelere destek olmak ve ulusal uzlaşı alanındaki deneyimlerinden yararlanmalarını sağlamak için çabalarını sürdürmeye her zaman hazırdır.”



Mısır’da yoksulluk tartışması, hükümetin icraatlarını açıklayacağı konferans öncesinde gündemde

Mısır Temsilciler Meclisi, hükümetin devlet bütçesine ilişkin değerlendirmelerini dinliyor. (Meclis)
Mısır Temsilciler Meclisi, hükümetin devlet bütçesine ilişkin değerlendirmelerini dinliyor. (Meclis)
TT

Mısır’da yoksulluk tartışması, hükümetin icraatlarını açıklayacağı konferans öncesinde gündemde

Mısır Temsilciler Meclisi, hükümetin devlet bütçesine ilişkin değerlendirmelerini dinliyor. (Meclis)
Mısır Temsilciler Meclisi, hükümetin devlet bütçesine ilişkin değerlendirmelerini dinliyor. (Meclis)

Mısır’da bazı milletvekilleri, hükümetin icraatlarını kamuoyuna açıklamak üzere düzenlemesi beklenen konferans öncesinde, ülkedeki yoksulluk oranlarına ilişkin soru önergesi verdi. Yoksulluk oranları birkaç yıldır açıklanmazken, bölgesel çalkantıların derinleştirdiği ekonomik krizler nedeniyle bu oranların yükseldiği tahmin ediliyor.

Mısır Temsilciler Meclisi’nden dokuz milletvekili, çarşamba günü hükümete ülkedeki yoksulluk oranlarının hangi seviyeye ulaştığını sordu. Yoksulluk oranı, 2019-2020 dönemine ilişkin Eylül 2020’de açıklanan son resmî verilere göre yüzde 29,7 olarak kaydedilmişti.

Milletvekilleri, “Hükümetin, milletvekillerinin denetim mekanizmaları aracılığıyla sunduğu talepler üzerine gelir ve harcama araştırmasını Meclis’e göndereceğine defalarca söz vermesine rağmen, söz konusu araştırma henüz yayımlanmadı” ifadelerini kullandı.

Milletvekilleri ayrıca, “2021’den bu yana Mısır’daki yoksulluk oranlarını bilmeden hükümetin icraatları nasıl değerlendirilebilir?” sorusunu yöneltti.

Hükümet, geçtiğimiz dönemde izlenen politikaları, bunların sonuçlarını ve söz konusu adımlar atılmasaydı neler yaşanabileceğini kamuoyuna anlatmak amacıyla ulusal bir forum düzenlemeyi planlıyor. Hükümet Sözcüsü Muhammed Adil’e göre forumda vatandaşların önerileri ve görüşleri de dinlenecek.

Adil, çarşamba akşamı televizyonda yaptığı açıklamada, 19-24 Ekim tarihleri arasında düzenlenmesi planlanan foruma ait resmî internet sitesi üzerinden vatandaşların kayıt yaptırabileceğini, görüşlerini iletebileceğini ve katılım talebinde bulunabileceğini belirtti. Adil, birkaç gün önce açılan sitenin bugüne kadar bir milyondan fazla ziyaret aldığını kaydetti.

Sürekli gündeme gelen bir tartışma

Mısır’da yoksulluk oranları ve bu oranların neden açıklanmadığına ilişkin tartışmalar yeni değil. Milletvekillerinin soru önergesinde de belirtildiği üzere, bu konu belirli aralıklarla yeniden gündeme geliyor.

Reform ve Kalkınma Partisi’nin Meclis Grup Başkanı ve soru önergesini veren dokuz milletvekilinden biri olan İrin Said yaptığı açıklamada, kendisinin ve bazı milletvekillerinin önceki yasama döneminde de benzer soru önergeleri sunduğunu, ancak henüz somut sonuçlara veya doğrulanmış bilgilere ulaşamadıklarını belirtti.

dfg
Kahire'nin merkezindeki işçi sınıfının yoğun olarak yaşadığı semtlerden biri. (Şarku’l Avsat)

Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, geçen aralık ayında yaptığı açıklamada, yoksulluk oranının 2020’de açıklanan seviyenin bir miktar üzerine çıktığını kabul etmiş, ancak artışın boyutunu paylaşmamıştı. Bazı basın kuruluşlarının haberlerinde ise yoksulluk oranının yaklaşık yüzde 34’e yükseldiği öne sürüldü.

Yazar ve siyasi analist Cemal Esad, hükümetin yoksulluk oranlarını açıklamamasını eleştirdi. Esad, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, “Enflasyon ve diğer ekonomik göstergelere ilişkin açıklanan rakamlar bile vatandaşların sokakta hissettiği gerçeklerden daha düşük. Peki, bir de hiç açıklanmayan rakamları düşünün” ifadelerini kullandı.

Mısır’da yıllık enflasyon oranı geçen ağustos ayında yüzde 14,5 olarak kaydedildi. Bu oran temmuz ayında yüzde 14,9 düzeyindeydi.

Siyasi açıdan zor bir mesele

Siyaset sosyolojisi profesörü Said Sadık, hükümetin milletvekillerinin talebine kısa süre içinde cevap vererek yoksulluk oranlarını açıklamasını beklemediğini söyledi. Sadık, dokuz milletvekilinden biri olan Muhammed Fuad’ın, talebin altı ay önce hükümete iletilmesine rağmen henüz sonuç alınamadığını belirten açıklamasına dikkat çekti.

Sadık, hükümetin yoksulluk oranlarını açıklamaya hazır olmadığını kaydetti. Bu ay düzenlenmesi planlanan ulusal forumda büyük olasılıkla farklı göstergelerin öne çıkarılacağını belirten Sadık, bunlar arasında gayrisafi yurt içi hasıla büyümesi, işsizliğin 2025’te yüzde 6,3’e gerilemesi, bütçede faiz dışı fazla verilmesi, sosyal koruma paketleri, kara yolları, elektrik santralleri ve limanlara yönelik yatırımlar ile bölgesel krizlerin etkilerinin aşılması ve mali yükümlülüklerin yerine getirilmesi gibi başlıkların yer alacağını ifade etti.

Sadık’a göre yeni yoksulluk oranlarının açıklanması “siyasi açıdan zor bir mesele”. Sadık, “Rakam yükselirse hükümetin başarı söylemine ilişkin şüpheler artar. Güncel bir araştırma olmadan düşüş açıklanırsa da bu rakamlara inanılmayabilir” değerlendirmesinde bulundu.

Milletvekili Ravya Muhtar da hükümetten, ekonomik politikaların vatandaşların gelirleri ve yaşam standartları üzerindeki gerçek etkisini ortaya koyacak güncel ve kapsamlı verileri paylaşmasını istedi.

Dokuz milletvekilinden biri olan Muhtar yaptığı açıklamada, “Hükümetin performansını ve başarılarını, yoksulluk oranlarındaki ve vatandaşların gelirlerindeki değişimi gösteren güncel veriler olmadan eksiksiz biçimde değerlendirmek mümkün değil” ifadelerini kullandı.

Sadık ise hükümetin yoksulluk sorununu, etkilerini hafifletmeye yönelik politikalarla ele aldığını belirtti. Bu politikalar arasında gıda yardımları, yoksulluk sınırının altındaki kesimlere yönelik Tekafül ve Kerame sosyal yardım programları, maaş artışları ve olağanüstü destek paketleri bulunuyor. Sadık’a göre bu önlemler, enflasyonun vatandaşlar üzerindeki etkisini sınırlandırmayı amaçlıyor.


Irak: İran Kürdistanı’ndan yerinden edilenlerin kampı SİHA’larla vuruldu

Irak Kürdistanı’ndaki Erbil Havalimanı yakınlarında meydana gelen patlamanın ardından yükselen duman. (AFP)
Irak Kürdistanı’ndaki Erbil Havalimanı yakınlarında meydana gelen patlamanın ardından yükselen duman. (AFP)
TT

Irak: İran Kürdistanı’ndan yerinden edilenlerin kampı SİHA’larla vuruldu

Irak Kürdistanı’ndaki Erbil Havalimanı yakınlarında meydana gelen patlamanın ardından yükselen duman. (AFP)
Irak Kürdistanı’ndaki Erbil Havalimanı yakınlarında meydana gelen patlamanın ardından yükselen duman. (AFP)

Irak Kürdistan Bölgesi Terörle Mücadele Birimi, dün akşam İran Kürdistanı’ndan yerinden edilenlerin kaldığı bir kampın, Erbil vilayetine bağlı Xebat ilçesinde iki insansız hava aracıyla (İHA) hedef alındığını açıkladı. Kamp, Bağdat’ın yaklaşık 450 kilometre kuzeyinde bulunuyor.

Bölgedeki Terörle Mücadele Birimi tarafından yapılan açıklamada, kurumun elde ettiği bilgilere göre Erbil vilayetinin Xebat ilçesine bağlı Rizgari nahiyesindeki İran Kürdistanı’ndan yerinden edilenlerin kampına dün akşam patlayıcı yüklü iki SİHA ile saldırı düzenlendiği belirtildi.

Açıklamada, saldırıda can kaybı yaşanmadığı kaydedildi.


Suriye bayrağı Haseke’de ilk kez göndere çekildi

Haseke kentinde, Haseke Valisi, İç Güvenlik Komutanı ve Vali Yardımcısının yanı sıra çok sayıda resmî yetkili ve önde gelen ismin katılımıyla Suriye Arap Cumhuriyeti bayrağının göndere çekilmesi töreni düzenlendi (Haseke Valiliği)
Haseke kentinde, Haseke Valisi, İç Güvenlik Komutanı ve Vali Yardımcısının yanı sıra çok sayıda resmî yetkili ve önde gelen ismin katılımıyla Suriye Arap Cumhuriyeti bayrağının göndere çekilmesi töreni düzenlendi (Haseke Valiliği)
TT

Suriye bayrağı Haseke’de ilk kez göndere çekildi

Haseke kentinde, Haseke Valisi, İç Güvenlik Komutanı ve Vali Yardımcısının yanı sıra çok sayıda resmî yetkili ve önde gelen ismin katılımıyla Suriye Arap Cumhuriyeti bayrağının göndere çekilmesi töreni düzenlendi (Haseke Valiliği)
Haseke kentinde, Haseke Valisi, İç Güvenlik Komutanı ve Vali Yardımcısının yanı sıra çok sayıda resmî yetkili ve önde gelen ismin katılımıyla Suriye Arap Cumhuriyeti bayrağının göndere çekilmesi töreni düzenlendi (Haseke Valiliği)

Suriye’nin Haseke kentinde, 29 Ocak 2026 tarihli anlaşmanın uygulanmasına ilişkin son bir haftada yaşanan hızlı gelişmeler kapsamında, Özgürlük Meydanı’nda dün ulusal bayrak en yüksek direğe çekildi. Törene çok sayıda vatandaş ve resmî yetkili katılırken, hükümet yetkilileri de yargı sistemini yeniden işler hâle getirmek amacıyla Adalet Sarayı’nda incelemelerde bulundu.

Haseke Vali Yardımcısı Ahmed el-Hilali Şarku’l Avsat’a yaptığı kısa açıklamada, kent merkezindeki ana meydanda ulusal bayrağın geniş halk ve resmî katılımla göndere çekildiğini belirtti. Hilali, törene Haseke Valisi Nureddin Ahmed’in yanı sıra bölgeden Halk Meclisi üyelerinin, askerî yetkililerin ve güvenlik yetkililerinin katıldığını söyledi.

Tören sırasında kentin farklı mahallelerinden gelen vatandaşlar ana meydanda toplandı. Kalabalık, devletin vilayet üzerindeki kontrolünü tamamen sağlaması yönünde sloganlar attı.

Etkinlik, katılımcıların ve vatandaşların güvenliğini, kamu ve özel mülklerin korunmasını sağlamak amacıyla kent genelinde, özellikle merkezde yoğun iç güvenlik güçlerinin konuşlandırıldığı bir ortamda gerçekleştirildi.

Suriye’de eski rejimin devrilmesinden bu yana ilk kez Haseke kent merkezinde Suriye bayrağının göndere çekilmesi sırasında Suriyeli yetkililer (Haseke Valiliği)
Suriye’de eski rejimin devrilmesinden bu yana ilk kez Haseke kent merkezinde Suriye bayrağının göndere çekilmesi sırasında Suriyeli yetkililer (Haseke Valiliği)

Haseke İç Güvenlik Güçleri tören öncesinde yayımladığı açıklamada, toplu etkinlikler sırasında silah taşınmasını ve havai fişek kullanılmasını yasakladı. Açıklamada, güvenliği bozabilecek veya vatandaşların hayatını tehlikeye atabilecek davranışlardan kaçınılması gerektiği vurgulandı. Güvenlik güçleri, ihlallere müsamaha gösterilmeyeceğini ve sorumlular hakkında gerekli yasal işlemlerin uygulanacağını bildirdi.

Adalet Sarayı’nda inceleme

Haseke kent merkezinde bayrak töreni düzenlenirken Vali Yardımcısı Hilali, vilayetin başsavcısı Yargıç Gazi eş-Şeyh İbrahim ile birlikte Adalet Sarayı binasında incelemelerde bulundu. Hilali, ziyaretin amacının “yargı sistemini işler hâle getirmek için uygun koşulları hazırlamak” olduğunu belirtti.

Bu gelişmelerden önce, feshedilen Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) bağlı unsurların Adalet Sarayı çevresindeki mevzilerinden çekilmesinin ardından çarşamba günü bölgede iç güvenlik güçlerinin varlığı artırılmıştı. SDG’ye bağlı Terörle Mücadele Güçleri (HAT) ise salı günü mevzilerini İç Güvenlik Güçleri’ne teslim etti. Böylece hükümetin kent genelindeki güvenlik varlığı da güçlendirildi.

Şarku’l Avsat’a konuşan aktivistlere göre, bu gelişmelerin ardından Suriye Genel İstihbarat Teşkilatı Başkanı Tümgeneral Abdulkadir Tahhan ile Dış İstihbarat Başkanı Tuğgeneral Abdurrahman ed-Dabbağ, geniş bir güvenlik heyetiyle Haseke’ye geldi.

Devletin kontrolünün genişletilmesi talebi

Son gelişmeler, Haseke vilayetindeki çeşitli kent ve kasabalarda geçen cuma namazının ardından düzenlenen kitlesel barışçıl gösterilerin sonrasında yaşandı. Göstericiler, devlet otoritesinin tesis edilmesini ve devlet kurumlarının vilayetin bütün bölgelerindeki varlığının güçlendirilmesini talep etmişti.

Söz konusu gösteriler, SDG’nin ağustos ayının sonunda feshedildiğinin duyurulmasının ardından düzenlendi. Bu karar, 29 Ocak 2026’da Suriye hükümetiyle imzalanan anlaşma kapsamında alındı. Anlaşma, eski Özerk Yönetim’in sivil, güvenlik ve askerî kurumlarının devlet yapısına entegre edilmesini öngörüyordu.

Buna karşın Arap topluluğunun temsilcileri, entegrasyon süreci devam etmesine rağmen, Suriye devletinin vilayetin geniş kesimlerinde fiilî kontrol sağlayamadığını belirtiyor.

Kuzey Suriye’de yaşayan ve sosyal medyada faaliyet gösteren Arap topluluğu mensubu aktivist Suheyb el-Ya‘rubi, Haseke’deki sevinç gösterilerini yansıtan videolar paylaştı. Görüntülerden birinde yaşlı bir adamın bayrak göndere çekilirken “Allahuekber” diye bağırdığı görüldü.

Suriye bayrağının göndere çekilmesi törenine katılan resmî yetkililer ile vatandaşların güvenliğini sağlamak amacıyla Haseke kentinde alınan güvenlik önlemleri (Haseke Medya Müdürlüğü)
Suriye bayrağının göndere çekilmesi törenine katılan resmî yetkililer ile vatandaşların güvenliğini sağlamak amacıyla Haseke kentinde alınan güvenlik önlemleri (Haseke Medya Müdürlüğü)

El-Ya‘rubi, görüntülere eşlik eden paylaşımında, “Haseke halkının bugün yaşadığı sevinci görenler, son yıllarda ne kadar büyük baskı ve sıkıntılar yaşadıklarını anlayabilir” ifadelerini kullandı. Aktivist ayrıca, “İki yıl boyunca rejimin düşmesinin sevincinden mahrum bırakılmaktan daha ağır ne olabilir?” diye yazdı.

Taleplerimiz devlet kurumlarının bölgeye dönmesiydi

Haseke’deki Arap aşiretlerine mensup ve geçen cuma günü düzenlenen gösterilere katılım çağrısı yapan aktivist İbrahim el-Halebi, kentteki hızlı gelişmelerin Suriye hükümetinin halk hareketinin taleplerine verdiği bir cevap olduğunu söyledi.

El-Halebi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, feshedilen SDG’nin entegrasyon anlaşmasının maddelerini uygulamakta uzun süre oyalandığını belirtti. Bu maddelerin başında devlet egemenliğinin tesis edilmesi, tutukluların serbest bırakılması ve yerinden edilenlerin geri dönmesinin sağlanmasının geldiğini ifade eden El-Halebi, bunun halk arasındaki gerilimi artırdığını belirtti.

El-Halebi ayrıca, SDG bünyesindeki bazı güvenlik ve siyasi çevrelerin Kürdistan İşçi Partisi’ne (PKK) bağlı olduğunu ve entegrasyon sürecine karşı çıktığını öne sürdü. Bu çevrelerin, Haseke’deki farklı toplumsal kesimleri kışkırtan tutumlar sergilediğini ifade etti.

Mevcut koşullarda güvenliğin sağlanması ve devlet kurumlarının bölgeye girişi için askerî bir operasyonun uygun olmayacağını düşündüklerini belirten el-Halebi, bu nedenle vilayet genelinde, özellikle Haseke kent merkezinde kitlesel gösteriler düzenlenmesi çağrısında bulunduklarını söyledi.

El-Halebi, amaçlarının devlete ve tüm taraflara Haseke’nin Suriye’nin bir parçası olduğunu hatırlatmak olduğunu belirterek, taleplerinin herhangi bir etnik, dinî veya toplumsal gruba karşı yöneltilmediğini vurguladı. “Taleplerimiz devlet kurumlarının bölgeye girmesi, güvenliğin sağlanması, tutukluların serbest bırakılması ve yerinden edilenlerin geri dönmesiydi” dedi.

Suriye bayrağının göndere çekilmesi töreni sırasında Haseke kentinde devletin güvenlik güçleri, (Haseke Medya Müdürlüğü)
Suriye bayrağının göndere çekilmesi töreni sırasında Haseke kentinde devletin güvenlik güçleri, (Haseke Medya Müdürlüğü)

El-Halebi, gösterilerin önemli sonuçlar doğurduğunu savunarak, Genel İstihbarat Teşkilatı Başkanı’nın, yardımcısının ve geniş bir güvenlik heyetinin Haseke’ye geldiğini, ardından Adalet Sarayı’nın teslim edildiğini ve ulusal bayrağın Özgürlük Meydanı’ndaki en yüksek direğe çekildiğini söyledi. Binlerce kişinin meydanda toplanarak “Bir, bir; Suriye halkı birdir” sloganını attığını belirtti.

Halk hareketinin Suriye devletinin Haseke vilayetinde tam egemenlik kurmasına kadar devam edeceğini ifade eden el-Halebi, yaşananları bir etnik veya dinî grubun diğerine karşı zaferi olarak görmediklerini söyledi. Bunun Suriye halkının iradesinin zaferi olduğunu savunan el-Halebi, devlet dairelerinin ve kamu hizmetlerinin yeniden faaliyete geçmesini, güvenliğin sağlanmasını, tutukluların serbest bırakılmasını ve yerinden edilenlerin geri dönmesini beklediklerini dile getirdi.

Haseke vilayetinde, aralarında el-Halebi ve el-Ya‘rubi’nin de bulunduğu kuzey Suriye’deki aktivistlerin çağrısıyla yarın bugün yeni gösteriler düzenlenmesi için hazırlıklar sürüyor. “Tek bayrak, vatanın bayrağıdır” sloganıyla yapılması planlanan gösterilerde, Suriye’deki bütün toplumsal kesimleri temsil ettiği belirtilen ulusal bayrağın göndere çekilmesi hedefleniyor.