Brezilya Devlet Başkanı Bolsonaro’nun Kovid-19 kriziyle imtihanı

Jair Bolsonaro, pandemi ile mücadele yöntemleri nedeniyle Senato Soruşturma Komitesi ile karşı karşıya.

Brezilya Devlet Başkanı Bolsonaro’nun Kovid-19 kriziyle imtihanı
TT

Brezilya Devlet Başkanı Bolsonaro’nun Kovid-19 kriziyle imtihanı

Brezilya Devlet Başkanı Bolsonaro’nun Kovid-19 kriziyle imtihanı

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) pandemisinden en fazla etkilenen ülkelerden Brezilya’da son 24 saatte 11 bin 250 vaka ve 483 ölüm kaydedildi. Bloomberg haber ajansına göre ülkede salgının başlangıcından bu yana toplam vaka 21 milyon 627 bin 476’ya, ölü sayısı da 602 bin 669’a ulaştı.
Son anketlere göre popülaritesi büyük oranda azalan Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro, Kovid-19 krizini ele almada ‘sorumsuz’ olarak nitelenen politikası ile ilgili Senato Soruşturma Komitesi tarafından hazırlanan raporun yarın yayınlanmasıyla zor bir durumla karşı karşıya kalacak.
Raporu hazırlayan Senato Başkanı Renan Calheiros, Bolsonaro’ya, ‘ihmal ile adam öldürme’, ‘büyücülük’ ve ‘insanlığa karşı suç’ da dahil olmak üzere en az 11 suçlama yöneltileceğini bildirdi.
Analistler, merakla beklenen raporun yalnızca kısa vadede ve sembolik bir etkiye sahip olacağı görüşünde.
Aşırı sağcı Devlet Başkanı Bolsonaro, görevden alınmasına yol açabilecek hamleleri engellemek için Temsilciler Meclisi’nde gerekli desteği halen elinde tutuyor. Ancak azalan popülaritesi nedeniyle bir sonraki seçimde yeniden iktidara geçmesi mümkün görünmeyen Bolsonaro için söz konusu rapor, siyasi sonuçları açısından felakete yol açabilir.
Senato’da 5 aydır süren duruşmalar hararetli tartışmalara, hakaretlere, ve gözyaşlarına sahne oldu. Hatta bir tanık yalan yemin etmesinden dolayı tutuklandı. Haftalarca televizyonlarda canlı yayınlanan duruşmalar, ülkede 600 binden fazla kişinin ölümüne neden olan sağlık krizinde hükümetin ihmallerini gözler önüne serdi.
Senatörler, başta ocak ayında Amazon bölgesindeki Manaus şehrindeki hastanelerde oksijen yetersizliği nedeniyle meydana gelen onlarca ölüm olmak üzere süreçte yaşananlardan kimin sorumlu olduğunu belirlemeye çalıştı. Komite, bakanlar, parlamenterler ve özel şirket temsilcilerini dinledikten sonra aşıların alımındaki gecikmeler gibi birçok başlığı araştırmaya başladı. Bununla birlikte duruşmalarda, özellikle yolsuzluk davalarıyla ilgili şok edici skandallar ortaya çıktı.
Komite, Bolsonaro’nun aşı alımında fiyatların şişirilmesine göz yumduğundan şüphelendi. Bu durum da soruşturma açılmasına neden oldu. Hükümet özellikle Bolsonaro’yu başta uzun süredir faydalarını övdüğü tartışmalı ilaç hidroksiklorokin olmak üzere virüse karşı etkisiz olduğu kanıtlanmış tedavileri teşvik etmekle suçluyor. Brezilyalıları şoka uğratan ise hastalar üzerinde, herhangi bir bilgilendirme olmadan bazı tedavilerle gizli deneyler yaptığı şüphesi ile Prevent Senior Özel Hastanesine yöneltilen ciddi suçlamalar oldu.
Avukat Bruna Morato AFP’ye yaptığı açıklamalarda 12 doktorun Prevent Senior’un deneylerde görev almaya zorlandığını aktardı. Avuat açıklamasında “Bunlar, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana hastanelerde benzeri görülmemiş korkunç uygulamalar” ifadelerini kullandı.
Senato Soruşturma Komitesi doğrudan kovuşturma başlatma yetkisine sahip değil. Ancak raporunu başsavcılık veya sayıştay gibi ilgili taraflara gönderebiliyor. Ayrıca Bolsonaro hakkında daha önce başka şikayetler de almış olan Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne de sevk edebiliyor.
Komite Başkanı Ömer Aziz, AFP’ye şu açıklamada bulundu:
 “Birçok durumu ortaya çıkardık. Bolsonaro ve çevresindekiler çok sayıda işlediler. Bu suçlara Brezilya’nın yanı sıra yurt dışında da yanıt verilmesi gerekecek.”
Halihazırda Yüksek Mahkeme ve Yüksek Seçim Mahkemesi önünde beş soruşturmayla karşı karşıya olan Bolsonaro, Komite’nin soruşturmasını ‘saçmalık’ olarak nitelendirdi. Zira Senato Komitesi’nin itibarını sarmaya çalıştığı konusunda ısrar ediyor.
Siyasi araştırmacı Creomar de Souza, Senato Soruşturma Komitesi’nin raporunun popülaritesi oldukça düşen Devlet Başkanı’nın iktidarının yıpranmasına katkıda bulunacak ‘sembolik bir etkiye’ neden olacağı görüşünde.
Bolsonaro mevcut durumda kilit mevkilere sahip iki müttefiki, Başsavcı Augusto Aras ve Meclis Başkanı Arthur Lira sayesinde korumada gibi görünüyor. Souza, Aras’ın Devlet Başkanı’nı yasal açıdan suçlayabilecek yetkili tek kişi olduğunu, kendisinin böyle bir adım atmasının ise ‘olasılıksız’ olduğunu söyledi.
Devlet Başkanı’nın görevinden alınmasına yönelik süreci başlatmak için oylama düzenleme yetkisi ise Lira’ya bağlı. Kendisine şu ana kadar 130’dan fazla suçlama talebi sunuldu ancak Temsilciler Meclisi Başkanı bunları görmezden geldi.
Lira, Devlet Başkanı konusunda çıkarlarına göre karar veren, muhafazakar kanattan Centrao’nun üyelerinden.  Souza, Senato Soruşturma Komitesi raporunun Centrao tarafından verilen desteği daha da fazlalaştıracağını düşünüyor.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe