Libya Başbakanı Dibeybe: Seçimlerin tarihinde yapılması için çalışıyoruz

Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, seçimlerin yapılmasına yönelik çalıştıklarını vurguladı

Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, başkent Trablus'ta “Güvenli Seçimler Forumu'na” katıldı
Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, başkent Trablus'ta “Güvenli Seçimler Forumu'na” katıldı
TT

Libya Başbakanı Dibeybe: Seçimlerin tarihinde yapılması için çalışıyoruz

Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, başkent Trablus'ta “Güvenli Seçimler Forumu'na” katıldı
Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, başkent Trablus'ta “Güvenli Seçimler Forumu'na” katıldı

Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, Libya’da yaklaşan seçimlerin hiçbir engelle karşılaşılmadan yapılmasına yönelik çalıştıklarını vurguladı.
Libya Dışişleri Bakanı Necla Menguş, “paralı askerlerin ve yabancı güçlerin ülkeyi net bir plan olmadan terk etmeleri halinde olumsuz sonuçlar” doğabileceği konusunda uyardı.
Dibeybe, İçişleri Bakanlığı'nın Trablus'ta düzenlediği Güvenli Seçimler Forumu’nda yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Önümüzdeki seçim, devlet kurumlarının birleştirilmesinde önemli bir adım. Güvenliği sağlamak ve vatandaşı korumak konusunda size güveniyoruz ve seçimleri güvence altına alacak planı uygulayacağınıza inanıyoruz."
Libya İçişleri Bakanı Halid et-Ticani Mazin, bu forumun "yaklaşan seçimleri güvence altına almak için çabaları ve planları birleştirmek amacıyla" gerçekleştirildiğini söyledi.
Libya İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Beşir el-Emin, Dibeybe'nin "seçimleri güvence altına almada başarılı olması amacıyla bakanlığı desteklemek" üzere foruma katıldığını belirtti.
İki gün sürecek forumda, İçişleri Bakanlığı tarafından görevlendirilen komite seçim kazanımlarını güvence altına almak ve korumak için bir plan geliştirilmesi konusunu ele alacak.
Menguş, dün akşam bir televizyon kanalında yaptığı açıklamada paralı askerlerin ve yabancı güçlerin ülkeden çekilmesi konusuna değindi. Bu bağlamda "Afgan deneyiminden" faydalanma çağrısında bulunan Menguş, paralı askerlerin ve yabancı savaşçıların net bir plan olmadan ülkeden çekilmelerinin sahada dengeleri bozacağı ve olumsuz sonuçlara yol açacağı konusunda uyardı.Paralı askerlerin önce yüzde 20’si çekilecek
Menguş, “Tüm paralı askerlerin ülkeden çekilmesinde ısrar etmek seçimlerin önünde engel teşkil edecektir. Ülkeden çekilme bir günde olmayacak. Seçimlerden önce bunların yüzde 20'sinin geri çekilmesi çeşitli taraflar arasında bir güven unsuru olacak ve bir sonraki seçilecek hükümet bu minvalde çalışmaları tamamlamak üzere hareket edecek.”
Ortak Askeri Komite (5+5) üyeleri, Birleşmiş Milletler'in 10 uluslararası gözlemcisinin, “paralı askerlerin” ülkeden çıkış yerlerini belirlemek ve her iki taraftan da belirli yüzdelere göre çıkışlarını izlemek için komiteye bağlı yerel meslektaşlarıyla birlikte çalışacaklarını dile getirdiler.
Komite, önümüzdeki ayın başlarında “paralı askerlerin” ülkeden çekilişi konusunu bir toplantıda ele almak için bir mekanizma kurdu. Bazı Afrika ülkelerinin temsilcileri de bu toplantıya katılacak ve kendilerine bağlı grupların Libya’dan geri çekilmesi için bir takvim üzerinde anlaşmaya varmak üzere çalışma yürütecek.
Bu bağlamda, ABD'nin Libya Büyükelçisi Richard Norland, askeri çatışmanın iki tarafı arasında geçen yıl Cenevre'de ateşkes anlaşmasının imzalanmasının birinci yıldönümünde ülkesinin Libyalılar ve Libyalı siyasi liderlere olan desteğini yineledi.
Norland dün bir televizyon kanalında yaptığı açıklamada, "Başkent Trablus'un bombalanmasını sona erdiren ateşkes, geçen yıl Libya'da muazzam ilerleme kaydedilen siyasi müzakerelerin başlamasını sağladı" dedi.
Norland konuşmasını şöyle sürdürdü: “Geçtiğimiz günlerde Trablus'un ev sahipliğinde gerçekleştirilen Libya İstikrarı Destekleme Girişimi Konferansı "şimdiye kadar kaydedilen ilerlemenin ve bizi bekleyen potansiyelin en iyi kanıtı. Ortak Askeri Komite’yi (5+5) bu bağlamda yaptığı çalışmalardan dolayı tebrik ediyorum.”
ABD'nin Libya Büyükelçisi Richard Norland, “Hedefimiz sizinkiyle tamamen aynı. Hedefimiz ulusal uzlaşma, kurumların yeniden birleşmesi ve seçimlerin yapılmasıdır.” diye konuştu.
Öte yandan dün, Dibeybe tarafından oluşturulan bir hükümet heyetinin Doğu Libya’nın (Sirenayka) merkezi olan Bingazi şehrini ziyaret planı ertelendi. Ülkenin doğusundan sorumlu olan Dibeybe’nin yardımcısı Hüseyin el-Katrani, Dibeybe’yi Sirenayka bölgesini görmezden gelmekle suçladıktan sonra hükümetten ayrıldı. Söz konusu ziyaretle Katrani ile görüşme gerçekleştirilmesi, hükümete karşı aldığı pozisyonun tartışılması ve görevine dönmeye teşvik edilmesi amaçlanıyordu.
Hükümet kaynakları, ziyaretin Katrani, bakanlar ve Sireneyka bölgesini temsil eden hükümet yetkililerinin talebi üzerine henüz belirlenmeyen ileri bir tarihe ertelendiğini bildirdi.
Yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili olarak, Yüksek Seçim Komisyonu, adaylık kapısının açılacağı tarih konusundaki tartışmayı sonlandırmak için bugün basın toplantısı gerçekleştirecek.
Diğer yandan Danıştay ve Libya Müslüman Kardeşler (İhvan) Teşkilatı’nın seçim yasasına itiraz için Anayasa Mahkemesi'ne dava açacağı iddia ediliyor.
İhvan’ın siyasi kolu olan Adalet ve İnşa Partisi içerisindeki muhalifler, bu yılın sonunda yapılması planlanan seçimlere katılım üzere başkentte Demokrat Parti adıyla yeni bir parti kurdu.



Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ürdün Kralı II. Abdullah, Gazze’de barış planının hayata geçirilmesinin önemini, ateşkesin kalıcı biçimde sürdürülmesini, yeniden imar sürecinin başlatılmasını ve bölge halkına insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasını ele aldı.

Türk kaynaklara göre, Erdoğan ile Kral II. Abdullah, cumartesi günü İstanbul’daki Dolmabahçe Sarayı’nda bulunan Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nde gerçekleştirdikleri görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkiler ile bunların farklı alanlarda geliştirilme yollarını değerlendirdi; bölgesel ve uluslararası gelişmeleri masaya yatırdı.

Ürdün Kralı’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daveti üzerine Türkiye’ye yaptığı kısa ziyaret kapsamında, iki lider önce baş başa bir görüşme gerçekleştirdi, ardından iki ülke heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı yapıldı.

Görüşmelerde Gazze’deki son durum ve barış planının ikinci aşamasının uygulanması ayrıntılı biçimde ele alındı. Taraflar, ateşkesin sürdürülmesi gerektiğini vurgularken, devam eden İsrail ihlallerini kınadı; insani yardımların sürdürülebilir şekilde ulaştırılmasının önemine ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine yönelik her türlü girişimin reddedilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Toplantılarda ayrıca Suriye’deki gelişmeler de ele alındı. Erdoğan ve Kral II. Abdullah, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunmasının, ülkenin istikrarını sarsmaya yönelik girişimlerin reddedilmesinin ve Suriyelilerin ülkelerine gönüllü ve güvenli şekilde dönüşlerinin sağlanmasının gerekliliğini vurguladı.

Kaynaklara göre, ikili ve genişletilmiş görüşmelerde bölgedeki diğer gelişmeler de değerlendirildi; taraflar, bölgesel istikrarın sağlanması için iş birliği ve ortak çalışma iradesini teyit etti.

efrgt87kı8
Erdoğan ile Ürdün Kralı’nın, iki ülke heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirdiği genişletilmiş görüşmelerden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Görüşmelere Türkiye tarafında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Cumhurbaşkanlığı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç katılırken, Ürdün tarafından da muhatap isimler yer aldı.

Ürdün Kralı’nın Türkiye ziyareti, Türkiye ile Suriye arasındaki Cilvegözü (Bab el-Hava) sınır kapısı üzerinden Türkiye ve Yunanistan’a yönelik kara taşımacılığının 15 yıl aradan sonra yeniden başlatılmasının hemen ardından gerçekleşti.

Ulaştırma bakanlıkları arasında yürütülen ortak koordinasyon ve çabalar sonucunda gümrük ve idari engellerin kaldırılmasıyla hayata geçirilen uygulama kapsamında, cuma günü üç tır deneme amaçlı olarak Türkiye topraklarına giriş yaptı.

Söz konusu adımın, bölgesel kara taşımacılığı haritasında nitelikli bir sıçrama yaratması ve Ürdün’ü, Suriye ve Türkiye üzerinden Avrupa kıtasına bağlayan önemli bir ticaret hattını yeniden canlandırması bekleniyor. Bu hat, Cilvegözü (Bab el-Hava) ve Öncüpınar (Bab es-Selame) sınır kapıları üzerinden işleyecek.


Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.