Yeşil Suudi Girişimi Forumu: Dünya gelecekte enerjiye daha fazla ihtiyaç duyacak

Suudi Arabistan Enerji Bakanı: Suudi Arabistan, 2030 yılına kadar en verimli enerji kaynaklarının tümünün üretildiği bir model olacak

Suudi Arabistan ve BAE enerji bakanları dün Yeşil Suudi Girişimi Forumu’nun ilk oturumunda bir araya geldiler (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan ve BAE enerji bakanları dün Yeşil Suudi Girişimi Forumu’nun ilk oturumunda bir araya geldiler (Şarku’l Avsat)
TT

Yeşil Suudi Girişimi Forumu: Dünya gelecekte enerjiye daha fazla ihtiyaç duyacak

Suudi Arabistan ve BAE enerji bakanları dün Yeşil Suudi Girişimi Forumu’nun ilk oturumunda bir araya geldiler (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan ve BAE enerji bakanları dün Yeşil Suudi Girişimi Forumu’nun ilk oturumunda bir araya geldiler (Şarku’l Avsat)

Körfez ülkelerinin yetkilileri, gelecekte dünyanın her türlü enerjiye ihtiyacı olacağını ve hidrokarbonlar, fosil yakıtlar veya yenilenebilir enerji olmadan çalışamayacağını, bununla birlikte iklimle ilgili alınan önlemlerin gelişmekte olan ülkeler için bir yük haline getirilemeyeceğini vurguladılar.
Yeşil Suudi Girişimi Forumu’nun ilk oturumuna katılan Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, forum etkinlikleri sırasında kendisine yöneltilen petrol üreten ülkelerin aynı zamanda hem petrol üretimini artırmaları hem de karbon emisyonlarını azaltmaları talebiyle ilgili bir soruya, “Biliyorsunuz, dünyanın her şeye bizim de her türlü enerjiye ihtiyacımız var” yanıtını verdi.

Suudi Bakan, forumdaki konuşmasının bir bölümünde şunları söyledi:
“İklim değişikliğine katkıda bulunan tüm gazların üretimini azaltmak istiyoruz. Hepimiz karbon emisyonlarının azaltıldığı bir gelecek sağlayan bir enerji sistemi için mevcut tüm çözümleri hesaba katma konusunda hemfikiriz. Ancak şeytan ayrıntıda gizlidir. Gazı çevreye zarar vermeyecek hale getirebiliriz. Bu yüzden metan gazı ve karbon ile ilgili bir girişimimiz var. Suudi Arabistan sera gazlarını ortadan kaldırma ve ekonomik büyümeyi sürdürme konusunda örnek olmak istiyor. Suudi Arabistan gaz, petrol, kaya petrolü, güneş ve rüzgâr enerjisi üreticisidir. Gerek yeşil gerek mavi olsun, hidrojen enerjisi açısından büyük bir hırsa sahibiz. Bana bunu yapan başka bir ülke gösterin.”
Dünyanın hidrokarbonlar, fosil yakıtlar veya yenilenebilir enerji olmadan hiçbir alanda çalışamayacağına dikkati çeken Bin Selman, “Hiçbiri ne bir tehlike kaynağı ne de kurtarıcı olamaz. Bunların hepsi sadece birer kapsamlı çözüm olacaktır. 2026 yılında COP'ta (Taraflar Konferansı) buluşursak, herkesin emisyonların azaltılmasına katkıda bulunduğu sürece yapacaklarına ilişkin kapsayıcı ve açık olmalıyız” ifadelerini kullandı.
Suudi Arabistan’ın, 2030 yılına kadar en verimli enerji kaynaklarının tümünün üretildiği bir model olacağına dikkati çeken Prens Abdulaziz, Bunun Suudi Arabistan’daki iklim değişikliğine karşı adımların kapsamını genişletmeye yönelik Yeşil Suudi Arabistan Girişimi’nin hedefleri çerçevesinde olacağını ve metan gazı emisyonlarının azaltılmasının halk sağlığının ve tarımsal üretkenliğin artırılmasına katkıda bulunacağını söyledi.
Suudi Arabistan Enerji Bakanı, ülkesinin akıllı sayaç programı çerçevesinde günde 127 bin sayaç kurmaya çalıştığını ve projenin iki ay içinde tamamlanacağını belirtti. Bakan Bin Selman, “Suudi Arabistan, 10 yılı aşkın bir süredir başarılı enerji verimliliği programlarına sahip. Şimdiye kadar, yılda 48 milyon ton karbon emisyonu azaltıldı ve 9 milyon ton daha azaltılması planlanıyor. Sanayi, ulaşım ve inşaat olmak üzere üç sektöre odaklandık. Çünkü bu sektörler, Suudi Arabistan’ın enerji tüketiminin yüzde 90'ını oluşturuyor” şeklinde konuştu.
Prens Abdulaziz, iklim değişikliğine katkıda bulunan tüm gazların azaltılması, bu gazları üreten tüm sektörlere bakılması, tüm çözümlerin tartışılması, mevcut teknolojilerle yenilenebilir enerji alanının dikkate alınması, çevrenin nasıl korunacağı ve su tüketiminin nasıl yönetileceği, devlet ve özel sektörlerin katılımıyla ve buna yardımcı olacak olanakların bulunması gerektiğini vurguladı.
Öte yandan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Sanayi ve İleri Teknoloji Bakanı ve Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi (ADNOC) Grup CEO'su Sultan el-Cabir, günümüzün enerji gereksinimlerinin yüzde 80'inin fosil yakıtlardan geldiğini belirterek, “Bunu görmezden gelemeyiz. Geçiş sürecine ihtiyaç var. Maliyetleri ve karbon emisyonlarını sürekli olarak azaltmaya devam etmeliyiz ve bu da zaman alacaktır” ifadelerini kullandı.
Dünyanın bir enerji kombinasyonuna ihtiyacı olduğunu söyleyen Cabir, “Bu, tartışmaya dahi gerek olmayan bir zorunluluktur. Biz de buna yatırım yapıyoruz. Son yedi yılda kaynaklara, özellikle hidrokarbonlara çok az yatırım yapıldı. Bu, almamız gereken önemli bir derstir. Motorları değiştirmeli, yeniden direksiyona geçmeli ve daha temiz bir gelecek için hiç durmadan çalışmalıyız” diye konuştu.

BAE’li Bakan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Petrol ve gaz, geleceğin küresel enerji taleplerini karşılamanın bel kemiğini oluşturmaktadır. Gelişmekte olan dünyanın tamamen farklı bir dizi politika ve teşvik gerektirdiğini kabul etmeliyiz. İklim eyleminin gelişmekte olan ülkeler üzerinde bir yük haline gelmesine izin veremeyiz; İlerici, açık, kapsayıcı bir zihniyete ihtiyacımız var. Gelişmekte olan dünyanın, bir birinden tamamen farklı bir takım politikalara ve teşviklere ihtiyaç duyduğunu kabul etmeliyiz. İklim eyleminin gelişmekte olan ülkeler üzerinde bir yük haline gelmesine izin veremeyiz. İlerici, açık, kapsayıcı bir zihniyete ihtiyacımız var”.
Suudi Arabistan Çevre, Su ve Tarım Bakanı Abdurrahman el-Fadli ise sürdürülebilir kalkınma ve çevre koruma arasındaki uyuma değindi. Bakan Fadli, Yeşil Suudi Girişimi Forumu’nda yaptığı konuşmada girişimin stratejisinin, çevreyi tüm yönleriyle toplam değeri 52 milyar Suudi riyalini aşan 64 girişim barındırdığını belirtti.
Stratejinin öne çıkan hedeflerine değinen Fadli, bunları, ‘bölgede ulusal bir çevre fonu kurarak kurumsal çerçeveyi yeniden yapılandırmak, çevresel uyumu artırmak için 5 ulusal çevre merkezi inşa etmek, çölleşme ile mücadele etmek, doğal hayatı korumak, atık geri dönüşümünü teşvik etmek, meteorolojik hizmetler sağlamak ve iklim çalışmaları yapmak’ olarak sıraladı. Bu arada Suudi Arabistan hükümetinin sektör için düzenleyici bir çerçeve oluşturmak amacıyla Ulusal Çevre Sistemi, Atık Yönetim Sistemi ve Meteorolojik Sistemi yayınladığı da belirtilmeli.
Suudi Arabistan’ın ki gibi çöl iklimine sahip bir ülkede 10 milyar ağaç dikmenin kuşkusuz çok büyük bir zorluk olduğunu ifade eden Bakan Fadli, buna rağmen bu girişimi, arıtılmış yenilenebilir veya genel olarak yenilenebilir su kullanarak uygulayacaklarını vurguladı. Fadli, girişim için genellikle küresel deneyimlerden ve araştırmalardan yararlanırken, bu iklimde yaşayabilecek yerel bitkilere odaklanacaklarını söyledi.
Yeşil Suudi Girişimi’nin biyolojik çeşitliliğin korunmasına katkıda bulunduğuna ve Suudi Arabistan topraklarının yüzde 30'unu korunan alanlar olarak ilan edilmesini hedeflediğine dikkati çeken Suudi Bakan, üç yıl önce sadece yüzde 4,3 olan korunan alanların bugün yaklaşık yüzde 16 ile dört katına çıkarıldığına işaret etti. Kısa bir süre önce yürürlüğe giren Çevre Yönetmeliği’nin biyolojik çeşitliliğe, kıyı ve deniz habitatlarının korunması ve restorasyonuna büyük önem verdiğini kaydetti. Bakan Fadli, Çevre, Su ve Tarım Bakanlığı’nın da nesli tükenmekte olan yerel yaban hayat türleri için birçok üreme merkezinin inşasıyla 3 yıl önce 19 olan milli park sayısını bugün 300'ün üzerine çıkardığını belirtti.
Diğer taraftan BAE İklim Değişikliği ve Çevre Bakanı Meryem el-Muhiri, BAE'de çevre koruma alanında çaba sarf ettiklerini ve çevresel çeşitlilik ve korumanın uluslararası işbirliği gerektirdiğini ifade etti. Doğanın dünya için önemli bir sermaye olmasının önemine dikkati çeken BAE’li Bakan, çevresel çeşitliliğin korunmasının çok önemli olduğunu ve herkesin bu konuda büyük çaba göstermesi gerektiğini vurguladı.
Yeşil Suudi Girişimi Forumu’nun ilk oturumuna katılan diğer isimlerden, Gabon Orman ve Su Bakanı Lee White ve Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi İcra Direktörü İbrahim Siyav, yaptıkları konuşmalarda, doğanın karşı karşıya olduğu sorunlara, bu sorunlara yönelik endişelere, ekosistemleri restore etmeye, biyolojik çeşitliliği korunmaya ve bu bağlamda ulusal ve bölgesel düzeylerdeki girişimlere ve çabalara yönelik küresel çabaların etkilerine değindiler.



Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Prens William ile birlikte Diriyye turuna çıktı

TT

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Prens William ile birlikte Diriyye turuna çıktı

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Prens William ile birlikte Diriyye turuna çıktı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz, pazartesi akşamı Birleşik Krallık Veliaht Prensi William’ı kabul ederek onu, “Suudi devletinin doğduğu yer ve Birinci Suudi Devleti’nin başkenti” olarak anılan Diriyye’de gezdirdi.

Ziyaret kapsamında, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan tarihî Tureyf semtindeki Nejdî mimari incelendi. Galler Prensi, Birinci Suudi Devleti’nin imam ve emirlerine ait sarayları gezdi; dönemin yönetim merkezi olan tarihî Salva Sarayı önünde hatıra fotoğrafı çektirildi. Tur ayrıca Diriyye Projesinin ana planına ilişkin bir sunumu da içerdi.

sdvfg
Prens Muhammed bin Selman ile Prens William, tarihî Tureyf semtindeki Salva Sarayı önünde (SPA)

Galler Prensi William, pazartesi akşamı Riyad’a ulaşarak Suudi Arabistan’a ilk resmî ziyaretini başlattı. Ziyaretin, iki ülke arasında 80 yılı aşkın süredir devam eden ve çeşitli alanları kapsayan ikili ilişkilerin güçlendirilmesini hedeflediği belirtildi.

Prens William’ı Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman bin Abdülaziz, Suudi Arabistan’ın Londra Büyükelçisi Prens Abdullah bin Halid bin Sultan bin Abdülaziz, Birleşik Krallık’ın Riyad Büyükelçisi Stephen Charles Hitchen ve Kraliyet Protokolü Başkan Yardımcısı Fahd es-Suhayl karşıladı.

dfvbfg
Prens Muhammed bin Abdurrahman, pazartesi akşamı Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Prens William’ı karşılarken (Riyad Emirliği)

Birleşik Krallık Büyükelçisi Hitchen, ziyaret öncesinde X platformundaki resmî hesabından paylaştığı kısa videoda duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Büyükelçilikte Veliaht Prens’in gelişini büyük bir heyecanla bekliyorduk. Sabırsızız” dedi. Hitchen, ziyaret programının sanat, kültür ve spor gibi birçok alanı kapsayacağını belirterek, “En önemlisi misafirperverliğinizi deneyimleyecek ve Krallık’taki ilham verici değişimleri görecek. Önümüzdeki günlerde bizimle kalın” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan ile Birleşik Krallık arasındaki ilişkiler, Kral Abdülaziz bin Abdurrahman ile dönemin İngiltere Başbakanı Winston Churchill’in 17 Şubat 1945’teki tarihî görüşmesiyle temelleri atılan bir süreçte, karşılıklı çıkarlar doğrultusunda tüm alanlarda istikrarlı biçimde gelişti.

dvfd
Prens Muhammed bin Selman, tarihî Diriyye’de Prens William ile gerçekleştirdiği ziyaret sırasında (SPA)

İki ülke; siyaset, güvenlik ve askerî alanların yanı sıra ticaret, yatırım ve finansal hizmetler, sağlık, eğitim, enerji, sanayi, çevre, kültür, spor ve turizm gibi birçok başlıkta köklü ve özel ilişkilere sahip. Bu ziyaretin de söz konusu iş birliğini daha da güçlendirmesi bekleniyor.

İkili ilişkiler, Prens Muhammed bin Selman’ın 7 Mart 2018’de Londra’ya yaptığı ziyaret sırasında ilk toplantısını gerçekleştiren Suudi-İngiliz Stratejik Ortaklık Konseyinin kurulmasıyla yeni bir aşamaya taşındı. Konsey, tarafların daha derin bir stratejik ortaklığa bağlılığını yansıttı.

 dfv df
Ziyaret kapsamında Diriyye Projesi’nin ana planına ilişkin bir sunum yapıldı (SPA)

Üç gün sürmesi öngörülen Prens William’ın Suudi Arabistan ziyareti, Londra’nın Riyad’la ekonomik iş birliğini derinleştirme arayışlarının hız kazandığı bir döneme denk geliyor. Kensington Sarayı’na göre ziyaret, ticaret, enerji ve yatırım başta olmak üzere gelişen ikili ilişkilerin öne çıkarılmasını amaçlıyor. Programda, kadın sporları, e-spor ve çevre koruma projelerinin yanı sıra Prens William’ın El-Ula’da yaban hayatı ve doğal mirasın korunmasına yönelik çalışmaları yerinde incelemesi bulunuyor.


BM: Suudi Arabistan’ın Yemen’deki kalkınmayı desteklemek için attığı son adım güçlü ve hızlı

Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki kalkınmayı desteklemek için attığı son adımı güçlü ve hızlı olarak nitelendirdi. (BM)
Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki kalkınmayı desteklemek için attığı son adımı güçlü ve hızlı olarak nitelendirdi. (BM)
TT

BM: Suudi Arabistan’ın Yemen’deki kalkınmayı desteklemek için attığı son adım güçlü ve hızlı

Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki kalkınmayı desteklemek için attığı son adımı güçlü ve hızlı olarak nitelendirdi. (BM)
Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki kalkınmayı desteklemek için attığı son adımı güçlü ve hızlı olarak nitelendirdi. (BM)

Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis, geçici başkent Aden’deki durumu “Artık jeneratör seslerini duymuyorum; çünkü elektrik şebekesi geri dönmeye başladı. Bu, Suudi Arabistan’ın hızlı müdahalesi sayesinde gerçekleşti. Ayrıca dün Aden Havalimanı’ndan ayrıldım ve pistin yeniden inşasını gördüm; bu da çok olumlu bir gelişme” sözleriyle değerlendirdi.

Şarku’l Avsat ile yaptığı röportajda, Suudi Arabistan’ın kalkınma müdahalelerinin insani yardımlar kadar önemli olduğunu vurgulayan Harneis, “Suudi Arabistan’ın Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Programı kapsamında ülke genelinde pek çok proje yürütülüyor. Son günlerde ve haftalarda Suudi Arabistan, Yemen hükümetini destekleme konusunda hızlı ve etkili bir şekilde hareket etti” dedi.

yu7
Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis (Şarku’l Avsat)

Harneis, Husi güvenlik güçlerinin yaklaşık 73 BM çalışanını gözaltında tutmaya devam ettiğini ve BM’ye ait birçok ofisi kontrol altında bulundurduğunu açıkladı. Harneis, Husilerin yüzlerce iletişim cihazı ve gerekli ekipmana da el koyduğunu belirterek, durumun değişeceğine dair hiçbir işaret olmadığını ve bunun ‘son derece moral bozucu’ olduğunu ifade etti.

Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi

Harneis, Riyad ziyaretinin, küresel insani durumu ele almak üzere Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi (KSRelief) ile yapılan bir toplantıya katılmak amacıyla gerçekleştiğini açıkladı. Harneis, “Son on yılda KSRelief büyük bir gelişim kaydetti ve bugün insani yardım alanında küresel ölçekte önemli bir aktör konumunda” dedi.

Harneis, merkezin Yemen’de insani yardıma büyük önem verdiğini belirterek, “Bu ziyarette Yemen’deki insani durum üzerinde yoğunlaştım. Yaptığımız görüş alışverişi çok faydalı oldu. KSRelief ile ilişki ve iş birliği her zaman mükemmel oldu. BM ve insani yardıma güçlü bir şekilde destek verdiler. Bugün amacımız, teknik ve liderlik boyutlarını da kapsayan daha derin tartışmalarla bu ilişkiyi bir üst seviyeye taşımak. İnsani yardımın nasıl organize edileceği konusu son derece kritik” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan en büyük bağışçılardan biri

Yemen’deki kalkınma çalışmalarına da değinen Harneis sözlerini şöyle sürdürdü: “KSRelief, son on yılda olağanüstü destek sağladı ve her zaman en büyük bağışçılardan biri oldu. Bu yıl muhtemelen en büyük bağışçı olacak. Rolü yalnızca finansmanla sınırlı değil; Yemen’deki durumu derinlemesine anlamaları, bu çalışmaları son derece önemli kılıyor.”

hyju
Birleşmiş Milletler (BM) Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Julien Harneis, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki insani yardım faaliyetlerine en büyük bağışçılardan biri olduğunu doğruladı. (BM)

Harneis, Suudi Arabistan’ın kalkınma alanındaki katkılarını da vurgulayarak, “Kalkınma çabaları insani yardımlar kadar, hatta belki daha da önemli. Suudi Arabistan’ın Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Programı, ülke genelinde çeşitli projeler yürütüyor. Son günlerde ve haftalarda Suudi Arabistan, Yemen hükümetini destekleme konusunda hızlı ve güçlü bir şekilde harekete geçti; bu oldukça belirgindi” dedi.

Elektrik altyapısını örnek gösteren Harneis sözlerine şöyle devam etti: “Bu sorun en az 15-20 yıldır var ve Yemenlilerin hayatında sürekli bir gerilim kaynağıydı. İnsanlar neredeyse tamamen jeneratörlere bağımlıydı. Ancak son bir hafta veya on gün içinde jeneratör seslerini artık duymuyorum; çünkü elektrik şebekesi geri dönmeye başladı. Bu da Suudi Arabistan’ın hızlı müdahalesi sayesinde gerçekleşti. Dün Aden Havalimanı’ndan ayrıldım ve pistin yeniden inşasını gördüm; bu çok olumlu bir gelişme.”

Harneis ayrıca, “Hükümet kontrolündeki bölgelerde güçlü bir devletin kalkınmanın faydalarını, hukukun üstünlüğünü ve iyi idareyi vatandaşlara gösterebilmesi gerekiyor” dedi.

BM personelinin gözaltına alınması

Harneis, “Anlam veremediğimiz bir şekilde, fiili otorite olan Husiler Sana’da 73 meslektaşımızı gözaltına aldı; bunlardan biri gözaltı sırasında hayatını kaybetti. Ayrıca BM’nin eski çalışanları da gözaltına alındı. Bu tek seferlik bir olay değil; Aralık 2021, 2023 ve 2024’te ve 2025’te üç kez daha yaşandı; en son olay sadece üç hafta önce gerçekleşti” şeklinde konuştu.

cvfghy
2026 Yemen İnsani Yardım Planı için yaklaşık 2,16 milyar dolarlık bir kaynak gerekli. Bunun 1,6 milyar doları en acil ihtiyaçlar için ayrılmış durumda. (BM)

BM Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Harneis, “Ofislerimize ve varlıklarımıza el konuldu; birçok ofis ya Husi güvenlik güçlerinin kontrolü altında ya da kapalı durumda. Yüzlerce iletişim cihazı ve gerekli ekipman da alınmış durumda. Sana’dan bu durumun değişeceğine dair hiçbir işaret yok; bu özellikle Yemen halkı için kritik bir dönemde son derece moral bozucu” ifadelerini kullandı.

Saada ziyaretleri

Harneis, Husilerin kalesi sayılan Saada vilayetine son yıllarda yaklaşık altı kez ziyaret gerçekleştirdiğini ve Yemen’in diğer bölgelerinde de insani yardım çalışmalarını güvence altına almak için diyalog yürüttüğünü belirtti. Harneis, “İlk kez 2013’te Saada’yı ziyaret ettim; 2014, 2015 ve 2016’da da oradaydım, ardından iki yıl önce ve geçen yıl tekrar ziyaret ettim. Yemen’in çoğu bölgesini gezdim; birçok bölgede yönetim silahlı grupların elinde. İnsani yardımın devam etmesi için bu gruplarla diyalog kurmak gerekiyor” dedi. Son ziyaretinde vilayet valisiyle görüştüğünü de bildirdi.

Husilere yönelik eleştiriler

Harneis, BM’nin Husilere yönelik eleştirilerini operasyonel kolaylıklar veya başka gerekçelerle yumuşatmadığını kesin bir dille vurguladı. Harneis, “Genel Sekreter bile personelimizin gözaltına alınması konusunda defalarca konuştu, ajans başkanları da konuştu, yüzlerce açıklama yapıldı; hiçbir zaman susmadık… Üzücü olan, yüzlerce, belki de binlerce Yemenlinin gözaltında olmasına rağmen seslerinin duyulmaması” ifadelerini kullandı.

İnsani yardım harcamalarının denetimi

Harneis, BM fonlarının Yemen’de nasıl kullanıldığına dair yöneltilen sorulara şöyle yanıt verdi: “Yaptığımız her şey şeffaftır ve halka açıktır; bunu ‘fts.un.org’ üzerinden takip edebilirsiniz. Burada finansman kaynakları ve yıllardır yürütülen projeler görülebilir. Ayrıca tüm BM ajansları, yıllık iç ve dış denetimlere tabidir; bunun yanında bağışçılar tarafından da gözden geçirilmektedir.”

BM Yemen İnsani Yardım Koordinatörlüğü Ofisi’nin Aden’e taşınması

Harneis, BM Yemen İnsani Yardım Koordinatörlüğü Ofisi’nin Sana’dan Aden’e taşınması kararının BM Genel Sekreteri tarafından alındığını belirtti. Bu kararda etkili olan faktörlerden birinin ‘Yemen hükümetinin BM nezdinde resmi temsilci olması’ olduğunu söyleyen Harneis, diğer faktörün ise ‘Sana’daki yetkililerin BM’ye yönelik kötü muamelesi’ olduğunu vurguladı.

Hükümetle iyi ilişkiler

Uluslararası alanda tanınan Yemen hükümetiyle ilişkilerin ‘iyi’ olduğunu vurgulayan Harneis, “Tüm düzeylerde sürekli koordinasyon halindeyiz” dedi. Harneis, BM’nin hedefini ise şöyle açıkladı: “Amacımız her zaman hükümetle yakın çalışmak; çıkarlarımız ortak. Bunu güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Bunun için net bir hükümet liderliği ve istikrarlı bir plan şart. Son iki yılda hükümeti bağışçılarla koordinasyon mekanizmalarına dahil etmeye çalıştık, kalkınma önceliklerini hükümetin öncelikleriyle ilişkilendirdik ve bu alanda somut ilerleme kaydettik.”

2026 için öncelikler

Harneis’e göre BM bu yıl Yemen’de, hükümetin kalkınma liderliğini ulusal öncelikler doğrultusunda desteklemeye odaklanıyor. İnsani alanda özellikle Husilerin kontrolündeki bölgelerde krizin etkilerini en aza indirmeye çalışacaklarını belirten Harneis, bu görevleri uluslararası sivil toplum kuruluşları aracılığıyla yürüteceklerini ve öncelikli alanların gıda güvenliği, sağlık ve beslenme olacağını vurguladı.

Harneis, 2026 Yemen İnsani Yardım Planı için gerekli bütçenin yaklaşık 2,16 milyar dolar olduğunu, bunun 1,6 milyar dolarının acil öncelikler için ayrıldığını açıkladı.


Suudi Arabistan Savunma Bakanı, Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
TT

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Riyad'daki Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzalarken dost ve kardeş ülkelerin savunma bakanları ve üst düzey yetkilileriyle savunma ve güvenlik endüstrisinin geleceğini görüştü.

Prens Halid bin Selman, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda şunları yazdı:

“Kral Selman bin Abdulaziz’in himayesinde ve onun adına, kardeş ve dost ülkelerden gelen sayın konukların huzurunda Dünya Savunma Fuarı'nın açılışını yapmaktan büyük mutluluk duydum. Bu etkinlik, Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed Bin Selaman’ın savunma ve güvenlik sektöründeki küresel gelişmelere ayak uydurma vizyonunu somutlaştırıyor.”

Prens Halid bin Selman, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dünya Savunma Fuarı'nda kardeş ve dost ülkelerin savunma bakanları ve üst düzey yetkilileriyle bir araya gelmekten büyük mutluluk duydum. Savunma ve güvenlik endüstrisinin geleceği ile ilgili bir dizi konu hakkında görüş alışverişinde bulunduk. Fuarda sunulan fırsatları vurguladık. Ayrıca bir dizi mutabakat zaptı ve anlaşmanın imzalanmasına şahitlik ettim ve bunları imzaladım.”

Prens Halid bin Selman ve Güney Kore Savunma Bakanı Ahn Gyu-Back, Suudi Arabisatan Savunma Geliştirme Genel Müdürlüğü ile Güney Kore Savunma Geliştirme Ajansı (ADD) arasında savunma araştırma ve geliştirme ile savunma ve askeri teknolojiler ve sistemler için inovasyon alanında bir mutabakat zaptının imzalanmasına şahitlik ettiler.

Prens Halid bin Selman, Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ile Slovakya Savunma Bakanlığı arasında savunma alanında iş birliği için bir mutabakat zaptı imzaladı. Ayrıca, Malezya Savunma Bakanı Muhammed Halid Nurdin ile Suudi Arabistan hükümeti ile Malezya hükümeti arasında savunma alanında iş birliği için bir anlaşma imzaladı. Prens Halid bin Selman ayrıca Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ile Somalı Federal Cumhuriyeti Savunma Bakanlığı arasında askeri alanda iş birliği için Somali Federal Cumhuriyeti Savunma Bakanı Ahmed Maalim Faki ile bir mutabakat zaptı imzaladı.