Yeşil Suudi Girişimi Forumu: Suudi Arabistan'dan 2060'a kadar sıfır emisyon hedefi

Suudi Yeşil Girişimi Forumu'nda dünya çapından 300 delege bir araya geldi (SGI)
Suudi Yeşil Girişimi Forumu'nda dünya çapından 300 delege bir araya geldi (SGI)
TT

Yeşil Suudi Girişimi Forumu: Suudi Arabistan'dan 2060'a kadar sıfır emisyon hedefi

Suudi Yeşil Girişimi Forumu'nda dünya çapından 300 delege bir araya geldi (SGI)
Suudi Yeşil Girişimi Forumu'nda dünya çapından 300 delege bir araya geldi (SGI)

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad'da iklim değişikliğiyle mücadele çabalarının ele alınacağı, üç gün sürecek Yeşil Suudi Girişimi Forumu (SGI) 23 Ekim Cumartesi günü başladı
Forum, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın ülkenin karbon emisyonlarını azaltma hedeflerini ikiye katladığı konuşmasıyla açıldı.
Dünyanın dört bir yanından yetkili isimlerin ve iklim uzmanlarının mesaj gönderdiği etkinliğin ilk günü Yeşil Suudi Girişimi Forumu’na, ikinci günü ise Yeşil Gençlik Zirvesi’ne ayrıldı. Forum üçüncü gününde de Ortadoğu Yeşil Girişim Zirvesi'yle yarın devam edecek.

Suudi Arabistan 10 milyar ağaç dikecek
Forumu 09.00’da yaptığı açılış konuşmasıyla başlatan Suudi Arabistan veliaht prensi Muhammed bin Selman, iklim değişikliğiyle mücadelenin etkilerini ele almak için Mart 2021'de Yeşil Suudi Girişimi’ni resmen başlattıklarını açıkladı.
Ülke bu girişim kapsamında karbon emisyonunu büyük oranda azaltmayı ve krallık genelinde 10 milyar ağaç dikmeyi hedefliyor.
Veliaht Prens’in sıraladığı iklim taahhütleri şu şekilde:
- Ülke 2060’a kadar net sıfır emisyona ulaşmayı hedefliyor.
- 2030’a kadar karbon emisyonları yılda 270 milyon tonun üzerinde azaltılacak. Bu, mevcut hedeflerin iki katından fazla.
- Karbon azaltma girişimlerinin bir parçası olarak yeşil hidrojene daha fazla yatırım yapılacak
- Emisyon azaltımı, ağaç dikme girişimiyle de sağlanacak.
- Krallık içindeki koruma alanlarının oranı yüzde 30'a yükseltilecek.
Forumun açılışında konuşan Suudi Arabistan Enerji Bakanı Abdulaziz bin Selman da ülkenin karbon emisyonunu azaltmaya yönelik teknolojileri geliştirmek için zamana ihtiyacı olduğunu ve söz konusu teknolojilerin 2040’a kadar olgunlaşacağını dile getirdi.
Enerji bakanı ayrıca, sıfır karbon emisyonu seviyesine ulaşmak için 2060’ı hedeflediklerini ama bu hedefin daha kısa bir sürede de gerçekleşebileceğini kaydetti.

Foruma iklim liderlerinden destek geldi
Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) Başkanı Hoesung Lee’nin de aralarında yer aldığı, iklim kriziyle mücadelenin ön saflarındaki isimler de konuşmalarıyla foruma katkı koydu.
Etkinlik için önceden kaydedilmiş bir konuşmayla delegelere seslenen Prens Charles, dünya liderlerini 2050’ye kadar net sıfır emisyona ulaşmak için iddialı hedefler belirlemeye çağırdı.

Galler Prensi foruma önceden kaydettiği bir videoyla katkı koydu (SGI)
Galler prensi, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sürdürülebilir bir geleceğin temellerini atarken, yeşil bir toparlanmayı hızlandırmak için çok dar bir zaman aralığımız kaldı. Bu tehlikeli derecede bir daralma."
Bunun ardından forum, Yokoluşta Saati Geri Çevirme başlıklı bir panelle devam etti. Suudi Arabistan'ın ABD büyükelçisi Prenses Rima Bint Bender bin Sultan’ın yönettiği panelde Suudi Arabistan’ın doğal hayatının turizmdeki vazgeçilmez konumu tartışıldı. Prenses bu başlıkta özellikle Kızıldeniz’in eşsiz ekosistemini vurguladı.

 Prenses Rima ülke tarihindeki ilk kadın elçi (Reuters)
Prenses ayrıca dünya liderlerine iklim eylemi çağrısında bulundu.
"Hepimiz çocuklarımızın bize seslendiğini duyduk. Onları ne zaman dinlemeye başlayacağız? Aktivizm zamanı sona ermeli. Şimdi harekete geçme zamanı. Kaybettiklerimizin yeniden gelişebilmesini sağlamak için..."
Dünya Doğal Hayatı Koruma Vakfı’nın genel müdürü Marco Lambertini ve uzay teknolojisi şirketi Interstellar Lab'ın kurucusu Barbara Belvisi de konuşmalarıyla panele eşlik etti.

Ülkenin eşsiz deniz ekosistemi de ele alındı
Suudi Arabistan, yıllardır bölgedeki koruma çabalarında lider konumda. Ülkenin mevcut koruma projeleri arasında nesli tükenmekte olan deniz kaplumbağalarının geleceğini güvence altına alma çabaları da yer alıyor.
Forumda bu nedenle deniz ekosisteminin ele alındığı ve Kızıldeniz'deki, özellikle Akabe Körfezi'ndeki biyolojik çeşitliliğin zenginliğine ilişkin bir panel de düzenlendi.
Ülkenin deniz ekosistemi bilim camiasında çok önemseniyor çünkü 2020'de Akabe Körfezi’nde ısıya dayanıklı mercanlar keşfedilmişti. Daha fazla araştırmayla bu türler, dünya resiflerini kurtarmanın yolunu gösterebilir.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı'nın yetkili isimlerinden Abdullah Tawlah ve Kral Abdullah Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Dr. Tony Chan, söz konusu panelde bu eşsiz ekosistemi konuştu.
Chan, Kızıldeniz’i "ulusal hazine" diye nitelerken, bölgenin ekosisteminin iklim değişikliği, erozyon, ormansızlaşma, kirlenme ve aşırı balık avından etkilendiğini vurguladı.

Kızıldeniz mercanları üreme ve beslenme alanları sağlıyor, ancak iklim değişikliğinin etkilerinden mustarip (Kral Abdullah Bilim ve Teknoloji Üniversitesi)
Krallığın turizm odaklı Kızıldeniz Projesi’nde görev alan John Pagano da panele konuşmasıyla katkı koydu. Pagano, Kızıldeniz Projesi'nin ilk günden itibaren karbon nötr olarak planlandığını belirtti:
"Projemizi doğadan ilham alan ama bilimin yönlendirmesindeki bir proje olarak niteliyorum."

Panel dışı sohbetler: İklim mücadelesinde teknolojinin rolü
Foruma katılan isimler, paneller dışında da iklim değişikliğinin zararlı etkilerinin üstesinden nasıl gelinebileceğini tartıştı.
Teknolojinin iklim mücadelesindeki rolü de Suudi Arabistan'ın İletişim ve Bilgi Teknolojisi bakanı Abdullah es-Savaha’nın bulunduğu bir sohbetin konusuydu.
Görüşme sırasında bakan, iklim krizinin en önemli nedenlerinden karbon unsuruna dikkat çekti.
"Çözüm döngüsel karbon ekonomisinde" diyen bakan, bunu şöyle açıkladı:
"Bu karbonu nasıl azaltabiliriz, nasıl yeniden kullanabiliriz, nasıl geri dönüştürebiliriz ve daha da önemlisi nasıl ortadan kaldırabiliriz?"
Döngüsel karbon ekonomisi Suudi Arabistan’da emisyonları yönetmek ve azaltmak için oluşturulan 4 maddelik bir çerçeve: Azaltım, yeniden kullanma, geri dönüşüm ve ortadan kaldırma.

Döngüsel ekonomi de panel konusu oldu
Endüstriyel ekonomide "üretim, kullanım ve imha süreci" yerine dönüşümü ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını esas alan döngüsel ekonomi anlayışı da bir diğer panelin konusuydu.
Panelde El Ula Kraliyet Komisyonu CEO'su Amr El Medeni, Suudi Arabistan'ı temsil etti. Bu komisyon 2017’de kültürel miras ve eko-turizm için küresel bir destinasyon olarak görülen El Ula şehrini korumak ve geliştirmek için kurulmuştu.

El Ula'daki ünlü Fil Kayası (Wikimedia Commons)
Amr El Medeni, "Yeşile yönelmek bizim için bir seçim olmaktan öte. El-Ula’nın sağ kalmasının ve gelişmesinin tek yolu bu" diye konuştu.
Panelde bölgedeki güneş enerjisi ve yenilenebilir enerji tesisi de konu edildi. Söz konusu tesisin bölgenin artan enerji taleplerini beslemekle kalmayacağı, aynı zamanda Suudi Arabistan'ın diğer bölgelerinin enerji taleplerini destekleme potansiyeline de sahip olduğu belirtildi.
Nestle Başkan Yardımcısı ve Operasyonlar Başkanı Magdi Batato ve iklim değişikliği çözümlerinde uzmanlaşmış bir danışmanlık firması olan South Pole'un kurucu ortağı Renat Heuberger de konuşmalarıyla panele eşlik etti.

Petrolden uzaklaşmak Suudi petrol devleri için ne anlam ifade ediyor?
Dünyanın en büyük ikinci petrol üreticisi olan Suudi Arabistan, yerli enerji üretimi için şimdiden petrolden uzaklaşıyor. Ülke Yeşil Suudi Girişimi hedefleri doğrultusunda yerel enerji arzının yüzde 50'sini yenilenebilir enerji kaynaklarından, geri kalanını ise doğal gazdan üretmeyi taahhüt etti.
Peki bu, Aramco gibi petrol devlerinin geleceği için ne anlama geliyor?
Saudi Aramco'nun başkanı ve CEO'su Amin H. Nasser, petrol şirketi TotalEnergies'in CEO'su Patrick Pouyanné’le birlikte forumda bu konuyu da ele aldı.
Her iki şirket de iklim eylemine yönelik büyük taahhütlerde bulundu. Örneğin TotalEnergies, 2050’ye kadar karbon nötr seviyeye ulaşmayı planlıyor. 
2020’de ülke genelinde 2 milyon fazla ağaç diken Suudi Aramco ise faydalı ürünler üretirken aynı zamanda emisyonları önemli ölçüde azaltabilecek yeni karbon yakalama, kullanma ve depolama (CCUS) teknolojileri geliştiriyor. Firma şu anda Suudi Arabistan'daki CCUS projelerinde en büyük yatırımcı konumunda.

Suudi Arabistan merkezli Aramco, dünyadaki en önde gelen petrol üreticilerinden (Saudi Aramco)
Tartışmalar başlamadan önce Amin H. Nasser, şirketin kendisini Yeşil Suudi Girişimi’nin taahhütlerine uygun hale getireceğini duyurdu.
"Suudi Aramco, 2050’ye kadar net sıfır olma hedefine ulaşacak" diyen CEO, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yolun karmaşık, geçişin zorlu olacağını biliyoruz, ancak bunları aşabileceğimizden ve düşük emisyonlu bir geleceğe yönelik çabalarımızı hızlandırdığımızdan eminiz. Bu adım dünyanın en büyük hidrokarbon üreticisinden geliyor."
Öte yandan hükümetlerin bu dönüşümün anahtarı olacağı aşikar. Enerji bakanlarının bu noktada kurması gereken hassas bir denge var: Yurttaşlarının yaşamlarını iyileştirebilecek ekonomik büyüme ihtiyacını ve bu gelişmenin çevresel etkisini göz önünde bulundurmak ve ardından sorunsuz şekilde yeşil ekonomiye nasıl geçileceğini düşünmek gerekiyor.
Bu nedenle Riyad’daki forumda bir araya gelen Brezilya, Kuveyt, Mısır, Azerbaycan ve Nijerya gibi birçok ülkeden bakanlar bu dengeyi nasıl kurmaya çalıştıklarını da tartıştı.

Diğer sanayiler dönüşümden nasıl etkilenecek?
Kimya, çelik ve çimento gibi büyük miktarda emisyon üreten sanayilerin nasıl daha sürdürülebilir hale geleceği de bir diğer tartışma konusuydu.
Bu sorunu ele alan paneli Suudi Arabistan'ın petrol ve doğalgazdan sorumlu bakan yardımcısı Muhammed İbrahim yönetti. İbrahim, "Gördüğümüz kadarıyla Yeşil Suudi Girişimi büyük bir fırsat" dedi ve ekledi:
"Endüstrilerimizi ve emisyonlarımızı yönetmenin yeni yollarını yaratmak için harika bir fırsat."
İbrahim, Suudi Arabistan şirketlerinin yeniden kullanım ve geri dönüşüm yoluyla karbon emisyonlarını azaltma hamlelerini de tartıştı.
Örneğin, petrokimya şirketi Sabic, daha fazla kimyasal üretmek için üretim sürecinde yakalanan emisyonları kullandığı bir tesis kurmuştu.
Batı Afrika'da işletmelere uygun fiyatlı temiz enerji sağlayan Daystar Power Group'un CEO'su Jasper Graf von Hardenberg, elektrik şirketi ACWA Power'ın başkan Paddy Padmanathan ve Danimarkalı rüzgar türbini üreticisi Vestas Wind Systems'in başkan yardımcısı Morten Dyrholm de panelde İbrahim’e eşlik etti.
Panelin devamında, büyük petrokimya ve yeşil enerji şirketlerinden CEO'lar ve liderler de karbon yakalama ve yeşil hidrojen teknolojisinin nasıl ilerletebileceği tartışmasına katıldı.

Hedeflere giden yolda kentsel planlama
Suudi Arabistan'ın Riyad Şehri Kraliyet Komisyonu Başkanı Fahd El Raşid’in liderliğinde düzenlenen bir panelde kentsel planlamanın önemi masaya yatırıldı.
El Raşid, iddialı kentsel planlamanın çevresel hedeflere ulaşmak için kilit önemde olduğunu vurguladı.
Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı’nın genel sekreter yardımcısı ve icra direktörü Maimunah Mohd Sharif de panele katıldı.
Mohd Sharif, "Şehirler inovasyon merkezleridir ve Kovid-19 bize şehirlerin bu inovasyonların getirdiği zayıflıkları ve fırsatları göstermiştir" diye konuştu.

Sürdürülebilir yaşam için hangi yatırımlar yapıldı?
Suudi Arabistan, toplumunu sıfırdan sürdürülebilir bir şekilde dönüştürmek için "giga projelere" büyük yatırımlar yaptı. Bu büyük ölçekli gelişmeler, yeni turizm destinasyonlarından çevre dostu ulaşıma kadar birçok şeyi kapsıyor. 
Forumdaki bir diğer panelde Suudi Arabistan'ın iki giga projesinin CEO’ları Jerry Inzerillo ve Nadhmi Al-Nasr konuşmacıydı.
Jerry Inzerillo, Diriyah Gate Development Authority'nin (DGDA) adlı projeyi yönetiyor. Bu projede Unesco Dünya Mirası Alanı olan Diriyah Kapısı'nın gelişimine yön veriliyor.
El-Ula’da olduğu gibi, buradaki imar planlarının da bölgenin tarihini ve kültürünü korumak için hassas bir şekilde oluşturulması ve aynı zamanda gelecekteki ekonomik gereksinimlerin de dikkate alınması gerekiyor.

Görselde resmedilen fütüristik megakent NEOM, 24 Ekim 2017'de duyuruldu (NEOM.com)
Nadhmi Al-Nasr ise ülkenin kuzeybatısında geliştirilmekte olan yeni mega şehir NEOM'un CEO'su. Bu fütüristik şehir, ülke için önemli bir turizm destinasyonu olacak. Ayrıca tamamen sıfırdan planlandığı için tasarıma birçok sürdürülebilir proje de dahil edildi.

Günün son paneli: Sürdürülebilir toplumlar
Forumun ilk gününde düzenlenen son panelde odak, sürdürülebilir şehirlerden sürdürülebilir toplumlara kaydırıldı.
Sürdürülebilir toplumların önündeki en büyük zorluklardan biri, herkes için uygun maliyetli ve erişilebilir imkanların yaratılacağı bir geçişi sağlamak. Bu uğurda birçok işkolu kaybedileceği için bunun nasıl yapılacağı, yeni sektörleri dolduracak nitelikli işgücünün nasıl yetiştirileceği en önemli tartışma konularından.
Güney Afrika'nın kamu elektrik şirketi Eskom'un geçici yönetim kurulu başkanı Dr. Malegapuru William Makgoba’nın konuştuğu panelde işte bu zorluklar masaya yatırıldı.
İslam Kalkınma Bankası Başkanı Muhammed Süleyman El Jasser, Kongo Cumhuriyeti hidrokarbon bakanı Bruno Jean-Richard Itoua, Jamaika’nın Konut, Kentsel Yenileme, Çevre ve İklim Değişikliği Bakanı Pearnel Charles Jr, Suudi Arabistan Politikalar ve Stratejik Planlama Bakan Yardımcısı Dr. Nayef El Müsahil ve OPEC Uluslararası Kalkınma Fonu'nun genel müdürü Dr. Abdulhamid El Halife de paneldeki diğer konuşmacılardı.
Dr. Nayef El Müsail, çevresel, ekonomik ve sosyal sürdürülebilirlik arasında doğru dengenin nasıl sağlanacağına ilişkin konuşmasında, ülkenin 2030’a kadar enerjisinin yüzde 50'sini yenilenebilir kaynaklardan sağlama taahhüdünü yineledi ama enerji geçişinin dünya genelinde aynı olmayacağının altını çizdi.
El Müsahil, "'Geçiş' kelimesi mutlaka tek bir çözümü yansıtmaz. Farklı küresel ekonomilerin farklı yeteneklerine saygı duyan ve bu hedeflere ulaşmak için birden fazla çözüm sunan bir çerçeveye dayanmaktadır" dedi ve ekledi:
"Önümüzdeki sorun, hedeflerimize ulaşmak ve kimseyi geride bırakmayacağımızdan emin olmak için kapsamlı bir yaklaşım gerektiriyor."
Pearnel Charles Jr. ise hükümetlere sürdürülebilir kalkınmaya odaklanma çağrısını yineledi.
Bakan, "Suudi Arabistan'ın uygulamalarını, tüm sektörlerde sürdürülebilirliğe doğru ilerleme çabalarımızın bir parçası olarak Jamaika'daki uygulamalara dahil etmeyi umuyoruz" dedi.
İkinci gün: Yeşil Gençlik Zirvesi
Delegeler, etkinliğin ikinci gününde yapılan gençlik zirvesi için 24 Ekim’de Tuwaiq Sarayı'na döndü.
Yeşil Gençlik Zirvesi’ne paneller ve atölyeler eşlik ederken, genç iklim aktivistlerinin faaliyetlerine odaklanıldı.
Ayrıca zirvedeki oturumların çoğunda izleyicilerin konuşmacılara çok sayıda soru yönelttiği görüldü, izleyicilerin birbirleriyle tartışabilecekleri ortamlar da yaratıldı.

Yeşil Gençlik Zirvesi'nde bir atölye (The Independent)
Yeşil Gençlik Zirvesi'nin açılışı 10.00’da Suudi Arabistan'daki gençlerin ülkedeki iklim dönüşümüne nasıl katkıda bulunabileceklerine dair tartışmalarla başladı.
Bunun ardından Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman da tartışmaya katıldı.
İklim sorunlarını kendi çocuklarıyla sık sık tartıştığını söyleyen bakan, dünyanın daha temiz petrole ve daha temiz doğalgaza ihtiyacı olduğunu söyledi. Öte yandan güneş panelleri ve rüzgar türbinleriyle üretilen yenilenebilir enerjinin gerekliliğini de vurguladı.
Bakan ayrıca Suudi Arabistan'ın iklim alanında "en rekabetçi" ülke olacağını sözlerine ekledi.

"İklim eylemi aynı zamanda ahlaki bir yükümlülük"
Yeşil Gençlik Zirvesi, daha çok gençlerin ve özellikle kadınların katılımı ve aynı zamanda seyircilerin sorularının cevaplanması için kurgulanmıştı.
"Değişim yaratanlar" diye nitelenen genç aktivistler, zirvenin öne çıkan isimleri oldu.
Sahnede değişim yaratan üç kişi vardı: Sudan İklim Değişikliği Gençlik Örgütü Başkanı Nisreen Elsaim, sürdürülebilir kalkınma hedefleyen yardım kuruluşu Raleigh International'ın CEO'su Julian Olivier ve Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu yöneticilerinden Lojain Alkhursani.
16 yaşında iklim aktivizmine başlayan Sudanlı Nisreen Elsaim, konuşmasında iklim değişikliğinin etkilerinin bölgeyi ve Sudan'ı ne kadar ağır bir şekilde etkilediğine ilk elden şahit olduğunu belirtti.
Elsaim, iklim eyleminin "yalnızca bir seçenek değil, aynı zamanda ahlaki bir sorumluluk olduğunu" sözlerine ekledi.

İklim eyleminde teknolojinin rolü
Zirvede tartışılan bir diğer konu, teknolojiyi iklim eylemlerinde kullanmanın yollarını keşfetmekti.
Bahreyn merkezli danışmanlık firması 3BL Associates'in kurucu ortağı ve genel müdürü Tariq Al-Olaimy, daha iyi, daha yeşil teknolojiler tasarlarken en iyi ilham kaynağının doğal çevrenin kendisi olduğunu söyledi. 
Konuşmacı, "Ağaçlar, sürdürülebilir malzemeler ve yaşam yaratabilen, kendi kendini üreten, güneş enerjisiyle çalışan makinelerdir" ifadelerini kullandı.
Dünya Ekonomik Forumu'nun Küresel Şekillendiriciler Topluluğu'nun bir kolu olan Riyad Merkezi'nin küratörü Dr. Hamad Hani Al-Draye ise, iklim eylemine destek olmak için teknolojinin kullanılmasına ilişkin konuşmasında şunları söyledi:
"Gençlere teknolojiyi nasıl kullanacaklarını öğretmeye gerek yok. Bunu değiştirmek için yalnızca yetkilendirilmeleri gerekiyor."

Delegeler gruplara ayrıldı
Panellerle geçen ilk saatlerin ardından delegeler şu üç girişimi daha ayrıntılı öğrenebilmeleri için gruplara ayrıldı: Yeşil Suudi Girişimi’nin 10 milyar ağaç dikme taahhüdü; deniz alanlarının korunması, geliştirilmesi ve yönetimi; emisyon azaltma ve döngüsel karbon ekonomisi.
Üçü de Suudi Arabistan'ın yeşil girişim kapsamında belirlediği hedeflere ulaşmasını sağlayacak projeler arasında yer alıyor.

Üçüncü günde Ortadoğu konuşulacak
Yeşil Gençlik Zirvesi’ndeki son oturumda Suudi Arabistan Çevre Geliştirme Derneğ Başkanı Prens Mişari El Sudi ve ABD merkezli danışmanlık firması McDonough Innovation'ın CEO'su William McDonough iklim eylemi bağlamında eğitim konusunu ele aldı.
Özellikle, geleceğin eko-girişimcilerinin zorluklarla başa çıkabilmeleri için eğitimin iklim eylemiyle nasıl bağlantılı hale getirilebileceği tartışıldı.
Böylelikle hem Yeşil Suudi Girişimi Forumu hem de Yeşil Gençlik Zirvesi sona erdi. Ancak Riyad’daki iklim krizi tartışmaları henüz bitmedi.
Etkinliğin üçüncü günü Ortadoğu Yeşil Girişim Zirvesi’ne ayrıldı. 16.00’da başlayacak zirve, Veliaht Prens Muhammed Bin Selman’ın konuşmasıyla başlayacak.
Zirvede Ortadoğu’da sürdürülebilir bir kalkınma için ortak çözümler aranacak.
Şarkul Avsat, The Independent, Independent Türkçe, Independent Arabia, Anadolu Ajansı



Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Arap-Sloven görüşmelerinde barış planının başarısını sağlamaya yönelik çabalar ele alındı

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün düzenlenen genişletilmiş görüşmelere katılan bakanların toplu fotoğrafı (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Ljubljana'da dün yapılan Arap-Sloven görüşmelerinde, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan barış planının ilerletilmesi ve 1967 sınırları içinde, Doğu Kudüs'ün başkenti olduğu, iki devletli çözüme dayalı bağımsız ve egemen Filistin devletini içeren net bir siyasi ufka doğru ilerleme çabaları ele alındı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısırlı mevkidaşı Bedr Abdulati, Bahreynli mevkidaşı Abdullatif el-Zayani, Ürdün Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ayman Safadi ve Katar Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Sultan Al-Muraikhi ile birlikte Slovenya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri ve Avrupa İşleri Bakanı Tanja Fajon ile kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdi.

Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Slovenya'nın Ljubljana kentinde dün yapılan genişletilmiş görüşmelerden (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar, bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı, özellikle de Gazze'deki durumu iyileştirmenin yollarını görüştüler. Ateşkes anlaşmasına uyulması ve hükümlerinin tam olarak uygulanmasının yanı sıra Gazze Şeridi'ne yeterli ve sürekli insani yardımın ulaştırılmasının sağlanmasının gerekliliğini vurguladılar.

Bakanlar ayrıca işgal altında bulunan Batı Şeridi'ndeki durumu da ele aldılar; İsrail'in oradaki yasadışı tek taraflı önlemlerinin ve işgal altındaki Kudüs'te İslami ve Hristiyan kutsal yerlerine yönelik ihlallerinin durdurulmasının gerekliliğini vurguladılar; bu ihlaller gerilimi artırdığını ve gerilimi azaltma çabalarını baltaladığını belirttiler.

Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Prens Faysal bin Ferhan, dün Slovenya'nın başkenti Ljubljana'da düzenlenen genişletilmiş görüşmeler oturumunda (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Bakanlar ayrıca Slovenya'nın Filistin halkının meşru haklarına verdiği desteği ve iki devletli çözüm temelinde Filistin Devleti'ni tanımasını da takdir ettiler.

Görüşmelerde bölgedeki gelişmeler, müzakere ve diyalog yoluyla gerilimlerin azaltılması yolları ve Rusya-Ukrayna krizinin çözümüne yönelik çabalar da ele alındı.


Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyaret, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir ivme sağladı ve ticaret, enerji ile ortak yatırımlar alanlarında yeni iş birliği ufukları açtı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çarşamba günü Riyad’a yaptığı ziyaretin ardından yayımlanan ortak bildiride, iki ülkenin siyasi ve ekonomik ortaklıklarını ileriye taşıma konusundaki kararlılığı vurgulandı.

Bildiride, Riyad’ın Suudi Arabistan 2030 Vizyonu ile Ankara’nın Türkiye Yüzyılı Vizyonu’nun sunduğu fırsatlardan yararlanarak ekonomik ve yatırım ortaklığını derinleştirme konusunda mutabık kaldığı belirtildi. Bu çerçevede, petrol dışı ticaretin geliştirilmesi, özel sektörün rolünün güçlendirilmesi ve Suudi-Türk İş Konseyi’nin etkinleştirilmesi öncelikler arasında yer aldı.

Enerji alanında iş birliği

Enerji alanı, iki tarafın da özel önem verdiği başlıklar arasında öne çıktı. Ortak bildiride; petrol, petrokimya ve yenilenebilir enerji alanlarında iş birliğinin yanı sıra elektrik enterkoneksiyonu, temiz hidrojen ve enerji tedarik zincirleri konularının ele alındığı, bunun enerji güvenliği ve sürdürülebilirliğini güçlendireceği vurgulandı.

xdfvgthy
Erdoğan’ın ziyareti kapsamında Riyad’da yenilenebilir enerji alanında iş birliği anlaşmasının imzalanması sırasında Suudi Arabistan ve Türkiye enerji bakanları (Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın X hesabından)

Taraflar ayrıca, küresel enerji dönüşümünü desteklemek amacıyla madencilik ve kritik mineraller alanında iş birliğini teyit etti. Ziyaret kapsamında toplanan Suudi-Türk Koordinasyon Konseyi toplantısında enerji, adalet, uzay ile araştırma-geliştirme alanlarını kapsayan çok sayıda anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı.

Bu çerçevede, enerji alanındaki stratejik iş birliğini somutlaştırmak amacıyla Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman ile Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar arasında, 2 milyar dolarlık yenilenebilir enerji yatırımlarını kapsayan bir anlaşma imzalandı. Anlaşma, yenilenebilir enerji santrali projelerinde iş birliğini öngörüyor.

Anlaşmanın; yenilenebilir enerji, yeşil teknolojiler alanlarında iş birliğini güçlendirmeyi, yüksek kaliteli projelerin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesini desteklemeyi, enerji arz güvenliğini artırmayı ve düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırmayı hedeflediği belirtildi.

dfgthy
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Riyad’da Suudi ve Türk heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı toplantıda (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Bu kapsamda, Türkiye’de toplam 5 bin megavat kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali projelerinin iki aşamada geliştirilmesi planlanıyor. İlk aşamada Sivas ve Karaman illerinde toplam 2 bin megavat kapasiteli iki güneş enerjisi santrali kurulacak. İkinci aşamada ise taraflar arasında belirlenecek çerçeve doğrultusunda 3 bin megavat ilave kapasite hayata geçirilecek.

İlk aşama projelerinin, Türkiye’deki diğer yenilenebilir enerji santrallerine kıyasla son derece rekabetçi elektrik satış fiyatları sunacağı belirtilirken, yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirilecek bu santrallerin 2 milyondan fazla Türk hanesine elektrik sağlayacağı ifade edildi. Üretilen elektriğin, devlete ait bir Türk şirketi tarafından 30 yıl süreyle satın alınacağı, projelerin uygulanması sırasında yerli ekipman ve hizmetlerden azami ölçüde yararlanılacağı kaydedildi.

Türkiye’ye doğrudan yatırımlar ivme kazandı

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, anlaşmanın imzalanmasına ilişkin değerlendirmesinde, bunun Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırım akışına önemli bir katkı olduğunu söyledi.

Şimşek, çarşamba günü X platformundaki paylaşımında, Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırımların hızlandığını ve bunun uygulanan ekonomik programa duyulan güveni yansıttığını belirtti. Suudi Arabistan ile imzalanan anlaşma kapsamında yenilenebilir enerji projelerine yönlendirilecek 2 milyar dolarlık yatırımın, yeşil dönüşümü hızlandıracağını, enerji güvenliğini güçlendireceğini ve enerji ithalatına olan yapısal bağımlılığı azaltacağını vurguladı.

Şimşek, 2025 yılının ilk 11 ayında Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımların 12,4 milyar dolara ulaştığını, bunun 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 28 artış anlamına geldiğini kaydetti.

Son iki yılda Suudi Arabistan-Türkiye ekonomik ilişkilerinde kaydedilen hızlı gelişme, ticaret hacmine de yansıdı. Türkiye’nin bu ilişkilere verdiği önemin bir göstergesi olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad ziyaretine, Suudi Arabistan ile ticari ve ekonomik ilişkileri geliştirmekle ilgilenen yaklaşık 200 şirket temsilcisinden oluşan geniş bir iş heyetiyle katıldı.

Özel sektörün iki ülke arasındaki ortaklıkta kilit rol oynadığı vurgulanırken, Erdoğan’ın ziyareti kapsamında toplanan Suudi-Türk Ekonomi Forumu Konseyi’nde, ortak projelerin uygulanmasında yeni bir aşamaya geçilmesi hedefi dile getirildi.

Ticarette hızlanan büyüme

Türk şirketlerinin Suudi Arabistan’daki doğrudan yatırımları 2 milyar doları aşmış durumda. Bu yatırımlar; imalat, gayrimenkul, inşaat, tarım ve ticaret gibi çeşitli sektörlere yayılıyor.

Türkiye Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Suudi Arabistan ile ticaretin hızla büyüdüğünü belirterek, yurt dışında Türk müteahhitlik şirketlerinin faaliyetlerinde bir miktar yavaşlama görülmesine rağmen, Suudi Arabistan’da hâlen çok önemli projeler yürütüldüğünü söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Suudi Arabistan’ın resmi kurumlarından aktardığı verilere göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 8 milyar dolara ulaştı ve bir yıl içinde yüzde 14 büyüme kaydetti. Geçen yılın sonuna kadar Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren Türk şirketleri için 1473 yatırım kaydı düzenlendi.

fgt
3 Şubat’ta Riyad’da gerçekleştirilen Suudi-Türk Yatırım İş Birliği Forumu’ndan bir kare (Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın X hesabından)

Suudi Arabistan, Türkiye’ye ham petrol ve petrokimya ürünleri ihraç ederken; Türkiye’den halı, inşaat amaçlı işlenmiş taşlar, tütün ürünleri, gıda ve mobilya gibi çeşitli ürünler ithal ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2015’te 5,59 milyar dolar, 2016’da 5,007 milyar dolar, 2017’de 4,845 milyar dolar, 2018’de 4,954 milyar dolar ve 2019’da 5,107 milyar dolar oldu.

Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021’de yaşanan düşüşün ardından ticaret yeniden yükselişe geçti; 2022’de 6,493 milyar dolar, 2023’te 6,825 milyar dolar olan ticaret hacmi, 2024’te 7 milyar doların üzerine çıktı.

2025’te Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatı 3 milyar 149,6 milyon dolara ulaştı; toplam ticaret hacmi ise yaklaşık 8 milyar dolar olarak kaydedildi.


Suudi Arabistan-Almanya görüşmelerinde ilişkiler ve son gelişmeler ele alındı

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)
TT

Suudi Arabistan-Almanya görüşmelerinde ilişkiler ve son gelişmeler ele alındı

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün akşam Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile bölgesel ve uluslararası gelişmeleri ve bu konularda yürütülen çabaları ele aldı.

Görüşme, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Merz’i el-Yemame Sarayı’nda kabul etmesinin ardından gerçekleşti. Resmi karşılama töreninin düzenlendiği ziyarette, iki taraf ayrıca ikili ilişkilerin genel durumu ile farklı sektörlerde iş birliği ve geliştirme fırsatlarını değerlendirdi.

drfgt
Riyad’daki el-Yemame Sarayı’nda Almanya Şansölyesi Friedrich Merz için düzenlenen resmi karşılama töreninden, 4 Şubat 2026 (SPA)

Görüşmeye Suudi tarafından; Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, Devlet Bakanı Prens Turki bin Muhammed bin Fahd, Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman, Ulusal Muhafızlar Bakanı Prens Abdullah bin Bender, Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Kültür Bakanı Prens Bedr bin Abdullah bin Ferhan, Ulusal Güvenlik Danışmanı Dr. Musaid el-Ayban, Ticaret Bakanı Dr. Macid el-Kasabi, Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan, Yatırım Bakanı Mühendis Halid el-Falih ve Almanya Büyükelçisi Fahd el-Hazal katıldı.

sfrg
Riyad’daki el-Yemame Sarayı’nda gerçekleşen resmi görüşmeden, 4 Şubat 2026 (SPA)

Alman tarafından ise görüşmeye; Hükümet Sözcüsü Stefan Cornelius, Suudi Arabistan Büyükelçisi Michael Kindsgrab, Başbakan’ın dışişleri ve güvenlik politikası danışmanı Dr. Günter Sautter, Başbakan’ın ekonomi-finans politikaları danışmanı Dr. Levin Holle ile çok sayıda üst düzey yetkili katıldı.

Merz dün Suudi Arabistan’a resmi ziyarette bulunmak üzere Riyad’a geldi. Bu, Merz’in Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaret oldu. Ziyareti sırasında kendisine eşlik eden geniş bir Alman iş insanları heyeti yer aldı. Merz, Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman, Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan, her iki ülkenin büyükelçileri ve çok sayıda yetkili tarafından karşılandı.

fgt
Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman dün Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Almanya Şansölyesi Friedrich Merz’i karşıladı. (Riyad Bölgesi Valiliği)

Almanya, Ortadoğu’da etkili bir ülke olarak gördüğü Suudi Arabistan ile stratejik ortaklığı güçlendirmeyi hedefliyor. Hükümet Sözcüsü Stefan Cornelius, Riyad’ın ‘bölgenin istikrarı ve güvenliğinde kilit bir aktör’ olduğunu belirterek, bunun, Berlin’in bölgesel politika alanında Suudi Arabistan ile iş birliğine yönelmesine neden olduğunu vurguladı.

Alman hükümeti kaynaklarına göre Riyad’daki görüşmelerde İran meselesi, bölgedeki gerilimi azaltmaya yönelik iş birliği ve savunma alanındaki ortak çalışmalar ele alınacak.

Kaynaklar, Almanya’nın Suudi Arabistan ile ‘ikili stratejik ilişkileri ve stratejik diyaloğu genişletmeyi’ amaçladığını ve özellikle enerji sektöründe olmak üzere bir dizi ekonomik anlaşmaya varmayı hedeflediğini ifade etti.

vgthy
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’daki el-Yemame Sarayı’nda Almanya Şansölyesi Friedrich Merz'i kabul etti. (SPA)

Almanya’dan son günlerde Suudi Arabistan’ı ziyaret eden yetkililer arasında Ekonomi ve Enerji Bakanı Katarina Reiche de yer aldı. Reiche, Riyad’da Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman ile enerji alanında iş birliğini artırmayı hedefleyen anlaşmalar imzaladı.

Reiche, Riyad’dan yaptığı açıklamada, “Anlaşmalar enerji, yapay zekâ, hidrojen, sanayi değer zincirleri ve inovasyon gibi geleceğe dönük çok kritik alanları kapsıyor” dedi. Anlaşmalar kapsamında, Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz’e kıyısı olan Yanbu Limanı’ndan Almanya’daki Rostock Limanı’na amonyak sevkiyatı gerçekleştirilecek.

frgthy
Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman ve Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Katarina Reiche, geçtiğimiz pazar günü mutabakat zaptını imzaladıktan sonra (Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı)

Alman hükümeti, hidrojen alanında somut sonuçlar elde etmeyi hedefliyor; bu konu hükümet stratejisinin önemli bir parçası olsa da henüz hedeflerine ulaşabilmiş değil. Almanya, Suudi Arabistan’ın yeşil hidrojen üretimi için elverişli ortamı sayesinde bu alanda merkezi bir rol oynayabileceğini değerlendiriyor.

Reiche, Suudi Arabistan-Almanya Ortak Ekonomik ve Teknik İşbirliği Komitesi’nin 21. toplantısına da katıldı. Toplantıda, enerji, sanayi ve yatırım alanlarında iş birliğinin güçlendirilmesi, yenilenebilir enerji, hidrojen, teknoloji ve sağlık sektörlerindeki fırsatlar ele alındı.

Geçtiğimiz pazartesi günü düzenlenen Suudi Arabistan-Almanya İş Konseyi toplantısında ise enerji alanında genel bir iş birliği çerçevesi oluşturmayı amaçlayan bir niyet mektubu imzalandı. Ayrıca, iki ülkenin kamu ve özel sektör kurumları arasında çeşitli anlaşmalar yapılmasıyla ikili ekonomik ilişkilerin sağlam temelleri bir kez daha ortaya kondu.