Yeşil Suudi Girişimi Forumu: Suudi Arabistan'dan 2060'a kadar sıfır emisyon hedefi

Suudi Yeşil Girişimi Forumu'nda dünya çapından 300 delege bir araya geldi (SGI)
Suudi Yeşil Girişimi Forumu'nda dünya çapından 300 delege bir araya geldi (SGI)
TT

Yeşil Suudi Girişimi Forumu: Suudi Arabistan'dan 2060'a kadar sıfır emisyon hedefi

Suudi Yeşil Girişimi Forumu'nda dünya çapından 300 delege bir araya geldi (SGI)
Suudi Yeşil Girişimi Forumu'nda dünya çapından 300 delege bir araya geldi (SGI)

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad'da iklim değişikliğiyle mücadele çabalarının ele alınacağı, üç gün sürecek Yeşil Suudi Girişimi Forumu (SGI) 23 Ekim Cumartesi günü başladı
Forum, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın ülkenin karbon emisyonlarını azaltma hedeflerini ikiye katladığı konuşmasıyla açıldı.
Dünyanın dört bir yanından yetkili isimlerin ve iklim uzmanlarının mesaj gönderdiği etkinliğin ilk günü Yeşil Suudi Girişimi Forumu’na, ikinci günü ise Yeşil Gençlik Zirvesi’ne ayrıldı. Forum üçüncü gününde de Ortadoğu Yeşil Girişim Zirvesi'yle yarın devam edecek.

Suudi Arabistan 10 milyar ağaç dikecek
Forumu 09.00’da yaptığı açılış konuşmasıyla başlatan Suudi Arabistan veliaht prensi Muhammed bin Selman, iklim değişikliğiyle mücadelenin etkilerini ele almak için Mart 2021'de Yeşil Suudi Girişimi’ni resmen başlattıklarını açıkladı.
Ülke bu girişim kapsamında karbon emisyonunu büyük oranda azaltmayı ve krallık genelinde 10 milyar ağaç dikmeyi hedefliyor.
Veliaht Prens’in sıraladığı iklim taahhütleri şu şekilde:
- Ülke 2060’a kadar net sıfır emisyona ulaşmayı hedefliyor.
- 2030’a kadar karbon emisyonları yılda 270 milyon tonun üzerinde azaltılacak. Bu, mevcut hedeflerin iki katından fazla.
- Karbon azaltma girişimlerinin bir parçası olarak yeşil hidrojene daha fazla yatırım yapılacak
- Emisyon azaltımı, ağaç dikme girişimiyle de sağlanacak.
- Krallık içindeki koruma alanlarının oranı yüzde 30'a yükseltilecek.
Forumun açılışında konuşan Suudi Arabistan Enerji Bakanı Abdulaziz bin Selman da ülkenin karbon emisyonunu azaltmaya yönelik teknolojileri geliştirmek için zamana ihtiyacı olduğunu ve söz konusu teknolojilerin 2040’a kadar olgunlaşacağını dile getirdi.
Enerji bakanı ayrıca, sıfır karbon emisyonu seviyesine ulaşmak için 2060’ı hedeflediklerini ama bu hedefin daha kısa bir sürede de gerçekleşebileceğini kaydetti.

Foruma iklim liderlerinden destek geldi
Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) Başkanı Hoesung Lee’nin de aralarında yer aldığı, iklim kriziyle mücadelenin ön saflarındaki isimler de konuşmalarıyla foruma katkı koydu.
Etkinlik için önceden kaydedilmiş bir konuşmayla delegelere seslenen Prens Charles, dünya liderlerini 2050’ye kadar net sıfır emisyona ulaşmak için iddialı hedefler belirlemeye çağırdı.

Galler Prensi foruma önceden kaydettiği bir videoyla katkı koydu (SGI)
Galler prensi, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sürdürülebilir bir geleceğin temellerini atarken, yeşil bir toparlanmayı hızlandırmak için çok dar bir zaman aralığımız kaldı. Bu tehlikeli derecede bir daralma."
Bunun ardından forum, Yokoluşta Saati Geri Çevirme başlıklı bir panelle devam etti. Suudi Arabistan'ın ABD büyükelçisi Prenses Rima Bint Bender bin Sultan’ın yönettiği panelde Suudi Arabistan’ın doğal hayatının turizmdeki vazgeçilmez konumu tartışıldı. Prenses bu başlıkta özellikle Kızıldeniz’in eşsiz ekosistemini vurguladı.

 Prenses Rima ülke tarihindeki ilk kadın elçi (Reuters)
Prenses ayrıca dünya liderlerine iklim eylemi çağrısında bulundu.
"Hepimiz çocuklarımızın bize seslendiğini duyduk. Onları ne zaman dinlemeye başlayacağız? Aktivizm zamanı sona ermeli. Şimdi harekete geçme zamanı. Kaybettiklerimizin yeniden gelişebilmesini sağlamak için..."
Dünya Doğal Hayatı Koruma Vakfı’nın genel müdürü Marco Lambertini ve uzay teknolojisi şirketi Interstellar Lab'ın kurucusu Barbara Belvisi de konuşmalarıyla panele eşlik etti.

Ülkenin eşsiz deniz ekosistemi de ele alındı
Suudi Arabistan, yıllardır bölgedeki koruma çabalarında lider konumda. Ülkenin mevcut koruma projeleri arasında nesli tükenmekte olan deniz kaplumbağalarının geleceğini güvence altına alma çabaları da yer alıyor.
Forumda bu nedenle deniz ekosisteminin ele alındığı ve Kızıldeniz'deki, özellikle Akabe Körfezi'ndeki biyolojik çeşitliliğin zenginliğine ilişkin bir panel de düzenlendi.
Ülkenin deniz ekosistemi bilim camiasında çok önemseniyor çünkü 2020'de Akabe Körfezi’nde ısıya dayanıklı mercanlar keşfedilmişti. Daha fazla araştırmayla bu türler, dünya resiflerini kurtarmanın yolunu gösterebilir.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı'nın yetkili isimlerinden Abdullah Tawlah ve Kral Abdullah Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Dr. Tony Chan, söz konusu panelde bu eşsiz ekosistemi konuştu.
Chan, Kızıldeniz’i "ulusal hazine" diye nitelerken, bölgenin ekosisteminin iklim değişikliği, erozyon, ormansızlaşma, kirlenme ve aşırı balık avından etkilendiğini vurguladı.

Kızıldeniz mercanları üreme ve beslenme alanları sağlıyor, ancak iklim değişikliğinin etkilerinden mustarip (Kral Abdullah Bilim ve Teknoloji Üniversitesi)
Krallığın turizm odaklı Kızıldeniz Projesi’nde görev alan John Pagano da panele konuşmasıyla katkı koydu. Pagano, Kızıldeniz Projesi'nin ilk günden itibaren karbon nötr olarak planlandığını belirtti:
"Projemizi doğadan ilham alan ama bilimin yönlendirmesindeki bir proje olarak niteliyorum."

Panel dışı sohbetler: İklim mücadelesinde teknolojinin rolü
Foruma katılan isimler, paneller dışında da iklim değişikliğinin zararlı etkilerinin üstesinden nasıl gelinebileceğini tartıştı.
Teknolojinin iklim mücadelesindeki rolü de Suudi Arabistan'ın İletişim ve Bilgi Teknolojisi bakanı Abdullah es-Savaha’nın bulunduğu bir sohbetin konusuydu.
Görüşme sırasında bakan, iklim krizinin en önemli nedenlerinden karbon unsuruna dikkat çekti.
"Çözüm döngüsel karbon ekonomisinde" diyen bakan, bunu şöyle açıkladı:
"Bu karbonu nasıl azaltabiliriz, nasıl yeniden kullanabiliriz, nasıl geri dönüştürebiliriz ve daha da önemlisi nasıl ortadan kaldırabiliriz?"
Döngüsel karbon ekonomisi Suudi Arabistan’da emisyonları yönetmek ve azaltmak için oluşturulan 4 maddelik bir çerçeve: Azaltım, yeniden kullanma, geri dönüşüm ve ortadan kaldırma.

Döngüsel ekonomi de panel konusu oldu
Endüstriyel ekonomide "üretim, kullanım ve imha süreci" yerine dönüşümü ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını esas alan döngüsel ekonomi anlayışı da bir diğer panelin konusuydu.
Panelde El Ula Kraliyet Komisyonu CEO'su Amr El Medeni, Suudi Arabistan'ı temsil etti. Bu komisyon 2017’de kültürel miras ve eko-turizm için küresel bir destinasyon olarak görülen El Ula şehrini korumak ve geliştirmek için kurulmuştu.

El Ula'daki ünlü Fil Kayası (Wikimedia Commons)
Amr El Medeni, "Yeşile yönelmek bizim için bir seçim olmaktan öte. El-Ula’nın sağ kalmasının ve gelişmesinin tek yolu bu" diye konuştu.
Panelde bölgedeki güneş enerjisi ve yenilenebilir enerji tesisi de konu edildi. Söz konusu tesisin bölgenin artan enerji taleplerini beslemekle kalmayacağı, aynı zamanda Suudi Arabistan'ın diğer bölgelerinin enerji taleplerini destekleme potansiyeline de sahip olduğu belirtildi.
Nestle Başkan Yardımcısı ve Operasyonlar Başkanı Magdi Batato ve iklim değişikliği çözümlerinde uzmanlaşmış bir danışmanlık firması olan South Pole'un kurucu ortağı Renat Heuberger de konuşmalarıyla panele eşlik etti.

Petrolden uzaklaşmak Suudi petrol devleri için ne anlam ifade ediyor?
Dünyanın en büyük ikinci petrol üreticisi olan Suudi Arabistan, yerli enerji üretimi için şimdiden petrolden uzaklaşıyor. Ülke Yeşil Suudi Girişimi hedefleri doğrultusunda yerel enerji arzının yüzde 50'sini yenilenebilir enerji kaynaklarından, geri kalanını ise doğal gazdan üretmeyi taahhüt etti.
Peki bu, Aramco gibi petrol devlerinin geleceği için ne anlama geliyor?
Saudi Aramco'nun başkanı ve CEO'su Amin H. Nasser, petrol şirketi TotalEnergies'in CEO'su Patrick Pouyanné’le birlikte forumda bu konuyu da ele aldı.
Her iki şirket de iklim eylemine yönelik büyük taahhütlerde bulundu. Örneğin TotalEnergies, 2050’ye kadar karbon nötr seviyeye ulaşmayı planlıyor. 
2020’de ülke genelinde 2 milyon fazla ağaç diken Suudi Aramco ise faydalı ürünler üretirken aynı zamanda emisyonları önemli ölçüde azaltabilecek yeni karbon yakalama, kullanma ve depolama (CCUS) teknolojileri geliştiriyor. Firma şu anda Suudi Arabistan'daki CCUS projelerinde en büyük yatırımcı konumunda.

Suudi Arabistan merkezli Aramco, dünyadaki en önde gelen petrol üreticilerinden (Saudi Aramco)
Tartışmalar başlamadan önce Amin H. Nasser, şirketin kendisini Yeşil Suudi Girişimi’nin taahhütlerine uygun hale getireceğini duyurdu.
"Suudi Aramco, 2050’ye kadar net sıfır olma hedefine ulaşacak" diyen CEO, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yolun karmaşık, geçişin zorlu olacağını biliyoruz, ancak bunları aşabileceğimizden ve düşük emisyonlu bir geleceğe yönelik çabalarımızı hızlandırdığımızdan eminiz. Bu adım dünyanın en büyük hidrokarbon üreticisinden geliyor."
Öte yandan hükümetlerin bu dönüşümün anahtarı olacağı aşikar. Enerji bakanlarının bu noktada kurması gereken hassas bir denge var: Yurttaşlarının yaşamlarını iyileştirebilecek ekonomik büyüme ihtiyacını ve bu gelişmenin çevresel etkisini göz önünde bulundurmak ve ardından sorunsuz şekilde yeşil ekonomiye nasıl geçileceğini düşünmek gerekiyor.
Bu nedenle Riyad’daki forumda bir araya gelen Brezilya, Kuveyt, Mısır, Azerbaycan ve Nijerya gibi birçok ülkeden bakanlar bu dengeyi nasıl kurmaya çalıştıklarını da tartıştı.

Diğer sanayiler dönüşümden nasıl etkilenecek?
Kimya, çelik ve çimento gibi büyük miktarda emisyon üreten sanayilerin nasıl daha sürdürülebilir hale geleceği de bir diğer tartışma konusuydu.
Bu sorunu ele alan paneli Suudi Arabistan'ın petrol ve doğalgazdan sorumlu bakan yardımcısı Muhammed İbrahim yönetti. İbrahim, "Gördüğümüz kadarıyla Yeşil Suudi Girişimi büyük bir fırsat" dedi ve ekledi:
"Endüstrilerimizi ve emisyonlarımızı yönetmenin yeni yollarını yaratmak için harika bir fırsat."
İbrahim, Suudi Arabistan şirketlerinin yeniden kullanım ve geri dönüşüm yoluyla karbon emisyonlarını azaltma hamlelerini de tartıştı.
Örneğin, petrokimya şirketi Sabic, daha fazla kimyasal üretmek için üretim sürecinde yakalanan emisyonları kullandığı bir tesis kurmuştu.
Batı Afrika'da işletmelere uygun fiyatlı temiz enerji sağlayan Daystar Power Group'un CEO'su Jasper Graf von Hardenberg, elektrik şirketi ACWA Power'ın başkan Paddy Padmanathan ve Danimarkalı rüzgar türbini üreticisi Vestas Wind Systems'in başkan yardımcısı Morten Dyrholm de panelde İbrahim’e eşlik etti.
Panelin devamında, büyük petrokimya ve yeşil enerji şirketlerinden CEO'lar ve liderler de karbon yakalama ve yeşil hidrojen teknolojisinin nasıl ilerletebileceği tartışmasına katıldı.

Hedeflere giden yolda kentsel planlama
Suudi Arabistan'ın Riyad Şehri Kraliyet Komisyonu Başkanı Fahd El Raşid’in liderliğinde düzenlenen bir panelde kentsel planlamanın önemi masaya yatırıldı.
El Raşid, iddialı kentsel planlamanın çevresel hedeflere ulaşmak için kilit önemde olduğunu vurguladı.
Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı’nın genel sekreter yardımcısı ve icra direktörü Maimunah Mohd Sharif de panele katıldı.
Mohd Sharif, "Şehirler inovasyon merkezleridir ve Kovid-19 bize şehirlerin bu inovasyonların getirdiği zayıflıkları ve fırsatları göstermiştir" diye konuştu.

Sürdürülebilir yaşam için hangi yatırımlar yapıldı?
Suudi Arabistan, toplumunu sıfırdan sürdürülebilir bir şekilde dönüştürmek için "giga projelere" büyük yatırımlar yaptı. Bu büyük ölçekli gelişmeler, yeni turizm destinasyonlarından çevre dostu ulaşıma kadar birçok şeyi kapsıyor. 
Forumdaki bir diğer panelde Suudi Arabistan'ın iki giga projesinin CEO’ları Jerry Inzerillo ve Nadhmi Al-Nasr konuşmacıydı.
Jerry Inzerillo, Diriyah Gate Development Authority'nin (DGDA) adlı projeyi yönetiyor. Bu projede Unesco Dünya Mirası Alanı olan Diriyah Kapısı'nın gelişimine yön veriliyor.
El-Ula’da olduğu gibi, buradaki imar planlarının da bölgenin tarihini ve kültürünü korumak için hassas bir şekilde oluşturulması ve aynı zamanda gelecekteki ekonomik gereksinimlerin de dikkate alınması gerekiyor.

Görselde resmedilen fütüristik megakent NEOM, 24 Ekim 2017'de duyuruldu (NEOM.com)
Nadhmi Al-Nasr ise ülkenin kuzeybatısında geliştirilmekte olan yeni mega şehir NEOM'un CEO'su. Bu fütüristik şehir, ülke için önemli bir turizm destinasyonu olacak. Ayrıca tamamen sıfırdan planlandığı için tasarıma birçok sürdürülebilir proje de dahil edildi.

Günün son paneli: Sürdürülebilir toplumlar
Forumun ilk gününde düzenlenen son panelde odak, sürdürülebilir şehirlerden sürdürülebilir toplumlara kaydırıldı.
Sürdürülebilir toplumların önündeki en büyük zorluklardan biri, herkes için uygun maliyetli ve erişilebilir imkanların yaratılacağı bir geçişi sağlamak. Bu uğurda birçok işkolu kaybedileceği için bunun nasıl yapılacağı, yeni sektörleri dolduracak nitelikli işgücünün nasıl yetiştirileceği en önemli tartışma konularından.
Güney Afrika'nın kamu elektrik şirketi Eskom'un geçici yönetim kurulu başkanı Dr. Malegapuru William Makgoba’nın konuştuğu panelde işte bu zorluklar masaya yatırıldı.
İslam Kalkınma Bankası Başkanı Muhammed Süleyman El Jasser, Kongo Cumhuriyeti hidrokarbon bakanı Bruno Jean-Richard Itoua, Jamaika’nın Konut, Kentsel Yenileme, Çevre ve İklim Değişikliği Bakanı Pearnel Charles Jr, Suudi Arabistan Politikalar ve Stratejik Planlama Bakan Yardımcısı Dr. Nayef El Müsahil ve OPEC Uluslararası Kalkınma Fonu'nun genel müdürü Dr. Abdulhamid El Halife de paneldeki diğer konuşmacılardı.
Dr. Nayef El Müsail, çevresel, ekonomik ve sosyal sürdürülebilirlik arasında doğru dengenin nasıl sağlanacağına ilişkin konuşmasında, ülkenin 2030’a kadar enerjisinin yüzde 50'sini yenilenebilir kaynaklardan sağlama taahhüdünü yineledi ama enerji geçişinin dünya genelinde aynı olmayacağının altını çizdi.
El Müsahil, "'Geçiş' kelimesi mutlaka tek bir çözümü yansıtmaz. Farklı küresel ekonomilerin farklı yeteneklerine saygı duyan ve bu hedeflere ulaşmak için birden fazla çözüm sunan bir çerçeveye dayanmaktadır" dedi ve ekledi:
"Önümüzdeki sorun, hedeflerimize ulaşmak ve kimseyi geride bırakmayacağımızdan emin olmak için kapsamlı bir yaklaşım gerektiriyor."
Pearnel Charles Jr. ise hükümetlere sürdürülebilir kalkınmaya odaklanma çağrısını yineledi.
Bakan, "Suudi Arabistan'ın uygulamalarını, tüm sektörlerde sürdürülebilirliğe doğru ilerleme çabalarımızın bir parçası olarak Jamaika'daki uygulamalara dahil etmeyi umuyoruz" dedi.
İkinci gün: Yeşil Gençlik Zirvesi
Delegeler, etkinliğin ikinci gününde yapılan gençlik zirvesi için 24 Ekim’de Tuwaiq Sarayı'na döndü.
Yeşil Gençlik Zirvesi’ne paneller ve atölyeler eşlik ederken, genç iklim aktivistlerinin faaliyetlerine odaklanıldı.
Ayrıca zirvedeki oturumların çoğunda izleyicilerin konuşmacılara çok sayıda soru yönelttiği görüldü, izleyicilerin birbirleriyle tartışabilecekleri ortamlar da yaratıldı.

Yeşil Gençlik Zirvesi'nde bir atölye (The Independent)
Yeşil Gençlik Zirvesi'nin açılışı 10.00’da Suudi Arabistan'daki gençlerin ülkedeki iklim dönüşümüne nasıl katkıda bulunabileceklerine dair tartışmalarla başladı.
Bunun ardından Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman da tartışmaya katıldı.
İklim sorunlarını kendi çocuklarıyla sık sık tartıştığını söyleyen bakan, dünyanın daha temiz petrole ve daha temiz doğalgaza ihtiyacı olduğunu söyledi. Öte yandan güneş panelleri ve rüzgar türbinleriyle üretilen yenilenebilir enerjinin gerekliliğini de vurguladı.
Bakan ayrıca Suudi Arabistan'ın iklim alanında "en rekabetçi" ülke olacağını sözlerine ekledi.

"İklim eylemi aynı zamanda ahlaki bir yükümlülük"
Yeşil Gençlik Zirvesi, daha çok gençlerin ve özellikle kadınların katılımı ve aynı zamanda seyircilerin sorularının cevaplanması için kurgulanmıştı.
"Değişim yaratanlar" diye nitelenen genç aktivistler, zirvenin öne çıkan isimleri oldu.
Sahnede değişim yaratan üç kişi vardı: Sudan İklim Değişikliği Gençlik Örgütü Başkanı Nisreen Elsaim, sürdürülebilir kalkınma hedefleyen yardım kuruluşu Raleigh International'ın CEO'su Julian Olivier ve Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu yöneticilerinden Lojain Alkhursani.
16 yaşında iklim aktivizmine başlayan Sudanlı Nisreen Elsaim, konuşmasında iklim değişikliğinin etkilerinin bölgeyi ve Sudan'ı ne kadar ağır bir şekilde etkilediğine ilk elden şahit olduğunu belirtti.
Elsaim, iklim eyleminin "yalnızca bir seçenek değil, aynı zamanda ahlaki bir sorumluluk olduğunu" sözlerine ekledi.

İklim eyleminde teknolojinin rolü
Zirvede tartışılan bir diğer konu, teknolojiyi iklim eylemlerinde kullanmanın yollarını keşfetmekti.
Bahreyn merkezli danışmanlık firması 3BL Associates'in kurucu ortağı ve genel müdürü Tariq Al-Olaimy, daha iyi, daha yeşil teknolojiler tasarlarken en iyi ilham kaynağının doğal çevrenin kendisi olduğunu söyledi. 
Konuşmacı, "Ağaçlar, sürdürülebilir malzemeler ve yaşam yaratabilen, kendi kendini üreten, güneş enerjisiyle çalışan makinelerdir" ifadelerini kullandı.
Dünya Ekonomik Forumu'nun Küresel Şekillendiriciler Topluluğu'nun bir kolu olan Riyad Merkezi'nin küratörü Dr. Hamad Hani Al-Draye ise, iklim eylemine destek olmak için teknolojinin kullanılmasına ilişkin konuşmasında şunları söyledi:
"Gençlere teknolojiyi nasıl kullanacaklarını öğretmeye gerek yok. Bunu değiştirmek için yalnızca yetkilendirilmeleri gerekiyor."

Delegeler gruplara ayrıldı
Panellerle geçen ilk saatlerin ardından delegeler şu üç girişimi daha ayrıntılı öğrenebilmeleri için gruplara ayrıldı: Yeşil Suudi Girişimi’nin 10 milyar ağaç dikme taahhüdü; deniz alanlarının korunması, geliştirilmesi ve yönetimi; emisyon azaltma ve döngüsel karbon ekonomisi.
Üçü de Suudi Arabistan'ın yeşil girişim kapsamında belirlediği hedeflere ulaşmasını sağlayacak projeler arasında yer alıyor.

Üçüncü günde Ortadoğu konuşulacak
Yeşil Gençlik Zirvesi’ndeki son oturumda Suudi Arabistan Çevre Geliştirme Derneğ Başkanı Prens Mişari El Sudi ve ABD merkezli danışmanlık firması McDonough Innovation'ın CEO'su William McDonough iklim eylemi bağlamında eğitim konusunu ele aldı.
Özellikle, geleceğin eko-girişimcilerinin zorluklarla başa çıkabilmeleri için eğitimin iklim eylemiyle nasıl bağlantılı hale getirilebileceği tartışıldı.
Böylelikle hem Yeşil Suudi Girişimi Forumu hem de Yeşil Gençlik Zirvesi sona erdi. Ancak Riyad’daki iklim krizi tartışmaları henüz bitmedi.
Etkinliğin üçüncü günü Ortadoğu Yeşil Girişim Zirvesi’ne ayrıldı. 16.00’da başlayacak zirve, Veliaht Prens Muhammed Bin Selman’ın konuşmasıyla başlayacak.
Zirvede Ortadoğu’da sürdürülebilir bir kalkınma için ortak çözümler aranacak.
Şarkul Avsat, The Independent, Independent Türkçe, Independent Arabia, Anadolu Ajansı



Suudi Arabistan Savunma Bakanı, Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
TT

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Robert Kalinak ile savunma alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalarken (SPA)

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Riyad'daki Dünya Savunma Fuarı'nda bazı mutabakat zaptları ve anlaşmalar imzalarken dost ve kardeş ülkelerin savunma bakanları ve üst düzey yetkilileriyle savunma ve güvenlik endüstrisinin geleceğini görüştü.

Prens Halid bin Selman, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda şunları yazdı:

“Kral Selman bin Abdulaziz’in himayesinde ve onun adına, kardeş ve dost ülkelerden gelen sayın konukların huzurunda Dünya Savunma Fuarı'nın açılışını yapmaktan büyük mutluluk duydum. Bu etkinlik, Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed Bin Selaman’ın savunma ve güvenlik sektöründeki küresel gelişmelere ayak uydurma vizyonunu somutlaştırıyor.”

Prens Halid bin Selman, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Dünya Savunma Fuarı'nda kardeş ve dost ülkelerin savunma bakanları ve üst düzey yetkilileriyle bir araya gelmekten büyük mutluluk duydum. Savunma ve güvenlik endüstrisinin geleceği ile ilgili bir dizi konu hakkında görüş alışverişinde bulunduk. Fuarda sunulan fırsatları vurguladık. Ayrıca bir dizi mutabakat zaptı ve anlaşmanın imzalanmasına şahitlik ettim ve bunları imzaladım.”

Prens Halid bin Selman ve Güney Kore Savunma Bakanı Ahn Gyu-Back, Suudi Arabisatan Savunma Geliştirme Genel Müdürlüğü ile Güney Kore Savunma Geliştirme Ajansı (ADD) arasında savunma araştırma ve geliştirme ile savunma ve askeri teknolojiler ve sistemler için inovasyon alanında bir mutabakat zaptının imzalanmasına şahitlik ettiler.

Prens Halid bin Selman, Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ile Slovakya Savunma Bakanlığı arasında savunma alanında iş birliği için bir mutabakat zaptı imzaladı. Ayrıca, Malezya Savunma Bakanı Muhammed Halid Nurdin ile Suudi Arabistan hükümeti ile Malezya hükümeti arasında savunma alanında iş birliği için bir anlaşma imzaladı. Prens Halid bin Selman ayrıca Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ile Somalı Federal Cumhuriyeti Savunma Bakanlığı arasında askeri alanda iş birliği için Somali Federal Cumhuriyeti Savunma Bakanı Ahmed Maalim Faki ile bir mutabakat zaptı imzaladı.


İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
TT

Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)

Kuveyt’te terörle mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ile ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Yedinci Bölümü Kapsamındaki Kararların Uygulanması Komitesi, sekiz Lübnan hastanesini terör listesine ekledi.

Şarku’l Avsat’ın Kuveyt basınından aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı komite, söz konusu hastaneleri terörle bağlantılı kuruluşlar listesine dahil etti.

Komite, kendi inisiyatifiyle veya yabancı yetkili bir makam ya da yerel bir talep doğrultusunda, makul gerekçelerle terör eylemi gerçekleştirdiği, gerçekleştirmeye çalıştığı veya bu eylemleri kolaylaştırdığı şüphesi olan kişileri veya kurumları listeye alabiliyor.

Listeye eklenen hastaneler şunlar: Nebatiye’deki eş-Şeyh Ragıb Harb el-Camii Hastanesi, Bint Cubeyl’deki Salah Gandur Hastanesi, Baalbek’teki el-Emel Hastanesi, Hadath’taki Saint George Hastanesi, Baalbek’teki Daru’l Hikme Hastanesi, Hermel’deki el-Betul Hastanesi, Khalde’deki eş-Şifa Hastanesi ve Beyrut Havalimanı yolu üzerindeki er-Resulü’l Azam Hastanesi.

Komite, listeye ekleme kararının uygulanmasını, kendi yürütme yönetmeliğinin 21, 22 ve 23. maddelerine uygun olarak istedi.

Madde 21’e göre, herkesin söz konusu kişilere ait tüm mal ve ekonomik kaynakları, doğrudan veya dolaylı olarak, tamamen veya kısmen, gecikmeksizin ve önceden bildirim yapmaksızın dondurması gerekiyor.

Madde 23 ise Kuveyt sınırları içinde veya yurt dışında herhangi bir Kuveyt vatandaşının, listeye alınan kişi veya kuruluşlara para, ekonomik kaynak veya finansal hizmet sağlamasını yasaklıyor. Bu yasak, doğrudan veya dolaylı, kısmen veya tamamen sağlanan hizmetleri ve listeye alınan kişi tarafından kontrol edilen ya da yönlendirilen varlıkları kapsıyor. Ancak dondurulan hesaplara faiz eklenmesi bu yasak kapsamına girmiyor.