WHO, Janssen aşısının ikinci dozunun yapılmasını önerdi

ABD, çocuklar için Pfizer aşısını onayladı.

WHO, Janssen aşısının ikinci dozunun yapılmasını önerdi
TT

WHO, Janssen aşısının ikinci dozunun yapılmasını önerdi

WHO, Janssen aşısının ikinci dozunun yapılmasını önerdi

Avrupa ülkelerinden birçoğu, yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı aşının güçlendirici dozunun sağlık çalışanları ve 70 yaş üstü başta olmak üzere en savunmasız gruplara uygulanmasına yönelik kampanyalara başlamasından günler sonra,diğer tüm aşıların aksine bir doz olarak uygulanan Janssen aşısını alanlara ek doz verme eğiliminde.
İspanya, İtalya, Yunanistan ve Portekiz gibi birçok ülke, ABD merkezli dev ilaç şirketi Johnson & Johnson (J&J) tarafından üretilen Janssen aşısını alanlara gelişmiş bir doz verme kararı almıştı. Birçok çalışma, söz konusu kişilerin Pfizer ve Moderna gibi haberci RNA (mRNA) teknolojisi ile geliştirilen aşıları alanlara göre daha düşük bağışıklık ve korumaya sahip olduğunu ortaya koydu.
Dünya Sağlık Örgütü Avrupa (WHO) Avrupa Bölge Ofisi’nin Avrupa Ulusal İlaç Ajansı ile iş birliği içinde, önümüzdeki birkaç gündebu yönde bir yönerge yayınlaması bekleniyor.
Ofis Sözcüsü çarşamba günü yaptığı açıklamada, ulusal sağlık yetkililerin, aşı dağıtım stratejilerinde sıralanan önceliklere göre bu dozun dağıtım programlarını belirlemeleri gerektiğini söyledi.
WHO uzmanları, koronavirüse karşı etkinliği kanıtlanmış Janssen aşısını yaptıranlara ek doz verilmesi yönündeki önerinin, son araştırmaların Avrupa ülkelerinde bu aşının etkinliğinin Pfizer ve Moderna’nın etkinliğinin altında olduğunu göstermesi nedneiyle verildiğini belirttiler. İlk aşıdan sonra farklı bir aşıdan ek doz almanın güvenli olduğunun teyit edildiğini aktardılar.
Avrupa Bulaşıcı Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC), ay ortasında yayınladığı periyodik raporunda, Avrupa ülkelerinde dağıtılan tüm aşıların salgının kontrol altına alınmasında kilit rol oynadığına dikkat çekerek mevcut duruma göre bu aşıların etkinlik seviyelerinde bir farklılık olduğuna dikkat çekti.
Raporda, söz konusu farklılıkların birden fazla etkene bağlı olabileceğine işaret edildi. Bu etkenler arasında aynı aşı türlerinin aynı oranda tüm toplum kesimlerine dağıtılmaması, aşının özellikleri, yaş grupları ve insanların sağlık koşulları olduğu kaydedildi.
Hastaneye yatan vakalar göz önüne alındığında Janssen’in etkinliği yüzde 86 ike Pfizer'ın yüzde 97, Moderna’nınki ise yüzde 98'e kadar çıkıyor. Bununla birlikte durum asemptomatik enfeksiyonlarda farklılık gösteriyor. Janssen’in etkinliği yüzde 56'yı geçmezken bu oran Pfizer’de yüzde 78, Moderna ’da ise yüzde 89’a ulaşıyor.
Teknik özellikleri bakımından Janssen’e benzer şekilde AstraZeneca’nın ilk dozunu alanlara ek  Pfizer aşısının verilmesi konusunda şimdiye kadar yapılan tüm çalışmalar, bağışıklık koruma seviyelerinin en az iki doz haberci RNA aşısı alınarak üretilenler kadar yüksek olduğunu gösterdi.
Diğer yandan, ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) uzmanlarından oluşan bir heyet salı akşamı yaptığı açıklamada, Pfizer aşısının 5-11 yaş grubundaki çocuklar için onaylanmasını talep etti. Bu, FDA için bağlayıcı olmayan tavsiye lehinde oy kullanmaktan çekinen bir üye dışında oybirliğiyle kabul edildi.
Nihai kararın şu an ABD'de 28 milyondan fazla çocuğa uygulanmasına yeşil ışık yakma yetkisine sahip Ulusal Hastalık Kontrol Merkezi Merkezleri'ne ait olduğu beliriliyor.



ABD Hazine Bakanı: İranlı liderler paralarını "çılgınca" yurt dışına aktarıyorlar

 ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (AP)
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (AP)
TT

ABD Hazine Bakanı: İranlı liderler paralarını "çılgınca" yurt dışına aktarıyorlar

 ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (AP)
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (AP)

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, dün İranlı liderleri "çılgınca" yurt dışına para transfer etmekle suçladı.

Bessent, geçen perşembe günü İran liderliğinin eylemlerinin sonun yaklaştığına dair iyi bir işaret olduğunu belirterek, İran'daki liderliğin hızla ülke dışına para çıkardığını kaydetmişti.

ABD Dışişleri Bakanı, İran'da "farelerin gemiyi terk etmeye başladığı" anlaşılıyor dedi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik bir saldırıyı değerlendirdiğini açıklamasının ardından, ABD'nin Ortadoğu'daki askeri yığınağının hızı son haftalarda arttı; ancak başkan henüz somut bir karar verdiğini açıklamadı.


Kolombiya'da şiddetli yağmurlar nedeniyle 13 kişi hayatını kaybetti

Güneybatı Nariño bölgesinde meydana gelen toprak kaymasının ardından, ağır iş makineleri ceset bulmak için çamurda arama yapıyor (AFP)
Güneybatı Nariño bölgesinde meydana gelen toprak kaymasının ardından, ağır iş makineleri ceset bulmak için çamurda arama yapıyor (AFP)
TT

Kolombiya'da şiddetli yağmurlar nedeniyle 13 kişi hayatını kaybetti

Güneybatı Nariño bölgesinde meydana gelen toprak kaymasının ardından, ağır iş makineleri ceset bulmak için çamurda arama yapıyor (AFP)
Güneybatı Nariño bölgesinde meydana gelen toprak kaymasının ardından, ağır iş makineleri ceset bulmak için çamurda arama yapıyor (AFP)

Yetkililerin yaptığı açıklamaya göre Kolombiya'da bu hafta, yılın bu zamanı için alışılmadık derecede yoğun yağışlar olması nedeniyle 13 kişi hayatını kaybetti.

Ulusal Meteoroloji Ajansı EDIAM, Kuzey Amerika'dan Kolombiya'nın Karayip kıyılarına kadar uzanan soğuk cephenin, geçen ay yağış miktarını tarihi ortalamaya göre yüzde 64 oranında artırdığını bildirdi.

Bu hafta hayatını kaybedenler arasında, cuma gecesi geç saatlerde güneybatı Nariño bölgesinde meydana gelen toprak kaymasında ölen yedi kişi de bulunuyor. İl yetkililerine göre, şiddetli yağmurlar nedeniyle bir derenin taşması sonucu evler çamur altında kaldı. Yerel yetkililer, kurtarma ekipleri ve eğitimli köpekler ceset ararken, ağır iş makinelerinin çamurda ceset bulmak için kazı yaptığı görüntüler yayınladı.

Ulusal Afet Yönetim Birimi (UNGRD) perşembe günü yaptığı açıklamada, şiddetli hava koşullarının ülke genelinde altı kişinin ölümüne yol açtığını duyurdu. Tropikal iklime sahip Kolombiya'da, iklim değişikliği kuraklık ve yüksek nem dönemlerinde önemli aksamalara neden oluyor.


İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.