Suriye lirası dolar karşısında günden güne eriyor

Suriye hükümetinin kontrolündeki bölgelerde ekonomik kriz ağırlaşıyor

Şam’ın güneyinde Filistinli mültecilerin yaşadığı Yermuk Kampı’nda bulunan yerinden edilmişler (EPA)
Şam’ın güneyinde Filistinli mültecilerin yaşadığı Yermuk Kampı’nda bulunan yerinden edilmişler (EPA)
TT

Suriye lirası dolar karşısında günden güne eriyor

Şam’ın güneyinde Filistinli mültecilerin yaşadığı Yermuk Kampı’nda bulunan yerinden edilmişler (EPA)
Şam’ın güneyinde Filistinli mültecilerin yaşadığı Yermuk Kampı’nda bulunan yerinden edilmişler (EPA)

Çoğu insanın yaşadığı son derece boğucu yaşam krizine rağmen hayati ihtiyaç malzemelerinin fiyatlarının birkaç kez zamlanması, elektrik faturalarına da zam geleceği endişesine yol açtı. Bu beklenti de Şam’da ve rejim kontrolündeki bölgelerde kaygıyı tırmandırdı.
Halihazırda bir kilo patatesin fiyatı 3 bin Suriye lirasına (syp) ulaştığı ve bir yumurtanın fiyatı 500 syp civarında olduğu için birçok basit gıda malzemesi yüksek fiyatları nedeniyle ailelerin tüketim listesinin dışında kalmaya devam ediyor.
Sokaklarda, fırınların önünde, işyerlerinde insanların büyük çoğunluğunun yüzleri kasvetli görünüyor. Bir bayan aile ziyareti sırasında akrabalarıyla konuşurken, “İnsanlar nasıl yaşayacaklar? Maaşlar yetmiyor. İki tüp, bir ay için zar zor yetiyor” ifadelerini kullandı. Kadın, “Devlet vatandaşın durumunu ve insanların yoksulluktan öldüğünü biliyor. Ekmek, ilaç, benzin ve su fiyatlarını artırmalarından başka bir şey yapmıyorlar. Bütün bunların üzerine bir de her gün insanları daha çok karalamak ve aldatmak için kararlar alınıyor. Ülkede yaşamak imkansız hale geldi” dedi. Geçen pazar günü İç Ticaret ve Tüketiciyi Koruma Bakanlığı, endüstriyel bütan gazı tüplerinin tüketicilere ve tüm sektörlere satışı için ‘serbest’ fiyat belirleyen bir karar yayınladı. Zamlardan sonra ‘kotalı elektronik kartla’ yapılan satışların dışında ev tipi 10 kilogramlık tüplerin 3 bin 850 syp olan fiyatı, yaklaşık 8 kat artarak 30 bin 600 syp oldu. 16 kilogramlık sanayi tüpünün fiyatı da 5,3 kat artarak 9 bin 200 syp’den 49 bin syp’ye yükseldi. Bakanlık, bu fiyatların bu fiyatların ‘akıllı kart’ üzerinden dağıtılan gaz tüpleri için geçerli olmadığını ve 10 kilogramlık bir ev tipi tüplerin fiyatının 4 bin syp olduğunu belirtti.
Rejim kontrolündeki bölgelerde yaşayanlar, hükümet tarafından her teslimat süresi arasında 23 gün olması gerektiği belirtilmesine rağmen 100 günü aşan sürelerle 4 bin syp karşılığında ‘akıllı kart’ ile gaz tüplerinin teslim edilmesinden şikayet ediyor.
Bir ortaokul öğretmeni Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Uzun teslimat süresi, hükümetin gazı olmadığı anlamına gelir. Ancak yeni kararla birlikte şu soru ortaya çıkıyor: Devlet 30 bine tüp satmak için gazı nereye getirecek?” dedi. Öğretmen, “30 bin liraya gaz mevcutsa bu, akıllı kart aracılığıyla 4 bin ile alım süresinin 200 güne, belki daha fazlasına ulaşabileceği anlamına gelir” şeklinde konuştu.
Karar, bakanlığın cumartesi günü, devlet tarafından dağıtılan sınai ve ticari akaryakıtların litre başına bin 700 syp fiyatla özel sanayi tesisleri, özel ticari ve hizmet faaliyetleri için satış fiyatı belirleyen bir karar yayınlamasının ardından gelişti.
Suriye ekonomik kaynakları, mazot fiyatına zam yapılması kararının ardından yayınlanan raporlarda, “Mazot fiyatının bu şekilde zamlanması, ister üretime, ister nakliyeye yönelik her türlü malın fiyatını yükseltecek, bu da Suriyelilerin üzerindeki yükleri artıracaktır” ifadelerine yer verildi.
Çoğu aile ‘akıllı kart’ aracılığıyla dağıtım için belirtilen 50 litreyi alamadığından, hükümet kontrolündeki bölgelerde uzun süredir özellikle dizel ve benzin olmak üzere ciddi bir yakıt krizi yaşanıyor.
Boğucu elektrik kesintileri gölgesinde yerel medya organları, 27 Ekim’de çeşitli ekonomik sektörlere elektrik enerjisi satışına yönelik sübvansiyonların kademeli olarak kaldırılmasına ve tüketimi döngü başına 1500 kilovat saati (iki ay) aşan daha yüksek iç tüketim segmentlerine ilişkin resmi bir muhtıra yayınladı. Bu durum, elektrik kurumlarının doğrudan destekten kaynaklanan mali kayıplarının azaltılmasına ve elektrik sisteminin çalışmasının devamı için finansal likidite sağlanmasına katkıda bulunuyor.
Hükümetin yeni kararları, insanların çoğunun mustarip olduğu son derece boğucu yaşam krizine rağmen alındı. Söz konusu kriz, genel olarak fiyatlardaki benzeri görülmemiş artışın bir sonucu olarak, savaş yıllarında en kötü kriz olarak kabul ediliyor. 1 ABD dolarının 3 bin 500 syp olarak kaydedilmesiyle syp’nin dolar karşısındaki rekor düzeyde değer kaybetmesi sonucunda ailelerin aylık gelirlerinin değerleri de erimeye devam ediyor.
Hükümet kontrolündeki bölgelerde açlık sorunu artıyor. Başta gıda malzemeleri olmak üzere en az 80 kat artan fiyatlardaki çılgın artış nedeniyle vatandaşların çoğunluğu oldukça sefil yaşam koşulları altında yaşıyor. Kamu sektörü çalışanları için aylık ortalama maaş 25 doları, özel sektör çalışanları için ise 50 doları geçmiyor. Savaş yıllarından önce bir devlet memurunun maaşı ise 600 dolar civarındaydı.



Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.


Suriye'nin güneyinde bir güvenlik görevlisi dört kişiyi öldürdü

Süveyda'da Suriye İç Güvenlik Güçlerine ait bir kontrol noktası (Arşiv-Reuters)
Süveyda'da Suriye İç Güvenlik Güçlerine ait bir kontrol noktası (Arşiv-Reuters)
TT

Suriye'nin güneyinde bir güvenlik görevlisi dört kişiyi öldürdü

Süveyda'da Suriye İç Güvenlik Güçlerine ait bir kontrol noktası (Arşiv-Reuters)
Süveyda'da Suriye İç Güvenlik Güçlerine ait bir kontrol noktası (Arşiv-Reuters)

Suriye yetkilileri, ağırlıklı olarak Dürzi nüfusun yaşadığı Süveyda vilayetinde dört sivilin ölümüne ve bir kişinin de ağır yaralanmasına neden olan silahlı saldırıyla ilgili şüpheyle bir İç Güvenlik Kuvvetleri mensubunu gözaltına aldı.

Resmi haber ajansı SANA, Süveyda İç Güvenlik Şefi Hüseyin el-Tahhan'ın şu sözlerini aktardı: "Süveyda kırsalındaki el-Matouna köyünde korkunç bir suç işlendi ve dört vatandaş öldü, bir kişi de ağır yaralandı."

El-Tahhan, “bir mağdurla iş birliği içinde yapılan ilk soruşturmalar, şüphelilerden birinin bölgedeki İç Güvenlik Müdürlüğü personeli olduğunu ortaya koydu” açıklamasını yaptı ve “memur derhal gözaltına alındı ve yasal işlemlerin tamamlanması için soruşturmaya sevk edildi” ifadelerini kullandı.

Güney Suriye'deki Dürzi azınlığın kalesi olan Süveyda Valiliği, 13 Temmuz'dan itibaren bir hafta boyunca Dürzi silahlı gruplar ile Bedevi savaşçılar arasında çatışmalara sahne oldu, hükümet güçlerinin ve ardından Bedevilerin yanında yer alan silahlı aşiret mensuplarının müdahalesiyle kanlı çatışmalar yaşandı.

20 Temmuz'da ateşkes sağlandı, ancak durum gerginliğini korudu ve Süveyda'ya erişim zorlaştı.

Bölge sakinleri, hükümeti eyaleti kuşatma altına almakla suçlarken, on binlerce insan yerinden edildi; Şam ise bu suçlamayı reddediyor. O zamandan beri birkaç yardım konvoyu bölgeye girdi.

Süveyda valiliğindeki iç güvenlik başkanı, "kurbanların ailelerine en içten taziyelerini" ileterek, "vatandaşlara karşı yapılan her türlü ihlalin kesinlikle kabul edilemez olduğunu ve halkın güvenliğini ve emniyetini tehdit eden hiçbir eyleme müsamaha gösterilmeyeceğini" vurguladı.