Çin’de artan vakalar hava ulaşımını engelliyor

Dün Pekin’de aşılama merkezinin önünde sıra olan insanlar (AP)
Dün Pekin’de aşılama merkezinin önünde sıra olan insanlar (AP)
TT

Çin’de artan vakalar hava ulaşımını engelliyor

Dün Pekin’de aşılama merkezinin önünde sıra olan insanlar (AP)
Dün Pekin’de aşılama merkezinin önünde sıra olan insanlar (AP)

Pekin havalimanları Cuma günü yüzlerce uçuşu iptal ederek, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakalarının artmasını önlemek için Çin genelindeki seyahat şartlarını sıkılaştırdı.
2019 yılının sonlarına doğru koronavirüsün ortaya çıktığı Çin, sınırların kapatılması da dahil olmak üzere aldığı son derece katı tedbirler sayesinde 2020 baharından bu yana salgını büyük ölçüde kontrol altına almayı başarmıştı.
Ancak ülke şu anda yaklaşık 10 bölgede, vaka sayılarında artışla karşı karşıya kalıyor. Bu durum, yetkililerin milyonlarca insana evde kalma zorunluluğu getirmesine, Kovid-19 testlerini yoğunlaştırmasına ve bölgeler arası hareketi sınırlamasına neden oluyor.
Çin’de kaydedilen vaka sayısı çoğu ülkede kaydedilenden büyük oranda daha düşüktü. Ülkede dün (Cuma) 48 yeni vaka kaydedildi böylece bu hafta kaydedilen vaka sayısı 250’ye ulaştı. Ancak yetkililer, Pekin’de Şubat ayında başlayacak Kış Olimpiyat Oyunları sebebiyle vaka sayılarının yükselmesi riskini almak istemiyor. Bu yüzden, az sayıda vakanın kaydedildiği başkentte on binlerce kişiye evlerinde kalma zorunluluğu getiriliyor.
Pekin’de dün yeni kısıtlamalar kapsamında test yaptırmak üzere sağlık merkezlerinin önünde uzun kuyruklar oluştu.
Yazılım geliştirme uzmanı olan 24 yaşındaki Tu Anling, AFP’ye verdiği röportajda, Pekin’in bin kilometre güneyde bulunan Nanjing’e gitmek üzere trene binmek için önce test yaptırması gerektiğini belirtti. Anling “Pekin’de arkadaşlarımla buluşmayı planlamıştım ama son zamanlardaki salgın birçoğunun buluşmaya gelmemeye karar vermesine neden oldu” dedi.
Ülkede birçok bölge, özellikle yeni vakaların kaydedildiği şehirlerden gelen yolculardan negatif bir test sonucu sunulmasını talep ediyor. Çinli yetkililer, vakaların kaydedilmediği bölgelerdeki durumu da yakından takip ediyor. Uçuşları kaydeden Çin merkezli platform Feichangzhun’a göre, Pekin’deki iki ana havalimanında Cuma günü uçuşların yaklaşık yarısı iptal edildi.
Perşembe günü, Demiryolu yetkilileri Pekin’e giden iki trendeki çalışanların enfekte vakalar ile temas kurmuş olduğunun tespit edilmesinin ardından söz konusu trenlerin durdurulması ve 450 yolcuya Kovid-19 testi yapılması yönünde talimat verildi.
Yeni odak noktaların ortaya çıkmasından korkulması sebebiyle, diğer şehirler de kısıtlamaları güçlendirdi. Ülkenin kuzeydoğusunda yer alan Heilongjiang Eyaleti’nin başkenti Harbin yetkilileri, 10 milyonluk nüfusa seyahat etmemelerini tavsiye ederken, uçuşların üçte biri iptal edildi. Çin’in kuzeybatıdaki Lanzhou’daki yaklaşık 4 milyon kişi ve Moğolistan sınırındaki Ejin’deki 35 bin kişi dahil olmak üzere Çin’in çeşitli yerlerinde yaklaşık 6 milyon Çinli’ye daha sokağa çıkma yasağı uygulandı.
Çin Ulusal Sağlık Komitesi, Perşembe günü 39 vakanın kaydedilmesinin ardından Cuma günü 64 yeni vakanın kaydedildiğini duyurdu. Komite, yeni vakaların 48’inin yerel vakalar olduğunu belirtti. Perşembe günü kaydedilen yerel vaka sayısı ise 23’tü. Yetkililer, Perşembe günü semptomsuz 31 kişi, Cuma günü ise 23 kişi tespit etti. Çin’de semptomsuz vakalar doğrulanmış vakalar olarak sınıflandırılmıyor. Yetkililer tarafından yeni bir ölümün kaydedilmemesi ile toplam can kaybı 4 bin 636 olarak sabit kaldı. Çin anakarası Perşembe gününe kadar toplam 97 bin 2 doğrulanmış vaka kaydetti.

İngiltere, son 7 ülkeyi de koronavirüs Kırmızı Listesi’nden çıkardı
Diğer yandan, İngiltere hükümeti, son 7 ülkeyi de koronavirüs kırmızı listesinden çıkardı. Bununla birlikte İngiltere’ye girişleri Kovid-19’un yayılmasını önlemek için yurtdışından gelen yolcuların otelde karantinada kalması, İngiltere’de ikamet edenlerin ise evlerinde karantinaya girmeleri şartını uygulamaya devam etme kararı aldı. Listeden çıkarılan ülkeler: Kolombiya, Panama, Ekvador, Dominik Cumhuriyeti, Haiti, Peru ve Venezuela’ydı. İngiltere, Brezilya’da ortaya çıkan Gama varyantı sebebiyle söz konusu ülkelerden gelenlere sınırlarını kapatmıştı.
İngiltere Ulaştırma Bakanı Grant Shapps Twitter hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda “Halk sağlığını korumak üzere önlem olarak hazırlanan Kırmızı Liste uygulamasına devam edeceğiz ve İngiltere’nin ilk savunma hattı olması sebebiyle, gerekli görülmesi halinde listeye ülke ve bölge eklemeye hazırız” ifadelerine yer verdi.
Pazartesi günü yürürlüğe girecek olan bu önlemler İngiltere’yi ilgilendiriyor ancak İskoç hükümeti de söz konusu kararı aldığını açıkladı. Galler ve Kuzey İrlanda hükümetleri de genel olarak aynı kuralları benimsedi. İngiltere hükümeti, Peru ve Uganda da dahil olmak üzere toplam 30 ülkeden gelecek aşılı yolcular için zorunlu test prosedürlerini kolaylaştıracağını duyurdu.
Reuters haber ajansı tarafından hazırlanan istatistiğe göre, dünya genelinde 245,48 milyondan fazla kişinin Kovid-19 enfeksiyonuna yakalanırken, virüs sebebiyle toplam ölüm sayısı 5 milyon 210 bin 100’e ulaştı. 2019 yılının Aralık ayında Çin’de ilk vakaların tespit edilmesinden bu yana, 210’dan fazla ülke ve bölgede Kovid-19 vakaları kaydedildi.



Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
TT

Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)

Meksika'da kartellerin kullandığı mermilerin neredeyse yarısının, ABD ordusuna mühimmat üreten fabrikada yapıldığı tespit edildi.

Meksika Savunma Bakanı General Ricardo Trevilla Trejo, salı günkü açıklamasında, 2012'den bu yana yaklaşık 137 bin adet .50 kalibrelik merminin ele geçirildiğini söyledi. 

Uyuşturucu çeteleri tarafından kullanılan bu mermilerin yüzde 47'sinin, ABD'nin Missouri eyaletinde yer alan Lake City Ordu Mühimmat Fabrikası'nda üretildiğini bildirdi.

New York Times'ın haberine göre sözkonusu tesis, Amerikan ordusunda kullanılan tüfekler için mermi üreten en büyük fabrika.

Ayrıca General Trejo, Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum'un göreve başladığı Ekim 2024'ten bu yana polislerin ülkede ele geçirdiği 18 bin ateşli silahtan yaklaşık yüzde 80'inin de ABD menşeli olduğunu söyledi. 

Baskınlarda el konan silahlar arasında .50 kalibrelik Barrett tüfekleri, el bombası fırlatıcıları, roketatarlar ve çeşitli kalibredeki makineli tüfekler var.

Meksika'da silah ruhsatları sıkı denetimlere tabi. Silahlar yasal olarak yalnızca Meksika ordusunun işlettiği iki mağazadan satın alınabiliyor. Belirli kalibre ve özelliklere sahip tabancalar ise sadece ordu ve kolluk kuvvetleri tarafından kullanılabiliyor.

Bu önlemlere rağmen Meksika hükümetinin verilerine göre her yıl 200 bin ila 500 bin adet ateşli silah, ABD'den ülkeye kaçak olarak sokuluyor. 

ABD Yüksek Mahkemesi, Meksika hükümetinin Amerikan silah üreticilerine karşı açtığı davayı geçen yıl oybirliğiyle reddetmişti. Kararda, üreticilerin bağımsız perakendecilerin yasadışı satışlarını durdurmamalarının yardım ve yataklık koşullarını karşılamadığı bildirilmişti. 

Diğer yandan mahkemenin açıklamasında, Meksika devletinin şikayetinde savunduğu gibi "silah satışlarının gerçekleştiğine ve üreticilerin bunun farkında olduğuna dair hiçbir şüphe yok" denmişti. 

Meksika hükümeti, Arizona'daki mahkemeye ABD'li 5 silah şirketi hakkında 2022'de bir dava daha açmıştı. Hukuki süreç devam ediyor. 

Cenevre merkezli sivil toplum kuruluşu Uluslararası Organize Suçla Mücadele Küresel Girişimi (GI-TOC) Direktörü Cecilia Farfan Mendez, şunları söylüyor:  

İronik olan, Meksika ve ABD hükümetlerinin aynı şeyi istemesi: Kartellerin yol açtığı ölümleri azaltmak. Ancak suç örgütleri bu kalibredeki tabancalara kolayca erişebildiği sürece ABD, sanki bu şiddetin ortaya çıkmasını destekliyormuş gibi görünüyor.

 Independent Türkçe, New York Times, BBC


İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
TT

İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)

İsrail istihbaratı, Hamas'ın büyük bir saldırı düzenleyeceğine dair bilgileri Başbakan Binyamin Netanyahu'ya 2018'de doğrudan iletmiş.

İsrailli medya kuruluşları Ynet ve Yedioth Ahronoth'un aktardığına göre Hamas, 2018-2022'de İsrail'in güneyindeki askeri üsler ve sivil yerleşimlere karşı koordineli bir saldırı planlamış. 

İstihbarat yetkililerinin "Eriha Duvarı" adını verdiği kapsamlı harekat planının, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te düzenlediği Aksa Tufanı saldırısını özetler nitelikte olduğu aktarılıyor. 

New York Times, "Eriha Duvarı" kod adlı 40 sayfalık belgenin, İsrailli yetkililerle paylaşıldığını 2023'teki haberinde bildirmişti. Askeri ve istihbarat yetkililerinin, 2022'de haberdar olduğu planı "hayal ürünü" diye niteleyip gerçekleşmesini çok zor bularak dikkate almadığı öne sürülmüştü. 

Ancak İsrail medyasındaki yeni haberlerde, Başbakan Netanyahu'nun 2018'de planla ilgili birden fazla kez doğrudan bilgilendirildiği ortaya kondu. 

Adlarının paylaşılmaması koşuluyla konuşan yetkililer, "Hamas'ın askeri kanadı, topraklarımızın derinliklerine yönelik geniş çaplı bir saldırı için güç mü topluyor?" alt başlıklı istihbarat raporunun, doğrudan Netanyahu'nun masasına bırakıldığını söylüyor. 

Diğer yandan İsrail Başbakanlık Ofisi, ordunun 7 Ekim'deki başarısızlığına ilişkin devam eden soruşturmada, Hamas'ın saldırı planladığına dair önceden bilgi sahibi olunmadığını iddia etmişti. Ofisin, İsrail Kamu Denetçisi Matanyahu Englman'a gönderdiği açıklamada, "Eriha Duvarı" belgesinin Netanyahu'ya hiç sunulmadığı öne sürülmüştü. 

İsrail İstihbarat Kolordusu'na bağlı Birim 8200'den bazı analistlerin de Hamas'ın saldırı hazırlıklarına dair bilgileri 2018'de orduyla paylaştığı 2023'te ortaya çıkmıştı.  

Kaynaklar, bu planların iç güvenlik teşkilatı Şin Bet tarafından incelendikten sonra doğrudan Netanyahu'ya iletildiğini de savunuyor. 

2022 ve 2023'te "Eriha Duvarı" dosyasının yeni istihbarat bilgileriyle güncellendiği fakat bunların doğrudan Netanyahu'ya ulaşmadığı belirtiliyor. İsrail ordusu ve istihbarat kurumları, Gazze Savaşı'nın fitilini ateşleyen 7 Ekim saldırılarına tüm uyarılara rağmen hazırlıksız yakalandığı gerekçesiyle eleştirilmişti.

Başbakan Netanyahu'ya sunulan istihbaratlarla ilgili bilgi sahibi kaynaklardan biri şunları söylüyor: 

Ordu komutanları parçaları birleştirmekte başarısız olsa bile başbakanın görevi, Hamas'ın hedefleri hakkında yanıt talep etmektir. Netanyahu ise hiçbir şey yapmadı.

Independent Türkçe, Haaretz, Times of Israel, Ynet 


Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
TT

Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile gerçekleştirdiği görüşmede nihai bir anlaşmaya varılmadığını, ancak İran’la müzakerelerin sürdürülmesi konusunda ısrarcı olduğunu belirtti.

Trump, Beyaz Saray’da üç saati aşk süren görüşmeyi “son derece verimli” olarak nitelendirerek, ABD ile İsrail arasındaki mükemmel ilişkilerin devam ettiğini vurguladı.

Toplantıda, İran’la yeni bir nükleer anlaşmaya varma ihtimali ele alındı. Trump, müzakerelerin başarıya ulaşmasının tercih ettiği seçenek olduğunu ve bu tutumunu Netanyahu’ya ilettiğini söyledi. Anlaşma sağlanamaması halinde ise “işlerin nereye varacağını göreceğiz” dedi. Trump, İran’ın geçmişte bir anlaşmayı reddettiğini ve bunun “gece yarısı çekici” olarak nitelendirdiği bir darbeyle sonuçlandığını hatırlatarak, Tahran’ın bu kez “daha rasyonel ve sorumlu” davranmasını umduğunu ifade etti.

cd
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun resmi internet sitesinde yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeden bir fotoğraf.

Trump ayrıca Gazze ve genel olarak bölgede “büyük ilerleme” kaydedildiğini savunarak, “Ortadoğu’da barışın fiilen hüküm sürdüğünü” dile getirdi.

Görüşmeye ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth ile özel temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner katıldı.

Netanyahu’nun Washington ziyareti, İsrail basını tarafından İran’a karşı stratejik koordinasyon açısından kritik olarak değerlendirildi. Görüşmelerde İran’ın nükleer programının geleceği ve diplomatik sürecin başarısızlığa uğraması halinde İsrail’in askeri hareket serbestisine ilişkin güvenceler öne çıktı.

Netanyahu’nun, müzakerelerin yalnızca nükleer programla sınırlı kalmaması; İran’ın balistik füze programı ve bölgedeki vekil güçlere verdiği desteğin de kapsama alınması için Trump yönetimine baskı yaptığı aktarıldı. ABD’nin diplomatik sürece şans tanıma konusundaki ısrarına karşın Netanyahu’nun, olası bir anlaşma durumunda dahi İsrail’in İran’a karşı “hareket özgürlüğünü” koruması gerektiğini savunduğu belirtildi.

ghyju
Tahran’da devrimin 47. yıl dönümü kutlamaları kapsamında sergilenen bir füzenin yanında konuşan iki din adamı (New York Times)

Görüşmede Gazze dosyası da ele alındı. Taraflar, İsrail’in resmen katıldığı “Barış Konseyi” çerçevesinde Gazze’nin yeniden imarına yönelik planın ikinci aşamasındaki ilerlemeyi değerlendirdi.

Beyaz Saray yetkilileri, görüşmenin Trump ile Netanyahu arasında yakın bir uyum sergilediğini ve İran’ın nükleer silah edinmesinin engellenmesi konusunda ortak vizyon bulunduğunu belirtti. Ancak analistler, iki liderin önceliklerinde farklılıklar olabileceğine dikkat çekti. Trump’ın siyasi kazanım olarak sunabileceği hızlı bir diplomatik anlaşmaya eğilimli olduğu; Netanyahu’nun ise İran’a kısmi tavizler içeren bir mutabakata karşı daha katı şartlar talep ettiği ve askeri seçeneğin masada kalmasında ısrar ettiği ifade edildi.

Netanyahu, görüşmenin ardından Beyaz Saray’dan ayrıldı. Sabah saatlerinde Dışişleri Bakanı Rubio ve ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ile Blair House’ta bir araya gelen Netanyahu, ayrıca Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner ile de temaslarda bulundu. İsrail’in Washington Büyükelçisi Michael Leiter, görüşmelerde “önemli jeostratejik gelişmelerin” ele alındığını açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, söz konusu temasların siyasi ve güvenlik koordinasyonu çerçevesinde gerçekleştirildiğini bildirdi.

Trump, salı günü yaptığı açıklamada anlaşma sağlanmaması halinde İran’a karşı sert adımlar atılabileceğini söylemişti. Axios’a konuşan Trump, Tahran’ın “bir anlaşma yapmak için güçlü istek duyduğunu” savunarak, İran’ın nükleer silah ya da füze sahibi olmasına izin verilmeyeceğini ifade etti. İsrail’in müzakere sürecini sekteye uğratacak adımlar atmasını istemediğini de sözlerine ekledi.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de anlaşma sağlanamaması halinde “başka bir seçeneğin” masada olduğunu belirterek, Trump’ın tüm seçenekleri açık tuttuğunu söyledi. Vance, Washington’un önceliğinin İran’ın nükleer silah edinmesini engellemek olduğunu, rejim değişikliğinin ise İran halkının vereceği bir karar olduğunu kaydetti.

New York Times, ABD’nin İran’la yürüttüğü dolaylı müzakerelerde ilerleme sağlanmasının zor olduğuna işaret ederken; İsrail’in taleplerinin Washington’da yankı bulduğunu, ancak Tahran’ın balistik füze programı ve bölgesel vekil unsurlar konusunu müzakere kapsamına almaya yanaşmadığını yazdı.

Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal’den aktardığı analize göre ABD yönetiminin İran’a baskıyı artırmak amacıyla İran petrolü taşıyan tankerlerin müsaderesini değerlendiriyor. Ancak böyle bir adımın Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğini tehdit edebileceği ve küresel enerji piyasalarında dalgalanmaya yol açabileceği uyarıları yapılıyor.

Gazete, ABD Hazine Bakanlığı’nın bu yıl 20’den fazla İran petrol tankerine yaptırım uyguladığını ve Beyaz Saray’ın olası müsadereler için hukuki zemin hazırlığı yaptığını aktardı. ABD’li bir yetkili, Trump’ın diplomatik yolu tercih ettiğini ancak görüşmelerin çökmesi halinde alternatif seçeneklerin hazır tutulduğunu söyledi.

ABD Ulaştırma Bakanlığı ise Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi’nde ticari gemilere yönelik potansiyel tehditlere karşı uyarıda bulundu.