Suudi Arabistan’dan G20 atılımı

Suudi Arabistan Ekonomi ve Planlama Bakanı Faysal el-İbrahim: Suudi Arabistan dünyadaki en önemli ekonomik güçlerden biri

Suudi Arabistan Ekonomi ve Planlama Bakanı Faysal el-İbrahim (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan Ekonomi ve Planlama Bakanı Faysal el-İbrahim (Şarku'l Avsat)
TT

Suudi Arabistan’dan G20 atılımı

Suudi Arabistan Ekonomi ve Planlama Bakanı Faysal el-İbrahim (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan Ekonomi ve Planlama Bakanı Faysal el-İbrahim (Şarku'l Avsat)

Suudi Arabistan, İtalya'nın başkanlık ettiği G20 Liderler Zirvesi çalışmalarına aktif katılımıyla küresel ekonominin korunmasını desteklemedeki rolünü teyit etti.
Riyad yönetimi, sürdürülebilir ekonomik büyümeye katkıda bulunmak, iklim değişikliğine karşı küresel ekonomiyi korumak ve insanlara gelecek vaat eden umutları şekillendirmesinde güç vermek hedefiyle uluslararası işbirliğini genişletmek ve stratejik ortaklıkları desteklemek için girişim başlattı.
Suudi Arabistan Ekonomi ve Planlama Bakanı Faysal el-İbrahim, Krallığın dünyadaki en önemli ekonomik güçlerden biri olduğunu ve sürdürülebilir büyümenin sağlanmasına katkıda bulunduğunu söyledi.
Suudi Arabistan’ın İtalya'da düzenlenen G20 Liderler Zirvesi'ne katılımının, iletişimi artıracak ve fikir ve deneyim alışverişini etkinleştirecek şekilde uluslararası işbirliğini genişletme ve stratejik ortaklıkları destekleme bağlamını geliştirdiğini de sözlerine ekleyen İbrahim, Riyad’ın ayrıca dünyanın karşı karşıya olduğu zorluklara etkili çözümler geliştirmeyi amaçlayan politikaları formüle etmeyi amaçladığını da kaydetti.

Troyka üyeliği
Suudi Arabistan'ın Troyka üyeliği çerçevesinde müzakerelere katılımına dikkat çeken Bakan İbrahim, 2020 yılında Riyad'ın tavsiye ve girişimleri üzerine ilgili çalışmaların tamamlandığını belirtti.
Kalkınma Çalışma Grubu'nun, karma finansman mekanizmaları, yatırım garantileri, sürdürülebilir kalkınma hedefleri ve yeşil tahviller gibi yenilikçi finansman araçlarının potansiyeline ve entegre ulusal finansman çerçevelerinin uygulanmasına yönelik desteklere odaklandığını belirten Suudi Bakan, “G20 çalışmaları, kalkınma çalışma grubu ile sürdürülebilir kalkınma için finansmanı ilerletmenin mali yolu arasındaki işbirliğini destekledi. Kalkınma Çalışma Grubu, kentsel ve kırsal alanlar arasındaki bağlantıyı ve ara şehirlerin sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin yerelleştirilmesi için kilit aktör olma rolünü tartıştı” değerlendirmelerinde bulundu.
Suudi Ekonomi ve Planlama Bakanı, "Kalkınma Çalışma Grubu, bu aktörlerin salgına yanıt verme ve daha sürdürülebilir ve kapsayıcı bir iyileşme sağlamak için zayıf yönleri ele almadaki rollerini değerlendirmek üzere çalıştı. Grup, kırsal ve kentsel alanlar arasındaki bağlantıları güçlendirerek ve kırsaldaki ailelerin gelir kaynaklarını çeşitlendirmelerini sağlayarak yoksulluğu azaltmada ara şehirlerin ana rolüne de dikkat etti. Ara şehirler ayrıca, hizmet sağlayan ve ihracat işleme alanlarını özümseyen merkezler ve tarımsal değer zincirlerini geliştirmek hedefinde olan stratejik konumlar olarak da öneme sahipler.”

Pandemiyle mücadele ve Suudi Arabistan’ın rolü
İtalya “İnsan, Gezegen ve Refah” eksenlerini dönem başkanlığı için bir slogan olarak belirledi. Roma'daki G20 Liderler Zirvesi toplantıların sonuçları, Kovid-19 pandemisine karşı koymak için hazırlanan stratejik planın uygulanmasına yönelik ortak uluslararası çabaların katkısını ortaya koydu.
Riyad, G20 Liderler Zirvesi başkanlığı sırasında, pandemiyle mücadeleye katkıda bulunmak için uluslararası kuruluşlara 500 milyon dolar sağlayarak bunu başarmada açık bir rol oynadı.

Sağlık ve salgın
Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı, Kovid-19'un yayılmasını kontrol altına almak için aldığı ihtiyati tedbirlerin yanı sıra, virüse karşı profesyonellik ve olağanüstü performans ile mücadele etti.
Bakanlık altyapı ve tedarik zincirlerine büyük yatırımlar yapmanın yanı sıra vaka sayısını kontrol etmeye, sağlık sisteminin verimliliğini artırmaya, tüm vatandaşlar ve bölge sakinleri için aşı ve tedavi sağlamaya katkıda bulundu.
Suudi Arabistan, başta düşük ve orta gelirli ülkeler olmak üzere dünyanın çoğu ülkesinde pandemi ile mücadele etmek için araçlar ve mekanizmalar sağlamaya, aşı üretim oranını artırmaya katkıda bulundu.
Suudi yönetimi ACT Accelerator ve COVAX aşı programları girişimlerine katılarak, aşıların adil dağılımını ve herkese tedavi sağlanmasını hedefledi.
Krallık, Salgın Hazırlık Yenilikleri Koalisyonu (CEPI) için 150 milyon dolar, Gavi İttifakı (eski adı Küresel Aşı ve Bağışıklama İttifakı) için 150 milyon dolar ve diğer uluslararası ve bölgesel sağlık örgütleri ve programları için 200 milyon dolar tahsis etti.

Ekonomik teşvik
İtalya dönem başkanlığında zirveye katılan ülkelerin Dünya Ticaret Örgütü'ndeki "Kovid-19 Sonrası Ticaret ve Sağlık" girişimine katılım çağrısına yanıt olarak Krallık geçen yıl yerel ekonominin pandemi krizine hızlı tepki vermesi için ekonomiyi canlandırma ve özel sektörü destekleme girişimlerine katkıda bulunmuştur.
2021'in ilk yarısında, ülkenin petrol dışı GSYİH'si, yüzde 7,5'lik özel sektör GSYİH büyümesinin desteğiyle yüzde 5,4 büyüdü.
Kadınların iş hayatına katılımına ilişkin göstergeler
Suudi Arabistan, kadınların iş hayatına katılımına ilişkin göstergelerde ilerleme kaydetmeyi başardı. Suudi kadınlar, Dünya Bankası Grubu tarafından yayınlanan “Kadınlar, Ticari Faaliyetler ve 2021 Yasası” raporuna göre iş hayatına katılımda üst üste ikinci yıl ilerleme kaydetti.
Rapor, ekonomik kalkınma alanında cinsiyetler arasındaki ayrımcılık ve 190 ülke arasında girişimcilik düzeyini karşılaştırmayı amaçlıyor.
Kadınların Suudi işgücü piyasasına artan katılımı 2020'de yüzde 33,2'ye ulaştı. Buna ek olarak, Suudi Arabistan’da, kadınların orta ve üst düzey liderlik pozisyonlarına yüksek düzeyde katıldığı belirlendi.

İşgücü piyasası
Suudi Arabistan, geçen yılki G20 başkanlığının devamında bu yıl işgücü piyasasında ücret, sağlık, güvenlik ve haklar dosyasında ilerleme kaydetmeye devam ediyor.
Suudi Arabistan çalışanların mesleki haklarını ve çalışma sürelerini belirlemek, sosyal korumaya erişimlerini sağlamak ve serbest meslek ile bağımlı çalışma arasındaki belirsizliği ortadan kaldırmak için işçilerin doğru sınıflandırılmasına ihtiyaç olduğunu belirtiyor.
Gençlerin işgücü piyasasına geçişlerini güçlendirme girişimi, Krallığın geçen yılki G20 başkanlığının en önemli sonuçlarından biridir. Bu girişim, işgücü piyasasından kalıcı olarak dışlanan gençlerin oranını 2025 yılına kadar yüzde 15 azaltmayı hedefliyor.

Eğitim 
G20 toplantılarındaki gelişmeler bağlamında Suudi Arabistan, ülkedeki eğitimin gelişimini teşvik etmeye katkıda bulunuyor. Riyad küresel eğitim programları için 34 yeni müfredat belirledi ve 89 müfredat geliştirdi. Bu adım, erkek ve kız öğrencilerin eğitim performans düzeylerini iyileştirmeye, becerilerini desteklemeye, yeteneklerini geliştirmeye ve Krallığın uluslararası sınavlardaki sonuçlarını iyileştirmeye katkıda bulunacak.
İtalya, dönem başkanlığını yaptığı 2021 yılı için eğitim dosyasını ana gündem olarak belirledi. Krallık, 2020 yılındaki dönem başkanlığında eğitimi gündeminde kilit bir dosya olarak belirlemişti.
İtalya ayrıca "Gayri Resmi Akademik Küme" adı altında yüksek öğrenim, bilimsel araştırma ve inovasyona odaklanan gayri resmi bir grup oluşturdu.

En fakir ülkeler
Birleşmiş Milletler finansal izleme platformuna göre, Kral Salman İnsani Yardım Merkezi'nin dünyanın çeşitli ülkelerine yardım sağlamadaki rolüne ek olarak Suudi Arabistan, Arap ülkeleri, İslam ülkeleri ve dost ülkelere insani yardım sağlama ve doğal afetler veya savaşlar sonucu yaşadığı acıları hafifletmeye katkıda bulunma konusunda Arap ülkeleri arasında birinci, dünyada üçüncü sırada yer alıyor.
Krallık, borç servisini askıya alma girişiminden yararlanmaya uygun 27 ülkenin borç servisinin askıya alınmasına katkıda bulundu.

Çeşitlilik ve gezegen
Krallık, G20’nin gündeminde su konusunda sürekli bir diyalog yolunun olmasını destekliyor. Suudi Arabistan grubun dönem başkanlığını yaptığı 2020’de, ilk "Su Diyaloğu Toplantısını” başlattı. Bu toplantı sürdürülebilir su yönetimi alanında G20 ülkelerinin en iyi uygulamalarına odaklandı.
Diğer yandan Veliaht Prens'in "Yeşil Suudi Arabistan" ve "Yeşil Orta Doğu" girişimleri, birçok ülke ve uluslararası kuruluştan destek gördü.

 



Harvard’ın önde gelen uluslararası ticaret teorisyeni: Suudi Arabistan, parçalanmış bir dünyada başarıya ulaşmanın ‘şifresine’ sahip

Prof. Dr. Pol Antras, El-Ula Konferansı’ndaki panel tartışmalarından birinde dinleyicilere hitap ediyor. (Şarku’l Avsat)
Prof. Dr. Pol Antras, El-Ula Konferansı’ndaki panel tartışmalarından birinde dinleyicilere hitap ediyor. (Şarku’l Avsat)
TT

Harvard’ın önde gelen uluslararası ticaret teorisyeni: Suudi Arabistan, parçalanmış bir dünyada başarıya ulaşmanın ‘şifresine’ sahip

Prof. Dr. Pol Antras, El-Ula Konferansı’ndaki panel tartışmalarından birinde dinleyicilere hitap ediyor. (Şarku’l Avsat)
Prof. Dr. Pol Antras, El-Ula Konferansı’ndaki panel tartışmalarından birinde dinleyicilere hitap ediyor. (Şarku’l Avsat)

Harvard Üniversitesi’nde ekonomi profesörü olan Pol Antras, Suudi Arabistan’ın küresel ticaretteki dönüşüm sahnesinde istisnai bir model sunduğunu ve geleneksel gelişmekte olan piyasa kalıplarından köklü şekilde farklılaştığını belirtti. Antras, küreselleşmenin sona ermediğini, aksine ‘parçalı entegrasyon’ adıyla yeniden şekillendiğini vurguladı. Şarku’l Avsat’a konuşan Antras, Suudi Arabistan’ın vizyonu ve yapısal reformlarının, ülkeyi dünyadaki bu parçalı entegrasyon sürecinden faydalanabilecek avantajlı bir konuma getirdiğini söyledi. Antras, ülkenin lojistik ve yapay zekâ alanındaki yatırımlarının, küresel krizlerin yarattığı gürültüyü aşan sürdürülebilir büyümenin gerçek motoru olduğunu kaydetti.

Pol Antras, modern dönemin önde gelen ekonomi teorisyenlerinden biri olarak kabul ediliyor ve Harvard Üniversitesi’nde profesör olarak görev yapıyor. Uluslararası ticaret konusundaki araştırmaları, şirketlerin üretim süreçlerini sınırlar ötesinde nasıl organize ettiklerini ve küresel değer zincirlerini anlamada çığır açıcı nitelikte.

Geleneksel ekonomi sınıflandırmalarını eleştirerek konuşmasına başlayan Antras, “Gelişmekte olan piyasaların uluslararası ticaret dönüşümünden nasıl faydalandığı konusunda genel ifadeler kullanmak çok zor. Bunun nedeni, genellikle ülkeleri kıtalarda veya benzer gruplarda toplama eğilimimizdir” dedi. Antras, ‘gelişmekte olan piyasalar’ kavramının altında çok farklı sanayi yapılarının saklı olduğunu vurgulayarak Suudi Arabistan’ın durumunu örnek gösterdi: “Bazı ekonomiler büyük ölçüde imalat ihracatına dayanıyor ve ticari entegrasyon ile pazar erişimi onların hayat damarları. Buna karşılık Suudi Arabistan gibi bir ekonomi, çok fazla ihraç yapmasına rağmen Çin ile temel ürünlerinde çok az rekabetle karşılaşıyor.” Bu durumun Suudi Arabistan için eşsiz bir fırsat yarattığını belirten Antras, “Suudi Arabistan için bu dönem, Çin’den daha düşük maliyetle mal temin etmek veya daha önce yalnızca ABD pazarına giden ürün çeşitlerine erişim sağlamak için büyük bir fırsat” dedi.

Gelişmekte olan piyasaların ‘damping’ ve rekabet baskısıyla nasıl başa çıkması gerektiği sorulduğunda Antras, açık bir tavsiye verdi: “Bence gelişmekte olan piyasalar olabildiğince az korumacı eğilim göstermeli. Bu kolay olmayacak; çünkü Çin’in ihracat artışı bazı yerel üreticileri etkileyecek ve onları koruma yönünde siyasi baskı yaratacak. Ancak geleceğe doğru yol, kendinizi çok taraflı sisteme bağlı bir ekonomi olarak konumlandırmak, yabancı üreticilerin pazara girmesine izin vermek ve aynı zamanda yerli üreticilerin dış pazarlara açılmasını teşvik etmektir. Büyük ülkelerin uygulamalarını taklit etmekten tamamen kaçınmalıyız.”

Yerel sanayilerin korunmasıyla ilgili olarak ise Antras şu ifadeleri kullandı: “Evet, Çin’in damping uygulamaları bazı ülkelerde ciddi kaygı yaratıyor, çünkü bu ülkelerin yerli üretim tabanları Çin ürünleriyle doğrudan rekabet ediyor. Ancak Suudi Arabistan için endişe daha az; çünkü Çin ürünleriyle doğrudan çatışan bir üretim tabanı yok. Aslında ucuz ithalat, Suudi tüketiciye fayda sağlayabilir. Eğer bir sektör zarar görürse, insanları korumanın daha iyi yolları var: kredi planları sağlamak, sübvansiyonlar vermek veya şirketlerin iş modellerini yeniden düşünmelerine ve geliştirmelerine yardımcı olmak gibi.”

Küreselleşme ölmedi... sadece ‘parçalandı’

‘Küreselleşmenin sona erip ermediği’ sorusuna yanıt veren Antras, yeni bir kavram ortaya koyarak şöyle dedi: “Bence küreselleşme bitmedi, ben bunu ‘parçalı entegrasyon’ (Fragmented Integration) olarak adlandırıyorum. Entegrasyon süreci devam edecek, ancak ticaret anlaşmaları farklı yollarla yapılacak. Artık sadece çok taraflı müzakerelere güvenemeyiz; çünkü bu anlaşmalara bağlılık hissi dünya genelinde azaldı. Anlaşmalar imzalanmaya devam edecek, ancak süreç daha karmaşık olacak ve belirsizlik en belirgin özellik olarak kalacak.”

Faiz ve yapay zekâ: madalyonun diğer yüzü

Yüksek faiz oranlarının gelişmekte olan ülkelerin karmaşık sanayilere geçiş planları üzerindeki etkisine de değinen Antras, “Yüksek faiz oranları, gelişmekte olan piyasaların karşılaştığı risk primiyle birlikte, yatırımları şüphesiz sınırlıyor. İhracat, kredi, yatırım ve kalite iyileştirmesi gerektiriyor. Ancak faizlerin yükselmesinin temel bir nedeni var; bu, yapay zekâ ve teknolojik değişim kaynaklı yüksek büyüme beklentilerini yansıtıyor” ifadelerini kullandı.

Antras, bu büyümenin aynı zamanda çözüm sunduğunu belirterek şöyle devam etti: “Eğer bu büyüme potansiyeli gerçekleşirse, verimlilik önemli ölçüde artacak ve KOBİ’ler talebi daha iyi öngörebilecek, daha önce keşfedilmemiş pazarlara erişim sağlayacak. Dolayısıyla evet, faizler kısa vadede olumsuz bir güç, ancak gerçek bir büyüme potansiyelinden kaynaklanıyorsa durum o kadar da kötü olmayabilir.”

İş kaygısı ve devlet müdahalesi

Antras, işgücü piyasasına ilişkin derin endişelerini de dile getirdi. Önümüzdeki zorlukların çift yönlü ve ciddi olduğunu belirten Antras, Çin’in rekabeti ile yapay zekâ aracılığıyla otomasyonun işgücü üzerindeki etkisinin birleştiğini vurguladı. Antras, “İşgücünün geleceği konusunda ciddi endişelerim var; Çin’den gelen yoğun ihracat rekabeti, yapay zekâ ile işlerin otomatikleşmesiyle birleşirse, özellikle genç işçiler arasında ciddi işgücü piyasası sıkıntılarına yol açabilir” dedi.

Bu durumun piyasaya bırakılmaması gerektiğini söyleyen Antras, “Burada hükümet müdahalesine acil ihtiyaç var; bu müdahale, büyük mali kaynaklar ve yüksek düzeyde hazırlık gerektiriyor” dedi. Tek çözümün ‘verimlilik şartı’ olduğunu belirten Antras sözlerini şöyle noktaladı: “Yeni teknolojiler beklenen ölçüde verimliliği artırırsa, bu büyüme hükümetlere zarar görenleri telafi etmek ve insan kaynaklarını yeniden eğitmek için gerekli mali alanı sağlayacaktır. Başarı, kısa vadeli olumsuz etkileri yönetmek ile uzun vadeli stratejik kazançlara yatırım yapmak arasında hassas bir denge kurmakta yatıyor.”


Suudi Arabistan, hayati öneme sahip sektörleri geliştirmek için Suriye ile stratejik anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Şam'da Suriye ile stratejik anlaşmaların imzalandığını duyururken (X)
Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Şam'da Suriye ile stratejik anlaşmaların imzalandığını duyururken (X)
TT

Suudi Arabistan, hayati öneme sahip sektörleri geliştirmek için Suriye ile stratejik anlaşmalar imzaladı

Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Şam'da Suriye ile stratejik anlaşmaların imzalandığını duyururken (X)
Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Şam'da Suriye ile stratejik anlaşmaların imzalandığını duyururken (X)

Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih bugün yaptığı açıklamada, krallığın Suriye'nin Halep kentindeki iki havaalanının geliştirilmesi için çeşitli aşamalarda 7,5 milyar riyal (2 milyar dolar) yatırım yapacağını söyledi.

Yatırım Bakanı Halid bin Abdulaziz el-Falih başkanlığındaki üst düzey Suudi heyeti, Suudi Arabistan Krallığı ile Suriye Arap Cumhuriyeti arasındaki ekonomik ve yatırım iş birliğini güçlendirmeyi ve ortak projelerin pratik uygulamasına yönelik ikili ortaklıkları ilerletmeyi amaçlayan resmi bir ziyaretin başlangıcı olarak bu sabah Suriye'nin başkenti Şam'a geldi.

El-Falih, "Nas" şirketinin ülke dışındaki ilk yatırımı olan "Nas Syria" adlı bir havayolu şirketinin kurulduğunu duyurdu.

El-Falih ayrıca, Suriye'deki büyük projelere yatırım yapmaya adanacak olan Elaf Yatırım Fonu'nu da başlattı.

Suriye Yatırım Otoritesi Başkanı Talal el-Hilali ise ülkesinin telekomünikasyon altyapısını geliştirmek, iletişim ağlarını ve internet kalitesini modernize etmek için Suudi Arabistan ile bir anlaşma imzalayacağını duyurdu.

Açıklamada, Suudi Arabistan ile vatandaşların yaşamlarını doğrudan etkileyen hayati sektörleri hedefleyen bir dizi stratejik anlaşmanın imzalanacağı da belirtildi.

Suudi Arabistan Yatırım Bakanlığı tarafından yayınlanan basın açıklamasında, Suudi heyetinin ziyaretinin "iki kardeş ülke arasındaki stratejik ortaklığı destekleme, kalkınma projelerini desteklemede özel sektörün rolünü güçlendirme ve ortak çıkarlara hizmet eden ve gelecek dönemdeki kalkınma eğilimlerine ayak uyduran sürdürülebilir bir ekonomik entegrasyon yolu oluşturma çerçevesinde gerçekleştiği" ifade edildi.

Açıklamada, bu ziyaretin "Krallık ile Suriye arasındaki ekonomik ortaklıkta ileri bir aşamayı temsil ettiği, geçen yıl düzenlenen bir dizi toplantı ve forumun devamı niteliğinde olduğu ve bu toplantılar ve forumlar sonucunda karşılıklı yatırımı teşvik etmek ve bir dizi hayati sektörde ortak çalışma mekanizmalarını etkinleştirmek amacıyla bir dizi anlaşmanın imzalandığı" belirtildi. Açıklamada ayrıca, "Bu sürekli çabalar, iki ülke arasındaki stratejik uyumu teyit ederek hem Suudi hem de Suriye özel sektörleri için ekonomik kalkınmayı destekleme ve yatırım fırsatlarını genişletme konusunda büyük bir hedef çerçevesinde ortak ekonomik entegrasyonu derinleştirme amacını ortaya koymaktadır." ifadelerine yer verildi.


Altın ve gümüş fiyatları niçin çok değişiyor?

Altın ve gümüş, ekonomik ve jeopolitik krizlere karşı yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülüyor (Reuters)
Altın ve gümüş, ekonomik ve jeopolitik krizlere karşı yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülüyor (Reuters)
TT

Altın ve gümüş fiyatları niçin çok değişiyor?

Altın ve gümüş, ekonomik ve jeopolitik krizlere karşı yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülüyor (Reuters)
Altın ve gümüş, ekonomik ve jeopolitik krizlere karşı yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülüyor (Reuters)

Altın ve gümüşte üst üste kırılan rekorların ardından gelen düşüş mercek altına alındı. 

Wall Street Journal'ın (WSJ) analizinde, ABD Başkanı Donald Trump'ın ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanlığı'na Kevin Warsh'u aday göstermesinin ardından değerli metallerde sert düşüş yaşandığına dikkat çekiliyor. 

Analize göre yatırımcılar, Warsh'un enflasyona karşı "şahin bir politika" izleyeceğini ve Fed'in başına atanmasının doların güçlenmesini sağlayacağını düşünüyor. Financial Times'ın analizinde de benzer bir noktaya işaret ediliyor. 

Fed'in bağımsızlığıyla ilgili endişeler, mayıstan bu yana doların değerinin düşmesinde önemli rol oynadı. 

Trump ise doların seyrinde olumsuz bir durum olmadığını savunarak "Bence harika gidiyor" demişti. 

Analizde, Warsh'un adaylığının duyurulmasıyla altın ve gümüşte hızlı satışlar başladığı vurgulanıyor. Diğer yandan değerli metallerdeki düşüşün, "piyasa temellerinin öngördüğünün çok ötesine çıkan çılgın alımların sonucu olduğuna" da dikkat çekiliyor. 

Trump'ın cuma günkü açıklamasında "çok zeki, çok iyi ve güçlü" diye nitelediği Warsh'un adaylığını duyurmasıyla dolarda da toparlanma görüldü. 

Değerli metallerin değişken seyrinde spekülasyonların da önemli rol oynadığına işaret ediliyor. 

En uç spekülasyonların, "vatandaşların külçe gümüş almak için sıraya girdiği" Çin'den geldiği belirtiliyor. Çin sınır polisinin, Hong Kong'dan ülkeye yaklaşık 227 kilogram gümüş kaçırmaya çalışan iki kişiyi geçen hafta yakalaması da gündem olmuştu. 

Çin yönetimi, yatırım çılgınlığının risklerini azaltmak için UBS gümüş vadeli işlem fonu da dahil 5 emtia fonunun ticaretini cuma günü askıya almıştı. 

Öte yandan sert satışlara rağmen WSJ analistleri, özellikle altın ve bakırda yükselişin sürebileceği tahminini paylaşıyor. 

Fed-Beyaz Saray çekişmesi

Fed Başkanı Jerome Powell'la Trump arasındaki çekişme, ABD Merkez Bankası'nın bağımsızlığıyla ilgili endişeleri artırıyor. 

Tartışma Fed ofis binalarının yenilenmesini kapsayan çok yıllı projeyle ilgili. Beyaz Saray'ın proje için öngördüğü bütçe 1,9 milyar dolardı. Ancak işçilik ve malzeme fiyatlarındaki artış, tasarım değişiklikleri ve asbestle kurşun kirliliği gibi öngörülemeyen sorunlar nedeniyle maliyet 2,5 milyar dolara çıkmıştı.

ABD Başkanı, Powell'ın dolandırıcılık yaptığını ima ederek süreci kötü yönettiğini öne sürmüştü. Fed başkanı ise hakkındaki iddiaları reddederek, binaların renovasyon masraflarının uzun vadede kendini amorti edeceğini belirtmişti.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Financial Times