Japonya seçimlerinde iktidar ve ana muhalefet değişmedi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Japonya seçimlerinde iktidar ve ana muhalefet değişmedi

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Japonya'da Temsilciler Meclisi (Şuugiin) genel seçimlerinde sandalye sayısı iktidar blokunda düşerken, muhalif cephede yükseldi.
Kamu yayıncısı NHK, 31 Ekim'de düzenlenen Temsilciler Meclisi olağan milletvekili genel seçim sonuçlarını kamuoyuna duyurdu.
Buna göre, çoğunluğun 233 sandalyeyle elde edildiği 465 koltuklu mecliste iktidardaki LDP 261 sandalye kazandı.
276 sandalyeyle seçime giren LDP 15 sandalye kaybetti. Bu haliyle LDP meclis çoğunluğunu tek başına koruyabilecek sandalye sayısını elde etti.
LDP'nin iktidar ortağı Komeito 3 artışla 32 sandalye kazandı. Böylelikle 305 sandalye ile seçime giren iktidar cephesinin sandalye sayısı 293'e düştü.

Ana muhalefet CDP 13 sandalye kaybetti
Seçim öncesi 109 sandalyesi bulunan ana muhalefetteki Anayasal Demokrat Parti (CDP) ise 96 sandalye kazandı.
CDP'nin güç birliği yaptığı Japon Komünist Partisi (JCP) 10, Reiwa Shinsengumi (Re-Shin) 3, Sosyal Demokratik Parti (Shamin) 1 sandalye kazandı.
Seçime 11 sandalyeyle giren Nippon Ishin hareketi, sandalye sayısını 3 kattan fazla artırarak 41'e çıkardı.
Halk İçin Demokratik Parti (Kokumin), 11 sandalye kazandı.
Böylelikle muhalefet cephesinin sandalye sayısı 156'dan 172'ye yükseldi.
İkinci Dünya Savaşı akabinde 1993-1996 ve 2009-2012 olmak üzere iktidarı iki kez kaybeden LDP'nin "çoğunluğu elde edebilecek sandalyeye erişemeyeceği" tahminleri doğru çıkmadı.
LDP'nin iktidarı kaybettiği 2009-2012'de yönetime gelen Japonya Demokratik Partisinin halihazırdaki devamı olan CDP, sandalye sayısını düşürse de "ana muhalefetin lideri" konumunu korudu.

Nippon Ishin 11 sandalyesini 41'e çıkardı
Genel seçimlerde en dikkat çekici unsurlardan biri "Nippon Ishin no Kai" hareketinin koltuk sayısını 3 kattan fazla artırması oldu.
Ülkenin ikinci büyük nüfuslu bölgesi Kansai'deki Osaka kentini merkez alan hareket, sandalye sayısını 11'den 41'e çıkardı.
Ana muhalefet CDP'nin güç birliği yaptığı ittifaka katılmayıp, başarısını ulusal meclise taşıyan partinin gelecek vadedeceği kaydedildi.

Kadın milletvekili sayısı 45'e düştü
Kyodo ajansı, 1051 adayın yarıştığı seçime katılımın yüzde 55,93 seviyesinde olduğunu duyurdu.
Bu, İkinci Dünya Savaşı sonrası en düşük üçüncü katılım oranı olarak kayda geçti.
Milletvekili yaş ortalamasının 54,7'den 55,5'e yükseldiği seçimde 97 aday ilk kez meclise adım attı.
Kadın milletvekili sayısı 46'dan 45'e düştü. Kampanya döneminde 186 kadın aday yarışmıştı.
LDP'de 20, CDP'de 13 kadın milletvekili seçildi. Japonya'da şimdiye kadar kadın başbakan görev yapmadı.

"Ağır topların" kaybı
LDP Genel Sekreteri Amari Akira'nın, Kanagawa'da tek koltuklu listede kaybederek, nispi temsilde meclise girmesi partide "başarısızlık" olarak nitelendirildi.
Tek koltuklu listede seçilmemesi sonrası kendisini "başarısız" nitelendiren "LDP'nin ağır toplarından" Amari, parti pozisyonundan istifa edeceğini açıkladı.
Eski Ekonomik ve Mali Politikalar Bakanı ve eski LDP Genel Sekreteri İşihara Nobuteru ile 2025 Dünya Expo Fuarından Sorumlu Devlet Bakanı Wakamiya Kenji de LDP'den seçilemedi.

Kişida'nın "cesaret" yorumu
Kamu yayıncısı NHK'ye konuşan Başbakan ve LDP lideri Kişida Fumio, sandalye kaybı yaşadıklarını ancak halkın iktidarı bir kez daha koalisyon hükümetine teslim ettiğini söyledi.
Ekim başında seçildiği meclisi feshedip olağan seçimlere giden ve kampanya boyunca "233 korunursa başarılıyız" politikası izleyen Kişida, "halkın seçimle yetki vermesinin kendisini cesaretlendirdiğini" vurguladı.
Sandalye kaybı yaşasa da "ana muhalefet" pozisyonunu koruyan CDP lideri Edano Yukio ise seçime yönelik güç birliğinin "bir ölçüde başarıya kavuştuğunu ve iktidar değişikliğinin sinyali olabileceğini" belirtti.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe