Avrupa Ligi gruplarında Fenerbahçe ilk, Galatasaray üçüncü galibiyeti arıyor... "Olabilecek en kötü şartlarda en kritik maçlardan birine çıkıyor"

Fenerbahçe ile Galatasaray, UEFA Avrupa Ligi'nde dördüncü hafta maçlarına çıkıyor / Fotoğraf: AA
Fenerbahçe ile Galatasaray, UEFA Avrupa Ligi'nde dördüncü hafta maçlarına çıkıyor / Fotoğraf: AA
TT

Avrupa Ligi gruplarında Fenerbahçe ilk, Galatasaray üçüncü galibiyeti arıyor... "Olabilecek en kötü şartlarda en kritik maçlardan birine çıkıyor"

Fenerbahçe ile Galatasaray, UEFA Avrupa Ligi'nde dördüncü hafta maçlarına çıkıyor / Fotoğraf: AA
Fenerbahçe ile Galatasaray, UEFA Avrupa Ligi'nde dördüncü hafta maçlarına çıkıyor / Fotoğraf: AA

Avrupa futbolunun kulüpler düzeyindeki iki numaralı organizasyonu UEFA Avrupa Ligi'nde Fenerbahçe ile Galatasaray, dördüncü maçlarına çıkıyor.
D Grubu'nda Olimpiakos, Eintracht Frankfurt ve Antwerp ile ilk maçlarını geride bırakan Fenerbahçe, rövanş fikstüründe bir kez daha Antwerp ile karşı karşıya gelecek. 
4 Kasım Perşembe günü saat 23.00'te Bosuil Stadı'nda oynanacak karşılaşmayı Bosna Hersek Futbol Federasyonu'ndan Irfan Peljto yönetecek.
Sarı-lacivertliler gruptaki ilk maçında deplasmanda Frankfurt ile 1-1 berabere kalırken, ikinci maçta sahasında Olympiakos'a 3-0 yenildi. Üçüncü maçında Antwer'i konuk eden İstanbul temsilcisi, sahadan 1-1 beraberlikle ayrıldı.

İstanbul temsilcisinde sakatlıkları bulunan Luiz Gustavo, Altay Bayındır ve Enner Valencia sakatlıkları, Miguel Crespo, Burak Kapacak ve Serdar Dursun da UEFA listesine isimleri bildirilmediği için Antwerp karşısında forma giyemeyecek. 
Galatasaray ise Lazio, Marsilya ve Lokomotiv Moskova ile oynadığı ilk maçların ardından bu kez Moskova temsilcisini ağırlayacak.
İstanbul'daki NEF Stadı'nda saat 20.45'te başlayacak müsabakada İsviçreli hakem Sandro Scharer düdük çalacak.
Sarı-kırmızılılar, gruptaki ilk maçında sahasında Lazio'yu 1-0 yenmeyi başardı.
İkinci maçında Marsilya'ya konuk olan sarı-kırmızılar, sahadan 1-1 beraberlikle ayrılırken, deplasmandaki ilk maçında Lokomotiv Moskova'yı 1-0 mağlup ederek grup liderliğini sürdürdü.
Galatasaray'da sakatlıkları devam eden Omar Elabdellaoui dışında Arda Turan ve Sacha Boey forma giyemeyecek. Öte yandan Fatih Öztürk, Oğulcan Çağlayan, Aytaç Kara ve Gustavo Assunçao da UEFA listesinde yer almadıkları için Moskova karşısında görev alamayacak.

"Olabilecek en kötü zamanda, en kötü şartlarda en kritik maçlardan birine çıkıyor" 
Spor yazarı Umut Eken, takımların son durumunu, rakipleri karşısındaki ve gruptaki şanslarını Independent Türkçe'ye değerlendirdi
Fenerbahçe'nin bu sezon Avrupa Ligi'nde iç ve dış sahada farklı performanslar sergilediğine dikkat çeken Eken, "İstanbul'da oynanan ilk maç öncesinde de Antwerp'in Fenerbahçe ayarında bir takım olmadığı belirtiliyordu ancak sahada başka şeyler konuşuyor" dedi.
"Sahanın başka kuralları var" ifadesini kullanan Eken, "Fenerbahçe'nin Avrupa özelinde iç sahada futbol olarak rakiplerine diş geçiremediğini gördük. Farklı yenildiği Olympiakos maçı ile kendisinden zayıf görünen Antwerp ile berabere kaldığını gördük. Frankfurt, Olympiakos ve Antwerp'ten daha iyi bir takım olmasına rağmen deplasmandaki Frankfurt maçında ise çok iyiydi, penaltı kaçırdığığı maçta berabere kaldı" diye konuştu. 

"Bu maçlar artık Pereira'nın ve Fenerbahçe'nin kaderini belirleyecek" 
Sarı-lacivertli kulüpteki iç-dış saha performansının ayrılmasının teknik-taktikle açıklanamayacağını dile getiren Eken, "Fenerbahçe'nin Olympiakos ve Antwerp maçından daha seviyeli bir futbol oynaması lazım. Bu maçı sadece Avrupa Ligi özelinde de düşünmemek lazım. Bu maçlar artık Pereira'nın ve Fenerbahçe'nin de kaderini belirleyecek. Antwerp maçı sonrası lig maçları oynanacak ve milli takım arasına girilecek. Milli takım arası bizde 'teknik adam değiştirmek için en ideal zamandır' anlamı taşır. Zaten Fenerbahçe ile ilgili bazı dedikodular da dillenmeye başladı. Bu yüzden kader maçı olacak" yorumunda bulundu.

"Avrupa Ligi'ni gözden çıkarma lüksü var ancak Süper Lig için yok"
"Fenerbahçe'nin Avrupa Ligi'ni gözden çıkarma lüksü var ancak Süper Lig için asla yok" diyen Eken, şu noktaya dikkat çekti:
"Özellikle Ali Koç'un dördüncü sezonunda artık zirveden uzaklaşmaya kimsenin tahammülü yok. En azından insanlar nisan-mayıs aylarına kadar şampiyonluk yarışının içinde olmak istiyorlar."

Fenerbahçe, bu sezon UEFA Avrupa Ligi gruplarında galibiyet elde edemedi / Fotoğraf: AA
Fenerbahçe'de Antwerp karşısında sahaya çıkacak kadronun da büyük önem taşıdığını söyleyen Eken, Avrupa sonrası Süper Lig'de oynanacak Kayserispor maçına da dikkat çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kadro konusu çok önem kazanıyor çünkü haftasonu Süper Lig'de de kader maçı oynayacak.
'Felaketler tek başına gelmez' diye bir söz var. Konyaspor maçında Altay, Valencia ve Gustavo gibi önemli eksikler verdiler.
Altay, takımın en önemli isimlerinden. Keza Valencia ve Gustavo da öyle. Bunlar çok önemli isimler. Bu oyuncuların yerine Antwerp deplasmanında da kullanması gereken isimler var. Bu bakımdan ligde dinlendireceği oyuncularda olmayacak.
Çok büyük açmazı var, kimse şu an Pereira'nın yerinde olmak istemezdi. Fenerbahçe, olabilecek en kötü zamanda, en kötü şartlarda sezonun en kritik maçlarından birine çıkıyor."

"Popülist söylemler olabilir ancak futbolun gerçekleri çok başka"
Sarı-lacivertlilerde Antwerp maçı öncesi öncelikli çözüm bulunması gereken noktanın forvet hattı olduğunu dile getiren Eken, "Serdar Dursun, Berisha, Valencia yok. Bir de Mesut Özil açmazı var Fenerbahçe'nin o da ayrı bir sorun. Yine bazı oyuncuların küskün oldukları gözleniyor" dedi ve ekledi:
"Mesela Pelkas'ın maçtan çıkarken tavırları görülüyor. Pererira'nın elinde sahaya sürebileceği 5-6 oyuncu grubu var ancak bir o kadar da bilinmezi var.
Sağlıklı bir Fenerbahçe 11'i saymak zor. Szalai, Kim, Ferdi gibi sezon başından beri oynayanlar var ama gerisini tamamlamak çok zor. Lig yarışı için Antwerp maçı gözden çıkarılabilecek bir karşılaşma. Hali hazırda gruptan çıkma şansı yok.
Bence Fenerbahçe çok da Avrupa Ligi için ısrarcı olmamalı. Popülist söylemler olabilir ancak futbolun gerçekleri çok başka" değerlendirmesinde bulundu."

Spor yazarı Umut Eken / Fotoğraf: Independent Türkçe
Fenerbahçe'nin Antwerp'i yenmesi halinde gruptaki tablonun ve şansının tamamen değişeceğini işaret eden Eken, şu ifadeleri kullandı:
"Galibiyet gelirse çok şey farkeder. 2 puanı 5'e çıkartacak ve Antwerp devre dışı kalacak. Olympiakos da Frankfurt'la oynuyor. Ancak galibiyet halinde bu gerçekleşir. Galibiyeti uzak görünüyor o yüzden umutlu konuşamıyoruz.
Eğer kazanırsa Olympiakos-Frankfurt maçında beraberlik veya birinin kazanması halinde avantaj yakalayıp tekrar kendini yarışın içine atacak. Umarım yanılırım, Fenerbahçe kazanır ve tekrar hesaplamalar yapabiliriz."
 
"Marsilya, Lazio ve Moskova maçlarında çok kontrollü oynadılar"
Galatasaray'ın kağıt üzerinde çok şansız olduğunu, sarı-kırmızılı kulübün teknik direktörü Fatih Terim'in de bu durumu "Şampiyonlar Ligi gibi bir gruba düştük" diyerek tescil ettiğini söyleyen Eken, şöyle konuştu:
"Marsilya, Lokomotiv Moskova ve Lazio çok dişli, Avrupa Ligi standardının üstünde takımlar ancak futbolun gerçekleri başka. Marsilya maçında şansının da yardımıyla kazanmıştı. Çok ciddi pozisyonlar verdiler o olaylı maçta. Avrupa'da bu sezon böyle oynuyor. Lazio maçında da böyle oynadı ve sonuca gitti. Lokomotiv Moskova futbolun gerçeklerinden uzaklamşmış bir durumda. Çok güçsüzler. İlk yarıda bazı anlarda Galatasaray'ın üstüne geldiler. Muhtemelen Fatih Terim'in de istediği buydu."

"Kerem gibi bir silahı var ve Moskova'nın da çok umudu yok" 
Sar-kırmızılıların Lokomotiv Moskova karşısında en büyük kozunun Kerem Aktürkoğlu olacağını belirten Eken, "Kerem gibi bir silahı var. İç sahada oynuyor ve Moskova'nın da çok umudu yok. Galatasaray favori gibi görünüyor ancak çok dalgalı bir sezon oynanıyor. Birkaç takım dışında çok dalgalı performans gösteren takımlar var. Beşiktaş da Galatasaray da Fenerbahçe de çok istikrarsız, performanslarını kestirmek çok güç. Bu bakımdan Galatasaray net favori diyemiyorum" şeklinde konuştu.

"Fatih Terim bu maçı kazanıp Avrupa Ligi'ni finalize eder"
"Fatih Terim bu maçı kazanıp Avrupa Ligi'ni finalize etmeye çalışacaktır" diyen Eken, şöyle konuştu:
"Lazio ile Marsilya'nın birbiriyle oynaması da çok büyük bir avantaj. Galibiyet için oynayacak ama sürpriz beraberlik olsa da Galatasaray üzülmez. Galatasaray'da ligde liderin çok gerisinde ve puan kaybetme lüksü yok. Artık rakiplerine göre biraz daha tempolu gitmek zorunda. Ligde puan kaybetme lüksü yok ancak Avrupa'da var."

Galatasaray, Avrupa Ligi'nde 2 galibiyet, 1 beraberlik alarak liderliğini sürdürüyor / Fotoğraf: AA
"Kazanmayı planladığı maçta Diagne ile başlar, çok rotasyona gitmez"
Galatasaray'da teknik direktör Terim'in rotasyon nedeniyle sık yaptığı değişikliklere de değinen Eken, şunları kaydetti:
"Takımı üç değişken forvete alıştırmaya çalışıyor. Çünkü merkez orta sahayı aşağı yukarı buldu. Orada Berkan-Taylan-Cicaldau oynuyordu bu hafta Taylan yerine Morutan'ı  tercih etti.
Kerem'in yeri kanatta garanti. Marcao'nun dönüşüyle savunma merkezi ile solda Van Aanholt garanti.
Boey'in yokluğunda Yedlin oynuyor ancak forvet hattında böyle bir durum yok.
Belki de hiçbirini küstürmeden Muhammed-Diagne-Halil üçlüsünü sıcak tutmak için dönüşümlü oynatıyor.
Moskova maçında büyük ihtimal Diagne ile başlayacak. Geçen sezonlara göre daha iştahlı oynuyor. Kazanmayı planladığı maçta Diagne ile başlar çok rotasyona gitmez.
Bu sezon rotasyondan ciddi yara aldı. Bakın Kayserispor maçına, oyun ve skor anlamında felaketti hatta dibe vurdu Galatasaray.
Terim'in kadro anlamında büyük sürpriz yapacağını zannetmiyorum. Bu maçı da kazanıp Avrupa Ligi'ni bitirip lige konsantre olacağını düşünüyorum."

"Galatasaray çok avantajlı, puan tablosu da bunu söylüyor"
Sarı-kırmızılıar için dördüncü haftanın fırsat haftası olacağını aktaran Eken, sözlerini şöyle noktaladı:
"Lokomotiv Moskova'yı yenerse 10 puan olacak. Lazio ile Marsilya birbirleriyle oynuyor. Lazio 4, Marsilya 3 puanda. Lazio kazanırsa puanlar 10-7-3-1 olacak. Beraberlik halinde de 10-5-4-1 olur ve müthiş olur. Bunu tek şartı Moskova'yı yenmesi. Galatasaray'ı çok avantajlı görüyorum zaten puan tablosu da bunu bize söylüyor.
 Sürpriz bir beraberlik olursa Lazio-Marsilya maçı çok önemli olacak. Galatasaray'ın beraberliğe çok üzüleceğini sanmıyorum. Sonrasındaki Marsilya ve Lazio maçlarına bırakmak istemeyecektir.
Çok favori Galatasaray, çok kötü Lokomotiv Moskova var ancak takımların dalgalı performansı nedeniyle net Galatasaray kazanır diyemiyorum. İnşallah ben yanılırım Galatasaray kazanır."
Independent Türkçe
 



Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Floyd Mayweather'ın Mike Tyson'la yapması planlanan maç, farklı bir "Demir Mike"ın Mayweather'ın bir sonraki rakibi olacağını iddia etmesiyle belirsizliğe girdi.

Eylülde Mayweather'ın 2026 baharında Tyson'la ringe çıkacağı ve iki Amerikalı boks efsanesinin gösteri maçında karşı karşıya geleceği duyurulmuştu.

O zamanlar tarih veya yer teyit edilmemiş olsa da 59 yaşındaki Tyson daha sonra maçın martta Afrika'da yapılacağını iddia etmişti.

Şimdiyse eski kickboks şampiyonu Mike Zambidis'in sosyal medyada Mayweather'la bir maçın tanıtımını yapmasıyla durum karıştı.

Zambidis, Instagram'da maçın tarihini 27 Haziran ve mekanını memleketi Yunanistan'ın başkenti Atina'daki Oaka Arena olarak belirten bir poster paylaştı.

Poster ayrıca etkinliğin "dünya çapında canlı yayımlanacağını" da ima ediyordu ancak yayıncı açıklanmadı. Organizatörler Mayweather Promotions, Zambidis Club ve Front Row Fight Series olarak listelendi.

Zambidis gönderide "Tarih yazılmak üzere" ifadesini kullanırken, Mayweather henüz posteri veya böyle bir dövüşle ilgili herhangi bir detayı paylaşmadı.

dvfgt
Mike Zambidis (sağda), sosyal medyada Floyd Mayweather'la dövüşünün tanıtımını yaptı (@ironmikezambidisofficial/Instagram)

48 yaşındaki boksör, en son Ağustos 2024'te John Gotti III'le bir gösteri maçında karşı karşıya gelmişti. Bu maç, 5 sıkletteki eski dünya şampiyonunun 2017'de profesyonel boks kariyerini sonlandırdıktan sonra çıktığı çok sayıda gösteri maçından biriydi.

Öte yandan 45 yaşındaki Zambidis kickboksta birden fazla şampiyonluğa sahip. Son kickboks maçı, Mayweather'la olası karşılaşmasından tam 11 yıl önce, 27 Haziran 2015'teydi.

Zambidis'in bu paylaşımının Mayweather-Tyson karşılaşması için ne anlama geldiği belirsiz. Bu maçın Tyson'ın YouTuber Jake Paul tarafından profesyonel müsabakada puanla yenilmesinden yaklaşık 18 ay sonra gerçekleşmesi planlanıyordu.

Mayweather'ın adı ayrıca 2015'te tüm zamanların en kazançlı boks maçında puanla yendiği rakibi Manny Pacquiao'yla rövanş maçı için de geçiyor.

Independent Türkçe


Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
TT

Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu hafta buz üstünde milimetrik hesaplarla yapılan bir mücadele olan Curling'i inceliyoruz.

Curling, buz üzerinde oynanan takım sporları arasında en farklılarından biri. Bu sporda karşı karşıya gelen iki takım, yaklaşık 20 kilogram ağırlığındaki taşları, buz yüzeyinde belli bir hedefe en yakın olacak biçimde yerleştirmeye çalışıyor.

Her takımda 4 oyuncu var ve her oyuncu belirli bir sırayla taşı kaydırıyor. Amaç, bu taşları "ev" adı verilen çemberin merkezine ulaştırmak.

Oyun boyunca en yakın taşların sayısı kadar puan alınıyor ve toplamda en çok puanı toplayan takım maçı kazanıyor.

Curling, özel olarak hazırlanmış bir buz pistinde oynanıyor. Pistler genellikle 45 metre uzunluğunda ve 5 metre genişliğinde.

Ev, içi boyalı dairelerden oluşuyor ve puanlar, taşların merkeze olan uzaklığına göre hesaplanıyor. Buz, üzerine su püskürtülerek pürüzlü hale getiriliyor. Bu taşın pist üzerinde daha kontrollü kaymasını sağlıyor.

Oyun, her iki takımın da taşlarını sırayla gönderdiği "end"ler üzerinden ilerliyor. Bir end, her takımın belirlenmiş sayıda taşı hedefe göndermesiyle tamamlanıyor.

Karşılaşmalar genellikle 10 end sürüyor. Ancak bazı kulüp ve turnuva formatlarında 8 endlik maçlar da var. Her end sonunda en yakın taşı olan takım puan alıyor.

Kökeni 16. yüzyıla uzanan Curling, İskoçya'nın donmuş göletlerinde oynanan bir oyun olarak doğdu.

İskoç göçmenlerin Kuzey Amerika'ya taşıdığı bu oyun, zaman içinde standartlaşarak uluslararası bir spor haline geldi.

Günümüzde kış olimpiyatlarında ve dünya şampiyonlarında düzenli olarak müsabakalar gerçekleştiriliyor. 

Curling eşsiz bir strateji oyunu çünkü taşları hedefe yaklaştırırken rakibin taşlarını da engellemek veya dışarı atmak gerek. Bu nedenle spor bazen "buz üzerinde satranç" diye anılıyor.

Her oyuncunun nişan alması, taşın hızını ve yönünü doğru hesaplaması gerek çünkü pist üzerinde minik eğimler ve buz yüzeyinin pürüzlü yapısı taşın rotasını etkiliyor.

Taşlar hafifçe döndürülerek, yani "curl" yapılarak atılıyor, sporun adı da buradan geliyor.

Takımların her oyuncusu genellikle iki taş atıyor ve takım sırasıyla lead, second, third ve skip pozisyonlarına göre atış yapıyor. Takımın kaptanı olan skip, hem stratejiyi belirliyor hem de genellikle son taşları atıyor. Bir takımın her taşla yaptığı hamle, o endin sonucunu doğrudan etkiliyor.

Curling stratejisinin önemli bir parçası da "süpürme" tekniği. Taş buz üzerinde kayarken diğer oyuncular pistin yüzeyini süpürüyor. Bu süpürme, buz yüzeyinin pürüzlü tabakasını geçici olarak ısıtarak taşın daha uzun mesafe gitmesini sağlıyor. Ayrıca süpürme işlemi, taşın rotasını daha düz tutmak veya istenen eğriliği azaltmak için de kullanılıyor.

Bu kontrollü buz ısıtma ve temizleme, takımların taşın hedefe daha doğru ve hızlı ulaşmasını sağlıyor.

Süpürme ekipmanları da dikkatle düzenleniyor. Modern süpürge başlıkları sentetik malzemelerden yapılırken, sadece onaylı modeller yarışlarda kullanılabiliyor. 2010'ların ortalarında bu konuda bir tartışma yaşanmış ve yeni başlık teknolojilerinin oyunu fazla etkilemesi sonucu kurallarda standardizasyon getirilmişti.

Bu da süpürmenin sadece taktiksel değil aynı zamanda kurallar çerçevesinde yapılması gerektiğini gösteriyor.

Curling maçlarında kullanılan taşlar, özel granit türünden üretilir ve her biri yaklaşık 20 kilogram ağırlığında. Bu taşlara sap takılır; takımlar genellikle kırmızı ya da sarı sap renkleriyle kendi taşlarını ayırt eder. Buz üzerinde taşın bırakılma anı, kullanılan teknik ve rakip süpürme performansı taşın son konumunu belirler.

Oyunun içinde pek çok özel terim de var. Mesela "hog line" adı verilen çizgiyi geçmeden taş pistte kabul edilmiyor.

Bunun gibi kurallar oyunun stratejik yönünü güçlendiriyor. Aynı zamanda "blank end" denen, end sonunda hiç puan kazanmayan durum da var; bu durumda avantaj bir sonraki enddeki son taşı atma hakkıyla devam ediyor.

Bugün curling Kanada, İskoçya, İsveç gibi ülkelerde güçlü oyuncularıyla dikkat çekiyor ve bunun yanısıra dünya genelinde yaygınlaşma çabaları da sürüyor.

Curling'in farklı versiyonları da var. 4 kişilik takımların yanı sıra, iki oyunculu karışık çiftler gibi formatlar da yarış programlarında yer alıyor. Ayrıca tekerlekli sandalye curling gibi engelli sporcular için uyarlanmış formatlar da bulunuyor; burada süpürme yapılmıyor ve taşlar farklı yöntemlerle atılıyor.

Bu spor izleyenlere hem fiziksel beceri hem de stratejik derinlik sunuyor. Taşları hedefe yaklaştırmak için yapılan hesaplamalar, süpürme taktikleri ve takım koordinasyonu, curling'i buzun üzerinde farklı bir savaş haline getiriyor. Curling izlenebilirliği yüksek, düşünce ve beceri birleşimini sunan özgün bir kış sporu olarak her sezon heyecan yaratıyor.

Kaynaklar: World Curling, NBC, Olympics


Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
TT

Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu haftaki konumuz sürat pateni. 

Sürat pateninde amaç, buz üzerindeki en hızlı sporcu veya takım olmak. Patenleriyle oval pistte kayan sporcular, rakiplerinden çok kronometreyle yarışıyor.

Dışarıdan bakıldığında basit görünen bu spor, işin içine girildiğinde ciddi bir teknik bilgi, güçlü bacaklar ve yüksek konsantrasyon gerektiriyor. Küçük bir denge kaybı ya da geç bir hamle, saniyenin onda biriyle ölçülen kritik farklara yol açıyor.

Yarışlar genellikle 400 metrelik standart bir buz pistinde yapılıyor. Oval pistte iki düzlük ve iki dönüş var. Sporcular pistte ikili gruplar halinde start alıyor. Aynı anda piste çıkan iki patenci birbirine rakip gibi görünse de asıl mücadele zamana karşı veriliyor. Günün sonunda en iyi süreyi yapan sporcu kazanıyor.

Sürat pateninin kökleri epey eskiye dayanıyor. Donmuş göller ve kanallar üzerinde kayarak yol alan Kuzey Avrupa halkları, bu hareketi zamanla yarışa dönüştürüyor.

Özellikle Hollanda, sürat pateninin gelişiminde önemli rol oynuyor. 19. yüzyılın sonlarında kurallar netleşiyor, uluslararası yarışlar düzenlenmeye başlıyor. 

Bu sporda kullanılanlar, günlük buz patenlerinden son derece farklı. Bıçaklar daha uzun ve neredeyse tamamen düz bir yapıya sahip.

Bu sayede patenci buzla daha uzun süre temas ediyor ve her itişte daha fazla hız üretiyor. Modern sürat patenlerinde kullanılan "clap skate" sistemiyse bıçağın topuktan ayrılmasına izin veriyor. Bu mekanizma, itiş sırasında gücün daha verimli aktarılmasını sağlıyor.

Sporcular yarış boyunca alçak bir pozisyonda kayıyor. Dizler kırık, gövde öne eğik, kollar çoğu zaman sırtın arkasında kilitli. Bu duruş, hava direncini azaltıyor ve hızın korunmasını sağlıyor.

Ancak bu pozisyonu dakikalar boyunca koruyabilmek için ciddi bir bacak gücü ve kondisyon gerek.

Sürat pateninde farklı mesafeler var ve her mesafe ayrı bir yaklaşım gerektiriyor.

500 ve 1000 metre gibi kısa yarışlarda patlayıcı çıkış ve ilk saniyeler büyük önem taşıyor. 5 bin ve 10 bin metre gibi uzun mesafelerdeyse tempo kontrolü, nefes düzeni ve doğru çizgi seçimi öne çıkıyor. Sporcular yarış boyunca hızlarını bilinçli şekilde ayarlıyor ve son turlara enerjilerini saklıyor.

Kısa pist patencileri genellikle saatte yaklaşık 48 km hıza ulaşırlarken, uzun pist sporcuları ortalama 56 km'de seyrediyor.

Takım takip yarışları, sürat pateninin en dikkat çekici formatlarından biri. Bu yarışlarda üç patenciden oluşan takımlar piste birlikte çıkıyor. Amaç, takımın üçüncü sporcusunun bitiş çizgisini geçtiği anda elde edilen süreyi en iyi seviyeye taşımak. Sporcular dönüşümlü olarak öne geçiyor, rüzgar direncini paylaşıyor ve birlikte bir ritim yakalamaya çalışıyor.

Bir diğer ilgi çekici formatsa toplu start. Bu yarışta sporcular aynı anda start alıyor ve doğrudan birbirleriyle mücadele ediyor. Sprint puanları, pozisyon savaşları ve son turdaki ataklar, bu disiplini izleyici açısından epey heyecanlı hale getiriyor. Klasik sürat pateninden farklı olarak burada taktik ve anlık kararlar çok daha belirleyici oluyor.

Yarışlar sıkı kurallarla yönetiliyor. Sporcuların pist değişim noktalarında çizgilere uyması gerekiyor. İç hattaki patenci her zaman öncelikli sayılıyor ve dış hattan gelen sporcu geçiş sırasında dikkatli davranmak zorunda kalıyor. Kurallara aykırı bir hamle, zaman cezası ya da diskalifiyeyle sonuçlanabiliyor. Bu da sporcuları hem hızlı hem kontrollü olmaya zorluyor.

Uluslararası sürat pateni organizasyonlarını Uluslararası Buz Pateni Federasyonu düzenliyor. Dünya Kupası etapları sezon boyunca farklı ülkelerde yapılıyor ve sporcular genel klasman puanları için mücadele ediyor. Sezonun zirvesiyse 5 ayaktan oluşan Dünya Şampiyonası ve Olimpiyat Oyunları oluyor. Milano–Cortina 2026 Kış Olimpiyatları’nda sürat pateni, yine en fazla madalya dağıtan branşlardan biri olarak öne çıkıyor.

Sürat pateni iki ana başlık altında ele alınıyor. Uzun pist sürat pateni, 400 metrelik pistte yapılan klasik disiplinleri kapsıyor. Kısa pist sürat pateniyse daha küçük bir pistte, çok sayıda sporcunun aynı anda yarıştığı, temasın ve taktik savaşlarının daha yoğun olduğu bir format sunuyor. İki disiplin aynı temele dayansa da izleme deneyimi epey farklı oluyor.

Tarih boyunca bu spor unutulmaz anlara sahne oldu. Olimpiyatlarda üst üste kazanılan altın madalyalar, kırılan dünya rekorları ve teknolojik gelişmeler sürat pateninin sürekli evrilmesini sağlıyor. Bugün sporcular, geçmişe kıyasla çok daha hızlı kayıyor ancak hata payı da aynı ölçüde azalıyor.

Sürat pateni, izleyiciye sessiz ama yoğun bir gerilim sunuyor. Tribünlerde alkışlar kısa sürüyor, asıl heyecan bitiş çizgisinde kronometre durduğunda yaşanıyor. Çünkü bu sporda fark çoğu zaman gözle değil, ekranda beliren rakamlarla anlaşılıyor. Buzun üzerinde geçen her saniye, emeğin ve tekniğin net bir karşılığına dönüşüyor.

Kaynaklar: Red Bull, Olympics, ISU, USOPM