Avrupa Ligi gruplarında Fenerbahçe ilk, Galatasaray üçüncü galibiyeti arıyor... "Olabilecek en kötü şartlarda en kritik maçlardan birine çıkıyor"

Fenerbahçe ile Galatasaray, UEFA Avrupa Ligi'nde dördüncü hafta maçlarına çıkıyor / Fotoğraf: AA
Fenerbahçe ile Galatasaray, UEFA Avrupa Ligi'nde dördüncü hafta maçlarına çıkıyor / Fotoğraf: AA
TT

Avrupa Ligi gruplarında Fenerbahçe ilk, Galatasaray üçüncü galibiyeti arıyor... "Olabilecek en kötü şartlarda en kritik maçlardan birine çıkıyor"

Fenerbahçe ile Galatasaray, UEFA Avrupa Ligi'nde dördüncü hafta maçlarına çıkıyor / Fotoğraf: AA
Fenerbahçe ile Galatasaray, UEFA Avrupa Ligi'nde dördüncü hafta maçlarına çıkıyor / Fotoğraf: AA

Avrupa futbolunun kulüpler düzeyindeki iki numaralı organizasyonu UEFA Avrupa Ligi'nde Fenerbahçe ile Galatasaray, dördüncü maçlarına çıkıyor.
D Grubu'nda Olimpiakos, Eintracht Frankfurt ve Antwerp ile ilk maçlarını geride bırakan Fenerbahçe, rövanş fikstüründe bir kez daha Antwerp ile karşı karşıya gelecek. 
4 Kasım Perşembe günü saat 23.00'te Bosuil Stadı'nda oynanacak karşılaşmayı Bosna Hersek Futbol Federasyonu'ndan Irfan Peljto yönetecek.
Sarı-lacivertliler gruptaki ilk maçında deplasmanda Frankfurt ile 1-1 berabere kalırken, ikinci maçta sahasında Olympiakos'a 3-0 yenildi. Üçüncü maçında Antwer'i konuk eden İstanbul temsilcisi, sahadan 1-1 beraberlikle ayrıldı.

İstanbul temsilcisinde sakatlıkları bulunan Luiz Gustavo, Altay Bayındır ve Enner Valencia sakatlıkları, Miguel Crespo, Burak Kapacak ve Serdar Dursun da UEFA listesine isimleri bildirilmediği için Antwerp karşısında forma giyemeyecek. 
Galatasaray ise Lazio, Marsilya ve Lokomotiv Moskova ile oynadığı ilk maçların ardından bu kez Moskova temsilcisini ağırlayacak.
İstanbul'daki NEF Stadı'nda saat 20.45'te başlayacak müsabakada İsviçreli hakem Sandro Scharer düdük çalacak.
Sarı-kırmızılılar, gruptaki ilk maçında sahasında Lazio'yu 1-0 yenmeyi başardı.
İkinci maçında Marsilya'ya konuk olan sarı-kırmızılar, sahadan 1-1 beraberlikle ayrılırken, deplasmandaki ilk maçında Lokomotiv Moskova'yı 1-0 mağlup ederek grup liderliğini sürdürdü.
Galatasaray'da sakatlıkları devam eden Omar Elabdellaoui dışında Arda Turan ve Sacha Boey forma giyemeyecek. Öte yandan Fatih Öztürk, Oğulcan Çağlayan, Aytaç Kara ve Gustavo Assunçao da UEFA listesinde yer almadıkları için Moskova karşısında görev alamayacak.

"Olabilecek en kötü zamanda, en kötü şartlarda en kritik maçlardan birine çıkıyor" 
Spor yazarı Umut Eken, takımların son durumunu, rakipleri karşısındaki ve gruptaki şanslarını Independent Türkçe'ye değerlendirdi
Fenerbahçe'nin bu sezon Avrupa Ligi'nde iç ve dış sahada farklı performanslar sergilediğine dikkat çeken Eken, "İstanbul'da oynanan ilk maç öncesinde de Antwerp'in Fenerbahçe ayarında bir takım olmadığı belirtiliyordu ancak sahada başka şeyler konuşuyor" dedi.
"Sahanın başka kuralları var" ifadesini kullanan Eken, "Fenerbahçe'nin Avrupa özelinde iç sahada futbol olarak rakiplerine diş geçiremediğini gördük. Farklı yenildiği Olympiakos maçı ile kendisinden zayıf görünen Antwerp ile berabere kaldığını gördük. Frankfurt, Olympiakos ve Antwerp'ten daha iyi bir takım olmasına rağmen deplasmandaki Frankfurt maçında ise çok iyiydi, penaltı kaçırdığığı maçta berabere kaldı" diye konuştu. 

"Bu maçlar artık Pereira'nın ve Fenerbahçe'nin kaderini belirleyecek" 
Sarı-lacivertli kulüpteki iç-dış saha performansının ayrılmasının teknik-taktikle açıklanamayacağını dile getiren Eken, "Fenerbahçe'nin Olympiakos ve Antwerp maçından daha seviyeli bir futbol oynaması lazım. Bu maçı sadece Avrupa Ligi özelinde de düşünmemek lazım. Bu maçlar artık Pereira'nın ve Fenerbahçe'nin de kaderini belirleyecek. Antwerp maçı sonrası lig maçları oynanacak ve milli takım arasına girilecek. Milli takım arası bizde 'teknik adam değiştirmek için en ideal zamandır' anlamı taşır. Zaten Fenerbahçe ile ilgili bazı dedikodular da dillenmeye başladı. Bu yüzden kader maçı olacak" yorumunda bulundu.

"Avrupa Ligi'ni gözden çıkarma lüksü var ancak Süper Lig için yok"
"Fenerbahçe'nin Avrupa Ligi'ni gözden çıkarma lüksü var ancak Süper Lig için asla yok" diyen Eken, şu noktaya dikkat çekti:
"Özellikle Ali Koç'un dördüncü sezonunda artık zirveden uzaklaşmaya kimsenin tahammülü yok. En azından insanlar nisan-mayıs aylarına kadar şampiyonluk yarışının içinde olmak istiyorlar."

Fenerbahçe, bu sezon UEFA Avrupa Ligi gruplarında galibiyet elde edemedi / Fotoğraf: AA
Fenerbahçe'de Antwerp karşısında sahaya çıkacak kadronun da büyük önem taşıdığını söyleyen Eken, Avrupa sonrası Süper Lig'de oynanacak Kayserispor maçına da dikkat çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kadro konusu çok önem kazanıyor çünkü haftasonu Süper Lig'de de kader maçı oynayacak.
'Felaketler tek başına gelmez' diye bir söz var. Konyaspor maçında Altay, Valencia ve Gustavo gibi önemli eksikler verdiler.
Altay, takımın en önemli isimlerinden. Keza Valencia ve Gustavo da öyle. Bunlar çok önemli isimler. Bu oyuncuların yerine Antwerp deplasmanında da kullanması gereken isimler var. Bu bakımdan ligde dinlendireceği oyuncularda olmayacak.
Çok büyük açmazı var, kimse şu an Pereira'nın yerinde olmak istemezdi. Fenerbahçe, olabilecek en kötü zamanda, en kötü şartlarda sezonun en kritik maçlarından birine çıkıyor."

"Popülist söylemler olabilir ancak futbolun gerçekleri çok başka"
Sarı-lacivertlilerde Antwerp maçı öncesi öncelikli çözüm bulunması gereken noktanın forvet hattı olduğunu dile getiren Eken, "Serdar Dursun, Berisha, Valencia yok. Bir de Mesut Özil açmazı var Fenerbahçe'nin o da ayrı bir sorun. Yine bazı oyuncuların küskün oldukları gözleniyor" dedi ve ekledi:
"Mesela Pelkas'ın maçtan çıkarken tavırları görülüyor. Pererira'nın elinde sahaya sürebileceği 5-6 oyuncu grubu var ancak bir o kadar da bilinmezi var.
Sağlıklı bir Fenerbahçe 11'i saymak zor. Szalai, Kim, Ferdi gibi sezon başından beri oynayanlar var ama gerisini tamamlamak çok zor. Lig yarışı için Antwerp maçı gözden çıkarılabilecek bir karşılaşma. Hali hazırda gruptan çıkma şansı yok.
Bence Fenerbahçe çok da Avrupa Ligi için ısrarcı olmamalı. Popülist söylemler olabilir ancak futbolun gerçekleri çok başka" değerlendirmesinde bulundu."

Spor yazarı Umut Eken / Fotoğraf: Independent Türkçe
Fenerbahçe'nin Antwerp'i yenmesi halinde gruptaki tablonun ve şansının tamamen değişeceğini işaret eden Eken, şu ifadeleri kullandı:
"Galibiyet gelirse çok şey farkeder. 2 puanı 5'e çıkartacak ve Antwerp devre dışı kalacak. Olympiakos da Frankfurt'la oynuyor. Ancak galibiyet halinde bu gerçekleşir. Galibiyeti uzak görünüyor o yüzden umutlu konuşamıyoruz.
Eğer kazanırsa Olympiakos-Frankfurt maçında beraberlik veya birinin kazanması halinde avantaj yakalayıp tekrar kendini yarışın içine atacak. Umarım yanılırım, Fenerbahçe kazanır ve tekrar hesaplamalar yapabiliriz."
 
"Marsilya, Lazio ve Moskova maçlarında çok kontrollü oynadılar"
Galatasaray'ın kağıt üzerinde çok şansız olduğunu, sarı-kırmızılı kulübün teknik direktörü Fatih Terim'in de bu durumu "Şampiyonlar Ligi gibi bir gruba düştük" diyerek tescil ettiğini söyleyen Eken, şöyle konuştu:
"Marsilya, Lokomotiv Moskova ve Lazio çok dişli, Avrupa Ligi standardının üstünde takımlar ancak futbolun gerçekleri başka. Marsilya maçında şansının da yardımıyla kazanmıştı. Çok ciddi pozisyonlar verdiler o olaylı maçta. Avrupa'da bu sezon böyle oynuyor. Lazio maçında da böyle oynadı ve sonuca gitti. Lokomotiv Moskova futbolun gerçeklerinden uzaklamşmış bir durumda. Çok güçsüzler. İlk yarıda bazı anlarda Galatasaray'ın üstüne geldiler. Muhtemelen Fatih Terim'in de istediği buydu."

"Kerem gibi bir silahı var ve Moskova'nın da çok umudu yok" 
Sar-kırmızılıların Lokomotiv Moskova karşısında en büyük kozunun Kerem Aktürkoğlu olacağını belirten Eken, "Kerem gibi bir silahı var. İç sahada oynuyor ve Moskova'nın da çok umudu yok. Galatasaray favori gibi görünüyor ancak çok dalgalı bir sezon oynanıyor. Birkaç takım dışında çok dalgalı performans gösteren takımlar var. Beşiktaş da Galatasaray da Fenerbahçe de çok istikrarsız, performanslarını kestirmek çok güç. Bu bakımdan Galatasaray net favori diyemiyorum" şeklinde konuştu.

"Fatih Terim bu maçı kazanıp Avrupa Ligi'ni finalize eder"
"Fatih Terim bu maçı kazanıp Avrupa Ligi'ni finalize etmeye çalışacaktır" diyen Eken, şöyle konuştu:
"Lazio ile Marsilya'nın birbiriyle oynaması da çok büyük bir avantaj. Galibiyet için oynayacak ama sürpriz beraberlik olsa da Galatasaray üzülmez. Galatasaray'da ligde liderin çok gerisinde ve puan kaybetme lüksü yok. Artık rakiplerine göre biraz daha tempolu gitmek zorunda. Ligde puan kaybetme lüksü yok ancak Avrupa'da var."

Galatasaray, Avrupa Ligi'nde 2 galibiyet, 1 beraberlik alarak liderliğini sürdürüyor / Fotoğraf: AA
"Kazanmayı planladığı maçta Diagne ile başlar, çok rotasyona gitmez"
Galatasaray'da teknik direktör Terim'in rotasyon nedeniyle sık yaptığı değişikliklere de değinen Eken, şunları kaydetti:
"Takımı üç değişken forvete alıştırmaya çalışıyor. Çünkü merkez orta sahayı aşağı yukarı buldu. Orada Berkan-Taylan-Cicaldau oynuyordu bu hafta Taylan yerine Morutan'ı  tercih etti.
Kerem'in yeri kanatta garanti. Marcao'nun dönüşüyle savunma merkezi ile solda Van Aanholt garanti.
Boey'in yokluğunda Yedlin oynuyor ancak forvet hattında böyle bir durum yok.
Belki de hiçbirini küstürmeden Muhammed-Diagne-Halil üçlüsünü sıcak tutmak için dönüşümlü oynatıyor.
Moskova maçında büyük ihtimal Diagne ile başlayacak. Geçen sezonlara göre daha iştahlı oynuyor. Kazanmayı planladığı maçta Diagne ile başlar çok rotasyona gitmez.
Bu sezon rotasyondan ciddi yara aldı. Bakın Kayserispor maçına, oyun ve skor anlamında felaketti hatta dibe vurdu Galatasaray.
Terim'in kadro anlamında büyük sürpriz yapacağını zannetmiyorum. Bu maçı da kazanıp Avrupa Ligi'ni bitirip lige konsantre olacağını düşünüyorum."

"Galatasaray çok avantajlı, puan tablosu da bunu söylüyor"
Sarı-kırmızılıar için dördüncü haftanın fırsat haftası olacağını aktaran Eken, sözlerini şöyle noktaladı:
"Lokomotiv Moskova'yı yenerse 10 puan olacak. Lazio ile Marsilya birbirleriyle oynuyor. Lazio 4, Marsilya 3 puanda. Lazio kazanırsa puanlar 10-7-3-1 olacak. Beraberlik halinde de 10-5-4-1 olur ve müthiş olur. Bunu tek şartı Moskova'yı yenmesi. Galatasaray'ı çok avantajlı görüyorum zaten puan tablosu da bunu bize söylüyor.
 Sürpriz bir beraberlik olursa Lazio-Marsilya maçı çok önemli olacak. Galatasaray'ın beraberliğe çok üzüleceğini sanmıyorum. Sonrasındaki Marsilya ve Lazio maçlarına bırakmak istemeyecektir.
Çok favori Galatasaray, çok kötü Lokomotiv Moskova var ancak takımların dalgalı performansı nedeniyle net Galatasaray kazanır diyemiyorum. İnşallah ben yanılırım Galatasaray kazanır."
Independent Türkçe
 



Al Ahli 10 kişiyle tarih yazdı

Al Ahli oyuncuları, taraftarlarının önünde AFC Şampiyonlar Ligi Elit şampiyonluğunu kutluyor. (Reuters)
Al Ahli oyuncuları, taraftarlarının önünde AFC Şampiyonlar Ligi Elit şampiyonluğunu kutluyor. (Reuters)
TT

Al Ahli 10 kişiyle tarih yazdı

Al Ahli oyuncuları, taraftarlarının önünde AFC Şampiyonlar Ligi Elit şampiyonluğunu kutluyor. (Reuters)
Al Ahli oyuncuları, taraftarlarının önünde AFC Şampiyonlar Ligi Elit şampiyonluğunu kutluyor. (Reuters)

Al Ahli, Asya futbolunda yeni bir başarıya imza atarak elit kategoride AFC Şampiyonlar Ligi Elit şampiyonluğunu kazandı. Suudi Arabistan temsilcisi, finalde zorlu koşullara rağmen gösterdiği performansla rekabetçi karakterini ve kritik anlarda sonuca gitme becerisini bir kez daha ortaya koydu.

Karşılaşmada 68. dakikada Zakaria Al Hawsawi’nin kırmızı kart görmesiyle yaklaşık 50 dakika 10 kişi mücadele etmek zorunda kalan Al Ahli, buna rağmen disiplinli savunmasıyla dikkat çekti. Mücadelenin uzatma bölümünde sahneye çıkan Firas el-Bureykan, 96. dakikada attığı golle takımına 1-0’lık galibiyeti ve şampiyonluğu getirdi.

Cidde’deki Kral Abdullah Spor Şehri Stadyumu’nda oynanan finalde Japon ekibi Machida Zelvia’yı mağlup eden Al Ahli, unvanını koruyarak üst üste ikinci kez kupaya uzandı. Bu sonuç, takımın teknik istikrarı ve yüksek mental dayanıklılığını ortaya koydu.

Suudi kulübü ayrıca, Asya finallerinde Japon takımlarına karşı üstünlüğünü sürdürdü. Daha önce 2025 finalinde Kawasaki Frontale’yi 2-0 mağlup eden ekip, benzer bir senaryoyla bir kez daha mutlu sona ulaştı.

Al Ahli’nin finale giden yolu da zorlu geçti. Yarı finalde Vissel Kobe’yi 2-1, çeyrek finalde Johor Darul Ta’zim’i aynı skorla eleyen ekip, son 16 turunda Al Duhail SC karşısında da tur atladı.

Grup aşamasında ise istikrarlı bir performans sergileyen Al Ahli, yalnızca Sharjah FC karşısında mağlubiyet yaşadıktan sonra yükselişini sürdürerek şampiyonluğa ulaştı.

Bu başarı, kulübe yerel rakipleri karşısında da önemli bir moral üstünlük sağladı. Turnuvada Al Hilal ve Al İttihad gibi güçlü takımların finale ulaşamaması, Al Ahli’nin son dönemde Asya futbolundaki yükselen konumunu pekiştirdi.


Jaissle, Al Ahli’nin şampiyonluğunu değerlendirdi… Machida teknik direktörü ‘psikolojik baskı’ olduğunu kabul etti

Matthias Jaissle (AFP)
Matthias Jaissle (AFP)
TT

Jaissle, Al Ahli’nin şampiyonluğunu değerlendirdi… Machida teknik direktörü ‘psikolojik baskı’ olduğunu kabul etti

Matthias Jaissle (AFP)
Matthias Jaissle (AFP)

Alman teknik direktör Matthias Jaissle yönetimindeki Al Ahli, Asya futbolunda tarihi bir başarıya imza atarak AFC Şampiyonlar Ligi Elit kategorisini üst üste ikinci kez kazanan ilk kulüplerden biri oldu.

Cidde’de oynanan karşılaşmada Suudi ekibi, Japon temsilcisi Machida Zelvia karşısında uzatmalara giden mücadeleyi 1-0 kazanarak şampiyonluğa ulaştı.

Maç, Kral Abdullah Spor Şehri Stadyumu’nda 58 bin 984 seyircinin önünde oynandı.

Karşılaşmada Al Ahli, 2. yarının ortalarında savunma oyuncusu Zakaria Al Hawsawi’nin doğrudan kırmızı kart görmesiyle maçı 10 kişi tamamlamak zorunda kaldı. Buna rağmen 96. dakikada oyuna sonradan giren Firas el-Bureykan’ın attığı gol, şampiyonluğu getirdi.

Maç sonrası açıklama yapan Jaissle, “Birçok fırsat yakaladık ancak kırmızı kart sonrası işimiz çok zorlaştı. Buna rağmen doğru mentaliteyi gösterdik ve inancımızı koruduk” dedi.

Alman teknik adam, devre arasında oyunculara eksik kalınmasına rağmen daha fazla mücadele etmeleri gerektiğini söylediğini belirterek, takımın kritik anlarda fark yaratabilen oyunculara sahip olduğunu vurguladı.

Maçın Cidde’de oynanmasının büyük bir avantaj sağladığını da dile getiren Jaissle, taraftar desteğinin takıma ekstra enerji verdiğini ifade etti.

Üst üste iki şampiyonluğun tarihi bir başarı olduğunu söyleyen teknik adam, “Bu baskının ardından biraz tükenmişlik hissediyorum… Olanları sindirmek birkaç gün sürecek” ifadelerini kullandı.

Firas el-Bureykan, maçın tek golünü atan isim olarak karşılaşmanın ardından yaptığı açıklamada zorlu bir mücadeleye çıktıklarını söyledi.

El-Bureykan, “Böyle atmosferlerde oynamak harika” ifadesini kullandı.

26 yaşındaki futbolcu, 10 kişi mücadele etmenin çok zor olduğunu belirterek, kendilerini baştan sona destekleyen taraftarlara teşekkür etti ve kupanın Cidde’de kalmasından dolayı büyük mutluluk duyduğunu dile getirdi. Takım içindeki güçlü kolektif ruhun, geçen sezon kazanılan ilk şampiyonluğun ardından bu yıl da şampiyon olunmasında belirleyici olduğunu vurguladı.

Öte yandan Machida teknik direktörü Go Kuroda, finalde alınan yenilginin kendileri için bir öğrenme fırsatı olacağını söyledi.

Kuroda, karşılaşmanın kendi sahalarından uzak ve alışık olmadıkları bir ortamda oynandığını belirterek, oyuncuların yüksek psikolojik baskı altında mücadele ettiğini ifade etti.

Japon teknik adam, takımının taktik plana sadık kalarak iyi bir performans sergilediğini ancak fırsatları gole çeviremediklerini ve bu nedenle maçın zorlaştığını söyledi. Rakip golünün ikinci topların iyi değerlendirilememesinden kaynaklandığını belirten Kuroda, geri dönüş çabalarının sonuçsuz kaldığını da ekledi.

Yeni kurulan ve Japonya J1 Ligi’ne yükselmiş bir ekip olduklarını hatırlatan Kuroda, finale ulaşmanın büyük bir başarı olduğunu vurgulayarak, bu deneyimin hem teknik ekip hem de oyuncular için önemli bir tecrübe kazandırdığını ve gelecekte daha ileriye gitmek için kullanacaklarını ifade etti.


Motor sesleri geri dönüyor: Formula 1 yeniden Türkiye'de

Formula 1'in Türkiye'ye dönüşünü duyurma etkinliğinde Red Bull'ın F1 arabası Dolmabahçe Sarayı'nın önüne getirildi (Reuters)
Formula 1'in Türkiye'ye dönüşünü duyurma etkinliğinde Red Bull'ın F1 arabası Dolmabahçe Sarayı'nın önüne getirildi (Reuters)
TT

Motor sesleri geri dönüyor: Formula 1 yeniden Türkiye'de

Formula 1'in Türkiye'ye dönüşünü duyurma etkinliğinde Red Bull'ın F1 arabası Dolmabahçe Sarayı'nın önüne getirildi (Reuters)
Formula 1'in Türkiye'ye dönüşünü duyurma etkinliğinde Red Bull'ın F1 arabası Dolmabahçe Sarayı'nın önüne getirildi (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta Formula 1'in Türkiye'ye dönüşünü ve daha önce İstanbul Park'ta yapılan yarışları inceliyoruz.

Uzun süredir beklenen açıklama bugün resmiyet kazandı ve Türkiye Grand Prix'sinin 2027 itibarıyla 5 yıl boyunca Formula 1 takviminde yer alacağı duyuruldu.

Böylece İstanbul Park, 2005-2011'le 2020-2021 dönemlerinin ardından Formula 1'e 10. kez ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 6 yıllık aranın ardından yarışseverlerin bekleyişi de sona ermiş olacak.

İstanbul'daki 5,3 kilometrelik pist, ilk kez 2005'te Formula 1 takvimine dahil edilmiş ve 2011 sezonuna kadar aralıksız olarak yarışlara ev sahipliği yapmıştı.

Daha sonra pandemi döneminde takvimde yaşanan değişiklikler nedeniyle Türkiye Grand Prix'si yeniden programa alınmıştı. Yarış, 2020'de seyircisiz olarak, 2021'de ise yarı kapasiteyle düzenlenmişti.

2027'de yapılacak etapla birlikte İstanbul Park, yeniden dünya motor sporlarının en önemli organizasyonlarından birine kapılarını açacak.

Türkiye Grand Prix'si en son 2020 ve 2021'de üst üste düzenlenmişti. 2020'de Mercedes pilotu Lewis Hamilton, İstanbul Park'ta kazandığı yarışla kariyerinin 7. dünya şampiyonluğunu ilan etmiş ve Michael Schumacher'in rekoruna ortak olmuştu. Pistteki son galibiyetse 2021'de yine Mercedes adına yarışan Valtteri Bottas'a ait.

Bugüne kadar İstanbul Park'ta toplam 9 yarış düzenlendi. Bu yarışların ilki 2005 yılında gerçekleştirildi ve McLaren-Mercedes pilotu Kimi Raikkonen, 1 saat 24 dakika 34.454 saniyelik derecesiyle Türkiye Grand Prix'sinin ilk galibi oldu.

Pistin en başarılı ismiyse Felipe Massa. Eski Ferrari pilotu, 2006, 2007 ve 2008'de üst üste üç kez damalı bayrağı ilk sırada görerek İstanbul Park tarihinin en çok kazanan pilotu unvanını elde etti.

Massa'nın 2006'daki zaferi aynı zamanda Formula 1 kariyerindeki ilk yarış galibiyetiydi. Brezilyalı pilot, sonraki iki sezonda da birinciliğini koruyarak İstanbul'daki üstünlüğünü sürdürdü.

2009'da Brawn GP adına yarışan Jenson Button, 1.26.24.848'lik derecesiyle zafere ulaştı. 2010'da Lewis Hamilton, McLaren-Mercedes'le 1.28.47.620'lik zamanıyla birinciliği elde etti.

2011'de ise Red Bull-Renault pilotu Sebastian Vettel, 1.30.17.558'lik derecesiyle İstanbul Park'taki yarışı kazandı. Vettel, aynı sezon dünya şampiyonluğuna da ulaşmıştı.

Bugün gerçekleştirilen tanıtım etkinliğinin ardından Formula 1 CEO'su Stefano Domenicali, İstanbul'un Formula 1 için taşıdığı öneme dikkat çekti.

Domenicali, 2027'den itibaren İstanbul'un atmosferine yeniden dönecek olmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirterek, taraftarları Formula 1'in en heyecan verici ve en zorlu pistlerinden birinde yeniden buluşturacaklarını ifade etti.

İstanbul'un Avrupa'yla Asya arasında kültürel bir köprü olduğunu vurgulayan Domenicali, şehrin tarih ve geleneği modern spor, iş dünyası ve eğlence yaklaşımıyla birleştirdiğini söyledi.

FIA Başkanı Mohammed Ben Sulayem de Türkiye'nin dönüşünü Formula 1'in küresel büyümesinin önemli bir göstergesi olarak değerlendirdi.

Sulayem, Türkiye Grand Prix'sinin yeniden FIA Formula 1 Dünya Şampiyonası takvimine dahil edilmesinden memnuniyet duyduklarını belirterek, İstanbul Park'ın Formula 1 tarihinde özel bir yere sahip olduğunu ifade etti.

Bu geri dönüşün şampiyonayı dinamik pazarlarda genişletme kararlılığını yansıttığını vurgulayan Sulayem, bu iş birliğinin yalnızca Formula 1'in Türkiye'deki uzun vadeli geleceğini güvence altına almakla kalmayıp motor sporlarının gelişimini ve sürdürülebilir büyümesini de desteklediğini kaydetti.

sdvdfv
Red Bull pilotu Yuki Tsunoda'nın kullandığı F1 aracı, Galataport'tan hareketle, Karaköy güzergahını takip ederek Dolmabahçe'ye geldi (Reuters)

İstanbul Park'taki 9 yarış sonunda toplam 12 farklı pilot podyuma çıkma başarısı gösterdi. Felipe Massa, Kimi Raikkonen, Fernando Alonso, Juan Pablo Montoya, Michael Schumacher, Lewis Hamilton, Jenson Button, Mark Webber, Sebastian Vettel, Valtteri Bottas, Max Verstappen ve Sergio Perez, Türkiye Grand Prix'sinde ilk üç içerisinde yer alan isimler oldu.

Pistin dikkat çekici istatistiklerinden biri de en hızlı tur derecesi. Bu alandaki rekor, 2005 yarışının 39. turunda 1.24.770'lik derece elde eden Juan Pablo Montoya'ya ait. Kolombiyalı pilot, McLaren-Mercedes adına yarıştığı dönemde kaydettiği bu zamanla İstanbul Park'ın en hızlı tur sahibi konumunda bulunuyor.

2027'de yeniden takvime dönmesiyle birlikte Türkiye Grand Prix'si, geçmişte oluşan sportif mirası yeni yarışlarla genişletmeye hazırlanıyor. İstanbul Park, Formula 1 tarihindeki yerini yeniden güçlendirirken, Türkiye de dünya motor sporlarının önemli duraklarından biri olarak takvimdeki konumunu tekrar kazanmış olacak.

Kaynaklar: Formula 1, BBC, Motorsport