Yoksul ülkelerden iklim değişikliği zararları için zengin ülkelere ödeme çağrısı

Çevre aktivistleri Glasgow'da düzenlenen BM İklim Değişikliği Konferansı (COP26) sırasında zengin ülkelerin daha önce taaahüt ettikleri 100 milyar dolarlık ödeme konusunda çkarıla nzorlukları protesto etti / Fotoğraf: Reuters
Çevre aktivistleri Glasgow'da düzenlenen BM İklim Değişikliği Konferansı (COP26) sırasında zengin ülkelerin daha önce taaahüt ettikleri 100 milyar dolarlık ödeme konusunda çkarıla nzorlukları protesto etti / Fotoğraf: Reuters
TT

Yoksul ülkelerden iklim değişikliği zararları için zengin ülkelere ödeme çağrısı

Çevre aktivistleri Glasgow'da düzenlenen BM İklim Değişikliği Konferansı (COP26) sırasında zengin ülkelerin daha önce taaahüt ettikleri 100 milyar dolarlık ödeme konusunda çkarıla nzorlukları protesto etti / Fotoğraf: Reuters
Çevre aktivistleri Glasgow'da düzenlenen BM İklim Değişikliği Konferansı (COP26) sırasında zengin ülkelerin daha önce taaahüt ettikleri 100 milyar dolarlık ödeme konusunda çkarıla nzorlukları protesto etti / Fotoğraf: Reuters

Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi'nde yoksul ülkeler zengin ülkelere küresel ısınmanın neden olduğu, güçlü fırtınalar, kuraklık ve sellerin verdiği zararla artmaya devam eden hasarlar için ödeme yapma çağrısında bulunuyor.
Glasgow'daki BM İklim Zirvesi'nde yürütülen bu kampanya ile iklim konusunda hassas ekonomilere yüz binlerce dolar yardımda bulunulmasını talep ediliyor. Ancak yoksul ülkeler daha önce dünya güçleri tarafından taahhüt edilen 100 milyar doları tahsil etmekte zorlanmıştı.
Gelişmekte olan ülkelerin fosil yakıt kullanımını bırakması ve gelecekteki daha yüksek sıcaklıklara hazırlanabilmesi için daha önce taahhüt edilmiş maddi yardımlar, yoksul ülkelerin küresel ısınma konusunda en az sorumluluk sahibi ülkeler olması kabul edilerek teklif edilmişti.
Yoksul ülkeleri temsilen iklim zirvesindeki müzakerelere katılan Climate Action Network danışmanlarından Hatjeet Singh, "Önlem alma ve uyum sağlama konusunda oldukça geç kaldık ve şimdi büyük çapta zarar ve hasarla karşı karşıyayız" dedi.
Şu ana kadar tartışmaların bildiride "zarar ve hasar" ifadelerine yer verilmesi konusuna odaklanıldığını belirten Singh, potansiyel maliyeti ve yasal sonuçları açısından endişeli olan ABD, AB ve diğer gelişmiş ülkelerin talebe direndiğini söyledi.

Gelişmiş ülkeler ödeme konusunda isteksiz
Alman Ekonomik Kooperasyon ve Kalkınma Bakanlığı Başkanı Juergen Zattler, AB önlem ve uyum yardımından ayrı olarak zarar ve hasar yardımında da bulunmayı düşünmeli mi sorusuna yanıt olarak, bu soru için henüz erken olduğunu söyledi.
Zattler, iklim zirvesinde "Tartışmaların şu anda bu noktada olduğunu düşünmüyorum" dedi ve ekledi:
"Henüz zarar ve hasarın net bir şekilde ne anlama geldiğini, iklim değişikliğine uyumdan nasıl bir farkı olduğunu bilmiyoruz"
Ekonomistler iklim değişikliği kaynaklı hava durumları nedeniyle oluşan hasarı düzeltme maliyetinin 2030'a kada yıl başına 400 milyar dolar olacağını öngörüyor. Kalkınma ajansı Christian Aid, iklim hasarının yoksul ülkeleri 2050 yılına kadar Gayri Safi Yurt İçi Hasılasının (GSYH) beşte biri kadar maliyeti olabileceğini öngörüyor.

190 ülke ve organizasyondan "kömürden çıkış" için koalisyon
İklim değişikliğinin en büyük sorumlusu kömürden çıkış için BM iklim zirvesinde 190 ülke ve organizasyon koalisyon oluştururken aralarında Polonya, Ukrayna, Mısır, Fas, Şili ve Vietnam'ın olduğu 18 ülke kömürü elektrik sistemlerinden çıkaracağına yönelik taahhüt açıklamıştı.
Paris Anlaşması kapsamında küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sonlandırmak için temiz enerji dönüşümünün mevcut duruma göre 4 ila 6 kat daha hızlı gerçekleşmesi gerekiyor.

Çin, "gelişme aşamasında" olduğu gerekçesiyle karbon emisyonunu savunuyor
Glasgow'daki iklim zirvesinde açıklama yapan Çin’in iklim özel temsilcisi Şie Cınhua, ülkesinin "özel bir gelişme aşamasında" olduğu gerekçesiyle karbon emisyonunu savundu.
İlerleyen süreçte karbon emisyonunun azaltılabileceğini belirt Şie Cınhua, ülkesinin kömürle çalışan termik santrallere olan bağımlılığını mevcut durumdan daha hızlı dizginleyemeyeceğini belirterek "Sadece söz vermiyoruz, verdiğimiz sözleri gerçek eylemlerle yerine getiriyoruz" dedi.
Reuters, AA, Independent Türkçe



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe