Taliban'dan eski devlet yetkililerinin yeni hükümette yer almasına yönelik baskılara ret

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Taliban'dan eski devlet yetkililerinin yeni hükümette yer almasına yönelik baskılara ret

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Taliban Dışişleri Bakan Vekili Emirhan Muttaki, eski devlet yetkililerinin yeni hükümette yer almasına yönelik hiçbir ülkenin baskı yapmaya hakkı olmadığını belirterek bu fikri reddettiklerini bildirdi.
Resmi ziyaret kapsamında Pakistan’ın başkenti İslamabad’da bulunan Muttaki, bir düşünce kuruluşunda yaptığı açıklamada, Taliban’ın ülkedeki tüm etnik grupları içerisinden barındıran "kapsayıcı bir hükümet" kurduğunu belirtti.
Muttaki, Taliban’ın kurduğu hükümette Tacik, Beluc, Türkmen, Nuristani, Özbek ve farklı etnik yapıların bulunduğunu vurgulayarak, kapsayıcılığın muhalefet üyelerine bakanlar kurulunda koltuk vermek anlamına gelip gelmediğini, şayet böyleyse farklı ülkelerde bu tür örneklerin neden olmadığını sorguladı.
ABD Başkanı Joe Biden’dan eski ABD Başkanı Donald Trump’a hükümetinde yer vermesini istemediklerini ifade eden Muttaki, “Onlar neden bizden (muhalefet üyelerine yer vermemizi) istiyorlar?” dedi.
Muttaki, eski devlet yetkililerinin yeni hükümette yer almasına yönelik hiçbir ülkenin baskı yapmaya hakkı olmadığını, bu fikri reddettiklerini kaydetti.

İş birliği çağrısı
Muttaki, ABD ve NATO güçlerinin 20 yıl Afganistan’da askeri ve teknolojik varlıklarıyla bulunmalarına ve milyarlarca dolar harcamalarına rağmen bu ülkeye barış ve güvenlik getirmede başarısız olduklarını söyledi.
Bununla birlikte "Taliban’ın Afganistan’a barış ve güvenlik getirmeyi başardığını" ifade eden Muttaki, dünyanın kendilerinden daha başka ne istediğini bilmediğini aktardı.
Muttaki, uluslararası topluma Afganistan’a gelip ne tür reformlar talep ettikleri konusunda kendileriyle konuşmalarını teklif ederek, baskıyla değil iş birliğiyle çalışmak istediklerini vurguladı.
Baskı politikalarının 20 sene boyunca işe yaramadığını anımsatan Muttaki, bu yolun takip edilmesinin geçmişten ders çıkarılmadığı anlamına geldiğini ifade etti.

"ABD'nin insan hakları ihlallerine" ses çıkarılmıyor vurgusu
Muttaki, Afganistan’daki insan hakları ihlalleriyle ilgili "ABD’nin ve eski müttefiklerinin Afganistan’da binlerce masumu hapsettiğini ve öldürdüğünü" belirterek, kimsenin bu ihlallere sesini yükseltmediğini söyledi.
ABD’nin Afganistan’ın fonlarını dondurmasıyla ilgili endişelerini dile getiren Muttaki, Washington’un milyonlarca Afgan’ı insani bir krize ittiğinin ve kimsenin bu durumu insan hakları ihlali olarak görmediğinin altını çizdi.
Muttaki, uluslararası toplumdan kadın ve erkek öğretmenlere maaş verebilmeleri için kendilerine yardım etmelerini istediklerini ancak şimdiye kadar bu isteklerine cevap verilmediğini dile getirerek, buna rağmen dünyanın kendilerinden okulları açmalarını istediğini belirtti.
Taliban'ın ülke yönetimini devralmasının ardından Afganistan'a yönelik uluslararası yardımlar sona ermişti. Dünya Bankası, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve ABD Merkez Bankası da Afganistan'ın uluslararası fonlara erişimini kesmişti. ABD, 17 Ağustos'ta Afganistan Merkez Bankasının yaklaşık 10 milyar dolarlık rezervini de dondurmuştu.

İslamabad ile TTP arasındaki ateşkes
İslamabad ile terör örgütü Pakistan Talibanı (TTP) arasında yapılan ateşkese de değinen Muttaki, barış görüşmelerini memnuniyetle karşıladığını vurguladı.
Muttaki, Afganistan topraklarının başkalarına karşı kullanılmaması için ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştıklarını ifade ederek, bölge halkının çok acı çektiğini ve bunun devam etmesine izin vermemeleri gerektiğini kaydetti.
Pakistan Bilgi ve Yayıncılık Bakanı Çaudri Favad Hüseyin, 8 Kasım'da yaptığı açıklamada, TTP ile tam ateşkes konusunda anlaşmaya varıldığını duyurmuştu.
2007'de 13 örgütün birleşmesiyle kurulan TTP, o tarihten bu yana Pakistan'da sivil ve askerleri hedef alan saldırılar gerçekleştiriyor.
Pakistan'ın TTP'ye yönelik askeri operasyonlarında 2014'ten bu yana 5 binden fazla terörist ölü ele geçirildi, 700'ün üzerinde asker yaşamını yitirdi.



Britanya, Ukrayna için ABD'den silah satın almak üzere 205 milyon dolar taahhüt etti

Ukraynalı askerler, Rusya'nın ülkelerine yönelik saldırıları sürerken, 11 Kasım 2023 tarihinde Ukrayna'nın Çernihiv bölgesinde hava savunma tatbikatlarına katılıyorlar (Reuters)
Ukraynalı askerler, Rusya'nın ülkelerine yönelik saldırıları sürerken, 11 Kasım 2023 tarihinde Ukrayna'nın Çernihiv bölgesinde hava savunma tatbikatlarına katılıyorlar (Reuters)
TT

Britanya, Ukrayna için ABD'den silah satın almak üzere 205 milyon dolar taahhüt etti

Ukraynalı askerler, Rusya'nın ülkelerine yönelik saldırıları sürerken, 11 Kasım 2023 tarihinde Ukrayna'nın Çernihiv bölgesinde hava savunma tatbikatlarına katılıyorlar (Reuters)
Ukraynalı askerler, Rusya'nın ülkelerine yönelik saldırıları sürerken, 11 Kasım 2023 tarihinde Ukrayna'nın Çernihiv bölgesinde hava savunma tatbikatlarına katılıyorlar (Reuters)

İngiliz Savunma Bakanı John Healey dün yaptığı açıklamada, İngiltere'nin Kiev'e ABD silahları tedarik etmek için Ukrayna Öncelik Listesi girişimine 150 milyon sterlin (205 milyon dolar) ayırdığını duyurdu.

Bu girişim, yeni ABD askeri yardımının durduğu bir dönemde, Ukrayna'ya ABD silahlarının akışını sağlamak amacıyla geçen yaz kurulmuştu.

Haley, e-posta ile yaptığı açıklamasında, “Birleşik Krallık'ın Ukrayna Öncelikli İhtiyaçlar Listesi girişimine 150 milyon sterlinlik bir destek sağlayacağını teyit etmekten memnuniyet duyuyorum” ifadesini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre “Birlikte, Putin'in acımasız saldırısına yanıt olarak Ukrayna'ya ihtiyaç duyduğu hava savunmasını sağlamalıyız” diye ekledi.

Bu girişim, müttefiklerin Kiev için ABD hava savunma sistemleri ve diğer hayati ekipmanların satın alınmasını finanse etmesine olanak tanıyor.

ABD'nin NATO Büyükelçisi Matthew Whitaker salı günü yaptığı açıklamada, müttefiklerin bu program aracılığıyla halihazırda 4,5 milyar dolardan fazla kaynak sağladığını söyledi.


Trump: İran ile müzakere tercih edilen seçenektir

İsrail Başbakanı'nın internet sitesinde yayınlanan, Beyaz Saray'da ABD Başkanı ile yaptığı görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı'nın internet sitesinde yayınlanan, Beyaz Saray'da ABD Başkanı ile yaptığı görüşmeye ait fotoğraf.
TT

Trump: İran ile müzakere tercih edilen seçenektir

İsrail Başbakanı'nın internet sitesinde yayınlanan, Beyaz Saray'da ABD Başkanı ile yaptığı görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı'nın internet sitesinde yayınlanan, Beyaz Saray'da ABD Başkanı ile yaptığı görüşmeye ait fotoğraf.

Beyaz Saray'da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile üç saatten fazla süren bir toplantının ardından, ABD Başkanı Donald Trump dün, İran ile müzakerelerin sürdürülmesi konusundaki ısrarı dışında, İran konusunda aralarında nihai bir anlaşmaya varılamadığını doğruladı.

Trump, toplantıyı “çok verimli” olarak nitelendirerek, Washington ile Tel Aviv arasındaki mükemmel ilişkilerin devam ettiğini vurguladı. Müzakerelerin tercih ettiği seçenek olmaya devam ettiğini teyit ederken, çabaların başarısız olması halinde “ciddi sonuçlar” olacağı konusunda uyarıda bulundu. Trump, Gazze ve genel olarak bölgede “önemli ilerlemeler” olduğuna işaret ederek, “Ortadoğu'da barışın hâkim olduğunu” ifade etti.

Tahran'da, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, devrimin 47. yıldönümü anma töreninde, ülkesinin “nükleer silaha sahip olmak istemediğini” ve nükleer programının barışçıl niteliğini kanıtlayacak “her türlü soruşturmaya” hazır olduğunu belirtti. Ancak, İran'ın “aşırı taleplere boyun eğmeyeceğini” vurguladı ve egemenlik ilkelerinin ihlalini kabul etmeyeceğini belirtti.

İran'ın Dini Lideri'nin danışmanı Ali Şemhani ise İran'ın füze kapasitesinin “kırmızı çizgi” olduğunu ve ABD ile dolaylı görüşmeler bağlamında “pazarlık konusu olamayacağını” söyledi.

Bölgesel olarak, Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad, İran Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani'yi Doha'da kabul etmeden önce Trump ile telefonda gerilimin azaltılması konusunu görüştü.


Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
TT

Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)

Meksika'da kartellerin kullandığı mermilerin neredeyse yarısının, ABD ordusuna mühimmat üreten fabrikada yapıldığı tespit edildi.

Meksika Savunma Bakanı General Ricardo Trevilla Trejo, salı günkü açıklamasında, 2012'den bu yana yaklaşık 137 bin adet .50 kalibrelik merminin ele geçirildiğini söyledi. 

Uyuşturucu çeteleri tarafından kullanılan bu mermilerin yüzde 47'sinin, ABD'nin Missouri eyaletinde yer alan Lake City Ordu Mühimmat Fabrikası'nda üretildiğini bildirdi.

New York Times'ın haberine göre sözkonusu tesis, Amerikan ordusunda kullanılan tüfekler için mermi üreten en büyük fabrika.

Ayrıca General Trejo, Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum'un göreve başladığı Ekim 2024'ten bu yana polislerin ülkede ele geçirdiği 18 bin ateşli silahtan yaklaşık yüzde 80'inin de ABD menşeli olduğunu söyledi. 

Baskınlarda el konan silahlar arasında .50 kalibrelik Barrett tüfekleri, el bombası fırlatıcıları, roketatarlar ve çeşitli kalibredeki makineli tüfekler var.

Meksika'da silah ruhsatları sıkı denetimlere tabi. Silahlar yasal olarak yalnızca Meksika ordusunun işlettiği iki mağazadan satın alınabiliyor. Belirli kalibre ve özelliklere sahip tabancalar ise sadece ordu ve kolluk kuvvetleri tarafından kullanılabiliyor.

Bu önlemlere rağmen Meksika hükümetinin verilerine göre her yıl 200 bin ila 500 bin adet ateşli silah, ABD'den ülkeye kaçak olarak sokuluyor. 

ABD Yüksek Mahkemesi, Meksika hükümetinin Amerikan silah üreticilerine karşı açtığı davayı geçen yıl oybirliğiyle reddetmişti. Kararda, üreticilerin bağımsız perakendecilerin yasadışı satışlarını durdurmamalarının yardım ve yataklık koşullarını karşılamadığı bildirilmişti. 

Diğer yandan mahkemenin açıklamasında, Meksika devletinin şikayetinde savunduğu gibi "silah satışlarının gerçekleştiğine ve üreticilerin bunun farkında olduğuna dair hiçbir şüphe yok" denmişti. 

Meksika hükümeti, Arizona'daki mahkemeye ABD'li 5 silah şirketi hakkında 2022'de bir dava daha açmıştı. Hukuki süreç devam ediyor. 

Cenevre merkezli sivil toplum kuruluşu Uluslararası Organize Suçla Mücadele Küresel Girişimi (GI-TOC) Direktörü Cecilia Farfan Mendez, şunları söylüyor:  

İronik olan, Meksika ve ABD hükümetlerinin aynı şeyi istemesi: Kartellerin yol açtığı ölümleri azaltmak. Ancak suç örgütleri bu kalibredeki tabancalara kolayca erişebildiği sürece ABD, sanki bu şiddetin ortaya çıkmasını destekliyormuş gibi görünüyor.

 Independent Türkçe, New York Times, BBC