Kovid-19 ilaçları pandemide dönüm noktası olabilir

Bilim insanları Kovid-19’la mücadelede ilaçlar önemli olsa da aşılamanın önceliğini vurguluyor

Kovid-19 ilaçları pandemide dönüm noktası olabilir
TT

Kovid-19 ilaçları pandemide dönüm noktası olabilir

Kovid-19 ilaçları pandemide dönüm noktası olabilir

İnsanlığın yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına karşı küresel mücadelesinde, enfeksiyonun bulaştığı vakalardaki etkileri ve komplikasyonlarının şiddetini hafifletmek için potansiyel bir tedavi fırsatının sunulduğu yeni bir aşamaya geçildi. Geçtiğimiz haftalarda ABD merkezli ilaç şirketleri, ağız yoluyla kullanılan Molnupiravir ve Paxlovid olmak üzere iki farklı Kovid-19 ilacının klinik çalışmalarında cesaret verici sonuçlarını yayınladı. Söz konusu ilaçlar, salgın ile mücadele de daha fazla güvenlik sağlayabilir.

Aşılar ve Kovid-19 ilaçları
Basının bu şirketlerin açıklamalarından aktardığı bilgilere göre, her iki ilaçta etkiliydi, hatta klinik sonuçları inceleyen bağımsız bilimsel kurullar, ilaçlara yönelik daha fazla kanıt gerekli olmadığını kanısına varılmasını sağlayan olumlu sonuçları göz önüne alarak, söz konusu çalışmaları erken bir aşamada sonlandırdı. Ancak basına göre, Merck ve Pfizer şirketlerinin ilaçlarının etkilerinin kesin bir şekilde değerlendirmesi hala zor bir durum, zira şirketlerin şu ana kadar, yalnızca basın açıklamalarını yayınlarken, klinik çalışmaların ayrıntılarına yönelik belgeler yayınlanmadı.
ABD’de bulunan Yale Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin internet sitesinde yayınlanan makalede, üniversitenin Bulaşıcı Hastalıklar Danışmanı Dr. Jaimie Meyer konuyu şu yorumda bulundu:
“Hastaneye yatışları önlemek için ilk planımız aşıdır. Molnupiravir ilacına yönelen dikkatin, aşıya yönelik dikkati dağıtması ihtimalinden biraz endişe duyuyorum. Bazı insanlar bu ilaçları kullanma imkanları olduğu için aşı olmak istemediklerini söyleyebilir. Ancak bunlarından biri diğerinin yerine koyulamaz. Henüz aşı olmadıysanız, en önemli şey hemen aşı olmanız.”
Bu potansiyel tedavi edici ilaçların salgın sahnesine girerken, Kovid-19’a karşı mücadeledeki bugüne kadar kaydedilen gerçek başarı, onaylanan aşı türlerinin uygulanması oldu. Aşılar, pandeminin yayılmasına karşı koruma sağlama, virüsün orijinal varyantı ile enfeksiyonu önleme veya enfekte olunması durumunda patolojik yansımaları daha az şiddetli hale getirme açısından etkili oldu. Başarıyı sağlayan diğer bir şey ise, gerekli olan koşullarda solunum sistemindeki viral enfeksiyonların yayılmasını azaltmak amacıyla ihtiyati tedbirlerin uygulanması ve koruyucu araçların kullanılmasıydı.

Molnupiravir ilacı
Söz konusu aşamaya girişin başlangıcı, ABD merkezli Merck ve Ridgeback şirketleri tarafından ortaklaşa geliştirilen Molnupiravir ilacı ile oldu. İlaç 4 Kasım’da acil tedavide kullanım için İngiltere İlaç ve Sağlık Ürünleri Düzenleme Kurumu (MHRA) tarafından onaylanması sonucunda ağız yoluyla kullanılan ilk Kovid-19 karşıtı ilaç oldu. Molnupiravir, Kovid-19 enfeksiyonu doğrulayan bir test sonucu olan, ciddi semptomlar göstermek için en az bir risk faktörüne sahip yetişkinlerde hafif ila orta şiddette (Yani henüz hastaneye yatırılmamış) vakaların tedavisinde kullanılabiliyor. Bu da, onu Kovid-19 vakaları için evde kullanımı onaylanmış ilk ilaç yapıyor.
Söz konusu ilaç kiremit rengi bir kapsül içerisinde bulunuyor. Bu ilacı üreten iki şirket, acil kullanımına yönelik ruhsat alınması için ABD Gıda ve İlaç Dairesi’ne (FDA) başvurduğunu, ilacın hala inceleme aşamasında olduğunu duyurdu. Aynı zamanda ilacın pazarlama izni için Avrupa İlaç Ajansı’na (EMA) başvurulduğunu ve EMA tarafından bir inceleme başlatıldığını da açıkladılar.
İki şirket yaptıkları açıklamada, Molnupiravir’in Kovid-19 vakalarının daha yoğun tedavi görmek üzere hastaneye yatırılma olasılığını yarı yarıya azalttığını ayrıca can kaybı riskini de azalttığını duyurmuştu. Söz konusu ilaç, Atlanta’daki Emory Üniversitesi’ndeki araştırmacıların Chapel Hill’deki Kuzey Carolina Üniversitesi’ndeki meslektaşlarıyla işbirliği içerisinde keşfedildi. İlaç 5 günlük bir boyunca günde iki kez alınan toplam 4 hap olarak kullanılıyor. İki şirketin bu ilacın etkinliğini ve güvenliğini test etmek için finanse ettiği klinik çalışma, Kovid-19 test sonucu pozitif çıkan ve ciddi semptomların görüldüğü bir enfeksiyon geçirmek için en az bir risk faktörüne sahip 750’den fazla vakayı içeriyordu. Şirketler özel olarak, tüm katılımcıların 60 yaş üstü veya diyabet, obezite ya da kalp hastalığına sahip kişiler olduğunu açıkladılar. Çalışmaya katılan vakaların yaklaşık yarısı Molnupiravir ve diğer yarısı plasebo etkili kapsül aldı. Çalışma sonuçlarda, Molnupiravir kullananların yüzde 7’den fazlasının ileri tedavi için hastaneye nakledildiği ancak hiçbirinin ölmediği gözlemlendi. Plasebo etkili kapsülleri alan vakaların yüzde 14’ü hastaneye kaldırılırken, yüzde 8’i hayatını kaybetti.
FDA’dan bir danışma komitesinin bu ay içerisinde, şirketlerin Molnupiravir ilacı için acil kullanım izni başvurusunu görüşmek üzere toplanması kararlaştırıldı. Komitenin ele alacağı klinik noktalardan biri, ilacın Kovid-19 aşısı olmuş kişilere verilip verilmeyeceği konusu oldu. Zira Yale Tıp Fakültesi’ndeki bulaşıcı hastalık uzmanlarına göre, yürütülen çalışma sadece aşılanmamış bireyleri kapsıyordu. Diğer yandan şirketler, yıl sonuna kadar 10 milyon kişinin tedavisinde kullanabilecek oranda Molnupiravir üretmeyi planlıyor.

Paxlovid ilacı
Yeni ilaçların diğeri ise Paxlovid ilacıdır, Kovid-19 virüsü enfeksiyonundan kaynaklanan ölümleri etkili bir şekilde engelleme imkanı sağlar. İlacın üretici olan Pfizer şirketinin belirttiğine göre, Paxlovid ilacı, klinik denemelerde plasebo etkili ilaca göre hastaneye yatış veya ölüm riskini yüzde 89 azaltılmasını sağladı. İlaç, hastalığının semptomların başlamasından sonraki 5 gün içerisinde iyileşme görülmeyen, hastaneye kaldırılmayan Kovid-19 sebebiyle yüksek riskli semptomlar gösterme ihtimali olan yetişkinlerde kullanıldı. Bu sonuçların anlamlılık seviyesi (Statistical Significance) yüksekti. Şirket, acil kullanım izni için FDA’ya yaptığı başvurunun bir parçası olarak klinik çalışma sonucunda elde edilen verileri mümkün olan en kısa sürede göndermeyi planlıyor.
Pfizer, Paxlovid’in içeriğinin PF-07321332 ve Ritonavir olmak üzere iki ilaçtan oluştuğunu açıkladı. Aynı zamanda elde edilen sonuçların, yüksek risk altındaki hastalarda Kovid-19 virüsünün proteaz inhibisyonunu (Protease Inhibition) değerlendirmeyi amaçlayan EPIC-HR çalışmasında Faz 2’den Faz 3 geçilirken yapılan ara analiz (Interim Analysis) sonuçlarına dayandığını belirtti. İlacın net bir şekilde pozitif sonuç vermesinin ardından bağımsız veri izleme komitesinin (Data Monitoring Committee) tavsiyesi üzerine çalışma durduruldu.
Bilindiği üzere, klinik araştırmalarda ara analiz (Interim Analysis), araştırmaya dahil edilmesi planlanan tüm kişilere yönelik veri toplama işlemi tamamlanmadan önce verilerin bilimsel analizinin yapılması işlemidir. Genellikle, çalışmanın başlangıcında belirlenen hedef sayıya ulaşıncaya kadar, sürekli ve kademeli bir şekilde çalışmaya katılımcılar dahil edilir. Klinik çalışmaya konu olan tedavinin, net bir şekilde yararlı (veya net bir şekilde zararlı veya yararsız) olduğu kanıtlanabiliyorsa, araştırmacılar çalışma sırasında elde edilen verilerden oluşan belirli bir analizine dayanarak, daha fazla kanıt gerekmediği kanısıyla, çalışmayı belirlenenden daha erken bir tarihte sonlandırabilirler.
Şirket, EPIC Studies grubunda üç klinik çalışma yürütüyor. Bunlar:
-EPIC-HR çalışması. Söz konusu çalışma, Kovid-19’a yakalanma riski yüksek olan kişilere yönelik ilacın etkisinin araştırılmasını amaçlar. Sonuçları daha önce şirket tarafından açıklandı.
-EPIC-SR çalışması. Kovid-19 enfeksiyonuna karşı standart risk taşıyan kişilerde ilacın etkisi incelenir. Paxlovid’e yönelik bu çalışma hala devam ediyor. EPIC-SR, Kovid-19 enfeksiyonu olduğu doğrulanan ve standart risk altında olan hastalarda etkinlik ve güvenliğin (Yani, hastaneye yatış veya ölüm riskinin azalma sağlaması) değerlendirilmesini sağlar. Yürütülen çalışma, aşı almış ve ciddi hastalık için risk faktörleri olan birkaç hastayı da içeriyor.
-EPIC-PEP çalışması. Enfeksiyon sonrası koruma (Post Exposure Prophylaxis) açısından ilacın etkisi incelenir. Paxlovid ilacının EPIC-PEP çalışması hala devam etmektedir. Çalışma ailedeki bir kişinin enfekte olması durumunda yetişkinlere Kovid-19’a karşı koruma sağlamada etkinlik ve güvenliği değerlendirmeyi amaçlar.
Aslında, bu iki ilaç ortaya çıkmadan önce Remdesivir ilacı mevcuttu. Remdesivir şu anda FDA tarafından Kovid- 9 tedavisi için onaylanan tek ilaçtı ancak sadece hastanede yatan hastalarda kullanımına yönelikti. İlacın evde ağız yoluyla kullanımı mümkün olmamakla birlikte enjeksiyon yoluyla damardan uygulanması gerekir. İlaç aynı zamanda sadece 12 yaş ve üzerine uygulanır. Kovid-19 salgınının başlamasından bu yana kullanımına yönelik klinik sonuçlarının özeti, ilacın tüm hastalarda çok etkili bir şekilde çalışmadığını gösterdi. Çalışmalar, ilacın çeşitli yan etkilerine ek olarak, ölüm oranını azaltmada açısından gerçek durumu hakkında karışık sonuçlar verdi. Bununla birlikte Kovid-19 enfeksiyonunun erken aşamalarında verilmesi durumunda, hastaların daha hızlı bir şekilde iyileşmesine yardımcı oluyor gibi görünüyor. Kovid-19 vakalarının tedavisinde, bir steroid olan Deksametazon, monoklonal antikor ve başka hastalıkların tedavisi için onaylanmış olan farklı tedavilerde uygulanıyor.

Antiviral ilaçlar nasıl çalışıyor?
Hastalığa neden patojenlerin birçok çeşidi vardır. Mikroplar, virüsler, bakteriler, mantarlar ve parazitler bunlardandır. Her birinin yenilmesi için özel ilaçlar bulunur. Virüslere karşı Antiviral ilaçlar, bakterilere yönelik Antibiyotikler, mantara karşı Antifungal ilaçlar ve parazitlere karşı Antiparaziter ilaçlar bulunmaktadır. Antivirallerin de çeşitleri vardır, bunlar virüsün türüne ve virüsün çoğalmasını durdurmak üzere çalışan mekanizmalarına göre çalışma yöntemleri açısından farklılık gösterir. Virüsü yok eden ilaçlara ise Viricide adı verilir. Ancak bu ilaçların insanlarda kullanılacak türleri mevcut değildir.
Bakterilere karşı kullanılan antibiyotiklere kıyasla, antiviral ilaçların üretmedeki zorluk, virüsün çoğalmak üzere hücre bileşenlerini kullanmak için canlı hücreye girmesinden kaynaklanır. Yani, virüslerin girdiği vücut hücrelerine zarar vermeden virüsün çoğalmasını önlemek için seçici bir şekilde çalışan bir ilacın üretilmesi zor bir çalışmadır.
Ancak bilim insanları bu zorluğun üstesinden gelerek ilaç geliştirmeyi başardılar. Söz konusu ilaçların, belirli türdeki viral hastalıkların tedavisinde kullanılabilirliğini, etkinliklerini ve güvenilirliklerini kanıtlandılar. Ancak hala, hastalıklara neden olan her türlü virüsün üstesinden gelebilmek konusunda önümüzde uzun bir yol vardır.
Antiviral ilaçların, virüslerin çoğalmalarını bozmada başarılı olması, virüsün canlı hücre içerisinde üreme adımlarının nasıl sıralandığının yani virüsün yaşam döngüsünün anlaşılmasına dayanır. Bu adımın başarılmasının ardından virüsün çoğalması süreçlerinden birinin tamamlanmasını engelleyen bir ilaç tasarlanır. Daha açık bir ifade ile, virüsün üreme süreci üzerinde bir önemli bir rol oynayan viral proteinin türü tamamlanmasının ardından, proteinin çalışmasını bozabilecek bir madde üretilir. Bu antiviral maddenin etkinliğini kanıtlanması halinde, ilacın tedavide kullanılmak üzere ticari miktarlarda üretilmesi için bilimsel süreç başlar.
Şarku’l Avsat’ın Sağlık Eki’nde daha önce yayınlanan bir çalışmada, British Society for Immunology Derneği özet olarak, viral replikasyon sürecinin başarı olması için 6 temel aşama olduğunu söylüyor. Bu aşamalar şu şekilde sıralanıyor:
-Bağlanma: Virüsün yüzey proteinleri, konak hücrenin yüzeyindeki belli reseptörlerle etkileşime girmesi.
-Hücreye sızma: Virüs yüzeyinin hücre zarlarıyla birleşmesi ve hücre duvarına nüfuz etme süreci başlaması.
-Hücre zarından kurtulma: Virüsün hücreye tamamen girmesinin ardından, virüs kendi zar bileşenlerinden ayrılması ve bunun sonucunda da çoğalması.
-Kopyalanma: Konakçı hücreye giren viral genomun kopyalanma ve çoğalma süreci başlaması.
-Birleşme: Virüsün bileşenleri tam bir gövdede birleşir.
-Salınım: Kopyalanma sonucu oluşan yeni virüsler hücre dışına salınır ve vücuttaki diğer hücrelere aktarılır.
Virüsün insan hücrelerine girmesini engelleyen ilaçlar bulunmaktadır. Bu ilaçlar ya virüsün hücreye bağlanmasını veya hücreye sızmasını engeller ya da virüsün kendi zarından kurtulmasına engel olur. Yani bu ilaçlar bir, iki veya üçüncü aşamasında müdahale eden ilaçlardır. Bunun yanı sıra, virüsün hücre içinde kopyalanma ve çoğalma aşamalarından birini yani dört, beş veya altıncı aşamalardan birini engelleyen ilaçlar da bulunur.



Manchester United taraftarı saçını yine kesemedi

Manchester United taraftarı Frank Ilett, meydan okumasına başlamadan önce ve 500 güne yaklaşırken (@TheUnitedStand/Instagram)
Manchester United taraftarı Frank Ilett, meydan okumasına başlamadan önce ve 500 güne yaklaşırken (@TheUnitedStand/Instagram)
TT

Manchester United taraftarı saçını yine kesemedi

Manchester United taraftarı Frank Ilett, meydan okumasına başlamadan önce ve 500 güne yaklaşırken (@TheUnitedStand/Instagram)
Manchester United taraftarı Frank Ilett, meydan okumasına başlamadan önce ve 500 güne yaklaşırken (@TheUnitedStand/Instagram)

Bir Manchester United taraftarı, takımı üst üste 5. galibiyetini alma şansını değerlendiremeyince 500 gün sonra saçını ilk defa kestirme fırsatını kaçırdı.

29 yaşındaki Frank Ilett, Ekim 2024'te kulüp üst üste 5 maç kazanana kadar saçını kestirmeyeceğine yemin etmişti. Ancak United'ın geçen sezon yaşadığı zorluklar, beklediğinden daha uzun bir bekleme süresine yol açtı ve artık saçları komik derecede fazla uzamış durumda.

The United Strand adlı Instagram hesabındaki günlük video güncellemeleri milyonlarca görüntülenme alan Ilett, saçını, tedavi sonucu saçları dökülen genç kanser hastalarına peruk sağlayan hayır kurumu The Princess Trust'a bağışlamayı planlıyordu.

Ilett yemin ettiğinde United'ın teknik direktörü Erik ten Hag'dı ve Hollandalı çalıştırıcının görevden alınmasının ardından halefi Ruben Amorim geçen yılki sıkıntılı sezonda sadece üç kez üst üste kazanabildi.

Amorim'in ayrılmasının ardından Michael Carrick, Manchester City, Arsenal, Fulham ve Tottenham Hotspur'a karşı üst üste 4 galibiyet elde ederek, salı günü West Ham United deplasmanında 5. galibiyeti alma şansını yakaladı.

Ancak formdaki Çekiçler'e karşı United, Londra Stadyumu'nda sadece 1-1'lik bir beraberlik elde edebildi; Casemiro'nun golü iptal edildikten sonra Tomas Soucek'in perdeyi açan golünü Benjamin Sesko'nun 96. dakikada attığı golle eşitledi.

Ilett içinse, sosyal medyada milyonlarca takipçisiyle paylaşmayı planladığı, sonunda devasa saçlarından kurtulma fırsatı da suya düştü.

Ocak ayı başında görevden alınan Amorim'in yerine geçen eski United orta sahası Carrick, çocuklarının West Ham'ı yenmenin ek önemini kendisine anlattığını ve Ilett'in meydan okumasının onu gülümsettiğini söyledi.

Carrick, "Çocuklarım bu durumdan haberdar olmamı sağladı ama bu kesinlikle profesyonel düzeyde takım konuşmalarına girmeyecek" dedi.

Olan biteni anlayabiliyorum ve bu beni gülümsetiyor ama sonuçta bir etkisi olmayacak.

Independent Türkçe


İzlanda, Washington'da neden lobici tuttu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

İzlanda, Washington'da neden lobici tuttu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Yeni bir habere göre ABD Başkanı Donald Trump, Grönland ve İzlanda'yı o kadar çok birbirine karıştırdı ki Reykjavík tavsiye almak için Washington D.C.'de bir lobici tuttu.

Trump, ocak ayında Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda yaptığı konuşmasında Grönland ve İzlanda'yı defalarca karıştırdı.

Başkan, Beyaz Saray'a dönmeden önce bile, Danimarka'nın yarı özerk bölgesi Grönland'ın ABD tarafından satın alınması için baskı yapıyordu. Trump, ülkenin "ulusal güvenlik" amacıyla Grönland'a ihtiyacı olduğunu öne sürerek, Rusya ve Çin gibi hasım ülkeler tarafından tehdit edildiği uyarısında bulunuyor.

Davos konuşmasında Trump, Avrupa ülkelerine atıfta bulunarak, "İzlanda konusunda bizim yanımızda değiller, bunu size söyleyebilirim" dedi. Ancak Avrupa liderleri Trump'ı Grönland konusunda eleştirmiş ve bir açıklamada, mineral bakımından zengin Arktik adasının "halkına ait olduğunu" yazmıştı.

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, Trump'ın konuşmasında Grönland'a yanlışlıkla İzlanda demediğini asılsız bir şekilde iddia etti.

The Bulwark'ın salı günü yayımladığı bülten, İzlanda'nın ABD Büyükelçisi Svanhildur Hólm Valsdóttir'in, "Birleşik Devletler yönetimiyle ilişkilerde stratejik danışmanlık sağlaması" için Brownstein Hyatt Farber Schreck adlı lobi şirketini görevlendirdiğini ortaya koydu.

The Bulwark, Adalet Bakanlığı'nın geçen çarşamba tarihli dosyasında yer alan ve lobi şirketinin avukatlarından Jason Buckner'ın büyükelçiye yazdığı, anlaşmayı detaylandıran mektubu kaynak gösterdi. Anlaşma, gelecek 6 ay için aylık 25 bin dolarlık danışmanlık ücretini içeriyordu.

Dosyada Brownstein'in İzlanda hükümetine yardımcı olmak için yapacakları, yetkilileri ABD yönetimi paydaşlarıyla tanıştırmak ve İzlanda için "ortaya çıkan öncelikler konusunda yapıcı geri bildirim" vermek de dahil ayrıntılı olarak ele alınmıştı.

cfvgbhy
Trump, geçen ay Davos'taki konuşmasında ABD'nin Danimarka topraklarını satın alması için baskı yaparken Grönland ve İzlanda'yı defalarca karıştırmış gibi görünüyordu (Jonathan Nackstrand/AFP)​​​​​

Bu yeni ilişkinin Trump'ın son yorumlarıyla doğrudan ilgisi açık olmasa da The Bulwark, zamanlamasının ilginçliğine dikkat çekti.

Bültende şöyle dendi:

[Anlaşma] sadece Trump'ın kavgacı Davos konuşmasında Grönland yerine tekrar tekrar İzlanda demesinden bir hafta sonra gerçekleşmekle kalmadı, aynı zamanda ocak ayında Trump'ın İzlanda büyükelçisi adayı Billy Long, Temsilciler Meclisi'nden eski çalışma arkadaşlarına ülkenin kendisinin vali olarak atanmasıyla Amerika'nın 52. eyaleti olacağı konusunda şaka yapmıştı.

Long daha sonra yaptığı yorumlar için özür dileyerek, kâr amacı gütmeyen haber sitesi Arctic Today'e şunları söylemişti:

Ciddi bir şey yoktu, üç yıldır görüşmediğim bazı kişilerle birlikteydim ve [Louisiana Valisi'yle Grönland Özel Elçisi] Jeff Landry'nin Grönland valisi olmasıyla ilgili şakalaşıyorlardı ve benimle ilgili de şaka yapmaya başladılar. Eğer birileri bundan rahatsız olduysa özür dilerim.

Independent, yorum için Washington'daki İzlanda Büyükelçiliği'yle iletişime geçti.

Independent Türkçe


Muhteşem Marty, masa tenisi turizmini patlattı

1950'lerde geçen Muhteşem Marty'de Timothée Chalamet, Marty Mauser rolünde. Film, masa tenisi turizmine yeni bir ilgi uyandırdı (A24)
1950'lerde geçen Muhteşem Marty'de Timothée Chalamet, Marty Mauser rolünde. Film, masa tenisi turizmine yeni bir ilgi uyandırdı (A24)
TT

Muhteşem Marty, masa tenisi turizmini patlattı

1950'lerde geçen Muhteşem Marty'de Timothée Chalamet, Marty Mauser rolünde. Film, masa tenisi turizmine yeni bir ilgi uyandırdı (A24)
1950'lerde geçen Muhteşem Marty'de Timothée Chalamet, Marty Mauser rolünde. Film, masa tenisi turizmine yeni bir ilgi uyandırdı (A24)

Muhteşem Marty (Marty Supreme) gösterime girdiği günden bu yana 147 milyon doların üzerinde hasılat elde ederek muazzam bir başarı yakaladı ve şimdi de yeni bir turizm ilgisine yol açıyor.

New York'ta geçen ve Marty Mauser'ın (Timothée Chalamet) para kazanmak için masa tenisi becerilerini kullandığı film, artık insanların seyahat etme biçimlerinde de kendini gösteriyor. Seyahat rezervasyon platformu Bokun'a göre, "masa tenisi şampiyonaları" ve "yakınımdaki masa tenisi maçları" için yapılan Google aramaları son bir ayda yüzde 5000 arttı. Filmin setlerinden birine benzeyen masa tenisi barı "Space Ping Pong NYC" için yapılan aramalarsa yüzde 2600 arttı.

1950'lerde geçen film, Bokun'a göre masa tenisi turizmi üzerinde de küresel bir etki yarattı.

Bokun'a göre, mayısta Londra'da OVO Arena Wembley ve Copper Box Arena'da düzenlenecek "2026 Dünya Takım Masa Tenisi Şampiyonası" aramaları, Google'da son 30 günde yüzde 5000 artarak fırladı.

Öte yandan "Amsterdam'da masa tenisi barı" aramaları yüzde 250, "Danimarka'da masa tenisi barları" aramalarıysa yüzde 79 arttı.

Bokun ayrıca, "masa tenisi brunch deneyimleri" aramalarının da yüzde 250 arttığını keşfetti.

Bokun'da Kıdemli Büyüme Pazarlama Müdürü Samuel Jefferies, verilerin seyahat sektörü için bir fırsata işaret etmesinin nedenini açıkladı.

Muhteşem Marty'nin vizyona girmesinin ardından canlı etkinlikler ve ilgili deneyimlere yönelik aramaların hızla artmasıyla birlikte, film ve televizyonun kültürel hızlandırıcılar işlevi görmeye devam ettiği açık. Niş ilgi alanlarını ana akıma taşıyor ve turistik mekanlara, etkinliklere ve deneyimlere yeni bir soluk getiriyor. Filmin vizyona girmesinden bu yana 'Dünya takımlar masa tenisi şampiyonası 2026' aramalarının yüzde 5000'den fazla artmasıyla, film canlı etkinlik turizmi üzerinde doğrudan bir etkiye sahip. Londra'da düzenlenen bu etkinlik, güçlü kültürel anların küresel turizmi nasıl artırabileceğini yansıtıyor. Daha da ilginci, Muhteşem Marty'nin yükselen sosyal spor deneyimleri trendi üzerindeki etkisi. Google arama trafiğinde küresel olarak masa tenisi barları ve masa tenisi mekanlarına yönelik aramalarda artış görülmesiyle, filmin 2026'daki seyahat deneyimleri ve seçimleri üzerinde önemli bir etkiye sahip olacağını tahmin ediyoruz.

Independent Türkçe