Biden: İran’a yaptırımları güçlendirmek için petrol ticaretini azaltın

Biden, yaptırımları güçlendirme kapsamında İran’dan petrol alımının azaltılması çağrısında bulundu. UAEA Başkanı Grossi, Tahran'ın kendisiyle iletişim kurmamasını ilginç bulduğunu belirtti.

İran’ın Bender Abbas Rafinerisi (Getty)
İran’ın Bender Abbas Rafinerisi (Getty)
TT

Biden: İran’a yaptırımları güçlendirmek için petrol ticaretini azaltın

İran’ın Bender Abbas Rafinerisi (Getty)
İran’ın Bender Abbas Rafinerisi (Getty)

ABD Başkanı Joe Biden, ABD Dışişleri Bakanlığı’na gönderdiği bir yazıda, yeterli petrol arzının bulunduğunu, bu durumun diğer ülkelerin İran’dan aldıkları petrol miktarını azaltmasını mümkün kıldığını ifade etti. Bu açıklamalar ile, Beyaz Saray, 2012’de Eski ABD Başkanı Barack Obama yönetimi sırasında, İran’a karşı uygulanan yaptırımları sürdürmek ve güçlendirmek için dünyada yeterli petrol arzının bulunduğunu 6 ayda bir teyit etme durumu yinelemiş oldu.
Biden’ın açıklaması, yarın (Pazartesi) Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile sanal olarak gerçekleştireceği toplantının öncesinde geldi. Bu toplantının, Biden’ın göreve gelmesinden bu yana iki lider arasındaki en büyük çaplı toplantı olması bekleniyor. İran’a uygulanan yaptırımlara rağmen, Çin İran ham petrolü almaya bu yıl da devam etti. Çin, son 3 ayda günlük ortalama 500 bini aşan sayıda petrol varilleri satın alması ile İran’ın en büyük petrol müşterisi oldu.
Biden yönetimi İran petrolünün satışlarına yeniden başlanmasını sağalacak olan 2015 yılı nükleer anlaşmasını canlandırmaya yönelik İran ile yapılacak müzakerelerden öncesinde, bu yeni yaptırımları yürürlüğe koymayacak. Biden Dışişlerine gönderdiği yazıda “Önceden ulaşılan sonuçlarla uyumlu olarak, İran dışındaki ülkelerden yeterli miktarda petrol ve petrol ürünleri arzı var. Bu yabancı finans kurumları tarafından veya onlar aracılığıyla İran’dan satın alınan petrol ve petrol ürünlerinin miktarında büyük bir azaltma yapılabilmesi imkanı sağlıyor.” ifadelerine yer verdi.
Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP), 2018 yılında eski ABD Başkanı Donald Trump döneminde, ABD’nin tek taraflı olarak plandan çekilmesiyle çökmeye başladı. ABD petrol ihracatına tek taraflı bir yasak da dahil olmak üzere İran’a ciddi yaptırımlar uyguladı. Buna yanıt olarak, İran 2019 yılında nükleer anlaşma gereğince uygulanan nükleer faaliyet kısıtlamalarını yavaş yavaş terk etti.
Diğer yandan, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (Grossi) Başkanı Rafael Mariano Grossi, yeni İran hükümetinin, iktidara gelmesinde bu yana askıda olan pek çok önemli meseleye ilişkin olarak UAEA iletişim kurmamasını ilginç bulduğunu belirtti. Grossi UAEA Yönetim Kurulu’nun 22 Kasım’da başlayacak bir sonraki toplantısından önce İran’ı ziyaret etmeyi umuyordu ancak şu ana kadar bir davet almamasına yönelik hayal kırıklığını da belirtti.
Grossi’nin açıklamaları, bu ay 2015 nükleer anlaşmasını canlandırmaya ilişkin Viyana müzakerelerine devam etmek için hazırlıkların yapıldığı bir zamanda geldi. Bu çabalarla eş zamanlı olarak, UAEA bu yılın başlarında uyguladığı bazı teftiş faaliyetleri konusunda Tahran’a uygulanan kısıtlamalar da dahil olmak üzere İran’la ilgili diğer birçok konuyu çözmeye çalışıyor.
Rafael Grossi Eylül ayında Tahran’ı ziyaret etmiş ve İran’ın nükleer tesislerindeki gözetim ekipmanlarına erişim ile ilgili olarak bir anlaşmaya varmıştı. Grossi, Ağustos ayında göreve başlayan muhafazakar Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin hükümetiyle daha fazla görüşme gerçekleştirmek üzere geri dönmeyi ummuştu ancak “5 aydan fazla bir süre önce kurulan bu hükümetle herhangi bir temasım olmadı” açıklamasında bulundu. Grossi İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammed İslami ile yapılan tek istisnai görüşmenin teknik konularla ilgili olduğunu da sözlerine ekledi.
UAEA Başkanı Gross “Bu çok ilginç. Bunu açıkça söylüyorum zira onlara hitap ediyorum. Tartışmamız gereken uzun bir konu listesi var” ifadelerini kullandı. Grossi’nin Eylül ayında Tahran’a yaptığı ziyaretten günler sonra, UAEA yapılan anlaşmanın aksine, santrifüjleme cihazının içeriğini üreten bir fabrikaya gerekli erişimin engellendiğinden şikayet etti.
UAEA ile İran arasında uzun süredir devam eden bir diğer bir konu, UAEA’nın İran’da, varlığı daha önce bildirilmemiş bölgelerde nükleer maddelerin bulunduğuna ilişkin şüpheleri ile ilgiliydi. UAEA yayınladığı çeşitli raporlarda, İran’ın söz konusu nükleer maddelerle ilgili açıklamalarının tatmin edici olmadığını belirtti. UAEA Guvernörler Kurulu toplantısında bu konuların tartışılması, İran’ı eleştiren bir açıklama yapılması ile sonuçlanabilir.
Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) olarak adlandırılan 2015 nükleer anlaşmasına yönelik müzakerelerin, UAEA Yönetim Kurulu’nun toplanmasından sadece bir hafta sonra, 29 Kasım tarihinde yeniden başlaması kararlaştırıldı. Viyana’da düzenlenen nükleer müzakereler geçen Haziran ayından bu yana askıya alınmış durumdaydı. ABD Başkanı Joe Biden’nın anlaşmaya geri dönme umudunu dile getirse de, anlaşmanın canlandırılmasına yönelik adımlar hala yavaş ilerliyor.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe