Cezayir ordusundaki atamalar yeniden yapılanma adımı mı?

Cezayir: İstihdam ve Hazırlık Dairesi Başkanı General Muhammed Kayidi'nin görevden alınmasının nedeni belirsizliğini koruyor

Cezayir Genelkurmay Başkanı Said Şangariha (Cezayir Savunma Bakanlığı)
Cezayir Genelkurmay Başkanı Said Şangariha (Cezayir Savunma Bakanlığı)
TT

Cezayir ordusundaki atamalar yeniden yapılanma adımı mı?

Cezayir Genelkurmay Başkanı Said Şangariha (Cezayir Savunma Bakanlığı)
Cezayir Genelkurmay Başkanı Said Şangariha (Cezayir Savunma Bakanlığı)

Ali Yahi
Cezayir İstihdam ve Hazırlık Dairesi Başkanı General Muhamed Kayidi'nin görevden alınması kararı kamuoyunda birtakım spekülasyonlara yol açtı. Bu kararı kimileri Fransa, Rusya ve Türkiye arasındaki rekabete bağlarken yetkililer, bölgesel değişkenlerin değişimi dayattığını belirtti.

İlginç görevden alma
Kayidi'nin görevden alındığına dair haberler, Hirak Hareketi’nden bu yana sahip olduğu popülaritesi ve rütbesi olmasaydı ülkede geniş bir ilgi uyandırmayacaktı. Kayidi önceki rejime mensup yozlaşmış yetkilileri takip etme konusundaki katılığından dolayı "tırpan" olarak adlandırıldı.
Cezayir, Fas ve Fransa ile yaşanan gerginliklerin yanı sıra güvenlik koşullarının kötüleştiği Sahel bölgesi ve Libya ülkelerinden gelen tehditlerle karşı karşıya. Dolayısıyla Cezayir her düzeyde içsel dönüşümlere tanık olduğu için kararın zamanlaması tepkilerde tutarsızlıkları ve belirsizlikleri artırdı.
Cezayir Genelkurmay Başkanı Korgeneral Said Şangariha, 7 Nisan 2020'de göreve başlayan General Muhammed Kayidi'nin yerine İstihdam ve Hazırlık Dairesi Başkanı olarak Tümgeneral Bilkasım Hasenat'ın tensip törenine nezaret etti.
Cezayir Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Şangariha'nın İstihdam ve Hazırlık Dairesi personeline, daha fazla özveri gösterme ve tüm faaliyetleri yoğunlaştırma ihtiyacı hakkında bir dizi talimat ve direktif sunduğu belirtildi. Uyanık olmanın zorunluluklarından bahsedilen talimatlarda son dönemde elde edilen kazanımlara gerekli ve doğru iyileştirmeler ve uyarlamalar yapmak için sürekli çaba göstermenin yanı sıra, bölgede ortaya çıkan güvenlik sorunlarına uyum sağlamak, Cezayir'e hizmet etmek ve ülkenin yüksek çıkarlarını korumak vurgusu da yapıldı.
Şangariha, İstihdam ve Hazırlık Dairesi personelini gerekli titizlik ve azimle çalışmaya ve kendilerine emanet edilen görevleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirmeye çağırdı.

Görevden alma nedeni belirsizliğini koruyor
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığına göre İsviçre'nin Cenevre kentinde ikamet eden Cezayirli insan hakları savunucusu Muhammed Huzeyr yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Bu konudaki resmi açıklamalar net değil, ancak görevden alma kararının Fas'ta olanlarla, Sahra sorunuyla veya bölgesel tehditlerle ilgili olduğunu düşünmüyorum. Resmi olmayan ve açıklanmamış sorunlar olduğunu düşünüyorum. Kayidi askeri mahkemeye sevk edildikten sonra akıbetiyle ilgili çelişkili haberler ortaya çıktı.”
Görevden alınma nedeninin bilinmediğini vurgulayan Huzeyr, konunun bölgedeki gelişmelerle ilgili olduğu iddiasını reddetti ve görevden almanın askeri yapılanmayla ilgili olduğunu kaydetti.
Huzeyr, resmi bir görev için Mali’de olan General Kayidi'nin ordunun genel stratejisi konusunda bazı komutanlarla aynı fikirde olmadığını belirtti.

Ordunun yeniden yapılandırılması
Siyaset uzmanı gazeteci Muhammed Lahvazi ise, "Son iki yılda ordudaki generaller yolsuzluk dosyaları veya rejim içindeki kamplaşma mücadelesi nedeniyle bir dizi görevden alma olayı ile karşılaşmasına rağmen General Muhammed Kayidi'nin görevden alınması sürpriz oldu. Bunun nedeni Kayidi’nin, Genelkurmay ile bölge başkanları arasındaki ilişkileri koordine edici hassas bir pozisyonda olması. Bu nedenle görevden alınmasının arkasındaki gerçek nedenler belirsizliğini koruyor. Ancak şurası kesin ki, bu adım, askeri kurumun iç ve bölgesel düzeyde içinden geçtiği aşamanın gereklerine göre yeniden yapılandırılması bağlamında geldi. Kayidi'nin görevden alınması iç, bölgesel ve uluslararası düzenlemeler ve dosyalarla ilgili. Cezayir, devletteki karar vericiler tarafından tayin edilen ve belirli özelliklere sahip kişileri gerektiren belirli seçenekleri benimsemek zorundadır.”

Önceki toplu görevden almalar
Kayidi'yi görevden alma kararı şok etkisi yapan ilk karar değil. Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun’un göreve gelmesinden bu yana türünün en büyüğü olarak tanımlanan toplu görevden almalar gerçekleşti.
İçerisinde beş kıdemli ordu komutanı ve ordunun en eski generallerinden birinin de yer aldığı görevden alınan isimlerin tamamı merhum Cezayir Genelkurmay Başkanı Ahmed Kayid Salih döneminde göreve gelmişti.
Cezayir Cumhurbaşkanlığı, Tebbun'un Cezayir ordusu Lojistik ve Organizasyon Dairesi Başkanı Tümgeneral Ali Ekrum’u görevden aldığını açıkladı. Onun yerine Tümgeneral Havas Ziyadi göreve getirildi.
Bilgi ve Elektronik Harp Dairesi Başkanı Tümgeneral Abdulkadir Laşkam da görevden alındı ve yerine Tümgeneral Ferid Becait göreve atandı. Görevden alınan bir başka isim Cezayir Savunma Bakanlığı Askeri Sanayi Başkanı Tümgeneral Reşid Şavaki’nin yerine ise Tümgeneral Havas Ziyadi getirildi.
Şerşel bölgesindeki Kara Harp Okulu Komutanı Tümgeneral Selim Kureyd görevden alınan isimler arasında kendine yer bulurken yerine gelecek isim henüz açıklanmadı. Ekipman Merkez Müdürü Tümgeneral Muhammed Tabudelt'in yerine ise Tuğgeneral İsmail Sıddıki getirildi.

Devletin yönelimlerine uyulması
Modern ve çağdaş tarih profesörü Barikullah Habib, Kayidi'nin görevden alınmasının, ülkenin içinde bulunduğu genel olaylara ve mevcut koşullara ayak uydurmak amacıyla ordunun yönetim kadrosunda bir kan tazelenmesi çerçevesinde geldiğini belirtti. Barikullah Habib sözlerini şöyle sürdürdü: “Cumhurbaşkanı, devletin savunma ve dış politikadaki yönelimleri doğrultusunda bazı isimleri değiştirme konusunda tam yetki ve güce sahiptir.”
Gazeteci Eyüp Emziyan, Kayidi'nin görevine son verilmesinin, cumhuriyet yasalarına uygun ve ordudaki dönüşümlü pozisyonlarda normal bir mesele olarak kabul edilebileceğini belirtti. Emziyan, “Şu ana kadar doğruluğu teyit edilmeyen bazı sızıntılara göre, General Muhammed Kayidi'ye başka görevler verildi. Kayidi'nin birçok komşu ülkeyi içeren birleşik askeri bloğun komutanı olarak atanması ve özel operasyonlar, terörle mücadele ve rehinelerin serbest bırakılması konusunda dış ekiplere başkanlık edecek pozisyona getirilmesi bekleniyor. Bölgede olup bitenler göz önüne alındığında, bazılarının bu gelişmelere siyasi bir karakter kazandırma ve kamuoyunu askeri yapılanma içinde bir çatışmanın varlığına inandırma girişimlerine rağmen, bu değişiklikleri normal görüyorum. Yaşananlar, Cezayir'in egemenliğini ve topraklarının kutsallığını güvence altına almayı, herhangi bir acil durum beklentisine karşı hazırlanmayı, her türlü saldırganlıkla yüzleşmeyi ve mevcut aşamanın zorlukları ile başa çıkmayı amaçlayan düzenlemelerdir."



Mısır’da yoksulluk tartışması, hükümetin icraatlarını açıklayacağı konferans öncesinde gündemde

Mısır Temsilciler Meclisi, hükümetin devlet bütçesine ilişkin değerlendirmelerini dinliyor. (Meclis)
Mısır Temsilciler Meclisi, hükümetin devlet bütçesine ilişkin değerlendirmelerini dinliyor. (Meclis)
TT

Mısır’da yoksulluk tartışması, hükümetin icraatlarını açıklayacağı konferans öncesinde gündemde

Mısır Temsilciler Meclisi, hükümetin devlet bütçesine ilişkin değerlendirmelerini dinliyor. (Meclis)
Mısır Temsilciler Meclisi, hükümetin devlet bütçesine ilişkin değerlendirmelerini dinliyor. (Meclis)

Mısır’da bazı milletvekilleri, hükümetin icraatlarını kamuoyuna açıklamak üzere düzenlemesi beklenen konferans öncesinde, ülkedeki yoksulluk oranlarına ilişkin soru önergesi verdi. Yoksulluk oranları birkaç yıldır açıklanmazken, bölgesel çalkantıların derinleştirdiği ekonomik krizler nedeniyle bu oranların yükseldiği tahmin ediliyor.

Mısır Temsilciler Meclisi’nden dokuz milletvekili, çarşamba günü hükümete ülkedeki yoksulluk oranlarının hangi seviyeye ulaştığını sordu. Yoksulluk oranı, 2019-2020 dönemine ilişkin Eylül 2020’de açıklanan son resmî verilere göre yüzde 29,7 olarak kaydedilmişti.

Milletvekilleri, “Hükümetin, milletvekillerinin denetim mekanizmaları aracılığıyla sunduğu talepler üzerine gelir ve harcama araştırmasını Meclis’e göndereceğine defalarca söz vermesine rağmen, söz konusu araştırma henüz yayımlanmadı” ifadelerini kullandı.

Milletvekilleri ayrıca, “2021’den bu yana Mısır’daki yoksulluk oranlarını bilmeden hükümetin icraatları nasıl değerlendirilebilir?” sorusunu yöneltti.

Hükümet, geçtiğimiz dönemde izlenen politikaları, bunların sonuçlarını ve söz konusu adımlar atılmasaydı neler yaşanabileceğini kamuoyuna anlatmak amacıyla ulusal bir forum düzenlemeyi planlıyor. Hükümet Sözcüsü Muhammed Adil’e göre forumda vatandaşların önerileri ve görüşleri de dinlenecek.

Adil, çarşamba akşamı televizyonda yaptığı açıklamada, 19-24 Ekim tarihleri arasında düzenlenmesi planlanan foruma ait resmî internet sitesi üzerinden vatandaşların kayıt yaptırabileceğini, görüşlerini iletebileceğini ve katılım talebinde bulunabileceğini belirtti. Adil, birkaç gün önce açılan sitenin bugüne kadar bir milyondan fazla ziyaret aldığını kaydetti.

Sürekli gündeme gelen bir tartışma

Mısır’da yoksulluk oranları ve bu oranların neden açıklanmadığına ilişkin tartışmalar yeni değil. Milletvekillerinin soru önergesinde de belirtildiği üzere, bu konu belirli aralıklarla yeniden gündeme geliyor.

Reform ve Kalkınma Partisi’nin Meclis Grup Başkanı ve soru önergesini veren dokuz milletvekilinden biri olan İrin Said yaptığı açıklamada, kendisinin ve bazı milletvekillerinin önceki yasama döneminde de benzer soru önergeleri sunduğunu, ancak henüz somut sonuçlara veya doğrulanmış bilgilere ulaşamadıklarını belirtti.

dfg
Kahire'nin merkezindeki işçi sınıfının yoğun olarak yaşadığı semtlerden biri. (Şarku’l Avsat)

Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, geçen aralık ayında yaptığı açıklamada, yoksulluk oranının 2020’de açıklanan seviyenin bir miktar üzerine çıktığını kabul etmiş, ancak artışın boyutunu paylaşmamıştı. Bazı basın kuruluşlarının haberlerinde ise yoksulluk oranının yaklaşık yüzde 34’e yükseldiği öne sürüldü.

Yazar ve siyasi analist Cemal Esad, hükümetin yoksulluk oranlarını açıklamamasını eleştirdi. Esad, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, “Enflasyon ve diğer ekonomik göstergelere ilişkin açıklanan rakamlar bile vatandaşların sokakta hissettiği gerçeklerden daha düşük. Peki, bir de hiç açıklanmayan rakamları düşünün” ifadelerini kullandı.

Mısır’da yıllık enflasyon oranı geçen ağustos ayında yüzde 14,5 olarak kaydedildi. Bu oran temmuz ayında yüzde 14,9 düzeyindeydi.

Siyasi açıdan zor bir mesele

Siyaset sosyolojisi profesörü Said Sadık, hükümetin milletvekillerinin talebine kısa süre içinde cevap vererek yoksulluk oranlarını açıklamasını beklemediğini söyledi. Sadık, dokuz milletvekilinden biri olan Muhammed Fuad’ın, talebin altı ay önce hükümete iletilmesine rağmen henüz sonuç alınamadığını belirten açıklamasına dikkat çekti.

Sadık, hükümetin yoksulluk oranlarını açıklamaya hazır olmadığını kaydetti. Bu ay düzenlenmesi planlanan ulusal forumda büyük olasılıkla farklı göstergelerin öne çıkarılacağını belirten Sadık, bunlar arasında gayrisafi yurt içi hasıla büyümesi, işsizliğin 2025’te yüzde 6,3’e gerilemesi, bütçede faiz dışı fazla verilmesi, sosyal koruma paketleri, kara yolları, elektrik santralleri ve limanlara yönelik yatırımlar ile bölgesel krizlerin etkilerinin aşılması ve mali yükümlülüklerin yerine getirilmesi gibi başlıkların yer alacağını ifade etti.

Sadık’a göre yeni yoksulluk oranlarının açıklanması “siyasi açıdan zor bir mesele”. Sadık, “Rakam yükselirse hükümetin başarı söylemine ilişkin şüpheler artar. Güncel bir araştırma olmadan düşüş açıklanırsa da bu rakamlara inanılmayabilir” değerlendirmesinde bulundu.

Milletvekili Ravya Muhtar da hükümetten, ekonomik politikaların vatandaşların gelirleri ve yaşam standartları üzerindeki gerçek etkisini ortaya koyacak güncel ve kapsamlı verileri paylaşmasını istedi.

Dokuz milletvekilinden biri olan Muhtar yaptığı açıklamada, “Hükümetin performansını ve başarılarını, yoksulluk oranlarındaki ve vatandaşların gelirlerindeki değişimi gösteren güncel veriler olmadan eksiksiz biçimde değerlendirmek mümkün değil” ifadelerini kullandı.

Sadık ise hükümetin yoksulluk sorununu, etkilerini hafifletmeye yönelik politikalarla ele aldığını belirtti. Bu politikalar arasında gıda yardımları, yoksulluk sınırının altındaki kesimlere yönelik Tekafül ve Kerame sosyal yardım programları, maaş artışları ve olağanüstü destek paketleri bulunuyor. Sadık’a göre bu önlemler, enflasyonun vatandaşlar üzerindeki etkisini sınırlandırmayı amaçlıyor.


Irak: İran Kürdistanı’ndan yerinden edilenlerin kampı SİHA’larla vuruldu

Irak Kürdistanı’ndaki Erbil Havalimanı yakınlarında meydana gelen patlamanın ardından yükselen duman. (AFP)
Irak Kürdistanı’ndaki Erbil Havalimanı yakınlarında meydana gelen patlamanın ardından yükselen duman. (AFP)
TT

Irak: İran Kürdistanı’ndan yerinden edilenlerin kampı SİHA’larla vuruldu

Irak Kürdistanı’ndaki Erbil Havalimanı yakınlarında meydana gelen patlamanın ardından yükselen duman. (AFP)
Irak Kürdistanı’ndaki Erbil Havalimanı yakınlarında meydana gelen patlamanın ardından yükselen duman. (AFP)

Irak Kürdistan Bölgesi Terörle Mücadele Birimi, dün akşam İran Kürdistanı’ndan yerinden edilenlerin kaldığı bir kampın, Erbil vilayetine bağlı Xebat ilçesinde iki insansız hava aracıyla (İHA) hedef alındığını açıkladı. Kamp, Bağdat’ın yaklaşık 450 kilometre kuzeyinde bulunuyor.

Bölgedeki Terörle Mücadele Birimi tarafından yapılan açıklamada, kurumun elde ettiği bilgilere göre Erbil vilayetinin Xebat ilçesine bağlı Rizgari nahiyesindeki İran Kürdistanı’ndan yerinden edilenlerin kampına dün akşam patlayıcı yüklü iki SİHA ile saldırı düzenlendiği belirtildi.

Açıklamada, saldırıda can kaybı yaşanmadığı kaydedildi.


Suriye bayrağı Haseke’de ilk kez göndere çekildi

Haseke kentinde, Haseke Valisi, İç Güvenlik Komutanı ve Vali Yardımcısının yanı sıra çok sayıda resmî yetkili ve önde gelen ismin katılımıyla Suriye Arap Cumhuriyeti bayrağının göndere çekilmesi töreni düzenlendi (Haseke Valiliği)
Haseke kentinde, Haseke Valisi, İç Güvenlik Komutanı ve Vali Yardımcısının yanı sıra çok sayıda resmî yetkili ve önde gelen ismin katılımıyla Suriye Arap Cumhuriyeti bayrağının göndere çekilmesi töreni düzenlendi (Haseke Valiliği)
TT

Suriye bayrağı Haseke’de ilk kez göndere çekildi

Haseke kentinde, Haseke Valisi, İç Güvenlik Komutanı ve Vali Yardımcısının yanı sıra çok sayıda resmî yetkili ve önde gelen ismin katılımıyla Suriye Arap Cumhuriyeti bayrağının göndere çekilmesi töreni düzenlendi (Haseke Valiliği)
Haseke kentinde, Haseke Valisi, İç Güvenlik Komutanı ve Vali Yardımcısının yanı sıra çok sayıda resmî yetkili ve önde gelen ismin katılımıyla Suriye Arap Cumhuriyeti bayrağının göndere çekilmesi töreni düzenlendi (Haseke Valiliği)

Suriye’nin Haseke kentinde, 29 Ocak 2026 tarihli anlaşmanın uygulanmasına ilişkin son bir haftada yaşanan hızlı gelişmeler kapsamında, Özgürlük Meydanı’nda dün ulusal bayrak en yüksek direğe çekildi. Törene çok sayıda vatandaş ve resmî yetkili katılırken, hükümet yetkilileri de yargı sistemini yeniden işler hâle getirmek amacıyla Adalet Sarayı’nda incelemelerde bulundu.

Haseke Vali Yardımcısı Ahmed el-Hilali Şarku’l Avsat’a yaptığı kısa açıklamada, kent merkezindeki ana meydanda ulusal bayrağın geniş halk ve resmî katılımla göndere çekildiğini belirtti. Hilali, törene Haseke Valisi Nureddin Ahmed’in yanı sıra bölgeden Halk Meclisi üyelerinin, askerî yetkililerin ve güvenlik yetkililerinin katıldığını söyledi.

Tören sırasında kentin farklı mahallelerinden gelen vatandaşlar ana meydanda toplandı. Kalabalık, devletin vilayet üzerindeki kontrolünü tamamen sağlaması yönünde sloganlar attı.

Etkinlik, katılımcıların ve vatandaşların güvenliğini, kamu ve özel mülklerin korunmasını sağlamak amacıyla kent genelinde, özellikle merkezde yoğun iç güvenlik güçlerinin konuşlandırıldığı bir ortamda gerçekleştirildi.

Suriye’de eski rejimin devrilmesinden bu yana ilk kez Haseke kent merkezinde Suriye bayrağının göndere çekilmesi sırasında Suriyeli yetkililer (Haseke Valiliği)
Suriye’de eski rejimin devrilmesinden bu yana ilk kez Haseke kent merkezinde Suriye bayrağının göndere çekilmesi sırasında Suriyeli yetkililer (Haseke Valiliği)

Haseke İç Güvenlik Güçleri tören öncesinde yayımladığı açıklamada, toplu etkinlikler sırasında silah taşınmasını ve havai fişek kullanılmasını yasakladı. Açıklamada, güvenliği bozabilecek veya vatandaşların hayatını tehlikeye atabilecek davranışlardan kaçınılması gerektiği vurgulandı. Güvenlik güçleri, ihlallere müsamaha gösterilmeyeceğini ve sorumlular hakkında gerekli yasal işlemlerin uygulanacağını bildirdi.

Adalet Sarayı’nda inceleme

Haseke kent merkezinde bayrak töreni düzenlenirken Vali Yardımcısı Hilali, vilayetin başsavcısı Yargıç Gazi eş-Şeyh İbrahim ile birlikte Adalet Sarayı binasında incelemelerde bulundu. Hilali, ziyaretin amacının “yargı sistemini işler hâle getirmek için uygun koşulları hazırlamak” olduğunu belirtti.

Bu gelişmelerden önce, feshedilen Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) bağlı unsurların Adalet Sarayı çevresindeki mevzilerinden çekilmesinin ardından çarşamba günü bölgede iç güvenlik güçlerinin varlığı artırılmıştı. SDG’ye bağlı Terörle Mücadele Güçleri (HAT) ise salı günü mevzilerini İç Güvenlik Güçleri’ne teslim etti. Böylece hükümetin kent genelindeki güvenlik varlığı da güçlendirildi.

Şarku’l Avsat’a konuşan aktivistlere göre, bu gelişmelerin ardından Suriye Genel İstihbarat Teşkilatı Başkanı Tümgeneral Abdulkadir Tahhan ile Dış İstihbarat Başkanı Tuğgeneral Abdurrahman ed-Dabbağ, geniş bir güvenlik heyetiyle Haseke’ye geldi.

Devletin kontrolünün genişletilmesi talebi

Son gelişmeler, Haseke vilayetindeki çeşitli kent ve kasabalarda geçen cuma namazının ardından düzenlenen kitlesel barışçıl gösterilerin sonrasında yaşandı. Göstericiler, devlet otoritesinin tesis edilmesini ve devlet kurumlarının vilayetin bütün bölgelerindeki varlığının güçlendirilmesini talep etmişti.

Söz konusu gösteriler, SDG’nin ağustos ayının sonunda feshedildiğinin duyurulmasının ardından düzenlendi. Bu karar, 29 Ocak 2026’da Suriye hükümetiyle imzalanan anlaşma kapsamında alındı. Anlaşma, eski Özerk Yönetim’in sivil, güvenlik ve askerî kurumlarının devlet yapısına entegre edilmesini öngörüyordu.

Buna karşın Arap topluluğunun temsilcileri, entegrasyon süreci devam etmesine rağmen, Suriye devletinin vilayetin geniş kesimlerinde fiilî kontrol sağlayamadığını belirtiyor.

Kuzey Suriye’de yaşayan ve sosyal medyada faaliyet gösteren Arap topluluğu mensubu aktivist Suheyb el-Ya‘rubi, Haseke’deki sevinç gösterilerini yansıtan videolar paylaştı. Görüntülerden birinde yaşlı bir adamın bayrak göndere çekilirken “Allahuekber” diye bağırdığı görüldü.

Suriye bayrağının göndere çekilmesi törenine katılan resmî yetkililer ile vatandaşların güvenliğini sağlamak amacıyla Haseke kentinde alınan güvenlik önlemleri (Haseke Medya Müdürlüğü)
Suriye bayrağının göndere çekilmesi törenine katılan resmî yetkililer ile vatandaşların güvenliğini sağlamak amacıyla Haseke kentinde alınan güvenlik önlemleri (Haseke Medya Müdürlüğü)

El-Ya‘rubi, görüntülere eşlik eden paylaşımında, “Haseke halkının bugün yaşadığı sevinci görenler, son yıllarda ne kadar büyük baskı ve sıkıntılar yaşadıklarını anlayabilir” ifadelerini kullandı. Aktivist ayrıca, “İki yıl boyunca rejimin düşmesinin sevincinden mahrum bırakılmaktan daha ağır ne olabilir?” diye yazdı.

Taleplerimiz devlet kurumlarının bölgeye dönmesiydi

Haseke’deki Arap aşiretlerine mensup ve geçen cuma günü düzenlenen gösterilere katılım çağrısı yapan aktivist İbrahim el-Halebi, kentteki hızlı gelişmelerin Suriye hükümetinin halk hareketinin taleplerine verdiği bir cevap olduğunu söyledi.

El-Halebi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, feshedilen SDG’nin entegrasyon anlaşmasının maddelerini uygulamakta uzun süre oyalandığını belirtti. Bu maddelerin başında devlet egemenliğinin tesis edilmesi, tutukluların serbest bırakılması ve yerinden edilenlerin geri dönmesinin sağlanmasının geldiğini ifade eden El-Halebi, bunun halk arasındaki gerilimi artırdığını belirtti.

El-Halebi ayrıca, SDG bünyesindeki bazı güvenlik ve siyasi çevrelerin Kürdistan İşçi Partisi’ne (PKK) bağlı olduğunu ve entegrasyon sürecine karşı çıktığını öne sürdü. Bu çevrelerin, Haseke’deki farklı toplumsal kesimleri kışkırtan tutumlar sergilediğini ifade etti.

Mevcut koşullarda güvenliğin sağlanması ve devlet kurumlarının bölgeye girişi için askerî bir operasyonun uygun olmayacağını düşündüklerini belirten el-Halebi, bu nedenle vilayet genelinde, özellikle Haseke kent merkezinde kitlesel gösteriler düzenlenmesi çağrısında bulunduklarını söyledi.

El-Halebi, amaçlarının devlete ve tüm taraflara Haseke’nin Suriye’nin bir parçası olduğunu hatırlatmak olduğunu belirterek, taleplerinin herhangi bir etnik, dinî veya toplumsal gruba karşı yöneltilmediğini vurguladı. “Taleplerimiz devlet kurumlarının bölgeye girmesi, güvenliğin sağlanması, tutukluların serbest bırakılması ve yerinden edilenlerin geri dönmesiydi” dedi.

Suriye bayrağının göndere çekilmesi töreni sırasında Haseke kentinde devletin güvenlik güçleri, (Haseke Medya Müdürlüğü)
Suriye bayrağının göndere çekilmesi töreni sırasında Haseke kentinde devletin güvenlik güçleri, (Haseke Medya Müdürlüğü)

El-Halebi, gösterilerin önemli sonuçlar doğurduğunu savunarak, Genel İstihbarat Teşkilatı Başkanı’nın, yardımcısının ve geniş bir güvenlik heyetinin Haseke’ye geldiğini, ardından Adalet Sarayı’nın teslim edildiğini ve ulusal bayrağın Özgürlük Meydanı’ndaki en yüksek direğe çekildiğini söyledi. Binlerce kişinin meydanda toplanarak “Bir, bir; Suriye halkı birdir” sloganını attığını belirtti.

Halk hareketinin Suriye devletinin Haseke vilayetinde tam egemenlik kurmasına kadar devam edeceğini ifade eden el-Halebi, yaşananları bir etnik veya dinî grubun diğerine karşı zaferi olarak görmediklerini söyledi. Bunun Suriye halkının iradesinin zaferi olduğunu savunan el-Halebi, devlet dairelerinin ve kamu hizmetlerinin yeniden faaliyete geçmesini, güvenliğin sağlanmasını, tutukluların serbest bırakılmasını ve yerinden edilenlerin geri dönmesini beklediklerini dile getirdi.

Haseke vilayetinde, aralarında el-Halebi ve el-Ya‘rubi’nin de bulunduğu kuzey Suriye’deki aktivistlerin çağrısıyla yarın bugün yeni gösteriler düzenlenmesi için hazırlıklar sürüyor. “Tek bayrak, vatanın bayrağıdır” sloganıyla yapılması planlanan gösterilerde, Suriye’deki bütün toplumsal kesimleri temsil ettiği belirtilen ulusal bayrağın göndere çekilmesi hedefleniyor.