Çavuşoğlu: Lübnan ile ilişkileri geliştirmek istiyoruz

Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn dün Türkiye Dışişleri Bakanı’nı ile görüştü (Dalati ve Nahra)
Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn dün Türkiye Dışişleri Bakanı’nı ile görüştü (Dalati ve Nahra)
TT

Çavuşoğlu: Lübnan ile ilişkileri geliştirmek istiyoruz

Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn dün Türkiye Dışişleri Bakanı’nı ile görüştü (Dalati ve Nahra)
Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn dün Türkiye Dışişleri Bakanı’nı ile görüştü (Dalati ve Nahra)

Türkiye’nin Lübnan ile ilişkileri geliştirmeye yönelik isteğini dile getiren Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Lübnan Başbakanı Necip Mikati’nin Ankara’ya yakında bir ziyarette bulunacağını duyurdu.
Dışişleri Bakanı Davutoğlu dün, Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn, Başbakan Necip Mikati ve Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri ile bir araya geldi. Görüşmede, Cumhurbaşkanı Avn’nın vurguladığı Suriye dosyası başta olmak üzere, bölgesel meseleler ve sığınmacıların ülkelerine geri dönüşleri konuları ele alındı. Daha sonrasında Çavuşoğlu, Lübnanlı mevkidaşı Dışişleri Bakanı Abdullah Buhabib ile Dışişleri Bakanlığı’nda bir basın konferansı gerçekleştirdi.
Davutoğlu basın konferansında, Beyrut’a ziyaretinin, Türkiye’nin Lübnan’a verdiği desteği teyit etmek, Başbakan Necip Mikati’yi Türkiye’ye davet etmek ve ziyaretin ilk hazırlıklarını yapmak üzere geldiğini söyledi. Suriye krizinden en çok etkilenen ülkeler oldukları ifade eden Dışişleri Bakanı, görüşmede ayrıca turizm ve enerji alanlarını nasıl geliştirilebileceğini ve diğer bölgesel konuların ele alındığında dikkat çekerek “Kardeş Lübnan halkı, bölgesel çekişmelerin bedelini ödemek zorunda kalmamalı. Biz ikili ilişkilerimizi geliştirmek istiyoruz” dedi. Türkiye hükümetinin, Lübnan parlamento seçimlerinin belirlenen tarihte yapılmasına yönelik desteğini vurgulayan Bakan Çavuşoğlu: “Lübnan’ın egemenliğine, bağımsızlığına ve güvenliğine her zaman önem verdik, Beyrut ve Akkar’da meydana gelen patlamaların ardından gerekli desteği sunduk. Lübnan’ın istikrar ve güvenliği için ordu ve güvenlik güçlerini destekliyoruz” açıklamasında bulundu.
Lübnan Dışişleri Bakanı Abdullah Buhabib ise, Lübnan ile Türkiye arasındaki ticari ilişkilerin iyileştirilmesine yönelik çalışmaların her iki tarafa da olumlu bir şekilde yansıyacağını belirterek,  “Türkiye’nin pazarlarını, Lübnan ürünlerinin ihracatı için açacağını temenni ediyoruz.” dedi. Lübnan ve Türkiye’nin, Irak ve Ürdün’de dahil olmak üzere en fazla sayıda Suriyeli sığınmacıya ev sahipliği yaptığını, bu konuya yönelik çabaları birleştirerek soruna yaklaşmanın söz konusu ülkelerin çıkarına olacağını belirten Buhabib,  aynı zamanda, uluslararası topluma, konuya ilişkin yüklerin adil dağılımının sağlanması, sorumlulukların paylaşılması ve sığınmacı kişilerin ülkelerine güvenli ve onurlu bir şekilde geri dönüşü için çalışılması açısından sorumluluklarını yerine getirmeleri çağrısında bulundu.
Çavuşoğlu’nun Cumhurbaşkanı Mişel Avn ile yaptığı görüşmede Suriye’den göç konusu temel konu oldu. Çavuşoğlu bununla ilgili olarak “Lübnan, Suriyeli sığınmacıların, şu anda çoğunlukla güvenli hale gelen yurtlarına dönüşlerini kolaylaştırmak için Türkiye’nin sağlayabileceği her türlü yardımı, özellikle de Suriyeli sığınmacıların geri dönmeye teşvik etme konusunda yardımda bulunanları için uluslararası topluma baskı uygulamasını memnuniyetle karşılıyor” dedi. Cumhurbaşkanı Avn, bu konu ile ilgili olarak, Türkiye, Ürdün ve Irak arasında bölgesel çabaların koordine edilmesi fikrini destekledi.
Cumhurbaşkanı Avn, Lübnan ve Türkiye arasındaki ticari ilişkiler konusunda, Türkiye’nin Lübnan ürünlerin ithalatındaki artışı, özellikle ticaret dengesinin şu anda Türkiye'nin lehine dönmesi başta olmak üzere iki ülke arasındaki ikili ilişkileri her alanda pekiştirme ve geliştirme isteğinde olduğunu belirtti. Türkiye’nin, Lübnan’a gösterdiği dayanışma için teşekkürlerini dile getiren Avn, aynı zamanda, Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü’ne (UNIFIL) bağlı deniz kuvvetlerinin unsurlarına katılımının yanı sıra hükümet düzeyinde veya Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ya da sivil toplum kuruluşları aracılığıyla sağladığı insani ve askeri yardımları takdir etti.
Avn ayrıca, Kıbrıs Marunilerinin, Kıbrıs adasının kuzey kesimindeki köylerine geri dönmelerinin, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) yayılmasına bağlı lojistik ve diğer sorunlarla gecikmesinden dolayı, Türkiye’nin bu konuda yardımcı olmasına yönelik talebini yineledi.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe