Devrim Muhafızları, ABD ile doğrudan yapılan deniz çatışmalarında 9 ölü verdiğini kabul etti

Devrim Muhafızları’na ait botlar ve helikopterler Körfez’deki askeri tatbikat sırasında (Tansim)
Devrim Muhafızları’na ait botlar ve helikopterler Körfez’deki askeri tatbikat sırasında (Tansim)
TT

Devrim Muhafızları, ABD ile doğrudan yapılan deniz çatışmalarında 9 ölü verdiğini kabul etti

Devrim Muhafızları’na ait botlar ve helikopterler Körfez’deki askeri tatbikat sırasında (Tansim)
Devrim Muhafızları’na ait botlar ve helikopterler Körfez’deki askeri tatbikat sırasında (Tansim)

İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri Komutanı Tuğamiral Ali Rıza Tangsiri, Basra Körfezi’nde ABD kuvvetleriyle doğrudan yapılan çatışmalar sırasında 9 askerinin öldürüldüğünü itiraf etti. Çatışmanın zamanı ve şartları ile ilgili bir açıklama yapılmadı.
Deniz Kuvvetleri Komutanı Ali Rıza Tangsiri, ABD güçlerine karşı doğrudan yapılan çatışmalarda 9 askerin öldürülmesinin intikamı olarak, “9 unutulmaz tokat” atıldığını belirterek, ABD güçleri “Denizcilik konusundaki egemenliğimizi, sahada idrak ediyorlar” ifadelerini kullandı.
Bu olay, Basra Körfezi bölgesinde sürekli birbirlerini “provokasyon” yapmakla suçlayan ABD ile İran arasında gerginlik zirvesindeyken Devrim Muhafızları’nın yaşadığı en güncel gelişme oldu.
İran Devrim Muhafızları’na bağlı Fars haber ajansı, Tangsiri’nin Besic güçlerinin düzenlediği bir konferansta şunları söylediğini aktardı:
“Gençlerin, Körfez’in önemini anlaması gerekiyor. Ayrıca coğrafi önemi son derece yüksek olan Körfez’de ülkemizin sahip olduğu önemli kaynakları ve yetenekleri de bilmeliler. Elbette bu önem, ABD’lilerin Körfez’e büyük maliyetlerle gelmesine ve zorluklar çıkarmasına neden oldu” dedi. Düzenli ordu donanması ve Devrim Muhafızlarındaki paralel kuvvetler, güneydeki İran sularını koruma görevlerini paylaşıyor. Körfez ve Hürmüz Boğazı, Devrim Muhafızları bölgesi olarak görülürken, Ordu Deniz Kuvvetleri ise Umman Körfezi ve kuzey Hint Okyanusu’nda faaliyet gösteriyor.
Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın nükleer anlaşmadan çekilmesinden bir yıl sonra Mayıs 2019’da İran’a uygulanan petrol yaptırımlarını sıkılaştırmaya karar vermesinden bu yana bölgede denizdeki gerilimler daha da arttı. Birkaç petrol tankeri ve ticaret gemisi, İran’ın sorumlu olduğu iddia edilen gizemli saldırılara maruz kaldı.
Geçen ay, İsrail de denizdeki gerilim hattına girdi. İsrail tarafından işletilen bir Japon petrol tankerine düzenlenen insansız hava aracı saldırısı, bir İngiliz ve bir Romanyalı denizcinin ölümüne yol açtı. ABD, İngiltere ve İsrail söz konusu olaydan İran’ı sorumlu tuttu.
Açık denizlerdeki gerginliğe ilişkin de yorumda bulunan Tangsiri, “ABD güçleriyle, bazı sebebeplerle basında yer almayan çatışmalar yaşadık” dedi. Deniz Kuvvetleri Komutanı geçen ay bir Vietnam petrol tankerine el konulmasının ardından yaşanan son tartışmanın ABD’ye atılan tokatlardan biri olduğunu söyledi.
ABD ve İran, 24 Ekim’de Umman Denizi’nde, Vietnam petrol tankerinin ele geçirilmesine ilişkin çelişkili açıklamalarda bulundu. Devrim Muhafızları ise, kendisine bağlı güçlerin, yaklaşık bir hafta önce, ABD’nin İran petrolü yüklü bir petrol tankerini ele geçirme girişimini engellediğini duyurdu.
Devrim Muhafızları “Deniz Kuvvetleri (Devrim Muhafızları) havadan tankere iniş yaparak, tankere el koydu. ABD kuvvetleri, helikopterler ve bir savaş gemisi ile tankerin yolunu tekrar kesmeye çalıştı ancak yine başarısız oldu” dedi. 
Buna karşılık ABD ise, söz konusu tankere bir ABD savaş gemisinin yakınında el konduğunu doğrulamasına rağmen, İran’ın anlattıkları ile alay etti. ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), İran’ın anlattıklarını “yalan ve yanlış” olarak nitelendirdi.
Diğer yandan, Devrim Muhafızları 10 Kasım’da, el konulan Vietnam petrol tankerini serbest bıraktı. Bu adım, olayın detaylarının duyurulmasından en az bir hafta sonra geldi. Vietnam ise yaptığı açıklamada, tankerin serbest bırakılması için İran ile iletişim kurulduğunu belirtmişti.
Tankerin serbest bırakılmasından birkaç gün sonra Devrim Muhafızları web siteleri, Körfez’de ABD uçak gemisi Essex’e yaklaşan bir İran helikopterinin içinden çekilen bir video yayınladı. Pentagon Sözcüsü John Kirby, helikopterin 25 metre uzaklıkta uçtuğunu ve geminin etrafında üç kez döndüğünü söyledi.
New York Times gazetesinin haberine göre bir ABD’li yetkili, İran’ı müzakere masasına geri döndürme girişimlerine gizli bir atıfta bulunarak, ABD’nin 24 Ekim’de tankere el koymaya ilişkin olayın detaylarını, İran ile yaşanan diplomatik hassasiyetler nedeniyle açıklamadığını belirtti.
İran, 29 Kasım’da Avusturya’nın başkenti Viyana’da gerçekleşecek nükleer anlaşmayı yeniden canlandırmayı amaçlayan müzakere masasına döndüğünü açıklamasından saatler sonra olayın ayrıntılarını paylaştı.



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.