Suriye rejim güçleri İdlib kırsalını bombaladı

Suriye rejim güçlerinin saldırısı, Rusya’nın Dürzi nüfusunun yoğunlukta olduğu bölgelere hava saldırıları düzenlemesinden sonra geldi.

Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib kırsalına dün düzenlenen hava saldırıları sırasında çekilen bir fotoğraf (Şarku’l Avsat)
Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib kırsalına dün düzenlenen hava saldırıları sırasında çekilen bir fotoğraf (Şarku’l Avsat)
TT

Suriye rejim güçleri İdlib kırsalını bombaladı

Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib kırsalına dün düzenlenen hava saldırıları sırasında çekilen bir fotoğraf (Şarku’l Avsat)
Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib kırsalına dün düzenlenen hava saldırıları sırasında çekilen bir fotoğraf (Şarku’l Avsat)

Suriye rejim güçlerinin dün ülkenin kuzeybatısındaki İdlib kentinin kırsalını top mermileri ve roketlerle bombalaması sonucu bazı vatandaşlar yaralandı. Saldırıdan sonra İdlib’in güneyinde ve Halep’in batısında rejim güçleri ile muhalif güçler arasındaki temas hatları arasında karşılıklı roket saldırıları gerçekleşti. Bu saldırılardan önce ülkenin kuzeybatısında Dürzi nüfusun yoğunlukta olduğu bölgeler Rus hava saldırılarıyla hedef alındı.
Aktivistler, Hama’nın kuzeybatısındaki Cevrin karargahında konuşlu rejim güçleri ve İranlı milislerin Sehl el-Gab’a bağlı El-Ankavi, Ez-Ziyare ve Kastun köylerine ağır top mermileri ile düzenlediği 70’ten fazla saldırı sonucu 3 sivilin ağır yaralandığını ve yaralıların Türkiye ile sınırdaki hastanelere sevk edildiklerini aktardı. Bu saldırılarla eşzamanlı olarak Rus insansız hava araçları (İHA) bölgede yoğun uçuşlar gerçekleştirirken, Nebi Yunus tepesindeki Türk noktası yakınına top mermileri düştü. İdlib’in güneyindeki Maarrat en-Numan kenti çevresinde konuşlu rejim güçlerinin gerçekleştirdiği saldırılar, Cebel Zaviye’ye bağlı Josef bölgesi çevresini hedef aldı ve bir sivil ağır yaralandı.
Suriye silahlı muhalif grupların kurduğu Fethu’l Mubin Operasyon Odası komutanı Ebu’l Bera, “İdlib’in güneyindeki El-Bare kenti, Beyneyn ve Deyr Sünbül’ün güneyindeki temas hatlarında bulunan cephelerde muhalif gruplar ile rejim güçleri arasında ağır topçu atışları ve roketatarlar ile karşılıklı saldırılar gerçekleşti. Muhalif gruplar yaptığı atışlarda rejim güçlerinin saflarını doğrudan isabet etmeyi başardı” dedi.
Ebu’l Bera, “İdlib’in güneyindeki Maarat en-Numan bölgesi ile Hama’nın kuzeybatısındaki Cevrin ve Mirza Kalesi karargahlarında konuşlu rejim güçleri ve İranlı milislerin geçtiğimiz saatlerde 120’den fazla ihlali tespit edildi. Bu saldırılarda sivillerin oturduğu meskûn bölgeler hedef alındı. Bu saldırılar, Rus savaş uçaklarının 22 Aralık Pazartesi günü İdlib’in kuzeyindeki Es-Sammak Dağı’nda bulunan Teltita köyü çevresine düzenlediği, zeytin hasadı yapan işçilerden 3’ünün öldüğü ve yaralanan işçilerin olduğu hava saldırılarından sonra geldi” dedi.
Ebu’l Bera Fethu’l Mubin Operasyon Odası çatısı altındaki muhalif grupların, rejim güçleri ve İranlı milislerin, kendi kontrolündeki sivil bölgelere yönelik saldırılarını ve ihlallerini engellemek için çeşitli seçenekler üzerinde çalıştığını bildirdi. Ebu’l Ber, rejim güçlerinin ateşkes anlaşmasına karşı işlediği ihlallere son vermemesi halinde muhalif grupların çeşitli ağır silahlarla hedef alacağı bazı hedefler belirlediğini dile getirdi.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), İdlib’in kuzeybatısındaki Es-Sammak Dağı bölgesinde Dürzi nüfusun yoğunlukta olduğu Teltita köyü çevresinde zeytin hasadına katılan işçilerin önceki gün Rus hava saldırılarının hedefi olduğunu bildirdi.
Gözlemevi, Lazkiye’nin kuzey kırsalında bulunan El-Kebine Tepesi’nde cihatçı ve savaşçı gruplara ait mevzilere Rus savaş uçakları tarafından 3 hava saldırısı gerçekleştirildiğini kaydetti. Gözlemevi saldırılarda can kaybına dair bilgi aktarılmadığını belirtti. Bu saldırı, iki Rus savaş uçağının Putin-Erdoğan bölgesi veya Suriye’nin kuzeybatısında ‘Gerginliği Azaltma Bölgesi’ olarak bilinen bölgenin üzerinde uçuş gerçekleştirdiği sırada meydana geldi.
Halep kırsalından muhalif aktivist Ekrem el-Şahabi, rejim güçleri ve İranlı milislerin Halep’in batı kırsalındaki Keferteal ve Tadil beldelerini top mermileri ve roketlerle bombaladığını, saldırılarda bir çocuğun ağır yaralandığını, saldırıyla eşzamanlı olarak Rus savaş uçakları ve İHA’larının bölgenin üzerinde uçuş gerçekleştirdiğini ve bu durumun sivillerde panik ve endişeye sebep olduğunu aktardı.
Şahabi, keskin nişancıları taşıyan araç ve otobüslerin yanı sıra tank ve ağır top mermisi yüklü 9 tırdan oluşan rejim güçlerine ait yeni bir askeri takviyenin Halep’in kuzeybatısındaki Tel Rıfat bölgesi çevresindeki Ankara destekli Suriye Milli Ordusu (SMO) ile sınır bölgelerine ulaştığını belirtti.
Putin-Erdoğan bölgesi veya Suriye’nin kuzeybatısındaki Gerginliği Azaltma Bölgesi Haziran ayından bu yana rejim güçleri, İranlı milisler ve Rus savaş uçaklarının meskun bölgeleri hedef alması sonucu askeri gerginliğin tırmanmasına tanıklık ediyor. Gelişmiş top mermileriyle (Krassenbul) düzenlenen saldırılarda 39’u kadın 76’sı çocuk yaklaşık 231 sivil yaşamını yitirdi, 270’den fazla sivil yaralandı.



Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.


Suriye'nin güneyinde bir güvenlik görevlisi dört kişiyi öldürdü

Süveyda'da Suriye İç Güvenlik Güçlerine ait bir kontrol noktası (Arşiv-Reuters)
Süveyda'da Suriye İç Güvenlik Güçlerine ait bir kontrol noktası (Arşiv-Reuters)
TT

Suriye'nin güneyinde bir güvenlik görevlisi dört kişiyi öldürdü

Süveyda'da Suriye İç Güvenlik Güçlerine ait bir kontrol noktası (Arşiv-Reuters)
Süveyda'da Suriye İç Güvenlik Güçlerine ait bir kontrol noktası (Arşiv-Reuters)

Suriye yetkilileri, ağırlıklı olarak Dürzi nüfusun yaşadığı Süveyda vilayetinde dört sivilin ölümüne ve bir kişinin de ağır yaralanmasına neden olan silahlı saldırıyla ilgili şüpheyle bir İç Güvenlik Kuvvetleri mensubunu gözaltına aldı.

Resmi haber ajansı SANA, Süveyda İç Güvenlik Şefi Hüseyin el-Tahhan'ın şu sözlerini aktardı: "Süveyda kırsalındaki el-Matouna köyünde korkunç bir suç işlendi ve dört vatandaş öldü, bir kişi de ağır yaralandı."

El-Tahhan, “bir mağdurla iş birliği içinde yapılan ilk soruşturmalar, şüphelilerden birinin bölgedeki İç Güvenlik Müdürlüğü personeli olduğunu ortaya koydu” açıklamasını yaptı ve “memur derhal gözaltına alındı ve yasal işlemlerin tamamlanması için soruşturmaya sevk edildi” ifadelerini kullandı.

Güney Suriye'deki Dürzi azınlığın kalesi olan Süveyda Valiliği, 13 Temmuz'dan itibaren bir hafta boyunca Dürzi silahlı gruplar ile Bedevi savaşçılar arasında çatışmalara sahne oldu, hükümet güçlerinin ve ardından Bedevilerin yanında yer alan silahlı aşiret mensuplarının müdahalesiyle kanlı çatışmalar yaşandı.

20 Temmuz'da ateşkes sağlandı, ancak durum gerginliğini korudu ve Süveyda'ya erişim zorlaştı.

Bölge sakinleri, hükümeti eyaleti kuşatma altına almakla suçlarken, on binlerce insan yerinden edildi; Şam ise bu suçlamayı reddediyor. O zamandan beri birkaç yardım konvoyu bölgeye girdi.

Süveyda valiliğindeki iç güvenlik başkanı, "kurbanların ailelerine en içten taziyelerini" ileterek, "vatandaşlara karşı yapılan her türlü ihlalin kesinlikle kabul edilemez olduğunu ve halkın güvenliğini ve emniyetini tehdit eden hiçbir eyleme müsamaha gösterilmeyeceğini" vurguladı.