Bilim insanları yıl içinde Kovid-19 aşısının arttırılmış dozunu öneriyor

Bilim insanları yıl içinde Kovid-19 aşısının arttırılmış dozunu öneriyor
TT

Bilim insanları yıl içinde Kovid-19 aşısının arttırılmış dozunu öneriyor

Bilim insanları yıl içinde Kovid-19 aşısının arttırılmış dozunu öneriyor

Avustralya’da yapılan yeni bir bilimsel araştırma, yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı üretilen aşıların, virüsün bazı varyantlarına karşı daha az etkili olduğunu ve etkinliklerinin yüzde 50’nin üzerinde kalması için bir yıl içinde güçlendirici (rapel) dozlara ihtiyaç duyulabileceğini gösteriyor.
The Lancet Microbe adlı akademik derginin son sayısında yayınlanan bu sonuç, Sidney Üniversitesi Sidney Enfeksiyon Hastalıkları Enstitüsü, New South Wales Üniversitesi Kirby Enstitüsü, Melbourne Üniversitesi Doherty Enstitüsü'nden araştırmacıların, eşdeğer antikorlar kullanan değişkenlerle aşıların etkinliğini tahmin etmek için yaptığı bir analizin ardından yayınlandı.
Çalışmanın yazarlarından biri olan Sidney Üniversitesi'nden Profesör Jamie Triccas yakın zamanda üniversitenin internet sitesinde yayınlanan bir raporda şunları söyledi,” Bu araştırma, aşının etkinliğini nispeten basit bir laboratuvar testiyle öngörülebileceğinin mümkün olduğunu gösterdiğinden önemlidir.”
Triccas açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı: " Koronavirüsün mutasyona uğramış türü Delta'da gördüğümüz gibi, değişen enfektivite ve şiddette Kovid-19’un mutasyona uğramış yeni türleri çıkmaya devam edebilir. Ancak aşılar bazı varyantlarda iyi etki etmeyebilir. Neyse ki, modelimiz bunu tahmin edebiliyor. Temel olarak, antikor tepkilerini ölçen küçük klinik çalışmaların sonuçlarına dayanarak, mevcut aşıların yeni varyantlara karşı nasıl çalışacağını tahmin edebilir ve yeni aşıların etkinliğini test edebiliriz. Bu Kovid-19 ile mücadele için büyük bir zaferdir."
Araştırmacılar, Kovid-19’a enfekte olmuş ve aşılanmış bireylerde, eşdeğer antikor yanıtlarının farklı viral varyantlara karşı etkinliğine ilişkin mevcut verileri analiz ederek, enfeksiyon veya aşılamanın neden olduğu antikorların, endişe verici varyantlara karşı daha az koruyucu olduğunu ve zamanla eşdeğer antikorlarda bir azalma olduğunu ve bu değişikliklerin aşının etkinliğini tahmin etmek için kullanılabileceğini buldular.
Araştırmanın ortak yazarlarından Dr. Megan Stein yaptığı açıklamada, “Mevcut aşıların uzun vadede şiddetli Kovid-19'a karşı koruma sağlamadaki etkinliğini inceleyerek bu tahminleri doğrulamak için daha fazla çalışma yapıyoruz” ifadelerini kullandı.
Kovid-19’a karşı üretilen aşılar ilk 6 aylık sürede etkilerini sürdürüyorlar. Bununla birlikte çalışma, zamanla azalan Delta gibi diğer varyantların neden olduğu Kovid-19'a karşı aşının etkinliğinin azaldığını gösterdi.
Analiz, antikor seviyelerinin analizine dayanarak bu düşüşü proaktif olarak tahmin edebildi.
Stein açıklamasını şu sözlerle sürdürdü,” Daha önce yapılan araştırmalar bize enfeksiyona karşı bağışıklık korumasının bir göstergesi olarak nötralize edici antikor düzeylerini ölçebileceğimizi gösterdi. Yeni analizde bunu, delta dahil olmak üzere endişe verici varyantlara karşı test ettik. Örnekte, delta gibi varyantlarda görülen viral dizi arasındaki farklara rağmen bağışıklık koruması için güçlü bir öngörü sağladığını gördük.”
Çalışmanın ana etkilerinden biri, toplumda Kovid-19’a karşı bağışıklık sağlanması için, aşının güçlendirici dozunun gerekli olması. Söz konusu rapel doz olmadan, semptomatik hastalığa karşı koruma altı ay sonra yüzde 50'nin altına düşebilir, bu da daha fazla insanın enfekte olduğu anlamına geliyor.
Stein yaptığı açıklamada, “Ancak güven verici olan, ciddi hastalıklara ve ölüme karşı korumanın ilk yıl boyunca yüksek kalmasının muhtemel olmasıdır. Güçlendiriciler için en uygun zamanlama, rapel dozların mevcudiyetine ve toplam vaka sayısını azaltmayı mı yoksa tıbbi sistem üzerindeki yükü azaltmayı mı amaçladıklarına bağlı” dedi.
Çalışma, politika yapıcılara semptomatik hastalıklara, ağır hastalıklara ve ölüme karşı koruma seviyelerinin zaman içinde farklı aşılara ve varyantlara dayanarak nasıl değiştiği konusunda daha net bir tablo sunuyor.
Avustralya'nın ilaç düzenleme kurumu Terapötik Ürünler İdaresi (TGA), yakın bir zamanda, hastalığın tüm aşamalarına karşı yüksek düzeyde koruma sağlamaya yardımcı olacak aşı olduktan 6 ay sonra yapılması öngörülen destekleyici dozları onayladı.



Netflix rekortmen Fransız filminin devamı için düğmeye bastı

49 yaşındaki Arjantin asıllı Fransız aktris Bérénice Bejo, Paris'in Altında'da cesur bir okyanus bilimciyi oynuyor (Netflix)
49 yaşındaki Arjantin asıllı Fransız aktris Bérénice Bejo, Paris'in Altında'da cesur bir okyanus bilimciyi oynuyor (Netflix)
TT

Netflix rekortmen Fransız filminin devamı için düğmeye bastı

49 yaşındaki Arjantin asıllı Fransız aktris Bérénice Bejo, Paris'in Altında'da cesur bir okyanus bilimciyi oynuyor (Netflix)
49 yaşındaki Arjantin asıllı Fransız aktris Bérénice Bejo, Paris'in Altında'da cesur bir okyanus bilimciyi oynuyor (Netflix)

Netflix, 2024'ün hit Fransız filmi Paris'in Altında'nın (Sous la Seine) devam projesi için nihayet harekete geçti. Platform, yeni filmi yönetmesi için korku türünün tanınmış isimlerinden Fransız yönetmen Alexandre Aja'yla anlaştı.

İlk filmin yönetmen koltuğunda Xavier Gens oturuyordu.

Mutant köpekbalığı dehşeti

Bérénice Bejo'nun bir deniz araştırmacısını canlandırdığı filmde karakter, hem travmatik geçmişiyle yüzleşmek hem de Paris'i, tatlı suda yaşayabilen "mutant" bir köpekbalığı ve yavrularından kurtarmak zorunda kalıyordu. Üstelik şehir, belediye başkanının iptal etmeyi reddettiği bir triatlona hazırlanan vatandaşlarla birlikte paniğe sürükleniyordu. 

Gens'in yönettiği ilk film, Netflix'te İngilizce olmayan filmler arasında 102,3 milyondan fazla izlenmeyle platformun rekor kıran yapımlarından biri olmuştu. Köpekbalığı saldırısı temalı bu korku filminin şoke edici finali de devam hikayesi için merak uyandıran bir kapı aralamıştı.

Film, absürt eğlence dozuyla kısa sürede viral hale gelip o yıl platformda dünya genelinde en çok izlenen yapımlardan biri haline gelmişti.

Bejo'nun devam filminde de rolünü yeniden canlandırması bekleniyor. Yapımcı Vincent Roget de projeye yeniden dönüyor.

İlk filmin ortak senaristlerinden biri olan Gens'in ise neden geri dönmediği net değil. Devam filminin senaryosunu kimin kaleme aldığı şu aşamada bilinmiyor. 

Korku türünün tecrübeli ismi

2003 tarihli Fransız yapımı korku filmi Yüksek Tansiyon'la (Haute Tension) çıkış yapan yönetmen, ardından ABD'de Wes Craven klasiği Tepenin Gözleri'nin (The Hills Have Eyes) yeniden çevrimine imza atmıştı.

Aja ayrıca, 2010'da kana susamış tropik balıkların Arizona'daki küçük bir kasabayı dehşete düşürdüğü Piranha 3D'yi çekmişti. 2019 yapımı Ölümcül Sular'da (Crawl) ise Kategori 5 kasırga sırasında su altında kalan Florida'daki evlerinde kapana kısılan bir baba-kızın, aç timsahlardan kaçma mücadelesini anlatmıştı. Eleştirmenlerden büyük ölçüde olumlu yorumlar alan filmde Kaya Scodelario ve Barry Pepper rol almıştı.

Aja'nın son yönetmenlik çalışması ise Oscarlı yıldız Halle Berry'nin başrolünde yer aldığı, hayatta kalma temalı Asla Bırakma (Never Let Go) olmuştu.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Bloody Disgusting


İzleyiciler sevilen dizinin yeni sezonunu tek oturuşta bitiriyor

Güneşin Karanlığında'da avukat Mickey Haller'ı canlandıran 44 yaşındaki Meksikalı aktör Manuel Garcia-Rulfo, Muhteşem Yedili (The Magnificent Seven) ve Doğu Ekspresinde Cinayet'teki (Murder on the Orient Express) rolleriyle de tanınıyor (Netflix)
Güneşin Karanlığında'da avukat Mickey Haller'ı canlandıran 44 yaşındaki Meksikalı aktör Manuel Garcia-Rulfo, Muhteşem Yedili (The Magnificent Seven) ve Doğu Ekspresinde Cinayet'teki (Murder on the Orient Express) rolleriyle de tanınıyor (Netflix)
TT

İzleyiciler sevilen dizinin yeni sezonunu tek oturuşta bitiriyor

Güneşin Karanlığında'da avukat Mickey Haller'ı canlandıran 44 yaşındaki Meksikalı aktör Manuel Garcia-Rulfo, Muhteşem Yedili (The Magnificent Seven) ve Doğu Ekspresinde Cinayet'teki (Murder on the Orient Express) rolleriyle de tanınıyor (Netflix)
Güneşin Karanlığında'da avukat Mickey Haller'ı canlandıran 44 yaşındaki Meksikalı aktör Manuel Garcia-Rulfo, Muhteşem Yedili (The Magnificent Seven) ve Doğu Ekspresinde Cinayet'teki (Murder on the Orient Express) rolleriyle de tanınıyor (Netflix)

Netflix'in sevilen hukuk draması Güneşin Karanlığında'nın (The Lincoln Lawyer) takipçileri, 4. sezonuyla Netflix'e dönen dizinin yeni bölümlerini bu hafta sonu "tek oturuşta" bitiriyor..

Yeni bölümler, üçüncü sezon finalinin bıraktığı yerden devam ediyor. Michael Connelly romanlarından uyarlanan dizide Manuel García-Rulfo'nun canlandırdığı savunma avukatı Mickey Haller, bu sezon bir cinayet davasında sanık koltuğunda.

Hikaye, serinin 6. kitabı The Law of Innocence'tan (Masumiyet Yasası) uyarlanıyor: Mickey, eski bir müvekkilini öldürmekle suçlanınca adını temize çıkarmak için zamanla yarışıyor.

Geçen yıl hayranlar, iptal halinde "isyan edeceklerini" söylemişti. Dizinin geleceğiyle ilgili endişeler de şimdilik rafa kalktı. Yayın devi, yapımın 5. sezonuna onay verdiğini geçen ay duyurmuştu.

Önceki sezonlardan tanıdık yüzler de geri dönüyor: Lorna Crane rolünde Becki Newton, Izzy Letts'i canlandıran Jazz Raycole ve Cisco'ya hayat veren Angus Sampson bu sezonda da kadroda.

Çığlık (Scream) serisinin yıldızı Neve Campbell da Mickey'nin eski eşi ve eski savcı Maggie McPherson rolüyle diziye geri dönüyor.

Güneşin Karanlığında'nın 4. sezonundaki 10 bölümün tamamının 5 Şubat'ta yayımlanmasının ardından izleyiciler X'te diziye övgü yağdırdı. 

Bir izleyici, "Güneşin Karanlığında, Netflix'in çıkardığı en iyi dizilerden biri" diye yazarken, bir diğeri ekledi: 

Güneşin Karanlığında son dönemde izlediğim en iyi hukuk dizilerinden biri; Suits ve Boston Legal'la aynı seviyede.

Başka bir hayran da "Güneşin Karanlığında'nın 5. sezonuna bugün ihtiyacım var. Yeni sezonun tamamını dün gece bitirdim" ifadelerini kullandı. 

5. sezon Connelly'nin Resurrection Walk (Diriliş Yürüyüşü) adlı romanını temel alacak ve 10 bölümden oluşacak.

Güneşin Karanlığında, Netflix için istikrarlı biçimde güçlü performans sergileyen yapımlardan biri. Nielsen verilerine göre dizi, 2024'te 12 milyar dakikayı aşan izlenme süresiyle ABD'de en çok seyredilen 4. orijinal dizi olmuştu.

Diziyi televizyona uyarlayan David E. Kelley aynı zamanda yürütücü yapımcı olarak görev yapıyor. Yapımı geliştiren Ted Humphrey de yürütücü yapımcı ve Rodriguez'le birlikte ortak yapım sorumlusu görevlerini üstleniyor.

Independent Türkçe, Metro, HELLO!


Yasaklı gişe hattını aşan film izlenme listelerinde zirvede

Dava Adamı, 2000'lerin başlarında gizli bir ajanın Karaçi'nin yeraltı dünyasına sızmasını ve vahşi bir örgütü içeriden çökertmek için harekete geçmesini konu alıyor (Netflix)
Dava Adamı, 2000'lerin başlarında gizli bir ajanın Karaçi'nin yeraltı dünyasına sızmasını ve vahşi bir örgütü içeriden çökertmek için harekete geçmesini konu alıyor (Netflix)
TT

Yasaklı gişe hattını aşan film izlenme listelerinde zirvede

Dava Adamı, 2000'lerin başlarında gizli bir ajanın Karaçi'nin yeraltı dünyasına sızmasını ve vahşi bir örgütü içeriden çökertmek için harekete geçmesini konu alıyor (Netflix)
Dava Adamı, 2000'lerin başlarında gizli bir ajanın Karaçi'nin yeraltı dünyasına sızmasını ve vahşi bir örgütü içeriden çökertmek için harekete geçmesini konu alıyor (Netflix)

Ranveer Singh'in başrolünü üstlendiği, Hindistanlı bir gizli ajanın Karaçi'nin suç dünyasına sızmasını konu alan casus filmi Dava Adamı (Dhurandhar), Netflix'in küresel İngilizce dışı filmler listesinde zirveye yerleşti. Film ayrıca hem Hindistan'da hem de Pakistan'da bir numara oldu.

Netflix'in haftalık Tudum listesine göre Dava Adamı, İngilizce olmayan filmler arasında dünya genelinde 7,6 milyon izlenmeyle zirveye çıktı. Yapımın Güney Asya genelindeki performansı da dikkat çekici: Film, Bangladeş ve Sri Lanka gibi pazarlarda da üst sıralara tırmanarak bölgeye yayılan bir çekim gücüne sahip olduğunu ortaya koyuyor.

Pakistan'daki başarı ise ayrı bir ağırlık taşıyor çünkü Hint filmleri yıllardır Pakistan sinemalarında yer bulamıyor. Bu durum, iki ülkenin artan ikili gerilimler nedeniyle son yıllarda karşılıklı olarak filmleri sinema salonlarında engellemesiyle daha da sertleşti. Başka bir deyişle, Hindistan'ın Pakistan içindeki istihbarat varlığını merkeze alan bu hikaye, normal koşullarda sınırın öte yanında izleyiciyle buluşmayabilirdi. Netflix sayesinde film, Pakistan'da geniş bir izleyici kitlesine ulaşmış görünüyor.

Yönetmen koltuğunda Aditya Dhar'ın oturduğu filmin Ranveer Singh'in başı çektiği oyuncu kadrosunda kötü karakteri canlandıran Akshaye Khanna da yer alıyor. 

Dhurandhar iki bölüm halinde anlatılıyor: İlk film, bir gizli ajanın Karaçi'nin yeraltı dünyasına sızdığı, 10 yıla yayılan bir Hint istihbarat operasyonunu izliyor. Dhurandhar: The Revenge adlı ikinci bölümünse 19 Mart'ta ülke sinemalarında gösterime girmesi bekleniyor. Devam filminin hem hikayeyi sürdürmesi hem de Singh'in canlandırdığı karakterin geçmişine ışık tutması öngörülüyor.

Serinin ilk bölümü, Hindistan'da en yüksek hasılata ulaşan Hintçe film konumuna yükselmişti. Yapım, ülkede 116 milyon dolar, uluslararası pazarlarda ise 32 milyon dolar gişe hasılatı elde etmişti.

Independent Türkçe, Variety, Mashable