ABD’li ve Avrupalı devlet başkanları emekli olduktan sonra hayatlarını nasıl geçiriyor?

Beyaz Saray'ın ayrıcalıkları kimilerini tatmin ederken kimileri yaşadıklarını kitaplaştırıyor ve Merkel bir ara verip normal hayata dönmeye karar veriyor

Eski ABD Başkanı Barack Obama, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı'nda konuşurken (AFP)
Eski ABD Başkanı Barack Obama, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı'nda konuşurken (AFP)
TT

ABD’li ve Avrupalı devlet başkanları emekli olduktan sonra hayatlarını nasıl geçiriyor?

Eski ABD Başkanı Barack Obama, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı'nda konuşurken (AFP)
Eski ABD Başkanı Barack Obama, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı'nda konuşurken (AFP)

Fidel Spiti
Halkın, cumhurbaşkanlarının ve devlet liderlerinin pozisyonlarını kaybettiklerinde veya emekli olduklarında ne yaptıklarını bilme konusunda istemsiz bir merakı vardır.
Görev süresi veya iktidarı sırasında bir medya yıldızına dönüşen başkan veya liderin fotoğrafları haber bültenleri, gazeteleri ve internet sitelerini dolduruyor. Sosyal platformlardaki hesaplarında milyonlarca kişi kendisini takip ediyor. Twitter hesabından yapacağı bir paylaşım dört gözle bekleniyor. Çünkü birçok makale, röportaj ve siyasi analize malzeme veriyor.
Kısa ya da uzun dönemler boyunca yıldızlığın tadını çıkaran bu şahsiyetler, spotların altından çıktıklarında hayatlarını nasıl tamamlayacaklarını merak etmemize neden oluyor.


Eski ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)

Herkes, Almanya Şansölyesi Angela Merkel’e başbakanlıktan ayrıldıktan sonra ne yapacağını sordu. Aynı durum, son iki ABD Başkanı, Barack Obama ve Donald Trump için de geçerlidir. Çözümleri, seyahatleri ve seçimlerde siyasi duruşları örneğin Obama’nın seçimlerde Demokratları desteklemesi ya da Trump'ın ABD seçimlerinin sonuçlarının açıklanmasının ardından Kongre binasının basılması ve seçimlerdeki kaybıyla ilgili yürütülen soruşturmaları örtbas etmek için yaptığı itiraz ve kafa karıştırma girişimleri ile bugün hala dünyayı meşgul ediyorlar.

ABD başkanlarının Beyaz Saray'dan sonraki ayrıcalıkları
Marissa Laliberte, ABD menşeili ‘Reader's Digest’ dergisinde yayınlanan araştırmasında, ABD başkanlarının Beyaz Saray'dan ayrıldıktan sonra bile sahip oldukları ayrıcalıklar hakkında şunları kaleme aldı:
“Beyaz Saray'da ister 4 ister 8 yıl kalsın, ABD Başkanı görevden ayrıldıktan sonra ömür boyu ayrıcalıklar elde ediyor. 1958'de çıkarılan Eski Başkanlar Yasası ile görevden ayrıldıktan sonra ne karar verirlerse versinler kendilerini birden fazla şekilde destekleyecek çeşitli avantajlara sahipler.”
Herkes için Oval Ofis'ten ayrılmadan ve normal hayata dönmeden önce federal hükümet iki başkan arasındaki devir teslim süreci için 900 bin dolar ödenmesine olanak sağlıyor. Eski Başkan, görev süresini takip eden altı ay içinde bu paranın bir kısmını ‘ofisindeki işleri bitirmek’ için kullanmak üzere alabilir.
Başkanların görevde oldukları her yıl boyunca aldıkları bin dolarlık maaşa gelince kazandıkları meblağların oluşturduğu buz dağının görünen kısmından başka bir şey değil. Başkanlar ve emekli ordu generalleri eski askeri lider sıfatıyla hayatlarının geri kalanında her yıl, bir Kabine Sekreteri’nin maaşına yakın bir tutar elde ederler. Yani yaklaşık 211 bin dolar emekli maaşı alıyorlar.
ABD Başkanı'nın istediği, herhangi bir ABD eyaletinde bilimsel ve kültürel bir anıt ve araştırma ve çalışmalar için büyük ve gösterişli bir yapı ile kendi adını taşıyan devasa bir kütüphane kurması adet haline geldi. Bu kütüphaneler görev süresinin bitiminde söz konusu Başkan’ın denetimi altında faaliyet gösterir. Ayrıca bu merkeze bağlı, destekleyen kurum, kişi ve şirketlerden yardım ve destek alabilecek bir kuruluş inşa eder.
Eski başkanlar, hayatının geri kalanı boyunca da kamuya mal olmuş isimler olarak kalırlar. Bu nedenle, onlar ve 16 yaşına gelinceye kadar çocukları, güvenlik korumasından yararlanır. Vefat eden eski başkanların eşleri ve hayatta olanların boşandıkları eşleri, federal bir makamda yüksek bir göreve sahip olmadıkları ve 60 yaşından önce yeniden evlenmedikleri sürece her yıl 20 bin dolar emekli maaşı alır.
Başkanlar ayrıca kendi cenazelerini planlar. Başkan için ne kadara mal olursa olsun tam bir cenaze töreni planlamak için askeri subayları görevlendirir.

Başkanlar, Senatörler ve Danışmanlar
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia kaynaklı haberine göre, eski ABD Başkanı Barack Obama, Beyaz Saray’da 8 yıl kaldıktan sonra ayrılırken mizahi bir üslupla Spotify’da çalışmak istediğini açıklamıştı. Politik olarak gündemde kalacağına söz verdi. Gerçekten de siyasi deneyimi üzerine birkaç kitap kaleme aldı. Dünya çapında ona çok para kazandıran, siyasi konferanslar alanında aktifti. Aynı durum, eşi Michelle Obama için de geçerli. Halen halkla ilişkilerde ve sivil toplum kuruluşlarında faaliyet gösteriyor. Öte yandan Obama'nın gençliğinden bugüne kadar olan hayatı hakkında bir kitap yazdı. İki kızı, sekiz yılda kameraların ve her türlü medya aracının gözü önünde büyüdükten sonra sosyal medyada iki yıldıza dönüştü.
ABD’nin ikinci Başkanı John Adams, eşi Abigail ile sakin bir hayat yaşamak için emekli oldu ve ailesinin etrafında yer aldığı bir 25 yıl daha yaşadı. Bu süre zarfında yazmaya çok zaman ayırdı.
Başkan James Madison, başkanlığından önce çiftliklerde çalışırdı. Emekli olduktan sonra eski işine geri dönüp kölelerin haklarını savundu. Faaliyetlerine, köleleştirilmiş Afrikalıları Afrika'ya geri göndermeye çalışan tartışmalı bir örgüt olan ABD Sömürge Derneği’nde devam etti.
Watergate skandalından (1969-1974) sonra istifa eden Richard Nixon ise bir takım sağlık ve mali sorunlarla karşı karşıya kaldı. Daha sonra anılarını sattı. Geniş ailesine destek olabilmek için ücretli röportajlar verdi. Ancak daha sonra küresel medya sahnesine geri dönebildi.


Eski ABD Başkanı Jimmy Carter (Getty)

1977-1981 yılları arasında görev yapan Jimmy Carter’a gelince ABD Başkanı olarak emekli olduktan sonra ne yapılması gerektiğine en iyi örnek olarak görülüyor. Dış politikada yaşanan sorunlar başkanlığını tükettikten sonra, kendi adını taşıyan uluslararası derneği aracılığıyla insani konularda faaliyet gösterdi. Uluslararası diplomaside çalıştı. Birçok çatışmada barış müzakerecisi görevi üstlendi. Çok sayıda kitap yazdı. 2002 yılında Nobel Barış Ödülü'ne layık görüldü. 92 yaşına gelen Carter, hala hayır projelerinde yer alıyor.
Bir Senatörün veya Temsilciler Meclisi üyesinin yıllık maaşı 174 bin dolardır. Ancak asıl para, hizmet süresi boyunca değil, daha sonra kazanılıyor. Eski Kongre üyeleri, bir yıllık zaman aşımından sonra bu tür siyasi veya sivil gruplarda lobi kurabilir veya bir lobide faaliyet gösterebilir. Deneyimleri ve yönetim içinde etkili olma yetenekleri nedeniyle hak ettikleri yüksek ücretler karşılığında genellikle siyasi ve yasama alanlarındaki kuruluş, birey, şirket veya kurumlara danışmanlık yaparlar. Emekli bir Kongre üyesi, milyonlarca dolar kazanabilir. Ancak çalıştığı şirketin finansal etkisi uzun vadede milyarlarca dolar olabilir.

İngiltere ve Almanya Şansölyeleri
Winston Churchill, hala 20. yüzyılın en ünlü İngiliz Başbakanlarından biridir. İlki 1940-1945 arasında ve ikincisi 1951 -1955 arasında olmak üzere iki dönem görev yaptı. Ancak 1955 yılında Downing Caddesi'nden son kez ayrıldıktan sonra dokuz yıl boyunca milletvekili olarak kaldı. Ama tek yaptığı iş bu değildi. Resme geri dönme fırsatı yakaladı. Dünyanın dört bir yanına birçok seyahate çıktı.
1932 yılında yani İngiliz siyasetinde en üst sıralarda yer almadan önce yaptığı The Goldfish Pool adlı tablolarından biri 2014 yılında müzayedede yaklaşık 1,8 milyon sterline satıldı.  Emekliliğinde kendini yazmaya adadı. ‘A History of the English-Speaking Peoples’ (İngilizce Konuşan Halkların Tarihi) isimli dört ciltlik büyük bir araştırma yayınladı.  


Eski İngiltere Başbakanı Tony Blair (Reuters)

Irak savaşı teorilerinin yanlış olduğu ve Bağdat'ın savaşın dayanağı olan herhangi bir kitle imha silahına sahip olmadığı ortaya çıktıktan sonra sansasyon yaratan bir diğer İngiltere Başbakanı Tony Blair’e gelince, politik olarak zor bir aşamada başbakan olarak sahip olduğu uzun deneyimi, kitap yazmasına, büyük bir silah üreticisi şirketler grubuna veya jeopolitik araştırma kurumlarına danışmanlık sağlamasına yardımcı oldu. Hala dünyanın çeşitli üniversitelerinde siyaset dersleri veriyor.
İngiltere'nin 2016 yılında Avrupa Birliği'nden ayrılma yönünde oy kullanmasının ardından istifa eden İngiltere Başbakanı David Cameron, 2017 yılının Nisan ayında siyasi kariyeri hakkında bir kitap yazmak için inzivaya çekildiğini ve bahçesine bir kulübe inşa ettiğini duyurdu.
Theresa May'e gelince, İngiliz Avam Kamarası üyesi olarak görevine geri döndü ve deneyimi hakkında bir kitap yazdı. Bir söyleşisinde söylediği gibi, ‘Brexit’ müzakerelerindeki yorgunluğunun bir sonucu olarak, derin bir uyku döneminin ardından en sevdiği hobisi olan kriket oynamaya geri döndü.
Alman menşeili haber sitesi Deutsche Welle'ye göre, emekliliğini nasıl geçirmeyi düşündüğü sorulduğunda Merkel, ‘dinleneceğini ve hiçbir daveti kabul etmeyeceğini’ söyledi. Boş zamanlarını ‘gözleri yorulana kadar kitap okumak’ gibi ilgisini çeken şeyleri yapmaya ayıracağını belirtti.


Almanya Şansölyesi Angela Merkel (AFP)

Merkel'in seleflerinden bazıları, görevden ayrıldıktan sonra özel sektöre geçti. 1982 yılında başbakanlıktan ayrılan Helmut Schmidt, haftalık ‘Die Zeit' gazetesinin yayın ortağı oldu. 2012 yılında verdiği bir röportajda, asla 15 bin doların altında ders vermeyeceğini söyledi. Eski Şansölyeler Helmut Kohl ve Gerhard Schröeder'e gelince, siyasi geçmişlerini ve şöhretlerini para kazanmak için nasıl kullanacaklarını biliyorlardı. Kohl, bir siyasi ve stratejik danışmanlık firması kurdu. Schröeder, gaz boru hattı şirketi ‘Nord Stream’ Yönetim Kurulu Başkanı olarak atandı. Bu, bazılarının, bu şirketteki çalışmasının ‘kamu yararına zarar verdiğini’ düşündüğü için çok sayıda eleştirinin hedefi olan Rus şirketi ‘Gazprom’un bir yan kuruluşudur.

Arap dünyasında
Arap dünyasına gelince burada çok sayıda emekli devlet başkanı bulamazsınız. Çoğu ya bir darbe sonucunda ya da bir askeri saldırı sonucu devrildi. İkisi de öldürülen Yemen’deki Ali Abdullah Salih, Libya’daki Muammer Kaddafi gibi. Ya da Zeynel Abidin bin Ali gibi sürgüne gönderildi. Ya da Hüsnü Mübarek ve Abdulaziz Buteflika gibi darbeden sonra öldü. Yahut da bazıları Beşşar Esed gibi hala iktidarda.
Cumhurbaşkanlarının emekli olduğu Lübnan'a gelince, çoğu, bir miktar sosyal katılımı içeren fiili emekliliğe başvuruyor. Ya özellikle de Emir Lahud ve Mişel Süleyman gibi ordu generali eski cumhurbaşkanları ilk işlerinden emekli olduktan sonra aldıkları büyük tazminat yoluyla elde ettikleri büyük paranın tadını çıkarabilirler. Ya da görev süreleri boyunca yürüttükleri mali işlerden elde ettikleri paralardan biriktirdiklerini harcarlar. Bunlardan pek çoğu artık hayatta değil. Aralarında bilinen eski Cumhurbaşkanı Emin Cemayel’dir.
Lübnan’daki emekli başbakanlara gelince genellikle unutulup giderler. Tıpkı Eski Başbakan Selim el-Hoss’a olduğu gibi. Ya da hayatının geri kalanını kültürel ve sosyal bir aktivist olarak Beyrut'taki el-Hamra Caddesi'ndeki kafelerde emekli yazarlar ve politikacılarla birlikte oturarak geçiren Emin el-Hafız gibi. Elbette Sami es-Sulh, Reşid es-Sulh, Abdullah el-Yafi, Hüseyin el-Uveyni ya da Başbakan olarak atanmadan önce Amerikan Üniversitesi'nde profesör olan ve hükümetinin görev süresi sona ermeden önce bile düzgün bir iş arayan Hassan Diyab gibi pek çok Başbakan’ın adlarından bile bahsedilmiyor.



Rusya'nın güneyindeki bir köy, askeri bir tesisin füze saldırısına uğramasının ardından tahliye edildi

Rusya'nın Volgograd bölgesindeki bir eğitim alanında Rus askerleri (Arşiv-AP)
Rusya'nın Volgograd bölgesindeki bir eğitim alanında Rus askerleri (Arşiv-AP)
TT

Rusya'nın güneyindeki bir köy, askeri bir tesisin füze saldırısına uğramasının ardından tahliye edildi

Rusya'nın Volgograd bölgesindeki bir eğitim alanında Rus askerleri (Arşiv-AP)
Rusya'nın Volgograd bölgesindeki bir eğitim alanında Rus askerleri (Arşiv-AP)

Rusya, bu sabah Volgograd bölgesine yapılan füze saldırısını püskürttüğünü açıkladı, ancak düşen enkaz bir askeri tesiste yangına neden oldu ve yetkililer yakındaki bir köyü tahliye etti.

Andrey Bocharev Telegram'da yaptığı açılamada, “Düşen enkaz, Kotluban köyü yakınlarındaki Savunma Bakanlığı tesisinin arazisinde yangına neden olduğunu” belirtti.

Bocharev’in açıklamasında, “Yangın söndürme operasyonu sırasında sivillerin patlama riskinden korunması için yakınlardaki Kotluban köyünün tahliyesi ilan edildi ve tahliye işlemi gerçekleştiriliyor” ifadesi yer aldı.


Britanya, Ukrayna için ABD'den silah satın almak üzere 205 milyon dolar taahhüt etti

Ukraynalı askerler, Rusya'nın ülkelerine yönelik saldırıları sürerken, 11 Kasım 2023 tarihinde Ukrayna'nın Çernihiv bölgesinde hava savunma tatbikatlarına katılıyorlar (Reuters)
Ukraynalı askerler, Rusya'nın ülkelerine yönelik saldırıları sürerken, 11 Kasım 2023 tarihinde Ukrayna'nın Çernihiv bölgesinde hava savunma tatbikatlarına katılıyorlar (Reuters)
TT

Britanya, Ukrayna için ABD'den silah satın almak üzere 205 milyon dolar taahhüt etti

Ukraynalı askerler, Rusya'nın ülkelerine yönelik saldırıları sürerken, 11 Kasım 2023 tarihinde Ukrayna'nın Çernihiv bölgesinde hava savunma tatbikatlarına katılıyorlar (Reuters)
Ukraynalı askerler, Rusya'nın ülkelerine yönelik saldırıları sürerken, 11 Kasım 2023 tarihinde Ukrayna'nın Çernihiv bölgesinde hava savunma tatbikatlarına katılıyorlar (Reuters)

İngiliz Savunma Bakanı John Healey dün yaptığı açıklamada, İngiltere'nin Kiev'e ABD silahları tedarik etmek için Ukrayna Öncelik Listesi girişimine 150 milyon sterlin (205 milyon dolar) ayırdığını duyurdu.

Bu girişim, yeni ABD askeri yardımının durduğu bir dönemde, Ukrayna'ya ABD silahlarının akışını sağlamak amacıyla geçen yaz kurulmuştu.

Haley, e-posta ile yaptığı açıklamasında, “Birleşik Krallık'ın Ukrayna Öncelikli İhtiyaçlar Listesi girişimine 150 milyon sterlinlik bir destek sağlayacağını teyit etmekten memnuniyet duyuyorum” ifadesini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre “Birlikte, Putin'in acımasız saldırısına yanıt olarak Ukrayna'ya ihtiyaç duyduğu hava savunmasını sağlamalıyız” diye ekledi.

Bu girişim, müttefiklerin Kiev için ABD hava savunma sistemleri ve diğer hayati ekipmanların satın alınmasını finanse etmesine olanak tanıyor.

ABD'nin NATO Büyükelçisi Matthew Whitaker salı günü yaptığı açıklamada, müttefiklerin bu program aracılığıyla halihazırda 4,5 milyar dolardan fazla kaynak sağladığını söyledi.


Trump: İran ile müzakere tercih edilen seçenektir

İsrail Başbakanı'nın internet sitesinde yayınlanan, Beyaz Saray'da ABD Başkanı ile yaptığı görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı'nın internet sitesinde yayınlanan, Beyaz Saray'da ABD Başkanı ile yaptığı görüşmeye ait fotoğraf.
TT

Trump: İran ile müzakere tercih edilen seçenektir

İsrail Başbakanı'nın internet sitesinde yayınlanan, Beyaz Saray'da ABD Başkanı ile yaptığı görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı'nın internet sitesinde yayınlanan, Beyaz Saray'da ABD Başkanı ile yaptığı görüşmeye ait fotoğraf.

Beyaz Saray'da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile üç saatten fazla süren bir toplantının ardından, ABD Başkanı Donald Trump dün, İran ile müzakerelerin sürdürülmesi konusundaki ısrarı dışında, İran konusunda aralarında nihai bir anlaşmaya varılamadığını doğruladı.

Trump, toplantıyı “çok verimli” olarak nitelendirerek, Washington ile Tel Aviv arasındaki mükemmel ilişkilerin devam ettiğini vurguladı. Müzakerelerin tercih ettiği seçenek olmaya devam ettiğini teyit ederken, çabaların başarısız olması halinde “ciddi sonuçlar” olacağı konusunda uyarıda bulundu. Trump, Gazze ve genel olarak bölgede “önemli ilerlemeler” olduğuna işaret ederek, “Ortadoğu'da barışın hâkim olduğunu” ifade etti.

Tahran'da, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, devrimin 47. yıldönümü anma töreninde, ülkesinin “nükleer silaha sahip olmak istemediğini” ve nükleer programının barışçıl niteliğini kanıtlayacak “her türlü soruşturmaya” hazır olduğunu belirtti. Ancak, İran'ın “aşırı taleplere boyun eğmeyeceğini” vurguladı ve egemenlik ilkelerinin ihlalini kabul etmeyeceğini belirtti.

İran'ın Dini Lideri'nin danışmanı Ali Şemhani ise İran'ın füze kapasitesinin “kırmızı çizgi” olduğunu ve ABD ile dolaylı görüşmeler bağlamında “pazarlık konusu olamayacağını” söyledi.

Bölgesel olarak, Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad, İran Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani'yi Doha'da kabul etmeden önce Trump ile telefonda gerilimin azaltılması konusunu görüştü.